Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Astrolojinin Bilimle İmtihanı: Astroloji, Bilimin En Temel Testlerini Geçebilir mi?

Astrolojinin Bilimle İmtihanı: Astroloji, Bilimin En Temel Testlerini Geçebilir mi? PxHere
19 dakika
37,145
  • Astroloji
Evrim Ağacı Akademi: Astroloji Yazı Dizisi

Bu yazı, Astroloji yazı dizisinin 2. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Astroloji Nedir? Astrolojinin Bilimsel Analizi..." başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Astroloji, buradaki yazımızda etraflıca işlediğimiz gibi, gök cisimleriyle davranışlarımız ve kişilik özelliklerimiz arasında anlamlı ilişkiler olduğunu iddia eden bir sahtebilim türüdür. Bu bakımdan astroloji, bilimsel geçerliliği olan bir pratik değildir. Bilimin temel kriterlerine neden uymadığını buradaki yazımızda anlatmıştık. Tüm bunlara rağmen insanların astrolojinin iddialarının kendilerine neden uyduğunu sandıklarını, yani astrologların insanları nasıl kandırdığının psikolojisini ise buradaki yazımızda anlatmıştık. Modern bilim, astrolojinin antik zamanlarda kalma, bilimin en temel ilkeleriyle çelişmesi dolayısıyla bilimsel geçerliliği bulunmayan, çoğunlukla kendini astrolog olarak gören kişilerin hayal gücüyle beslenen bir sahtebilim olduğu konusunda hemfikirdir. Bu konularda daha fazla bilgi edinmek için, Dr. Tevfik Uyar tarafından kaleme alınan Astrolojinin Bilimle İmtihanı isimli eseri edinmenizi tavsiye ederiz.

Astroloji Bilimin Testlerinden Geçememektedir!

Astrolojinin iddiaları akademik çalışmalarla tekrar tekrar çürütülmüştür. 2006 yılında Personality and Individual Differences dergisinde yayınlanan akademik bir çalışmada, 15.000'den fazla kişinin doğum tarihleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelenmiş ve tek bir kişide bile istatistiki olarak anlamlı sonuç elde edilememiştir.

Bu Reklamı Kapat

Astrologların katılımıyla gerçekleştirilen, onların katkılarıyla yapılan ve Nature dergisinde yayınlanan bir deneyde, 28 astrologa 256 katılımcının 480 soruya verdikleri cevaplardan toplanmış kişilik verileri gönderilmiş ve bu bilgilerden yola çıkarak astrologların burç ve kişilik analizleri yapması istenmiştir. Birden fazla şekilde yapılan testler sonucunda, astrologların birbirleriyle ortak sonuçlara varamadıkları gibi, astrologlar tarafından tespit edilen sonuçların kişiler tarafından doğru bulunmadığı, rastgele üretilen veya başkalarına ait olan kişilik analizlerini kendilerine özel üretilenlere istatistiki olarak eşit sıklıkta tercih ettikleri gösterilmiştir. Aynı deney, 2008 yılında 52 üniversite öğrencisi ile tekrar edilmiştir ve aynı sonuçlara ulaşılmıştır. Dolayısıyla astrolojinin ve astrologların iddialarının bilimsel olarak herhangi bir geçerliliği bulunmamaktadır.

Bilim Nasıl Çalışır? Astroloji Neden Bilim Değildir?

Bilimde, bilim insanlarının görmek istedikleri sonucu görmeye meyilli olmasına "onaylama önyargısı" denir. Yani insan, kendi fikrini onaylamak (veya onaylanmasını) ister ve bilim insanları da ne yazık ki bu eğilimden muaf değildir. Örneğin bir kimyasalın bir farede kansere neden olduğunu ispatlamaya çalışan bilim insanları, sırf "insan" olmalarından ötürü, buna yönelik verilere daha güçlü bir şekilde sarılıp, iddialarını çürüten verileri görmezden gelmeye meyilli olabilirler.

Bu Reklamı Kapat

Ancak bilim ile sahtebilim arasındaki çok temel farklardan birisi budur: Bilim insanları için "onaylama önyargısı" hatasına düşmek korkulu bir rüya iken, sahtebilimciler (örneğin astrologlar) için bu, yaptıkları işin önemli parçalarından birisidir. Bilim insanları, bu sorundan kaçınmak için onlarca farklı istatistiki yöntem kullanarak elde ettikleri verilerin bilimsel geçerliliği olduğunu ve kendi isteklerinin, gerçeklere karışmadığını doğrularlar. Sahtebilimciler ise çok temel mantık hataları üzerine dağlar inşa ederler ve fikirlerini bu karmaşık yanlış iddialar ağı arkasına gizleyerek pazarlarlar.

