Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Yazar 3 Ocak 2019 11 dk.

Şempanzelerin ölümü anladığına yönelik bazı araştırma bulguları vardır. Ancak görünüşe göre bu “anlayış”, bedensel fonksiyonların yitimi ve bunun geri dönüşü olmadığı şeklindedir (Anderson, 2018). En yakın akrabalarımızdan olan bu hayvanların bile ölümün kaçınılmaz olduğunu kavradıkları yönünde bir bulguya ulaşılamamıştır. İnsan bildiğimiz kadarıyla, bir gün öleceğinin farkında olan tek varlıktır.

Bu farkındalık zaman içinde yavaş yavaş gelişir. İnsan yavrusu, 9-10 yaş civarında ölümü tüm boyutlarıyla kavramaya başlar (Nagy, 1959). Ancak bu “kabulleniş” teknik açıdan korkunçtur. Çünkü evrimsel mekanik, her bir canlı türünün yaşamkalımına, doğal olarak da en büyük tehlike olan ölümden kaçınmasına dayanır. Kendisinden kaçınmamız gereken nihai tehlikeyle önünde sonunda karşılaşacağımızı bilmek bizi dehşete düşürür.

375
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mert Karagözoğlu
Çevirmen 11 Kasım 2022 Sen de Cevap Ver

Bugün baş ağrısının yanında, ateş düşürücü ve kalp krizlerini önleyici etkileri sebebiyle Amerikalılar tarafından günde 80 milyon tablet aspirin alınmaktadır. Aspirin bu etkileri nasıl sağlamaktadır? Bu soruyu yanıtlayabilmek için aspirinin vücudunuzda nasıl çalıştığını öğrenmeniz gerekir.

Aspirinin gerilim tipi baş ağrılarını nasıl geçirir? Gerilim tipi baş ağrısı, baş bölgenizde bulunan kaslar gerilmeye başladığında ortaya çıkar. Bu kasların gerilmesini sağlayan şey prostaglandin adı verilen bir kimyasaldır ve vücudumuzda strese yanıt olarak üretilir. Aspirin ise prostaglandin üretimini durdurarak baş ağrısını veya acıyı engeller. Aspirin, üretimini durduğu prostaglandinin birçok vücut fonksiyonunda rol oynaması sebebiyle başka pek çok hastalığa da iyi gelir. Örneğin prostaglandin, kan pıhtılaşmasında da rol oynamaktadır. Kan pıhtılaşması ile kalp krizine sebebiyet verebilir.

Aspirinin bir türü yüzyıllardır söğüt ağaçlarının kabuğundan elde edilen ateş ve ağrı giderici bir madde olarak bilinmesine rağmen modern türü 1897 yılında Alman kimyager Felix Hoffman tarafından (babasının artritini tedavi etmek üzere) bir kimya laboratuarında üretilmiştir; ancak 1971 yılına kadar doktorlar, aspirinin vücudumuzda yarattığı etkileri nasıl yarattığını anlayamamıştır. 1982 yılında Sir John Vane, prostaglandinin vücudumuzdaki önemini keşfederek çalışma arkadaşlarıyla beraber Nobel Tıp Ödülü'ne layık görülmüştür. Günümüzde ise araştırmacılar, bağırsak kanserinin önlenmesinde aspirinin rolünü incelemektedir.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. A. J. McNeil. How Does Aspirin Work?. Alındığı Tarih: 11 Kasım 2022. Alındığı Yer: Cornell Center for Materials Research | Arşiv Bağlantısı
Bu cevabın içeriği ve doğruluğu, Evrim Ağacı editörleri tarafından kontrol edilmiş ve onaylanmıştır.
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Blog Yazısı
Yusuf Taha Yılmaz
Blog Yazarı 3 dk.

