Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Zaman Felsefesi: Zaman Nedir? Zaman Gerçek mi, Yoksa Sadece Bir İllüzyon mu?

Zamanın A ve B Teorisi: Zaman, Gerçekten Akıyor mu?

Zaman Felsefesi: Zaman Nedir? Zaman Gerçek mi, Yoksa Sadece Bir İllüzyon mu? Pixabay
Zaman, varlığın en temel unsurlarından biridir.
20 dakika
49,010
  • Metafizik
Evrim Ağacı Akademi: Felsefe Ağacı Yazı Dizisi

Bu yazı, Felsefe Ağacı yazı dizisinin 8. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Felsefe Nedir? Felsefe Gerekli midir? Felsefe Nasıl Çalışır ve Alt Dalları Nelerdir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Peki o halde zaman ne? Hiç kimse bana sormazsa biliyorum da biri sorup da ona açıklama yapmam gerektiğinde bilmiyorum. Buna rağmen bildiğimden eminim diyeceğim bir şey varsa o da şudur; hiçbir şey geçip gitmemiş olsa geçmiş zaman olmaz…

                           Aziz Augustinus - İtiraflar

Zaman Felsefesi diğer felsefe disiplinleriyle farklı türden ilişkiler kuran bir çalışma alanıdır. Dil-zaman ilişkisi, fenomenoloji, din felsefesi ve fizik felsefesi gibi alanlardaki zaman tartışmaları tarihsel olarak güncelliğini bir şekilde korumaya devam etmektedir. Ancak biz çağdaş tartışmaları tanıtarak analitik zaman felsefesindeki A ve B serisi yaklaşımlarını kısaca tanıtmayı amaçlıyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Zaman felsefesinin hem diğer alanlarla ilişkisine dair en güzel örneklerden biri hem de felsefe tarihindeki konumu Augustinus’un idrak etmeyi şimdiki zaman, hatırlamayı geçmiş zaman ve beklentiyi gelecek zamanla ilişkilendirmesi olabilir. Bilişsel süreçler ile zaman arasında böylesi bir ilişki kurmak dönemin şartlarına göre bir hayli heyecan verici. Bu ilişki kurma tarzı farklı biçimlerde modern dönemde de devam edecektir. Ancak yazımız içerisinde bu tarz zaman felsefesi çalışmalarından söz etmeyeceğiz. Bu nedenle profesyonel felsefeyle ilgilenmeyen Türk okuyucular Heidegger, Bergson, Husserl ya da Paul Ricoeur gibi filozofların olmadığı bir zaman felsefesi çalışmasının nasıl mümkün olacağını merak edebilir. Özellikle McTaggart ile başlayan analitik zaman felsefesi hakkında bir giriş yazısı yazmayı amaçladığımız notunu özellikle düşelim. 

Zaman, insan zihninden bağımsız bir gerçekliğe sahip midir?
Zaman, insan zihninden bağımsız bir gerçekliğe sahip midir?
Pixabay

Zaman üzerine düşünmeye başladığımız an ele almamız gereken ilk kavram "değişim" olmalıdır. Olaylar arasında ve olayların bizzat kendisinde gerçekleşen ve zamanın varlığına yönelik ilk izlenimlerimizin büyük bir kısmını barındıran değişim, felsefe tarihi boyunca "oluş", "akış" veya "devinim" gibi kavramlarla da beraber düşünülmüştür. Öyle ki Antik Yunan'da Permanides ile başlayan ontoloji tartışmalarının bir kısmı zaman ve değişimi anlamak üzerine şekillenmiştir. Diğer yandan modern dönemde değişim ve zaman ilişkisine yönelik farklı yaklaşımlar söz konusudur. Örneğin, değişim ile zamanı birlikte ele alan İndirgemeci Yaklaşım'a ters olarak Platonizm, değişim olmaksızın zamanın mümkün olacağını iddia etmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Her ne kadar modern dönemde Sydney Shoemaker’ın ‘Değişim Olmaksızın Zaman’ (Time Without Change-1969) adlı metniyle tekrar hararetli tartışmalar yaşansa da zaman ile değişim arasında belirleyici bir ilişki olduğu Herakleitos ve Aristoteles’e kadar giden bir tartışmaya dayanır. Her şeyin sürekli bir devinim içerisinde olduğunu söyleyen Herakleitos'un yorumcuları da zamanı devinime indirgeme konusunda cesur davranmıştır. Ancak Aristoteles, sistematik bir filozof olmanın da getirdiği beceriyle zamanı “nun” adını verdiği ve Türkçeye “an” olarak çevrilebilecek kavram ile ele almayı tercih etmiştir. O, böylece zamanın ölçütünü iki an arasında meydana gelen hareket olarak nitelendirmiş; ek öncüllerle beraber zamanı tanımlamaya çalışırken "hareketi" merkezi bir konumda görmüştür. Onun, zamanı “öncesi ve sonrasına göre hareketin sayısı” gibi tanımlamalar ile ele alması bu görüşümüzün en büyük dayanaklarından biridir. Bu anlayış ile zaman sanki harekete bağımlı halde olup hareket eden varlıkların birbirleriyle kurdukları öncelik ve sonralık ilişkisine odaklanıyor gibi görünmektedir.