Dahası bilimde araştırmalar "akran değerlendirmesi" (İng: "peer-review") denen bir süreçten geçer. Yayınlanacak bir makale öncelikle işin uzmanı olan diğer araştırmacılar tarafından gözden geçirilir ve hatalarından ayıklanması sağlanır. "Hakem" denen bu bilim insanları, genellikle aşırı katıdırlar ve kolay kolay bir makalenin yayınlanmasını istemezler; çünkü kendi makaleleri de aynı katı standartlara tabi tutulmaktadır. Ancak ve ancak bu zorlu süreçten geçebilen çalışmalar güvenilir bilim dergilerinde yayınlanır. Sonrasında, diğer araştırmacılar bu deneyleri okur, tekrar eder, üzerine yeni deneyler yaparak ana iddiayı doğrularlar veya yanlışlarlar. Buna karşılık "astrolog"lar, hiçbir bilimsel dayanakları bulunmadığı için metotlarını "gizli, derin ve antik bilgiler" olarak lanse etmekte, bu nedenle yöntemlerini açıklamaktan kaçınmakta, böylelikle sahte "mesleklerini" sürdürerek halkı aldatmaktadırlar. Bu süreçte masum insanlardan bol miktarda para sömürmekte ve genel kültürü yanlış bir şekilde yönlendirmektedirler. 

Üstelik, astrolojik iddiaların neden insanlara uyuyormuş gibi gözüktüğü halihazırda psikoloji dahilinde Forer-Barnum Etkisi denen bir etki çerçevesinde net bir şekilde tanımlanmış, dolayısıyla astrolojinin temelsiz bir uygulama olduğu anlaşılmıştır. Dahası, sayısız bilim insanı tarafından bugüne kadar yapılan kontrollü deneylerle astrolojinin hiçbir işe yaramadığı ispatlanmıştır. Bu açılardan bakıldığında, astrolojinin güvenilir, ciddiye alınır, dikkate değer ve somut tek bir dayanağı bile bulunmamaktadır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Astrolojinin neden bilim olmadığıyla ilgili daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Fiziksel Kuvvetler: Astrolojiyi Bilimselleştirme Çabası

Ancak astrolojiye gönülden bağlı olan, kandırılmış ve aldatılmış halkın aklının bir köşesinde kendilerince yaptıkları bir açıklama vardır:

Ama bu gezegenlerin ve yıldızların bir çekim kuvveti var; dolayısıyla mutlaka üzerimizde bir etkileri olması gerekiyor. Doğduğumuzda falan bir şekilde etki etmiştir.

Bu makalemizde, hiçbir gezegen ve hiçbir yıldızın, kütleçekim kuvvetinin sizin üzerinizde anlamlı bir etki yaratamayacağını matematiksel olarak ispatlayacağız. Böylece, eğer ki astroloji denen bu sahtebilim örneğine tutunma nedeniniz astrofizik veya matematikle ilgili bilgi eksikliği ise, bunu ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Lafı uzatmayalım ve astrolojinin neden geçersiz bir alan olduğunu matematiksel olarak gösterelim:

Atom altı boyutlarda hesap yapmıyorsak, yani büyük kütleli cisimlerin (bir gezegenin ya da bir insanın) diğer cisimlere yaptığı kütleçekim kuvvetini hesaplamak istiyorsak, Newton'un Kütleçekim Teorisi'nden faydalanmamız fazlasıyla yeterli olacaktır. Newton'un iki cisim arasındaki çekim kuvvetini gösteren ve çığır açan formülünü şu şekilde ifade etmektedir:

Newtonyen Kütleçekim Kuvveti
Newtonyen Kütleçekim Kuvveti

Bu formülde "F" harfi uygulanan çekim kuvvetini, GG harfi kütleçekim sabitini (6.674×10−11Nm2/kg26.674\times{10^{-11}} Nm^2/kg^2), mm harfi cisimlerin kütlelerini, rr harfi ise incelenen cisimler arası mesafeyi gösterir. Bu formülün yorumu basittir: iki cismin birbirine uyguladıkları çekim kuvveti, cisimlerin her birinin kütlesi ile doğru orantılı, aralarındaki mesafenin karesi ile ters orantılıdır. Daha basit bir ifadeyle, cisimlerin kütlesi arttıkça çekim kuvveti artar, azaldıkça azalır. Cisimler arasındaki mesafe arttıkça kütleçekim kuvveti katlanarak azalır; mesafe azaldıkça, çekim kuvveti katlanarak artar.

Bu Reklamı Kapat

"Merkür Etkisi"

Şu meşhur, sözde Merkür Etkisi'ni ele alalım: Bakalım 3.3022×10233.3022\times{10^{23}} kilogramlık kütlesiyle Merkür, 70 kilogramlık bir insana, Dünya'ya en yakın olduğu zaman ulaştığı 7.73×10107.73\times{10^{10}} metrelik mesafeden ne kadar etki ediyor? Hesap çok basit:

Merkür Etkisi Hesabı
Merkür Etkisi Hesabı

Sonuç? F=2.58184×10−7NF=2.58184\times{10^{-7}} N. Bir diğer deyişle, 0.000000258184 Newton!

Bu, akıl almaz derecede ufak bir kuvvet. Ne makro boyutta, ne mezo boyutta, ne de mikro boyutta hiçbir anlamı bulunmuyor.