Vantablack, 2009 yılında Ben Jensen tarafından geliştirilmeye başlanmış ve 2014 yılında Surrey Nanosystems tarafından ticarileştirilmiş bir pigmenttir ve bugüne kadar üretilmiş en koyu madde olarak kabul edilir. Bunun sebebi, gelen ışığın %99'undan fazlasını soğurmasıdır.[4]

Vantablack kelimesindeki "Vanta", "Vertically Aligned Nano Tube Arrays" yani "Dikey Hizalanmış Nanotüp Dizileri" anlamındaki bir kısaltmadır. Nanotüp ise tek sıra karbon atomundan oluşan grafenin, silindirik bir şekilde bükülerek elde edilen bir yapıdır.[5]

15
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
1 gün önce
Ülkemizde gittikçe tesirini artıran cahil seviciliği ve entelektüalizm nefreti üzerine bir görüş yazısı yazdım. Bağlantıdan içeriği inceleyebilirsiniz. Ayrıca fikirlerinizi de bu gönderinin altında paylaşabilirsiniz.
31 görüntülenme
0
4 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlhan Taşlı
Antropoloji Okuru 3 saat önce Sen de Cevap Ver

En azından o dönem için türümüzün asıl motivasyonu yeni kara parçaları bulmaktan ziyade yeni yiyecek kaynaklarına ulaşabilmekti.

Avustralya özelinde konuşacak olursak: Kıtanın insanlar tarafından yerleşke haline gelmesi, Pleistosen yani buzullanma periyodunun sıklıkla yaşandığı bir döneme denk geliyor. Bu çağlarda kutuplarda daha fazla buz olduğundan deniz seviyeleri de oldukça düşük oluyor. Haritaya açıp bakarsanız birbirlerine yakın adalar topluluğunu görebilirsiniz, o dönem için bir dünya haritamız olabilseydi suların çekilmesinden dolayı daha yakın olduklarını görürdük.

Pleistosen Çağ Avustralya Haritası
Pleistosen Çağ Avustralya Haritası

Alaska tarafında ise aşırı buzullanma aralarında deniz olmaksızın karadan geçiş imkanı sağlamıştır. Yiyeceklerin yani avlarının peşinden giden atalarımız yaklaşık 15.000 bazı kaynaklara göre 25.000 yıl önce bu kıtaya yerleşme imkanı bulabilmiştir.

Tüm Reklamları Kapat

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Azra Alpar
Azra Alpar
50.1K UP
4 saat önce
Evrim Ağacı Keşif listesinde "Bir enstrüman çalmayı öğren" görevini tamamlamayı başardım! Sana bu görev konusunda yardım etmemi istersen veya bir sonraki keşfi benimle yapmak istersen yorumlara yaz! (Yaylılar hakkında)
13 görüntülenme
İş birliği teklif et! Azra ALPAR'ın Keşif Listesi
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eda Bayrak
Eda Bayrak
2,826 UP
Aktaran 28 Aralık 2024 4 dk.

Anne karnında ve yaşamın ilk iki yılında düşük şekerli beslenme, yetişkinlikte kronik hastalık riskini anlamlı ölçüde azaltabilir. Yeni bir çalışma, erken yaşta şeker tüketiminin yaşam boyu sağlık üzerindeki etkilerine dair yeni ve çarpıcı kanıtlar ortaya koyuyor.

Science dergisinde yayınlanan çalışma, gebeliğin başlangıcından itibaren çocuğun ilk 1.000 gün boyunca kısıtlı düzeyde şeker tüketmesinin yetişkinlikte Tip 2 Diyabete yakalanma riskini %35'e varan oranda, hipertansiyon riskini ise %20'ye varan oranda azalttığını ortaya koymuştur. Doğumdan önce annenin düşük şeker tüketimi de riskleri azaltmaktadır, ancak doğumdan sonra da çocuğun şeker alımının kontrollü olması bu faydaları arttırmıştır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
50.2K UP
İnceleyen8 2 gün önce
yine kan dondurucu bir filmdi. John hiç fiziksel olarak özgür olamadı, sergilenmesi yaşamı boyunca el değiştirdi fakat o doğanın ve sistemin dayattığı koşulları reddetti. bu eylemi onu özgür yapar
Film
9.4/10
(10 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Elephant Man
Yönetmen: David Lynch
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kubilay Yıldız
Kubilay Yıldız
20.0K UP
İnceleyen10 2 saat önce
2800 yıllık bu destanı okurken zaman zaman yeryüzünde en yiğit savaşçıların kanlı düellolarına zaman zaman da Olympos'taki tanrıların arasında yaşanan entrikalara şahit oluyoruz. Bazense tanrıların doğrudan savaş meydanına inişini görüyoruz.

