Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 6 Şubat 2024 2 dk.

Mevcut yöntemlerden daha kapsamlı yeni bir ölçüm yöntemine göre, küresel ısınma 1,5 °C'yi çoktan aştı. Ülkeler, 2015 Paris İklim Anlaşması'nda küresel ısınmanın 1,5 °C'yi aşmaması için gerekenleri yapacaklarını kabul etmişti. Malcolm McCulloch, şöyle anlatıyor:

Hükûmetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) sanayi öncesi küresel ortalama sıcaklıkları hesaplamak için kullandığı en eski sıcaklık kayıtları, gemilerin deniz yüzeyi sıcaklıkları kayıtlarının başladığı 1850-1900 yılları arasına aittir. Ancak McCulloch'a göre, uzun ömürlü deniz süngerleri, on sekizinci yüzyıla kadar geriye giden kayıtları ortaya çıkarmamızı sağlayabilir. McCulloch, şöyle anlatıyor:

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Esin Çelik
Esin Çelik
3,930 UP
Çeviren 15 Ağustos 2019 1 sa.

Genel anlamıyla yaratılışçı, dünyanın ve cenneti hiç yoktan, mutlak bir şekilde yaratan tanrıya özgür iradesiyle inanan kimseye denir. Böylesi bir tanrının genellikle "mevcut" olduğuna inanılır. Yani yaratılanlarla sürekli ilgilenen, gerekli olduğunda müdahale eden bir yapıda olduğu düşünülür. Eğer yaratıcı, yarattıklarıyla sürekli alakadar olmazsa, yaratılmış bu şeylerin sona ereceği veya yok olacağına inanılır. Hristiyan, Yahudi ve Müslümanların tamamı, bu bağlamda yaratılışçıdır. Bu gruplar teist olarak bilinirler. Bu "mevcudiyet" inancı onları, üzerinde çalıştığı materyali (maddeyi) yaratmış olsa da, olmasa da, yaratma eylemi tamamlanır tamamlanmaz yarattıklarına artık müdahale etmeyen bir yaratıcıya inanan deistlerden ayırır. 

Bu makalede ele alacağımız tartışmanın odağı, yaratılışçılığın daha sınırlı bir bağlamındadır. Bu bağlam, popüler yazılarda (özellikle de Amerika’da) yaygın olarak kullanılan bağlamdır: Yaratılışçılık, İncil’in özellikle Başlangıç (Genesis) kısmının ilk bölümlerini, biz insanlar da dahil olmak üzere Evren'in ve Dünya'nın tarihini anlatan literal [E.N. metaforik olmayan, gerçeği anlatan] anlatılar olarak algılamak demektir.

186
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Mayıs 2011 30 dk.

Kanser, en yalın anlamıyla, kontrolsüz hücre bölünmesi demektir. Hücreler, sürekli olarak belirli bir döngü içerisindediler. Hayatlarının çoğu "interfaz" denen ve "hücre içi sıradan olayların yapımı ve bir sonraki bölünme için iç hazırlıklar" olarak tanımlayabileceğimiz evrede geçirirler. Daha sonradan, DNA'dan "emrin gelmesiyle" (daha doğrusu belirli bir yüzey alanının hacme oranı değerine veya belli başlı bazı diğer kriterlere eriştikten sonra meydana gelen biyokimyasal geri bildirim sayesinde DNA'nın tetiklenmesiyle) hücre bölünmesi için özel çalışmalar başlatılır. Sırasıyla profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerinden geçerek hücre bölünmesi gerçekleşir.

Ancak işler, bizlerin lisede öğrendiği kadar basit değildir. Hücrenin normal yaşamı ve bölünme öncesi, sırası ve sonrasında pek çok zincirleme tepkimeler (İng: "cascade") meydana gelir. Bunlar, çeşitli enzim ve proteinlerce denetlenirler. Her bir faz arası geçiş, farklı metotlarla kontrol edilir. En nihayetinde ise önce DNA bölünür, telofazın son kısmında ise hücre bölünmesi gerçekleşir ve sonuç olarak tek bir hücreden, iki hücre (mayoz durumunda peşisıra iki bölünme sonucu önce iki, sonra dört hücre) meydana gelir.

150
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Haziran 2011 17 dk.

