Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen8 10 Aralık 2024
Açıkçası Byung-Chul Han ve çalıştığı konular hakkında bir fikrim yok. Kültür kuramcısı ve filozoftur. Daha çok günümüz toplumu ve kültürüyle ilgili yazınları üzerinden biliniyor. Bu eserlerin 2010'a kadar gittiğini gördüm. Muhtemelen ancak hazır olabildik anlayacak duruma gelebilmek için. Çevirileri de zaten çok yeni denebilir. Bu tarzda çeşitli kitapları var gibi gözüküyor.

Kitabın Türkçe ismi de Yorgunluk Toplumu oluyor. Burnout tükenmişlik sendromu olarak geçer. Kendisi günümüzdeki toplumun birçok açıdan ortak olarak bir performans toplumuna evrilmekte olduğunu ve makineleşmekte olduğunu iddia eder. Birçok nörogelişimsel ve nörodejeneratif bozukluğun da kaynağının bu kendi potansiyelini inanıp kendini gerçekleştirebilmek için süreğen kendini dövme tavrı olduğunu açıklar. Bu aslında bir süredir bildiğimiz, duyduğumuz bir şeydi ama güzel bir uslamlama ile bunu felsefi olarak derinleştirip birçok açıdan oturtup kuramsallaştırabilmesi çok daha ikna edici ve ilham verici oldu. Ben şahsen bundan sonra negatifin varlığının kıymetini sürekli bu kitapla hatırlayacağım. Kısa ama dil olarak akademik bir üslupta olduğu için zor olabilecek bir kitap. Yine de mantık sever insanlar için okunaklı.
8.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Burnout Society
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen10 5 gün önce
Çok bir şey yazmaya gerek yok s1-10 arası tarihin en iyi animasyon dizisi
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Peter Hausner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌳 Ormansızlaştırılmış alanlarda ormanların yeniden büyüme hızı her bölgede aynı değil. Bazı alanlarda bitkiler ve genç ağaçlar kısa sürede gelişirken bazı bölgelerde bu süreç belirgin biçimde daha yavaş ilerliyor. Bu farkın arkasında yatan etkenlerden biri, topraktaki azot miktarı olabilir.

🧪 Bu konuyu ele alan yeni bir araştırmada, ormansızlaştırılmış alanlarda yeniden büyüyen ormanlar inceleniyor ve azot açısından daha zengin topraklara sahip bölgelerde yeniden büyümenin daha hızlı gerçekleştiği görülüyor. Özellikle genç ormanların ilk yıllarında, azotun büyümeyi sınırlayan temel faktörlerden biri hâline gelebildiği belirtiliyor.

🌱 Azot; bitkilerin yaprak, gövde ve kök gelişimi için gerekli temel bir besin elementi. Araştırmada, azotun bol olduğu alanlarda bitkilerin daha kısa sürede biyokütle oluşturabildiği; azotun sınırlı olduğu bölgelerde ise büyümenin daha yavaş seyrettiği vurgulanıyor. Bu durum, yeniden ormanlaşma sürecinde erken evrelerin neden kritik olduğunu da gösteriyor.

🌍 Bununla birlikte yeniden büyümenin tek başına azotla açıklanamayacağı da açık. Toprağın genel yapısı, geçmişteki arazi kullanımı ve çevresel koşullar gibi etkenler de sürecin nasıl ilerleyeceğini belirliyor. Ancak araştırma, azotun özellikle toparlanmanın hızını belirleyen kilit unsurlardan biri olabileceğine işaret ediyor.

🌿 Kısacası, ormansızlaştırılmış alanların ne kadar hızlı yeniden ormanlaşacağı, yalnızca ağaç dikimine değil; toprağın besin dengesine ve bu dengenin genç bitkileri ne ölçüde desteklediğine de bağlı olabilir.

Aktaran: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 24 Ağustos 2014 2 dk.

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) sürekli olarak "besin" çerçevesinde değerlendirilip lanetlense de, son asrın en büyük buluşlarından birisi olarak değerlendiriliyor. Çünkü evrim sürecinin uzun ve zahmetli işlemlerini beklemeksizin, genlerle oynayarak canlıları istediğimiz şekillerde manipüle edebileceğiz. Elbette bu etik birçok sorunu doğuruyor olsa da, bunu yapabiliyor olmak bilimin müthiş zaferlerinden birisi olarak görülebilir. Ve yine elbette ki, her bilimsel keşifte olduğu gibi, GDO da iyi niyetli de kullanılabilir, kötü niyetli de... Bu yazımızda, iyi niyetli ve harika örneklerinden birini göreceğiz.

Daha önceden akıllı ve interaktif otoyollar ile isli havayı temizleyen parklar gibi projelerin yaratıcısı Hollandalı tasarımcı Daan Roosegaarde ve ekibi bu defa dikkatlerini biyoaydınlanır (biyolüminesan, kendiliğinden biyolojik olarak ışık saçan) denizanalarına ve bakterilere çevirdiler. Bunların ışık üretici bileşenleriyle bitkileri birleştirerek sokakları geceleri ışıldayan bitkilerle aydınlatmayı hedefliyorlar.

