Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Akut Myeloid Lösemi (AML) ve Mikrobiyota: Bağırsak Bakterilerimiz ile Lösemi Arasında Bir İlişki Olabilir mi?

Akut Myeloid Lösemi (AML) ve Mikrobiyota: Bağırsak Bakterilerimiz ile Lösemi Arasında Bir İlişki Olabilir mi? Unsplash, National Cancer Institute
AML'nin periferik yayma görüntüsü
5 dakika
1,104
Tarihi Geçmiş Haber

Bu haber 1 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Vücudumuzda bizimle beraber yaşayan mikroskobik canlıların tamamına mikrobiyota denir. Son 10 yıldır iyice hayatımıza girmeye başlayan bu kavramı herkes duymuştur. Özellikle bağırsak mikrobiyotamızdaki değişimlerin Alzheimer, diyabet, şizofreni, migren, obezite, irritabl bağırsak sendromu ve kolon kanseri gibi bir çok hastalıkta rolü olduğuna dair çalışmalar mevcuttur. Peki ya lösemi? Bağırsak ile alakası yokmuş gibi görünen bu kan kanseri ile bağırsak bakterilerimizin bir ilişkisi olabilir mi?

Nature Communications adlı dergide yayımlanan bir makalede bilim insanlarının fareler üzerinde yaptıkları deneyler bu konuya ışık tutmaya çalışıyor.[1] Bu yazımızda hem bu çalışmayı inceleyecek hem de bağırsaklarımızdaki bakterilerin vücudumuzu hangi yollardan etkileyebildiğini anlamaya çalışacağız.

Bazı Temel Kavramları Öğrenelim

Mikrobiyota Nedir?

Mikrobiyota aslında vücudumuzda bizimle beraber yaşayan mikroplara denir. Bu canlılar sadece bağırsaklarımızda değil vücudumuzun neredeyse her yerinde bulunurlar ve son yıllarda yapılan çalışmalar ile görüyoruz ki tek yaptıkları bizimle beraber yaşamak da değil! Özellikle bağırsaklarımızda bulunanlar; ürettikleri metabolitler ile bağırsak epitelini beslemek, zararlı türler ile girdikleri rekabet sonucu onların üremesini yavaşlatmak/engellemek, ürettikleri kimyasallar ile bağışıklık sistemimizi uyarmak gibi çeşitli yollar ile bağırsak sağlığımızı ve hatta vücudumuzun sağlığını düzenleyebilirler. Bağışıklık sistemimizin sıkı denetimi ve bağırsak mukozasının oluşturduğu çeşittli immün bariyerler ile de kontrolden çıkmaları engellenir.

Tüm Reklamları Kapat

Kanser Ne Demek?

Kanser ise, kaba tabiriyle, çeşitli çevresel ve genetik sebeplerin bir araya gelerek hücrenin büyüme, gelişme, apoptoz (planlanmış hücre ölümü), DNA tamiri gibi fonksiyonlarında bozulmaya yol açması ve bu durumun hücrenin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasına sebep olmasına denir. Kanserleşmiş hücreler çevrelerindeki kaynakları kullanmaya ve vücut içerisinde yayılmaya çalışır.

Lösemi Ne Demek?

Lösemi ise kan hücrelerimizin kanserleşmesi ve kontrolsüzce kanda çoğalmasına denebilir. Bu kötü huylu ve çok sayıdaki özellikle bağışıklık sistemi hücrelerimiz, lösemik infiltrasyon adını verdiğimiz çeşitli organlarda birikme ve bu organlarda harabiyete yol açma şeklinde kendisini gösterebilir. Akut Myeloid Lösemi (AML) ise lösemilerin çeşididir.

Çalışmayı incelerken bilmemiz gereken birkaç konuya değindik. Bu kısmın devamında R. Wang ve çalışma arkadaşlarının fareler üzerinde yaptıkları çalışmanın detaylarını inceleyeceğiz.

AML ile Bağırsak Bakterileri Arasındaki İlişki Nasıl Ortaya Çıkıyor?

İnsan AML hastalarında mikrobiyotanın hem çeşitliliğinin hem de kompozisyonunun değiştiği görülmektedir. Zaten kanser gibi sistemik hastalıklarda bağırsak mikrobiyotasının da etkilenmesi tahmin edilebilir bir durumdur. Kişinin içerisinde bulunduğu duygudurum, lösemi hücrelerinin bağırsaklarda yarattığı harabiyet, kişinin iştahını kaybetmesi gibi durumlar disbiyoza (mikrobiyotanın kompozisyonunun bozulması) yol açabilmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

AML hastalarının dışkı örnekleri incelendiğinde, özellikle Bacteroides, Enterococcus, Streptococcus gibi patojen bakterilerin sayısı artarken, Roseburia ve Faecalibacterium gibi bize görece faydalı bakterilerin sayısında azalma görülmektedir (özellikle Faecalibacterium için birazdan ayrı bir parantez açacağız).

