Mendel Genetiği evrime karşı diyen kişinin Modern Sentez'den haberi yok gibi gözüküyor.
1900 yılında Hugo de Vries tarafından Mendel Genetiği'nin yeniden keşfiyle bilim insanları kısa bir süreliğine Biyometriciler ve Mutasyoncular olarak ikiye bölündülerse de, kısa bir süre sonra Thomas Morgan Hunt, Sergei Chetverikov, Theodosius Dobzhansky, Ledyard Stebbins, George Gaylord Simpson, Ronald Fisher, JBS Haldane ve Ernst Mayr gibi büyük evrimsel biyologların araştırmaları sayesinde bu kutuplar ortak bir paydada bir araya getirilerek Modern Sentez inşa edildi. Bu sentez, Mendel Genetiği'nin, Darwin'in Evrim Teorisi'ni birebir desteklediğini ve bütünlediğini tüm Dünya'ya ispatlamış oldu. Bu birliktelikten doğan popülasyon genetiği, modern bilimin en güçlü sahalarından biri olarak çalışmalarını sürdürmekte ve biz de dahil olmak üzere tüm türlerin nereden geldiğini, nasıl geldiğini ve şu anda nasıl değiştiğini açıklamayı başarmaktadır.
Modern Sentez'in bir diğer faydası ise, Evrim Teorisi'nin Darwin'in ileri sürdüğünden ibaret olmadığını göstermiş olmasıdır. Teorinin gelişebileceğini, dallanıp budaklanabileceğini, hatalarından ayıklanıp yeni bilgilerle desteklenebileceğini, yani evrimsel biyolojinin tam bir bilim sahası olduğunu göstermiş olmasıdır. Darwin'in teorisini ileri sürmesinden 60 yıl sonrasından itibaren, yani 1920'lerden itibaren Dünya üzerinde evrimin bir doğa yasası olduğunu kabul etmeyen, yeni türlerin oluşumunu ve çeşitlenmesini sağlayan bir süreç olduğunu reddeden bir bilim insanı bulmak bile imkansıza yakın derecede zordu. Aynı durum günümüzde de bu şekilde devam etmektedir; çünkü evrime yönelik deliller ve açılar, o günden bugüne katlanarak artmış ve tartışmaya yer bırakmaz hale gelmiştir.[1]
---
Eklemeler: Yazıyı biraz daha incelediğimde doğal seçilim ile olan evrimi anlatıyorlar aslında. Yeni bir tür oluşmamış diyenlerin de türleşmenin nasıl olduğunu da anlamadıkları görülüyor. (Bkz:[2] ) Ayrıca evrim için türleşmenin şart olmadığını da söylemeye gerek yok bile.
Evrim, popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının nesiller geçtikçe değişmesidir. Mutasyonlar, crossing over gibi çeşitlilik mekanizmaları ile çeşitlilik oluşur. Örneğin büyük gaga, geniş gaga, küçük gaga, dar gaga. Doğal seçilim kısaca, daha uyumlu veya avantajlı olanın hayatta kalması ve genlerini gelecek nesillere aktarabilmesidir. Çevre şartlarında küçük gagalı olanlar daha rahat yiyebiliyor diyelim. Bu yüzden küçük gagalılar daha kolay hayatta kalıp daha kolay ürüyor. Kendilerini avantajlı kılan genleri gelecek nesillere daha çok aktarıyor. Uyumlu olanlar daha çok üreyip diğerleri elenince ispinoz popülasyonunda nesiller geçtikçe küçük gaga geninin frekansı artar. Yani evrim yaşanır. Bu evrimsel değişim sayesinde ortama uyumlu (adaptif) özellikler arttığı için doğal seçilim ile olan evrimsel değişimlere de adaptasyon denir. Peki türleşme nasıl olur? Evrimsel süreçte çeşitli izolasyon mekanizmaları (zamansal, coğrafi, gametik, mekanik ve davranışsal olmak üzere 5 kategoride incelenebilir), aynı türden bireylerden oluşan popülasyonları 2 veya daha fazla gruba bölebilir. Bu izolasyonlar, farklı seçilim baskıları ve iç melezlenmeler sonucunda birbirinden giderek farklılaşan 2 veya daha fazla grubun oluşması demektir. İşte türleşme, bu farklılıkların nesiller boyu birikmesiyle oluşur. Darwin ispinozlarınında da bu durumu ve türleşmeyi görebiliyoruz. En az 14 farklı "tür" türleşti.
Ayrıca "Yeni gen oluşma yok." gibi bir argüman da var. Sadece doğal seçilim mekanizmasına bakarsanız tabii ki oluşmaz. Ama diğer çeşitlilik mekanizmalarına bakılırsa görülebilir. Özellikle de de novo gen oluşumuna.
Öncelikle birkaç link:
https://arsiv.ozgurdusuncehareketi.org/yazi/mutasyonlar-yeni-ozellikleri-nasil-uretiyor-olabilir/
https://arsiv.ozgurdusuncehareketi.org/yazi/mutasyonlar-bilgi-ekler-mi/
https://evrimagaci.org/evrimde-genlere-yeni-bilgi-nasil-eklenir-3212
Bunları beğenmediler ise:
https://evrimagaci.org/evrimde-de-novo-gen-olusumu-evrim-genleri-sifirdan-nasil-olusturur-8148 [3]
Yine ayrıca "Zaten yaratılışında var." denilmiş. Çeşitlilik mekanizmaları ile oluşan çeşitliliğe. O zaman doğal seçilim ile elenen yani çevresel şartlarda oluşan çeşitlilikte dezavantajlı olanlara da yaratılış hatası derler herhalde.
