Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Evrim ve Gelecek Tahmini: Evrimsel Gelecek Tahmini, Yeni Bir Bilim Dalı Olarak Doğuyor!

Yeni Evrim Modelleri, Bilim İnsanlarının Daha Hassas Kısa Vadeli Tahminlerde Bulunmalarına Faydalı Olabilir!

Evrim ve Gelecek Tahmini: Evrimsel Gelecek Tahmini, Yeni Bir Bilim Dalı Olarak Doğuyor! Quanta Magazine
Bilim insanları Karayipler'de yaşayan açık renkli Amerikan kertenkelesinin farklı türlerine ait DNA'ları karşılaştırdıklarında evrimlerinde öngörülebilir modeller buldular. Fotoğraf: Jonathan Losos
20 dakika
2,606
Evrim Ağacı Akademi: Evrimde Gelecek Tahmini ve Öngörü Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrimde Gelecek Tahmini ve Öngörü yazı dizisinin 4. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Evrim Teorisi'nin Tahmin ve Öngörü Gücü: Evrimsel Biyoloji Neden Güçlü Bir Bilim Dalıdır?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Michael Lässig, 19 Ocak 2030 gecesi (hala yaşadığını ve gökyüzünün pırıl pırıl olacağını varsayarsak), Almanya'nın Cologne şehrindeki evinden dışarı adımını attığında dolunayı göreceğinden emin olabiliyor.

Lässig'in bunun gerçekleşeceğine dair bu güveni, gelecekten psişik mesajlar almasından kaynaklanmaz. Ay'ın dolunay halinde olacağını bilir; çünkü bunu ona söyleyen fizik bilimidir. Cologne Üniversitesi'nde fizikçi olan Lässig şöyle diyor:

Tüm Reklamları Kapat

Fizik biliminin tamamı tahmin yapabilmek ile ilgilidir ve biz, bu konuda hayli iyi bir duruma geldik. Bugün Ay'ın nerede olduğunu bildiğimiz zaman, yarın da nerede olacağını bilebiliriz. Hatta bin yıl sonra bile nerede olacağını bilebiliriz.

Lässig kariyerinin başlarında kuantum parçacıkları hakkında çıkarımlarda bulunmuş ancak 1990'larda biyolojiye dönerek genlerin nasıl evrimleştiğini araştırmaya başlamıştır. Lässig'in araştırmaları geçmişe dönüktü ve evrimsel tarihi yeniden yapılandırma üzerineydi. Evrimin geleceğine, yani zamanda ileriye bakmak, biyologların zahmet edip de yapacakları bir şey değildi. Ay'ın hareketini öngörmek mümkün olabilirdi; ancak biyoloji o kadar karmaşıktı ki, biyolojik evrimi önceden tahmin etmek abesle iştigal olurdu.

Cologne Üniversitesi'nde fizikçi olan Michael Lässig grip suşlarının evrimi üzerinde çalışmaktadır. Fotoğraf: Cologne Üniversitesi
Cologne Üniversitesi'nde fizikçi olan Michael Lässig grip suşlarının evrimi üzerinde çalışmaktadır. Fotoğraf: Cologne Üniversitesi
Quanta Magazine

Fakat son zamanlarda evrim şaşırtıcı bir biçimde öngörülebilir olmaya başladı. Lässig, yakın gelecekte evrimsel gelecek tahminleri bile yapılabileceğine inanıyor. Bilim insanları bundan 100 milyon yıl sonra yaşamın neye benzeyeceğini tahmin edemeyebilirler; ancak birkaç ay ya da birkaç yıl gibi kısa vadeli tahminlerde bulunabilirler. Ve eğer virüsler ya da sağlığı tehdit eden başka unsurlar hakkında da tahminlerde bulunurlarsa, bu süreçte pek çok hayat kurtarabilirler. Lässig şöyle diyor:

Tüm Reklamları Kapat

Öngörülere dayalı bir kaç örnek elde edebilirsek, bu, evrimsel biyolojinin tüm amacını değiştirir.

Yaşam Filmini Tekrar Başından Oynatmak

Evrim biyologlarının tahminlerden neden bu kadar nefret ettiklerini anlamak için merhum paleontolog Stephen Jay Gould'un 1989 yılında yayınlanmış olan Wonderful Life adlı kitabını okuyun.

Kitap, temelde, 500 milyon yılı aşkın bir süre önce meydana gelen ve evrim açısından heyecan verici birçok yeniliğe yol açan Kambriyen Patlaması ile ilgilidir. Günümüzün büyük hayvan gruplarının çoğuna ait bilinen en eski fosiller o döneme aittir. Örneğin bizim kendi soy hattımız, yani omurgalılar, ilk kez Kambriyen patlamasında ortaya çıkmıştır.

