Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Ardil Yıldırım
İnceleyen10 1 gün önce
Tolstoy'un en önemli üç eserinden biri olan "Diriliş"te; insanın hayvani yönü ve bu hayvani yönün değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Kitabın ilk bölümünde insanın tamamen sezgisel ve Tolstoy'un deyişiyle "hayvani yönünü" anlatır. Bu hikâyede aslında ana karakterlerden olan "Nehlüdov" ve "Maslova" ön plandadır. Maslova, Nehlüdov'un bir aynası niteliğindedir.
Hikâyenin ikinci bölümünde Nehlüdov; kendinin bulunduğu iğrenç ve pis kokan dünyada bir piyon olduğunu ve var olan duyguların yapaylığını fark edip kendi dönüşümünü başlatmıştır. Bu dönüşümde toprak mülkiyeti gibi temel felsefelere de atıfta bulunulur. Nehlüdov toprakları tamamen bedava vermek ister; ancak köylülerin bunu onur meselesi yapacağını veya sistemin buna izin vermeyeceğini anlayınca, geliri yine köylülerin ortak ihtiyaçları için kullanılacak olan sembolik, çok düşük bir kira (Henry George’un "tek vergi" sistemine atıfla) belirler. Çünkü ona göre toprak herkesindir ve hiç kimseye ait olamaz.
Bu farkındalık içerisinde; özellikle cezaevlerinde tutuklu bulunan ve çoğu suçsuz olan insanları ve Nehlüdov'un geçmiş hatalarından kaynaklı cezaevine düşen Maslova'yı kurtarmaya çalışmak için çabalar. Bu süreçte kendi eski ve pis kokan dünyasından yardım alma zorunluluğu duyar. En sonunda Tolstoy bizlere; "hayvani yönü baskın olan bir insanın" gerçeklik perdesini aralaması sonucu aydınlığa ulaşmasındaki aşama ve zorluğu dile getirir.
( Yazım tamamen bana aittir. Lakin sadece noktalama işaretleri bir yardımcı tarafından düzenlenmiştir)
Kitap
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CXI (111) - Fransızca Aslından Çeviren: Alev Özgüner
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Hilmi Uysal
Hilmi Uysal
4,382 UP
Yazar 8 Mayıs 2019 46 dk.

İnsanın iş faaliyeti “insan emeği” olur. İnsan emeği aslında zihinsel ve bedensel ikili bir faaliyettir, bir praksistir. Zihinsel bileşenini belirleyen ensefalizasyon katsayısıdır (EQ). Bedensel kısmını belirleyen ise BMR ile ölçebileceğimiz ve yaklaşık 3.5 milyon yıllık bir süreçte oluşan iki ayaklılığı, ellerini kullanışı ile tipik olan insan vücududur. Topluluk olarak yaşayan Homo Sapiens’in yaşamını sürdürebilmesi için gerekli besin bulma aktivitesi, beyinleşme oranının yükselmesi ile enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığını genişleterek, topluluğun yaşamını dolayısıyla da bireyin yaşamını güvence altına almaktadır. İnsan emeği bir praksis olarak, zekâsıyla enerji tüketerek kullanım değerleri/metalar üretir. Üretim sürecinde objeye eklenen bir “değer”dir. Zihinsel bileşeni ile insanın iş faaliyeti, “insan emeği” değer yaratan bir öze sahiptir. Üretim sürecindeki birey hem kendisini yenilemek için gerekli değeri hem de iş faaliyetinin sonucunda bu değerden fazlasını ürettiği objeye ekler. Dunbar sayısı ve enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığı arasında kurulabilecek bağıntı bize insan emeğinin çok önemli bir yönünü kavramımızı sağlamaktadır. Bu insan emeğinin en önemli özelliği olan “artı-değer” kavramıdır. Çağdaş insanda ortalama bir bireyin iş faaliyetinde üretebileceği enerji topluluktaki 2-3 kişinin enerji gereksinimini karşılayabilecek hale gelebilmektedir. İnsan emeği sadece toplumsal olarak kendisinin yaşamını sürdürmek için gerekli olanı üretmemektedir. Enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığı nedeniyle belirli bir oranda fazlasını üretmektedir. Dolayısıyla bir bireyin iş faaliyeti değer olarak kendisine gerekli olandan fazlasını üretme yeteneğini içermektedir.

