Tüm Reklamları Kapat

Diyet Değiştirme Gibi Beslenme Müdahaleleri, Migren Ataklarını Azaltmaya Yardımcı Olabilir mi?

Yiyip İçtikleriniz, Migren Ataklarınızı Tetikliyor Olabilir!

5dk
Diyet Değiştirme Gibi Beslenme Müdahaleleri, Migren Ataklarını Azaltmaya Yardımcı Olabilir mi?
migren
Pixabay
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.
  • Migren, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan, stres, hormonal değişiklikler ve uyku bozukluğu gibi tetikleyicilerle atakları artabilen bir baş ağrısı hastalığıdır.
  • Bazı gıdalar (çikolata, alkol, kafein, MSG, biyojenik aminler) migren ataklarını tetikleyebilir ve IgG pozitif gıdaların diyetten çıkarılması migren sıklığını azaltabilir.
  • Düşük yağlı, glutensiz, ketojenik ve omega-3 ağırlıklı diyetler ile D vitamini, magnezyum ve riboflavin gibi besin ögelerinin takviyesi migren semptomlarının hafiflemesine yardımcı olabilir.

Migren, tekrarlayan ve orta şiddetli baş ağrıları ile teşhis edilen birincil bir baş ağrısı bozukluğudur. Bu baş ağrıları 4-72 saat arası sürebilmektedir. Migren ile ilişkili semptomlar arasında mide bulantısı, kusma, kokuya, sese ve ışığa karşı hassasiyet sayılabilir.[1] Migren, hem bireyler için hem de toplum için ciddi sosyal ve finansal sonuçları olan zayıflatıcı bir beyin hastalığıdır.[2] Migren insidansı hormonal etkiler nedeniyle kadınlarda erkeklere göre daha fazladır.

Migrenin patofizyolojisi tam olarak anlaşılmamakla birlikte migren ataklarının başlamasında genetik ve çevresel faktörler rol oynayabilir. Çeşitli endojen ve eksojen faktörler migren sıklığı ve şiddetini etkileyebilir. Kelman, yaptığı bir araştırmada migreni olan 1207 hastayı geriye dönük olarak inceleyerek, migren tetikleyicilerini sıklık sırasına göre şöyle sıralandığını bulmuştur:[3]

  • stres (%79,7),
  • kadınlarda hormonlar (%65,1),
  • yememe (%57,3),
  • hava durumu (%53,2),
  • uyku bozukluğu (%49,8),
  • parfüm veya koku (%43,7),
  • boyun ağrısı (%38,4),
  • ışıklar (%38,1),
  • alkol (%37,8),
  • duman (%35,7),
  • geç uyuma (%32,0),
  • ısı (%30,3),
  • yemek yeme (%26,9),
  • egzersiz (%22,1) ve
  • cinsel aktivite (%5,2).

Anlaşıldığı üzere, migrende beslenmenin önemi göz ardı edilemeyecek ölçüde önemlidir. Bu yazımızda migren tetikleyicilerini ortadan kaldırmaya yönelik diyet yaklaşımlarından söz edeceğiz.

Tüm Reklamları Kapat

Migren Semptomlarını Tetikleyen Gıdalar

Migren hastalarının %27 - %30'u belirli gıdaların migren ataklarını tetiklediğini bildirmiştir.[3] Migreni tetiklediği bildirilen en yaygın yiyecekler; çikolata, kahve, fındık, salam, turunçgiller, peynir iken en yaygın içecekler; süt, alkollü içeceklerdir. En yaygın bileşenler ise kafein, monosodyum glutamat (MSG), yapay tatlandırıcılar, nitritler, gluten ve biyojenik aminler ( histamin, tiramin, feniletilamin) olarak belirlenmiştir.[4], [5] 2017 yılında yapılan bir çalışmaya göre, bireylerde tetikleyici faktörler ve migren atakları arasındaki ilişki incelenmiş ve tek diyet tetikleyicilerinin bireylerin <%7'sinde migren atakları ile ilişkili olduğu bulunmuştur.[6]

Şimdi, bahsettiğimiz migren tetikleyicilerinden bazılarını daha detaylı inceleyeceğiz.

Çikolata

Çikolata, migrenli kişilerin %2-22'sinde baş ağrılarının tetikleyicisi olarak bildirilmiştir. Yapılan bir çalışmaya göre migrende çikolataya maruz kalınan günlerin maruz kalınmayan günlere göre baş ağrısı ataklarının %2,5 oranında daha olası olduğu bildirilmiştir. Bu oranlar nispeten küçük olsa da göz ardı edilmemelidir.[7]

Alkol

Alkol, migren için bildirilen en sık diyet tetikleyicilerinden biridir. Yüksek histamin içeriğine sahip şarapların migren ataklarını tetikleme olasılığı daha yüksektir. Kesitsel çalışmaların çoğu alkol tüketimi ile migren prevelansı arasında ters bir ilişki bildirmiştir.[8]