Bu uzun savaşın yaklaşık 52 günlük kesiti, aynı tarafta savaşan kralların çıkar çatışmaları çevresinde güç dengelerinin değişimini gözler önüne seriyor.

Aşil'in intikamını ve Hektor'un trajedisini okurken savaşın sebep olduğu o azılı öfke ve merhamet arasındaki gelgitleri karakterlerle birlikte yaşıyoruz.

Destanın son bölümünde bahsi geçen Niobe, Manisa'da yaşayan biri olarak eserle kurduğum bağa farklı bir anlam kattı.

Eserin şiirselliği koruyan çevirisi ve Azra Erhat'ın çok kapsamlı ön sözü de takdiri hak ediyor.
Kitap
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CCXIX (219) - Eski Yunanca Aslından Çevirenler: Azra Erhat - A. Kadir
Yazar: Homeros
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Ağustos 2022 25 dk.

Kuantum dolanıklık (kısaca "dolanıklık" veya "dolaşıklık"), bir grup parçacığın her birinin kuantum durumunun, parçacıklar birbirinden çok uzak mesafeler boyunca ayrılmış olsalar bile, diğerlerinin durumundan bağımsız olarak tanımlanamayacağı şekilde oluşturulduğu, etkileştiği veya uzamsal yakınlığı paylaştığı zaman meydana gelen, fiziksel bir olgudur. Daha kısa tabiriyle kuantum dolanıklık, iki veya daha fazla parçacığın fiziksel özelliklerinin ("kuantum durumlarının") aralarındaki mesafeden bağımsız olarak birbirini etkileyebilmesidir. Kuantum dolanıklık konusu, klasik fizik ile kuantum fiziği arasındaki uyumsuzluğun merkezinde yer alır: Dolanıklık, klasik mekanikte bir karşılığı olmayan ama kuantum mekaniğinde yer alan ana özelliklerden biridir.

Kuantum dolanıklık, aslında sadece atom altı parçacıklara özgü bir özellik değildir; fakat dolanıklığın yeterince uzun süreler ve yeterince uzak mesafeler boyunca korunmaya devam edebilmesi için, dolanık parçacıkların olabildiğince küçük seçilmesi gerekmektedir. Parçacıklar büyük seçilecekse de dolanıklığın bozulmayacağı şartların genellikle laboratuvar ortamında hassas bir şekilde yaratılması ve korunması gerekmektedir. Bugüne kadar bu şartlar altında kuantum dolanıklık, deneysel olarak, hem fotonlar gibi kütlesiz parçacıklar, hem nötrinolar ve elektronlar gibi hafif parçacıklar hem de buckyballs gibi büyük moleküller ve hatta küçük elmaslar ile gösterilmiştir.[7][8][9][10][11] Kuantum dolanıklık; iletişim, hesaplama ve kuantum radarı gibi birçok sahada aktif olarak araştırılmakta ve geliştirilmektedir.