İnsan emeğinin verimliliğindeki artıştan, enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığının genişlemesinden sorumlu olan bedensel değişimi ve daha belirleyici olarak ta zihinsel öğenin geçirdiği değişimdir. Homo Sapiens ile en yüksek EQ oranına ulaşan insan, insan emeğinin verimliliğini halen arttırmaya devam etmektedir. Bu insanın inovasyon, (yaratıcılık) yeteneği ile bağıntılıdır. İnsan emeğinin enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığının, insanın inovasyon yeteneği ile genişlemiş olması beklenir. İnsan emeğinin enerji üretim kapasitesi üzerinde sadece enselalizasyon katsayısı değil, inovasyon yeteneğinin de bir katkıda bulunması gerekir. Bu inovasyon katsayısı niteliksel olarak iş faaliyetinin değeri üzerinde de etkilidir.

78
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 24 Mart 2015 3 dk.

Bilim insanları soyu tükenmiş olan yünlü mamutun DNA'sını, canlı fil hücreleri içerisinde okutmayı başardı. Bu durum, uzun zamandır hayatta olmayan canlının geri getirilmesi için umut kaynağı oldu.

Yünlü mamutların yok olmasından 3000 sene sonra, bilim insanları laboratuvar ortamında mamut hücrelerini canlandırmayı başardı. Mamutları fillerden ayıran genleri (kıllılık, kulak boyutları, deri altı yağları gibi) çoğaltan bilim insanları, bu genleri başarıyla fil hücrelerine yeniden yerleştirmeyi başardılar.

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Şubat 2014 11 dk.

Görselde, birbirinden oldukça uzak 4 memeli hayvan türünün uzuvları görülmektedir: bir insan, bir kedi, bir balina ve bir yarasa. Bu canlılar, dışarıdan bakıldıklarında birbirinden tamamen farklı gözükseler de, içlerine baktığınız zaman aynı atadan geldiklerini haykıran yüz binlerce veri bulmak mümkündür. Bunların en net olanlarından biri de, kemiklerinde yapacağınız bir analizden gelecektir.

Bu apayrı 4 memelinin (ve diğer memelilerin de) bütün uzuv kemikleri birbiriyle eştir. Bilimde biz aynı atadan gelen ve farklı torun türlere dağılan bu yapı ve organlara homolog (eş) organlar adını veriyoruz. Bu kadar farklı yapılarda olmalarının tek sebebiyse, evrimsel süreç içerisinde aynı kemiklerin farklı ortamlara adapte olan uzuvlarla birlikte evrim geçirmiş olmalarıdır. Görselde, sırasıyla humerus, radius, ulna, karpallar, metakarpallar ve falanjlar görülmektedir. Tüm memeli türlerinde bu kemikler birbirinin aynı yapıdadır; sadece şekilsel farklılıklar bulunmaktadır. Dolayısıyla, birbirinden tamamen farklı görünen canlıların evrimsel süreçte ortak bir atadan geldiği anlaşılabilir. Bunu bir diğer şekilde sınama yöntemi, memeli olmayan canlılara bakmaktır.

270
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Ugur
4 gün önce
Merhabalar elektronik bir proje ustunde calisiyorum bana yardimci olabilecek elektornik muhendisi varmidir
43 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 30 Ekim 2021 14 dk.

Bilim, metodolojisi ve tarihi üzerine kafa yormuş herkesin varmak zorunda olduğu bir soru vardır: Bilimin sınırları nedir? Bilim, nerede biter, nerede başlar? "Bilim" olan ile olmayani, bilim ile "sahtebilimi" nasıl ayırt ederiz? Bilim felsefesinde buna, demarkasyon problemi veya sınır belirleme problemi adı verilir.

Eğer bilimin kesin bir reçetesi olduğunu düşünüyorsanız, net bir şekilde söyleyebiliriz ki hayır, bu şekilde evrensel bir reçete bulunmuyor. Dahası, tarihsel olarak bir şeyin bilim mi, sahtebilim mi, hatta felsefe dalı mı olduğu bolca tartışılmış olan, sıklıkla ateşli kavgalara ve hatta kimi zaman bilim dalları içerisinde ayrışmalara neden olan bir sorundur.

