Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu yazı, Evrim, Bilim ve Din yazı dizisinin 19. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

Bu haber 7 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Bu artık biraz eski bir araştırma olsa da, Türkçeye kazandırmak ve paylaşmak istedik. Dünya'nın refah düzeyi, bilime erişim kolaylığı, eğitim düzeyi, araştırma yoğunluğu en yüksek olan ülkelerde, Evrim Kuramı'nın halk tarafından kabul edilme oranlarının son derece yüksek düzeylerde olduğunu biliyor muydunuz?

New Scientist dergisinde 2006 ve 2008'de yayınlanan araştırmada insanların ilkin hayvan türlerinden evrimleştiğinin kabul edilip edilmediği halka sorulmuştur. 35 ülkede yapılan, yukarıda ise 18 ülkenin sonuçlarına yer verilen grafikte de görüldüğü gibi, çubukların mavi kısımları bir ülkede evrimin kabul edilme oranını gösterirken, pembeler emin olmayanları, yeşiller ise evrimi kabul etmeyenleri göstermektedir.

Yapılan araştırmada, her ne kadar Orta Doğu ülkelerinden sadece Türkiye'ye yer verilmiş olsa da, ülkemizde Evrim Kuramı'nın, diğer tüm ülkelere göre çok daha az kabul edildiği görülüyor. İkinci sırada yer alan ABD ise, tutucu propagandaların merkezi olmasıyla meşhur bir ülke.

İzlanda, Danimarka, İsveç, Fransa, Japonya ve İngiltere gibi ülkelerde evrimin halk arasındaki kabul yüzdeleri 80 puandan yüksek olabilmekteyken Türkiye'de bu yüzde 25 puan civarındadır. ABD'de ise evrimin kabul edilirliği %40 dolaylarındadır. Bu durum, ilk etapta toplumun kültürel normlarıyla bilimsel anlayışı arasında bir ilişki olduğu fikrini akla getirmektedir.

Ancak elbette istatistiki bir araştırmanın tek açıdan ele alınması doğru olmayacaktır. Ekonomik durum, bilime verilen değer, bilimin halka indirilmesi için verilen uğraşlar, eğitim sistemi ve içeriği, eğitim düzeyi, okuma yazma oranları ve daha nice faktör bir ülkenin bilimsel bir gerçeği kabul etme oranlarını etkilemektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre, bir ülkede yukarıda sayılan parametreler ve ilişkili diğer değişkenlerin değeri arttıkça, halkın bilimsel gerçekleri kabullenişi artıyor.

Unutmadan söyleyelim ki bu araştırmalar bilimin herhangi bir dalında araştırma yürütmeyen, sıradan halka dayanıyor. Zira bilim insanları üzerinde yapılan araştırmalarda Evrim Kuramı'nın kabul ediliş oranı, ülkeden bağımsız olarak %95-99 arasında seyrediyor. Bu yüzde biyologlar arasında %99 civarındayken, temel bilimlerin genelinde %95 üzerinde seyrediyor. Mühendislik gibi biyoloji ile çok yakından ilgilenmeyen, uygulamalı bilim dallarında çalışan bilim insanlarını katan araştırmalarda bu oran %85-90 civarına düşse de, yine de ezici çoğunluğu değiştirmiyor. Bu konuda kapsamlı bir analizimizi buradan okuyabilirsiniz.

Benzer bir Science araştırmasının sonuçlarını aşağıdaki tablodan inceleyebilirsiniz; sonuç değişmiyor:

Belirtmek gerekir ki burada verilen araştırmada, sonuçları görülen soru "İnsanlar, geçmişte yaşamış diğer hayvanlardan ortaya çıkmışlardır [gelişmişlerdir]." sorusuna katılıp katılmamayı ölçecek şekilde sorulmuş. Biliniyor ki insanların kendilerini diğer hayvanlardan ayrı bir yere koyma tutkusu, Evrim Kuramı'nı da kısmen kabul edip, kısmen reddetme durumunu doğuruyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde, sıradan halktan birçok insan, evrimin diğer canlılar için doğru olduğunu çok daha yüksek yüzdelerle kabul ederken, insana evrimin uygulanmasının doğru olmadığını belirtiyorlar (ki bu bilimsel olarak hatalıdır; insan biyolojik açıdan diğer hayvanlardan farklı değildir).

Ulusal Varlığa Bağlı Olarak Halk Arasında Evrimin Kabul Edilmesi

Aşağıdaki harika grafikten de görülebileceği gibi, bir ülkenin varlık düzeyi, dolayısıyla eğitim düzeyi arttıkça ve toplumsal buhranları azaldıkça, evrim gibi bilimsel gerçeklerin kabul edilme yüzdesi de artmaktadır.

