Vajinayla İlgili Bilinmesi Gereken 29 Gerçek!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Evrim Ağacı olarak biyolojik olarak vücudumuzun ve genel olarak canlılığın her kısmını öğrenmek gerektiğini, her yapı ve organdan öğrenebileceğimiz çok ilginç bilgiler olduğunu düşünüyoruz. Her ne kadar halk arasında ayıp olarak görülüp, utanç kaynağı olsa da, penis, vajina, meme ve testis gibi organların türümüz ve genel olarak hayvanlar için ne kadar önemli araçlar olduğunu biliyoruz. Yeri geldikçe seksin son derece doğal ve sıradan bir olgu olduğundan bahsediyor, bilgiler vermeye çalışıyoruz. Örneğin daha önceden "Penis Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 17 Gerçek" gibi paylaşımlar yapmıştık (konuyla ilgili diğer paylaşımlarımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz). Daha önceden vajinayla ilgili olarak, "Vajina Hakkında Bilgiler" başlıklı bir yazı yayınlamıştık; fakat orada çok sistematik bilgiler vermeden, daha genel olarak söz etmiştik (konuyla ilgili diğer paylaşımlarımız buraya tıklayarak görülebilir). Dolayısıyla bu yazımızda, vajina hakkında bazı bilgiler vereceğiz. Eğer ki cinsel organlardan söz edilmesi sizi rahatsız ediyorsa, bu noktada okumayı kesmenizi tavsiye ederiz. Ancak eğer ki varlığımızın nadide sebeplerinden biri olan bu organı tanımak istiyorsanız, faydalı olacağını umduğumuz bu yazımızı okuyabilirsiniz. İyi okumalar.

 

1. Klitoris bir düğme değildir. Daha çok lades kemiği gibidir.

İnsanlar klitoristen bahsederken hem küçük, gözle görülemez bir parça düşünürler. Ancak yapılan araştırmalar aslında derinin altına uzanan ve dallanan bir yapı olduğunu göstermektedir. Henüz tam olarak yapısı bilinmese de, dişilerin "vulva" adı verilen ve dışarı açılan cinsel organlarının iki yanına doğru, tıpkı tavuklardaki lades kemiği gibi dallanmaktadır. Indiana Üniversitesi'nden Dr. Debby Herbenick, "Bu dalların her biri dışarıdan uyarılabiliyor gibi gözükmektedir." demektedir.

 

2. Vajina olarak bildiğiniz şey, aslında muhtemelen vulvadır.

Dişi üreme organının iki bacağın arasında, dışarıya açılan ve gözle görülebilen etli kısmına vulva denir. Vulva, basitçe, gözle görebildiğiniz tüm parçaları kapsar: labia, klitoris, idrar kanalı ve vajinal açıklık. Genelde insanlar "vajina" derken, aslında vulvayı kastederler. Ancak vajina, dışarıdaki kısmın adı değildir. Vajina, vulvayı dölyatağı boynuna (serviks) bağlayan kaslı geçidin adıdır. Yani aslında, vajinal deliğin içerisinde bulunan yerdir ve gözle görülmez. Bu yazı boyunca, vajina dediğimizde aslında biz de çoğu zaman vulvayı kastediyor olacağız.

evrimagaci.org/dosyalar/icerikler/25477943_154onionvagina-768x1.jpg" />

 

3. Vajinalar ve vulvalar tek tip değildir. Birçok şekil, boyut ve renkte olabilirler.

Evrimsel süreçte vulva ve vajinalar çok geniş bir varyasyona kavuşmuştur. Dolayısıyla "standart vulva/vajina" diye bir şey bulunmaz. Bu durum, muhtemelen Cinsel Seçilim'in bir ürünüdür. Çünkü sadece dişiler erkekleri seçmez, erkekler de dişileri doğurganlıklarına ve sağlıklarına göre seçmektedirler. Geniş bir varyasyon, dişilerin üreme şansını arttırmaktadır.

 

4. Uyarıldığı zaman vajina, normal boyutlarının 2 katına kadar genişleyebilir.

Uyarılmamış bir vajina ortalama 7.5-10 santimetre derinliğe sahiptir. Ancak seks sırasında bu derinlik 2 katına kadar çıkabilir. Bunun sebebi kısmen "vajinal çadırlama" olarak bilinen bir olaydır. Bir dişi uyarıldığı zaman, rahmin etrafındaki kaslar kasılarak rahmi yukarıya doğru çeker, bu da vajinanın genişlemesine neden olur.