Peki değişimi nasıl elde ederiz? Değişimi gelecekten şimdiye, şimdiden geçmişe doğru elde ettiğimiz düşünülebilir. Veya şimdiden ileriye doğru bir tasavvur da mümkündür.

Değişim aynı anda hem gelecek hem şimdi hem de geçmişte var olabilir mi? Kimi yorumcular için geçmiş, şimdi ve gelecek zaman kipleri birbirleriyle uyumsuzluk gösterir. Eğer bir olay geçmişte yer alıyorsa, artık şimdi ve gelecekte yer almaz. Aynı şekilde şimdide yer alıyorsa geçmiş ve gelecekte yer almıyordur. Yok eğer gelecekte yer alıyorsa şimdi ve geçmişte yer almıyordur. Şu önerme ilk bakışta sezgilerimizle uyumlu gibi duruyor; “Hiçbir olay aynı anda hem geçmiş hem şimdi hem de gelecek de var olamaz.” Eğer bu önerme doğruysa “zamanın var olması için değişim de var olmalıdır” demek de makul olabilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

McTaggart, zamanı A ve B serisi olarak iki ayırıp ele almayı tercih etmiştir.
McTaggart, zamanı A ve B serisi olarak iki ayırıp ele almayı tercih etmiştir.

McTaggart’ın geçen yüzyılın başında kaleme aldığı “Zaman’ın Gerçekdışılığı” adlı çalışması zaman felsefesi hakkında oluşacak geniş bir literatürün köşe taşlarından biri olacaktır.

1. Gelecek, şimdi ve geçmiş birbirleriyle bağdaşmayan niteliklerdir.

2. Zamanın içindeki her olay bu niteliklerin hepsine sahipmiş gibi görünür.

3. Yukarıdaki iki önerme, olayların birbirleriyle bağdaşmayan nitelikler içermesi çelişkisini zorunlu kılar. (Ingthorsson:52)

Yukarıda bahsedilen ilk iki önerme aynı anda birbirleriyle doğru olamazmış gibi görünüyor. O halde çelişki tam olarak nerededir? Tam bu noktada çelişkiyi de görmek için önemli bir not düşmeliyiz; McTaggart’ın zaman hakkında yazdıkları, onun ontolojik kavrayışından bağımsız olamaz. Diğer bir dille onun zaman anlayışı ontolojisine bağlıdır ve daha iyi bir kavrayış için ontoloji anlayışı üzerine yoğunlaşmamız gerekmektedir. McTaggart’ın ontoloji anlayışına göz atalım.

Bu Reklamı Kapat

McTaggart, “Varlığın Doğası” adlı metninde a priori olarak gerçeğin ve var olanın doğasının ontolojisinden söz etmektedir ve bazı argümanlar sunmaktadır. Bu ontoloji, gerçekliği oluşturan tözler, nitelikler ve ilişkiler gibi şeylerin doğalarını içerir. McTaggart’ın ontolojisi salt bir a priori ilkeden hareket etmekle kalmaz, aynı zaman ontolojisinin ampirik konulardaki teorik ve pratik sonuçlarını da değerlendirir ve deneysel gözlemleri ele alır. Bahsettiğimiz ontolojide ana ilkelerden birini şöyle ifade edebiliriz; nitelikler ve ilişkilerin gerçekliği, o niteliklere sahip olan ve o ilişkilere giren tözlerin varlığına bağlıdır. Bu ilke, McTaggart’ın temel bazı önermeleriyle ilişkilidir.