Himen veya hymen, vajinal açıklığın dış kısmını saran ve kimi durumda kısmen kapatan bir mukoza dokusudur. Bu doku, bazı durumlarda ilk cinsel birleşme (coitus) sırasında yırtılır, genişler veya açıklığı büyür. Ancak bu durumun her cinsel ilişkide yaşanmadığına dikkat etmek gerekir. Eğer hymende bir hasar oluşursa bu kişide kanama ve acıya neden olabilir.[11][12]

Seks ile ilişkisinden ötürü birçok toplumda bu dokuya kültürel anlamlar yüklenmiştir ve halk arasında hakkında birçok hatalı bilgi dolaşmaktadır. Örneğin birçok kültürde himen perforasyonu ("kızlık zarı yırtılması"), bir tür "bakirelik testi" gibi değerlendirilir ve bu kültürlerde kadınlara cinsellik konusunda çeşitli baskılar uygulanır. Ne var ki himen, aynı zamanda sert düşmeler ve sarsmalar ile, vajinal tampon kullanımı ile veya at binme ve bisiklet gibi sporlarla uğraşma nedeniyle de yırtılabilir. Ayrıca ilerleyen kısımlarda göreceğimiz gibi, bazı kadınlarda himen daha esnektir ve ilk seks sonrasında da (hatta birden fazla seks sonrasında da) korunmaya devam edebilir. Dolayısıyla himenin varlığı veya yokluğu, "bakirelik" veya cinsel deneyim konusunda güvenilir bir belirteç değildir.

262
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gülin Feyza Batu
Aktaran 13 Temmuz 2023 3 dk.

COVID-19 semptomları arasında en tedirgin edici olanlardan biri beyin sisidir. Beyin sisinden etkilenen kişiler baş ağrıları, odaklanmada zorluk ve unutkanlık gibi sorunlarla karşılaşırlar.

Yeni bir çalışmada araştırmacılar, SARS-Cov-2'nin beyin hücrelerinin kaynaşmasına ve hücreler arası iletişimin bozulmasına sebep olduğunu gösterdi. Araştırma hücre kültüründe yürütülmüş olsa da bazı bilim insanları bu bulguların pandeminin en kafa karıştırıcı semptomlarından biri olan beyin sisini de açıklayabileceğini düşünüyor.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
📊 Matematik felsefesinde “nominalizm”, matematiksel nesnelerin bağımsız bir varlığa sahip olduğunu reddeden bir bakış açısıdır. Buna göre bu nesneler ne fiziksel dünyada yer alır ne de uzay-zamanda bağımsız bir şekilde bulunurlar; dolayısıyla matematiği anlamlandırmak için bu tür soyut varlıkları varsaymaya gerek olmayabilir.

🔍 Nominalistlerin farklı stratejileri vardır. Bazı yaklaşımlar, matematiksel teorilerin yeniden yapılandırılması yoluyla soyut nesnelere bağlılığı ortadan kaldırmayı denerken; başka yaklaşımlar, mevcut matematiksel dil ve teoriler içinde soyut nesnelerin varlığını varsaymadan nasıl açıklama yapılabileceğini göstermeye çalışır.

📈 Örneğin “matematiksel kurgusalcılık” gibi bazı görüşlerde, matematiksel ifadeler nesnel varlıklar olarak değil; sadece dilsel ve mantıksal ifadeler olarak ele alınır. Bu bağlamda, klasik ifadeler (örneğin “sonsuz sayıda asal sayı vardır”) soyut nesnelerin varlığına başvurmadan da yorumlanabilir hâle getirilebilir.

🔄 Nominalizm, matematiğin uygulamalarını ve bilimdeki rolünü sorgularken, ontolojik bağlılıktan kaçınmanın farklı yollarını de ortaya koyar. Bu, soyut matematiksel nesnelerin varlığını reddetmenin ötesinde, matematiğin metafiziksel yüklerinden arındırılarak nasıl düşünülebileceğine dair bir çerçeve sunar.

📌 Nominalist görüşler, matematiksel nesnelerin gerçekten var olup olmadığına dair geleneksel metafizik tartışmalarındaki karşıt yaklaşımlarla (özellikle platonist bakış açısıyla) doğrudan ilişkilidir; burada temel mesele, soyut nesnelerin ontolojik statüsünün ne olması gerektiğidir.

Yazar: Otávio Bueno
Çeviren: Sibel Özkan
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
İnceleme
Ali Aldı
Ali Aldı
137.6K UP
İnceleyen10 9 Nisan 2023
Fotoğrafçılık konusunda ilerlemek isteyenlerin mutlaka takip etmesi gereken kişi.
Youtube Kanalı
10.0/10
(8 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Semih Tareen
Semih Tareen Seslendiren 13 Mart 2022 30:24
İnsanlık çok eski zamanlardan günümüze kadar olan süreçte tarih sahnesine onlarca hikaye, destan ve masal öğesi kazanmıştır. Bunlardan belki de en bilineni...
38
Itamar Shatz
Itamar Shatz
500.1K UP
Yazar 11 Ağustos 2021 19 dk.