 

5. Her kadın kızlık zarı (hymen) ile doğmaz.

Kızlık zarının varlığı, insan popülasyonlarında varyasyon gösterir. Yani her dişide kızlık zarı olmak zorunda değildir. Tıpkı her insanın 20 yaş dişlerine sahip olmaması gibi. Var olan dişilerde de kalınlığı ve koruma miktarı değişir; sabit değildir. Dr. Herbenick'in belirttiğine göre, "hymen kontrolü" yapılarak bakirelik yargısına varmak hiç isabetli bir yaklaşım değildir. Zira sadece kızlık zarının yokluğu, dişinin seks yaptığı anlamına gelmez. Kızlık zarının evrimiyle ilgili buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

 

6. Doğuran kadınların vajinası, fark edilebilir miktarda değişmez.

Yapılan istatistiki analizler, doğum yapan ve yapmayan dişilerin vajinalarında herhangi bir fark tespit edememiştir. 1996 yılında yayımlanan bu araştırma sonucu, o zamanlarda oldukça şaşkınlıkla karşılanmıştı.

 

7. G-Noktası, aslında var olmayabilir.

En azından birçok insanın hayal ettiği gibi, basıldığı zaman orgazma neden olan bir mekanizma bulunmamaktadır. Sanılanın aksine bu süreç biraz daha karmaşıktır. Öncelikle, G-Noktası ile ilgili biraz bilgi verelim: araştırmacılar vajinanın içinde, yaklaşık 2.5-5 santimetre derinlikte, karın tarafındaki duvarda yoğun zevkle ilişkilendirilen bir bölge olduğunu tespit etmişlerdir. Bu sebeple birçok seks uzmanı, orgazm için vajina içine sokulan parmakla "buraya gel" anlamındaki parmak hareketinin yapılmasını tavsiye ederler. Bu hareket, doğrudan bu noktayı uyarır. Ancak işler burada birazcık karmaşıklaşmaktadır: görüntüleme teknolojileriyle yapılan araştırmalar ve ikizler üzerinde yapılan çalışmalar, böyle bir organın gerçekten var olduğunu tespit edememektedir. Hatta anatominin bu şekilde bariz bir uyarıcı bölgesi olduğundan bile emin değiliz. Hatta kendi kendilerinde deneyen dişilerin de hepsi, G-Noktası diye bir noktayı bulabildiklerini söyleyememektedirler. Bu ne demek? Yapılan daha yeni bir araştırma, orgazmlara neden olan spesifik bir bölge değil de, bunun yerine klitoris, idrar kanalı ve ön vajinal duvarın ortaklaşa çalışması sonucu hazzın arttığını göstermektedir. Bu yüzden, bunu sağlayan bölgeye şu anda "klitoüretrovajinal kompleks" adı verilmektedir. Bunların üçü de uygun bir şekilde uyarıldığında, bazı insanların "vajinal orgazm" olarak isimlendirdikleri "G-Noktası orgazmına" erişilebilir. Bu orgazm, çok daha yoğun bir haz verir; öyle ki bütün vücutta müthiş şiddetli kasılmalara neden olur. Bu kasılmaların, erkek spermlerini vücut içinde tutarak üreme şansını arttırıcı bir etkisi olduğu düşünülmektedir.

 

8. Eğer seks sırasında, daha yeni gitmiş olmanıza rağmen, çiş yapma ihtiyacı hissediyorsanız, bu tamamen normaldir.

Klitoüretrovajinal kompleks burada da devreye girmektedir. Bu kompleksin adında yer alan "üretro", "idrar kanalı"dır. Bu kanalın penis tarafından uyarılması, kimi zaman idrar torbasını bile tetikleyebilir. Bu da, bireyin çiş yapma (işeme) hissini uyandırır. Bunun bir diğer nedeni de "sinirler arası karşılıklı iletişim" (nerve cross-talk) kavramıdır. Seks sırasında sinirlerden o kadar fazla sinyal geçer ki, kusursuz olarak işleyemeyen bu sinirlerimizde hatalı sinyaller üretilir veya bir sinir, uyarmaması gereken bir diğer siniri uyarabilir. Bu sırada hissettiğiniz idrar ihtiyacı, gerçekte çişiniz olduğunu değil, uyarılmaya başladığınızı gösterir. Dolayısıyla buna kanmayın.