Ancak Gould bu kitabı yazarken aklında çok daha önemli bir soru vardı: Eğer yarım milyar yıl önce Dünya üzerindeki hayatla ilgili her şeyi bilseydiniz, önünde sonunda insanların da evrimleşeceğini tahmin edebilir miydiniz?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Gould edemeyeceğini düşünüyordu. Hatta bilim insanlarının bugün hala omurgalıların bu gezegende olacaklarına dair sağlıklı bir çıkarımda bulunacaklarından bile şüpheliydi. "Yaşam, rastlantısal evrim fırtınalarıyla sürekli alt üst olurken nasıl yapabilirlerdi ki?" demişti. Doğal seçilim, öngörülemez mutasyonlara dayanır ve bir tür ortaya çıktığı zaman kaderi salgın hastalıklardan kıtaların sürüklenmesine, volkanik patlamalardan asteroid çarpışmalarına kadar her türlü dış etkenden etkilenebilir. Gould yazısında şu anki mevcudiyetimizin binlerce güzel tesadüfün bir sonucu olduğunu ifade etmiştir.

Gould bu düşüncesini daha iyi açıklayabilmek adına okuyucularından "yaşam filmini tekrar başından oynatmak" adlı bir deneyi hayal etmelerini istemiştir.

Geriye sarma düğmesine basıp gerçekte yaşanmış olan her şeyi sildiğinizden emin olarak geçmişte istediğiniz bir yere ve zamana dönün. Ve filmi tekrar oynatmaya başlayın. Bakın bakalım tekrarı aslına benziyor mu?

Gould benzemeyeceğinden emindi.

Gould bu deneyi sadece bir düşünce deneyi olarak ortaya atmış olsa bile yaşam filmini tekrar baştan oynatma fikri hala vardır. Bunun da nedeni tabiatın bazen onun yapmış olduğu bu teklifin ruhuna uygun şekillerde deneyler yapıyor olmasıdır.

Öngörülebilir Kertenkeleler

Bir deneyin öngörülebilir olması için tekrarlanabilir olması gerekir. En baştaki koşullar aynıysa en sondaki koşullar da aynı olmalıdır. Örneğin bir kasenin kenarına bırakılan bilye, hareket kaç kere tekrarlanırsa tekrarlansın, her bırakıldığında kasenin içine düşecektir.

Tüm Reklamları Kapat

Biyologlar, evrimin aynı deneyleri tekrarladığı durumlar keşfetmişlerdir. Ve bazı durumlarda bu doğal deneylerin çok benzer sonuçları ortaya çıkmıştır. Diğer bir deyişle evrim, öngörülmüştür.

Tekrarlanan evrimle alakalı en çarpıcı olaylardan biri Karayipler'de yaşanmıştır. Bölgedeki adalar çok fazla sayıda ve çeşitlilikte açık renkli Amerikan kertenkelesine ev sahipliği yapar. Kertenkeleler ağaç tepelerinde, orman tabanında ve yeşil alanlarda yaşarlar. Çeşitli renk ve şekillerde olurlar. Bazısı mavi, bazısı yeşil, bazısı ise gridir. Bazısı iri ve cesurken bazısı da küçük ve ürkektir.

Bu çeşitliliğin nasıl evrimleştiğini öğrenmek isteyen Harvard Üniversitesi'nden Jonathan Losos ve öğrencileri hayvanlardan DNA topladılar. Farklı türlerden topladıkları genetik materyali birbirleriyle karşılaştırdıktan sonra her bir dalı bir kertenkele olacak şekilde bir evrim ağacı çizdiler.

Jonathan Losos sahada kertenkele ölçümü yapıyor. Fotoğraf: Manuel Leal
Jonathan Losos sahada kertenkele ölçümü yapıyor. Fotoğraf: Manuel Leal
Quanta Magazine

Losos göçmen kertenkeleler yeni bir adaya geldikleri zaman torunlarının yepyeni türlere evrimleşebileceğini keşfetti. Sanki kertenkelelerin yaşam filmi geriye alınıp o ana gelmiş ve tekrar oynatılmış gibiydi.

Tüm Reklamları Kapat

Eğer Gould haklı olsaydı bir adadaki evrim modeli diğer adalardakine benzemezdi. Ancak eğer evrim daha öngörülebilir olsaydı kertenkeleler de aynı modeli tekrarlama eğiliminde olurlardı.

Losos ve öğrencileri evrimin bazen tuhaf yollara saptığını tespit ettiler. Örneğin Küba'da bir kertenkele türü suda çok fazla vakit geçirmeye adapte olmuştur. Balık yakalamak için dalabilmekte, hatta akıntı yüzeyinde hızla ilerleyebilmektedir. Başka hiçbir Karayip adasında balık tutan kertenkeleye rastlayamazsınız.

Yine de kertenkelelerin evirimi çoğunlukla öngörülebilen bir model takip etmiştir. Ne zaman bir adada koloni kursalar evrimleştikleri formların çoğu aynı olmuştur. Her adada bazı kertenkeleler ağaçların daha yüksek kesimlerinde yaşamaya uygun biçimde, ayaklarının altında yüzeye tutunmalarını sağlayacak yastıkçıklar olacak şekilde uzun bacaklar ve kısa, kalın gövdeler geliştirmişlerdir. Bazıları ağaçların daha alt kesimlerindeki incecik dallara tutunacak biçimde kısa bacaklar evrimleştirmişlerdir. Bazıları da ot ve çalılıklar arasında yaşamaya uygun olacak biçimde uzun kuyruklar ve ince gövdeler geliştirmişlerdir. Yine de her adada aynı kertenkele türleri evrimleşmiştir.