Calamities of Nature

Örneğin İzlanda, İsveç, Birleşik Krallık, Belçika, Danimarka, Hollanda, Almanya, İrlanda, İsviçre, Fransa, Japonya gibi ülkelerde evrimin halk arasındaki kabulü %70-80 düzeyindedir. Buna karşılık, Türkiye, Kıbrıs, Litvanya, Latviya, Bulgaristan gibi düşük gelire sahip ülkelerde evrimin kabulü de son derece düşüktür. Türkiye'de her ne kadar evrimin kabulü tüm modern ülkeler arasında sonuncu olsa da, kişi başına düşen GSMH da eşit derecede düşüktür ve dolayısıyla genel eğilime tam olarak uymaktadır. Bu bakımdan, ülkemizdeki evrim düşmanlığının anormal olmadığı söylenebilir. Ülkemiz, en azından bu iki parametre arasındaki ilişkiye uygun davranmaktadır.

Bilim ve teknolojide olduğu gibi GSMH konusunda da liderler arasında bulunan ABD ise bu eğride son derece bir noktada bulunmaktadır. Ülkenin gelir düzeyi aşırı yüksek olmasına rağmen, halkında bilimsel gerçeklere karşı ciddi bir karşıtlık bulunmaktadır.

Bilimsel Gerçeklere Alışmalıyız!

Bir hayvan türü olduğumuz gerçeği, utandırıcı veya ayıp değildir. Utandırıcı ve ayıp olsaydı bile, gerçek değişmezdi. "Hayvan" sözcüğü birçok dilde "akılsız, aptal, düşük seviyeli" gibi nitelemeler için kullanıldığı için, biyolojik anlamını kabullenmek güçleşmektedir. İnsanlar, omurgalı oldukları gerçeğini reddetmezler, reddedemezler. Omurgalılar, Hayvanlar Alemi altındaki taksonomik bir şubedir. Omurgalı olup da hayvan olmayan hiçbir canlı yoktur. Dolayısıyla insanın da kaçarı yoktur. Omurganız olduğunu reddedemezsiniz. Benzer şekilde, hiçbir insan memeli olduğunu inkar edemez. İnanmıyorsanız, çıplak şekilde aynaya bakabilirsiniz: memeleriniz var! Memeliler, Hayvanlar Alemi altındaki taksonomik bir sınıftır. Memeli olup da hayvan olmayan hiçbir canlı yoktur. İnsan da, istisna değildir. Dolayısıyla bu gerçeğe alışın: insanlar, hayvandır.

Bunun ötesinde, Omurgalılar Şubesi'nin Memeliler Sınıfı içerisinde Evrim Ağacı'nın insana doğru giden dalına biraz daha odaklanacak olursanız, bir alt basamakta insanın bir maymun türü olduğunu görürsünüz. Yine, "maymun", "şabalak, aptal hayvan" anlamına gelmez. Maymunlar (Simiiformes), Hayvanlar Alemi altındaki bir takımdır. Maymun olup da hayvan olmayan hiçbir canlı yoktur. İnsan da, istisna değildir. Hatta insan, daha spesifik olarak bir Kuyruksuz Maymun'dur. İnanmıyorsanız, ayna karşısında poponuza bakabilirsiniz. Kuyruğunuz yoktur! Ancak kuyruğunuzdan artakalan bir kuyruk sokumuna sahipsiniz (bu bölgeye ve kemiğe laf olsun diye "kuyruk sokumu" denmiyor). Bu konular hakkında yetişkinlere yönelik bir açıklamamızı buradan, çocuklara yönelik bir açıklamamızı da buradan okuyabilirsiniz.

Eğer ki bilimsel platformda modern ülkeleri bir nebze olsun yakalamak istiyorsak, evrimi bir an önce anlayıp, anlatıp, uygulamaya başlamamız gerekiyor. Evrim, modern bilimi kökünden değiştirdi ve şimdi, temel bilimlerin ötesine geçerek mühendisliği, mimarlığı, ekonomiyi de değiştirmeye başladı. Geleceğin en önemli teorileri, keşifleri, icatları evrimsel algoritmalar ve evrimsel düşünce sisteminin birer ürünü olacak.

Evrim, bilim camiasında tartışması olmayan bir şekilde kabul görmekte; halk arasındaki kabulü de Türkiye'de dahil olmak üzere tüm dünyada hızla artıyor. Ancak bunu halk geneline yaymak ve sürdürmek zorundayız. Eğer ki modern ülkelerin bir sonraki atılımlarının rüzgarının bir parçası olmak istiyorsak, işe evrim ve genel olarak temel bilimlerden başlamak zorundayız.

Ya da, bir 200 sene daha geriye sıçrayabiliriz.

Tercih bizim.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/11/2019 21:01:21 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/691

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam

Einstein “Tanrı Zar Atmaz” Derken Ne Söylemek İstedi?

Evrimin Halk Arasındaki Kabulü Hızla Artıyor: Gençler Yaratılışı Değil, Evrimi Kabul Ediyor!

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer okuduğunuz her şeye inanıyorsanız, okumamalısınız.”
Japon Atasözü
Geri Bildirim Gönder