Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Hayalet Bulutsusu’nun Yansımaları

Yıldızlardan ve tozdan oluşmuş bu yıldızlar arası bölgeden, herhangi bir şekil size doğru atlıyor mu? Yıldızların ışığını yansıtan sönük bulutlarla dolu olan bu mücevher, gece boyunca Kral Takımyıldızı’nda sürükleniyor. Dünya gezegenindeki mahallenizden çok uzaklarda bu hayalet gibi duran görüntüler, yaklaşık 1.200 ışık yılı uzaklıkta bulunan Kral Alevi (Cepheus Flare) moleküler bulut kompleksinin kenarında Samanyolu’nun düzlemi boyunca pusuda bekliyor. İki ışık yılından fazla bir genişliğe sahip olan bulutsu, diğer ürpertici canavarlardan daha parlaktır. Paylaşılan görselin alt tarafına görülen Hayalet Bulutsusu, VdB 141 veya Sh2-136 olarak da bilinir. Yansı bulutsusu içerisinde, yıldız oluşum sürecinin ilk aşamalarında çökmekte olan yoğun çekirdekleri anlatan işaretler var.

26 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Bogdan Jarzyna
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 27 Ocak 2024 44 dk.

İnsanlar genellikle tembel hayvanları, popüler kültürün de etkisiyle, yavaş tempolu yaşamları ve ilgi çekici davranışları nedeniyle sevimli bulurlar ve bu durum genellikle bir gülümsemeyle karşılanır. Ancak bu sevimli görünümler, zaman içinde yanlış anlamalara ve olumsuz algılara neden olmuştur. Gerçekte ise, tembel hayvanlar için "tembellik" kavramı, onların hayatta kalma stratejisinin bir yansımasıdır.

Tembel hayvanlar, Güney ve Orta Amerika'nın alçak rakımlı tropikal bölgelerinde yaşayan, yavaş hareket eden ve ağaçlarda yaşamaya adapte olmuş memelilerdir. Bu benzersiz canlılar, iki tırnaklı ve üç tırnaklı olmak üzere iki ana cins altında sınıflandırılır: Choloepus (iki tırnaklı) ve Bradypus (üç tırnaklı) şeklinde. Yaşayan altı farklı türü olan tembel hayvanlar, dört tane üç tırnaklı tür (Bradypus pygmaeus, Bradypus torquatus, Bradypus tridactylus, Bradypus variegatus) ve iki tane iki tırnaklı tür (Choloepus didactylus, Choloepus hoffmanni) içermektedir. Ayrıca, bu canlılar karıncayiyenler ve armadillolar ile birlikte Xenarthra (tuhaf eklemliler) üsttakımını oluşturarak, benzersiz bir evrimsel gruba aittirler.

62
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emine Şevval Kaplan
6 gün önce
Çocukların özgürlüğü bahane edilerek, yetişkinlerin ve sorumlu insanların hayatı kısıtlanıyor.Sessiz kalmayın! Lütfen yaylım!

#OYUNUMADOKUNMA #OYUNBİZİMHAKKIMIZ #OYUNUMADOKUNMAYIN #OYUNUMAELLEME #OYUNUMUELİMDENALMA

https://oyunumadokunma.com/

82 görüntülenme
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 16 Ocak 2019 15 dk.

DNA, ya da uzun adıyla deoksiribonükleik asit, Dünya üzerinde var olan bütün canlılarda bulunan ve hepsinde kalıtsallığı sağlayan moleküldür. Yani canlılar, DNA isimli bu kimyasal maddeyi kullanarak, kendi biyolojik özelliklerinin bir kısmını veya tamamını yavrularına aktarırlar. Ancak biyolojik organizmalara genetik yapısını kazandıran bu molekül, tek bir yapıda bulunmaz. Genetik ile ilgilenen birisi gen, kromatit ve kromozom gibi birçok diğer terimle de karşılaşmış; hatta bunların sayılarıyla ilgili kafa karışıklığı yaşamıştır. Bu yazımızda, DNA ve genlerle ilişkili tüm kavramları açıklayacağız.

