Ara Geçiş Türleri - 7: Tiktaalik roseae

Yazdır Ara Geçiş Türleri - 7: Tiktaalik roseae

Merhaba arkadaşlar,

 

Bu yazımızda size ünlü Evrimsel Biyolog Prof. Dr. Neil Shubin ve ekip arkadaşlarının sudan karaya geçişteki en önem arz eden ara türlerden biri olan Tiktaalik roseae keşfinden ve bu keşifle ilgili yaptıkları ufak bir deneyin Türkiye'de yaptığımız tekrarından bahsetmek istiyoruz. Daha sonra, sudan karaya geçişle ilgili daha ayrıntılı bir not da hazırlayacağız. Yazımız, temel olarak Chicago Üniversitesi'nin bu muhteşem buluşla ilgili hazırladığı internet sitesinin çevirisi ve üzerinden yaptığımız yorumlara dayalı olacaktır. Öyleyse başlayalım:

 

Tiktaalik roseae isimli tür, 2004 yılında Kanada buzullarında bulunmuş ilk “fishapod” (ayaklı balık) türüdür ve tam 375 milyon yaşındadır. Bulunuşu, Dünya’da suda başlayan canlılığın karaya çıkışını göstermek açısından bir çığır açmıştır. Aslında sudan karaya geçiş hakkında 15 ara basamak bilinmektedir; ancak Tiktaalik uzun zamandır aranan bir boşluğa tam oturarak, eksiksiz geçişi tamamlamıştır, bu açıdan çok değerlidir.

 

 

Tiktaalik, hem balık, hem amfibi özellikleri gösterir!

 

Tiktaalik, ilkel bir balık ile ilk dört ayaklı canlıların (tetrapod) çaprazlanması sonucu oluşmuşçasına, ikisine ait özellikleri de taşır.Tiktaalik, ilk dört ayaklılardan 12 milyon yıl önce yaşamıştır (dört ayaklılar günümüzden 363 milyon yıl kadar önce ortaya çıkmıştır).

 

Tiktaalik öğrencilere gösterildiğinde, tepki nasıl oldu?

 

Tiktaalik‘in kaşifi Dr. Neil Shubin, fosili bulduktan ve analiz ettikten belirli bir süre sonra anaokulu öğrencilerinin görüşlerini almak üzere bir okula götürdü. Okulda öğrencilere, “Bu fosil sizce hangi hayvana ya da hayvan sınıfına ait?” diye sorduğunda aldığı onlarca değişik cevap, tam da beklendiği gibi, balık ile sürüngen arasında değişmekteydi.

 

Biz de, sadece üniversite öğrencilerinin üye olabildiği bir sitede, bundan 1 sene kadar önce, yüzlerce üniversite öğrencisinin okuduğu ve erişebildiği bir başlıkta aynı soruyu sorduk, yukarıdaki fotoğraf ile birlikte. Deneklere kesinlikle herhangi bir bilgi verilmedi, sadece fosil koyuldu ve ne olabileceğine dair tahminde bulunulması istendi. Aldığımız cevaplar tıpkı anaokulu öğrencileri gibi balık ile sürüngen arasında değişmekte, çoğunlukla da timsaha benzetilmekteydi.

 

Bunun sebebi çok açıktır: Kişiler, fotoğrafa bakıp tipik olarak balıklarda gördükleri bazı özellikleri görerek balığa ya da daha spesfik olarak timsaha benzetmekteydiler. Bir takım diğer kişiler de, kafa yapısı ve postüründen (duruşundan) dolayı sürüngene benzetmekteydi. Aslında iki taraf da ne doğru ne de yanlış cevaplar verdiler. Çünkü Tiktaalik hem balıklara, hem de sürüngenlere ait özellikler taşımaktadır:

 

Tiktaalik‘in sürüngenler gibi yassı bir kafası ve boynu vardır; ancak balıklar gibi yüzgeçleri ve solungaçları vardır.

 

Tiktaalik‘in solungaç yarıkları ve yüzgeçleri bulunmaktadır. Bunlar, onun balıksı özellikler taşıdığını apaçık gösterir. Öte yandan aynı hayvanın, balıklarda olmayan, sürüngenlere ait çok önemli özellikleri bulunmaktadır: Tiktaalik‘in kafası ve vücudu yassıdır ki bu özellikler pek çok balık yerine sürüngenlerin hemen hemen tamamında, krokodillerin ise tümünde görülür. Ayrıca hiçbir balıkta görülmeyen bir diğer özellik olarak, omuzları kafatasına bağlı değildir, bu da onun kafasını yukarıya kaldırabilmesini sağlar ki bu özellik sürüngenlere ve onların mirasçılarına aittir. Ayrıca Tiktaalik‘in solungaçlara rağmen kaburgaları ve ciğerleri de bulunmaktadır ki bu da ilkel dört ayaklıların sahip olduğu bir özelliktir ve karada, günümüzdeki hayvanlar kadar olmasa da nefes alabilmesini sağlar.

 

Bu özellikler, dört ayaklıların özelliklerinin balıklardan evrimleştiğini bize net bir şekilde göstermektedir.

 

Tiktaalik‘in tamemen karada yaşayabilmesi pek az muhtemeldir. Çünkü daha alması gereken çok yol vardır (ki Tiktaalik ile tam olarak karaya adapte olan türler arası geçişleri de net olarak bilmekteyiz, bir diğer yazıya saklıyoruz), pek çok adaptasyon ve evrim sürecinden geçmesi gerekir. Ancak çok net olarak biliyoruz ki Tiktaalik, çok iyi bir yüzücü olmasının yanısıra, ön yüzgeçlerini bir ayak gibi kullanarak kendini yukarıya kaldırabiliyordu (şınav hareketi gibi). Bu da hiçbir balığın yapmayı başaramadığı bir sürüngen hareketidir. 

 

Umarız faydalı bir çeviri olabilmiştir. Orjinal açıklamaları, videoları ve fotoğrafları aşağıda bulabilirsiniz:

 

http://tiktaalik.uchicago.edu/

 

Saygılarımızla.

ÇMB (Evrim Ağacı)

6 Yorum