Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 2 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
3 gün önce
Güneş, 4 Şubat’ta gerçekleşen güçlü bir X4.2 sınıfı güneş patlamasıyla Afrika’nın batısı ve Avrupa’nın güneyinde kısa süreli radyo iletişimi kesintilerine yol açtı. Patlama, Güneş’in üst atmosferinden yayılan yoğun radyasyonun Dünya’nın iyonosferini etkilemesi sonucu meydana geldi.

Patlama, son günlerde art arda güçlü patlamalar üreten AR4366 adlı büyük ve manyetik açıdan karmaşık güneş lekesi bölgesinden kaynaklandı. X sınıfı patlamalar, Güneş’teki en güçlü patlama türü olarak biliniyor ve geniş çaplı radyo sinyali kesintilerine neden olabiliyor. Bu tür patlamalar bazen koronal kütle atımı (CME) ile birlikte gerçekleşerek Dünya’da jeomanyetik fırtınalar ve kutup ışıklarına yol açabiliyor. Ancak bu olayda önemli bir CME tespit edilmedi.

Yetkililer, daha önce meydana gelen bir X8.4 patlamasına bağlı yavaş bir CME’nin Dünya’ya hafif bir etki yapmış olabileceğini ve küçük ölçekli (G1) jeomanyetik fırtına koşullarının görülebileceğini belirtti. Yaklaşık 15 Dünya genişliğindeki dev güneş lekesi bölgesi hâlâ Dünya’ya dönük durumda ve aktifliğini sürdürüyor. Uzay hava durumu uzmanları, bu bölgenin önümüzdeki günlerde daha güçlü patlamalar üretip üretmeyeceğini yakından izliyor.

216 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berk Çakan
Berk Çakan
23.4K UP
Çeviren 5 Ağustos 2020 1 sa.

“Sosyobiyoloji” kavramı ilk olarak E.O. Wilson’un “Sosyobiyoloji: Yeni Sentez” (1975) adlı kitabında “tüm sosyal davranışların biyolojik temeline ilişkin sistematik bir çalışma” şeklinde ortaya koyulmuştur. (Wilson, 1975, 4). Wilson burada “davranışların biyolojik temeli” derken, bireylerin sergiledikleri davranışlara sebebiyet veren nöral ve psikolojik mekanizmalar yerine, hayvan popülasyonlarındaki davranışların evrimini yönlendiren sosyal ve ekolojik sebeplere gönderme yapıyor gibi görünmektedir, fakat Wilson çok net bir şekilde sosyobiyoloji ve sinirbilim arasında önemli bir kuramsal etkileşim olduğunu düşünmektedir(Wilson 1975, 5). Wilson evrim terimini kullanırken de, her ne kadar seçilimin hayvan toplulukları üzerindeki etkilerinin popülasyon seviyesinde uyumsuz sonuçlar doğurabileceği görüşünü kabul ediyor olsa da (örnek olarak bkz. Wilson, 1975, Bölüm 4), genellikle doğal seçilim yoluyla evrime göndermede bulunmaktadır.

Dolayısıyla, “sosyobiyolojinin” olası anlamlarından biri, Wilson’un kitabının insan olmayan hayvanlardan bahseden bölümünde bahsetmiş olduğu şekliyle, hayvanların davranışlarının doğasını ve sebeplerini anlamaya yönelik metodolojik olarak adaptasyoncu bir yaklaşımdır. Fakat, sosyobiyoloji terimi, özellikle de Wilson’un kitabının büyük bölümünde açıklamış olduğu şekliyle, aslında bir tür yeni terimdir ve Wilson bu terimi kendi çalışmaları için bu terimi kullanmayan bilim insanlarının çalışmalarına göndermede bulunmak için kullanır. Fakat sosyobiyoloji terimi hiçbir zaman bu bilim insanları tarafından da genel anlamda kabul gören bir terim olmamıştır. Gerçekte ise durum şudur: Çok az sayıdaki bilim insanı kendi çalışmalarını tanımlamak için sosyobiyoloji terimini kullanmaktayken (örneğin, Hrdy, 1999), sosyobiyoloji üzerine ihtilafların ortaya çıktığı dönem ve sonrasında bu tür yaklaşımları kullanan bilim insanları, en çok kullanılanı “davranışsal ekoloji” olmak üzere alternatif diğer terimleri kullanmaya yönelmişlerdir (Krebs ve Davies, 1978).

72
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Can Kemeç
Utku Can Kemeç
60.4K UP
Yazar 12 Mayıs 2020 4 dk.

Sarımtırak/beyaz renkte olup, özellikle alt ön dişlerin dil tarafında veya üst arka dişlerin yanak tarafında biyofilm tabakasına penetre olan kalsiyum fosfat kristalleri etkisiyle sertleşen yapılar diş taşları (calculus)’dır. 