İyi de bu ne demek? Bunun ne kadar büyük ya da ne kadar küçük olduğunu nereden anlayacağız?

Bu Reklamı Kapat

Arkadaşınızın (ya da Doğum Sırasında Odadaki Ebenizin) Etkisi, Merkür'den Fazla!

Bir arkadaşınızla oturup, bir şeyler içtiğinizi düşünün. Diyelim ki sizinle aynı kiloda, 70 kilogramlık bir arkadaşınız var ve aranızda 1 metre mesafe olacak şekilde oturuyorsunuz. Bakalım onun size uyguladığı kuvvet ne kadar? Hesap gene çok basit, sadece sayılar farklı:

Arkadaş Etkisi Hesabı
Arkadaş Etkisi Hesabı

Yani, sonuç? F=3.27026×10−7NF=3.27026\times{10^{-7}} N. Bir diğer deyişle, 0.000000327026 Newton!

Şuna bakar mısınız?

1 metre uzaktaki arkadaşınızın uyguladığı kuvvet, o koca gezegenin Dünya'ya en yakın olduğu anda size uyguladığı kuvvetten, 1.27 kat daha fazla!

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Yakınsama - Evreni Açıklayan En Derin Fikir (Peter Watson)

Tarih alanındaki kapsamlı çalışmalarıyla tanınan Peter Watson’ın Yakınsama’sı bilimsel fikirler tarihine etkileyici, özgün bir yolculuk.

Watson bu çalışmasında fizikle kimya arasındaki yakın ilişkiyi, kuantumun diğer bilimlere nasıl yakınsadığını, klimatolojinin mitolojiyle, botaniğin arkeolojiyle nasıl ilişkilendiğini ve disiplinlerarası uyuma dair tüm meseleleri ince ince irdeliyor. Farklı bilimler, farklı başlangıç noktaları ve hiç benzemeyen ilgi alanlarına rağmen bir araya geliyor; egemen anlatıyı, evrenin tarihini anlatmak üzere yakınsıyor ve birleşiyor.

Başlangıçta tereddütle karşılansa da “yakınsama” Nobel Ödüllü fizikçi Steven Weinberg’in ifade ettiği üzere, “evreni açıklayan en derin fikir”dir. Günümüzün bilgi toplumlarındaysa çok önemli bir eğilime dönüşerek iş, eğitim ve teknoloji gibi çeşitli alanların gidişatına yön vermeye başlamıştır.

“Bilimsel disiplinleri birleştirmeye yardımcı olacak bağlantıları inceleyen kışkırtıcı bir tarih çalışması. Watson bağlantıların nasıl dizildiğini etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. Biyolog, matematikçi ya da astrofizikçi de olsanız kesin olan tek bir şey var: Herkes nihayetinde aynı sistem üstüne çalışıyor.”

Science

Geçen yüzyılın en önemli bilimsel fikirlerini gözden geçirmek isteyenler, bu kitapta aradıklarını bulabilir.”

Marcia Bartusiak, Washington Post

Bu kampanya, Kolektif Kitap tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.

Devamını Göster
₺70.00
Yakınsama - Evreni Açıklayan En Derin Fikir (Peter Watson)

Sizden 2 bilardo masası uzakta duran, 70 kilogramlık bir insanın size uyguladığı kütleçekim kuvveti, Merkür'ün Dünya'ya en yakın olduğu andaki kütleçekim kuvvetinden hala daha büyük olurdu!  

Biz Merkür üzerinden hesapladık ama bunu Satürn gibi devasa bir gaz devi gezegen üzerinden hesaplamak da mümkün. Sonuç değişmiyor: Siz doğarken, anneniz size milimetreler kadar, ebeniz size santimetreler kadar yakındır; Satürn ise bize en yakın olduğu zaman bile bizden 1.2 milyar kilometre uzaktadır! Bunu bizden değil, astronom Prof. Dr. Ethem Derman'dan dinleyin: "Hayatınızda ebenin etkisi, Satürn'den fazladır!"

Bu sayının küçüklüğünü, kendi varlığınızın yeryüzüne uyguladuğı kuvvetle de görebilirsiniz: 70 kilogramlık bir birey, ortalamada Dünya'ya 686.7 Newton kuvvet uygular! Merkür'ün size uyguladığının tam 2.099.833.041 (yaklaşık 2.1 milyar) katı!

Gezegenin Mesafesinin Değişmesi Bize Etki Edebilir Mi?

Hemen olası bir itirazlara yönelik bir açıklama da yapalım: "İyi de, Merkür ileri geri gidiyor; zaten astrologların söylediği de bu ufacık kuvvvetlerdeki değişimin ruh halimizdeki etkisidir."

Bu da, tamamen hatalı bir iddiadır. Neden mi? Hemen hesaplayalım:

Merkür'ün bizden en uzak olduğu noktada ne kadar kütleçekim uyguladığına bir bakalım:

Merkür'ün bizden en uzak olduğu noktadaki çekim kuvveti hesabı...
Merkür'ün bizden en uzak olduğu noktadaki çekim kuvveti hesabı...