"Sanırım şans Gould'dan yana değil," diyor Losos. Diğer araştırmacılar da evrimin kendi kendini tekrar ettiği vakalarla karşılaşmışlardır. Örneğin ciklet türü balıklar Afrika göllerinde koloniler kurdukları zaman hep aynı formlarda türleşmiştir. Bu durumda Losos şunu soruyor:

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Ben Ben – Ölümle On Yedi Karşılaşma

“YILIN KİTABI” SEÇKİLERİNDE
SUNDAY TIMES • GUARDIAN • TIMES OBSERVER • TELEGRAPH

Ölümcül seyreden bir çocukluk hastalığı, neredeyse felaketle sonlanacak bir ergenlik isyanı, ıssız bir patikada bir seri katille karşılaşma, eksik personelli bir hastanede beceriksizce yaptırılan bir doğum. Bunlar çağdaş edebiyatın önemli yazarlarından, Costa Ödülü sahibi Maggie O’Farrell’ın bizzat yaşadığı ve bu sıra dışı anı kitabıyla okuruyla paylaştığı, ölümle on yedi karşılaşmasından sadece dördü. Gerçek, soluksuz bırakan ama hepsinden öte, bizlere “derin bir nefes alıp kalbimizin atışını dinlememizi” hatırlatan bir anı-roman.

“Nefes kesecek kadar iyi.” Guardian
“O’Farrell eline okla yayı alıp doğrudan kalbe nişanlıyor.” Times
“Ölüm hakkında olup da kendimi bu kadar canlı hissettiren hiçbir kitap olmadı.” Tracy Chevalier
“O’Farrell her manada bir mucize. Bu kitabı asla unutamayacağım.” Ann Patchett

GOODREADS OKUR ÖDÜLLERİ
ANI KATEGORİSİ YARI FİNALİSTİ

Devamını Göster
₺82.00
Ben Ben – Ölümle On Yedi Karşılaşma

Ama soru şu: Genel resim nedir? Gould'a karşı olan örnekleri mi seçip alıyoruz, yoksa canlıların çoğunlukla deterministik olduğunu mu anlayacağız? Hiç kimse Gould'un tamamen yanlış olduğunu söyleyemez. Ama tamamen haklı olduğunu da söyleyemeyiz.

Test Tüpündeki Evrim

Doğada kendiliğinden gerçekleşen deneyler açıklayıcı olabilir ancak insan eliyle yapılan deneyler daha kesin sonuçlar verebilir. Bilim insanları organizmaları bire bir aynı ortamlara maruz bırakarak evrimin işleyişini gözler önüne serebilirler. Böyle bir araştırma için mikroplar biçilmiş kaftandır çünkü bilim insanları tek bir deney tüpünün içinde pek çok defa çoğaltabilir ve tek bir gün içinde kuşaklar boyu gelişimi izleyebilirler. Bu deneylerden en şaşırtıcı olanı 26 yıldır yani 60.000 nesildir Richard Lenski'nin Michigan State Üniversitesi'ndeki laboratuvarında devam eden deneydir.

Lenski deneye tek bir E. coli mikrobu ile başlamıştır. Mikrobu genetik olarak birbirleriyle aynı bir düzine klon halinde çoğaltmış, ardından bunları on iki ayrı deney tüpüne yerleştirmiştir. Her tüpün içinde Lenski'nin bu deney için suyla karıştırılmış kimyasallardan özel olarak hazırladığı kokteylden oluşan bir yaşam ortamı vardı. Diğer malzemelerin yanı sıra bakterilerin beslenmesi için glikoz eklenmişti. Fakat bu ancak birkaç saat yetecek kadar az bir miktardı. Bakteriler ertesi sabah Lenski ya da öğrencileri mikroplu sıvıyı yeni bir tüpe taşıyana kadar canlı kalabilmek için malzemeyi idareli kullanmak zorunda kaldı. Yeniden glikoz eklenmesiyle birkaç saat daha büyüyebileceklerdi. Lenski ve Michigan State'deki öğrencileri bu işlemi o zamandan beri her gün tekrarlamaya devam ediyorlar.

Başlangıçta Lenski neler olacağından emin değildi ancak birtakım beklentileri vardı. Her bir bakteri grubunda mutasyonlar olmasını bekledi. Bazı mutasyonlar mikropların daha hızlı üremesine yardımcı olurken bazıları nötr kalacak hatta zararlı olacaktı. Lenski düşüncesini şöyle izah etmişti:

Çil yavrusu gibi oraya buraya dağılacaklarını sandım.

Diğer bir deyişle Lenski yaşam filminin başa her sarıldığında oynayan filmin her seferinde farklı olacağını düşünmüştü. Fakat hiç de öyle olmadı. Lenski'nin şahit olduğu şey Jonathan Losos'un Karayipler'de belgelerle kanıtladığı evrime dikkat çekici bir şekilde benziyordu.

Lenski ve öğrencileri yaptıkları deney sırasında birtakım tuhaflıklarla karşılaştılar, bunlar Küba'nın balıkçı kertenkelelerinin mikrobik uyarlamalarıydı. 2003 yılında Lenski'nin ekibi bir bakteri grubunun glikoz yerine bir anda sitratla beslenmeye başladığını fark etti. İçinde bulundukları yaşam ortamındaki sitrat demirin bakteriler tarafından emilebileceği şekilde muhafaza edilmesini sağlar. Ancak bakteriler normalde sitratla beslenmezler. Aslında, oksijen varken sitratla beslenememeleri E. coli'nin tür olarak en önemli özelliklerinden biridir.

