Tüm Reklamları Kapat

İnsan Vücudunun Sıcaklık Toleransı, Sandığımızdan Daha Düşük Olabilir!

1dk
İnsan Vücudunun Sıcaklık Toleransı, Sandığımızdan Daha Düşük Olabilir!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • İnsan vücudu, terleme yoluyla soğuyamadığında %100 nem ve 35°C sıcaklıkta hayatta kalamaz ve bu durum sıcak çarpması ve ölüme yol açabilir.
  • Yeni araştırmalar, insan dayanıklılık sınırının önceki tahminlerden daha düşük olduğunu ve kritik ıslak termometre sıcaklığının 30,6°C civarında olduğunu göstermektedir.
  • İklim değişikliği nedeniyle tehlikeli ıslak termometre sıcaklıklarının artması beklenirken, yaşlılar, çocuklar ve dışarıda çalışanlar en yüksek risk grubundadır.

Bilim insanları, insan vücudunun dayanabileceği maksimum ısı ve nem kombinasyonunu belirledi. Sağlıklı bir genç birey, %100 nem oranında 35 derece Celsius (95 Fahrenheit) sıcaklıkta altı saat geçirdikten sonra hayatını kaybedebilir! Ancak, yeni araştırmalar bu eşik değerinin önemli ölçüde daha düşük olabileceğini göstermektedir.

Bu noktada, vücudun ana soğutma mekanizması olan terleme, cilt üzerinden buharlaşama mekanizmasını çalıştıramaz ve bu durum sonunda sıcak çarpması, organ yetmezliği ve ölüme yol açabilir. "Islak termometre sıcaklığı" olarak bilinen bu kritik sınır, NASA'nın Jet Propulsion Laboratuvarı'ndan Colin Raymond'a göre, şimdiye kadar çoğunlukla Güney Asya ve Basra Körfezi'nde olmak üzere ondan fazla kez aşılmıştır. Bu olayların hiçbiri iki saatten fazla sürmemiştir, bu nedenle hayatta kalma sınırına bağlı kitlesel ölüm vakaları yaşanmamıştır.[1]

Ancak, aşırı sıcaklıkların insanları öldürmesi için bu seviyelere ulaşması gerekmez ve bireylerin eşiği yaş, sağlık ve diğer sosyal ve ekonomik faktörlere bağlı olarak değişir. Örneğin, geçen yaz Avrupa'da 61.000'den fazla insanın sıcaklık nedeniyle hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir; oysa bu bölgede nadiren tehlikeli ıslak termometre sıcaklıkları oluşur. Ancak, küresel sıcaklıklar arttıkça bilim insanları tehlikeli ıslak termometre olaylarının da daha yaygın hale geleceği konusunda uyarılarda bulunmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Raymond'un araştırması, ıslak termometre sıcaklıklarının, Dünya sanayi öncesi seviyelere göre 2,5°C ısınırsa, önümüzdeki on yıllarda dünyanın çeşitli bölgelerinde düzenli olarak 35°C'yi aşacağını öngörmektedir.

Islak termometre sıcaklığı başlangıçta, bir termometreye ıslak bir bez sarılarak ve açık havada bırakılarak ölçülürdü. Bu, suyun bezden ne kadar hızlı buharlaştığını ve dolayısıyla deriden terin buharlaşmasını insan hayatta kalma sınırı olarak teorize edilen 35°C ıslak termometre sıcaklığı, %100 nemde 35°C kuru ısıya veya %50 nemde 46°C'ye eşdeğerdir.

Bu sınırı test etmek için, Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, genç ve sağlıklı bireylerin vücut sıcaklıklarını bir ısı odasında ölçtüler. Katılımcıların, vücut sıcaklıklarının sürekli artmasını engelleyemedikleri "kritik çevresel sınırlarına" teorik olarak belirlenen 35°C'den daha düşük bir ıslak termometre sıcaklığında, 30,6°C'de ulaştıklarını buldular. Araştırma ekibi, bu tür koşulların "ciddi anlamda tehlikeli vücut sıcaklıklarına" ulaşmasının beş ila yedi saat süreceğini tahmin etti.

Hindistan'da araştırma yapan Joy Monteiro, bölgedeki ölümcül sıcak hava dalgalarının çoğunun 35°C ıslak termometre eşiğinin oldukça altında olduğunu belirtti. Bu tür dayanıklılık sınırlarının herkes için farklı olduğunu vurguladı.

Özellikle çocuklar, vücut sıcaklıklarını düzenlemede daha az yetenekli oldukları için daha büyük risk altındadır. Yaşlı insanlar da daha az ter bezi olduğu için en savunmasız gruptadır. Geçen yaz Avrupa'da sıcaklıkla ilgili ölümlerin %90'ı 65 yaş üstü bireyler arasında gerçekleşmiştir. Ayrıca, yüksek sıcaklıklarda dışarıda çalışmak zorunda olan insanlar da daha fazla risk altındadır. İnsanların ara sıra vücutlarını soğutma imkânının olup olmaması da önemli bir faktördür. Örneğin klimalı alanlara erişim, bu riskleri azaltabilir. Monteiro, tuvaletlere erişimi olmayan insanların genellikle daha az su içtiğini ve bunun da dehidrasyona yol açtığını belirtiyor. İklim değişikliğinin birçok etkisinde olduğu gibi, bu aşırı koşullarda da en korunmasız insanlar en çok etkilenenler olacaktır.

Sonuç olarak, insan vücudunun dayanabileceği maksimum ısı ve nem kombinasyonu, daha önce düşünülenden daha düşük olabilir ve bu durum, özellikle iklim değişikliğiyle birlikte gelecekte daha büyük bir tehdit oluşturabilir.

Rastgele Yazıya Git
43
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    6
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    3
  • Üzücü!
    Üzücü!
    2
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    1
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    1
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Science Alert | Arşiv Bağlantısı
  • ^AFP. Scientists Identify The Maximum Heat Limit The Human Body Can Take. (12 Ağustos 2023). Alındığı Tarih: 5 Şubat 2025. Alındığı Yer: ScienceAlert | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 30.10.2026 12:28:57 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/19739

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et