Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen1 5 gün önce
Gordügünüz gibi bütün fanları toksik kötü bir yapım kötü bir komedi ve kabul bile edemiyorlar caillou bile bundan daha iyi bir yapım mojo jojo bile gintokiden daha iyi bir karakter
Dizi
5.9/10
(11 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 銀魂 (Gintama)
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Başkan
İrem Başkan
76.1K UP
Yazar 19 Eylül 2020 5 dk.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı, dünyanın her yerinde etkisi olan çevresel faktörlerin halihazırda hayatlarımızda yer edinmiş cinsiyet eşitsizliğinin yanında kadınları erkeklere göre daha fazla etkilediğini bildirmektedir.[1] Cinsiyet rolleri çevre ile etkileşimde etkili olmakla beraber, her cinsiyete göre çevre ve insan arasındaki ilişki farklı bir şekilde biçimlenmektedir.

Cinsiyet perspektifinden bakıldığı zaman çevresel sorunlara ve iklim değişikliğine feminizm üzerinden parmak basan bir düşünce ekolü var: Ekofeminizm.

43
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Erdal Kozan
Erdal Kozan
143.8K UP
Yazar 9 Mayıs 2022 7 dk.

Çocuk sahibi olmak hayatımız boyunca karşılaşabileceğimiz en büyük sorumluluklardan birisi. Çocuk büyütmek, hayatta tutmak ve belki de en önemlisi, o çocuğu hayata hazırlamak… Elbette mükemmel olmamız mümkün değil ama elimizden gelenin en iyisini yaptığımızdan da emin olmalıyız.

Bu süreçte kimi konuları çocuğumuzla konuşmak çok kolay ve eğlenceliyken, kimi konuları konuşmak ise bizler için daha zor ve kaygı verici olabilir. Daha önceden çocuklara cinselliği nasıl anlatmanız gerektiğinden söz etmiştik; bu yazıda, bu zor ve kaygılı konulardan birisi olan ölümden söz edeceğiz.

112
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
50.2K UP
İnceleyen8 3 gün önce
12 angry man vibe i verdi, tek mekanda geçmesi falan. film ölümsüzlük ve ölebilmemiz arasında git gel yaptırdı bana, hangisi daha az kötü¿
Film
9.7/10
(67 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Man from Earth
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
S. Buğra Baltacı
Yazar 7 Ağustos 2020 11 dk.

Hücreden hücreye iletişim sinaps adı verilen özelleşmiş bölgelerde gerçekleşir. Sinapslar iletim (transmisyon) için kullandıkları mekanizmaya göre iki ana sınıfa ayrılır: kimyasal ve elektriksel.

Kimyasal iletim genellikle nörotransmitter (sinir iletici) içeren keseciklerin kalsiyuma bağımlı bir süreç ile hücre membranı ile birleşmesini ve takiben presinaptik hücreden postsinaptik hücre üzerindeki belirli reseptörlere etki etmek üzere serbest bırakılan transmitter maddenin hücre dışına atılmasını (eksositozunu) içerir.

100
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
2 gün önce
Microsoft'un yeni Recall özelliği teknik açıdan büyüleyici ama bir o kadar da distopik. İşletim sisteminin artık dosya sistemini değil, ekrandaki pikselleri ve "anlamsal bağlamı" indekslemesi oyunun kurallarını tamamen değiştiriyor. Tüm bu veriyi cloud'a göndermeden yerel NPU üzerinde işleyebilmeleri donanım tarafındaki asıl devrim; latency yok, veri çıkışı yok. Yine de bilgisayarımın her saniyemi hatırlaması ve aranabilir kılması fikri, sunduğu kolaylıktan çok daha fazla anksiyete veriyor.
53 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
5 gün önce
NASA, Artemis II görevinin fırlatılışını, Kennedy Uzay Merkezi’nde yapılan “Islak Elbise Provası” (Wet Dress Rehearsal) sırasında tespit edilen hidrojen sızıntıları nedeniyle en erken Mart ayına erteledi. Test, roketin yakıt ikmali ve geri sayım süreçlerini simüle etmek amacıyla yapıldı; ancak Space Launch System (SLS) roketi ile fırlatma platformu arasındaki bağlantılarda, Artemis I sürecinde de yaşananlara benzer hidrojen kaçakları yeniden ortaya çıktı. Güvenlik sınırlarının aşılması üzerine geri sayım planlanandan önce durduruldu.