Sonuç? F=3.61974×10−8NF=3.61974\times{10^{-8}} N. Bir diğer deyişle, 0.0000000361974 Newton!

Tahmin edilebileceği gibi bu, en yakın olduğu zamankinden daha küçük bir kuvvettir. Şimdi... Merkür'ün en yakın noktadan, en uzak noktaya kadar gidişinde değişen kuvvet miktarını hesaplayalım:

ΔF=2.58184×10−7−3.61974×10−8=2.21986×10−7N\varDelta{F}=2.58184\times{10^{-7}} - 3.61974\times{10^{-8}} = 2.21986\times{10^{-7}} N. Bir diğer deyişle, aradaki fark sadece 0.000000221986 Newton değerindedir.

Peki, bu ne demek? Bu fark, yeterince etki yaratabilir mi?

1 metre uzağınızda konuşan arkadaşınızı hatırladınız mı? Diyelim ki sadece bir şeyler içmiyor, aynı zamanda tavla oynuyordunuz. Her zaman olduğu gibi, tavla oynarken zarı düşürdü ve almak için sizden 2 metre uzağa kadar gitmesi gerekti.

Bu Reklamı Kapat

Burada yapacağımız hesap, 1 metre uzağınızdaki 70 kiloluk arkadaşınızın sadece 2 metre uzağınıza gittiğinde size uyguladığı kuvveti gösterecektir. Öncelikle, 2 metre uzağa gittiğinde uyguladığı çekim kuvvetini bulalım:

Arkadaşınızın 2 metre uzaktan üzerinize uyguladığı çekim kuvveti.
Arkadaşınızın 2 metre uzaktan üzerinize uyguladığı çekim kuvveti.

Sonuç: F=8.17565×10−8NF=8.17565\times{10^{-8}} N. Bir diğer deyişle, 0.0000000817565 Newton!

Yine, sizden uzaklaştığı için etki kuvveti azaldı. İyi ama, hangisi daha fazla dersiniz? Milyonlarca kilometre hareket eden akıl almaz kütlelere sahip Merkür'ün mü, düşen bir tavla zarını almaya giden 70 kilogramlık arkadaşınız mı?

Hemen hesaplayalım. Arkadaşınız 1 metre uzaklıktan, 2 metre uzaklığa gittiğinde, üzerinize uyguladığı kütleçekim kuvvetindeki değişim şudur:

Bu Reklamı Kapat

ΔF=3.27026×10−7−8.17565×10−8=2.24527×10−7N\varDelta{F}=3.27026\times{10^{-7}} - 8.17565\times{10^{-8}} = 2.24527\times{10^{-7}} NBir diğer deyişle, aradaki fark sadece 0.00000024527 Newton değerindedir.

Sonuç?

70 kilogramlık arkadaşınızın 1 metre yer değiştirmesinin sizin üzerinizdeki kuvvetindeki değişimi, 330.000.000.000.000.000.000.000 (330 sekstilyon) kilogram ağırlığındaki Merkür'ün, yaklaşık 129.150.000.000 (129 milyon) kilometrelik hareketi sonucu üzerinizdeki kütleçekim kuvvetinin değişiminden tam %110.4 daha fazladır! 

Yani arkadaşınızın zarı almasının sizin üzerindeki etkisi, Merkür'ün hareketinden daha fazladır.

Bu Reklamı Kapat

Peki şimdi düşünelim... Her gün, kaç adet cisimle, kaç insanla, kaç olay ve kaç durumla karşılaşıyorsunuz? Gökdelenlerin yanından yürüyor, insanlarla el sıkışıyor, arabalara biniyor, trenlerde seyahat ediyorsunuz. Bunların sizin üzerinize uyguladığı kütleçekim kuvveti bile duygularınızda, kişiliğinizde, var oluşunuzda hiçbir değişime neden olmazken, göz ardı edilmesinin fark bile yaratmayacağı kadar ufak bir etkinin tüm hayatınızı belirlediğine inanmak, zekanıza hakaret değil midir?

İşte bu sebeplerle bilim çalışır, astroloji ise bilim dışı bir safsatadır. 

Güneş ve Ay'da Durum Nedir?

Dilediğiniz objeyle bunu denemeyi sürdürebilirsiniz. Ay ve Güneş, kuvvetsel olarak en büyük değerleri verecektir, çünkü Ay çok yakındır, Güneş de çok büyüktür. Ancak ikisinin yarattığı kütleçekim kuvveti de, el sıkıştığınız birinin kütleçekim kuvvetinden daha fazla olmayacaktır. Ara basamaklarla vakit kaybetmeden, doğrudan bazı bilgiler verelim ve hesaplar yapalım:

Güneş'in kütlesi: 1.989×1030kg1.989\times{10^{30}} kg

Bu Reklamı Kapat

Dünya'nın Güneş'e En Uzak Olduğu Mesafe (Apelyon): 146×109m146\times{10^{9}} m

Dünya'nın Güneş'e En Yakın Olduğu Mesafe (Perihelyon): 94.5×109m94.5\times{10^{9}} m

Herhangi bir hesap makinesi veya MATLAB gibi bir yazılım kullanarak yapabileceğiniz hesaplar sonucunda, 70 kilogramlık bir insan üzerindeki etkiyi hesaplayarak şu sayıları elde edebilirsiniz:

Perihelyon Sırası Çekim Kuvveti: 1.0405 Newton.

