Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Zamanı Başa Sarsak, Bugünkü Türler Tekrar Evrimleşir miydi?

Eğer Zamanı Geri Alıp Dünya'yı Baştan Başlatsaydık, Yaşam Aynı Şekilde Mi Evrim Geçirirdi?

Zamanı Başa Sarsak, Bugünkü Türler Tekrar Evrimleşir miydi?
12 dakika
6,485
  • Evrimsel Biyoloji
  • Kuantum Mekaniği

Size bir soru: Zamanı geriye sarıp, tekrar başlatsaydık ve evrim, aynı atalardan yeniden başlatılmış olsaydı... Aradan aynı miktarda zaman geçtikten sonra ortaya çıkan sonuç, şu anki bildiğimiz Dünya yaşamına benzer miydi?

Bu soru ilk defa açık bir şekilde, 1989 yılında büyük evrimsel biyolog Stephen Jay Gould tarafından soruldu. O gün bugündür de teorik bir tartışma konusu olarak farklı görüşlere ev sahipliği yapmakta. 

Bu Reklamı Kapat

Soru oldukça ilginç. Çünkü aslında evrimsel biyolojiden ziyade, fizik ve kuantum mekaniği gibi alanlardaki birçok konuyu düşünmemizi gerektiriyor.

İşin Fizik Tarafı...

Örneğin... Evren, deterministik, yani belirlenimci midir? Yani her şey, kendisinden önce gelen olayların kesin ve nihai bir sonucu mudur? Dolayısıyla, başlangıç şartları birebir aynı olursa, o şartlardan zaman içinde doğacak yeni şartlar da birebir aynı mı olurdu?

Bu Reklamı Kapat

Yoksa Evren probabilistik, yani olasılıkçı mıdır? Her şey birebir aynı olsa da, evrende var olan ve olasılığa dayalı durumlar zaman içinde birikerek, bambaşka sonuçlar yaratabilir mi?

Kuantum mekaniği araştırmaları, atomik düzeyde olasılıkçı bir evren modelinde yaşadığımızı gösteriyor gibi. Örneğin bir elektron, bir atomun etrafında spesifik ve kesin olarak belirlenebilir bir noktada bulunmak yerine, bir olasılık dağılımı çerçevesinde bulunuyor. Ancak günlük yaşantımızda atomlarla pek de haşır neşir değiliz. Bir binayı inşa ederken, bir uçak yaparken, bir yerden bir yere seyahat ederken veya sokakta yürürken kuantum mekaniğinin olasılıkçı etkilerine değil, Newton fiziğinin determinist etkilerine tabiyiz. Her şey net ve her şey, bir önceki olaydan dolayı o şekilde oluyor. Bir topun fırlatılış hızı ve açısını, hava sürtünmesinin etkisini, vb. fiziksel parametreleri bilirsek, o topun düşeceği yeri de %100 kesinlikle tespit edebiliyoruz. 

Peki diyelim ki kuantum fiziği gerçekten de olasılıkçı. Bu mikro düzeyde süregelen olasılıklar, bizim yaşadığımız mezo düzeyde veya astronomik cisimleri içeren makro düzeyde deterministik gibi gözüken süreçleri etkileyip, onları olasılıkçı hale getirmeye yeter mi? Yani bir hücrenin ATP üretim sistemleri, bir aslanın sindirim sistemi veya bir karadeliğin kütleçekim etkisi, bu atomik düzeydeki olasılıklardan etkilenerek, olduğundan farklı bir şekilde çalışabilir mi?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Ne yazık ki bu soruların henüz nihai bir yanıtı yok. İşin fizik tarafı daha uzun süreler tartışılacak. 

İşin Evrim Tarafı...

Peki ya evrim tarafı? Şunu net bir şekilde biliyoruz: Canlılar, durmaksızın evrimleşiyorlar. Bu evrim, canlıların etraflarında yine durmaksızın değişen çevre şartlarına, popülasyonlarındaki genlerin niteliğine ve dağılımlarına ve bu ikisinin birbiriyle etkileşimine bağlı olarak yaşanıyor. Dolayısıyla fiziğin olasılıklar ve bunların bizim alışageldiğimiz boyutları barındıran mezo-dünyada ne kadar etkili olduğuyla ilgili söyledikleri, evrimin ne kadar olasılıkçı veya deterministik olduğunu doğrudan etkiliyor. Çünkü evrime yön veren ve "çevre değişimi" dediğimiz olaylar, atmosferik, jeolojik, ekolojik, ve benzeri olaylar...

