Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Emre Odabaş
Emre Odabaş
96.9K UP
Ekleyen 5 Ocak 2021 12 dk.

Ekinokokkozis, Cestoda sınıfının Cyclophyllidea takımına dahil edilen Taeniidae familyasından Echinococcus cinsine ait yassı solucanların neden olduğu enfeksiyondur. Hastalığa kistik ekinokokkoz, hidatik ekinokokkoz ve hidatizos da denilmektedir. Hastalığa neden olan Echinococcus türleri başlıca E. granulosus, E. multilocularis, E. vogeli ve E. oligarthrus olmak üzere dört tanedir. Bu Echinococcus türleri son konak olan başta köpek olmak üzere, tilki ve kurt gibi yabani etçillerin vücutlarında yaşayan endoparazitlerdir (iç parazit). Başta koyun, keçi, sığır olmak üzere birçok memeli de arakonaktır. İnsanlar da bu parazitler için arakonak olarak değerlendirilir, bu yönüyle zoonoz karakterlidir.

Enfeksiyon şiddeti ve biçimi enfekte ettiği canlının arakonak yada son konak olmasına göre değişiklik gösterir. Bunun sebebi ara konaklarda parazitin larval formları enfeksiyon oluştururken son konaklarda ise ergin parazitlerin enfeksiyon oluşturması, bunların tutunduğu ve yerleştiği organların farklı olması, dolayısıyla meydana getirdikleri patolojik değişikliklerin farklı olmasıdır. Ara konak olan insan dahil çeşitli memeli canlıda larva formu olarak içi sıvı dolu, çapı 10 cm den fazla olabilen ve farklı organlarda bulunabilen kistik yapılar meydana gelir. İnsanlarda parazitlenme ve görülme sıklığı bakımından en önemlileri E. granulosus ve E. multilocularis türleridir.

50
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İbrahim Kaya
İbrahim Kaya
58.5K UP
Yazar 20 Haziran 2019 23 dk.

Darwin zamanında, teorisine getirilen en önemli itirazlardan birisi, kendisinin de, Türlerin Kökeni isimli eserinde bahsettiği sorunlardan birisidir: Kambriyen jeolojik devri. Bu dönem, jeolojik devirlerden Paleozoik Çağ’ın ilk periyodunu kapsar ve yaklaşık 541 ile 485 milyon yıl önceki bir zaman aralığına tekabül eder. Bu dönemde oluşan jeolojik katmanlar, daha önceki dönemlere nazaran çok daha fazla fosil içerir.

Kambriyen jeolojik devri, ilk olarak, Darwin'in de öğretmenleri arasında bulunan İngiliz jeolog Adam Sedgwick tarafından keşfedilmiş ve isimlendirilmiştir. Bu döneme ait kayaçların en belirgin olarak görüldüğü yer, İngiltere'deki Galler bölgesi olduğu için, bu jeolojik dönem Sedgwick tarafından, Galler’in Latince ismi olan Cambria'ya gönderme olarak Kambriyen olarak adlandırılmıştır. Günümüzdeki canlı şubelerinin çoğunun ilk olarak bu dönemde evrimleştiği düşünülmektedir.

157
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.5K UP
3 gün önce
Sabahları o meşhur "dayak yemiş gibi uyanma" hissi var ya... Suçu hemen yatağa veya strese atıyoruz ama bazen fail sadece fizik: CO2 birikmesi.

Küçük bir yatak odasında kapı-pencere kapalı uyursanız, sabaha karşı içerideki karbondioksit seviyesi, odaklanmayı ve karar verme yetisini körelten 2000 ppm sınırını rahatça aşabiliyor. Yani aslında oksijensiz kalmıyorsunuz, teknik olarak kendi nefesinizde boğuluyorsunuz. Modern evlerin ısı yalıtımı harika ama bedeli bu "akvaryum etkisi".

Elbette her sabah yorgunluğu buna bağlanamaz, apnesi olan var, stressizi var. Ama gece kapıyı hafif aralık bırakmak, çoğu zaman o pahalı "zihin açıcı" takviyelerden daha net sonuç veriyor. Basit fizik, bedava çözüm.
47 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Canberk Çolak
Canberk Çolak
297.3K UP
Uyarlayan 6 Mayıs 2021 12 dk.