 

9. Birçok dişi vibratör kullanımı konusunda yalan söylemektedir.

Her ne kadar bu alandaki istatistikler çoğu zaman ABD'den geliyor olsa da, Dünya çapında vibratör kullanımı konusunda çokça yalan söylendiği düşünülmektedir. Örneğin, ABD'deki dişilerin %50'si vibratör kullanmaktadır! 18-60 yaş arası 3800 dişiyi kapsayan ulusal bir araştırmada, dişilerin %50'sinin ömürlerinde en azından 1 kez vibratör kullandığı, bunların %20'sinin geride bırakılan ay içerisinde en az 1 defa vibratör kullandığı gösterilmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan dişilerin %33'ü seks sırasında da vibratör kullandıklarını, %41'i sadece ön sevişme sırasında kullandıklarını belirtmiştir.

 

10. Doğum kontrol hapları, vajinal sulanmayı etkilemektedir.

Doğum kontrol hapları da, emzirme ve menopoz gibi, vajinal sulanmayı etkileyebilir. Bu sulanma, penisin daha kolay içeri girip, dölleme ihtimalini arttırıcı bir adaptasyondur. Ancak östrojen seviyesi bu sulanmayı doğrudan etkiler. Emziren, doğum kontrol hapı kullanan veya menopozdaki dişilerde östrojen seviyeleri düşük olduğu için, sulanma oranı da azalır.

 

11. Kayganlaştırıcı kullanmak, seksten alınan zevki arttırmaktadır.

2011 yılında The Journal of Sexual Magazine dergisinde yayımlanan bir makale, kayganlaştırıcıların seks deneyiminden alınan zevki arttırdığını göstermektedir.

 

12. Dişilerin kabaca %16'sı seks sırasında asla orgazm olmadıklarını söylemektedir.

Bu sonucu veren araştırma, aynı zamanda orgazm olan dişilerin %20-30 civarının her 4 seksten 1'inde orgazm olabildiklerini göstermektedir.

 

13. Dişilerin %30'u, seks sırasında acı da hisseder.

Bazı dişiler, seks sırasında acı hissedebilir. Bunun sebebi kimi zaman vulvodinya olarak bilinen vulva enfeksiyonlarıdır. Bu acı, kronik olabilir. Ancak hastalık, dişiler arasında oldukça nadir görülmektedir. Dolayısıyla seks sırasında deneyimlenen acı, herhangi bir hastalık olmadan da görülebilmektedir. Bunun birçok sebebi olabilir: çok sert seks yapmak, cinsel organların boyutlarının uyumsuzluğu veya yeterli sulanmamış vajina bunun başlıca nedenleridir. Neyse ki, bunların çoğu önlenebilirdir. Örneğin pozisyon değiştirerek, daha uzun ön sevişme yaparak, kayganlaştırıcı kullanarak bu acılar neredeyse yok edilecek kadar azaltılabilir.

 

14. Lezbiyenler, düz ve biseksüel dişilerden daha çok orgazm olduklarını bildirmektedirler.

6151 dişi ve erkeği kapsayan bir araştırma, Kasım 2014'te The Journal of Sexual Magazine dergisinde yayımlanmıştır.

 

15. Kondom kullanımı seks zevkini azaltmamakta veya seksi daha kötü yapmamaktadır.

ABD'nin Ulusal Cinsel Sağlık ve Davranış Araştırmaları'nın (NSSHB) yaptığı bir çalışmaya göre dişiler, seks sırasında eşlerinin kondom kullanmadığı zamanlarda da, kullandıkları zamanlardaki kadar kötü seks deneyimleri yaşayabilmektedirler. Yapılan bu son araştırmada, kondom kullanımının seks deneyimini kötüleştirdiğine dair doğrudan bir kanıt bulunamamıştır.

 

16. Orgazm ihtimalini arttırmak için, birçok yöntem bir arada kullanılmalıdır.

NSSHB tarafından yapılan bir diğer araştırmaya göre, cinsel birleşme sırasında yapılan farklı davranışlar (cinsel organların birleşmesi, el ve ağzın kullanılması gibi), orgazm olma ihtimalini arttırmaktadır. Dolayısıyla sadece cinsel birleşme, orgazma için yeterli olmayabilir.