Hayır. Tam tersine, Mendel genetiği, Charles Darwin'in Evrim Teorisi kapsamında bir türlü çözemediği "kalıtım" yapboz parçasını tamamlamış ve Evrim Teorisi'ni %100 doğrulayarak biyoloji/bilim tarihinde Modern Sentez dediğimiz yeni paradigmaya sebep olmuştur.
Darwin, canlı nesillerinin değiştiğini net bir şekilde görebiliyordu; ancak bir nesilden diğerine bilgi aktarımının nasıl olduğunu bir türlü çözememişti. Kendi hipotezi, "gemüller" adı verilen parçacıkların üreme öncesinde bütün doku ve organlardan üreme hücrelerine göç ettiği ve bu üreme hücrelerinin birleşmesi sırasında bu "gemül" bilgilerinin yavruya aktarıldığı yönündeydi.
Bu, uçuk bir hipotez olmasa da modern bilgilerimiz ışığında bariz bir şekilde hatalıdır. Hatası, ebeveyne ait bilgilerin sadece üreme öncesinde üreme hücrelerine göç ettiğini iddia etmesindendir. Halbuki bugün biliyoruz ki vücudumuzun hemen her hücresinde, vücudumuzun tamamına ait bilgiler zaten bulunuyor; sadece farklı hücrelerde komşularına, gelişimsel süreçlere ve hatta yer çekimi gibi kuvvetlere bağlı olarak bu genlerin farklı kısımları okunuyor/aktive oluyor. Yani Darwin gerçek açıklamadan çok da uzak sayılmazdı; ama en nihayetinde hata yapmıştı.
Fakat genetiğin nasıl işlediği, Evrim Teorisi açısından önemsizdi, çünkü altta yatan mekanizma nasıl işliyor olursa olsun, sonuçta olan ebeveyn bilgisinin yavruya bir şekilde aktarıldığıydı. Ve daha önemlisi, bu aktarım kusursuz olarak yapılamıyordu (ki Mendel'in kendisi de "mutasyon" kavramını bilmiyordu; bunu keşfeden Hugo de Vries olacaktı).
Dolayısıyla attığınız sözde-kaynaktaki koca metnin dayandığı ana argüman olan "genetik, halihazırda var olan özelliklerin karışımından ibaret, dolayısıyla yeni özellik üretemez" argümanı, üniversite biyolojisi değil, ilkokulda gördüğümüz hayat bilgisi dersi düzeyindeki hatalı bir bilgiden ibaret. Bu nedenle, yazının da ciddiye alınabilecek hiçbir tarafı yok. Ayrıca belli özelliklerin belli çaprazlanmalar sonucunda geri gelmesi, evrimin yaşanmadığı anlamına gelmiyor; o çaprazlanmalar zaten "Bir önceki nesilde kaybedilen özellikler geri gelebilir mi?" sorusuna cevap ararken, kasten yapılan çaprazlanmalar ve cevabın "Evet!" olduğunu zaten Geri Evrim veya Yakınsak Evrim gibi evrimsel gerçeklerden da biliyoruz. Eğer bir nesilde popülasyon içi gen ve özellik dağılımı değişiyorsa, evrim yaşanmış olmak zorundadır. Bu özelliklerin geri gelebiliyor olmasının evrimi çürüten hiçbir tarafı yoktur. Tam tersine, insan genomunda kuyruk üretimiyle ilgili genlerin bulunuyor ve ara sıra aktive olabiliyor olması, genetiğin evrimi ispatladığının tartışması olmayan bir örneğidir. Keza, evrimsel süreçte sıfırdan, yepyeni genlerin nasıl üretildiğini de gayet iyi biliyoruz.
Velhasıl, de Vries'ın keşfettiği bu kusurlu aktarım, yavruların ebeveynlerinin bir karışımı değil, daha ziyade karışımı + birkaç açıdan yeni versiyonu olmasını sağlıyordu (örneğin her insan yavrusu, ebeveyninden ortalama 60 farklı mutasyonla doğuyor). Evrimin doğal seçilim mekanizmasının işleyeceği yeni varyasyonlar (çeşitlilik) de işte bu hatalar sayesinde yaratılıyordu. Tabii sonradan rekombinasyon, viral enfeksiyon, transpozon gibi yığınla gen karıştırma ve yeni gen üretme mekanizması keşfedildi.
Olayın muhteşemliği şurada: Aslında genetik belki (paralel bir evrende) evrimi çürütebilirdi. Ama çürütmemekle kalmadı, onu kusursuz bir şekilde tamamlayan bir parça olduğu anlaşıldı. O sayede popülasyon genetiği dediğimiz saha doğdu ve modern istatistiğin önemli bir bölümü, biyolojideki bu evrim+genetik araştırmaları sayesinde doğdu. Yani sonradan "Modern Sentez" olarak anılacak bu birleşme, sadece insanın ve diğer canlıların kökenini anlamamızı sağlamakla kalmadı, aynı zamanda diğer bütün bilimleri hızlandıracak araçların doğmasını sağladı (örneğin genetikçi Ronald Fisher'ın istatistiğe yaptığı katkıları inceleyebilirsiniz).
Modern sentezin ne tür bir süreçten geçerek doğdunu merak ediyorsanız buradaki yazımızı, modern sentezin tam olarak ne olduğunu ve ne tür gözlemler/ilkeler ortaya koyduğunu merak ediyorsanız, buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.