143
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hayal Edilmiş Venüs Volkanı

Patlayan bir volkan Venüs‘te nasıl görünürdü? Gezegende şu anda aktif olan volkanların varlığı bu yılın başlarında, sadece antik volkanları içerdiği düşünülen bölgelerin açıklanamayan sıcaklığı sayesinde kanıtlandı. Venüs’ün büyük ölçekli görüntüleri radar yardımıyla çekiliyor olmasına rağmen, sülfürik asitten oluşan kalın bulutları görünür bölgedeki ışık manzaralarının alınmasını engelliyor. Bununla birlikte, bir sanatçı patlayan bir Venüs volkanını yeniden resmetti. Volkanlar Venüs’ün yaşam döngüsünde önemli bir rol oynayabilir. Kimyasal yiyecekleri, aç mikropların yüzüyor olabileceği daha soğuk olan üst atmosfere iterler. Görselde, patlayan bir volkandan yukarı doğru gelen duman, sıcak ve geniş bir lav alanı, Dünya’nın aşırı ısınmış ikizinin çatlamış yüzeyi görülüyor. Havada yüzen mikrobiyal Venüslülerin var olma olasılığı kesinlikle heyecan verici fakat şu anda tartışmalı bir konu.

27 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görselleştirme Kaynağı: NASA, JPL-Caltech, Peter Rubin
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Discord
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen1 5 gün önce
Gordügünüz gibi bütün fanları toksik kötü bir yapım kötü bir komedi ve kabul bile edemiyorlar caillou bile bundan daha iyi bir yapım mojo jojo bile gintokiden daha iyi bir karakter
Dizi
5.9/10
(11 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 銀魂 (Gintama)
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Güldiyar Arslan
Konuyla ilgili araştırma yaptım. 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Bu konu, J. William Schopf ve ekibinin Batı Avustralya’daki kayaçlarda bulduğu mikrofosil bakterilerle ilgili bir araştırmaya dayanır.[1]

Peki bu ne anlama geliyor, evrimleşememiş mi?

Hayır, makale bu canlıların çok yavaş evrimleşmiş olabileceğini söylüyor. Buna bilimde "evolutionary stasis" (evrimsel durağanlık) denir.

Tüm Reklamları Kapat

Neden bazı bakteriler milyarlar yıl boyunca çok az değişir?

1-) Çevre koşulları çok stabil olabilir.

Makale, bu bakterilerin okyanus tabanında gömülü, izole ortamlarda yaşadığını söylüyor.

2-) Bakteriler zaten çok iyi uyum sağlamış olabilir.

Tüm Reklamları Kapat

İyi çalışan bir sistem değişmek zorunda değildir.

3-) Evrim her zaman görünür değişim değildir.

Makale özellikle morfolojik benzerlik olduğunu ama moleküler düzeyde değişiklik olup olmadığının kesin bilinemeyeceğini vurgular.

Kaynaklar

  1. J. William Schopf, et al. (2015). Sulfur-Cycling Fossil Bacteria From The 1.8-Ga Duck Creek Formation Provide Promising Evidence Of Evolution's Null Hypothesis. Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America (PNAS). doi: 10.1073/pnas.1419241112. | Arşiv Bağlantısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Haziran 2014 1 dk.

Sağlıklı bir insanın damarlarında akan kan kırmızı renktedir.

Alyuvarlarımızın, yani kırmızı kan hücrelerimizin "kırmızı" ismini almasının bir nedeni vardır: "hem" molekülleri. Bu molekülleri, yapıları gereği kırmızı renktedir. Dolayısıyla oksijen taşımayan bir kan molekülü kırmızı renkte gözükecektir.

44
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Objektif, etik ve bilimsel ilkelere uygun olarak yaptığınız paylaşımlarınızla, bilimi toplumla paylaştığınız için iyiki varsınız! Nice 10 yıllara!
Blog Yazısı
Emirhan Kurtak
Emirhan Kurtak
55.3K UP
Blog Yazarı