Bunların bir kısmını oldukça deterministik şekilde tespit edebiliyoruz; ancak ezici bir çoğunluğu şu anda oldukça olasılıkçı bir doğaya sahip gibi...

Örneğin 1 gün sonrasının hava durumunu epey iyi tahmin ediyoruz; ancak 1 hafta, 1 ay, 1 yıl sonrasına dair güvenilir tahminler giderek azalıyor. İklim değişimini tespit edebiliyoruz; ancak tespitlerimiz her zaman olasılıkçı modellere dayanıyor.

Kıtaların kaydığını biliyoruz; ancak bundan 300 milyon yıl sonra kıtaların tam olarak hangi konumda olacağını öngöremiyoruz, dolayısıyla simülasyon ve olasılıklara başvuruyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Göktaşlarının yörüngesini belli zaman dilimlerinde %100'e yakın düzeyde hesaplayabiliyoruz; ancak bunun ötesinde o göktaşının başına gelebilecekleri ve bu göktaşlarının gezegenimize çarpması halinde olacakları yalnızca olasılıkçı yollarla tahmin edebiliyoruz.

Tüm bunlar, bizim atmosfer, jeoloji ve astronomi modellerimizin zayıflığından ve analiz edilmesi gereken veri miktarının aşırı büyük olmasından mı? Yoksa bunları net bir şekilde kestiremiyor oluşumuz, bu olayların yapısal olarak olasılıkçı bir doğaya sahip olmasından mı? 

Benzer şekilde, evrim denkleminin öteki tarafında da popülasyon genetiği var. Bu alan, meşhur bir şekilde olasılıkçıdır. İstatistik analizleri, popülasyon genetiği ve evriminin kalbinde yatar. Bu olasılıkları determinist, yani örneğin bir mutasyonun olacağı nükleotiti ve sonucunu %100 şekilde bilebileceğimiz bir temele indirgeyememe sebebimiz, bu süreçleri yeterince iyi tanımıyor olmamız ve matematiksel modellerimizin yetersiz olması mı? Yoksa bu sistemler gerçekten de şu anda izah edildiği üzere, yapısal olarak tamamen olasılıklar üzerine mi kurulu? 

Tüm bunları sindirmek için şöyle düşünün: Aklımızın alamayacağı kadar güçlü bir hiper-bilgisayar, bizden milyarlarca kat güçlü bir Yapay Zeka ile donatılsaydı, o da jeolojik, astronomik, genetik, ekolojik, fiziksel ve benzeri süreçleri olasılıkçı yöntemlerle mi analiz ederdi? Yoksa deterministik analiz yöntemlerini keşfedebilir miydi? 

Bu Reklamı Kapat

Bu soruların cevapları, ana sorumuz olan evrimi başa sarma konusu için çok önemli. Eğer bu doğa olayları deterministik değil de, olasılıkçıysa, o zaman zamanı sıfırdan başlatacak olsaydık birebir aynı canlıları görmeyi bekleyemezdik. Ufak olasılık dağılımları uzun zaman dilimlerinde birikir, bambaşka türlerin evrimleşmesiyle sonuçlanırdı. Ama evren, dolayısıyla da doğa deterministik ise... O zaman belki de her şey birebir aynı yaşanırdı, doğa birebir aynı şekilde değişirdi, her mutasyon birebir aynı noktada meydana gelirdi, her seferinde birebir aynı canlılar seçilirdi ve milyonlarca yıl sonunda birebir aynı canlılar oluşurdu.

Bu soruların nihai cevabını yalnızca bilim verebilecek. Bilimlerin birbiri üzerine inşa edildiğini düşünecek olursak, fizikten gelecek bilgiler kimyayı, kimyanın nasıl organize olduğu da biyolojiyi etkileyecek. 