Her kimyasal maddenin kendine özgü bir fiziksel yapısı vardır. Deoksiribonükleik Asit (DNA) isimli kimyasal yapının fiziksel şekline ise "ikili sarmal" adını vermekteyiz; çünkü birbiri etrafına örülmüş gibi gözüken iki şerit ve bu şeriti birbirine bağlayan moleküler köprülerden oluşmaktadır. Bu yapıyı oluşturan alt birimler, nükleobazlardır (kimi zaman sadece baz da denebilir; ancak "baz" sözcüğünün kimyada anlamı oldukça geniş olduğu için bu kısa kullanım kafa karıştırıcı olabilir).

326
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2017 6 dk.

İnsan beyninin evriminin ne kadar önemli olduğu aşikardır. Gezegenimiz üzerinde bugüne kadar evrimleşmiş en yüksek zekaya sahip türüz. Bu evrimsel değişim asla kolay olmadı; ancak her evrimsel değişim gibi kademeli ve birikimli bir şekilde oldu. Bu durum, doğal olarak, birçoklarının aklına bir sorunun takılmasına neden olmaktadır: Neden sadece insan türünde beyin ve dolayısıyla zeka bu kadar evrimleşmiştir? Bu sorunun detaylı bir cevabını buradaki makalemizden okuyabilirsiniz.

Ancak çenemizi çalıştıran kasların körelmesiyle ilgili olarak, şunu belirtmekte fayda var: Her türün evrimi eşsizdir. Yani "kendine özgü"dür. Evrim tarihinde; benzer özelliklerin, benzer şartlar altında, kimi zaman benzer süreçlerden geçerek ortaya çıktığını görebilsek de (bkz: yakınsak evrim); çoğu zaman türlerin popülasyonları başından geçenler (çevre şartları, bu çevrenin değişimi, popülasyon içindeki genetik çeşitliliğin yapısı, bu çeşitliliğin çevreyle etkileşimi, vs.) eşsiz bir özgünlükte olduğu için, türlerin evrimi de kendilerine özgü olmaktadır. Bir diğer deyişle, "Neden diğer maymunlar da insanlar gibi zekileşmiyor?" sorusu, "maymun" (Simiiformes) olan her türün birebir aynı evrimsel patikayı takip etmesi gerektiğini varsaymaktadır. Evrimde böyle bir zorunluluk yoktur!

119
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Ekim 2020 31 dk.

Daha önceden detaylıca izah ettiğimiz gibi (aşağıdaki videodan da izleyebilirsiniz), insanlar, kuyruksuz maymunlar olarak bilinen bir taksonomik gruba üye bir hayvan türüdür. Kuyruksuz maymunlar, tıpkı "memeli hayvanlar" veya "omurgalı hayvanlar" gibi, çok sayıda türü barındıran bir taksonomik gruptur. Kuyruksuz maymunlar, kuyrukları olan maymunlarla (genel hatlarıyla, Yeni Dünya Maymunları ve Eski Dünya Maymunları olarak iki diğer grup ile) bir araya gelerek "Maymunlar" (Simiiformes infratakımını) oluşturur. Maymunlar da, ön maymunlar ile bir araya gelerek Primatlar takımını oluşturur.

Yani maymun, primat, kuyruksuz maymun, hayvan gibi sözcükler, aşağılama sözcükleri değildir; bilimsel terimlerin halk arasındaki karşılıklarından ibarettir. Bu sözcükler, türleri kategorize etmemize yardımcı olan çatı terimlerdir. Aynı zamanda, kimi zaman o gruptaki canlılara dair önemli bilgiler verebilirler. Örneğin "omurgalılar" (Vertebrata) altşubesinden olan bir hayvandan söz ediyorsanız, o canlının sırt ekseni boyunca uzanan bir omurgası olduğundan emin olabilirsiniz. "Memeliler" sınıfından olan bir hayvandan söz ediyorsanız, memeleri ve süt bezleri olduğundan ve yavrusunu süt ile beslediğinden emin olabilirsiniz. İşte "kuyruksuz maymunlardan" söz ederken, yani kuyruksuz maymunlar süperailesine mensup bir türden söz ederken de emin olduğumuz şey, diğer maymunların aksine, bu maymunların kuyruğunu yitirmiş canlılar olmasıdır.