Ancak Lenski deney yaptığı süre boyunca evrimin kendi kendisini birçok kez tekrarladığını gözlemlemiştir. 12 grubun hepsi birden glikoza dayalı yetersiz bir beslenmeyle daha hızlı büyüyecek şekilde evrim geçirmişlerdir. Bu gelişme sitrata geçmeyen 11 grup için geçerliliğini bugün de korumaktadır. İki katına çıkma süreleri yani nüfuslarını ikiye katlama süreleri yüzde 70 hızlanmıştır. Ve Lenski ile öğrencileri bu gelişmeye neden olan mutasyona uğramış genleri net bir biçimde belirlediklerinde, çoğunlukla aynı genler olduğunu tespit etmiştir. Lenski şöyle diyor:

Deneye başladığım zaman beklediğim pek de bu değildi. Belli ki yanlış düşünmüşüm.

Rastlantısal Olmadan Karmaşık Olmak

Lenski'nin sonuçları diğer bilim insanlarını çok daha karmaşık deneyler yapmaları için cesaretlendirmiştir. British Columbia Üniversitesi'den matematiksel biyolog Michael Doebeli tek çeşit besin yerine iki çeşit besine sahip olan bir E. coli'nin nasıl bir evrim geçireceğini merak etmiş, 2000'lerin ortalarında, Lenski deneyinin ana maddesi olan glikozun yanı sıra asetat olarak bilinen ve içinde E. coli büyüyebilecek bir başka birleşimi birlikte kullanmıştır.

Doebeli bu iki maddeyi E. coli'nin ikisine de farklı tepki vereceğini bildiği için seçti. İki madde arasında seçim yapma şansı tanınınca E. coli asetatla beslenmek için moleküler sisteme geçmeden önce tüm glikozu bir çırpıda tüketecekti. Bunun da nedeni glikozun daha iyi bir enerji kaynağı olmasıydı. Buna karşılık asetatla beslenen E. coli daha yavaş büyüyebilecekti.

Doebeli'nin deneyinde dikkat ekici bir şey oldu, hem de birden çok kere oldu. Bakteriler iki türe ayrıldı ve her bir tür farklı şekilde beslenmeye yöneldi. Türlerden biri glikozla daha iyi beslenmeye adapte oldu. Glikoza yönelen bu tür, şeker bitene kadar glikozla beslenmeye devam etti, ardından yavaşça asetatla beslenmeye geçti. Diğer grup asetata yöneldi; glikoz stokları tükenmeden önce asetatla beslenmeye geçen bu grup daha çabuk büyüdü.

İki farklı türde organizma aynı besin için mücadele ettikleri zaman genellikle biri diğerine üstün gelir. Fakat Doebeli'nin deneyinde iki tür bakteri de kararlı bir birlikte varoluş geliştirmişlerdir. Çünkü her iki strateji de iyi olmasına rağmen mükemmel değildir. Glikoza yönelenler hızla büyümeye başlamış fakat glikoz bittiği zaman birden yavaşlama yaşamıştır. Diğer taraftan asetata yönelenler glikozdan bu kadar faydalanmamıştır. Fakat glikoz tükendiğinde rakiplerinden daha hızlı büyümüşlerdir.

Tüm Reklamları Kapat

Doebeli'nin bakterileri Karayipler'deki kertenkelelerle aynı şekilde evrimleşmiştir. Kertenkeleler yeni bir adaya adım attıklarında her biri kendi adaptasyon kümesi içinde pek çok benzer şekillerde türleşti. Doebeli'nin bakterileri de bu türleşmeyi tüpten tüpe geçişte gerçekleştirdi.

Bu öngörülebilir evrimi daha iyi anlamak için Doebeli ve doktora sonrası araştırmalarını yürüten Matthew Herron bu deneylerde kullanılan bazı bakterilerin genom dizilimlerini çıkardılar. Üç farklı popülasyondaki bakterilerin dikkat çekici bir paralellikte evrim geçirdiklerini keşfettiler. Üç popülasyonda da çoğunlukla aynı genler mutasyona uğramıştı.

Doebeli'nin deneyleri Lenski'nin deneylerinden çok daha karmaşık olsa bile gerçek hayatta E. coli'nin karşılaştıkları ile kıyaslandıkları zaman hala basit kalırlar. E. coli düzinelerce bileşenle beslendiği, diğer yüzlerce tür ile birlikte var olduğu, değişen oksijen ve pH seviyelerine dayanması gerektiği ve bağışıklık sistemimizle de hiç de kolay olmayan bir uzlaşmaya varmak zorunda kaldığı bağırsakta yaşar. E. coli'nin evrimi glikoz ve asetatla dolu bir tüpün içindeyken öngörülebilir olsa da bakterinin sindirim sistemimizin karışıklığı içinde nasıl bir evrim geçireceğini tahmin etmek zordur.