215
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İnceleyen 4 Mayıs
İçimdeki Şeytan, atmosferiyle hemen içine çeken, psikolojik gerilimi dozunda veren bir yapım. Karakterin içsel çatışmaları ve bastırılmış duyguları izleyiciye geçiyor, özellikle bazı sahneler gerçekten rahatsız edici bir gerçeklikle yansıtılmış. Ancak zaman zaman hikâye dağınık ilerliyor ve derinliği hissettiren o atmosfer, birkaç bölümde yüzeyde kalıyor. Yine de finalde bıraktığı o sorgulama hâli, diziyi izlemeye değer kılıyor. Hem karanlıkla yüzleşmek isteyenler hem de sadece bir gerilim arayanlar için farklı bir deneyim sunuyor. Kendi iç dengesi, atmosfer başarısı ve oyunculuk performansı açısından İçimdeki Şeytan ortalamanın üstünde bir yapım. Ancak anlatımda zaman zaman kopukluklar ve tempo sorunları olduğu için genel denge biraz sarsılıyor.

Bu yüzden 10 üzerinden 6 puan veririm.
Etkileyici ama her izleyiciye hitap edecek kadar tutarlı değil.
8.9/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : It Lives Inside
Yönetmen: Bishal Dutta
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Çeviren 24 Nisan 2018 27 dk.

Beyin cerrahisi 21 Haziran 2014 tarihinde öğleden sonra başlayıp bir sonraki gün Karayip Şafaköncesi’ne (Ç.N. Bir festival günü) kadar uzamıştı. Öğleden sonra anestezinin etkisi geçince beyin cerrahı içeri girdi, metal çerçeveli gözlüğünü çıkardı, incelemesi için bandajlar içindeki hastasının önünde tuttu. “Bunun adı ne?” diye sordu.

Phil Kennedy kısa bir süre gözlüğe baktı. Sonra bakışları önce tavana, sonra televizyona döndü. Bir süre “G… gü…gü…güö”, diye kekeledi. “…Güöö…güöö…göö”.

204
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yapısal Mantık Hatası
Safsata Safsatası Ahmet Arlı tarafından eklendi
Argüman bir mantıksal safsata içerdiği için savunulan sonucun yanlış olmak zorunda olduğunu iddia etmektir.
  • 1. Öncül | Hatalı Öncül!
    Hiçlik
  • 2. Öncül | Hatalı Öncül!
    Hiçliğin varlığını yok eder.
  • 1. Sonuç | Hatalı Sonuç!
    Çelişki
Mantık Hatası Açıklaması
Hiçlik var olamaz var olsaydı zaten hiçlik olmazdı. Haliyle hiçlik kendi "varlığını" yok edemez. Bundan dolayı sonuç çelişkidir.
1
Mantık Hatasını Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Hiçliğin varlığı , hiçliğin varlığını yok eder.
Kaynak: Zihin süzgeci
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKonferans
Boray Yıldırım
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce Ankara & ÇevrimiçiÜcretsiz21 Şubat
19. Aykut Kence Evrim Konferansı
21 Şubat 2026 08:45 tarihinden 22 Şubat 2026 16:30 tarihine kadar.

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak 20 yıldır halka evrimi anlatmak, evrim hakkında doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve evrimsel biyoloji ile akademik olarak ilgilenen insanları bir araya getirmek amacıyla Aykut Kence Evrim Konferansı’nı düzenliyoruz. Konferans, hocamız Aykut Kence’nin emekleriyle Ulusal Evrim Konferansı olarak başlamış olup vefatının ardından öğrencileri tarafından hatırasını yaşatmak amacıyla ‘Aykut Kence Evrim Konferansı’ adını almıştır.

Ülkemizde evrim karşıtlığının ne kadar fazla olduğunu bilmekle beraber bu görüşlerin sonucunda ortaya atılmış bütün propagandaların da farkındayız. Bunları yapan zihniyetin  karşısında bir öğrenci topluluğu olarak kâr amacı gütmeden yalnızca bilimi yaymak adına düzenlediğimiz Aykut Kence Evrim Konferansı’nı 20 yıldır birçok sorunla karşılaşılmasına rağmen başarı ile düzenlenmeye devam ediyoruz. Bu sene de konferansımızı 21-22 Şubat 2026’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. 

