Evrimsel biyolojinin uygulama alanları her geçen gün katlanarak artmaktadır. Kimi zaman bu alanlar öylesine uç noktalara gitmektedir ki, insan ister istemez şunu sormaktadır: Halkın halen bu kadar bilgisiz (ve dolayısıyla konuya karşıt) olduğu bir alan, nasıl olur da bu kadar fazla bilim ve teknoloji sahasını, bu kadar kökten etkileyip, değiştirip güçlendirebilir? Aslında cevap basittir: Biz insanların bir gerçeğe inanmıyor oluşu, o gerçeği daha az gerçek yapmaz. Yanlış hiç yapmaz. Gerçek, gerçektir. Evrim, doğanın en temel yasalarından, en temel gerçeklerinden birisidir. Bizler farkında olmayabiliriz; ancak bilim insanları bu gerçeğin çok iyi farkındadır ve ondan en üst seviyede faydalanmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Bu makalemizde sizlere evrimsel biyolojinin ve genel olarak biyolojinin mühendisliğe katkılarından bahsedeceğiz. Sanılanın aksine artık bilimler arasındaki sınırlar kalmamıştır. Bir mühendis, sadece "mühendis" olamamaktadır (en azından akademik işler yürütüyorsa). Günümüzde bir mühendis fizikten ve matematikten anladığı kadar kimyadan, biyolojiden, hatta toplum bilimlerinden anlamak zorunda kalmaktadır. Mühendisliğin en uç araştırma sahaları, bundan birkaç nesil öncekilerin aklının bile almayacağı bir şekil ve miktarda biyoloji gibi çok uzak gözüken sahalarla kesişmektedir. Geleceğin teknolojileri hem mühendislikten hem de temel bilimlerden anlayan uzmanlarca şekillendirilmektedir. Ne yazık ki ülkemizde halen bu teknolojik ve bilimsel devrimlerin yankıları halk arasında pek duyulamamaktadır. Bu nedenle insanlarımız bir mühendisin temel bilimlerden (örneğin evrimsel biyolojiden), bir temel bilimcinin (örneğin biyoloğun) robotlardan bahsedebiliyor olmasına şaşırmaktadır. Bunda şaşılacak hiçbir şey kalmamıştır. Çağımız bunu gerektirmektedir.