39
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emir Haliki
Emir Haliki
219.9K UP
Yazar 23 Ocak 2023 15 dk.

Samanyolu Galaksisi, yaşanabilir en az 1 adet, potansiyel olarak milyonlarca gezegene ev sahipliği yapmaktadır. Bu gezegenlerin içinde Dünya kadar şanslı olanlar var ise, üzerlerinde yaşam da oluşmuş olabilir. Olası bir Dünya dışı yaşam ile ilgili en önemli sorulardan biri, bu yaşamın ilkel veya akıllı olup olmadığıdır. Olası bir akıllı yaşam ile ilgili en önemli soru ise bizden daha gelişmiş olup olmadığıdır.

Bugüne dek Dünya dışı akıllı yaşam üzerine yapılan tüm araştırmalar, Dünya dışı mühendislik harikalarının veya evrendeki doğal kaynaklardan gelemeyecek olan elektromanyetik radyasyonların meydana getireceği teknoimzaları aramak üzerineydi. Gelişmiş uygarlıkları enerji tüketimlerine göre sınıflandıran Kardashev Ölçeği'ne göre bu tip teknoimzalara sahip olabilecek olan uygarlıklar Tip-I üzerindeki seviyelerde bulunmalıdır. Diğer bir deyişle, Tip-1 seviyesine karşılık gelen enerji tüketim (güç) değeri olan 4×10194 \times 10^{19} erg/s (4×10124 \times 10^{12} Watt) değerinden daha fazla bir güce sahip olmalıdırlar.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 6 Ekim 2012 32 dk.

Uyarı: Bu yazımızda pornografi tüketimi ve bunun sağlık ile ilişkisinden söz etmekteyiz. İçerikte, pornografik herhangi bir detaya yer vermemekteyiz ve işin bilimsel tarafına odaklanmaktayız. Ancak yerleşik kurala uyarak, 18 yaşından küçük okurlarımız için uygun olmayabileceğini belirtmek istiyoruz.

Pornografi (ya da kısa adıyla porno), cinsel organları ve cinsel faaliyeti içeren herhangi bir materyalin, genellikle estetik veya duygusal sebeplerden ziyade, erotik duyguların uyarılması amacıyla açık olarak sergilenmesi ve ifade edilmesi demektir. Pornografi, illâ sanal ortamda olmak zorunda değildir, bir canlının, bir diğer çifti (veya daha çok sayıda bireyi) cinsel ilişki sırasında gözlemesine, daha doğrusu cinsel ilişki içerisinde olan grubun, bu aktiviteyi diğer bireylere açık halde yapmasına pornografi (kelime anlamıyla "cinsel içeriğin teşhiri") denir.

249
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Onur Taşdemir
Onur Taşdemir
74.4K UP
Yazar 11 Nisan 2022 5 dk.

İnsanlık, zamanın başlangıcından beri anlamak ve anlatmak itkisiyle yaşıyor. İnsanlar, ölçünlenmiş dili bulmadan önce seslerle, daha sonra sözcüklerle; yazıyı bulmadan önce resimlerle, daha sonra sembollerle başına gelenleri anlatmaya çalışıyordu.

Yazı bulunmadan önce öykülerini nesilden nesle aktarmak için ezberlemek gerektiğinden uyaklı kalıplarla şiir olarak anlatmaya başlayan insanlar, efsanenin ve destanların oluşumunu sağladı. Ancak sözlü kültürde, anlatının bazı öğeleri nesilden nesile farklılaşıyor ve olağanüstü nitelikler kazanıyordu. Dolayısıyla türümüzün birikiminin asıl büyümesi, yazının bulunmasıyla oldu. 

44
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 20 Ekim 2014 11 dk.

Sanılanın aksine, birçok memeli aslında adet görmez. Adet görme, üst düzey primatlara ve bir grup yarasaya ait bir özelliktir. Köpeklerde vajinal kanamalar görülür; ancak bu, bildiğimiz anlamıyla adet değildir. Fil fareleri de, önceden adet gördüğü düşünülen; ancak sonradan bu kanamaların rastgele meydana gelen düşükler olduğu anlaşılan hayvanlardandır. Dolayısıyla adet görme davranışı, memeliler arasında oldukça nadiren görülen bir durumdur.

Dahası da var: Modern dönemde yaşayan insan dişileri, adet gören diğer herhangi bir hayvandan çok daha fazla kanama geçirirler. Bu kanamalar bol miktarda besinin vücuttan atılmasına neden olur, günlük yaşamı son derece olumsuz etkileyebilir ve eğer ki vahşi hayattaysanız, avcıların dikkatini çekmenize neden olur. Bu sebeplerle, adet görme davranışının evrimsel nedenleri çok iyi anlaşılmalıdır. Ancak bunu anlayabilmeniz için, öncelikle hayatınız boyunca size söylenen en büyük yalanlardan birine göz atmamız gerekiyor: anne-fetüs bağına...

171
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meriç Öztürk
Meriç Öztürk
332.9K UP
Yazar 25 Nisan 2013 12 dk.