Artemis II, Orion uzay aracıyla dört astronotu Ay’ın uzak tarafını dolaştıracak ve 1972’den bu yana Ay’a yönelik ilk mürettebatlı uçuş olacak. Hidrojenin aşırı düşük sıcaklıklarda depolanması ve sızdırmazlık elemanlarında yarattığı deformasyonlar, sorunun temel teknik nedeni olarak öne çıkıyor. NASA, verilerin ayrıntılı biçimde incelenmesi, sorunların giderilmesi ve gerekirse ikinci bir prova yapılması için zamana ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Ajans, güvenliğin öncelik olduğunu vurgularken, Artemis II için bir sonraki olası fırlatma penceresinin 6 Mart’ta açılacağını belirtti.

192 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Mehmet Ali Döke
Mehmet Ali Döke
19.7K UP
Çeviren 19 Ekim 2016 12 dk.

Canlılar doğaları gereği rekabetçidir; fakat işbirliği de yaygındır. Genler, genomlarda işbirliği yaparlar; hücreler, dokularda işbirliği yaparlar; bireyler, toplumlarda işbirliği yaparlar. İçlerinde toplu eylemin bireyler arasındaki işbirliğinden doğduğu hayvan toplumları yüksek düzeyde toplumsal karmaşıklık sergilerler. Bu gibi toplumlar yalnızca böcekler, memeliler ve kuşlar arasında yaygın olmayıp amip gibi basit türlerde bile görülürler (Görsel 1).

Hayvan toplumları yapı bakımından üreme yetisine sahip tek bir dişinin yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca kısır işçi tarafından desteklendiği tümtoplumsal (ösosyal) böcek kolonilerinden bir veya daha çok üreyen birey ile az sayıda üremeyen bireyden oluşan ve işbirliği yaparak üreyen omurgalı topluluklarına kadar değişiklik gösterirler. Toplu halde yaşayan türlerin çeşitliliği göz önüne alındığında neden bazı türler karmaşık toplumlar oluşturur da onlarla yakın akraba olan diğer türler oluşturmazlar? Bu toplumlar içinde neden bazı bireyler üremeye yatkınken diğerleri kendi üreme çabalarını erteleyip başkalarının yavrularını yetiştirmeye yardımcı olurlar? Bu ve başka soruların yanıtlarını belirlemek, toplulukların nasıl ve neden oluştuklarını ve topluluklar içerisinde bireylerin davranışsal rollerinin nasıl belirlendiğini düşünmeyi gerektirir. 

66
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Fatih Altındal
Fatih Altındal
103.9K UP
İnceleyen10 17 Şubat
Kitabı okurken hem aydınlanma heyecanı hem de üzüntü yaşadım, umutsuzluğum pekişti. Hep duyardük, sebebini tartışırdık, Türkiye çok avantajlı bir konumda gelişemiyor da Finlandiya hiçbir işe yaramaz toprakta nasıl müreffeh ve aydın bir toplum olabiliyor, gibi soruları. Bilirdik ki toprak ve konum yetmez, onları değerlendirecek olan insandır. İnsan eğitimli olmalıdır, bilgisini ve aklını kullanmalıdır. Bunları herkes biliyor. Peki eğitimi tesis etmek çok mu zor da bizde bir türlü olamadı? Ya da bizim neyimiz hatalı da yapamadık, yapanlar nasıl yaptı, halkı cahil bırakmak isteyen yöneticiler en çok bizde mi çıktı, böyleleri devrildiği zaman devrimciler neden bazı devletlerde yeni eskiye dönüştü de bazılarında olumlu kalıcı değişim getirebildi, neyi doğru yaptılar, biz neyi yanlış yaptık, o ülkelerin insanları nasıl eğitimli ve müreffeh olabildiler? Bizden fazlaları neydi? Daron Acemoğlu bu sorulara cevap diye verilen safsataları temizleyip bu daha gerçekçi bir cevabını vermiş. Tabii ben biz diye konuştum ama o biz üzerinden değil, insan toplulukları üzerinden bir bakış açısıyla tüm insan toplulukları için geçerli olan bir izah yapıyor. Dünyanın her yerinden, her kıtadan örneklerde iddiasına dayanak göstermiş. Antarktikada insan topluluğu yaşasa oradan da örnek verecekmiş.

Anlattığı sadece bir kriterle sadece bağımsız, özgür devletlerin ve milletlerin değil, sömürge devletlerinin ve milletlerinin bile kaderinin bugüne kadarki seyrini açıklıyor. Eğer onun açıkladığı doğru kriterler uygulanabiliyorsa başka bir devlete bağlı hatta sömürülen bir ülke bile olsan en sonunda gelişme ve refahın önünü açılabildiğini gösteriyor. Elbette sömürgeciler bu kriterlerin o ülkelerde uygulanmasına mümkün olduğunca engel oluyorlar. Peki neden tamamında engel olmadılar da bazı sömürgeler gelişti, işte onu da açıklamayı başarmış. Sömürgeciler sadece yabancı devletler değil, içimizdeki sömürgecilerin de topluma yaptığı şeyin, yabancı sömürgecilerinkinden farklı olmadığını da anlıyorsun artık. İşte başta bahsettiğim umutsuzluğumun pekişmesi burada ortaya çıkıyor.

