Kulak Kiriyle İlgili Bilmeniz Gereken Temel Bilgiler

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Serumen olarak da bilinen "kulak kiri", tüm memeli hayvanlar gibi insanda da üretilen, doğal bir kimyasaldır. Türkçedeki isminden de anlaşılabileceği gibi, kirli olduğuna dair yaygın halk kanısının aksine, kulaklarımızın temiz kalabilmesinin temel nedenidir. İngilizcede bu yapı "kulak mumu" veya "kulak ağdası" olarak bilinir. Dolayısıyla bu yazı boyunca ona "kulak kiri" diyecek olsak da, "kir" olmadığının anlaşılması önem arz etmektedir. Çünkü bu yapı, içeriği sayesinde tozu, kalıntıları ve şampuan gibi diğer maddeleri filtreler ve kulak kanalımızın enfekte olmasını önler.

Kulak kanalı, en basit tabiriyle bir "çıkmaz sokak"tır. Bu nedenle, vücudumuzun geri kalanının aksine, buradaki deri soyulduğu ve döküldüğü zaman, dökülen deri parçaları çıkacak yer bulamazlar. Evrimsel süreçte kulak kiri olarak bilinen bu yapı, dökülen bu deri parçalarından ve dış maddelerden kurtulmak için faydalı bir çözüm olarak gelişmiştir.

Kulak kanalımız içerisindeki sebase/yağlı ve kureminöz bezler tarafından üretilen kulak kiri, uzun zincirli doymuş ve doymamış yağlar, alkoller, skualen ve kolesterol gibi kimyasalları içeren bir yapıdır. Kesin yapısı kişiden kişiye farklılık gösterir ve diyete, etnik kökene, yaşa ve çevreye göre değişebilir.

Kulak kirinin kulağın işleyebilmesi için önemli bir rolü vardır ve bu sebeple ondan kurtulmaya çalışmak bir hatadır. Kulaklarımız kendi kendilerini temizleyebilen bir yapıdadırlar ve dolayısıyla bizlerin onları temizlemek için ekstra bir çaba harcamamız gereksizdir ve hatta neredeyse her zaman zararlıdır. 

Bazı insanlarda bu kendi kendini temizleme işlemi bozulabilir ve bu nedenle bu kimyasallar kulağın dışına çıkarken tıkanıp kalabilirler. Bu, kulak anatomisi gibi bazı sebeplerden kaynaklanabilir. Bazı insanların kulak kanallarında sivri kıvrımlar vardır ve kulak kiri dışarı çıkamaz. Bu nedenle içeride birikebilir. 

Kulak kirinin çalışmasını bozan bir diğer sebep ise, kulağa dışarıdan müdahale etmektir. Örneğin dışarından "kulak temizleme çöpü" gibi sopalar kulağa sokulduğunda, aslında kulak "temizlenmemektedir"; tam tersine, kulak kiri, kulak kanalının daha derinlerine itilmektedir ve orada hapsedilmektedir. Normalde kulak, bu itilmiş kulak kirini de bir süre sonra dışarı atmayı başarabilir. Ancak eğer ki bunu yapamazsa, yıllar içerisinde kir derinlerde birikerek kulak sorunlarına neden olmaya başlayacaktır.

Kulak kirinin içeri itilmesi sonucu birikmesi nedeniyle en sık görülen sorun acı, kulak içi rahatsızlık ve enfeksiyonlardır. Bazı durumlarda kulak zarının bundan etkilenmesi sonucu çınlama da görülebilir. Ayrıca derinlerde biriken kulak kiri, kulak zarının titreşimini bozarak sesin geçmesini zorlaştırabilir, böylece işitme sorunları baş gösterir. 65 yaşın üzerindeki insanların işitme sorunlarının %35'i, kulak kirinin birikmesiyle alakalıdır ve derinlerde biriken bu kir temizlendiğinde, sorun da büyük oranda ortadan kalkar. Eğer ki buna benzer şikayetleriniz varsa ve kulaklarınızı çubuklarla temizleme alışkanlığınız varsa, kulaklarınızı kontrol ettirmenizi tavsiye ederiz. Basit bir damla kullanımıyla birkaç gün içerisinde sorun tamamen çözülebilmektedir. Eğer damlayla çözülemezse, basit bir uygulama ile kulak içinde birikmiş kir alınabilir. 

Kulağı temizlemeye yönelik yapacağınız neredeyse her girişim, kulağın düzgün çalışmasını olumsuz etkileyecektir. Fakat bugüne kadar kulak temizleyicilerine yönelik 1000 civarında patentin alınmış olması, bu konuda yoğun bir talep olduğunu göstermektedir. Ne yazık ki insanlar, kulak kirinin temizlenmesi gereken bir olgu olduğuna fazlasıyla ikna olmuşlardır ve aksi yöndeki gerçekleri inatla reddederler. Bu, kültürel evrimle biyolojik evrimin çatışmasının en net ve sert örneklerinden birisidir. Her yıl sadece ABD'de ortalama 150 kişi, kulağını temizleme sırasında kulak zarını delerek hastanelere kaldırılmatkadır. Bu delinmeler çok nadiren kendiliğinden iyileşmektedir; ancak neredeyse her zaman kalıcı sağırlığa ya da işitme kaybına neden olmaktadır.

Her ne kadar kulak kiri kültürlerimiz gereği bize iğrenç geliyor olsa da, vücudumuzun doğal bir parçasıdır. Tıpkı terimiz, gazımız, idrarımız, dışkımız gibi... İlla kulak temizliği yapmak istiyorsanız, sadece kulak kepçesini temizlemenizi ve kanala hiçbir cismi sokmamanızı tavsiye ederiz.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Journal of the Royal Society of Medicine
  2. Laryngoscope
  3. Canadian Family Physician
  4. The Conversation
  5. Huffington Post
  6. Human Biological Science
  7. Audiology

Cehaletten Doğan Cesaret: Dunning-Kruger Etkisi

Şempanze Tommy'nin Bir İnsan Gibi ''Tüzel Kişi'' Sayılması İçin Mahkeme Toplandı!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim