Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) sürekli olarak "besin" çerçevesinde değerlendirilip lanetlense de, son asrın en büyük buluşlarından birisi olarak değerlendiriliyor. Çünkü evrim sürecinin uzun ve zahmetli işlemlerini beklemeksizin, genlerle oynayarak canlıları istediğimiz şekillerde manipüle edebileceğiz. Elbette bu etik birçok sorunu doğuruyor olsa da, bunu yapabiliyor olmak bilimin müthiş zaferlerinden birisi olarak görülebilir. Ve yine elbette ki, her bilimsel keşifte olduğu gibi, GDO da iyi niyetli de kullanılabilir, kötü niyetli de... Bu yazımızda, iyi niyetli ve harika örneklerinden birini göreceğiz.
Daha önceden akıllı ve interaktif otoyollar ile isli havayı temizleyen parklar gibi projelerin yaratıcısı Hollandalı tasarımcı Daan Roosegaarde ve ekibi bu defa dikkatlerini biyoaydınlanır (biyolüminesan, kendiliğinden biyolojik olarak ışık saçan) denizanalarına ve bakterilere çevirdiler. Bunların ışık üretici bileşenleriyle bitkileri birleştirerek sokakları geceleri ışıldayan bitkilerle aydınlatmayı hedefliyorlar.