182
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Esra Yıldız
İnceleyen 3 gün önce
Ilk film fazlasıyla klasik kıyamet filmi havasindaydi ancak ikinci film fragman bizi yaniltmayacaksa dehşet olaylar olacak........
Puan Ver
Orjinal Adı : Greenland 2: Migration
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlknur Zeybekoğlu
Yazar 10 Eylül 2021 5 dk.

Ağaçlar, uzaktan bakınca yaşamlarını tek başlarına devam ettiren canlılar gibi görünse de, toprak bunun tersini söylüyor. Ağaçlar, "mikorizal ağ" denen, toprağa gömülü bir mantar ağı aracılığıyla birbirleriyle "konuşabiliyorlar", kaynak paylaşabiliyorlar ve hatta savaşabiliyorlar (bu tür anlatımlarla ilgili bir uyarımızı buradan okuyabilirsiniz). Fakat biz bu yazımızda, bitkilerin kokuyla toprak üstünde nasıl iletişim kurduklarından ve bu benzetimlerin toprak üstü iletişim için de geçerli olup olmadığından bahsedeceğiz.

İlk olarak 1983 yılında David Rhoades ve Gordon Orians, yakındaki yaprak yiyen böceklerin saldırıları konusunda ağaçların birbirlerini uyardığını iddia etti: Rhoades ve Orians, tırtılların daha önce çadır tırtılları tarafından zarar gören söğüt ve kızılağaçlarının yapraklarını pek istila etmediklerini fark ettiler. İstila edilmiş ağaçlara komşu olan sağlıklı ağaçlar tırtıllara karşı dirençliydi.[1]

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Itamar Shatz
Itamar Shatz
500.1K UP
Yazar 11 Kasım 2022 25 dk.

Küçük sayılar yasası (İng: "law of small numbers" veya kısaca "LOSN" veya "LSN"), küçük örneklemlerin, sanki büyük örneklemler gibi alındıkları popülasyonları yüksek oranda temsil edeceği yönündeki bilişsel safsatadır. Örneğin, küçük sayılar yasası çerçevesinde bir kişi, bir başka kişinin davranış biçiminin o kişinin ülkesindeki herkesin davranış biçimini temsil ettiğini varsayabilir.

Küçük sayılar yasası, insanların çeşitli alanlardaki düşüncelerini güçlü bir şekilde etkileyebilir ve anlaşılması oldukça önemlidir. Makalemizde küçük sayılar yasası hakkında daha fazla bilgi edinecek ve pratikte bundan nasıl kaçınabileceğinizi öğreneceksiniz.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 31 Ocak 2019
Evrimi tartışmaya gerek yoktur: Bir şempanzenin gözlerinin içine baktığınızda; düşünen, mantığı olan bir kişiliğin size baktığını görürsünüz.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
35
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Genelde başlamak için;
Saatler boyunca başka saatleri bekleriz.
Kaynak: YouTube
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.5K UP
3 gün önce
Sabahları o meşhur "dayak yemiş gibi uyanma" hissi var ya... Suçu hemen yatağa veya strese atıyoruz ama bazen fail sadece fizik: CO2 birikmesi.

Küçük bir yatak odasında kapı-pencere kapalı uyursanız, sabaha karşı içerideki karbondioksit seviyesi, odaklanmayı ve karar verme yetisini körelten 2000 ppm sınırını rahatça aşabiliyor. Yani aslında oksijensiz kalmıyorsunuz, teknik olarak kendi nefesinizde boğuluyorsunuz. Modern evlerin ısı yalıtımı harika ama bedeli bu "akvaryum etkisi".

Elbette her sabah yorgunluğu buna bağlanamaz, apnesi olan var, stressizi var. Ama gece kapıyı hafif aralık bırakmak, çoğu zaman o pahalı "zihin açıcı" takviyelerden daha net sonuç veriyor. Basit fizik, bedava çözüm.
49 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
104.3K UP
Üye 3 gün önce
233 görüntülenme
Kıyamet Saati’nin gece yarısına 85 saniye kalması neyi ifade ediyor?
Kıyamet Saati’nin gece yarısına 85 saniye kalması neyi ifade ediyor?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Muhammed Akman
Muhammed Akman
11.2K UP
Öğrenci 9 Temmuz 2019 Sen de Cevap Ver

Bu genelleme doğru bir genelleme değil, doğada evcil olmayan bir çok hayvanın çok çeşitli renkleri var. Kelebekler kuşlar, bir sürü çeşit böcek hatta bazı memeliler bile. Evrime bu kadar genel sorular sormak bizi doğru cevaplara ulaştırmayabilir. Örneğin A ve B türünde iki canlının ortak gibi gözüken özellikleri, bu örnekte alaca karışık renk sahibi olma, tamamen farklı sebeplerden ötürü farklı adaptasyon amaçlarından ötürü gelişmiş olabilir.