Bu Reklamı Kapat

Apelyon Sırası Çekim Kuvveti: 0.4359 Newton.

Görülebileceği gibi bu, çok daha büyük bir kuvvettir. Ancak, hemen kanmamak lazım. Çünkü Güneş gibi dev bir cisimden söz ediyorsak, kıyasımızı da ona göre büyük bir cisimle yapmamız gerekir. Örneğin, bir gökdeleni ele alalım: 11 Eylül saldırıları sonucu yıkılan İkiz Kuleleri'in kütleleri, çok tartışıldığı için iyi bilinmektedir. 110 katlı bu binaların ağırlığı kabaca 500.000 tondur. Yani 500.000.000 kilogram. Mümkün olsaydı, bu binaların birinin yanına gidip 0.5 metre uzaktan bina yüzeyine dokunduğunuzu düşünün. Çekim kuvveti ne mi olur? 

İkiz Kuleler
İkiz Kuleler
ThoughtCo

İkiz Kulelerin 1 Tanesinin Uyguladığı Çekim Kuvveti: 9.3436 Newton.

Yani binaların arasından yürürken size dört bir taraftan uygulanan çekim kuvveti, Güneş'inkinden kat kat fazladır! 

Bu Reklamı Kapat

Tabii bir gökdelenin kütlesi tek bir noktada odaklanmamıştır; dolayısıyla bu hesap tamamen gerçekçi değildir. Ancak bu sorun değil, çünkü Güneş'in kütleçekim kuvvetini, bağımsız bir kuvvet olarak hesaplamak zaten hatadır. Dünya, Güneş'in yörüngesindedir ve siz de, Dünya üzerindesiniz. Dolayısıyla Güneş'in uyguladığı çekim kuvveti sizin üzerinizde herhangi bir iş yapamaz. Dünya'nın uzaysal hareketinin merkezi Güneş'tir. Diğer gezegenlerin kütleçekimini hesaplayarak anlamlı sonuçlar elde edebiliriz; ancak zaten yörüngemizin merkezindeki gök cisminin uyguladığı kütleçekim kuvvetini üzerimizde iş yapacak biçimde anlamlı hale getiremeyiz. Eğer Dünya, Merkür'ün etrafında dönüyor olsaydı, Merkür'ün kütleçekim kuvvetinin bizim için hiçbir anlamı olmazdı; ancak Güneş'in olurdu mesela...

Ancak bunu göz ardı ettik ve yine de hesabı yaptık. Fakat Güneş'in kuvveti 1000 Newton çıksaydı da, bunun fiziksel bir anlam ifade etmeteceğini lütfen unutmayınız. Öte yandan, bir şehir içerisinde yürürken üzerinize etki eden o kadar çok kuvvet vardır ki, Güneş'in etkisi zaten hepsinin yanında önemsiz kalır.

Ay
Ay
Wikipedia

Son bir hesabı da Ay için yapalım:

  1. Ay'ın Dünya'ya En Yakın Olduğu Mesafe (Perici): 363.104.000 metre.
  2. Ay'ın Dünya'ya En Uzak Olduğu Mesafe (Apoci): 406.696.000 metre.
  3. Ay'ın Kütlesi: 7.34767309×10227.34767309\times{10^{22}} kilogram

Hesabımızı yapalım hemen:

Bu Reklamı Kapat

Perici Sırasındaki Çekim Kuvveti: 0.0026 Newton

Apoci Sırasındaki Çekim Kuvveti: 0.0021 Newton

Fark, yok denecek kadar az olduğu gibi, değer de İkiz Kuleler'den 3983 kat küçük bir objenin uygulayacağı kuvvet ile aynı!

Kaldı ki, astrolojinin sadece bu 2 gök cismiyle ilgilenmediği, galaksileri bile işin içine kadar kuyruklu yalanlarını daha da derinleştirdikleri bilinen bir gerçektir. Güneş ve Ay, ışıkları dolayısıyla psikolojimiz ve evrimimiz üzerinde etkiye sahiptir. Ancak güçlü bir spot ışığı da, benzer etkiler yaratacaktır. Bu gök cisimlerinin kendilerinin veya çekim kuvvetleriniz organizmalarla bir alakası yoktur. Örneğin bazı canlılar, Ay'ın yarattığı gel-gitlere bağlı evrim geçirmişlerdir veya Ay'ın ışığına bağlı olarak ava çıkmaktadır. Ancak Ay'ın gel-git yaratabilme sebebi su kütlesinin inanılmaz büyük olması ve sıvı olması bakımından yapısal bütünlüğünün çok daha esnek olmasıdır. Dolayısıyla gel-gitler, astrolojiye yönelik bir delil olarak kullanılamaz. Zaten dediğimiz gibi, sadece bu 2 gök cismiyle ilgili unsurları ileri sürerek astrolojiyi savunmak, sorudan ve gerçeklerden kaçmaktan fazlası değildir.

