Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 9 Ağustos 2022 7 dk.

Saniyede 707 kez dönen, çökmüş, yoğun bir nötron yıldızı! Bu akıl almaz hız onu Samanyolu galaksisinin en hızlı dönen nötron yıldızlarından biri yapıyor. Bu yıldız, yakınında bulunan bir diğer yıldızın neredeyse tüm kütlesini parçalayıp tükettiği için, "şimdiye kadar tespit edilen en ağır nötron yıldızı" unvanını aldı.

Güneşin kütlesinin 2.35 katı olan bu nötron yıldızının ağırlığını ölçmek, gökbilimcilerin "nötron yıldızı" denen bu yoğun nesnelerin içindeki olağandışı kuantum durumunu kavramalarını sağlıyor. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de Seçkin Astronomi Profesörü olan Alex Filippenko şunları söylüyor:

43
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Meltem Çetin Sever
Yazar 6 Eylül 2021 10 dk.

Henry Gwyn Jeffreys Moseley veya kısaca Henry Moseley, genç yaşta savaşırken öldüğü için çalışmaları yarım kalan, üstün yetenekli bir fizikçidir. 1913 yılında, kendi kurduğu bir düzeneği kullanarak, elementlerin özelliklerini belirleyen ana unsurun proton sayısı olduğunu göstermiştir. Bu keşfi, "atom numarası" denen temel özelliğin, o zamana kadar düşünüldüğü gibi bir elementin sadece periyodik cetveldeki yerinden çok daha fazlası olduğunu göstermiş ve adeta periyodik cetvele ilk defa anlam kazandırmıştır.[1] Bu sayede Moseley, hem fizik hem de kimya alanında dönüşüm yaratmıştır.

1914'te Oxford Üniversitesi'nde fizik bölümü başkanlığı yapması önerilen Moseley, aynı yıl 1. Dünya Savaşı başladığında İngiliz Ordusu'na gönüllü olarak katılmıştır. 1915'te, sadece 27 yaşındayken Gelibolu'da ölmüştür. Savaş dolayısıyla 1916 yılında verilecek olan Nobel Ödülleri iptal edilmiştir; ancak eğer Henry Moseley hayatta olsaydı ve eğer savaş şartları ödülleri iptal etmeseydi, bu ödüllerden birini alma ihtimalinin çok yüksek olduğu düşünülmektedir.

58
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Dünya, her insanın ihtiyaçlarını karşılayabilir; ancak her insanın açgözlülüğünü değil!
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
25
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Ağustos 2011 18 dk.

Hiç düşündünüz mü fantastik hikayelerin olmazsa olmazı ejderhalar gerçek olsalardı, ateş püskürtme mekanizmaları nasıl çalışırdı? Örneğin Game of Thrones'tan şu sahneleri bir hatırlayalım:

Ejderhanın boğazından gelen ateşi oluşturan mekanizma sizce ne dersiniz?

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Mayıs 2011 30 dk.

Kanser, en yalın anlamıyla, kontrolsüz hücre bölünmesi demektir. Hücreler, sürekli olarak belirli bir döngü içerisindediler. Hayatlarının çoğu "interfaz" denen ve "hücre içi sıradan olayların yapımı ve bir sonraki bölünme için iç hazırlıklar" olarak tanımlayabileceğimiz evrede geçirirler. Daha sonradan, DNA'dan "emrin gelmesiyle" (daha doğrusu belirli bir yüzey alanının hacme oranı değerine veya belli başlı bazı diğer kriterlere eriştikten sonra meydana gelen biyokimyasal geri bildirim sayesinde DNA'nın tetiklenmesiyle) hücre bölünmesi için özel çalışmalar başlatılır. Sırasıyla profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerinden geçerek hücre bölünmesi gerçekleşir.

Ancak işler, bizlerin lisede öğrendiği kadar basit değildir. Hücrenin normal yaşamı ve bölünme öncesi, sırası ve sonrasında pek çok zincirleme tepkimeler (İng: "cascade") meydana gelir. Bunlar, çeşitli enzim ve proteinlerce denetlenirler. Her bir faz arası geçiş, farklı metotlarla kontrol edilir. En nihayetinde ise önce DNA bölünür, telofazın son kısmında ise hücre bölünmesi gerçekleşir ve sonuç olarak tek bir hücreden, iki hücre (mayoz durumunda peşisıra iki bölünme sonucu önce iki, sonra dört hücre) meydana gelir.

