Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

13
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sertaç Oral
3 saat önce
Yaptığım okumalar ve araştırmalar sonucunda, evrimin yalnızca gözlemsel korelasyonlara dayanan bir iddia olmadığını; güçlü, çok katmanlı nedenlerle desteklenen bir açıklama çerçevesi sunduğunu gördüm. Şüpheci tutumum tamamen ortadan kalkmasa da, evrimin alternatif açıklamalara kıyasla çok daha güçlü ve tutarlı olduğu kanaatine vardım.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Yazar 23 Ocak 2021 9 dk.

Evrilebilirlik (ya da evrimleşebilirlik), en basit tanımıyla doğal seçilimin etkili olduğu bir evrim sistemi içerisinde, bir canlının kalıtsal fenotipik varyasyonlar geliştirme kapasitesidir. Daha detaylı açıklamak gerekirse evrilebilirlik; tür içerisindeki bir popülasyonun genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğinden öte, doğal seçilimin etkili olduğu bir evrim sistemi içinde uyumsal yani adaptasyon sağlayan genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğidir. Burada uyumsal veya adaptasyon sağlayan genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğinden kasıt, popülasyonun yararına olacak çeşitliliğin kazanılmasıdır

Aynı zamanda evrilebilirlik; evrimsel sürece hücre biyolojisi, gelişim biyolojisi ve moleküler biyoloji gözünden modern bir bakış olarak da düşünülebilir. Darwin’in evrim teorisinin de yansıttığı gibi evrim; oldukça başarılı işleyen, bir o kadar da yaratıcı ve doğal ilkelerin ürünü olan bir süreçtir. Evrim kuramının tam olarak anlaşılması ve eksikliklerinin giderilebilmesi için evrilebilirlik kelimesinin de doğru bir şekilde anlaşılması gerekir. Bunun için öncelikli olarak Darwin’in evrim teorisi fikrine biraz daha yakından göz atalım.

103
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deha Kaykı
Deha Kaykı
199.4K UP
Aktaran 28 Mayıs 3 dk.

ArXiv'de ön baskı olarak yayımlanan yeni bir çalışma, karanlık maddenin evrenin ilk yıldızlarında yalnızca kütle çekimsel değil, kimyasal evrimsel süreçlerde de etkili olabileceğini öne sürüyor. Lina Yıldız ve Deha Kaykı tarafından, GTIIT’te (Guangdong Technion – İsrail Teknoloji Enstitüsü) görev yapan fizikçi Prof. Dr. Marcelo F. Ciappina danışmanlığında yürütülen bu çalışma; yıldız içi termodinamik yapılar ve nükleer tepkimelerin karanlık madde kaynaklı enerji enjeksiyonu ve istatistiksel dağılım değişimleri ile nasıl dönüştürülebileceğini kapsamlı bir model üzerinden ele alıyor. Bu yaklaşım, karbon ve nitrojen gibi biyojenik elementlerin üretiminde artışa, oksijen sentezinde ise azalmaya yol açan bir nükleosentez senaryosunu simüle ederek özellikle karbon açısından zengin ve metal bakımından yoksul (CEMP) yıldızların gözlemsel spektrumlarıyla yüksek uyum gösteriyor.

Araştırma, klasik yıldız evrimi modellerinin açıklamakta yetersiz kaldığı CEMP-no yıldızlarının anomalik C/O oranlarını karanlık madde etkisi ile açıklamayı hedef almaktadır. Bu bağlamda, karanlık maddenin yalnızca kütleçekimsel etkilerle değil, aynı zamanda termodinamik yapılar üzerindeki etkileriyle de erken yıldızlarda nükleer tepkime dengelerini değiştirebileceği varsayımı öne çıkarılmıştır. Özellikle zayıf etkileşimli kütleli parçacıkların yıldız çekirdeklerinde termalleşerek çift yok oluş süreçleri aracılığıyla ısı enjekte edebileceği fikri, çalışmanın hesaplamalı temelini oluşturmaktadır.

35
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 9 Ağustos 2022 7 dk.

Saniyede 707 kez dönen, çökmüş, yoğun bir nötron yıldızı! Bu akıl almaz hız onu Samanyolu galaksisinin en hızlı dönen nötron yıldızlarından biri yapıyor. Bu yıldız, yakınında bulunan bir diğer yıldızın neredeyse tüm kütlesini parçalayıp tükettiği için, "şimdiye kadar tespit edilen en ağır nötron yıldızı" unvanını aldı.

Güneşin kütlesinin 2.35 katı olan bu nötron yıldızının ağırlığını ölçmek, gökbilimcilerin "nötron yıldızı" denen bu yoğun nesnelerin içindeki olağandışı kuantum durumunu kavramalarını sağlıyor. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de Seçkin Astronomi Profesörü olan Alex Filippenko şunları söylüyor:

43
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 17 Ocak 2014 22 dk.