Bu Reklamı Kapat

Ama Ya Diğer Kuvvetler? Elektromanyetik Kuvvet?

Evren'e 4 kuvvet hükmeder: Kütleçekim kuvveti, elektromanyetik kuvvet, zayıf nükleer kuvvet ve güçlü nükleer kuvvet. Bunlardan son ikisi, sadece atomik seviyede çalışır, cisimlerin birbiriyle etkileşimiyle doğrudan ilgisi yoktur. İlkinin hiçbir işe yaramadığını yukarıda ispatladık. Geriye sadece elektromanyetik kuvvet kalıyor. Ki astrologların kütleçekim kuvveti açıklamaları yukarıdaki gibi analizler sonucu ellerinden alındığında başvurmak zorunda kaldıkları, süslü bir isim olduğu için halkı kandırmayı kolaylaştırması bakımından faydalı bir araç olan elektromanyetik kuvvettir.

Gezegenlerin elektromanyetik dalgaları son derece zayıftır. Örneğin Dünya'nın merkezindeki demir dolu çekirdek dolayısıyla, gezegenimizin bir manyetik alanı vardır. Bu alan sayesinde Güneş'ten gelen yüklü parçacıklardan kendisini koruyabilir. Ancak çekirdeği uygun olmayan gezegenlerin elektromanyetik alanları da çok zayıftır ve hatta olmayabilir. Örneğin Mars'ın bir zamanlar güçlü bir elektromanyetik alanı olduğu, ancak çeşitli sebeplerle (Güneş rüzgarları ve kendi iç dinamiklerindeki değişimlerle) bunu yitirdiği bilinmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bile, atmosferden sonra sadece birkaç kilometre uzağa etki edebilir. Dolayısıyla gezegenlerin elektromanyetik kuvvetle sizi etkilemesi imkansızdır.

Yıldızlar biraz daha muhtemel adaylardır. Ancak Güneş haricindeki hiçbir yıldızın üzerimizdeki elektromanyetik etkisi, hesaplanabilir büyüklükte bile değildir. Yine, astrologlar sadece Güneş temelli iddialarda bulunmadıkları için, Güneş'in elektromanyetik saçılımının etkisinin arkasına sığınmak, cevaptan kaçmak olacaktır. Kaldı ki Güneş'in Dünya üzerindeki elektromanyetik etkisi çok nadiren değişir ve yine bu, etrafımızdaki herhangi bir cismin yaydığına kıyasla, atmosferik kalkan da düşünülecek olursa önemsenmeyecek kadar azdır. Örneğin MRI cihazına girdiğiniz zaman müthiş bir elektromanyetik dalgaya maruz kalırsınız, ancak kişiliğinizde en ufak bir değişim olmaz. Bu da, iddianın temelsizliğini doğrulamaktadır.

Dolayısıyla astrologların elindeki tek olasılık olan kütleçekim kuvvetinin işe yaramazlığının ispatlanması, bütün astrolojinin dayandığı temeli yok etmekte, dolayısıyla bu pratiği tamamen çürütmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Bilimsel Bir İddia için Sistemli ve Tekrar Edilebilir Kuvvetler Gerekir!

Hepsinden önemlisi, ola ki kütleçekim ya da elektromanyetik kuvvet gibi kuvvetlerin etkisi dikkate değer boyutta olsaydı, bu etkinin kaotikliğini nasıl eleyecektik? Yani ana rahmindeki bir bebeğin belli bir pozisyonda bulunması ile, bir diğer pozisyonda bulunması sonucunda bu kuvvetlerin beynine ve vücuduna etki etme biçimleri değişecektir.

Dahası, etraftaki diğer cisimlerin rastgele bir şekilde her yönden etkiyen kuvvet etkisi, spesifik bir gök cisminin kuvvetini ayırt etmeyi imkansızlaştıracaktır. Bir diğer deyişle, içinde bulunduğumuz ortamın kaotikliği, tekil bir gök cisminin etkisini tekrar eden ve sistemli bir şekilde ayıklamamızı imkansızlaştırmaktadır.

Dolayısıyla bundan yola çıkarak net sınırları olan kategoriler belirlemek ve insanları doğum tarihlerine göre belirli karakter gruplarına ayırmak fiziksel temeli olmayan, imkansız bir uygulamadır.

Ya Bilmediğimiz Kuvvetler Varsa?

Bilimde, güvenilir ve tekrar edilebilir verilere dayanmayan kavramlar üzerinden spekülasyon yapamayız. Astroloji, daha bilimin temel testlerini geçememektedir ki, ona bir şans vererek "Ya ileride keşfedilirse?" diyebilelim. Ayrıca zaten bilim böyle çalışmaz. Gelecekteki olasılıklara bakarak, bugünden hayatımızı belirleyecek kadar büyük iddialarda bulunamayız. Bu, akılsızlık olur. 