150
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen10 1 Eylül 2024
Gabor Mate son zamanlarda sosyal medya üzerinde konuşmaları epeyce yayılmış bir doktor. İkinci Dünya Savaşı'nda doğmuş birisi. Ayrıca kendisi de ADHD hastası. Çalışmaları daha çok ADHD, kronik stres, bağımlılıklar, otoimmün hastalıklar ve kanser gibi konular üzerine. 5 kitabı var ve bu kıymetli kitap ikinci kitabı. Gabor'ın yaklaşımı tıp dünyasında zorbalanan bir yaklaşım diyebiliriz. Tr'deki hakim tıp sektörü çok çok kötü olmasına rağmen bazı yanlış tıp anlayışları belli ki evrensel bir sorun. Bunlardan bir tanesi vücudu parçalar halinde uzmanlık alanı olarak ele almak gibi batı tipi bir anlayıştır. Diğeri de özellikle stres gibi ele alınması zor subjektif konuların etkilerini tamamen reddetmek ve küçümsemek gibi mantığını asla anlayamadığım bir saçmalıktır. Bu konuda belli ki kendisi de çok şikayetçi olmuş ve iki duruma da meydan okuyan bu kitabı yazmış. Kronik stresin etkilerini birinci elden deneyimleyen benim bile gözümü daha da korkutarak bir durup düşünmemi ve belki de en büyük sorunlarımızdan birisi olan öfkemi gösterebilmek konusunda bir eşik atlamamı sağlamıştır. Göz korkutmak diyorum ama bu gerekli bir şey. İnsan çoğunlukla sadece ölümle burun buruna geldiğini hissedince küçük konular üzerine yaptığı büyük hataları kabullenebiliyor. ALS gibi hastalıkların bile temelinde kronik stres ve bazı öğrenilmiş davranış mekanizmaları olduğunu çok güzel şekilde anlatıyor. Bunlar gerekli yaklaşımlar. Ayrıca kendisi ünlü bir doktor ve referansları da veriyor. Bu kitabı her insan okumalı diyorum.
10.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Duygusal Stresin Bedelleri
Derleyen: Deniz Aytekin
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meriç Öztürk
Seslendiren 28 Mayıs 26:07
Yeni programımız Hasbihal'de bu bölümde size iki haberimiz var. Biri iyi, diğeri de iyi... İki de şarkımız var, dinlemenizi istediğimiz... CRISPR Hayat...
13
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Mart 2014 15 dk.

İlk yazımızda evrimin popülasyonlarla ilgili olduğunu ve evrimi anlamak için popülasyonları analiz edebilmemiz gerektiğini anlatmıştık. İkinci yazımızda ise bize her zaman fayda sağlayacak ve her an kullanabileceğimiz çok önemli bir matematiksel araç elde etmiştik: frekans hesabı. Eğer ki bunları unuttuysanız, lütfen önceki yazılarımıza göz atın. Ancak eğer ki bunları tam olarak anladığınızı düşünüyorsanız, artık frekansları kullanarak popülasyonları analiz etmeye başlayabiliriz demektir. Bir diğer deyişle; artık evrimi matematiksel olarak kavrayabilecek noktaya gelmişsiniz demektir. Öyleyse bilgilerimizi kullanmaya başlayalım.

Bu yazımızda, sizlere evrimsel biyolojinin bizlere kazandırdığı en önemli kavramlardan biri olan Hardy-Weinberg Dengesi (HW-Dengesi) konusundan bahsedeğiz. Bu öylesine önemli bir konudur ki; önemini vurgulamanın en kolay yolu şudur: Hardy-Weinberg Dengesi'nin varlığı bile tek başına evrimin bir doğa yasası olduğunun en net göstergesidir. Aslında bu cümleyi şöyle kurmalıydık: Hardy-Weinberg Dengesi'nin var olmaması, tek başına bile evrimin bir doğa yasası olduğunun en net göstergesidir. Bunun ilk etapta kafa karıştırıcı olduğunun farkındayız. "Nasıl yani? Söz konusu denge var mı, yok mu? Hangisi?" diye soruyor olabilirsiniz. Neden böyle bir ikilem yarattığımızı ve bu dengenin hem varlığının, hem de yokluğunun evrimin varlığına ispat olduğunu yazımızın sonunda anlayacaksınız. Öncelikle biraz ön bilgi verelim:

90
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İnceleyen 18 Kasım 2021
Filmin eski olması ve cekimin coğunun bir oda gecmesi filme ön yargı yaratabilir ama emin olun film kafanızda felsefi sorular sordurtacak kadar dolu dolu ve güzel
9.8/10
(165 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 12 Angry Men
Yönetmen: Sidney Lumet
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.5K UP
3 gün önce
Eski kitapların o büyüleyici kokusu aslında kağıdın yavaş yavaş ölümünden ibaret. Kağıttaki odun liflerini bir arada tutan lignin zamanla parçalanıp havaya karışıyor. Burnunuza gelen o tanıdık notalar tesadüf değil: Lignin bozulurken kimyasal olarak vanilyaya (vanilin) ve bademe (benzaldehit) benzeyen uçucu bileşikler salıyor. Yani teknik olarak çürüyen bir şeye aşığız.

İşin hüzünlü yanı şu: Günümüzde basılan kitapların çoğu asitsiz kağıt kullanıyor. Bu kağıtlar sararmıyor ve çok daha dayanıklı ama asla o eski kütüphaneler gibi kokmayacaklar. O koku, kelimenin tam anlamıyla geçmişte kalıyor.
44 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Hüseyin Samet Sarı
Üye
Evrim Ağacı, karanlık okyanuslarda yön sunan yıldızlar gibi bilgi çöplüğünden çıkışın pusulası işlevini görüyor.
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Yazar 22 Ocak 2017 10 dk.