Bu sorulara, en azından yaklaşık ama kabul edilebilir düzeyde güvenilir cevaplar verebilmek önemli. Çünkü diğer gezegenlerde yaşamın sıfırdan başladığında ne tip sonuçlar verebileceğimizi anlamamıza katkı sağlayabilir. Dahası, elimizdeki matematiksel evrim modellerini geliştirerek, evrimi geriye ve ileriye dönük analiz etme başarımızı arttırabilir. Evrimi daha iyi anlamak, kanser gibi ölümcül hastalıklarla başa çıkmamızı, daha verimli tarım ürünleri üretebilmemizi ve belki de hepsinden önemlisi, insanlar olarak ne olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi daha iyi anlamamızı mümkün kılabilir.

Bunun için, Michael Desai'nin laboratuvarına gideceğiz:

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Truva Seti: Çocuklar İçin Truva Destanı (4 Kitap)

Her şey Çanakkale ve o yörede oturan küçük çocukların kocaman bir tahta at
görerek büyüyecek oldukları düşüncesiyle başladı. Bu tahta At’la ilgili küçük
çocuklardan gelecek soruları yanıtlamak, At’ı onlara tanıtmak, ardındaki ünlü Truva
Destanı’nı anlatmak gerekir diyerek yola çıktık.
Bunun için Truva Destanı’nı okul öncesi dönem çocuklarının gelişim düzeyine
en uygun, en doğru şekilde anlatabilmek amacıyla Truva Projesi’ni geliştirdik. Proje,
2008-2009 Eğitim- Öğretim yılı süresince Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi
Çocuklar Evi’nde eğitim gören çocuklar, öğretmenleri ve aileleri eşliğinde, Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Ebru Aktan Acar’ın Eğitim Danışmanlığı‘nda uygulandı.
Bunca emekten sonra, onca çocuğun, öğretmenin, uzmanın, ailenin ve bir
çocuk kitapları yazarının ortak çalışmasına kalıcılık kazandırmak istedik. Bundan
sonraki kuşaklar da, coğrafyamızda önemli bir yeri olan Truva’nın geçmişiyle daha
küçük bir çocukken tanışsın istedik.

Set İçindeki Ürünler:

  • Truva’nın Rüzgarı
  • Truva Prensi Paris ile Güzel Helen
  • Truva Savaşı
  • Truva Hazineleri

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Panama Yayıncılık tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺75.00
Truva Seti: Çocuklar İçin Truva Destanı (4 Kitap)

Evrim Tarihini Deneysel Olarak Sınamak...

Michael Desai, Harvard Üniversitesi'nin dördüncü katında bulunan laboratuvarında, evrimi iş başındayken izlemek için yüzlerce özdeş maya kümesi oluşturdu. Titizlikle kontrol edilen her ortam, ayrı bir ekmek mayası türüne ev sahipliği yapıyor. Her 12 saatte bir, Desai'nin robot yardımcıları, her bir kümedeki yaşamaya en müsait olan mayaları, yani en hızlı büyüyenleri, ayırıyor ve geri kalanlarını da çöpe atıyor. Sonrasında ise Desai, zamanla 500 nesle evrimleşen türlerin denetimini yapıyor. Diğer bilim insanlarının "eşi görülmemiş bir ölçekte" diyerek nitelendirdiği bu deney, biyologların zihinlerini uzun süredir meşgul eden o soru hakkında fikir edinmeyi amaçlıyor: Eğer dünyayı yeni baştan başlatabilseydik, yaşam aynı yönde mi evrimleşirdi?

Birçok biyolog öyle olmayacağını iddia ediyor, sebep olarak da bir türün erken dönem evrimsel sürecinde geçirdiği rastlantısal mutasyonların türün kaderini derinden etkileyebileceğini öne sürüyorlar. Desai, Stephen Jay Gould tarafından 1980'lerde ortaya atılan bir fikri, ondan farklı sözcüklerle, şöyle ifade ediyor:

Eğer yaşam kasetini başa sararsanız, tek bir mutasyon sizi tamamen farklı bir yöne götürebilir!

Fakat, Desai'nin maya hücreleri bu fikri tekrar sorgulatıyor. 2013 Haziran ayında Science dergisinde yayınlanan sonuçlara göre, Desai'nin tüm maya çeşitleri, her bir türün tuttuğu belirli genetik yollardan bağımsız olarak, (özel laboratuvar şartları altında büyüme kapasiteleriyle ölçülmelerine istinaden) hemen hemen aynı evrimsel varış çizgisine ulaştılar. Bu tıpkı, varış yerinin Ege Denizi olduğu bir yarışta Iğdır'dan yola çıkan 100 taksinin, farklı karayollarından gitmiş oldukları halde, saatler sonra hepsinin Çeşme rıhtımında buluşması gibi bir durum...

Bulgular aynı zamanda genetik düzeydeki evrim ile organizma düzeyindeki evrim arasında bir bağ bulunmadığını öne sürüyor. Genetik mutasyonlar çoğunlukla rastgele meydana gelir, yine de bu tür değişimlerin toplamı, bir şekilde tahmin edilebilir bir şablon üretir. Çoğu genetik araştırma tekil genlerdeki mutasyonların etkisi üzerine odaklandığından, bu iki düzey (genetik düzey ile organizma düzeyi) arasındaki bu ayrım gerçekten önem kazanabilir. Örneğin, tek bir mutasyonun bir mikrobun toksinlere karşı olan direncini veya bir insanın bir hastalığa karşı olan yatkınlığını nasıl olup da etkileyebildiği araştırmacıların sıklıkla sorduğu bir sorudur.

Fakat, şayet Desai'nin bulguları diğer organizmalar için de geçerliyse, bu durum, çok sayıdaki tekil gen değişimlerinin zaman içerisinde nasıl uyumla çalıştığını incelemenin de eşit derecede önemli olduğunu düşündürüyor. Minnesota Üniversitesi'nde bir biyolog olan Michael Travisano bu konuyla ilgili şöyle söylüyor:

Evrimsel biyolojide, genleri tek tek incelemek ile evrimin bütün organizmayı değiştirme potansiyeli arasında bir çeşit gerilim var. Bütün biyoloji camiası son 30 yıldır tekil genlerin önemine odaklanmıştı, fakat bu çalışmanın verdiği mesaj, bunun o kadar da önemli olmadığı yönünde.

Desai'nin deneyinin asıl gücü, alandaki diğer bilim insanlarının "cüretkar" olarak tanımladığı deneyin eşi görülmemiş büyüklüğünden ileri geliyor. Deneyin tasarımının kökleri, kurucusunun özgeçmişinde yatıyor: Desai bir fizikçi olarak eğitim gördü ve 4 yıl önce laboratuvarını kurduğundan beri de biyolojiye istatistiksel bir bakış açısı katmakta.

Desai, deneyinde, yüzlerce maya hattını isabetlilikle manipüle etmek için robotların kullanıldığı yöntemler tasarladı. Bu sayede büyük ölçekli evrimsel deneyleri nicel bir yöntemle yapabilecekti. Bilim insanları mikropların genetik evrimi üzerinde uzun süredir zaten çalışmaktaydılar fakat son zamanlara kadar, tek seferde ancak birkaç soyu incelemek mümkündü.

Buna karşın Desai'nin ekibi, hepsi tek bir ebeveyn hücreden evrimleşmiş 640 maya hattını çözümledi (analiz etti). Bu yaklaşım, ekibe istatistiksel olarak evrimi çözümleme imkanı verdi. Çalışmaya katılmamış fakat çalışmanın yazarlarından biriyle çalışmış olan Pensilvanya Üniversitesi'nden evrimsel biyolog Joshua Plotkin, evrimin istatistiksel analiziyle ilgili şunları söylüyor: 

Bir fizikçinin evrime olan yaklaşımı, her şeyi mümkün olan en basit duruma indirgemektir. Evrimin ne kadarının tesadüfe, ne kadarının başlangıç noktasına ve ne kadarının ölçüm hatalarına dayandırıldığını hesaplayabilirler.

Desai'nin planı, maya soyları özdeş şartlar altında büyürken onları izlemek ve sonrasında, (asli ata türlerine kıyasla) onların ne kadar hızlı büyüdüklerine göre belirlenen son uyum seviyelerini (İng: "fitness levels") karşılaştırmaktı. Takım, maya topluluklarını, her 12 saatte bir, yeni bir yuvaya aktarmak için özel olarak tasarlanmış robot kollar kullandı. Bu süreçte en fazla büyüyen topluluklar sonraki tura ilerledi ve işlem 500 nesil boyunca tekrarlandı.