Konferansımız genel oturum ve akademik oturum olmak üzere iki oturum içermekte olup genel oturumumuz her kesime hitap eden bir oturumdur. Genel oturum sunumları eş zamanlı olarak Aykut Kence Evrim Konferansı YouTube kanalında yayınlanacaktır.

Kayıt linkimiz: https://www.biletimgo.com/etkinlik/19-aykut-kence-evrim-konferansi-22005

Akademisyenlerin sunumlarının yanı sıra aralarda jeolojik devirler ve primat evrimi ekiplerimizin sunumları olacaktır. Ayrıca fuaye alanımızda çeşitli ikramlarımız olacaktır.

Konferans bitiminin ardından aktif katılım gösteren katılımcılarımıza sertifika verilecektir.

ODTÜ dışı kayıtlarımız 15 Şubat günü saat 13.00'te kapanacaktır. Bunun sebebi, ODTÜ dışından gelecek katılımcılarımızın konferans günü kampüse girişte sorun yaşamamaları için katılımcı listelerinin gerekli yerlere iletilmesidir. 

Biyoloji ve Fen Bilimleri Öğretmenleri, [email protected] mail adresine öğretmen olduklarını gösteren belgeyi attıkları takdirde konferansımıza ücretsiz katılabilirler.

Konferansımıza topluluk kaydı yapmak isteyen üniversite toplulukları ve liseler [email protected] üzerinden bize ulaşabilirler.

Genel ve akademik oturum programlarımız ve duyurularımız sosyal medya hesaplarımızdan paylaşılacaktır. Bizi takip etmeyi unutmayınız.

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simay Aladağ
Simay Aladağ
189.1K UP
Çeviren 3 Ekim 2024
Dünya semalarında boy gösteren C/2023 A3 (Tsuchinshan-ATLAS) kuyrukluyıldızı, giderek daha da parlaklaşıyor. İç Güneş Sistemi'nin uzak Oort Bulutu’ndan gelen ve kısaca “A3 kuyrukluyıldızı” olarak anılan bu yeni ziyaretçisi, takvimler 27 Eylül'ü gösterirken günberiye (İng: "perihelion"), yani Güneş'e en yakın konumuna ulaşmıştı. Aynı şekilde 12 Ekim günü de yerberiden (İng: "perigee"), yani Dünya’ya en yakın konumundan geçecek olan meşhur kuyrukluyıldızımız, o zamana dek akşam saatlerinde gökyüzü manzaralarını süslemeye devam edecek. Her ne kadar artık akşam saatlerinden bahsediyor olsak da kendisi bu görüntünün elde edildiği tarih olan 30 Eylül'de akşam değil, tam aksine sabahın erken saatlerinde yükselmekteydi. Görseli incelediğimizde A3'ün parlak kuyrukluyıldız saçının ve bir hayli uzun kuyruğunun, Brezilya'nın güneyindeki Praia Grande, Santa Catarina'nın şafak öncesi gökyüzü manzarasını doğu ufkunun hemen üzerindeki hilal biçimli Ay ile paylaştığını görüyoruz. Buna ek olarak Tsuchinshan-ATLAS, kuyrukluyıldızların davranışları genelde öngörülemez olsa da bu gidişle görsellik bakımından 2020 yazında gökyüzü gözlemcilerini âdeta büyüleyen C/2020 F3'e, yani NEOWISE kuyrukluyıldızına rakip olacak gibi duruyor.
2
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Doğaç Çağdaş Çelebi
Alıntıyı Ekleyen 21 Mart 2023
Bir milletin bilgisi ne kadar artarsa doğaüstü olaylara inancının o kadar azalacağını sanırım siz de kabul edersiniz.
Kaynak: Felsefe Konuşmaları
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Boray Dinçer
Seslendiren 13 Aralık 2019 1:45
10 yılı aşkın bir süredir uzmanlar 2050 yılı civarında insan popülasyonun 9 milyara ulaşarak doyum noktasına ulaşacağını ileri sürüyorlardı. Ancak yeni...
22
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Genel Biyoloji konusunda geliştirebilirsin.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close