Bu yazımızda, sizleri ve çocuklarımızı, her evde bulunabilen ve birkaç basit malzemeyle yapılabilen birbirinden harika 7 adet deneyle tanıştırmak istiyoruz. Deneyleri yaparken sizin ve çocuklarınızın beraber kaliteli vakit geçireceğinizi ve ayrıca onların bazı temel bilimsel gerçekleri keyifle öğreneceklerini garanti ediyoruz. Gelin bu mutluluk ve eğlence zincirimize yeni halkalar ekleyelim ve bu gönderimizi mümkün olduğunca başkalarıyla paylaşalım ki evlerimiz ve okullarımız bilimle şenlensin!

Bu içeriği, okurlarımız tarafından çocuklar ve aileler için hazırlanmış özel bir PDF dosyası olarak indirmek, dağıtmak ve paylaşmak için buraya tıklayın.

60
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Serkan Sezer
Serkan Sezer
3,350 UP
Tıp hekimi 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Tıbbi literatür ve klinik nöroloji çerçevesinde bir hastanın komada kalabileceği maksimum süreyi belirleyen sabit bir biyolojik sınır bulunmamaktadır. Sağkalım süresi, organizmanın homeostatik dengesini koruma yeteneği ile bu dengeyi yapay olarak destekleyen tıbbi müdahalelerin sinerjisine bağlıdır. Glasgow Koma Skalası (GKS), bu süreçte hastanın nörolojik derinliğini ölçmek adına hayati bir araçtır.[1] Göz açma, sözel tepki ve motor yanıt başlıklarında 3 ile 15 arasında bir skorlama sağlayan bu skala, özellikle travmatik beyin hasarı sonrası ilk 24 ila 72 saatteki prognozu belirlemede altın standarttır. Ancak GKS puanının 3 olması, yani en derin koma seviyesinde bulunulması, hastanın biyolojik olarak ömrünün sonuna geldiği anlamına gelmez; bu puan sadece kortikal ve beyin sapı fonksiyonlarının o andaki akut yetersizliğini ifade eder.

Bir hastanın on yıllarca bu durumda kalabilmesinin temelinde, beyin sapının otonom fonksiyonlarını — solunum, kalp atış hızı ve vücut ısısı regülasyonu gibi — idame ettirebilmesi yatar. Eğer primer hasar beyin sapını tamamen harap etmemişse, hasta mekanik ventilatör desteğiyle veya bazen bu destek olmaksızın biyolojik varlığını sürdürebilir. Modern tıp pratiğinde Elaine Esposito örneğinde görülen 37 yıllık rekor süre [2] veya Munira Abdulla vakasındaki 27 yıl sonra gerçekleşen parsiyel uyanış [3], sağkalımın ucu açık bir süreç olduğunu kanıtlamaktadır. Bu uzun süreli vakalarda ölüm genellikle beyin hasarının kendisinden değil, immobilizasyonun getirdiği sekonder komplikasyonlardan kaynaklanır. Özellikle hastane enfeksiyonları, dirençli pnömoniler, pulmoner emboli ve dekübit ülserlerine bağlı gelişen sepsis, biyolojik süreci sonlandıran temel patofizyolojik etkenlerdir.

Bilimsel açıdan "maksimum süre" kavramının tıbbi bir karşılığının olmamasının bir diğer nedeni de beslenme ve hidrasyon teknolojilerindeki ilerlemedir. Perkütan Endoskopik Gastrostomi (PEG) gibi yöntemlerle hastanın kalori ve elektrolit ihtiyacı milimetrik hassasiyetle karşılanabilmekte, bu da organ sistemlerinin iflasını çok uzun süre erteleyebilmektedir[4]. Beyin ölümü gerçekleşmediği sürece, bir insanın komada kalma süresi tamamen kendisine sunulan palyatif bakımın mükemmelliği ve vücudun enfeksiyonlara karşı gösterdiği direnç ile sınırlıdır. Klinik tablo "Kalıcı Vejetatif Durum" (PVS) olarak adlandırılan evreye geçtiğinde dahi, bu durum tıbbi bir ölüm değil, bilincin eşlik etmediği bir yaşam döngüsüdür ve bu döngü uygun destekle yarım asra kadar uzayabilir.[4]

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. S. Sezer. 🧠 Glasgow Koma Skalası (Gks) Hesaplama Robotu - 3 Saniyede Sonuç - Kritik Bakım. (28 Aralık 2025). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Kritik Bakım | Arşiv Bağlantısı
  2. Lewiston Evening Journal. Elaine Esposito Dies After 37 Years Coma. (27 Kasım 1978). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Google News | Arşiv Bağlantısı
  3. BBC. 27 Yıl Komada Kalan Kadın Uyandı. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: BBC News Türkçe | Arşiv Bağlantısı
  4. O. Jean-Christophe. Causes And Characteristics Of Death In Intensive Care Units. (3 Mayıs 2017). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Anestheology ASA Publications doi: 10.1097/ALN.0000000000001612. | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close