 

17. Dişilerin yaşı arttıkça, cinsel organlarındaki kılları kesme oranları düşer.

2010 yılında 2451 dişi üzerinde yapılan bir araştırma, bir dişinin yaşının, cinsel organ etrafındaki kılların kesilme miktarını doğrudan gösterdiğini ortaya koymuştur. Sonuçlara göre, 18-24 yaş arasındaki dişilerin çoğu "tamamen kılsız", 25-49 yaş arasındaki dişilerin çoğu "bir miktar kesilmiş", 50 yaşın üzerindeki dişilerinse ezici çoğunluğu "hiç kesilmemiş" seçeneğini seçmişlerdir.

 

18. Adet öncesi ve sırası akıntılar için "normal" miktar bulunmamaktadır.

Adet öncesi ve sırası akıntıları, dişi vücudunun sağlığı için çok önemli bir araçtır. Ancak bu akıntıların miktarının belli bir seviyesi bulunmamaktadır. Bazı insanlar için normal olan, sizin için normal olmayabilir. Sizin için normal olan, bazı diğer insanlar için normal olmayabilir. Ayrıca aydan aya bu miktar da değişebilir. Enfeksiyonlar, doğum kontrol hapları, vb. durumlar bu akıntıların miktarını, rengini, kokusunu değiştirebilir. Eğer ki normalde olandan fazla, az veya farklı özelliklerde akıntı görülecek olursa, doktora başvurulmasında fayda vardır.

 

19. Vajina içine jet şeklinde su sıkılarak temizleme (vajinal duş) yapılmamalıdır.

Vajina, kendi kendini temizleyebilen bir organdır. Tıpkı kulak kirlerinin temizlenmemesi gerektiği gibi (buradan ilgili yazımız okunabilir), vajina da dış müdahalelerle temizlenmemelidir. Duş başlığından fışkıran su (veya sırf bu iş için üretilen bazı pompalar) kullanılarak yapılabilen vajinal duşlar, vajina içerisindeki sağlıklı bakterileri yok eder. Epidemiologic Reviews dergisinde yayımlanan bir makaleye göre bu, pelvik inflamatuvar bozukluğuna, bakteriyel vajinoza ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilir.

 

20. Vajinanız üremeye en uygun olduğunuz zamanı size bildirir.

Yumurta üretimi (ovülasyon) olduğu dönemlerde, rahim mukusu parlak ve esnek bir hal alır. Bunu muhtemelen siz de fark edeceksinizdir.

 

21. Vajina, bir sorun olduğunda da size bildirir.

Vajinal rahatsızlıklarda en sık görülen semptom, kaşınma ve rahatsızlık hissidir. Bir diğer sık görülen belirti, regl dönemi haricindeki kanamalardır. Bu tür kanamalar pis kokar veya görünümleri normalde deneyimlenenden oldukça farklıdır. Bu durumda, acilen doktora başvurulmalıdır.

 

22. Kondomlar sizi Cinsel Yollarla Bulaşan Hastalıkların (CYBH) çoğundan koruyabilir; ancak hepsinden değil!

Herpes ve İnsan Papillom Virüsü (HPV), deriden deriye temasla da bulaşır. Dolayısıyla kondom penis başı ve şaftını tamamen kaplasa da, testislerin ve kasıkların temasıyla bu hastalıklar bulaşabilir. Yine de kondom kullanımı bunları bile önemli ölçüde azaltmaktadır.

 

23. Birçok dişiye ömürlerinde en az 1 kez HPV bulaşır; ancak yıllarca hiçbir belirti görülmez.

Bazı HPV soy hatları rahim kanserine ve genital siğillere neden olabilmektedir. Bunun tespit edilmesi durumunda, kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanır. Ancak vücudunuzda bunlara dair hiçbir izin olmaması, HPV-pozitif olmadığınız anlamına gelmez. ABD Hastalık Kontrol Merkezi (CDC) tarafından yayımlanan bir araştırmaya göre HPV-pozitif olan her 10 kişiden 9'unda belirtiler 2 yıl içinde kendiliğinden geçmektedir. Ancak bu, her zaman geçeceği anlamına gelmez. Tam tersine, on yıllar boyunca vücutta saklanan HPV, uygun bir anda birden patlayarak hastalıklara neden olabilir. Bu sebeple CDC, 26 yaş altı tüm dişilerin HPV aşısı olması gerektiğini söylemektedir.

