Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Nida Yaren Yılmaz
Çeviren 27 Şubat 2018 48 dk.

Evrimle ilgili teoriler, en geniş tanımıyla, türlerin neden bu şekilde olduklarını açıklamaya çalışır. Çoğu evrimciye göre bu, türlerin sahip olduğu karakteristik adaptasyonları açıklamak anlamına gelir. Ayrıca türler içindeki çeşitliliği açıklamak anlamına da gelir. Modern kültürel evrim teorilerinin bu iki madde için de genel niteliği, kültürel kalıtımın (özellikle diğerlerinden öğrenme yollarının çeşitleri) önemi konusundaki ısrarlarıdır. Kültürel evrim teorilerinin ilk bakışta haklı olduğuna karşı gelmek mümkün değildir. Türümüz üyelerinin hayatta kalıp üreyebilmelerinin sebebi; kısmen alışkanlıklar, yapabilme bilgisi (İng: "know-how") ve teknolojidir; bunlar ilk olarak başkalarının yaptığı keşiflere dayanan birikimli bir projenin parçası olarak oluşturulmuş, sonra da diğerlerinden öğrenilerek devam ettirilmiştir. Türümüz ayrıca, yine sosyal öğrenme aracılığıyla oluşturulmuş ve devamlılığı sağlanmış olan farklı alışkanlıklar, yapabilme bilgisi ve teknolojilere sahip alt gruplar barındırmaktadır. Asıl soru kültürel evrimin önemli olup olmadığı değil de kültürel evrim teorilerinin nasıl şekillendirilmesi gerektiği ve geleneksel organik evrim anlayışıyla nasıl ilişkilendirilebileceğidir.

Kültürel evrim teorilerinin evrimsel psikoloji teorilerinden ayrılması gerekir, her ne kadar ikisinde de kültürel olayların açıklanmasında evrimsel fikirler kullanılıyor olsa da. Evrimsel psikologlar (örneğin Tooby and Cosmides 1992), bizimki de dahil olmak üzere bütün türlerdeki en önemli kalıtım mekanizmasının genetik kalıtım olduğunu varsaymaya meyillidir. Evrimsel psikoloji insan zihninin, kalıtımla elde edilmiş genetik çeşitlilik üzerinde etkili olan doğal seçilimin alışıldık süreçleriyle evrimleştiğini kabul eder. Mesela, evrimsel bir psikolog insanların yaygın olarak yağlı besinlere olan düşkünlüğünü, türümüzün uzak tarihindeki bazı nadir koşullar gerektirdiğinde mümkün olduğunca yağ tüketmenin önemi üzerinden açıklayabilir. Bu tür bir hipotez yeni kültürel eğilimlerin ortaya çıkışını da açıklamamıza yardımcı olabilir: Son zamanlarda obezitedeki artış, yüksek yağ içerikli besinlere kolay ulaşabilme gibi yeni çevresel değişimler ile bir zamanlar adapte olmak için geliştirdiğimiz ancak şu anda tehlikeli olan tadımsal bir tercihin birleşmesiyle açıklanabilir.

80
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Kubilay Yıldız
Kubilay Yıldız
20.0K UP
İnceleyen10 1 saat önce
2800 yıllık bu destanı okurken zaman zaman yeryüzünde en yiğit savaşçıların kanlı düellolarına zaman zaman da Olympos'taki tanrıların arasında yaşanan entrikalara şahit oluyoruz. Bazense tanrıların doğrudan savaş meydanına inişini görüyoruz.

Bu uzun savaşın yaklaşık 52 günlük kesiti, aynı tarafta savaşan kralların çıkar çatışmaları çevresinde güç dengelerinin değişimini gözler önüne seriyor.

Aşil'in intikamını ve Hektor'un trajedisini okurken savaşın sebep olduğu o azılı öfke ve merhamet arasındaki gelgitleri karakterlerle birlikte yaşıyoruz.

Destanın son bölümünde bahsi geçen Niobe, Manisa'da yaşayan biri olarak eserle kurduğum bağa farklı bir anlam kattı.

Eserin şiirselliği koruyan çevirisi ve Azra Erhat'ın çok kapsamlı ön sözü de takdiri hak ediyor.
Kitap
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CCXIX (219) - Eski Yunanca Aslından Çevirenler: Azra Erhat - A. Kadir
Yazar: Homeros
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Yazar 7 Şubat 2021 12 dk.

Evrimsel biyolojide mimikri diğer bir adıyla taklitçilik, bir türün avından veya avcısından gizlenmek için diğer türe benzer özellikler geliştirmesi olarak tanımlanır. Doğada yaygın olarak karşılaştığımız mimikri örneklerinin başında canlıların birbirlerinin görünümünü taklit etmeleri gelse de koku, ses ve davranış gibi canlıların biyokimyasal özelliklerin taklit edildiği örnekler de bulunmaktadır. Daha detaylı bir şekilde Max Planck Enstitüsünde Davranış Fizyolojisi üzerine çalışan Wolfgang J. H. Wickler mimikriyi, “Taksonomik olarak yakından ilişkili olmayan iki veya daha fazla organizmanın yüzeysel benzerliği ile karakterize edilen fenomen” olarak tanımlamaktadır.

Genellikle mimikri davranışının oluşturulmasındaki amaç, taklit eden canlının, taklit edilen canlı dışında üçüncü tür bir canlıyı kandırmaktır. Bu üçüncü canlı, taklit eden türün avı veya avcısı olabileceği gibi, taklit ettiği türün dişisi veya erkeği de olabilir. Kısacası mimikri, canlının kendine zarar verebilecek diğer türleri kandırmak veya manipüle etmek amacıyla kamuflaj davranışı sergilemesi ve uyarı sinyalleri oluşturmasıdır. Doğada bu mekanizma temelde avcılara karşı bir savunma olarak geliştirilmiş olsa da avcıların da mimikri sayesinde avlarının güvende hissetmelerini sağlayarak onları kandırdıkları örnekler bulunmaktadır.

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Aktaran 20 Ağustos 2021 6 dk.

Kuşlar, tüm omurgalı kara hayvanları arasında, vücutlarına kıyasla en büyük gözlerden bazılarına sahiptir. Hatta göz büyüklüğü açısından, kurbağalardan sonra ikinci sıradadırlar. Sınırlı bir tat ve koku yelpazesine sahip kuşlar; gezinmek, yiyecek bulmak ve yırtıcılardan kaçınmak için öncelikli olarak görüş yeteneklerine güvenirler.

Yine de, Charles Darwin'in klasik ispinozlar üzerindeki yaptığı çalışmasından bu yana, bilim insanlarının titizlikle incelediği gaga şekli ve vücut büyüklüğü gibi diğer özelliklerle kaağaçrşılaştırıldığında, kuşlardaki göz boyutunun davranışlarını nasıl etkilediği hakkında şaşırtıcı bir şekilde az miktarda bilgiye sahibiz. Florida Doğa Tarihi Müzesi'nin Ordway Ekosistem Koruma Laboratuvarı'ndan Ausprey bunu şöyle ifade ediyor:

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
77.5K UP
Üye 1 gün önce
1 Cevap - 170 görüntülenme
Tavukların neden ibiği vardır?
Tavukların neden ibiği vardır?
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Saygın Güleç
Saygın Güleç
25.8K UP
Çeviren 4 Şubat 2018 11 dk.

Evrimsel süreçler genomu nasıl etkiler? Popülasyon genomiği alanı, evrim ve genomla ilgili çıkarım yapmak için genomun popülasyon içi ve popülasyonlar arası yapısını inceler.

Popülasyonların birbirinden bağımsız olarak evrimleşmesi genetik ıraksamaya neden olur. Genomun çeşitli bölgelerinin birbirlerinden oldukça farklı düzeylerde genetik ıraksama göstermesi beklenir (Nosil ve ark. tarafından incelenmiştir, 2009). Bazı bölgelerde popülasyonlar arasında neredeyse hiç farklılaşma görülmezken, bazı bölgelerde genetik ıraksama son derece belirgindir (Şekil 1). Genomun bölgeleri boyunca gözlemlenen bu popülasyonlar arası ıraksama çeşitliliğine heterojen genomik ıraksama denir (Nosil ve ark. 2009). Popülasyonların farklılaşması ve tür oluşumu sırasında genomik ıraksamanın son derece heterojen olması beklenir, çünkü bu sırada bazı bölgelerde ıraksak doğal seçilim ile bağlantılı genetik farklılıklar birikirken, diğer bölgelerde gen akışının homojenize edici etkileri ve genetik sürüklenme tarafından rastgele farklılıkların ortaya çıkarılması için yeterli zaman olmaması ıraksamanın önüne geçer. Ekolojik sebeplerden veya genetik çatışmadan kaynaklanan seçilim, genetik sürüklenmenin stokastik etkileri, farklılık gösteren mutasyon sıklıkları, seçilim altındaki özelliklerin genetik temeli ve kromozomlardaki genler arasındaki genetik bağlantı dahil birçok unsur, heterojen genomik ıraksamaya katkıda bulunur. Popülasyonlardaki genomik farklılaşma şekilleri, bu çeşitli tarihi evrimsel ve genetik süreçler sonucunda oluşur ve birleşir. Böylece, biyologlara evrimsel ıraksamayı şekillendiren kuvvetleri yeniden oluşturma imkanı sunar.

48
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
102.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 22 saat önce
Alkol az miktarda alındığında harika bir toniktir ama miktar arttığında, ister viskiyle alınsın, ister midede şekerden üretilsin, zehirleyici etki gösterir. 🥃
Kaynak: Tesla - aforizmalar
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Libre Texts
Libre Texts
128.5K UP
Yazar 11 Ocak 2023 23 dk.

Çok hücreli organizmalardan çok daha önce ortaya çıkan, karbon ve azot gibi temel besin maddelerini geri dönüştüren prokaryotlar, yeterli nemin bulunduğu akla gelebilecek her yüzeyi kaplamakta ve diğer canlıların üzerinde, hatta içlerinde bile yaşamaktadır. Öyle ki insan vücudunun içinde ve dışında, vücudumuzda bulunan insan hücrelerinden daha fazla prokaryot bulunmaktadır. Bazı prokaryotlar, diğer canlıların birçoğu için uygun olmayan ortamlarda rahatlıkla yaşayabilmektedir ve bazıları doğal, bazıları beşeri olan ekosistemlerde evrime yön veren güçlerden biridir.

DNA dizilimi konusunda yapılan atılımlar, beraberinde prokaryotlar arasındaki ilişkiler ve prokaryotların kökenlerine dair geleneksel sınıflandırma yöntemleriyle tespit edilmesi mümkün olmayan kavrayışlar getirmiştir. Bu kavrayışlardan biri, ökaryotlardan olduğu kadar birbirlerinden de farklı olan iki prokaryot grubunun keşfidir. Prokaryotik çeşitliliğin bu bağlamda tanınması, tüm yaşamın sınıflandırılmasına yönelik yeni bir yaklaşımı zorunlu kılmış ve bizi, kendi türümüz de dahil olmak üzere tüm canlıların akrabalık ilişkilerini anlamaya bir adım daha yaklaştırmıştır.

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Onat Gürbüz
Onat Gürbüz
60.7K UP
Yazar 30 Aralık 2020 9 dk.

Suç oranlarının arttığı durumlarda insanların bu duruma getirdiği çözüm, genellikle, cezaların ağırlaştırılmasıdır. Bu çözüm önerisinin temelinde bulunan varsayım, cezanın ağırlığı ile cezalandırılan davranışın sıklığı arasında sürekli bir ters orantı bulunduğudur. Oysa bazı araştırmalar bunun tam tersini işaret etmekte ve cezanın ağırlaştırılmasının suçu azaltma konusunda etkili olmayabileceğini göstermektedir. Hatta cezanın aşırı ağırlaştırıldığı ve şiddet içerdiği bazı durumlarda, suçların şiddetinde bir artışa sebep olabildiği de görülmektedir. Bu görüş ve bulgulara karşın, en uç cezalardan biri olarak görülen idam cezasının etkileri hakkında yapılan analizler, idamın kaldırılmasının veya yeniden yürürlüğe konulmasının (dolayısıyla cezanın ağırlaştırılmasının veya hafifletilmesinin), cinayet gibi vahşi davranışların sıklığını arttırma ya da azaltma yönünde hiçbir etkide bulunmadığını ortaya koymaktadır.[1]

Bu yazı, cezaların ağırlaştırılmasının suçun sıklığı üzerindeki etkilerini davranış bilimleri perspektifiyle inceleyerek, okuyucuya bu alanda farklı bakış açıları katmayı hedeflemektedir. Alan yazınında da bu konuda genel bir konsensüs bulunsa da cezaların ağırlığının suçun sıklığını etkili bir şekilde azalttığını savunan uzmanların, azınlıkta da olsa, bulunduğunu bilmekte fayda vardır.

60
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
Çeviren 19 Şubat 2023
Samanyolu Galaksimiz'de bu yıldız topunun başka bir benzeri yoktur. Bu şaşırtıcıdır çünkü Hubble Uzay Teleskobu'nun bu fotoğrafı ilk bakışta NGC 1850 yıldız kümesinin boyut ve şeklinin Samanyolu Galaksimizin halesinde dolaşan pek çok eski küresel yıldız kümesini andırdığını düşündürmektedir. Fakat NGC 1850'nin yıldızlarının hepsi oldukça gençtir ve bu da onu Samanyolu'nda bilinen bir karşılığı olmayan benzersiz bir yıldız kümesi yapmaktadır. Ayrıca, NGC 1850 aynı zamanda bir çift yıldız kümesidir ve burada büyük kümenin merkezinin hemen sağ tarafında görülebilen ikinci bir yoğun yıldız kümesi vardır. Büyük kümedeki yıldızların 50 milyon yıl genç olduğu tahmin edilirken, kompakt kümedeki yıldızlar yaklaşık 4 milyon yıl yaşla daha da gençtir. Sadece 168.000 ışık yılı uzaklıkta yer alan NGC 1850, Büyük Macellan Bulutu'nun yakınlarında yer almaktadır. Galaksimizdeki süpernova kalıntılarına benzeyen soldaki görüntü boyunca parlayan gaz iplikçikleri, şiddetli yıldız patlamalarına tanık olmaktadır ve bölgede yakın zamanda yer alan kısa ömürleri olan büyük yıldızların yer aldığını ortaya koymaktadır.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
NGC 6357: Istakoz Bulutsusu

Neden Istakoz Bulutsusu bilinen en büyük yıldızlardan bazılarını oluşturuyor? Şimdilik kimse emin değil. NGC 6357 olarak kataloglanmış Istakoz Bulutsusu, merkezinin kenarındaki Pismis 24 isimli açık yıldız kümesine ev sahipliği yapıyor. Alışılmadık biçimde parlak ve devasa yıldızların evine. İçteki yıldız oluşum bölgesinin yakınında görünen mavi parıltı, iyonize olmuş hidrojen gazının emisyonundan kaynaklanır. Görselde görünen etrafını çevreleyen bulutsu, karmaşık bir gaz dokusunu, karanlık tozu, oluşmakta olan yıldızları ve yeni doğan yıldızları barındırıyor. Karmaşık desenler, yıldızlararası rüzgarlar, radyasyon basınçları, manyetik alanlar ve kütle çekimi arasındaki karmaşık etkileşimlerden kaynaklanır. NGC 6357, yaklaşık olarak 400 ışık yılı genişliğindedir ve Akrep Takımyıldızı yönünde yaklaşık 8.000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.

28 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Steven Mohr
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Şu ana kadar Evrim Kuramı'nı çürütebilen bir argüman var olmadı. Ancak eğer ki bir gün olursa, bunu keşfeden bir bilim insanı olacaktır, bir aptal değil.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
74
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : Stray Kids: The dominATE Experience
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İlhan Taşlı
Uzay Bilimleri Takipçisi 21 Ekim 2023 Sen de Cevap Ver

Karadeliklerin kütle yoğunlukları aşırı yüksektir. Devasa kütleli yıldızların yörüngesine girebilirler ama burada artık ikili bir sistemden bahsedebiliriz. Yani yıldız da karadeliğin yörüngesine girmek zorunda kalır. Yıldızın kütlesi daha fazla olsa bile, karadelik aşırı yoğunluk avantajını kullanır. Zamanla yörüngeler birbirlerine yaklaşır, yıldızin eksen dönüşü yavaşlar ve karadeliğe kilitlenir. Yıldızın karadeliğe yakın olan kısımları (Yıldızın yüzeyindeki yoğunluk Dünya'nın yoğunluğundan bile kat kat düşüktür) emilmeye başlar ve bu süreç yıldız tamamen parçalanıp karadelik tarafından yutuluncaya kadar devam eder.

Bu anlattıklarımız sıradan karadelikler için geçerli. Eğer mevzu süper kütleli bir karadelik ise durum değişir, yıldız kütlesi ne olursa olsun, süper kütleli bir kardeliğin en azından bir süreliğine yörüngesine girebilme (ikili sistem oluşturma) başarısı bile gösteremez. Yapılan son gözlemler, karadeliğe yakalanan yıldızın sadece bir kaç ay içinde şiddetli bir şekilde parçalandığını ve yutulduğunu veya geçici bir süreliğine karadelik etrafında disk oluşmasına neden olduğunu göstermiştir. [1]

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. N. W. Communications. Kara Deliklerin Yıldızları Nasıl Yediğini Ve Bazı Parçalarını Tükürdüğünü Gösteriyor. Alındığı Tarih: 21 Ekim 2023. Alındığı Yer: nyu | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Berke Kızılyel
İnceleyen 30 Eylül 2023
"Ters Yüz" (Inside Out), insan duygularının iç dünyasını, ortaya çıkışını, işlenişini ve gelişimini, duygusal karmaşıklığı, içsel çatışmaları, hafıza çalışma mantalitesini, bireyin karakter gelişimini ve çocukluk yaşantılarının kişilerin karakterlerinin oluşmasındaki etkilerini anlatıyor. Her yaştan bireyin duygular konusunda farkındalık kazanması gerektiğini düşündüğüm bir animasyon filmidir. Kesinlikle izlenmesini tavsiye ediyorum.
Film
9.6/10
(21 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Inside Out
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
113.5K UP
Gözlemi Yapan 30 Haziran Türkiye, Çankırı
Yapraklı ilçe merkezinde gözlemlenmiştir.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Sametay Deniz
Üye 22 Mayıs 2024
Aklıma takılan bir şey daha var, her gücün bir sınırı olmak zorundaysa yer çekimi nasıl her şeyi gücü hiç tükenmeden sürekli kendine çekmeyi başarabiliyor?
103 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close