Bu Reklamı Kapat

Bilimde çok temel bir ilke vardır: İspat yükü, iddia sahibinin omuzlarındadır. Yani bir iddiayı ispatlama sorumluluğu, o iddiayı ileri süren kişidedir. Dolayısıyla burada hesap yapmamız gerek bile yoktu aslında. Çünkü astroloji bilimsel olarak ispatlanmış ve kabul edilen bir yaklaşım değil ki, bilimsel olarak çürütelim. Yine de, bu kadar bariz bir şekilde çürütülebilecekken, üzerine gitmemek hata olurdu diye düşünerek bu yazıyı hazırladık. Ancak unutmayın: İspatsız olarak ileri sürülen bir iddiayı çürütmek için ispata gerek yoktur. O şey, zaten geçersizdir.

"Kanserden nasıl kurtulursunuz? Kanserin gerçek olmadığına inanarak!" Bu cümle kulağa ne kadar saçma geliyor, değil mi? Çünkü biliyoruz ki kanser, gerçekten de vücut hücrelerimizin kontrolsüz bölünmesi sonucu oluşan bir hastalıktır. Tıbbi yöntemler, bu sürece müdahale ederek onu durdurmaya çalışır. Tıp ile kanser arasında birebir bir ilişki bulunmaktadır ve bu ilişkinin temelindeki her bir argüman bilimsel ve tekrar edilebilir bir biçimde test edilmiş ve doğrulanmıştır. Elbette ki henüz kanserle ilgili bilinmeyenlerin ve teknolojik yetersizliklerin bulunuyor olması, sorunu tamamen ortadan kaldırmamıza engel olmaktadır. Ancak bugüne kadar çocuk felcinden çiçek hastalığına kadar sayısız hastalığın kökünü kurutmuş olduğumuz gerçeği, bilimin, teknolojinin ve tıbbın çalıştığını ispatlamaktadır. Her birinin sistematik bir yöntemi vardır ve bu yöntem içerisindeki her bir basamak akıl, mantık ve bilim sınırları içerisindedir.

"Astrolojiyi Kütleçekime veya Elektromanyetizmaya İndirgeyemezsiniz!"

Bu tarz, bilimsel olarak en temel, en basit sınavlardan bile geçemeyen astrologlar, buradaki yazımızda anlattığımız gibi, kanıt karşısında fikirlerini değiştirmek yerine, astrolojinin "mistik" doğası arkasına sığınarak bir savunma hattı oluşturmaya çalışmaktadırlar. "Sonuçta kuantum fiziği gibi alanlar da fizikte çığır açmıştır; astroloji de bu temel kuvvetlerin çok ötesindedir!" gibi açıklamalarla daha üst düzey fiziğin astrolojide parmağı olduğunu iddia ederek kafa karıştırmaya çalışırlar.

Öncelikle, kuantum fiziğinin astrolojiye dayanak olamayacağını buradaki yazımızda detaylıca izah etmiştik. İkincisi, kuantum mekaniğinin fiziğin temel ilkelerini ihlal etmediği, onlara yönelik anlayışımızı değiştirdiği konusudur. Yani kuantum mekaniği, cisimler arasındaki etkileşimin gerçekliğine dair temel bilgilerimizi değiştirmemiştir; sadece bu etkileşimlerin nasıl yaşandığına dair açıklamalarımızı geliştirmiştir. Yani yukarıda ele aldığımız kütleçekim kuvveti, elektromanyetik kuvvet ve diğerleri halen aynen geçerli kuvvetlerdir. Dolayısıyla astrolojinin, kulağa daha hoş gelen "kuantum mekaniği" gibi sahalar ardına sığınma çabası boşunadır. Astroloji, bilim olduğunu ispatlamak istiyorsa, öncelikle yukarıdaki analizleri başarıyla geçebilmelidir. Sonuçta bilim, Einstein'a, Newton üzerinden geçerek ulaşmıştır. Astroloji de aynı patikayı takip etmekle yükümlüdür. Bilim, birikimli olarak, temel gerçeklerin ispatlanması ve daha derin incelenmesi sonucu elde edilen bilgilerin bu temeller üzerine eklenmesiyle ilerler. Temeli ispatlamaksızın, en basit testleri geçmeksizin, en büyük iddiaları gerçek kabul etmeye çalışmak hatalı bir çabadır ve sonuçsuzluğa mahkumdur.

Zaten gelecekte bir gün ispatlanır umuduyla astrolojiye bel bağlamak, bilimin en temel ilkelerinden birisi olan boş hipotez kavramıyla da çelişmektedir. Bu konuda detaylı bilgiyi buradaki yazımızda vermiştik. Oradan da görebileceğiniz gibi, "Ya varsa?" şeklindeki bir yaklaşımla bilim yapmak, önümüze gelen her kaçık iddiayı gerçek olarak kabul etmek zorunda olmamız demektir. Bilim bu şekilde ilerlemez. Astroloji; antik, kadim, gizemli, vs. görülüyor diye gerçek olarak kabul edilemez. Astrolojinin gerçekliği üzerinde durmaya başlamak için bilimin temel ilkelerinden ve testlerinden geçmesi gerekmektedir. Astroloji bu testlerin bir kısmından değil, hepsinden sınıfta kalmaktadır.