 

24. Cinsellikten uzak durmanın haricinde, implantlar ve rahim-içi araçlar (IUD) en etkili doğum kontrol yöntemleridir.

Bunların ikisi de uzun dönem etkilidir ve istenirse çıkarılarak etkileri tersine çevrilebilir. Her ikisi de, hamileliğe karşı %99 koruma sağlar. Bu sebeple Amerikan Pediyatri Derneği bunların en iyi 2 yöntem olduğunu yakın zamanlarda ilan etmiştir. İmplantlar, kibrit boyutlarında olan ve kolunuza doktora tarafından yerleştirilen araçlardır. Bu araç, progestin hormonu salgılayarak spermlerin yaşama şansını düşürür. Tek bir implant, 3 sene boyunca işlevseldir. IUD ise T şeklindeki bir araçtır ve doğrudan rahme takılır. Hormonal olan ve olmayan çeşitleri vardır. IUD'ler 3-12 yıl kullanılabilmektedir. Ancak unutmamak gerekir ki, bunların ikisi de CYBH'a karşı hiçbir engel sağlamaz.

 

25. Doğum sonrasında 6 hafta boyunca cinsel birleşme yapılmamalıdır.

İster vajinal doğum, ister sezaryenle doğum yapmış olun, Dr. Alyssa Dweck 6 hafta boyunca cinsel birleşmeden uzak durulması gerektiğini söylemektedir. Bunun birkaç sebebi vardır: çoğu zaman vajinanın doğum sonrası iyileşmeye ihtiyacı vardır. Aksi takdirde enfeksiyonlar görülebilir. Ancak cinsel birleşme olmaksızın seks ve ön sevişme gibi faaliyetlerde sorun yoktur.

 

26. Birçok farklı sebeple mantar bulaşabilir!

Islak mayoyla oturmak veya terli bir egzersiz sonrası şortları değiştirmemek, bunlardan sadece bazılarıdır. Çok alkol tüketmek veya çok fazla şeker yemek 2 diğer yoludur. Aynı zamanda sürekli antibiyotik kullanmak, mantar oluşumuna engel olan bakterileri öldürerek mantarlara yol açar. Bunu durdurmak için yoğurt yemek faydalı olabilmektedir. Birçok yoğurt, sağlıklı bakteri oluşumunu tetikleyerek mantarlara engel olur. Ayrıca gerekirse, ilaç yoluyla da mantarlardan kurtulmak mümkündür.

 

27. Vajina, yaklaşık 130 derecelik bir açıya sahiptir. Bu nedenle tamponlar, sırt yönüne doğru takılır.

Ancak bu açı, hep sabit değildir ve yaşla değişir. Hatta bu nedenle yaş ilerledikçe, eskiden güzel olan seks pozisyonları kötü hale gelebilir. Menapozun da bunda etkisi olduğu bilinmektedir.

 

28. Vajina içinde bir şeyler sıklıkla sıkışıp kalabilir!

Kondomlar ve tamponlar gibi araçlar, vajina içerisinde sıkışıp kalabilir. Korkacak bir şey yoktur, kendiniz bile çıkarabilirsiniz, bir yere gidecekleri yok. Ancak bazı zamanlar, bunu yapamayabilirsiniz veya çıkarması acı verici olabilir. Bu durumda doktora gitmeye utanmayın! Dr. Dweck bu konuda şunları söylüyor: "Vajinadan çıkardığım bazı şeyleri size söyleyemem bile! Ancak jinekoloji dünyasının bir numaralı kuralı, insanları yargılamamaktır." Dolayısıyla doktora gitmek, en iyi tercihinizdir. Özellikle vibratörler gibi yara açabilecek cisimleri kendiniz çıkarmaya çalışmayın.

 

29. Vajina içinde bir şey kaybedemezsiniz! 

Bu sık duyulan efsanelerden birisidir. Vajina içerisinde hiçbir şey kaybolmaz. Mikroskobik olmayan hiçbir şey, vajina duvarından geçemez. Belki rahmin derinlerine gidebilir; ancak vücudun içine geçemez. Dolayısıyla vajina içinde ne kalırsa kalsın, çıkarılabilirdir. Tabii delici, kesici, sivri cisimler duvarı delerek geçebilirler; ancak zaten buna neden olacak bir şeyi orada bulundurmamanızı tavsiye ederiz.

 

Kaynak: İçerik BuzzFeed yayınına dayanarak hazırlanmıştır. Daha teknik kaynaklar ve makaleler metin içerisinde verilmiştir.

Kızıl Uçan Tilki Yavrusu

Orion Nebulası'nı 130 Yıl Arayla Gözlemlemek

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim