Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 31 Mayıs 2018 46 dk.

Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl gidilebileceği, bu çalışmalar için paranın nereden bulunacağı, nasıl burs alınabileceği, not ortalamasının ne olması gerektiği, TOEFL ve GRE gibi sınavlara ne zaman girilmesi gerektiği, ne zaman ve nasıl çalışılması gerektiği, vb. sorular. Bu kılavuzda, bu konularla ilgili en temel bilgileri, çok basit ve kısa notlar halinde sizlere sunacağız. Umuyoruz birçok soru işaretinin temizlenmesine yardımcı olacaktır.

Hazırsanız, başlayalım:

196
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Işın Altınkaya
Yazar 17 Mayıs 2017 9 dk.

Bizden en çok talep edilen konu, belgesel tavsiyesinde bulunmamız. Ne yazık ki evrimi anlamak için izlemeniz gereken belgesellerin birçoğunun Türkçesi bulunmuyor.

Ama yine de "yaşayan" bir liste oluşturmanın ve zamanla güncellemenin faydalı olacağı kanısındayız. Bu listede iki alt başlık olarak hem İngilizce, hem Türkçe belgeseller yer alıyor. Türkçe belgeselleri ise dublajlı olanlar ve altyazısı mevcut olanlar olarak ikiye ayırdık. 

219
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Yazar 10 Mart 2018 3 dk.

Üretilen pek çok protein beynimizde sadece birkaç dakika tutunabilir. Buna rağmen, hatıralarımızın tüm yaşamımız boyunca saklı kalabilmesi nasıl mümkün olmaktadır? Hafıza oluşumunun tam olarak nasıl meydana geldiği, diğer bir deyişle, moleküler düzeyde hatıraların nasıl oluştuğu nesiller boyunca sinirbilimcilerin kafasını kurcalamıştır. Arc adlı bir gen ve onun ürünü olan Arc proteini ise bu soruyu kısmen cevaplayabilir.

Beynin öğrenmeyle ilişkilendirilen hipokampus bölgesinde üretilen Arc proteini yeni anılar oluştukça etkin hale gelmektedir. Arc üretimi sayesinde yeni anılar oluşmakta, üretimi durduğunda ise hafıza oluşumu ve hatırlama sekteye uğramaktadır. Dolayısıyla, uzun dönem hafıza için temel bir proteindir. Ayrıca, HIV gibi bir virüsün konak bir canlıya bulaşma şekliyle benzer özellikler gösterdiği de Jason D. Shepherd ve ark. tarafından keşfedilmiştir. Cell dergisinde yayımlanmış olan makalelerinde araştırmacılar şunları söylemiştir:

33
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Sefa Erdem
Sefa Erdem
82.6K UP
Blog Yazarı 1 dk.

Nobel ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar Nobel ödülünü aldıktan sonra ''Nobel almak güzel ama ondan da güzel şey Nobel'i almaya giden yol ve yapılan keşiflerdir.'' sözlerini söylemiştir. Peki bu sözlerin altında bilimsel olarak neler yatmaktadır? Süreçten aldığımız zevk ödülden aldığımız zevkten daha mı fazladır?

Peki şimdi şöyle düşünelim sokakta geziyorsunuz ve acıktınız bu parayı yemek yemek için kullanmanız çok doğal ama ya istediğiniz bir ürün için biriktirmeyi seçerseniz neler olurdu?

20
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Seda Ürgüplü
Seda Ürgüplü
22.8K UP
Aktaran 13 Ağustos 2021 2 dk.

Sıcak su kaynakları ve hidrotermal bacalar gibi jeotermal ortamlar, karbon döngüsünde önemli rol oynuyor. Bu ekstrem çevrelerde yaşayan mikroorganizmalar hakkında daha öğreneceğimiz çok şey var. Örneğin yeni yapılan bir çalışma sonucunda, başlı başına bir taksonomik alan (İng: "domain") oluşturan arkelere Brockarchaeota isimli yeni bir grup katıldı. Bu grubun ayırt edici özelliği ise, diğer arkelerin yaptığının aksine, karbonu dönüştürürken güçlü bir sera gazı olan metan açığa çıkarmıyor olmaları.

Araştırmada, Çin’de sıcak su akıntıları ve Kaliforniya Körfezi’ndeki Guaymas Havzası’ndaki derin deniz hidrotermal baca sedimentinden elde edilen 15 farklı arke genomu incelendi. Bu gibi ortamlarda yaşayan arkelerin metan üreticisi oldukları bilindiği için, araştırma ekibi, incelemeye alınan arkelerin de metan üreteceğini düşünüyordu. Makalede varılan sonuca göre diğer arkeler gibi metanol, trimetilamin gibi bileşikleri kullandıkları, ancak diğer arkelerden farklı olarak metan oluşturmadıkları ortaya çıktı. Yapılan analizlerde, Brockarchaeota genomunun anaerobik koşullarda son ürün olarak metan oluşumu için gerekli gen ve enzimlere sahip olmadığı anlaşıldı.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emre Can Kartal
Emre Can Kartal
70.9K UP
Yazar 24 Mart 2016 18 dk.

Stephan Jay Gould’un, dönemlerine göre ırkçılığı bilimsel açıdan meşrulaştıran bilim insanlarını anlattığı kitabının tanıtımı, antropolog Michael Little’ın bir söyleşisinden alıntı ile başlıyor:

Bu yazıda da Little’ın bahsettiği konuya değineceğiz ve antropoloji ve biyolojinin, sözde ırksal farklılıkları kemik yapısındaki matematiksel ölçümlere, kafa şekillerine hatta kan gruplarına bakarak ayırmaya çalışan ve bu bakış açılarıyla isteyerek veya istemeyerek kafa yapıları üzerinden ırkçılığa hizmet eden bilim insanlarının, bilim adına üzücü diyebileceğimiz çalışmalarına göz atacağız.

42
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Talha Çakırca
Seslendiren 1 ay önce 13:02
Cinsel yamyamlık; bir canlının çiftleşme sırasında, öncesinde veya sonrasında partnerini yemesi davranışıdır. Canlılar arasında nadir bir davranıştır...
13
Evrim Ağacı
Yazar 25 Nisan 2020 18 dk.

Bu yazımızda sizlere Biyoloji disiplininin bir alt dalı olarak karşımıza çıkan Hidrobiyoloji disiplininden bahsedilmeye çalışılacaktır. Öncelikle nedir? Çalışma alanları nelerdir? gibi temel sorulara cevaplar verildikten sonra akabinde bu alanda çalışmalar yürüten bir laboratuvarda süreçlerin nasıl işlediği hakkında kısaca bilgiler verilecektir.

Hidrobiyoloji kelimesi tahmin edilebileceği üzere "su" anlamı taşıyan hidro ve "canlı bilimi" olarak karşımıza çıkan biyoloji kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. İki anlamı birleştirmeye çalıştığımızda karşımıza şu şekilde bir anlam çıkabilir; su ile doğrudan ya da dolaylı olarak etkileşim içerisinde olan canlıları inceleyen bilim dalı. Bu tespit çok da yanlış olmamak ile beraber gerçek anlamına oldukça yakın bir yaklaşımdır. Yakın olmasının sebebi ise tespitin tam anlamı ile yeterlilik sağlayamayıp eksik kalmasından dolayıdır.

84
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 21 Ekim 2024 2 dk.

PsyArXiv'de önbaskısı yayınlanan kapsamlı bir araştırma, video oyunları oynamanın bilişsel yetenekleri geliştirebileceğini ve egzersizin zihinsel sağlığı iyileştirmeye katkıda bulunabileceğini, ancak bunun tersinin geçerli olmadığını ortaya koydu.[1]

Bu şaşırtıcı bulgular, Western Üniversitesi ile Bilim ve Endüstri Müzesi arasında Manchester Bilim Festivali için yürütülen bir çalışma olan Beyin ve Beden isimli çalışmanın bir parçasıdır.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.5K UP
3 gün önce
Sabahları o meşhur "dayak yemiş gibi uyanma" hissi var ya... Suçu hemen yatağa veya strese atıyoruz ama bazen fail sadece fizik: CO2 birikmesi.

Küçük bir yatak odasında kapı-pencere kapalı uyursanız, sabaha karşı içerideki karbondioksit seviyesi, odaklanmayı ve karar verme yetisini körelten 2000 ppm sınırını rahatça aşabiliyor. Yani aslında oksijensiz kalmıyorsunuz, teknik olarak kendi nefesinizde boğuluyorsunuz. Modern evlerin ısı yalıtımı harika ama bedeli bu "akvaryum etkisi".