- Var olmayan hiçbir şey gerçek olamaz. Gerçeklik, varlıkla örtüşür. (McTaggart: 1988, 6 bölüm 2. kısım)

- Var oluştaki, böylelikle gerçeklikteki her şey, niteliklere sahip olan ve ilişkilere giren tözlerden oluşur. (2-McTaggart: 1988, bölüm 4-6)

- Var olmadığı halde gerçek olan, soyut önermeler veya olgular gibi şeyler yoktur. (McTaggart: 1988, bölüm 2)

Bu Reklamı Kapat

Bu önermelerden anladığımız kadarıyla McTaggart için zamanın gerçekliği, zamanın var olan bir töz, var olan töze bağlı bir nitelik veya var olan tözler arasındaki ilişkiye bağlıdır. Diğer bir deyişle zamanın gerçekliğinin bir şartı, zamanın var olmasıdır. Eğer varlık ve gerçeklik örtüşürse, zaman var olanın ötesinde ve üzerinde bir şey olamaz. Eğer zamanın gerçekliği bahsettiğimiz türden bir yapıdaysa, "zamanın kipleri" yani "geçmiş, şimdi ve gelecek zaman" var mıdır? Örneğin "bir zamanlar var olmuş ama artık olmayan" veya "şimdi var olmayan ama var olacak olan" gibi kipler; yani sırasıyla "geçmiş ve gelecek zaman" var olabilir mi?

Sanki McTaggart şöyle cümleler kurmamızı istiyor gibidir; “… vardır, öyleyse gerçektir.” Eğer bu, onun ontolojik anlayışının uygun bir yorumuysa geçmiş zaman şu an var değildir ve gerçek olmamalıdır. Veya gelecek zaman şu an var değildir, öyleyse o da gerçek olmamalıdır. Peki şimdiki zaman? Şimdi, gerçekten var mıdır? McTaggart, var olmayan şeylerin gerçekliğini kabul etmemek konusunda ısrarcı gibi görünüyor. Erdem, şöylesi bir yorumda bulunmaktadır; “(bu yaklaşımda) … var olan hiçbir şeyin zamansal olmayacağını, bu sebeple zamanın da gerçek dışı olması gerektiğini ileri süren McTaggart …” (Erdem, 2010: 50) Bu notları ve yorumları ele aldıktan sonra şimdi A ve B serisinden söz edebiliriz.

McTaggart, olayların zamansal açıdan iki biçimde sınıflandırılacağını ifade eder. A serisinde olaylar arasında geçmiş, şimdi ve gelecek gibi kipler var. Bu kipler sabit değil değişkendir ve dinamik bir yapı sergiler. Örneğin olayların dinamik hareketiyle gelecek zaman, şimdiki zaman sonra ise geçmiş zaman kipinde değişim var olur; veya uzak olan bir gelecek olan bir olay, şimdi’nin ilerlemesiyle sırasıyla, yakın gelecek, şimdi, yakın geçmiş ve uzak geçmiş olur. Bahsettiğimiz iki yapıda kipli (tensed) zaman anlayışını varsaymaktadır ve A serisine dahildir. Dinamik, kipli-parçalı zaman anlayışı oldukça temeldir. B serisinde ise olaylar arasında kipli bir yapı değil, öncelik ve sonralık ve eşzamanlılık ilişkisi vardır ve bu ilişkiler sabittir. 1917 Bolşevik Devrimi, 1883 Marx’ın ölümünden sonradır, 2. Dünya Savaşı’ndan öncedir. Bu yaklaşımda A teorisindeki gibi bir değişim söz konusu değildir. Bu nedenle bu teoriye statik zaman teorisi veya kipsiz zaman teorisi de denir. McTaggart, A ve B serisinden söz ettikten sonra hangisinin zamanın doğası açısından daha temel olduğunu sorar ve kendi ontoloji anlayışıyla tutarlı olarak iki serinin de gerçek dışı olduğu sonucuna varır. Ulaşılan bu sonuca "McTaggart Paradoksu" ismi de verilmiştir. Ancak zaman felsefesi tartışmalarında zamanın gerçekdışılığı argümanı görece pek taraftar bulmamış, felsefecilerin büyük bir kısmı A serisinin mi yoksa B serisinin mi daha makul olduğunu tartışmışlardır.

McTaggart Paradoksu özet olarak olayları A ve B serisi olarak ayırır, A serisinin B serisine göre daha temel olduğunu ekler ve daha sonra A serisinin gerçekdışılığı sonucuna ulaşır. Böylece zaman gerçekdışıdır sonucuna ulaşılmış olur. Ancak tekrar belirtmek istiyoruz ki felsefeciler zamanın gerçekdışılığından ziyade A ve B serisi ayrımın kendisiyle ilgilenmeyi tercih etmiştir .

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Modern Dünya Küresi: Antik, 30 cm, Işıksız

Yeryüzü dağlarını, ovalarını, nehirlerini, kısaca fiziki durumunu gösteren ürünümüzü, hem gerçek bir eğitim materyali hem de şık bir aksesuar olarak kullanabilirsiniz.

ESTETİK: Modern seri ürünlerimiz grafik, eksen ve ayak tasarımlarıyla bütüncül ve yeni bir estetik yaklaşıma sahiptir. Geliştirmiş olduğumuz yeni üretim teknolojimiz sayesinde demonte yapıya sahip olan yeni serimizde ekvator çizgisinin ışıklandırılması tasarımın güzelliğini ön plana çıkarmaktadır.