Rosalind Elsie Franklin, 25 Temmuz 1920 tarihinde Londra’nın Notting Hill adlı kasabasında Ellis ve Muriel Franklin çiftinin beş çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi. Annesi ve babası son derece eğitimli ve sosyal bilinci yüksek Yahudi ailelerinden geliyordu ve gerek dinlerine, gerekse Nazi Almanyası’ndan eziyet görmüş halklarına yardım etme içgüdülerine oldukça bağlılardı. Babası Ellis Arthur Franklin, azımsanamayacak boyuttaki aile servetini korumaya devam ederken, bir yandan da bankacılık yapmayı sürdürüyordu.

Rosalind sıra dışı bir çocuktu. Sürekli üç erkek kardeşiyle birlikte vakit geçirmesinden dolayı erkek çocukların ilgilendiği her türlü oyunla ilgileniyor, rekabeti her şeyden çok seviyordu. Yaşıtları gibi oyuncak bebeklerle oynamıyor, sürekli resim çiziyor, aletler icat ediyor ve yazı yazıyordu. Rosalind bu yeteneklerini, gelecekte moleküler modellerini ve ekipmanlarını yapmakta kullanacaktı. 

103
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Türü
Ali Kaya
Ali Kaya
365.5K UP
Türü Ekleyen 18 Ağustos 2022
gözlerinde belirgin bir halka vardır ve diğer papağanlara göre daga sessizdir
1
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Haziran 2014 2 dk.

Radyoaktivite, ya da daha spesifik adıyla iyonize radyasyon, maddenin yapı taşı olan atomların çekirdeklerinden kaynaklanan bir durumdur.

Birçok atom dengelidir. Örneğin Karbon-12 atomu, sonsuza kadar Karbon-12 atomu olarak kalacaktır. Benzer şekilde, Oksijen-16 atomu, sonsuza kadar Oksijen-16 atomu olarak kalacaktır. Ancak bazı atomlar, örneğin uranyum, dengeli bir çekirdeğe sahip değildir ve dolayısıyla yapısı bozularak tamamen yeni atomlara dönüşebilir. Bu tür atomlara "dengesiz" ya da "radyoaktif" atomlar diyoruz.

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 18 Ekim 2023 49 dk.

Prader-Willi Sendromu; metabolik, endokrin, nörolojik sistemler üzerinde sayısız etkileri olan, davranışsal ve zihinsel zorluklarla seyreden nadir ve karmaşık bir genetik hastalıktır. Prader-Willi Sendromu temel olarak yaşamın ilk yıllarında beslenme güçlükleri ve hipotoni ile karakterizedir. Sendromdan etkilenen birçok hasta büyüme hormonu eksikliği nedeniyle boy kısalığı gösterir.

Bu bireyler aynı zamanda hipotalamik disfonksiyona sahiptir ve bu da hipogonadizm, hipotiroidizm, merkezi adrenalin yetmezlik ve düşük kemik mineral yoğunluğu gibi çeşitli endokrinopatilere yol açar. Bu nedenle bu hastaların yaşamları boyunca bir endokrinolog tarafından yakından takip edilmesi gerekir.

49
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
birisi 11 saat önce Sen de Cevap Ver

Ne kendi kararlarımla yönetiyorum, ne de eski alışkanlıklarımla.

Şu anki halimle daha çok henüz farkına varmadığım yeni alışkanlıklarımla yönetiliyorum.Çünkü en tehlikeli olan artık eskisi kadar eski olmayan ama halâ benim olduğumu sandığım o yeni otomatikler.

Dün verdiğim 'bu son kez' kararının bugün çoktan alışkanlığa dönüşmüş hali mesela.

Artık böyle biri değilim diye düşünürken fark etmeden kurduğum yeni bir persona.

Sabah telefonunu eline almadan 10 dakika bekleyeceğine yemin ederken, aslında sadece alarmı erteleme süresini 5 dakikadan 9 dakikaya çıkardığın o küçük zafer.

Eski alışkanlıkları fark etmek nispeten kolaydır. Ama yeni alışkanlıkları eski alışkanlık sanmak çok daha sinsi bir tuzaktır. O yüzden bazen kendime şunu soruyorum. Bu davranış 5 yıl önceki benin mi yoksa son 5 ayın sessizce inşa ettiği yeni bir efendinin mi?

Çoğu zaman cevap vermiyor. Sadece telefonun kilidini açıyor. :d

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Elanur Çetin
Elanur Çetin
106.6K UP
Üye 2 gün önce
Bilimsel olarak ölünce yok olacağız yani hiçliğe döneceğiz. Bu son zamanlarda beni derinden etkilemeye başladı. Bu gerçeğe rağmen nasıl hayatıma devam edebilirim? Siz nasıl başa çıkıyorsunuz. Benim korkudan uykularım kaçıyor. Sürekli kafamda. Korkuyorum.
4 Cevap - 740 görüntülenme
Cevap Ver 1,000 UP
10
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Devrim Açıkalın
Seslendiren 22 Eylül 2020 8:59
Kadına yönelik cinsel şiddet, tür ve yoğunluğu farklı olmakla beraber dünyanın hemen her yerindeki kadınların ortak sorunlarından biridir. Cinsel şiddet...
26
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close