Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Tüm Reklamları Kapat
Selçuk İlanbey
Selçuk İlanbey
41.9K UP
Yazar 17 Nisan 2022 14 dk.

Haçlı Seferleri, genel tanımı itibarıyla, 1096-1292 tarihleri arasını kapsayan 200 yıllık bir süreçte, Katolik Avrupa toplumlarının Müslüman Orta Doğu coğrafyası üzerine, kutsal toprakları ele geçirme maksadıyla yapmış olduğu dokuz büyük seferden oluşan istila hareketleri olarak kabul görmektedir. Ne var ki bu hareketlerin alt başlıkları incelendiğinde, seferlerin bahsedildiği kadar tekdüze, sıralı ve sadece bir amaca yönelik olmadığı karşımıza çıkmaktadır.

Misal olarak, Dördüncü Haçlı Seferi, Kudüs'ü Müslümanlar'dan alma maksadıyla başlamış ve dönemin Doğu Roma İmparatorluğu başkenti Konstantinopolis'in işgaliyle sona ermiştir. Yine, Haçlı Seferleri sadece Yakın Doğu üzerinde değil, Avrupa içerisinde de Roma Katolik Kilisesi'nin otoritesini pekiştirmek amacıyla, "sapkın mezhep" kabul edilen Katharlar'a karşı Güney Fransa'ya, Bogomiller üzerine Balkanlar'a, Pagan halklara karşı da Kuzey Avrupa'ya yönelik olarak da yapılmıştır. Bunların yanı sıra Avrupa içerisinde isyan eden halklar ve Papalık ile anlaşmazlık yaşayan imparatorluklar üzerine de seferler düzenlenmiştir. Bunlar gibi, çok sayıda irili ufaklı akın, çeşitli coğrafyalara ve farklı amaçlarla yapılmıştır. Tüm bunlar, Haçlı Seferleri'ni genel bağlamından uzaklaştırmış olup, sadece "dokuz büyük hareket" alt başlığında incelenemeyecek kadar girift bir konu haline geldiğini bizlere göstermektedir.

50
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rüveyda Ayvaz
Rüveyda Ayvaz
70.2K UP
Bilimsever biri 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Karanlık madde, uzayda yerçekimine sahip ancak görünmez olan ve bildiğimiz diğer hiçbir şeye benzemeyen bir maddedir. Karanlık madde evrenin yaklaşık %27'sini oluşturur. Karanlık enerji ise evrenin yaklaşık %68'ini oluşturur. Karanlık enerji hakkında da çok az şey biliyoruz, ancak çok miktarda olduğunu biliyoruz. Karanlık madde ve karanlık enerji birlikte evrenimizin neredeyse %95'ini oluşturur. Geri kalan kısım – Dünya'daki her şey, tüm aletlerimizle gözlemlediğimiz her şey, anladığımız tüm madde – evrenin %5'inden daha azını oluşturur.

Bu sizi şaşırtabilir, ama evrenin büyük bir kısmının neyden oluştuğunu bilmiyoruz. Ciddi anlamda bilmiyoruz. Belki de şöyle düşünüyorsunuz: "Ama elbette biliyoruz! Galaksilerden , yıldızlardan, gezegenlerden, kara deliklerden , kuyruklu yıldızlardan , asteroitlerden ve diğer tüm harika uzay cisimlerinden oluşuyor!"

Evet, bildiğimiz birçok muhteşem uzay olayı var, ama hepsini toplarsak, bu evrenin sadece çok küçük bir parçası. Orada çok daha fazlası var. Ve biz bunun ne olduğunu tam olarak anlamıyoruz.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Bilmiyorum. Nasa. Alındığı Tarih: 6 Şubat 2026. Alındığı Yer: NASA | Arşiv Bağlantısı
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 19 Nisan 2011 29 dk.

Hayat Molekülleri, ya da diğer bir ismiyle organik moleküller en azından bizim bildiğimiz ve tanımladığımız anlamıyla canlılığın var olabilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için gereken kimyasal moleküllerdir. Temel olarak nükleotitler, lipitler, proteinler ve karbonhidratlar "hayat molekülleri"dir. Bu moleküllerin hepsinin genel formları az çok benzer olsa da, işlevleri kimyasal ve fiziksel özelliklerinden dolayı birbirlerinden tamamen farklıdır.