ÇEVRE DOSTU: Gürbüz Yayınları olarak tüm ürünlerimizde orijinal ham madde kullanarak sebep olunabilecek çevresel sorunları kendi bünyemizde minimize ettiğini taahhüt ediyoruz. Aynı zamanda modern seri ürünlerimizin demonte yapısı sayesinde, paketleme ve stoklama organizasyonlarında daha az karton ambalaj kullanarak yeşili koruyan çevre dostu bir tutumu destekliyoruz.

  • Harita Türü: Antik
  • Çap: 30 santimetre
  • Işık Durumu: Işıksız
Devamını Göster
₺235.00
Modern Dünya Küresi: Antik, 30 cm, Işıksız

A ve B serisinin kabaca bir gösterimi
A ve B serisinin kabaca bir gösterimi

Zamanın A serisi (Dinamik-Kipli Zaman Teorisi) McTaggart, A serisinin geçmiş, şimdi ve gelecek zaman kiplerine dayandığını, insan algısı ve tecrübesine dayanmadığını ifade eder. Ancak varlığın gerçek doğasını yansıttığı için insan zihninde bir karşılığı olduğu notunu da özellikle düşer. Bu zaman teorisini savunanlara göre zamansal kiplerin varlığının en büyük kanıtlarından biri zamanın belirli bir yönde akıyor olmasıdır. Metafizik ve din felsefesi çalışmalarından tanıdığımız Robin Le Poidevin de bu görüşe katılmaktadır. Ona göre zamanın iki temel özelliği bulunur. İlk olarak zaman akar/geçer. İkinci olarak ise şimdiki zaman, biricik ve eşsizdir (İng: "unique"). Böylece zamanın akıyor olması, şimdi’nin sürekli değişmesidir. (Poidevin, 2003:122) Öyle ki Poidevin, hiçbir insan, dilsel ifade ve düşünceler mevcut olmasa dahi şimdi’nin var olacağını ifade eder. (Poidevin, 2003:123). O, değişim ve akış olmaksızın zamanın var olamayacağını iddia ederek A serisine daha yakın görünür. Bu dinamik zaman teorisinde, zamanın özsel olarak önceden sonraya, geçmişten geleceğe doğru hareket ettiğini ifade edilir. (Craig, 2011:160) Bu teoride olaylar birbirinden sonra meydana gelmektedir; örneğin geçmiş zamana ait olan dün, tekrar yaşanmaz; bugünden önce meydana gelmiştir. Kabaca söylersek bu teoriye göre geçmiş, şimdi ve gelecek zaman kipleri varlığa ait gerçek durumları ifade ederler.

Zamanın akıyor olduğuna yönelik insanların büyük bir çoğunluğunda bir sezgi mevcuttur. A serisinin dinamik yapısı bu sezgilerimizle de bir hayli uyuşmaktadır. A serisini savunanlar çoğunlukla bunu bir argüman olarak savunur ve B serisinin yani statik zaman anlayışımızın değişimi/akışı açıklayamadığını ve sezgilerimizle uyumlu olmadığını öne sürerek bir dizi eleştiri geliştirirler.

Bazı felsefeciler B serisinin zamansal kipleri kabul etmeyişinin en temel eleştiri noktalarından biri olarak görür. Eğer gerçekten zamanın kipleri yoksa, akış ve değişimle uyumlu olan bu kiplerin varlığına yönelik insanlardaki sezgilerin kaynağı nedir? Veya kipler yoksa akış ve değişim nasıl açıklanır? McTaggart’ın da zamanın var olması için değişimin varlığını zorunlu olduğu şeklindeki önermeyi kabul ettiğini hatırlatmakta fayda var.

Yaygın bir yaklaşıma göre değişim, bir olayın yok olmasıyla veya başka bir olaya dönüşmesiyle değil, olayın A serisi açısından niteliklerinde meydana gelen farklılaşmalarla gerçekleşir. (Erdem, 2010: 54) Örneğin Fatih Sultan Mehmet’in ölümü bir zamanlar uzak bir gelecekken sonra sırayla, yakın gelecek, şimdi ve geçmiş ve daha sonra uzak geçmiş olmuştur. Bu örnekte de olduğu gibi değişim olacak, buna en uygun olan teori A serisiymiş gibi görünüyor. Eğer bu doğruysa A serisi olmaksızın B serisi olamaz, çünkü değişimi A serisi açıklar ve değişim olmaksızın zaman olamaz. A serisinin McTaggart için daha temel görülmesinin sebebi budur. McTaggart’ın yapması gereken şey şimdi A serisinin gerçekdışı olduğunu kanıtlamaktır, böylece zamanın gerçekdışılığı argümanı kurulmuş olur. Önce zamanın özsel olarak kipli olması gerektiğini savunulur sonra ise kipli zamanın kendisiyle çeliştiği ifade edilir; zamanın gerçekdışılığı argümanın temeli çok kısaca budur.