1769-1832 yılları arasında yaşamış olan ve Berkeley Üniversitesi'nden Dr. Ben Waggoner tarafından tarihin şüphesiz en parlak zekalarından biri olarak nitelenen ve Darwin'in Evrim Teorisi'ni geliştirebilmesini sağlayacak temellerden birini keşfeden Jean Léopold Nicolas Frédéric Cuvier veya kısaca Georges Cuvier, tarihin gidişatını değiştirecek olan, ölümünden 1 sene önce (1831'de) basılan "Yerkürenin Yüzeyindeki Devrimler Üzerine Söylev: Hayvanlar Alemi'ndeki Değişimler" ("Discourse on the Revolutions of the Surface of the Globe and the Changes Thereby Produced In The Animal Kingdom") başlıklı kitabında şöyle diyordu:

Cuvier, neredeyse başka hiç kimseden yardım almaksızın, tek başına, bir bilim dalı olan omurgalı paleontolojisini kurmuş ve organizma biyolojisindeki en güçlü araçlarımızdan biri olan karşılaştırmalı yöntemleri geliştirmiştir. Hatta bazı bilim tarihçileri; omurgalı paleontolojisi, karşılaştırmalı anatomi ve jeolojik tarihlendirme bilimlerinin temellerini atmasından ötürü onu "üç bilim dalının kurucusu" olarak da anmaktadır.

100
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sinem Rms
3 gün önce
Kendimi derinlemesine  analiz etme ve akabinde gelen netliklerle kendimi geliştirme sürecinde çevremdekilerin bana pek de yardımcı olmadıklarını hatta bu durumu zorlaştırdıklarını gözlemliyorum. Asosyal olmamak adına uyumlanmaya çalışsam da artık buna da tahammülüm kalmadığını görüyorum. Yalnızlık pahasına uzaklaşmalı mıyım yoksa belli/minimum sınırlar çerçevesinde mi devam etmeliyim kararsızım. Var mı aynı durumu yaşayanlar? 
60 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
İnceleme
Esra Yıldız
İnceleyen 2 gün önce
Ilk film fazlasıyla klasik kıyamet filmi havasindaydi ancak ikinci film fragman bizi yaniltmayacaksa dehşet olaylar olacak........
Puan Ver
Orjinal Adı : Greenland 2: Migration
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ozan Zaloğlu
Ozan Zaloğlu
313.8K UP
Çeviren 17 Aralık 2014 2 dk.

Avustralya'daki Queensland Üniversitesi'nden bilim insanları mantis karidesinin inanılmaz kullanışlı bir yeteneğe sahip olduğunu keşfettiler: Deniz canlıları vücudumuzun içindeki kanser çeşitlerini görebiliyorlar. Şimdi, bu yeteneği sonunda bir akıllı telefona konulabilecek bir kameraya uyarladılar.

Mantis karidesi kanseri ve sinirlerimizin hareketini görebiliyor, çünkü ağıl gözler olarak bilinen eşsiz gözlere sahipler. Bu göz tipi kutuplaşmış ışığı tespit etmeye harikulade şekilde uyumlu. Bu ışık türü kanserli veya sağlıklı doku dahil olmak üzere farklı doku türlerini farklı şekilde yansıtıyor. Queensland Üniversitesi'ndeki Queensland Beyin Enstitüsü'nden Justin Marshall bir basın toplantısında şöyle söyledi: 

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Lil Trilece
Lil Trilece
3,919 UP
İnceleyen10 17 Ekim 2022
Bu kitap gelecekte insanların başına neler gelebilceğini neler olabileceği hakkında bahsediyor çok beğenmiştim bu kitabı bitirince eğer Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens kitabını da okumadıysanız onuda okumanızı öneririm.
9.8/10
(62 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Homo Deus: A Brief History of Tomorrow
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
15
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Mehmetcan Yaman
Mehmetcan Yaman
256.3K UP
İnceleyen 14 Temmuz 2024
Gerçekten başarılı bir bilim kurgu eseriydi fakat son birkaç sezondur sanki eğlenceli gelmemeye başladı. Şuanlık puanım 7,5/10 ama dizinin gidişatına göre puanım değişebilir.
9.7/10
(290 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Rick and Morty
Yönetmen: Wesley Archer
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Temmuz 2022 33 dk.

"Higgs Parçacığı" veya yanıltıcı bir şekilde "Tanrı Parçacığı" olarak da bilinen Higgs Bozonu, parçacık fiziğinin temelinde yer alan Standart Model kapsamındaki temel parçacıklardan biridir. Temel parçacıkların, Alan Teorisi çerçevesinde tanımlanan Higgs Alanı'yla kuantum düzeyde etkileşmesi sonucunda üretilir. Standart Model'de Higgs Parçacığı, sıfır spin değerine ve çift (pozitif) pariteye sahip olan, elektrik yükü veya renk yükü bulunmayan, kütleyi taşıyan skaler bir bozon olarak tanımlanır.