İnceleme olduğu için daha fazla ayrıntı vermeliydim sanırım ama ben uygulamanın bu kategorisini okunabilecek kitap tavsiyesi verilen bir yer olarak algıladığım için söyler gibi yapıp söylememeye çalıştım. Okumak isteyenler belki okurken öğrenmek isterler.

Bu kitap ve devamı niteliğinde olan Dar Koridor, insana seçimi ve doğru karar vermeyi öğretir. Herkes mutlaka okumalı.
10.0/10
(10 Kişi)
Puan Ver
Güç, Zenginlik ve Yoksulluğun Kökenleri
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Ağustos 2020 31 dk.

Çok az film, izleyicilere V for Vendetta’dan daha "isyankar" bir hava aşılamıştır. Bir 16. yüzyıl devrimcisi olan Guy Fawkes'a atıfla başlayan film, ölçüsüz hükümet kontrolü ve vatandaşların toplum içinde sahip olması gereken güç miktarına yönelik sorunlara odaklanıyor. Film, hayatını baskıcı bir hükümeti devirmeye ve İngiltere liderlerinin yanlışlarını ortaya çıkarmaya adamış bir karakter olan V üzerine yoğunlaşıyor.

Tabii ki de filmde hoş gözüken aktörler ve hayran bırakan aksiyon sahneleri mevcut; fakat filmin asıl başarısı, izleyicilere yaşadıkları toplumda kendilerinin ve hükumetin rolünü düşündürmeyi becerebilmesinden geliyor. Büyük çoğunlukta insana yararı dokunsa bile, hükumeti sınırlanması gereken bir nokta var mıdır? Peki ya bu yarar, azınlık bir grubun hakları pahasına sağlanıyor ise? Gelin hep birlikte V for Vendetta'nın geçmişine, bugününe ve yarınına bir bakış atalım.

195
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Konuştuğunda, genellikle bildiğin bir şeyi tekrar edersin. Dinlediğinde, genellikle bir şeyler öğrenirsin.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
32
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Simay Aladağ
Simay Aladağ
189.1K UP
Çeviren 6 Şubat 2025
LEDA 1313424 olarak kataloglanan bu dev galaksi, Samanyolu'nun yaklaşık iki buçuk katı büyüklüğündedir. Hubble Uzay Teleskobu tarafından kaydedilen ve yakın zamanda yayınlanan bu görüntüde, galaksinin dikkat çekici görünümü ona "Hedef Tahtası Galaksisi" (İng. "Bullseye Galaxy") lakabının verilmesini haklı çıkarmaktadır. Çarpışma sonucu oluşan bu halkalı galaksinin teleskopik gözlemlerle doğrulanmış dokuz halkası vardır ve bu halkalar, bir gölete atılan çakıl taşının oluşturduğu dalgalar gibi dalgalanmaktadır. Tabii Hedef Tahtası Galaksisi'ne düşen çakıl taşı, aslında başka bir galaksiydi. Teleskopik gözlemler, sol merkezde bulunan mavi cüce galaksinin büyük ihtimalle çarpışmaya neden olan galaksi olduğunu göstermektedir. Bu cüce galaksi, dev galaksinin merkezinden geçerek kütleçekimsel etkileşimler sonucu eş merkezli halkalar oluşturmuştur. Hedef Tahtası Galaksisi, Balık takımyıldızı yönünde, Dünya'dan yaklaşık 567 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır. Bu mesafede, Hubble tarafından elde edilmiş bu çarpıcı görüntü, yaklaşık 530.000 ışık yıllık bir alanı kapsamaktadır.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Moderatör Uyarısı
Kural İhlali 1 moderatör tarafından eklendi
Paylaştığınız içerik; insanlık onuruna aykırı, soykırım kurbanlarını nesneleştiren ve topluluk kurallarımızdaki 'Nefret Söylemi ve Şiddeti Teşvik/Normalleştirme' maddesini ağır şekilde ihlal eden unsurlar barındırmaktadır. Bu tür etik dışı yaklaşımların platformumuzda yeri yoktur.
2
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Yusuf Çoban
Üye 16 Mayıs
Tanrı, şeytanı yaratırken onun kötülüğü seçeceğini biliyordu. Eğer Tanrı'nın planında kötülüğe ihtiyaç varsa, bu durumda şeytan gerçekten özgür iradeye sahip miydi?
1 Cevap - 182 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Düşman propagandasının amacı mevcut bir gücü imha etmek değil (bu işlev genellikle polis kuvvetlerine bırakılır), durumun göz çarpmamış bir imkânını imha etmektir. Başka bir ifadeyle, amaçları umudu öldürmektir.: Bu propagandanın verdiği mesaj, içinde yaşadığımız dünyanın olabilecek en iyi dünya olmasa bile kötünün iyisi olduğu, her türlü radikal değişimin onu ancak daha kötü kılacağına dair boyun eğmiş bir inançtır.
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.9K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 12 saat önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Cinsellik bugün çoğu zaman sabit kimlikler üzerinden tanımlanır; “eşcinsel”, “heteroseksüel” gibi kavramlar doğal ve değişmez kategoriler gibi algılanır. Oysa bu terimler, özellikle 19. yüzyılda tıp, hukuk ve modern düşüncenin etkisiyle ortaya çıkmış tarihsel kavramlardır. Bu nedenle geçmiş toplumları değerlendirirken modern cinsel kimlik anlayışını doğrudan geçmişe uygulamak anakronik sonuçlar doğurabilir. Osmanlı toplumunda erkekler arası cinsel pratikler ve bu pratiklere ilişkin hukuki ve kültürel düzenlemeler mevcut olmakla birlikte, bunlar modern anlamda bir “cinsel kimlik” kategorisine karşılık gelmez.