Kipli zaman anlayışı olarak A serisinin akış ve değişimle uyumlu olduğu önermesinden sonra bu serideki zamansal niteliklerin gerçekliğe uygun olup olmadığı sorusu gündeme gelir. Hatırlanacağı gibi McTaggart için var olmak, gerçekliğe bağlıdır. Eğer bu ontoloji doğru ise var olan olayların nitelikleri olarak zamansal kipler, birbirlerini dışlar mı? Eğer bu kiplerin aynı anda var olduğu varsayımına dayanırsanız, ki McTaggart eşit ve aynı anda oldukları varsayımına dayanmaktadır, bir uyumsuzluk söz konusu olur. Her bir olay zamansal kiplerden biri veya diğeri olur ancak hiçbir olay kiplerden birinden daha fazlası olamaz. Yani aynı anda bir olayın iki kipte olması mümkün değildir. Eğer bir olay şimdi’de ise gelecek ve geçmişte değildir, geçmişteyse gelecekte ve şimdi’de değildir, gelecekteyse geçmiş ve şimdi’de değildir. İrem’in ilk çocuğu olan Doğukan’ı doğurması kiplerden aynı anda sadece birinde bulunabilir. Eğer olaylar zaman içerisinde gelecek, şimdi ve geçmiş arasında hareket ediyorsa zaman içerisindeki her şeyin bu kiplerde bulunması gerekir. Ancak McTaggart için kipler birbirini dışlayan uyumsuz niteliklerdir; hareket halinde olan bir şimdi’nin varlığı çelişki doğurmaktadır. McTaggart’ın geçmiş, şimdi geleceği eşit biçimde gerçek olarak düşündüğünü tekrar hatırlatarak Oaklander’ın, bu yaklaşımı nasıl bir argüman biçiminde ifade ettiğine bakalım:

- Eğer bir kavramın gerçekliğe uygulanması çelişki doğuruyorsa, bu kavram gerçeklik için doğru (true of reality) olamaz.

- Zaman, A serisini ve zamansal oluşu içine alır (ki bunlarla ya var ya da yok olur), yani eğer A serisi bir çelişkiyi içine alıyorsa zaman da bir çelişkiyi içine alır.

- A serisinin ve zaman oluşun gerçekliğe uygulanması bir çelişkiyi içine alır.

- Öyleyse ne A serisi ne de zamansal oluş gerçeklik için doğrudur, dolayısıyla zaman gerçek dışıdır. (Oaklander, 2004:158)

A serisinin bir farklı alt türü olan Şimdicilik (Presentism) konuya dair farklı varsayımlarla hareket etmektedir. Bu görüşe göre geçmiş ve gelecek yoktur, yalnızca şimdi vardır. (Craig:144) Zamansal oluş olayların kiplerindeki bir değişiklik değil nesnelerin var veya yok olmalarını da ifade eder. Yani olaylar zamansal oluşta kipler değil, varlık veya yokluk açısından değişime uğrar. Olayların geçmiş olması bir zamanlar şimdi, gelecek olması ise ileride şimdi olacağı anlamına gelir; böylece çelişki ortadan kalkmış olur. Craig’in McTaggart’a eleştirisi zamanı ele alırken hem ezelilik noktasından zamansız bir bakış açısıyla konuya yaklaşması hem de bu tasvire kipleri yerleştirmesidir.

Bu Reklamı Kapat

(Şimdicilik’i anlamak için bir görsel: Time 1 geçmiş, Time 2 şimdi, Time 3 gelecek zaman algılanabilir. Hepsi tek bir şimdi içerisinde ve aynı anda vardır. Bu, bir dönem Augustinus’un teleolojik olarak söz ettiği bir varsayımdır).
(Şimdicilik’i anlamak için bir görsel: Time 1 geçmiş, Time 2 şimdi, Time 3 gelecek zaman algılanabilir. Hepsi tek bir şimdi içerisinde ve aynı anda vardır. Bu, bir dönem Augustinus’un teleolojik olarak söz ettiği bir varsayımdır).

A serisini savunanlar bu yaklaşımın diğer teoriye göre daha makul olduğu yönünde bir diğer argümana daha sahiptir. Buna göre kiplerin gerçekliği dil ile uyumludur. Kipsiz bir dil bulunmaması görmezden gelinemez. Kipler sadece dile değil aynı zamanda dünyaya da ait bir özelliktir. Yani dilimizin kiplidir çünkü gerçeklik kiplidir.