Bu farklı özelliklerin toplamı, bugün bizlerin "canlı" olarak isimlendirdiği varlık formlarını meydana getirir. Daha doğrusu, canlılık için gereken aktivite ve organizasyon şartlarının istikrarlı bir şekilde sağlanabilmesi için bu kimyasallardan oluşan bir yapı ve bu yapının uzun süreli deneme-yanılma ve eleme-seçme mekanizmalarından geçmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, şimdilik bildiğimiz kadarıyla, bu moleküllerden oluşmayan bir varlığın canlılığın ilkelerini bir arada bulundurması pek mümkün değildir. Bunda, bu moleküllerin istikrarlı yapısının (tepkimeler, radyoaktivite, vb. kimyasal özellikler bakımından) çok büyük önemi olduğunu unutmamak gerekmektedir.

173
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taner Beyter
Taner Beyter
402.7K UP
Yazar 18 Eylül 2019 20 dk.

Zaman Felsefesi diğer felsefe disiplinleriyle farklı türden ilişkiler kuran bir çalışma alanıdır. Dil-zaman ilişkisi, fenomenoloji, din felsefesi ve fizik felsefesi gibi alanlardaki zaman tartışmaları tarihsel olarak güncelliğini bir şekilde korumaya devam etmektedir. Ancak biz çağdaş tartışmaları tanıtarak analitik zaman felsefesindeki A ve B serisi yaklaşımlarını kısaca tanıtmayı amaçlıyoruz.

Zaman felsefesinin hem diğer alanlarla ilişkisine dair en güzel örneklerden biri hem de felsefe tarihindeki konumu Augustinus’un idrak etmeyi şimdiki zaman, hatırlamayı geçmiş zaman ve beklentiyi gelecek zamanla ilişkilendirmesi olabilir. Bilişsel süreçler ile zaman arasında böylesi bir ilişki kurmak dönemin şartlarına göre bir hayli heyecan verici. Bu ilişki kurma tarzı farklı biçimlerde modern dönemde de devam edecektir. Ancak yazımız içerisinde bu tarz zaman felsefesi çalışmalarından söz etmeyeceğiz. Bu nedenle profesyonel felsefeyle ilgilenmeyen Türk okuyucular Heidegger, Bergson, Husserl ya da Paul Ricoeur gibi filozofların olmadığı bir zaman felsefesi çalışmasının nasıl mümkün olacağını merak edebilir. Özellikle McTaggart ile başlayan analitik zaman felsefesi hakkında bir giriş yazısı yazmayı amaçladığımız notunu özellikle düşelim. 

146
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gulay Qasimova
Üye 3 gün önce
şizoid rahatsızlığını geçenlerde araştırdım ve bir çok şeyin kendi hal ve hareketlerimle üst üste düştüğünü fark ettim. doktor yanına gitmedim ama büyük ihtimal şizoidim. ve ben 10 senedir hüngür hüngür ağlamak istesem de yapamıyorum. bunun şizoidlikle alakası var mı
140 görüntülenme
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 11 Ağustos 2016 19 dk.

Astroloji, buradaki yazımızda etraflıca işlediğimiz gibi, gök cisimleriyle davranışlarımız ve kişilik özelliklerimiz arasında anlamlı ilişkiler olduğunu iddia eden bir sahtebilim türüdür. Bu bakımdan astroloji, bilimsel geçerliliği olan bir pratik değildir. Bilimin temel kriterlerine neden uymadığını buradaki yazımızda anlatmıştık. Tüm bunlara rağmen insanların astrolojinin iddialarının kendilerine neden uyduğunu sandıklarını, yani astrologların insanları nasıl kandırdığının psikolojisini ise buradaki yazımızda anlatmıştık. Modern bilim, astrolojinin antik zamanlarda kalma, bilimin en temel ilkeleriyle çelişmesi dolayısıyla bilimsel geçerliliği bulunmayan, çoğunlukla kendini astrolog olarak gören kişilerin hayal gücüyle beslenen bir sahtebilim olduğu konusunda hemfikirdir. Bu konularda daha fazla bilgi edinmek için, Dr. Tevfik Uyar tarafından kaleme alınan Astrolojinin Bilimle İmtihanı isimli eseri edinmenizi tavsiye ederiz.

Astrolojinin iddiaları akademik çalışmalarla tekrar tekrar çürütülmüştür. 2006 yılında Personality and Individual Differences dergisinde yayınlanan akademik bir çalışmada, 15.000'den fazla kişinin doğum tarihleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelenmiş ve tek bir kişide bile istatistiki olarak anlamlı sonuç elde edilememiştir.

190
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
414.3K UP
Aktaran 11 Aralık 2024 2 dk.