Bilim insanları bakterinin bir canlının içinde tahmin edilebilir bir biçimde evrim geçirdiğini öğrendiklerinde çok şaşırdılar.
Bilim insanları bakterinin bir canlının içinde tahmin edilebilir bir biçimde evrim geçirdiğini öğrendiklerinde çok şaşırdılar.
Steve Gschmeissner

Böyle olduğu halde bilim insanları bakterinin bir canlının içinde tahmin edilebilir bir biçimde evrim geçirdiğini öğrendiklerinde çok şaşırdılar. Portekiz'deki Gulbenkian Fen Bilimleri Enstitüsü'nde mikrobiyolog olan Isabel Gordo ve çalışma arkadaşları farenin içindeki bakterileri takip edebilmelerini sağlayan akıllıca bir deney tasarladılar. Farelere genetik olarak birbirinin aynısı olan bir grup E. coli klonu aşıladılar. Bakteriler farelerin bağırsaklarına ulaştıklarında büyümeye, üremeye ve evrim geçirmeye başladılar. Bilim insanları deneysel E. coli'yi dışkılardan ayırdılar. Bakterinin DNA'sını inceleyerek günlük olarak gerçekleşen evrimin izlerini takip edebileceklerdi.

Tüm Reklamları Kapat

Bilim insanları bakterinin sadece birkaç gün içinde evrim geçirmeye başladığını keşfettiler. Farklı E. coli soy hatları atalarından daha hızlı üremelerini sağlayan yeni mutasyonlara uğramışlardı. Ve çoğunlukla hep aynı özellikleri geliştirdiler. Örneğin deneyin başlangıcındaki E. coli, memelilerin şekeri parçalarken ortaya çıkardıkları galaktitol adlı moleküle maruz kalsaydı gelişemezdi. Bununla birlikte Gordo'nun ekibi E. coli'nin farenin içindeki yaşama adapte olurken hep galaktitola dayanma yeteneği geliştirdiğini gördü. Bakteriler, içinde yaşadıkları canlıya Lenski'nin deney tüpü ya da Karayipler'deki bir ada muamelesi yapmıştı.

Evrimin Kelebek Etkisi

Öngörülebilir evrim hakkındaki her yeni örnek çok etkileyicidir. Fakat, Losos'un da uyardığı gibi, bilim insanlarının tabiattaki yaygın bir modele denk gelip gelmediklerinden emin olamayız. Elbette daha fazla tür ile deneyler yapmanın çok faydası olacaktır. Fakat Doebeli soruna çok farklı bir biçimde yaklaşarak evrimin genel olarak ne kadar öngörülebilir olduğunu anlamak için matematiği kullanmıştır.

Doebeli'nin çalışmaları, 1900'lerin başlarında Sewall Wright gibi genetikçilerin geliştirdiği öncü fikirlerden esinlenir. Wright evrimi tepelerle dolu bir manzaraya benzetmişti. Manzaranın her bir noktası farklı bir özelliğin birleşimini temsil ediyordu, mesela kertenkelenin bacaklarının uzunluğuna kıyasla gövdesinin genişliği gibi bir özellik. Belki bir kertenkele popülasyonu, bu manzarada uzun bacaklar ve ince gövdeleri temsil eden yere yerleştirilebilirdi. Manzaradaki bir başka yer kısa bacaklar ve ince gövdeyi temsil ederdi. Ve başka bir tarafta ise uzun bacaklarla kalın gövdeyi temsil eden bir yer vardı.

Bir organizmadaki özelliklerin belli birleşimleri o organizmanın üremedeki başarısını etkiler. Wright evrimsel manzaradaki bir yerin yüksekliğini bu başarıyı kaydetmek için kullandı. Evrimsel manzarada her biri en iyi muhtemel kombinasyonu temsil eden tepecikler vardır. Böylesine bir manzarada doğal seçilim popülasyonları her zaman tepelere doğru iter. Nihayet bir popülasyon tepenin üstüne ulaştığında artık o noktadan sonra olabilecek herhangi bir değişiklik daha az yavruyla sonuçlanır. Teoride grubun olduğu yerde kalması gerekir.

Tüm Reklamları Kapat

Evrimin geleceğini bu türden bir manzarada öngörmek kolay gelebilir. Bilim insanlarının tek yapmaları gereken, evrimsel manzaranın eğimine bakıp en yakındaki tepeye doğru bir tane çizgi çekmekti. Ancak Doebeli bu görüşün tek kelimeyle yanlış olduğunu düşünüyor.

Bunun nedeni popülasyonun evriminin manzarayı değiştirmesidir. Örneğin eğer bir bakteri popülasyonu evrim geçirerek yeni bir yiyecek türüyle beslenmeye başlarsa o yiyecek için yaşanacak rekabet de sertleşir. Sadece belli bir besin türüne yönelmenin faydası azalır ve tepe çöker. Doebeli, "Aslında en olunmayacak yer, orasıdır." diyor.

Popülasyon yukarı tırmanmaya devam etmek için farklı bir tepeye doğru yeni bir rota çizmek zorunda kalır. Ancak bu yeni istikamette ilerlerken beraberinde manzarayı da değiştirir.

Yakın zamanda Doebeli ve Şili'deki Santiago Üniversitesi'nde matematikçi olan Iaroslav Ispolatov evrimin çok daha karmaşık ortamlarda nasıl gerçekleştiğini anlamak için bir model geliştirdiler. Analizleri evrimin hava durumuna benzediğini göstermektedir, diğer bir deyişle evrimi tahmin etmek zordur.