Dilimizin kipli olduğu bununda olayların ve zamansallığın kipli olduğunun bir anlamda kanıtı olduğunu öne süren A serisi savunucularına karşı bir dizi eleştiri getirilebilir. Bunlardan ilki öncelikle kipli cümlelerin anlam kaybı olmaksızın kipsiz cümlelerle ifade edilebilecek olmasıdır. Örneğin “Talha dün kitapçıda değildi.” cümlesi, “Talha 17 Eylül 2019’da kitapçıda değildir.” şeklinde ifade edilebilir. (“-değildir”, kimi yorumcular için kipsiz olarak varsayılabilir) Ancak A teorisi savunucuları kipli cümlelerin kipsiz cümlelerce karşılanamayacağını iddia ederek karşı çıkabilir. Örneğin Ezgi’nin “Berat yarın akşam evden çıkıp sempozyuma gelir.” biçiminde bir inanca sahip olduğunu düşünelim. Ezgi’nin böyle bir inanca sahip olması Berat’ın neden sabah ya da öğlen değil de akşam vaktinde sempozyuma geldiğini açıklamaz. A serisi savunucuları ancak kipli bir kavrayışa sahip olunduğu için sabah ya da öğlen değil de akşam vaktinde olayın gerçekleşeceğinin bilindiğini iddia edebilir. Kipli cümlelerin kipsiz karşılıkları sanki şimdiki zamanda ne olduğunu karşılamıyor ya da ifade edemiyor gibi gözükmektedir. Çünkü bir olayın tam vaktinde gerçekleşmesi için “şimdi” türünden bir kipe ihtiyaç varmış gibi görünmektedir. Bu eleştiri kiplerin indirgenemez bir gerçekliğe sahip olduğunu varsaymaktadır. Diğer yandan eğer gerçekten zaman kipli değilse geçmişte gerçekleşen anılarımızı hatırlatıp üzülmemiz ya da gelecekte olacak şeyleri tahmin edip (mesela 4 ay sonra baba olmak!) heyecanlanmamız neye denk düşmektedir? Eğer B serisi doğruysa ve zaman kipli değilse bu türden duygular nasıl açıklanacaktır? (Craig:138) Gelecek ve geçmiş zamandaki olacak ve olan olaylara karşı takındığımız tavır kiplerin gerçekliğine yönelik bize bir kanıt sunabilir mi?

Zamanın B serisi (Statik-Kipsiz Zaman Teorisi) Bu teoriyi savunanlar A serisine göre, B serisinin daha temel olduğunu ve kiplerin gerçek olmadığını iddia etmektedir. Öyle ki sezgilerimize daha çok yaslanıyormuş gibi görünen A teorisi aslında B teorisine indirgenebilirdir. Bu teoriye göre öncelik-sonralık ve eşzamanlılık gibi sabit zamansal ilişkiler (temporal relations) vardır, zaman kipleri dış dünyadaki gerçeklikte karşılığı olmayan ve yalnızca insan zihninde bulunan yapılardır. Bu teori Görelilik Kuramı bağlamında çağdaş fizik ve fizik felsefesi tartışmalarına da konu olup Adolf Grünbaum, John J. Carswel Smart, David H. Melllor ve L. Nathan Oaklander gibi ünlü felsefecilerce savunulmaktadır. (Erdem:61)

A teorisi şimdi’nin geçmişten geleceğe doğru sürekli hareketiyle zamansal olayların bir akış içinde olduğunu varsaymaktaydı. Bu yaklaşım zamanın insan zihninden bağımsız nesnel bir gerçekliğe sahip olduğunu varsayıyor gibi görünmektedir. Ancak B teorisi, kiplerin dış dünyada bir gerçekliğinin olmadığını iddia etmektedir. Geçmiş zamanı önce’ye, gelecek zamanı sonra'ya ve şimdi’yi eşzamanlılığa indirgememiz mümkünse, temel olan kipler değil öncelik-sonralık ve eşzamanlılıktır. (Oaklander:185) A teorisi kipli zaman anlayışıyla daha önce var olmayan şeylerin sürekli olarak meydana gelmesi, daha önce var olan şeylerin sürekli biçimde yok olması ve şimdi’nin varlığını kararlı bir şekilde sürdürememesini varsayıyor gibidir. Ancak B teorisi bunun yerine zamanın olaylar arasında değişmez/sabit zamansal ilişkilerin toplamı olduğunu iddia eder. Yani bütün olaylar bahsettiğimiz zamansal ilişkiler ağında birlikte vardırlar. Bütün olaylar art arda olur ancak aynı zamanda var değildir. Olaylar içinde bulundukları anda kipsiz olarak vardır.