Diş hekimlerinin diş fırçalamanın yanında diş ipi kullanımını da ısrarla önermesinin sebeplerinden biri olan diş taşları, toplumun büyük kesiminde diş eti kenarlarının üzerinde ve altında birikerek çeşitli diş eti hastalıklarına sebep olmaktadır. 6-12 aylık periyotlar halinde temizlenmesi önerilen diş taşları, türümüzün ve en yakın akrabamız olan türlerin geçmişteki beslenme alışkanlıklarını gün yüzüne çıkarıyor!

45
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen1 5 gün önce
Kuzeyin ömrünü setlerini almaya harcadığı mid ass seri
Dizi
1.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Rich Johnson
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berat Gündoğdu
Üye 27 dakika önce
16 yaşındayım ve ne okuldaki öğretmenlerim nede internetteki kanallar bana bunu sağlıyamadı kitap okumak istiyorum ama ne okuyacağımı bilmiyorum
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Havva Nur Özkardeş
Çeviren 31 Ocak 2024 5 dk.

İnsanın atletik becerilerinin zirvesini görmek için belki de en iyi yol Olimpiyat Oyunları'nı seyretmektir. Fakat Olimpiyat Oyunları'nda ve neredeyse diğer tüm profesyonel spor müsabakalarında 40 yaşının üzerinde birini nadiren görebilirsiniz. 50 yaş üstünü ise neredeyse hiç görmezsiniz. Bunun sebebi, dünyada geçirdiğiniz her yılla beraber vücudunuzun yaşlanması ve kaslarınızın egzersizlere eskisi gibi yanıt verememesidir.

Yaşlı insanlarda egzersiz, güç antrenmanı ve diyetin sağlık açısından faydalarını araştıran bir grup bilim insanı; yaşlı insanların egzersize nasıl yanıt verdiğini araştırdı ve dirençten veya güç antrenmanından sonra kas hacminin artmasına sebep olan temel biyolojik mekanizmaları anlamaya çalıştı.[1]

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 24 Haziran 2020 34 dk.

İnsanların refahı, ekonomik gelişimi ve fakirliğin azalması için, enerjiye erişim kritik öneme sahiptir. Herkesin enerjiye yeterince erişim sağlayabilmesini mümkün kılmak, küresel gelişim çabalarının önünde süregelen ve giderek daha önemli hale gelen bir zorluktur.

Ne var ki, aynı zamanda enerji sistemlerimizin çevresel etkileri de büyük öneme sahiptir. Tarihsel olarak ve günümüzdeki enerji sistemleri fosil yakıtlara (kömür, petrol ve gaz) dayanmaktadır. Bunlar, karbondioksit ve diğer sera gazlarını üretmektedir - ki bunlar da, küresel iklim değişikliğinin ana itici gücüdür. Eğer küresel iklim hedeflerini tutturmak ve iklim değişiminin tehlikelerinden kaçınmak istiyorsak, dünyanın enerji kaynaklarını köklü ve küresel olarak gözden geçirmesi gerekmektedir.

124
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gülfem Akdemir
Seslendiren 11 Aralık 2024 3:40
Meyve (İng: "fruit"), çiçekli bitkilerin çiçek kısmındaki bazı özel dokulardan gelişen ve içerisinde üreme organlarının parçalarını ve kimi...
26
Çınar Ege Bakırcı
Yazar 5 Ekim 2022 17 dk.

Klasik koşullanma (veya tepkisel koşullanma), bilinçsiz veya otomatik olarak gerçekleşen bir öğrenme türüdür. Klasik koşullanma, doğal uyarıcılara verilen doğal bir tepkinin, yapay bir uyarıcı tarafından da uyarılır hale getirilmesini ifade eder. Rus fizyolog Ivan Pavlov tarafından keşfedildiği için Pavlovyen koşullanma olarak da bilinir. Davranışsal psikolojinin temelini oluşturduğu için genellikle psikoloji tarihindeki en önemli keşiflerden biri olarak kabul edilir.

Klasik koşullanmanın günümüzdeki en basit örneklerini reklamcılıkta görebiliriz. Örneğin, güzellik ürünleri satan firmalar, reklamlarında temiz ve pürüzsüz bir cilde sahip oyuncuları kullanır. Böylece reklamı izleyenler, ürünü "sağlıklı bir cilt" ile ilişkilendirir. Günlük hayatta klasik koşullanmanın bunun gibi birçok örneğini görmek mümkündür.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
149
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
birisi 5 saat önce Sen de Cevap Ver

Ne kendi kararlarımla yönetiyorum, ne de eski alışkanlıklarımla.

Şu anki halimle daha çok henüz farkına varmadığım yeni alışkanlıklarımla yönetiliyorum.Çünkü en tehlikeli olan artık eskisi kadar eski olmayan ama halâ benim olduğumu sandığım o yeni otomatikler.

Dün verdiğim 'bu son kez' kararının bugün çoktan alışkanlığa dönüşmüş hali mesela.

Tüm Reklamları Kapat

Artık böyle biri değilim diye düşünürken fark etmeden kurduğum yeni bir persona.

Sabah telefonunu eline almadan 10 dakika bekleyeceğine yemin ederken, aslında sadece alarmı erteleme süresini 5 dakikadan 9 dakikaya çıkardığın o küçük zafer.