Tüm Reklamları Kapat

Kafein

Kafein, dünya genelinde en yaygın kullanılan uyarıcıdır. Kahve, çay, enerji içecekleri, çikolata ve bazı ilaçlarda bulunur. Kafein alımıyla ilgili nüfusa dayalı çalışmalarda çelişkili sonuçlar bulunmasına rağmen çalışmaların büyük çoğunluğu kafein alımı ile baş ağrısı, migren, kronik günlük baş ağrısı prevelansının daha yüksek olduğunu bildirmiştir.[9]

İlginç bir şekilde, kafeinden uzak durmanın baş ağrılarını hızlandırabileceğine dair çalışmalar da mevcuttur. Bu baş ağrıları "kafein yoksunluğu baş ağrıları" olarak adlandırılmaktadır. Bireyler günde yaklaşık olarak aynı dozda kafein tüketemiyorsa ve düzenli bir kafein tüketim programı sürdüremiyorsa kafeinden arınmak iyi bir seçenek olabilir.[8]

MSG

MSG, dondurulmuş veya konserve yiyecekler, çorbalar, atıştırmalık yiyecekler, salata sosları, barbekü sosları, ketçap, baharat tuzları dahil olmak üzere çeşitli işlenmiş gıdalarda kullanılan bir lezzet arttırıcıdır. Yapılan bir çalışmada yüksek doz MSG'nin baş ağrısı ataklarını arttırabileceği sonucuna varılmıştır. Ancak bu çalışmadan elde edilen sonuçlar çelişkilidir.[10]

Biyojenik Aminler

Histamin

Histamin gıdalarda doğal olarak bulunabilen bir çeşit biyojenik amindir. Bazı balıklar, kabuklu deniz ürünleri, peynir, işlenmiş et, sığır, domuz eti, çilek, muz, ananas, domates gibi meyveler, bazı fermente gıdalar ve şarap, bira gibi alkollü içeceklerde bulunur. Yapılan bir çalışmada oral bir antihistamin ön tedavisinin ''histamin intoleransı sendromu'' olanlarda yüksek hitamin içerikli gıda/içecek ile beslendikten sonra baş ağrısı sıklığını azalttığı gösterilmiştir.[11]

Tiramin

Tiramin, eski veya olgunlaşmış peynirler, füme veya salamura et, sosis, kırmızı şarap, bira, bakla, soya sosu, maya ekstratları, olgunlaşmış muz, avokado, incir, yağlı tohumlar gibi besinlerde bulunan biyojenik amindir. Yapılan bir çalışmada kronik migreni olan hastalar, kontrol grubu ve diğer baş ağrısı bozukluklarına sahip olan kişilere göre serum tiramin seviyeleri yüksek bulunmuştur.[12]

IgG Pozitif Gıdalar

Gıdalara karşı IgG spesifik antikorların belirlenmesi baş ağrısı veya migreni tetikleyebilecek gıdaları tanımlamanın bir başka yöntemidir. IgG pozitif gıdaların tanımlanmasının ve daha sonra bunlardan kaçınılmasının migren sıklığını azaltıp azaltmadığının belirlenmesi için 3 adet kontrollü randomize çalışma yapılmıştır. Bu üç araştırmadan ikisinde IgG pozitif gıdaları ortadan kaldıran diyetlerin migren ataklarını önleyici bir faktör olduğu öne sürülmüştür.[13], [14], [15]

Pixabay

Migren Semptomlarını Hafifletmeye Yönelik Diyetler

Glutensiz Diyetler

Glutensiz diyetler çölyak veya çölyak dışı gluten hassasiyeti olan bireylerde sıklıkla uygulanan diyetlerdendir. Bu bozuklukların her ikisinde de baş ağrısı ve migren gibi ekstra semptomları bulunabilmektedir. Baş ağrılarının glutensiz diyetler ile düzeltildiğine dair bir çalışma bulunmamasına rağmen, çölyak dışı gluten hassasiyeti bulunan kişiler üzerinde yapılan bir araştırmada başlangıca kıyasla glutensiz bir diyetin ekstraintestinal semptomlarda istatistiksel bir azalma olduğu görülmüştür.[16]

Eliminasyon Diyetleri

Eliminasyon diyetleri ile tetikleyici gıdalar, içecekler veya bileşenlerin tespit edilip diyetten çıkarılması hedeflenir. Tetikleyici gıdaları belirlemek için birkaç yöntem mevcuttur. Bunlardan ilki serolojik testlerin (IgG pozitif gıdalar testi, çölyak duyarlılığı testi vb..) kullanılması olacaktır. Bir diğer yaklaşım, Tetikleyici gıdaları belirlemek üzere bir besin tüketim günlüğü tutulmasıdır. Böylece baş ağrısı ataklarını arttırdığı tespit edilen besinler diyetten çıkarılarak semptomlarda rahatlama sağlanır.[8]