Tam da kilit mesele burası aslında. “Osmanlı’da eşcinsellik var mıydı?” sorusu çoğu zaman yanlış bir sorudur; çünkü “eşcinsellik” dediğimiz şey modern bir kimlik kategorisidir. Osmanlı toplumunda cinsel eylemler vardı, ama bugünkü anlamda sabit bir “cinsel yönelim kimliği” yoktu.

Tüm Reklamları Kapat

Modern cinsellik anlayışı 19. yüzyılda ortaya çıkar. Michel Foucault bunu çok net ifade eder:“The sodomite had been a temporary aberration; the homosexual was now a species.”(Foucault, 1976/1990) Foucault’nun demek istediği şu: Ortaçağ ve erken modern dönemlerde “livata” bir fiildi; kişiyi tanımlayan bir kimlik değildi. 19. yüzyıldan itibaren ise tıp, psikiyatri ve kriminoloji cinsel davranışları kategorize etmeye başladı. Böylece “eşcinsel” artık bir davranış değil, bir “insan tipi” olarak tanımlandı.

Osmanlı bağlamında Dror Ze’evi de benzer bir noktaya dikkat çeker: “Pre-modern Ottoman society did not classify individuals according to sexual identity but according to acts and social roles.” (Ze’evi, 2006) Yani biri erkeklerle ilişkiye girmiş olabilir ama bu onun ayrı bir toplumsal kimliğe ait olduğu anlamına gelmezdi. Toplumsal algı daha çok aktif/pasif rol üzerinden, yaş ve statü üzerinden şekillenirdi.

Bu noktada modern kavramları geçmişe uygulamanın riskini görmek gerekiyor. Örneğin “gay kültürü”, “LGBT kimliği” gibi kategoriler 20. yüzyılın ürünüdür. Osmanlı’da ise erkekler arası arzu, özellikle şehirli erkek kültüründe, şiirde ve meyhane ortamında görünürken; aynı kişi evlenip heteroseksüel bir aile hayatı da sürdürebilirdi. Kimlik parçalanmış değil, akışkandı.

Joseph Massad bu konuda daha eleştirel bir yaklaşım sunar ve Batı’nın modern eşcinsel kimlik modelini evrenselmiş gibi ihraç ettiğini savunur. “The universalization of the homosexual identity is itself a historical product of European modernity.”(Massad, 2007) Yani “eşcinsellik her zaman vardı” demek doğru olabilir; ama “eşcinsel kimliği her zaman vardı” demek tarihsel olarak problemli.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Tarihsel antropoloji bize şunu öğretir .kavramlar tarihsel bağlama gömülüdür. Modern kimlik kategorileriyle erken modern toplumları okumak anakronizm riski taşır. Tıpkı “ulus”, “ırk” ya da “bilinç” kavramlarının tarihsel dönüşümü gibi, “cinsel yönelim” de tarihsel bir inşadır.

Osmanlı’da erkekler arası cinsel eylemler vardı ama “eşcinsel kimliği” modern anlamda yoktu. Modern cinsellik 19. yüzyılda tıbbileşme ve kimlikleşme süreciyle oluştu. Geçmişi bugünün kavramlarıyla okumak metodolojik dikkat gerektirir diye düşünüyorum .

Teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Joseph A. Massad. (2007). Desiring Arabs. University Of Chicago Press.. Yayınevi: University of Chicago Press. sf: 472.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close