Bu Reklamı Kapat

B teorisinin bir yorumunu kitap örneği ile ele alalım. Kitapta 14., 25., 111. sayfalar aynı anda kitabın içinde vardır; ancak biz bu sayfalar arasında geçmiş ya da gelecek zaman kipinde değil öncelik sonralık ilişkisi görürüz. Tüm bu önermeler oluş/değişimi dışlamak zorunda değildir. Farklı sayfalarda ve sayfalar arasında farklı olaylar meydana gelebilir. Böylece bahsedilen sayfalardaki olaylar birbirinin ardında meydana gelmiş olur. Örneğin 14. sayfada Bolşevikler devrim yapmış, 25. sayfada Stalin iktidarı ele almış ve 111. sayfada SSCB dağılmış olabilir. Böylece değişim, ardıl olaylar arasında nitelik değişimi olur. B teorisinin bir yorumuna göre evren içinde bütün olayların zaten sabit bir şekilde bulunduğu bir yapı değildir. Yani, olaylar arasındaki ardıl zamansal ilişkilerin değişimiyle gerçekleşen değişim/oluş kipli olmak zorunda değildir. Daha öncede ifade ettiğimiz gibi böylece A teorisinin gerçekliği konusunda ısrarcı olduğu zamansal kipler (geçmiş-gelecek-şimdi), B teorisine önce, sonra ve eşzamanlılık şeklinde indirgenebilir. Eğer A teorisinin zamansal kipleri B teorisine indirgenebilirse, dili olan ve düşünemeyen canlıların olduğu bir dünyada A teorisi var olamaz ancak B teorisi var olmaya devam eder.

Diğer yandan kipli ifadeler, konuşan özne ile olaylar arasındaki zamansal ilişkiyi açığa çıkarmaktan daha fazlası olmayabilir. Böylece kipler nesnel bir gerçeklik değil, dilsel ifadelerde anlam bulan bir yapıya indirgenir. Bir öznenin olmadığı koşulda olaylar ile özne arasındaki ilişkiyi açıklamaya gerek kalmayacaktır. Örneğin “X, geçmiştedir” dersek bu ifade “X’in X’in dile getirilmesinden daha önce olduğunu” ifade eder. Örneğin X, bir partinin seçimleri kazanması olsun; böylece “X seçimleri kazanmıştır.” dersek, bu X’in seçimleri kazandığı ifadesi/beyanından “önce” olayın gerçekleştiği anlamına gelir. Aynı şekilde “X, şimdidir” dersek; olayın kendisi ile ifadenin kendisi “eş zamanlı” var olmakta, “X gelecektir” dersek, X’in X’in ifadesi/beyanından “sonra” olacağı anlaşılır. Böylece tüm zamansal kipler, B teorisindeki öncelik, sonralık ve eş zamanlılık’a indirgenmiş olur. Bir insanın tecrübesi veya ifadesi/beyanı, özne ile olay arasındaki ilişki kiplerle ifade edilir ancak insan tecrübesi ve özne-olay ilişkisinin var olmadığı bir koşulda bu türden kiplere gerek yoktur; psikolojik olarak da cansız nesneler arasında geçmiş-şimdi-gelecek ilişkisi pek gerekli değildir gibi görünüyor. (Bu türden bir yaklaşımı daha yakından incelemek için Öncül Analitik Felsefe Dergisi’nin 3.sayısında Zeynep Hayal Erdoğan’ın Türkçeleştirdiği “B. Russell – On The Experience of Time” ve derginin ilk sayısındaki McTaggart'ın "Zamanın Gerçekdışılığı" çevirilerine bakabilirsiniz.)

Tüm bu yaklaşım ve tartışmaların fizik felsefesine taşınmaması imkânsız gibi görünüyor. Zamanın varlığı ve niteliklerine yönelik fizikçiler arasında da uzun zamandır devam eden bir tartışma vardır. Örneğin Einstein’ın Görelilik Kuramı’na göre bir referans noktası ve koordinat sistemi seçilmeden; iki olay veya nokta arasındaki zaman aralığı ölçülemez; gözlemcinin referans çerçevesinden bağımsız bir zaman aralığı kabul edilmez. Diğer yandan bilim tarihine ilgili olanlarında bildiği gibi Newton için iki olay ya da nokta arasındaki zaman aralığının nesnel bir şekilde (ve dolayısıyla gözlemciden bağımsız olarak) ölçülebileceği iddia edilir. Bu yaklaşım zaman ve mekânı birbirinden bağımsız mutlak gerçeklikler olarak görür.