Düşük Yağlı Diyetler

Ferrara ve arkadaşlarının 83 migren hastası ile yaptıkları bir çalışmaya göre düşük yağlı (Besinlerden günlük <%20 yağ alımı) diyet alanların normal yağlı ( %25-30 yağ alımı) beslenenlere kıyasla migren sıklığı ve şiddetinde azalma olduğunu tespit etmişlerdir. Ancak düşük yağlı diyetlerin migren ataklarını azalttığın kanıtlanmasına dair daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.[17]

Yüksek Omega-3 ve Düşük Omega-6 Yağ Asidi Diyetleri

EPA ve DHA gibi omega-3 yağ asitlerinin daha az alımının yüksek migren atağı sıklığı ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Ancak yüksek omega-3 yağ alımından ziyade diyet örüntüsünün belirli bir omega-3/omega-6 yağ asidi oranına sahip olmasının migren ataklarını azaltmada daha etkili olacağı öne sürülmüştür. Bu denge inflamatuvar yanıtı azaltır, trombosit fonksiyonunu iyileştirir ve vasküler tonu düzenler. Bu nedenle beslenmede omega-3 yağ asitlerinden yüksek, omega-6 yağ asitlerinden düşük beslenmek migren ataklarını azaltmaya yardımcı olabilir.[18]

Tüm Reklamları Kapat

Ketojenik Diyetler

Ketojenik diyetler, ilk başlarda epilepsi hastalığının tedavisinde uygulanmaya başlansa da gün geçtikçe yaygınlığı artmaktadır. Günümüzde çeşitli hastalıkların tedavisinde de olumlu sonuç alınabileceğine dair araştırmalar devam etmektedir. Bu diyet, karbonhidrat alımında ciddi bir azalma (<20 gr/gün) ile vücudun enerji ihtiyacının keton cisimciklerinden karşılandığı bir diyet türüdür. Aynı zamanda ketojenik diyetler migren baş ağrısının önlenmesinde kullanılmıştır. Di Lorenzo ve arkadaşlarının yaptığı kapsamlı bir çalışmaya göre sıkı bir ketojenik diyetin kısa süreli ketozis sırasında migren ataklarını iyileştirdiğine dair sonuçlara varılmıştır.[19]

Düşük Sodyum Diyeti

Diyet sodyum alımı kan basıncını değiştirerek baş ağrısı ataklarını etkileyebilmektedir. Bu bağlamda hipertansiyonun önlenmesi için diyet yaklaşımlarını içeren DASH diyeti prehipertansiyonu olan migren hastaları için faydalı olabilir.[20] Ancak diyet sodyum alımının baş ağrısı üzerine etkilerini kesinleştirmek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Migren ile İlişkili Besin Ögeleri

Migren hastalarının baş ağrısı semptomlarını azaltmaya yönelik çeşitli ilaç ve diyet müdahalelerinin yanında D vitamini, B vitaminleri, magnezyum, koenzim Q10, ALA ve L-karnitin gibi çeşitli besin bileşenlerinin kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır.[21] Şimdi bu bileşenlerden bazılarını daha yakından inceleyeceğiz.

D Vitamini

Yapılan bir çalışmaya göre D vitamini düzeyi düşük olan bireylerde baş ağrısının daha yaygın olduğu bildirilmiştir.[22] Ayrıca yapılan vaka çalışmaları D vitamini takviyelerinin baş ağrısı ve migren üzerine olumlu etkileri olduğunu bildirmiştir.[23] Ancak tek başına D vitamini takviyesinin migren veya baş ağrısı sıklığını azalttığına dair yeterli kanıt mevcut değildir.

Magnezyum

Amerikan Nöroloji Akademisi (AAN) migreni önlemede magnezyum takviyesinin etkisini kanıt B düzeyinde ortaya koymuştur. Önerilen magnezyum takviyesi dozu günde 400 mg'dır. Çeşitli klinik çalışmalar magnezyum takviyesinin migren ataklarına iyi geldiğine dair sonuçlara ulaşmıştır.[21] [24] [25]

Riboflavin

Amerikan Nöroloji Akademisi ve Kanada Baş Ağrısı Derneği, migrenli bireylerde riboflavinin önemini vurgulamaktadır. Yetişkin migrenlilere önerilen günlük riboflavin dozu 400 mg'dır.

Sonuç

Bireylerin yaşantısını böylesine etkileyen migrende besinlerin olası etkileri yadsınamaz. Ancak ne yazık ki her migren hastası için migreni tedavi edebilecek bir beslenme tedavisi henüz literatürde mevcut değildir. Bunun için daha fazla sistematik çalışmaya ihtiyaç vardır. O zamana kadar temel yaşam tarzı müdahaleleri ile migrenin ilerlemesini önlemek hedeflenebilir.

Rastgele Yazıya Git
23
Alt Başlıklar
Makale sonrası

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    2
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    1
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18.10.2026 09:02:23 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/11761

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et