Gece Modu

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, From Quarks to Quasars isimli kaynaktan alınmıştır; ancak anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bunu belki daha önceden duymuşsunuzdur: Şu anda eğer dışarıdaysanız, yüzünüze vuran Güneş ışınları, Güneş'ten çıkıp size ulaşana kadar tam 8 dakika 20 saniye yolculuk ettiler. Bu süre zarfında 149.6 milyon kilometre kat ettiler.

Ama bu, fotonların yolculuğunun tamamını yansıtmıyor. O fotonların Güneş'in yüzeyini terk edene kadar, sistemimizin merkezindeki yıldız olan Güneş'in katmanları arasında çok uzun bir yolculuk yaparlar. Hatta Güneş'ten gelen bir fotonun "hayatının" büyük bir çoğunluğu, Güneş'in içinde geçer. Gelin bunun nedenine bir bakış atalım:

İlk olarak, Güneş'in merkezinin 15.7 milyon Kelvin sıcaklıkta olduğu düşünülmektedir. Fotosfer tabakası ise 5780 Kelvin civarındadır. Dahası, ironik bir şekilde, Güneş'in korona tabakası, yüzeyinden daha sıcaktır ve 5 milyon Kelvin civarındadır! Buna koronal ısınma problemi denir.

Bu durumda, Güneş'in oldukça ilginç bir astronomik cisim olduğunu söylemek mümkündür: Evren'deki en zayıf kuvvet olmasına rağmen, bir gök cismi için fazlasıyla güçlü olan kütleçekimi tarafından bir arada tutulan, akıl almaz derecede sıcak olan, neredeyse kusursuz bir süperplazma küresi! Bu aşırı yüksek sıcaklık ve basınç nedeniyle yıldızımızın çekirdeğinde nükleosentez adı verilen bir süreç yaşanır: Bu süreçte, hidrojen ve helyum gibi daha hafif elementler, insan vücudunun ve diğer her şeyin neredeyse tamamını oluşturan daha ağır elementlere dönüşmesi mümkün olur.

İşte Güneş'imizin aşırı sıcak merkezinde, atomlarından sökülmüş çok miktarda elektron bulunur. Bu elektronlar Güneş'in aşırı yüksek sıcaklıktaki katmanları arasında durmaksızın uçuşurlar. Bu sırada da diğer fotonlarla etkileşime geçerler.

Fotonlar, varlıklarına gama ışınları olarak başlarlar; sonrasındaysa nükleer füzyon süreciyle durmaksızın değiştirilirler. Bu süreçte fotonlar, sürekli atomlar tarafından emilir (soğurulur) ve geri salınır. Araştırmacılar buna rastgele yürüme derler; çünkü fotonların doğduktan sonraki hareketleri, bir parkta rastgele yürüyen sarhoş bir insanın hareketine benzerdir. Bunu aşağıdaki grafikte görebilirsiniz:

Bir fotonun doğumundan sonra Güneş'in yüzeyini terk etmesi ortalama 150.000 yıl sürer. Yani bir dahaki sefere yüzünüze vuran Güneş'in tadını çıkarırken, yüz binlerce yıl önce doğmuş fotonlarla duş aldığınızı hatırlayın.
Bir fotonun doğumundan sonra Güneş'in yüzeyini terk etmesi ortalama 150.000 yıl sürer. Yani bir dahaki sefere yüzünüze vuran Güneş'in tadını çıkarırken, yüz binlerce yıl önce doğmuş fotonlarla duş aldığınızı hatırlayın.

Bu rastgele yürüyüş sonucunda nihayetinde atomlar Güneş'in tüm katmanlarını aşarak yüzeye ulaşırlar. Ama bu basit bir iş değildir: Çekirdekte doğan atomlar, öncelikle radyatif bölgeye ulaşırlar. Bu bölge, Güneş'in X-ışını ve morötesi ışınları ürettiği kalın tabakasıdır. Fotonlar en çok burada elektronlar ve diğer malzemeyle etkileşirler. Sonrasında konvektif bölgeye, ondan sonra da fotosfere ulaşırlar.

En "çılgın" olanı ise şudur: Bir fotonun çekirdekte doğmasından, yüzeye ulaşmasına kadar geçen süre 100.000 yıl ila 50 milyon yıl sürebilir! Ortalamada ise 150.000 yıl sürdüğü düşünülmektedir.

Yani yüzünüze vuran o fotonlar sadece 8 dakika 20 saniyelik bir uzay yolculuğu yapmadılar; aynı zamanda yıldızımızın içinde on binlerce, belki milyonlarca yıl geçirdiler!

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 7
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 6
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/11/2019 21:09:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1432

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Varsayımlarınız, dünyaya açılan pencerelerinizdir. Arada bir tozunu alın, yoksa içeri ışık girmez.”
Isaac Asimov
Geri Bildirim Gönder