M.Ö. 700 yıllarında, Yeni-Asur İmparatoru II. Sargon, bugün Irak olarak bilinen çölde kendi adına bir başkent şehri inşa etmeye başladı. Arkeologlar uzun süre boyunca bu geniş çaplı projenin tamamlanamadan terk edildiğini ve geriye sadece bir inşaat alanının harabelerinin kaldığını düşünüyordu. Ancak Amerikan Jeofizik Birliği'nin 2024 Yıllık Toplantısı'nda yayınlanan bir saha incelemesi bu çürütüyor gibi görünüyor.[1] Hassas bir manyetometreden elde edilen verilerin görselleştiren araştırmacılar, şehir surları içinde daha önce gizemini koruyan yapılar ve karmaşık altyapı sistemleri keşfettiklerini belirtiyor. Bu bulgular, şehrin sıradan bir inşaat alanından öte, sarayın ötesinde de yaşamış bir kent olduğuna işaret ediyor.

II. Sargon, Dur-Şarrukin (Tür: "Sargon’un Kalesi") adıyla bilinen şehrin inşaatına başladıktan birkaç yıl sonra öldü. Oğlu hızla kendi başkentini Ninova Şehrinde kurduktan sonraki 2.500 yıl boyunca II. Sargon’un inşaat projesi büyük ölçüde unutuldu.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Temmuz 2018 10 dk.

Bilime ve bilimsel gerçeklere karşı kuşku uyandırmaya çalışan kişilerin en sık gündeme getirdikleri konulardan birisi, bilimin sıklıkla kendini yenilediği, bundan birkaç sene önce "doğru" dediğine şimdi "yanlış" diyebilmesi, yani zaman içinde güncellenmesidir. Bu şekilde sürekli değişen ve kendini yenileyen bilime güvenebilir miyiz? Şu anda "doğru" kabul ettiğimiz şeylerin, bundan birkaç on sene sonra "yanlış" olmadığını nereden bilebiliriz?

İlk olarak şunu net olarak söyleyerek başlayalım: Evet, bilime güvenebiliriz! Hatta öyle ki, bilime güvenme nedenlerimizin başlıcası, bilimin kendini yeniliyor ve güncelliyor olmasıdır. Bir diğer deyişle, tam da bu "yenilenme" özelliği nedeniyle bilime güvenmeliyiz. İzah edelim:

183
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Mart 2013 2 dk.

İnsan, Dünya'nın ve Evren'in yaşı, evrimsel geçmiş, jeolojik ve astronomik değişimler, vb. makro boyuttaki değişimler açısından önemsenmeyecek kadar kısa bir ömre sahiptir. Bu da, birçok değişimi hissedememize neden olmaktadır. Zaten evrimsel değişimleri anlamama sebeplerimizin başında da bu kısa ömrümüz gelir. 

Bu yavaş ama istikrarlı değişimlerden en önemlilerinden biri de Dünya'mızın dönüş hızındaki değişimlerdir. Dünya, Güneş Sistemi içerisinde 4.54 milyar yıl kadar önce oluştuğunda, bugünkünden daha hızlı dönmekteydi. Ancak zaman içerisinde dönüş hızı yavaşladı ve halen de her 100 yılda bir 2.3 milisaniye civarında yavaşlıyor. Buna bağlı olarak gün uzunlukları da giderek artıyor. Eğer bu trend hiç değişmeden devam edecek olursa, Dünya'nın tamamen durması için yaklaşık 4-5 milyar yıl geçmesi gerekirdi. Güneş'in geri kalan ömrünün 4.5 milyar yıl olduğunu düşünecek olursak, muhtemelen bunu asla göremeyeceğiz. Ancak yavaşlıyor olsak bile, gezegenimizin var olduğundan beri süregelen dönüş nedeniyle geceler ve gündüzler oluşmaya devam etmektedir (ve bu, daha çok uzun yıllar boyunca devam edecek).

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🧠 Sinir hücreleri (nöronlar), elektriksel ve kimyasal sinyallerle iletişim kuran karmaşık yapılar olarak bilinir. Son yıllarda geliştirilen “kemogenetik” yaklaşımlar, bu hücrelerin davranışlarını genetik olarak belirlenmiş kimyasal anahtarlarla kontrol etmeyi amaçlayan deneysel yöntemleri ifade ediyor.

🔬 Kemogenetikte belirli moleküller nöronlara duyarlı hâle getirilir, bu da araştırmacıların kimyasal bir bileşiğe yanıt veren nöron alt kümelerini seçici olarak aktive etmelerini ya da baskılamalarını mümkün kılabilir. Bu yöntem, nöronların devre düzeyindeki işlevlerini daha hassas şekilde çözümlemek için kullanılan güçlü bir araç olarak değerlendiriliyor.