Bunu gören bilim insanları bu konuyu daha derinden incelemek üzere kolları sıvadılar ve fareler ile bazı deneyler gerçekleştirdiler. Deney sonrasında farelerin dalakları, kemik ilikleri ve kanları incelendi.

Deneyin sonuçlarına göre AML disbiyoza yol açtı ve ayın şekilde bu bozulma hali AML'nin progresyonunu kötüleştirdi. Araştırmacılar AML hastası fareleri 2 gruba böldüler ve bir gruba antibiyotik verilirken diğer gruba herhangi bir müdahalede bulunmadılar (buradaki antibiyotik verilmesi işlemini farelerde disbiyoza yol açmak olarak düşünebiliriz). Bu işlem sonrasında farelerin dalak, kemik iliği ve kanları incelendiğinde antibiyotik verilmiş farelerin organlarında lösemik hücrelerin sayısının arttığı görüldü. Bu, AML ve disbiyozun birbirini adeta körüklediğini destekleyen bir bulgudur.

Bağırsak Sağlığı ve Disbiyoz Düzelirse AML Progresyonu Yavaşlıyor!

Araştırmacılar, daha sonra yine AML hastası 2 grup farenin bir grubuna Fekal Mikrobiyota Transplantasyonu (FMT) yaptılar. Bu işlem, sağlıklı olduğunu bildiğimiz bireylerden alınan dışkı örneğinin uygun şartlar altında hasta bireylerin bağırsağına ekilmesidir. Burada amaç disbiyoza uğramış bağırsak mikrobiyotasını yeni ve sağlıklısıyla değiştirmek veya desteklemeye çalışmaktır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Deney sonucunda FMT yapılan farelerde lösemik infiltrasyonun azaldığı gösterildi. Hatta işin ilginç kısmı, "Faecalibacterium içeren" ve "Faecalibacterium içermeyen" olarak 2 FMT grubu yapıldığında da Faecalibacterium içeren grup en iyi sonucu verdi. Ama Faecalibacterium'un tek başına bağırsağa verilmesi FMT'den daha zayıf bir etkiye yol açtı.

Buradan da aslında mikrobiyota değerlendirilirken ve çalışılırken sadece canlı popülasyonu olarak değil, aynı zamanda bu bakterilerin çevrelerinde etkileşime girdikleri ve ürettikleri/tükettikleri her şey ile beraber değerlendirilmeleri gerektiğine ulaşabiliriz.

Bu durumun bir gereği olarak araştırmacılar bağırsaklardaki metabolit içeriğini de incelemeye karar verdiler ve özellikle propiyonik asit ve bütirat'ın AML hastalarının bağırsaklarında azaldığını gözlemlediler. Biz biliyoruz ki propiyonik asit ve bütirat gibi kısa zincirli yağ asitleri mikrobiyota tarafından da üretilmektedir ve bağırsak mukozasının enerji ihtiyacını karşılamaktadır. Bu farelere bütirat takviyesi yapıldığında, lösemik infiltrasyon etkisi yine azaldı; fakat kandaki bütirat miktarı artmadı. Buradan da aslında bütiratın lösemik hücrelerle doğrudan etkileşime girmediğini, bağırsakta yarattığı etkilere ikincil olarak AML progresyonunu yavaşlattığını düşünebiliriz.

Peki nedir bu bütiratın bağırsakta yarattığı etkileri nasıl açıklarız? Çalışmanın devamında gösterildiği gibi bütirat, bağırsak mukozasındaki hücrelerin birbirlerine sıkıca bağlanmasını sağlayan Tight Junction Proteinleri'nin (TJP) miktarını artırarak immün bariyeri güçlendirmektedir ve hatta var olan hasarı geri döndürebilmektedir. Buranın en önemli kısmı Faecalibacterium sayısı ile bütirat miktarı arasında ciddi bir doğru orantı bulunmasıdır. Yani Faecalibacterium bütirat üretebiliyor ve bütirat ile beraber AML progresyonunda büyük bir önemi olduğu düşünülüyor.

Disbiyoz Oldu ve Bariyer Bozuldu. Bunun Lösemi ile Ne Alakası Var?