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında bilim insanları, Evren'in Büyük Patlama'yla ortaya çıktığına neredeyse kesin gözüyle bakıyorlardı. Büyük Patlama, modern kozmolojik teoriler ışığında, maddenin aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan genişlemesi sonucu Evren'imizin oluşmasını mümkün kılan âna verilen isimdir. Diğer bir deyişle Büyük Patlama, "etraf" diye adlandıracağımız uzay-zaman düzlemini ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda "patlama" benzetimi tamamen hatalıdır; çünkü Evren'in başlangıcında, günümüzden aşina olduğumuz türden bir patlama sonucu ortaya çıkan ve şarapnel parçaları gibi etrafa saçılan bir şey yoktur. Şeyler ve onların bulunduğu uzay-zaman dokusu, bu süper-hızlı genişleme ile oluşmaya başlamıştır.

343
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Nur Sena
Alıntıyı Ekleyen 26 Şubat 2023
Sonunda kendim olabilmek için değişiyorum.
Kaynak: Yaşanmayan Zaman
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Castro, ABD'ye Hayır demişti fakat Küba'da gerçekten yeni bir toplumsal biçim icat edilmedi. İnsan çelişkili hikâyelerden bıkar: Küba'nın düşmanlarının işaret ettiği ekonomik başarısızlık ve insan hakları ihlalleri ile devrimin dostlarının dem vurduğu eğitim ve sağlıktaki başarılar. İnsan küçük bir ülkenin en büyük süper güce karşı direnişinin (evet, diğer süper gücün yardımıyla) muazzam hikâyesini dahi duymaktan bıkar. Bütün bu hikâyeler, Küba devriminin nihai komünist gelecekle bağlantılı bir toplumsal model üretemediği üzücü gerçeğini değiştirmez. Yenilerde Kübalı bir turist rehberi, bir Avrupalı turist grubuna acı bir yorumda bulunmuştur: Neden burada olduğunuzu biliyorum. Kaderimize terk edildiğimizi, ilginç bir eksantriklik olduğumuzu biliyorsunuz ve ebediyen kaybolmadan önce bu Küba'yı görme fırsatını kaçırmak istemediniz . Bize çoktan öldüğümüzü söyleyen bir bakışın nesnesi olmak, yirminci yüzyıl komünizminin hayal edilebilecek en trajik yorumu değil midir?
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.8K UP
Çeviren 18 Ağustos 2021
Dünya’nın atmosferini saniyede 60 kilometre hızla kat eden bu perseid meteoru, yıldızlı bir Samanyolu boyunca ilerliyor. 12 Ağustos’ta, karanlık Portekiz semalarında yakalanan bu fotoğrafta, meteor sağdan sola doğru hareket ediyor. Geride bıraktığı renkli izler, Deneb’in (alfa Cygni) yakınından başlamakta ve kuzey yaz üçgeninin yıldızlarından olan Altair’in (alfa Aquilae) yakınında bitmektedir. Bu perseid meteoru aslında Gece gökyüzünde görülen en parlak iki yıldızı çok kısa bir süreliğine gölgede bırakıyor. Geride bıraktığı izin ilk andaki yeşilimsi parıltısı, parlak perseid meteor yağmurlarının tipik bir örneğidir. Periyodik olarak geri gelen Swift-Tuttle kuyruklu yıldızından gelen kozmik kum taneleri ve toz, atomik oksijenin karakteristik yeşil emisyonunu mümkün kılacak kadar hızlı hareket ediyor. Meteorlar, geride bıraktıkları bu izin ardından, bir akkor parıltısıyla buharlaşmaktalar.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Genel Biyoloji konusunda geliştirebilirsin.

Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Güldiyar Arslan
Konuyla ilgili araştırma yaptım. 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Bu konu, J. William Schopf ve ekibinin Batı Avustralya’daki kayaçlarda bulduğu mikrofosil bakterilerle ilgili bir araştırmaya dayanır.[1]

Peki bu ne anlama geliyor, evrimleşememiş mi?

Hayır, makale bu canlıların çok yavaş evrimleşmiş olabileceğini söylüyor. Buna bilimde "evolutionary stasis" (evrimsel durağanlık) denir.

Tüm Reklamları Kapat

Neden bazı bakteriler milyarlar yıl boyunca çok az değişir?

1-) Çevre koşulları çok stabil olabilir.

Makale, bu bakterilerin okyanus tabanında gömülü, izole ortamlarda yaşadığını söylüyor.

2-) Bakteriler zaten çok iyi uyum sağlamış olabilir.

Tüm Reklamları Kapat

İyi çalışan bir sistem değişmek zorunda değildir.

3-) Evrim her zaman görünür değişim değildir.

Makale özellikle morfolojik benzerlik olduğunu ama moleküler düzeyde değişiklik olup olmadığının kesin bilinemeyeceğini vurgular.

Kaynaklar

  1. J. William Schopf, et al. (2015). Sulfur-Cycling Fossil Bacteria From The 1.8-Ga Duck Creek Formation Provide Promising Evidence Of Evolution's Null Hypothesis. Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America (PNAS). doi: 10.1073/pnas.1419241112. | Arşiv Bağlantısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Türker Yılmaz
Seslendiren 24 Mart 2020 10:13
Küresel koronavirüs salgını yüzünden haftalar ve hatta bazen aylar sürecek tatil kararı alan okulların sayısı arttıkça ebeveynler, eğitimciler ve politika...
22
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close