İlk iki yazıda evrenin boş bir oda olmadığını, aksine her yeri kaplayan devasa ve esnek bir çarşaf (Metrik Katman) olduğunu hayal etmiştik. Bugün, bu çarşafın üzerinde neden yaşlandığımızı ve neden yere düştüğümüzü, yani Zaman ve Yerçekimi arasındaki o gizli bağı deşifre etmek istiyorum.
Zaman: Bir Nehir Değil, Bir Vuruş
Zamanı hep ileri akan bir nehir gibi hayal ederiz. Ama benim vantilatör analojime geri dönersek; vantilatörün pervanesi o kadar hızlı döner ki biz onu sabit bir daire sanırız. Ya zaman da bizim için böyleyse? Ya zaman, üzerinde yaşadığımız o devasa çarşafın, bizim algılayamadığımız o "yukarı-aşağı" derinlikte sürekli ve çok hızlı bir şekilde vuruşlar yapmasından ibaretse?
Zihnimde bu "kalp atışını" canlandırıyorum. Metrik Katman sürekli titriyor. Bizim için "şimdi" dediğimiz an, o çarşafın her bir vuruşuna denk geliyor. Eğer hareket edersek, çarşafın üzerinde yol alırken bu vuruşları daha "yavaş" hissetmeye başlıyoruz. İşte y fiziğin o karmaşık "zaman genleşmesi" dediği şey, aslında bu muazzam doku üzerindeki ritmimizi kaybetmemizden başka bir şey değilse. Zaman bir nehir değil; evrenin dördüncü boyuttaki mekanik bir nabzıysa.
Yerçekimi: Çarşaftaki Gizli Çöküntü
Peki ya yerçekimi? Bize hep kütleli cisimlerin birbirini çektiği söylendi. Ama neden? Yine çarşafı hayal edin. Eğer çarşafın bir noktasına ağır bir bilye koyarsanız, çarşaf sadece bükülmez; o bilyenin olduğu yerde doku sıkışır. İşte madde dediğimiz şey, enerjinin bu çarşaf üzerinde, bizim göremediğimiz o derinliğe doğru "düğümlenmesi" ve "sıkışması" olamaz mı?
Yerçekimi, bir maddenin diğerini sevip ona doğru koşması değil; Yerçekimi, çarşafın o noktada çok fazla gerilmesi ve etrafındaki her şeyi o derin çukura doğru "kaydırması" da olabilir . Ya biz yere düşmüyor; aslında Metrik Katman'ın en derin büküldüğü yöne doğru akıyorsak?
Büyük Resim Netleşiyor
Evren, kusursuz bir elastikiyetle, her vuruşunda zamanı doğuran, her sıkışmasında maddeyi var eden devasa bir makine gibi çalışıyor.
Kuantumun o kafa karıştırıcı dünyası ile devasa galaksilerin kütleçekimi, aynı çarşafın üzerindeki farklı şiddetteki dalgalanmalardan başka bir şey değil. Biz sadece bu çarşafın yüzeyindeki kum taneleriyiz ve artık o görünmez derinliğin şarkısını duymaya başlıyoruz. Tanrı zar atmıyor..
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/01/2026 06:26:28 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22203
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.