Aslında çalışmanın can alıcı kısmı burada ortaya çıkmaktadır: Bariyerin bozulması ile beraber gram negatif bakterilerin dış membranlarında bulunan Lipopolisakkarit (LPS) isimli endotoksinin kandaki seviyesi artmaya başladı. Ardından LPS'nin, hücre içindeki planlı hücre ölümünden sorumlu bazı yolakları inaktive ederek lösemik hücreleri ölmekten koruduğu düşünülmektedir. Böylece yazımızın en başında irdelediğimiz; AML'nin disbiyoza yol açması, disbiyozun AML progresyonunu kötüleştirmesi döngüsü daha iyi anlaşılmaktadır.

Sonuç

Mikrobiyota ile kanser ilişkisi, özellikle immünoterapi aracılı tedavilerin ve halk arasında akıllı ilaç olarak adlandırılan monoklonal antikorların geliştirilmeye başlanması ile üzerinde her geçen gün daha çok çalışılan bir konuya dönüşmüş durumdadır. Fakat her ne kadar bu çalışmada kanser progresyonu ve mikrobiyota hakkında güzel bir örnek incelemiş olsak da hem mikrobiyotanın hem kanserin kendi içlerinde çok karmaşık, oldukça öngörülemez ve henüz yeterince aydınlatılmamış alanlar olduğunu unutmamalıyız. Henüz mikrobiyota ve kanser arasındaki ilişkiyi tam anlamıyla anlamış değiliz, ancak gelecek bu konuda bize güzel günler göstereceğe benziyor!

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 9
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Umut Verici! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ R. Wang, et al. (2022). Gut Microbiota Regulates Acute Myeloid Leukaemia Via Alteration Of Intestinal Barrier Function Mediated By Butyrate. Nature Communications, sf: 1-18. doi: 10.1038/s41467-022-30240-8. | Arşiv Bağlantısı
  • A. S. Fauci. Harrison's Principles Of Internal Medicine. ISBN: 9780071466332.
Sıkça Sorulan Sorular

Mikrobiyota aslında vücudumuzda bizimle beraber yaşayan mikroplara denir. Bu canlılar sadece bağırsaklarımızda değil vücudumuzun neredeyse her yerinde bulunurlar ve son yıllarda yapılan çalışmalar ile görüyoruz ki tek yaptıkları bizimle beraber yaşamak da değil!

Kanser ise, kaba tabiriyle, çeşitli çevresel ve genetik sebeplerin bir araya gelerek hücrenin büyüme, gelişme, apoptoz, DNA tamiri gibi fonksiyonlarında bozulmaya yol açması ve bu durumun hücrenin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasına sebep olmasına denir.

Lösemi ise kan hücrelerimizin kanserleşmesi ve kontrolsüzce kanda çoğalmasına denebilir. Bu kötü huylu ve çok sayıdaki özellikle bağışıklık sistemi hücrelerimiz, lösemik infiltrasyon adını verdiğimiz çeşitli organlarda birikme ve bu organlarda harabiyete yol açma şeklinde kendisini gösterebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/05/2024 11:58:24 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/13223

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Şeker
İnsan
Balıkçılık
Nörobiyoloji
Yeşil
Kuantum
Mantar
Kanser
İnfografik
Önyargı
Okyanus
Hindistan
Diyabet
Beslenme Bilimi
Uçuş
Sosyal Mesafelendirme
Yumurtalık
Davranış
Samanyolu Galaksisi
Alan
Asteroid
Dışkı
Organizma
Küresel Isınma
Şehir Hastanesi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
G. Gültekin, et al. Akut Myeloid Lösemi (AML) ve Mikrobiyota: Bağırsak Bakterilerimiz ile Lösemi Arasında Bir İlişki Olabilir mi?. (11 Kasım 2022). Alındığı Tarih: 27 Mayıs 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/13223
Gültekin, G., Bakırcı, Ç. M. (2022, November 11). Akut Myeloid Lösemi (AML) ve Mikrobiyota: Bağırsak Bakterilerimiz ile Lösemi Arasında Bir İlişki Olabilir mi?. Evrim Ağacı. Retrieved May 27, 2024. from https://evrimagaci.org/s/13223
G. Gültekin, et al. “Akut Myeloid Lösemi (AML) ve Mikrobiyota: Bağırsak Bakterilerimiz ile Lösemi Arasında Bir İlişki Olabilir mi?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 11 Nov. 2022, https://evrimagaci.org/s/13223.
Gültekin, Görkem. Bakırcı, Çağrı Mert. “Akut Myeloid Lösemi (AML) ve Mikrobiyota: Bağırsak Bakterilerimiz ile Lösemi Arasında Bir İlişki Olabilir mi?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, November 11, 2022. https://evrimagaci.org/s/13223.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close