Tüm Reklamları Kapat

1960'ların başında Massachusetts Institute of Technology'de görevli bilim insanı Edward Lorenz, hava durumu ile ilgili ilk matematiksel modellerden birini geliştirmişti. Lorenz, meteorologların hava durumunu daha doğru tahmin etmelerine yardımcı olacak tekrarlanabilir modeller sunduklarını umuyordu.

Fakat Lorenz tam tersinin gerçekleştiğini gördü. Modelin ilk koşullarındaki en ufak bir değişiklik bile zaman içinde hava durumunda büyük bir farka yol açtı. Yani Lorenz uzun vadeli bir tahminde bulunmadan önce modelin ilk koşullarıyla ilgili çok kesin bilgilere sahip olmalıydı. En küçük hata bile hava durumu tahminini mahvediyordu.

Matematikçiler daha sonra buna hassasiyet kaosu adını verdiler. Aralarında şaşırtıcı bir şekilde basit olanlarının bile bulunduğu pek çok sistem kaotik davranışlar sergiliyordu. Kaosun esas gerekli olan unsurlarından biri geri bildirimdir, yani sistemin bir parçasının bir başka parçayı etkileyebilme becerisidir. Geri besleme en küçük farklılıkları bile büyütür. Lorenz elde ettiği sonuçları ortaya koyduğunda Brezilya'da kanadını çırpan bir kelebeğin Teksas'ta kasırgaya neden olabileceğine dair bir espri yapmıştı.

Evrimin de geri bildirimleri olur. Bir popülasyon evrim manzarasında tırmanacak şekilde değişikliğe uğrar ama bu değişim manzarayı da değiştirir. Bu geri bildirimlerin evrimi nasıl etkilediğini anlamak için Doebeli ve Ispolatov kendi matematiksel modellerini geliştirdiler. Popülasyonları evrim manzarasının neredeyse tam aynı noktasına indirdiler. Ve ardından bu popülasyonların geçirdikleri evrimi takip ettiler.

Tüm Reklamları Kapat

Bilim insanları bazı denemelerde sadece evrimin birkaç özelliğini takip ederken diğerlerinde çok daha fazlasını takip ettiler. Basit modellerde, biraz farklı yerlerde başlangıç yapmış olan popülasyonların bile aynı yolu izlemeye meyilli olduğunu gördüler. Başka bir ifadeyle bunların evrimlerini öngörebilmek daha kolay olmuştu.

Fakat bilim insanları aynı anda pek çok özelliği takip ettiklerinde o öngörülebilirlik yok oldu. Bire bir aynı şartlara sahip olarak başladıkları halde popülasyonlar farklı evrim yollarına saptılar. Yani evrim kaosa dönüştü.

Doebeli ve Ispolatov'un araştırması, evrimin çoğu zaman büyük bir kesinlikle öngörülemeyecek kadar kaotik olduğunu öne sürmüştür. Haklı olsalar bile Losos ve Lenski gibi bilim insanlarının öngörülebilir evrim bulgularındaki başarıları bu kuralı bozmayan istisnalardır. Genellikle evrimin geleceği de hava durumunun geleceği gibi esasında bilinmezdir.

Doebeli'nin bu yargısı tuhaf görünebilir. Ne de olsa evrimin ne denli öngörülebilir olduğunu gösteren E. coli deneyini yapan kendisidir. Fakat o bunda bir çelişki görmez. Doebeli şöyle diyor:

Tüm Reklamları Kapat

Bu yalnızca bir zaman ölçeği meselesi. Elinizde yeterli bilgi varsa kısa vadede ne olacağı öngörülebilir. Fakat çok uzun vadeli bir öngörüde bulunamazsınız.

Darwin'in Elçileri

Doğru yapılan hava tahminleri, kısa vadeli olsalar bile hayat kurtarıcı olabilir. Meteorologlar birkaç gün sonrasının değişken havası için nispeten güvenilir tahminlerde bulunabilirler. Bu da kasırgadan önce bir kasabayı boşaltmaya ya da kar fırtınası için erzak stoklamaya yetecek zamanı kazandıracaktır.

Richard Lenski son zamanlarda yapılan çalışmaların evrimsel gelecek tahminlerinin günlük hayatta faydaları olup olamayacağı sorusunu gündeme getireceğini düşünmektedir. "Bence cevap kesinlikle evet," diyor.

Michael Lässig ve Marta Luksza 2002-2003 grip mevsiminde (sağdaki) hangi suşların baskın olacağını tahmin etmek için 2001-2002 mevsimindeki (soldaki) suşlarda bulunan faydalı mutasyonları saydılar. Nelson Hsu, Quanta Mazgazine; Kaynak: Michael Lässig
Michael Lässig ve Marta Luksza 2002-2003 grip mevsiminde (sağdaki) hangi suşların baskın olacağını tahmin etmek için 2001-2002 mevsimindeki (soldaki) suşlarda bulunan faydalı mutasyonları saydılar. Nelson Hsu, Quanta Mazgazine; Kaynak: Michael Lässig
Quanta Magazine

Buna en zorlu örneklerden biri Lässig'e aittir. Lässig, fizikçi geçmişini kullanarak grip hakkında öngörüde bulunmanın yolunu bulmaya çalışmaktadır.