Desai'nin laboratuvarında bir doktora sonrası araştırma görevlisi olan Sergey Kryazhimskiy, bazı geceleri laboratuvarda geçirerek 640 soydan her birinin uyum durumunu zaman içerisinde üç farklı noktada inceledi. Böylelikle araştırmacılar, soylar arasındaki uyum durumlarının ne kadar değişime uğradığını karşılaştırarak bir soyun başlangıçtaki uyumsal yeteneklerinin, o soyun son durumunu etkileyip etkilemediğine bakabileceklerdi. Ayrıca, ilk mutasyonların son verimi etkileyip etkilemediklerini anlamak amacıyla soyların 104 tanesinin genomlarını dizilediler.

Bu Reklamı Kapat

Önceki çalışmalar, “tarihsel tesadüf” olarak bilinen bir fikri, yani evrimin erken dönemlerindeki küçük değişimlerin daha sonra büyük farklılıklara yol açabileceklerini zaten göstermişti. Örneğin E. coli bakterisi üzerinde yapılan uzun dönem evrimsel çalışmalar, bakterilerin bazen yeni bir yiyecek türünü yemek üzere evrimleştiklerini; fakat bu gibi elle tutulur değişimlerin, ancak buna imkan sağlayan belli mutasyonlar başlangıçta gerçekleştiği zaman, meydana geldiğini ortaya çıkardı.

Diğer bir deyişle, erken mutasyonların kendileri, bakteriler üzerinde büyük etkilere sahip olmasalar da bu etkileri sağlayacak olan gelecekteki mutasyonlar için gerekli olan temeli oluşturuyorlar(dı). Desai’ye göre, bu gibi çalışmaların küçük ölçekli olmasından dolayı bu tür durumların bir kural mı yoksa bir istisna mı olduğu belli değildi. Desai şöyle anlatıyor:

Evrimin doğal gidişatı içerisinde, evrimsel potansiyel bakımından büyük farkların ortaya çıkması olağan bir durum mudur, yoksa evrim büyük ölçüde tahmin edilebilir midir? Bunu cevaplamak için deneyimizin büyük ölçekli olması gerekiyordu.

Önceki çalışmalarda olduğu gibi Desai, erken mutasyonların mayaların izlediği yolu şekillendirerek evrimin geleceğini etkilediğini buldu. Fakat kendi deneyinde bu yol, varış yerine etki etmedi. Desai bununla ilgili "Bu özel tesadüf türü, evrimin durumunu daha az değil, daha fazla tahmin edilebilir yapıyor” diyor.

Desai, -nasıl ki spor salonuna bir kez giden kilolu birisi, bir atletin göreceğinden daha fazla fayda görüyorsa- yarışa yavaş büyüyerek başlayan mikropların da daha uygun durumda olan ve hızlı büyümüş benzerlerine kıyasla faydalı mutasyonlardan daha çok yararlandıklarını buldu. Desai bunu şöyle açıklıyor:

Bu Reklamı Kapat

Eğer bir işin başında bir aksilik yüzünden geride kalırsanız, elinizden gelenin en iyisini yapma çabası içinde olursunuz.

Ayrıca bu olguyu, belli bir noktadan sonra eklenen her çaba miktarının gitgide daha az fayda sağladığını anlatan ekonomideki “azalan verimler kanunu”yla karşılaştırıyor.

Bilim insanları, mayalardaki tüm genetik yolların neden aynı varış noktasına ulaşıyor göründüklerini bilmiyorlar. Bu, Desai ve alandaki diğerlerinin özellikle ilgisini çeken bir soru. Mayalar birçok farklı gende mutasyon geliştirdiler ve bilim insanları bu genler arasında anlaşılır bir bağlantı bulamadılar. Diğer bir deyişle, eğer ki hücre içinde genler birbirleriyle etkileşim halindeyse, bunun nasıl gerçekleştiği henüz anlaşılmış değil. Çalışmaya katılmamış olan New Hampshire Üniversitesi'nden biyolog Vaughn Cooper bu durumla ilgili olarak "Belki ortada kimsenin bilmediği ayrı bir metabolizma işleyişi vardır" diyor.