Sagan Standardı, konuyla ilgili kanıtlara bakarak, bir iddia ne kadar olasılık dışı ise, ondan beklenen kanıt standardının da bir o kadar büyük olması gerektiğini söyler. Her ne kadar ilk olarak Carl Sagan tarafından geliştirilmemiş olsa da Sagan Standardı, "Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıtlar gerektirir." olarak bilinen bir sözün kavramsal kısaltmasıdır.

Buna göre, eğer belli bir iddianın (bilimsel fikir birliğine uyuşmaması gibi sebeplerle) "olağanüstü" olduğu düşünülüyorsa, bu iddiayı ileri süren kişi, daha az olasılık dışı olduğu düşünülen bir iddiayı sunan kişiye göre daha yüksek bir kanıt standardına tabi tutulur.

136
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Hata ayıklamak, kod yazmaktan iki kat daha zordur. Dolayısıyla kodu olabildiğince akıllı yazarsanız, onu ayıklayacak kadar akıllı değilsinizdir.
Kaynak: Kernighan, B. W. & Plauger, P. J. (1978). The Elements of Programming Style (2. baskı). McGraw-Hill.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Sinan Tuna
Sinan Tuna
100.9K UP
Fizyoterapistim, bu alanda uzman değilim. 5 gün önce Sen de Cevap Ver
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?

Hocam bu konuda şöyle düşünüyorum. Matematik derken insanoğlu genellikle geliştirdiğimiz matematik dilini kastediyor fakat biz böyle bir dil geliştirmeseydik dahi matematiğin var olacağı kanaatindeyim. Keza biz matematik dilini geliştirmesek de kütleler uzay zamanı büker, hareketli cisimler etkiyen bir kuvvet olmadıkça hareketini korurdu. Biz algılamasak da bir elma + 1 elma = 2 elma ederdi. Bu açıdan bakıldığında bence biz matematiği evreni açıklayacak şekilde geliştirdik bu sebeple bu kadar iyi açıklıyor önermesi simülasyon terorisini zayıflatmamalı. Fakat ben evrenin matematiğe uymasının simülasyon teorisinin doğruluğu/yanlışlığı üzerinde bir etkisi olmayacağını düşünüyorum. Çünkü H0 hipotezi olarak evren simülasyon değildir, H1 hipotezi evren simülasyondur şeklinde aldığımızı varsayalım H0 da doğru olsa H1 de doğru olsa evrenin matematiğe uyması gerekir. Eğer simülasyondaysak evren dediğimiz şey kodlardır ve bir matematiğe uymalıdır, eğer simülasyonda değilsek ve evren kompleks bilince sahip organizmaların gelişebileceği kadar düzene sahip bir yer ise o halde evrendeki her şey belli kurallara göre işlemelidir ki bu kompleks yapı oluşabilsin. Bu kurallara da biz matematik demişizdir. Derin düşüncelere sürükleyen sorunuz için teşekkürler.

Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cihan Mert Yardım
Yazar 2 Haziran 2021 8 dk.

18. yüzyıl Paris'i. O zamanın batı dünyasının en büyük ve en müreffeh şehirlerinden birisi. Ancak kendi içinde bu kadar hızlı büyümesi; şehrin nüfusunun artmasına ve bu durumla doğru orantılı olarak, kirliliğin ve salgın hastalıkların oluşmasına neden oluyordu. Bu sorundan kaynaklı ölüm artışları şehrin mezarlıklarının, ölülerin bedenleri ile tam manasıyla dolup taşmasına sebep olmuştu. Engellenemeyen ölümler, bu gidişatın daha da vahim olacağına işaret ediyordu.

Buna istinaden en rahatsız edici durumlardan biri, tüm şehre yayılan çürüyen etin ağır kokusuydu. Bu ağır koku, o zamanın işlek bir semti olan Les Halles'in, ana gıda pazarı bölgesindeki alan da dahil olmak üzere, şehrin diğer bazı işlek semtlerinde salgın boyutuna ulaşmıştı. Paris halkının sağlığı bu derece risk altındayken, artık bir şeyler yapılması gerekiyordu; fakat çok az sayıda insan çözümün, dünyadaki en gizemli ve ürkütücü cazibe merkezlerinden birini yaratacağından haberdardı.

51
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close