Fakat biraz zorlayarak şu sonuca varabiliriz; Evcil hayvanlar insanlar tarafından yapay seçilimle türlerini devam ettirdikleri için ve doğal korunma mekanizmalarına sahip olmaları gerekmediği için çünkü insanlar onları koruma görevini üstleniyor. Doğadaki yakın akrabalarına göre farklılıklar gösterebilirler. Örneğin kamuflaj veya cinsel seçilim için belirli bir renkte olması gereken bir canlı, iki fonksiyonun da yapay seçilim ile devre dışı kalması sebebiyle farklı renklerde bireyler üretebilir. Normalde elenmesi gereken birey yapay seçilim ile ve direkt insan müdahalesi ile türün devamlılığını sağlayabilir. Umarım yeterince açık olmuştur.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Güldiyar Arslan
Araştırma yaptım. 2 gün önce Sen de Cevap Ver
233 görüntülenme
Glikoliz mekanizmasının evrenselliği "Ortak Ata" kanıtı mıdır?
Glikoliz mekanizmasının evrenselliği "Ortak Ata" kanıtı mıdır?

Glikolizin evrenselliği ortak ata kanıtı mı?

Glikolizin bakterilerden insanlara kadar çok geniş bir canlı grubunda bulunması, evrimsel biyolojide ortak atayı destekleyen güçlü bir bulgu olarak görülür. Çünkü bu kadar temel bir metabolik yolun farklı canlılarda korunmuş olması, büyük ihtimalle yaşamın erken dönemlerinde ortaya çıktığını gösterir.

Ama önemli bir nokta var. [1]Tek başına “kesin kanıt” sayılmaz.

Bilim insanları ortak atayı savunurken sadece glikolize değil; genetik kodun benzerliği, ribozom yapısı ve DNA mekanizmaları gibi birçok bağımsız veriye birlikte bakar.

Neden daha farklı ve daha verimli bir ana enerji yolu gelişmedi?

Bilimsel açıklamalar genelde üç başlıkta toplanır:

Kimyasal ve fiziksel sınırlar:

Hücre içindeki enerji dönüşümleri termodinamik kurallara bağlıdır. Yapılan modellemeler, glikolizin zaten mümkün olan çözümler arasında oldukça verimli olduğunu gösterir. Yani evrim “daha iyisini bulamadı” değil, seçenekler zaten sınırlı olabilir.

Evrimsel kısıtlanma (historical constraint):

Glikoliz çok erken evrimleştiği için diğer metabolik sistemler onun üzerine kuruldu. Bu kadar merkezi bir yolu tamamen değiştirmek canlı için riskli olur, bu yüzden evrim genelde var olan sistemi optimize eder.

Erken Dünya kimyası:

Bazı çalışmalar, enzimler olmadan bile erken okyanus koşullarında glikolize benzeyen reaksiyonların oluşabildiğini gösterir. Bu da bu yolun neden çok erken ortaya çıktığını açıklayabilir.

Evrimsel biyolojide bu durumun adı nedir?

Bu tür uzun süre korunmuş biyokimyasal sistemler için kullanılan kavramlar:

Metabolik korunmuşluk (metabolic conservation)

Evrimsel kısıtlanma (evolutionary constraint)

Çekirdek metabolik yolak (trunk glycolysis)

Yani glikolizin yaygınlığı, evrimin durduğu anlamına gelmez; aksine erken dönemde ortaya çıkan çok başarılı bir çözümün korunmuş olduğunu gösterir.

Kaynaklar

  1. Luca D. Modjewski, et al. (2025). The Early Evolution Of The Glycolytic Pathway From Autotrophic Origins To Glycogen And Back. FEMS Microbiology Reviews. doi: 10.1093/femsre/fuaf049. | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close