Grip her yıl dünya üzerinde 500.000'den fazla insanın ölmesine neden olur. Enfeksiyonlar, tropik bölgeler dışında, her yıl kışın artan yazın azalan bir döngüde çalışır. Grip aşıları bir parça koruma sağlayabilir ancak grip virüsünün hızla evrim geçirmesi, ayaklı bir hedef haline gelmesine neden olur.

Tüm Reklamları Kapat

Grip virüsü solunum yollarımızdaki hücreleri istila ederek yeni virüsler yapmak adına bu hücrelerin moleküler işleyişlerini kullanıp ürerler. Bu, pek çok mutant üreten bir işlemdir. Bazı mutasyonlar tehlikelidir, virüsleri üreyemeyecekleri şekilde sakatlarlar. Bazı mutasyonlar zararsızdır. Bazıları da kendilerini kopyalayarak çok daha iyi yeni virüsler yaparlar.

Grip virüsü evrim geçirirken pek çok farklı suşa bölünür. Bir suş için etkili olan aşı diğerlerine karşı daha az bir koruma sunacaktır. Dolayısıyla aşı üreticileri her grip mevsiminde en sık görülen üç ya da dört grip suşunu karıştırarak en iyi savunmayı elde etmeye çalışmaktadırlar.

Yine de bu uygulamayla ilgili bir sorun vardır. Yeni grip mevsimi için aşı üretmek aylar sürer. Amerika Birleşik Devletleri ve Kuzey Yarımküre'deki diğer ülkelerdeki aşı üretcileri Ekim ayında başlayan grip mevsimi için üretecekleri aşıda hangi suşları kullanacaklarına Şubat ayında karar vermek zorundadırlar. Genellikle doğru tahminde bulunurlar. Ancak bazen de aşının koruyuculuk sağlamadığı bir suş beklenmedik bir biçimde ortaya çıkıp grip mevsiminin hakimi olur. Lässig şöyle diyor:

Şayet bir şeyler ters giderse binlerce hayata mal olabilir!

Lässig birkaç yıl önce gribin bu rahatsız edici evrimi üzerinde çalışmaya başladı. Tüm dikkatini hızla evrim geçirerek grip virüsünün kabuğuna saplanan hemaglütinin de denen proteinler üzerine yoğunlaştırdı. Hemaglütinin hücrelerimizdeki reseptörlere bağlanarak virüslerin işgali için bir geçiş yolu açar.

Tüm Reklamları Kapat

Grip olduğumuzda bağışıklık sistemimiz hemaglütinin proteininin ucuna yapışan antikorlar üreterek karşı koyar. Antikorlar virüslerin hücrelerimizi işgal etmesine engel olur ve ayrıca bağışıklık hücrelerinin de virüsleri tespit edip yok etmesini kolaylaştırır. Grip aşısı olduğumuzda aşının muhteviyatı, enfeksiyon başlamadan önce vücudumuz virüsleri yok etmeye hazır olsun diye, daha hastalanmadan antikorlarımızı uyararak bağışıklık sistemimizi harekete geçirir.

Bilim insanları 40 yıldan fazla bir zamandır grip mevsimlerinde görülen hemaglütinin genlerini sıralamışlardır. Lässig hazine değerindeki bu bilgiyi inceleyerek virüslerin evrimini izleyebilmiştir. Hemaglütinin proteininin ucundaki mutasyonların çoğunun virüslerin daha hızlı üremesine katkıda bulunduğunu, bunun da sebebinin muhtemelen antikorların üstlerine yapışmalarını zorlaştırması olduğunu bulmuştur. Bağışıklık sisteminden kaçarak kendilerinden daha fazla kopya üretebiliyorlardı.

Her grip suşu kendine özgü faydalı mutasyonlar biriktirir. Fakat Lässig virüslerin hemaglütinin genlerinde zararlı mutasyonlar da taşıdıklarını fark etti. Bu zararlı mutasyonlar hemaglütinini çok daha az istikrarlı kılarken saldırılacak hücreleri açma yeteneğini de azaltır.

Michael Lässig Almanya'da Münster Graduate School'da Evrim Sempozyumu hakkında konferans verirken. Fotoğraf: Michael Lässig'ten alınmıştır.
Michael Lässig Almanya'da Münster Graduate School'da Evrim Sempozyumu hakkında konferans verirken. Fotoğraf: Michael Lässig'ten alınmıştır.
Quanta Magazine

Lässig'in aklına bu mutasyonların yakın gelecekte hangi suşların gelişeceğini belirleyebileceği geldi. Belki çok daha faydalı mutasyonlar geçirmiş olan bir virüs insanların bağışıklık sistemine sızar. Ve yok edilmekten kurtulurlarsa kendilerinden birçok kopya yaratabilirler. Aynı şekilde, Lässig, bir virüs ne kadar çok zararlı mutasyon yaşarsa hücrelere saldırmak için de o kadar çok çabalar, şeklinde bir teori ortaya attı.