Desai'nin dikkatlice kontrol edilmiş sonuçlarının, daha karmaşık organizmalara veya hem organizmanın hem de çevresinin sık sık değiştiği kaotik gerçek dünyaya uygulanabilir olup olmadığı da henüz belli değil. "Gerçek dünyada organizmalar, çevreyi üleşerek farklı şeylerde verimli hale geliyorlar" diyen Travisano. bu ekolojik konumlardaki popülasyonların, özellikle uyum süreçlerinde, yine “azalan verimler kanunu”na tabi olacağı tahmininde bulunuyor; fakat bu konunun henüz netlik kazanmadığını da sözlerine ekliyor.

Diğer taraftan, karmaşık organizmaların daha benzer hale gelmesiyle sonuçlanan ve hızlı bir evrim geçirdiklerini gösteren ipuçları da var. Örneğin 2013 Mayıs'ında yayınlanan bir çalışma, genetik olarak farklı olan meyve sineği gruplarını yeni bir çevreye uyum sağlama sürecinde inceledi. Gruplar farklı evrimsel yollardan gitmelerine rağmen, sadece 22 nesil sonra doğurganlık ve vücut boyutu gibi farklı niteliklerde benzerlikler geliştirdiler. Riverside Kaliforniya Üniversitesi'nde bir biyolog olan David Reznick bu konuda şöyle söylüyor:

Bu Reklamı Kapat

Bana göre çoğu insan, belli bir özellik için tek gen bulunduğunu ve bunun, evrimin sorunları çözmede kaçınılmaz bir yolu olduğunu düşünüyor. Fakat Desai’nin deneyi, bu fikrin doğru olmadığını gösteriyor. Yani, çevreye daha uyumlu hale gelebilmek için pek çok şekilde evrim geçirilebilir.

Azalan Verim Kanunu

Desai'nin çalışması, azalan verimler kanununun evrime uygulanabilirliğini öne süren ilk çalışma değil. Michigan State Üniversitesi'ndeki Richard Lenski laboratuvarında E. coli'yi binlerce nesil boyunca takip eden ve on yıllar boyu süren ünlü bir deney, adaptasyonun zaman içerisinde belli bir noktada buluştuğunu (benzeştiğini) ortaya çıkarmıştı. Fakat bu çalışma, 1990'lardaki genom teknolojilerinin sınırlı oluşundan dolayı, değişimlerin altında yatan mutasyonları saptayamamıştı. Bahsedilen çalışmada görev alan Minnesota Üniversitesi'nden Michael Travisano 90’lı yılların teknolojik yetersizliğini şu sözlerle anlatıyor:

O zamanlar, sahip olduğumuz 36 popülasyonu dizilemek günümüzde yüzlercesini dizilemekten çok daha pahalıya mal oluyordu.

Daha yakın zamanda, 2011 yılında Science dergisinde yayınlanan iki makale, değişik bakteri türlerinde bulunan birçok faydalı mutasyonun birbirleriyle eşleştirildiğini duyurdu. Araştırmacılar bu mutasyonların mühendisliğini yapıp farklı bakteri soylarına uyguladıktan sonra, daha iyi uyum sağlamış soyların daha az fayda gördüğünü buldular. Desai’nin çalışması daha geniş çaplı muhtemel mutasyon kombinasyonlarını inceleyerek azalan verimler kuralının çok daha kapsamlı olduğunu gösterdi.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 4
  • Bilim Budur! 3
  • Muhteşem! 1
  • İnanılmaz 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Wired | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 26/06/2022 17:33:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4151

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Yağ
Entomoloji
Yeme
Göğüs Hastalığı
Yas
Karar Verme
Teknoloji
Araştırma
Entropi
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Çalışma
Kalori
Sağlık Personeli
Elementler
Ağız Sağlığı
Deniz
Güneş Sistemi
Akciğer
Mühendislik
Kimyasal Bağ
Uluslararası Uzay İstasyonu
Kuantum Fiziği
Işık
Yangın
Sperm
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.