🧪 Örneğin bazı çalışmalar, kemogenetik anahtarların belirli nöron gruplarını hedefleyerek davranışsal tepkileri değiştirebildiğini gösteriyor. Bu tür yaklaşımlar, beynin hangi parçalarının belirli işlevlerden sorumlu olduğunu ortaya koymada optogenetik gibi tekniklere alternatif ya da tamamlayıcı rol oynayabilir.

🧬 Ayrıca kemogenetik yöntemler, sinir sistemindeki bozuklukları ve hastalık süreçlerini anlamak, potansiyel tedavi stratejileri geliştirmek gibi uygulama alanlarında da bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak bu alan hâlâ yeni ve deneysel kabul ediliyor; etik ve teknik sınırlamalar da hâlen tartışma konusu.

Yazar: Zişan Işık
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
İnceleme
Gülşen Mangit
Gülşen Mangit
110.6K UP
İnceleyen 9 Nisan 2023
Orhan Pamuk’u sevmezdim. İlk kez Masumiyet Müzesi’ni okumaya çalışmış, herkesin çok sevdiği bu eseri bir türlü sevememiştim. Kara Kitap benim için ön yargıyı yıktıran bir kitaptır. Bir gün çok sevdiğim bir arkadaşım, sırf okuyayım diye kitaba sır kattı ve “madem ki tüm filmlerde katili buluyorsun, bu kadar iddialısın, çöz öyleyse bunu da” dedi. İddia ile başlayan macera, kitabı okudukça, sayfalarında kayboldukça boyut değiştirdi. Ben bu kitapta Dostoyevski’nin Öteki’sini buldum. Sakın spoiler verdim sanmayın! Orhan Pamuk’un kitapları bence herkese göre şekil değiştiriyor ve herkese başka başka görünüyor. Sanki bir nevi “kaleydoskop” gibi. O yüzden spoiler değil de olsa olsa benim gördüğüm pencereden kitabı yorumlamış olabilirim.

Şimdi siz okuyun ve söyleyin; KATİL KİM?
Kitap
10.0/10
(11 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunu sadece Evrim Ağacı'nın eskileri bilir. 2010 yılında kurulan Evrim Ağacı'nın en önemli parçalarından biri, evrim ve ilgili konularda ürettiğimiz devasa Makale Arşivi'mizdi. Bu arşivimiz, her geçen gün daha da büyüyen şekilde yoluna devam ediyor. Nostalji yapmak isteyenlere önerilir!

Prof. Dr. Ergi Deniz Özsoy
Prof. Dr. Ergi Deniz Özsoy Seslendiren 27 Ekim 2021 55:04
Yaşamın 3.8 Milyar yıllık tarihinde, günümüz canlılarının büyük bir çoğunluğunun evrimleşmeye başladığı Kambriyen Patlaması adlı büyük devrime tanıklık...
31
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Gerçeklik sadece bir algıdır.
Gökyüzünün maviliği gibi.
Gerçek gibi görünse de tek gerçeklik onun bir yanılsama olduğu.
Kaynak: Zihinsel süzgeç
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Tüm Reklamları Kapat
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Gamze Kızılhan
İlanı Ekleyen 1 hafta önce Çevrimiçi₺1.100,0029 Ocak
Klinik Psikolog | Online Psikoterapi
29 Ocak 2026 17:14 tarihinden 30 Haziran 2026 17:24 tarihine kadar.

Klinik psikoloğum. Psikoloji lisans eğitimimin ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansımı tamamladım. Eğitim ve uygulama sürecimde psikiyatri kliniğinde klinik gözlem, psikolojik değerlendirme ve bireysel psikoterapi çalışmaları yürüttüm.

Çalışmalarımda ağırlıklı olarak depresyon, anksiyete bozuklukları, panik atak, stres, duygusal düzenleme güçlükleri ve ilişki problemleri yaşayan yetişkinlerle çalışıyorum. Terapi sürecini yapılandırılmış bir çerçevede ele alıyorum.

Seanslarda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapisi yaklaşımlarını kullanıyor; klinik değerlendirme ve vaka formülasyonu doğrultusunda her danışan için bireyselleştirilmiş bir müdahale planı oluşturuyorum.

Seanslar online olarak yürütülmektedir.

Bilgi için [email protected] mail adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
İyi ki varsın Evrim Ağacı...... Görememe ihtimalim çok yüksek olsa da nice nice 10 yıllara ...
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close