Tüm Reklamları Kapat

Eğer bu doğru olsaydı ne kadar faydalı, ne kadar zararlı mutasyonlar taşıdıklarına bakılarak hangi suşun daha çok, hangi suşun daha az yaygın olacağını öngörebilmek mümkün olurdu. Lässig, Columbia Üniversitesi'nden biyolog Marta Luksza ile birlikte çalışarak her bir grip suşunun evrim potansiyelini ölçecek bir yöntem buldu. Her suş, her bir faydalı mutasyon için bir puan kazanıyordu. Her bir zararlı mutasyon için ise Lässig ve Luksza bir puanı geri alıyordu.

Bilim insanları 1993 yılından beri toplanan binlerce virüs suşu numunesini incelediler. Her bir suş için belli bir yılda elde edilen skoru hesaplayıp sonra bu skoru o suşun ertesi yıl ne kadar başarılı olacağını tahmin etmek için kullandılar. Sonunda suşun büyüyeceğini ya da yok olacağını yüzde 90 gibi yüksek bir oranda doğru tahmin ettiler. Lässig, "Basit bir işlem. Fakat gayet mantıklı işliyor." diyor.

Lässig ve çalışma arkadaşları bugün gelecek tahminlerini geliştirmek için yeni yollar araştırıyorlar. Lässig, Dünya Sağlık Örgütü'nün grip aşılarına hangi suşların dahil edilmesi gerektiğine karar verirken başvurabilecekleri şekilde gelecek grip mevsimlerini öngörebilmeyi umuyor. Lässig durumu şöyle ifade ediyor:

Birkaç yıla kalmaz gerçekleşir.

Evrimsel gelecek tahmininin mücadeleye yardımcı olacağı tek hastalık grip değildir. Bakteriler de evrim geçirerek antibiyotiklere karşı hızla direnç gösteriyorlar. Bilim insanları mikropların izleyeceği yolu öngörebilseler önlem alabilecek stratejilerle ortaya çıkabilirler belki.

Tüm Reklamları Kapat

Gelecekle ilgili tahminde bulunmak kanserle savaşta da işe yarayabilir. Hücreler kansere dönüştüğünde kendilerine özgü bir evrim yaşarlar. Kanser hücreleri bölündükçe bazen daha hızlı büyümelerine ya da bağışıklık sisteminin dikkatinden kaçmalarına neden olan mutasyonlar edinebilirler. Tümörlerin nasıl gelişeceğini tahmin etmek ve buna uygun bir tedavi planlamak mümkün olabilir.

Lässig, evrim hakkında öngörüde bulunabilmenin gündelik hayattaki değerinin ötesinde, çok büyük önemi olduğunu da biliyor. Bu sayede evrimsel biyoloji bilimi, fizik ve kimya gibi diğer alanlara yakınlaşacaktır. Lässig evrimsel gelecek tahmini yapmanın Ay'ın hareketini tahmin etmek kadar kolay olmayacağını biliyor ama evrimin birçok açıdan öngörülebilir olduğunun ispatlanabileceğini düşünüyor.

Bir sınır olacak, ama o sınır nerede bilmiyoruz.
Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Evrimde Gelecek Tahmini ve Öngörü Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrimde Gelecek Tahmini ve Öngörü yazı dizisinin 4. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Evrim Teorisi'nin Tahmin ve Öngörü Gücü: Evrimsel Biyoloji Neden Güçlü Bir Bilim Dalıdır?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
40
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 5
  • Muhteşem! 3
  • Bilim Budur! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • İnanılmaz 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Quanta Magazine | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 04/02/2023 05:26:33 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8029

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Beslenme Davranışları
Yok Oluş
Kuş
Hormon
Makroevrim
Genetik Mühendisliği
Doğa Gözlemleri
Eşey
Antikor
Biyocoğrafya
Doğa Yasası
Böcek Bilimi
Hız
Vejetaryen
Bilim İnsanı
Besin
Köpekgil
Kozmoloji
Radyasyon
Komplo
Kromozom
Bakteri
Robot
Enerji
Epidemik
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
C. Zimmer, et al. Evrim ve Gelecek Tahmini: Evrimsel Gelecek Tahmini, Yeni Bir Bilim Dalı Olarak Doğuyor!. (13 Kasım 2019). Alındığı Tarih: 4 Şubat 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/8029
Zimmer, C., Erulaş, R., Ölez, Ş. (2019, November 13). Evrim ve Gelecek Tahmini: Evrimsel Gelecek Tahmini, Yeni Bir Bilim Dalı Olarak Doğuyor!. Evrim Ağacı. Retrieved February 04, 2023. from https://evrimagaci.org/s/8029
C. Zimmer, et al. “Evrim ve Gelecek Tahmini: Evrimsel Gelecek Tahmini, Yeni Bir Bilim Dalı Olarak Doğuyor!.” Edited by Şule Ölez. Translated by Ruhiye Erulaş, Evrim Ağacı, 13 Nov. 2019, https://evrimagaci.org/s/8029.
Zimmer, Carl. Erulaş, Ruhiye. Ölez, Şule. “Evrim ve Gelecek Tahmini: Evrimsel Gelecek Tahmini, Yeni Bir Bilim Dalı Olarak Doğuyor!.” Edited by Şule Ölez. Translated by Ruhiye Erulaş. Evrim Ağacı, November 13, 2019. https://evrimagaci.org/s/8029.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Kural İhlali Seç
Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Mantık Hatası Seç
Kural İhlali Seç
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.