uzaya giren ilk yapay nesne bir alman V-2 füzesi oldu, Haziran 1944'te 176 km irtifa ile alt yörünge test uçuşu yapmıştır, V-2 teknolojisinin büyük oranda ABD uzay öncüsü Robert Goddard tarafından ilk tasarımına dayanıyordu, daha sonra soğuk savaş Süper güçlerin başlattığı uzay yarışı da alt yapı olarak kullandı, bu yarış uluslararası jeofizik 1957 de hem de Sovyetler Birliği uzaya uydu fırlatmayı amaçladığı da resimlik kazandı altta yatan açık mesaj şuydu: yörüngeye bir uzay aracı yerleştirebilecek yeterliliğe ulaşmak aynı zamanda bir füzeyle dünya üzerindeki bir hedefi vurabilecek yeterlilikte amaçlanmıştır. Ekim 1957 de Sputnik 1'i fırlatarak bu etabı Sovyetler Birliği kazandı. Ve bir süreliğine Amerikalıların çabalarını boşa çıkardı taki Apollo programına kadar. İlk Amerikan uzay aracı Explorer 1 1958 de gerçek bir bilimsel keşif yapmayı başardı. Ve daha öncesinden Sovyetler uzaya çıkan ilk insan ve kadını uzaya götürerek Amerika'ya fark attı. Taki niel Armstrong un tarihte Apollo 11 programı ile birlikte aya ayak basan ve Amerika uzay yarışını kazanana dek.

11
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Işık
Hakan Işık
31.2K UP
Felsefe ve Sanat Tarihi Öğrencisi 11 Eylül 2024 Sen de Cevap Ver

Yapay zekâ tarafından üretilen metinlerin sanatsal değeri üzerine yapılan tartışmalar, estetiğin temel sorularını yeniden gündeme getirmektedir. Immanuel Kant’ın Critique of Judgment eserinde bahsettiği gibi, güzellik ve estetik deneyim kişisel yargılara dayanır; ancak bu yargıların evrensel bir geçerliliği olabilir. Kant’a göre, bir şeyin sanatsal değeri, ona yüklenen anlam ve algılayıcının estetik zevkine bağlıdır. Bu bağlamda, yapay zekâ tarafından üretilen bir metnin de estetik bir değer taşıması mümkündür, çünkü güzellik, öznel olduğu kadar evrensel de olabilir.[1]

Hegel ise Aesthetics: Lectures on Fine Art adlı eserinde sanatın insan ruhunu ifade ettiğini vurgular. Hegel’e göre, sanat, düşüncelerin somut biçimlerde dışavurumu olup, insana dair derinlikleri ifade etme kapasitesine sahiptir. Yapay zekâ tarafından üretilen metinlerin de bu insan deneyimlerini yansıtması mümkün olabilir. Hegel’in estetik anlayışı, yapay zekâ üretimlerinin de sanatsal bir değere sahip olabileceğini savunur, zira bu metinler de insan yaratıcı sürecine dair yeni bir boyut kazandırabilir.[2]

Martin Heidegger’in Poetry, Language, Thought eserinde belirttiği gibi, sanat, varlığı açığa çıkaran bir etkinliktir. Heidegger’e göre, sanat eseri, insanın dünyayı algılayış biçimini değiştirir. Bu bakımdan, yapay zekâ tarafından üretilen bir metin de, yeni bir varlık anlayışı sunarak, sanatsal bir değer taşıyabilir[3]

Tüm Reklamları Kapat

Gadamer’in Truth and Method adlı eserinde sanatın yoruma dayalı olduğu görüşü de bu tartışmaya ışık tutar. Sanat eseri, algılayıcıyla sürekli bir diyalog içerisindedir. Yapay zekâ tarafından üretilen metinler de, algılayıcı ile yeni bir anlam alanı yaratabilir ve bu bağlamda sanat olarak değerlendirilebilir[4]

Kaynaklar

  1. Immanuel Kant. (1987). Critique Of Judgment. ISBN: 9780872200258. Yayınevi: Hackett Publishing. sf: 40-70.
  2. Georg Wilhelm Friedrich Hegel. (1988). Aesthetics: Lectures On Fine Art. ISBN: 9780198244981. Yayınevi: Clarendon Press. sf: 10-40.
  3. Martin Heidegger, et al. (1971). Poetry, Language, Thought. ISBN: 9780060638481. Yayınevi: Harper & Row. sf: 15-35.
  4. Hans Georg Gadamer. (2004). Truth And Method (Continuum Impacts). ISBN: 9780826476975. Yayınevi: Bloomsbury Academic. sf: 300-350.
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Mehmet Dağlı
Mehmet Dağlı
2,087 UP
Gözlemi Yapan 10 Mart 2023 Türkiye, Mersin (Mersin)
26
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close