Eski alışkanlıkları fark etmek nispeten kolaydır. Ama yeni alışkanlıkları eski alışkanlık sanmak çok daha sinsi bir tuzaktır. O yüzden bazen kendime şunu soruyorum. Bu davranış 5 yıl önceki benin mi yoksa son 5 ayın sessizce inşa ettiği yeni bir efendinin mi?

Çoğu zaman cevap vermiyor. Sadece telefonun kilidini açıyor. :d

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Evrim Öztürk
Evrim Öztürk
11.5K UP
Yazar 22 Ocak 2021 4 dk.

Psikanalitik Teori, "psikanalizin babası" olarak da bilinen Sigmund Freud tarafından 19. yüzyılın sonlarına doğru geliştirilmiş bir teoridir. Freud'a göre psikolojik rahatsızlıklar, çözülmemiş ve bilinçdışında bastırılmış çatışmalardan meydana gelmektedir. Psikanalitik Teori'yi açıklamadan önce, "psikanaliz" kavramını açıklamakta fayda var: Psikanaliz, tedavinin genellikle konuşma yoluyla ilerlediği bir psikoterapi tekniğidir. Tedavi esnasında hastalar için rahat bir ortam sunulur ve hastanın zihninden geçenleri özgürce anlatması istenir. Analist, hastanın rahatsızlığıyla, bilinçdışında yatan ve hastalığa sebep olanlar arasında bir bağ kurmaya çalışır.

Freud'a kadar olan süreçte bazı insan davranışlarına, rahatsızlıklara, korkulara vb. mantıklı ve bilinçli bir açıklama getirilememesi durumunda, bu tür sorunların beyinde var olan bazı bozukluklardan kaynaklandığı düşünülüyordu. Ancak Freud, bunların var olan bilinç anlayışıyla değil, teorisi için oldukça önemli olan ''bilinçdışı'' kavramıyla açıklanabileceğini ileri sürmüştür.

162
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
1 gün önce
Microsoft'un yeni Recall özelliği aslında sessiz bir API itirafı. Yıllardır her uygulamanın verisine düzgünce erişmek için entegrasyon kasmaktan yorulup sonunda masayı devirdiler. "Uygulama ne çıktısı veriyorsa versin, ben direkt ekranın resmini çekerim, metni de OCR ile okurum" demek, mühendislikteki en kaba ama en çalışan brute-force yaklaşımı.

Veriyi yapılandırmakla uğraşmak yerine piksellere güvenmek, vizyonsuzluk mu yoksa pragmatizmin zirvesi mi emin olamıyorum. Gizlilik kâbusunu bir kenara bırakırsak, o yerel SQLite veritabanı birkaç ay sonra şiştiğinde diskin performansını izlemek ilginç olacak.
21 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

17
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simüle Edilmiş Bir Evrendeki Karanlık Madde

Evrenimiz tekin olmayan perili bir yer mi? Bu karanlık madde haritasına bakınca öyle gibi görünebilir. Görünmeyen karanlık maddenin kütle çekimi, galaksilerin neden çok hızlı döndüğünü, galaksilerin kümeler etrafında neden bu kadar hızlı döndüğünü, kütle çekimsel merceklenmenin ışığı neden bu kadar güçlü bir şekilde saptırdığını ve görünür maddenin hem yerel evrende hem de kozmik mikrodalga arkaplan ışımasında neden olduğu şekilde dağıldığını söyleyen en önemli açıklamadır. Paylaşılan görsel, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi‘ndeki Hayden Planetaryumu‘nda gösterilen bir önceki Karanlık Evren Uzay Gösterisi’nde, her tarafa yayılmış karanlık maddenin evrenimizi nasıl ele geçirdiğine dair bir örneği gösteriyor. Bilgisayar simülasyonundan alınan bu detaylı karede, siyahla gösterilen karanlık maddenin karmaşık iplikleri örümcek ağları gibi evrende yayılıyor. Daha az sayıda olan turuncu kümeler ise tanıdığımız baryonik maddedir. Bu simülasyonlar, astronomik gözlemlerle iyi bir istatistiksel eşleşme sunuyor. Karanlık maddenin oldukça garip ve bilinmeyen formuna rağmen, artık evrendeki en garip kütle çekimsel kaynak olduğu düşünülmüyor. Bu onur artık, tüm evrenin genişlemesine hükmediyor gibi görünen daha eşit dağılmış bir uzaklaştırıcı kütle çekim kaynağı olan karanlık enerjiye düşüyor.

25 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görselleştirme Kaynağı ve Telif Hakkı: Tom Abel & Ralf Kaehler (KIPAC, SLAC), AMNH
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Dünyaya nasıl göründüğümü bilmiyorum; ama ben kendimi, henüz keşfedilmemiş gerçeklerle dolu bir okyanusun kıyısında oynayan, düzgün bir çakıl taşı ya da güzel bir deniz kabuğu bulduğumda sevinen bir çocuk gibi görüyorum.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
37
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close