Elbette her sabah yorgunluğu buna bağlanamaz, apnesi olan var, stressizi var. Ama gece kapıyı hafif aralık bırakmak, çoğu zaman o pahalı "zihin açıcı" takviyelerden daha net sonuç veriyor. Basit fizik, bedava çözüm.
49 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berat Salğara
2 gün önce
Hayatın varlığı, Termodinamiğin İkinci Yasası'na (Entropi artışı) bir direniş gibi görünse de; Jeremy England'ın 'Dağıtıcı Adaptasyon' (Dissipative Adaptation) teorisi ışığında bakarsak, yaşam aslında evrenin entropiyi daha hızlı artırmak için bulduğu 'en verimli yol' olabilir mi? Yani biz entropiye direnmek için mi, yoksa ona hizmet etmek için mi varız?
53 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Esat Kudret
Esat Kudret
747.5K UP
İnceleyen 14 Ekim 2024
Güler yüzlü bilim...
Severek sevdiriyor. Bir kibir çıtası yok. Bir ön hazır bulunuşluk aramadan herkese hitap edebilecek yalınlıkta bir dil , konuya hakimiyet ve çokça kavrama, formüle boğmadan halkım dilince anlatma derdinde. oluşu güven veriyor.
Bu yiğit insanların (Evrim Ağacı misali) kendilerini halk ile buluşturacak alanlarının sınırlı olması, sınırlanması, ne yaparlarsa kendi çabaları ile yapmak zorunda oluşları ayrıca ayıbımız.
Ne acıdır ki bir bilimdeki fedakarlık tarihin , sıkılıp okumayı bıraktığımız arka sayfalarında ve bir kaç punto ile yer alıyor.
Oysa TARİHİN AKIŞININ KİTABININ YALDIZLI KAPAĞI hep onların eseri. Anlayana...Sahip çıkmak lazım...
Youtube Kanalı
9.5/10
(63 Kişi)
Puan Ver
Otantik İçerikler
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Elanur Çetin
Elanur Çetin
106.6K UP
Üye 2 gün önce
Bilimsel olarak ölünce yok olacağız yani hiçliğe döneceğiz. Bu son zamanlarda beni derinden etkilemeye başladı. Bu gerçeğe rağmen nasıl hayatıma devam edebilirim? Siz nasıl başa çıkıyorsunuz. Benim korkudan uykularım kaçıyor. Sürekli kafamda. Korkuyorum.
4 Cevap - 740 görüntülenme
Cevap Ver 1,000 UP
10
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emir Akbaş
Emir Akbaş
113.7K UP
Bilime meraklı bir genç. 2 gün önce Sen de Cevap Ver
4 Cevap - 740 görüntülenme
Uzayın kokusu ve tadı var mı?
Uzayın kokusu ve tadı var mı?

İlk bakışta mantıksız gibi görünse de, evet, uzayın bir kokusu var. Ancak bu koku, astronotların uzayın içinde doğrudan koklamasıyla değil, uzay yürüyüşlerinden sonra giysilerine ve ekipmanlarına sinen partiküller aracılığıyla algılanıyor.NASA astronotlarına göre, uzaydan döndükten sonra giysilerinde ve hava kilidinde belirli bir koku hissediliyor. Bu koku, Dünya atmosferine yeniden girişte, oksijenle etkileşime giren atomik parçacıkların ortaya çıkardığı kimyasal tepkimeler sonucunda oluşuyor.Uzayın kokusunu tanımlamak hiç de kolay değil. Ancak birçok astronot, bu kokunun oldukça karakteristik ve ayırt edici olduğunu belirtiyor. Yapılan tanımlamalara göre uzayın kokusu genellikle şöyle tarif ediliyor:

Yanmış et

Kaynatılmış metal

Tüm Reklamları Kapat

Ozon

Kaynak dumanı (arc welding fumes)

Barut ve silah dumanı

Bitter çikolata veya rom gibi tatlı ve keskin kokular

Tüm Reklamları Kapat

Chris Hadfield, Peggy Whitson, Don Pettit ve daha pek çok astronot, bu kokunun metalik ve yanık benzeri özellikler taşıdığını dile getiriyor. Don Pettit, uzaydan dönen ekipmanların bir süre sonra "karamelize edilmiş biftek" kokusuna benzeyen bir aroma yaydığını belirtmiştir.

Bu kokunun kaynağı, uzaydaki yüksek enerjili olayların ve radyasyonun sebep olduğu kimyasal reaksiyonlardır. Özellikle ölmekte olan yıldızların patlamaları (süpernovalar), gama ışınları ve güneşten gelen yüksek enerjili parçacıklar, karbon temelli bileşiklerin parçalanmasına ve yeni moleküllerin oluşmasına neden olur.

[1]Bu yeni oluşan moleküller, astronotların giysilerine sinerek, hava ile temas ettiklerinde Dünya'da algılanabilen bu eşsiz kokuyu üretirler. Yani uzayın kokusu, aslında evrende meydana gelen devasa enerjili olayların "kimyasal izleri" gibidir.

Kaynaklar

  1. Auran. Auran Kozmetik. Alındığı Tarih: 6 Şubat 2026. Alındığı Yer: auran | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Kadir Çiçek
Kadir Çiçek
104.5K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 hafta önce
Doğayı anlamaya çalışan insan, kendi aklının doğanın bir parçası olduğunu da anlamalıdır
Kaynak: Bu düşünce, 17. yüzyıl filozofu Baruch Spinoza’nın Ethica (Ethics) adlı eserinde geçer. Spinoza’ya göre insan zihni, doğadan bağımsız değil; doğanın zorunlu bir sonucudur. Bilmek, evrenin kendi kendini bilmesidir. (Spinoza – Ethics (Part II, Proposition 11))
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close