100 yıllık bir süreci ele alalım ve Özel Görelilik’in zaman anlayışını anlamak için bir örnek verelim. 100 yıllık bir uzay görevine çıkmış olan ve ışık hızına yakın bir hızla hareket eden bir gemi ve içindeki mürettebatın zamanı ile dünyada 100 yıl geçiren insanlar için zaman Newton’un iddia ettiği gibi aynı şekilde akıyormuş gibi görünse dahi bu durumun sonuçları farklıdır. Işık hızına yakın hareket eden gemi için zaman, Görelilik Kuramı’nın ön gördüğü şekliyle hız arttıkça zaman yavaşlayacağı için dünyadaki 100 yılla eşit olamaz. Gemi mürettebatı kendi referans noktalarına göre 100 yıl geçtiğini fark etmeksizin dünyaya geldiklerinde tanıdıkları çoğu insanın öldüğü göreceklerdir; çünkü dünyada 400 yıl geçmiştir. Verdiğimiz bu basit örnek zamanın nesnelliğini kabul ediyor gibi görünmemektedir. Bu kuram, gemi mürettebatının mı yoksa dünyadaki insanların mı saatlerinin daha doğru çalıştığını sormaz. Her iki insan grubu içinde mutlak bir zaman olmadığı için kendi referans noktalarından zamanı algılamak ve ölçmektedirler. Böylece Görelilik Kuramı’nın bir yorumuna göre zamansal ölçülerin, sahip olunan koordinat sistemi veya referans noktasına göre değişiyor olması, A teorisinin ileri sürdüğü gibi şimdinin sürekli ilerlemesiyle gerçekleşen ve insan bakış açısından bağımsız bir nesnel zamanın varlığı ve gerçekliğini kabul etmeyecektir. Doğal olarak belki de Özel Görelilik Kuramı, nesnel zamanın gerçekliğini kabul etme iddiasına sahip olmayan B Teorisi’ne yakın ve onu doğruluyor olabilir. Bu tartışmalar Görelilik Kuramı ve kuantum fiziğinin zaman anlayışı ile A ve B serileri arasındaki ilişki ve hangi zaman felsefesi teorisinin hangi fizik kuramının uygun bir yorumuna denk düşeceği şeklinde devam etmektedir. Ayrıca A ve B teorilerinin Growing Block Theory, Eternalism Theory, Moving Spotlight Theory gibi bir çok farklı yorumu ve alt yaklaşımı vardır. İlerleyen yazılarımızda bu alt yaklaşımları da ele alacağız.

Not: Bu yazı, Öncül Analitik Felsefe Dergisi ile ortak bir projenin ürünüdür. Ekibin YouTube ve Facebook sayfalarına uğrayarak onlara destek olabilir, felsefe hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

doi: 10.47023/ea.bilim.7988

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 14
  • Tebrikler! 14
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 9
  • İnanılmaz 7
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • Umut Verici! 2
  • Bilim Budur! 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Ingthorsson, R.. (2015). Mctaggart’ın Paradoksunu Anlamak. Yayınevi: Felsefe Tartışmaları, Sayı 51.
  • McTaggart, J. M. E.. (1998). The Nature Of Existence. Yayınevi: Cambridge: Cambridge University Press.
  • Erdem, E.. (2010). Zaman Ve Kip. Yayınevi: Felsefe Tartışmaları, Sayı 44.
  • Poidevin L. R.. (2003). Travels In Four Dimensions. Yayınevi: Oxford: OUP.
  • Craig, W. L.. (2001). Time And Eternity. Yayınevi: Illinois: Crosway Books.
  • Oaklander, L. N.. (2004). The Ontology Of Time. Yayınevi: Amherst: Prometheus Books.
  • Poidevin L. R., Macbeath M., et al. (2006). The Philosophy Of Time. Yayınevi: Oxford University Press.
  • Smith, Q.. (1993). Language And Time. Yayınevi: New York: Oxford University Press.
Evrim Ağacı Akademi: Felsefe Ağacı Yazı Dizisi

Bu yazı, Felsefe Ağacı yazı dizisinin 8. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Felsefe Nedir? Felsefe Gerekli midir? Felsefe Nasıl Çalışır ve Alt Dalları Nelerdir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/09/2022 22:55:39 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7988

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Spor
Uzaylı
İnternet
Ara Tür
Teknoloji
Transkripsiyon
Cinsel Seçilim
Yatay Gen Transferi
Yapay
Demir
Tardigrad
Yeme
İklim
Sars-Cov-2
Doğum
Kuşlar
Eşcinsellik
Psikoloji
Güneş
Alan
Hayvanlar Alemi
Yörünge
Sinir Sistemi
İntihar
Alkol
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.