Bu Reklamı Kapat

Sonuç

Astroloji, bilimin en temel ve en basit testini bile geçmekten acizdir. Hiçbir şekilde bilimsel temeli bulunmaz, dolayısıyla gerçek olarak lanse edilmemelidir. Astrologlar, bilimsel yöntemi takip etmemekte, güvenilir sonuçlar ileri sürmemekte, metotlarını açıklamamakta ve kendi şahsi inançlarını uygulamalarına dahil etmediklerine yönelik ikna edici hiçbir sonuç ileri sürememektedirler. Üstelik yaptıkları birbiriyle çelişen açıklamalar, spesifik detaylara inilemeyen, genellemelere dayanan ve bu sayede insanların kendilerine uymasını sağladıkları bilgiler vermeleri akıllarda soru işaretleri uyandırmaktadır. Dahası, psikoloji sayesinde zaten astrologların nasıl bu uyduruk bilgileri insanlara uydurabildikleri, Forer/Barnum Etkisi ile açıklanabilmektedir.

Bu yazıda, kütleçekim kuvveti analizi çerçevesinde öğrendiğimiz önemli bir sahtekarlık, Ay'ın okyanuslara gel-git etkisi yapmasını, insanlara da etki edebileceğini ileri sürmek ve bundan yola çıkarak "O zaman tüm gezegenler bize etki eder." sonucuna varmaktır. Formüle dikkat edin: Sadece gezegenin kütlesi değil, diğer cismin kütlesi de önemlidir. Ay'ın okyanuslarda gel-git etkisi yaratabilmesinin nedeni, sadece Ay'ın büyük kütlesi ve burnumuzun dibinde olması değil, aynı zamanda okyanusların yaklaşık 1.4×10211.4\times{10^{21}} kilogram kütleye sahip olmasıdır. Eğer bu kütleye sahip olduğunuzu iddia etmiyorsanız, gel-gitlerle kendinizi bir tutamazsınız. Ayrıca Ay'ın neden iyi bir örnek olmadığını zaten yukarıda ispatladık. Unutmayın: Sadece etki eden cismin değil, etki edilen cismin de kütlesi önemlidir. Ve etrafınızdaki herhangi bir şeyin etkisi, gökteki herhangi bir cismin etkisinden daha fazla olacaktır.

Basit matematiksel hesaplar, her şeyi ortaya koymaktadır. Astrologlar, eğer ki bilimsel bir metodu takip edeceklerse, öncelikle bu ve bunun gibi temel matematiksel hesapların açıklamasını yapmak, burada ve benzeri analizlerde sorulan en temel bilimsel soruların yanıtını vermek durumundadırlar. Bilimin standartları, astrolojinin hayal gücümüze hitap ediyor olmasından ötürü esnetilemez. Konuyla ilgili önemli bir eseri buradan edinebilirsiniz.

Bilimin ışığından ayrılmamanız dileklerimizle.

doi: 10.47023/ea.bilim.431

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 26
  • Bilim Budur! 17
  • Muhteşem! 10
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 9
  • İnanılmaz 3
  • Umut Verici! 3
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Üzücü! 1
  • Korkutucu! 1
  • Güldürdü 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Daily Kos. The Bad Math Of Astrology. (21 Aralık 2010). Alındığı Tarih: 2 Şubat 2019. Alındığı Yer: Daily Kos | Arşiv Bağlantısı
  • T. Sharp. How Far Is Earth From The Sun?. (18 Ekim 2017). Alındığı Tarih: 2 Şubat 2019. Alındığı Yer: Space | Arşiv Bağlantısı
  • F. Cain. What Is The Distance To The Moon?. (29 Haziran 2013). Alındığı Tarih: 2 Şubat 2019. Alındığı Yer: Space | Arşiv Bağlantısı
  • E. Chen. Mass Of The World Trade Center. (2 Şubat 2004). Alındığı Tarih: 2 Şubat 2019. Alındığı Yer: Hyper Textbook | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı Akademi: Astroloji Yazı Dizisi

Bu yazı, Astroloji yazı dizisinin 2. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Astroloji Nedir? Astrolojinin Bilimsel Analizi..." başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/08/2022 23:51:36 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/431

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Kemik
Uçuş
Alzheimer
Teknoloji
Nöron Hücresi
Yörünge
Biliş
Karanlık Enerji
Endokrin Sistemi Hastalıkları
İlaç
Normal Doğum
Evrim
Cinsel Seçilim
Viral Enfeksiyon
Haber
Vegan
Anatomi
Yanlış
Kütle
Ağız Sağlığı
Adaptasyon
Entropi
Tahmin
Kedigiller
Kan Hastalıkları
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.