Süt, memeli hayvanların meme bezlerinden salgılanan, besin değeri son derece yüksek olan, sıvı haldeki besin maddelerine verilen genel bir isimdir. Henüz katı gıdaları sindirebilecek özellikleri geliştirmemiş memeli bebekleri için süt, temel besin kaynağıdır.[1] Özellikle de doğumdan sonraki 4-5 gün içinde üretilen erken dönem laktasyon sütü (yani kolostrum sütü), bol miktarda antikor içererek yavrunun hastalanma riskini azaltır. Bunun haricinde süt içerisinde bol miktarda protein ve laktoz şekeri bulunur.[2] İnsanlar, sadece kendi sütlerini değil, diğer hayvanların sütlerini de tüketirler. Türler-arası süt tüketimi olarak bilinen bu davranışı sergileyen tek tür insan değildir; ama küresel ölçekte, sistemli ve düzenli olarak bunu yapabilen tek tür Homo sapiens türüdür.[3][4][5][6] Süt tüketiminin önemi, sağlık faydaları ve riskleri hakkında daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Bitki sütleri (veya bitkisel sütler, bitki-temelli sütler, alternatif sütler, vegan sütleri), tanım gereği, "süt" değildir ve olamazlar; daha ziyade, hayvansal olmayan ürünlerden (yani bitkisel ürünlerden) elde edilen özütlerin suyla karıştırılarak, süt-benzeri bir görünüme, damak tadına, aromaya ve kıvama getirilmesiyle elde edilen ürünlerdir.[7][8][9] Bitki-temelli sütler, gerçek anlamıyla süt olmadıkları için, örneğin Avrupa Birliği'nde "süt" olarak pazarlanmaları yasaktır.[10] Buna karşılık bitkisel sütler, birazdan göreceğimiz gibi birçok avantajı dolayısıyla hayvansal sütlere iyi bir alternatif oluşturmaktadır.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Mayıs 2019 48 dk.

Uyku, birçok hayvan türünde ortak olarak paylaşılan bir özelliktir. 2012 itibariyle Türkiye’de doğan bebeklerin ömür uzunluğu beklentisi ortalamada 75 yıl civarıdır. Bu kadar yaşayacak insanların ortalamada 25 yıllarını gözleri ve algıları kapalı bir şekilde, uyku halinde geçireceklerini düşünürsek, uykunun türümüz için ne kadar önemli olduğunu fark etmek mümkündür. Sadece türümüz için de değil… Neredeyse beynin ilk evrimleştiği zamanlardan beri çeşitli uyku formları da canlılara eşlik etmiştir. Bu durumda, eğer ki evrimsel tarihimizi aydınlatmak, beyinlerimizin nasıl çalıştığını anlamak ve kendimizi daha iyi tanımak için uykunun nasıl evrimleştiğini ve neden var olduğunu anlamamız gerekmektedir. Günümüzde uykunun hem evrimine, hem de canlılardaki işlevine yönelik çok kapsamlı ve çok yönlü birçok araştırma yürütülmektedir. Bu yazıda, güncel uyku araştırmalardan bazı örnekler ve sonuçlar sunarak sizlere sadece uykuyu, evrimini ve hayatımızdaki yerini anlatmakla kalmayacağız; aynı zamanda uykuyla yakından ilişkilendirilen birçok ilginç konuyu (örneğin rüyaları, uyku sırasındaki düşme hissinin neden yaşandığını, vb.) en temel düzeyde ve basit bir dille anlatmaya çalışacağız. Umarım faydalı olacaktır.

Eğer ki uykuyu anlamak istiyorsak, öncelikle onu tanımlamamız gerekmektedir. Ancak biz insanlar da dâhil olmak üzere binlerce farklı hayvan türünün her gün saatlerce yaptığı bu davranışı tanımlamanın çok da kolay olmadığı görülecektir. Merriam-Webster sözlüğü uykuyu “gözlerinizin ve bilincinizin kapalı olduğu doğal dinlenme hali” olarak tanımlamaktadır. Bu daha ziyade halka yönelik ve bilimselliğe pek de ağırlık vermeyen bir tanımdır. Türk Dil Kurumu ise bu olguyu “Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu” olarak tanımlamaktadır. Bu tanımın özellikle “her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı” kısmının aslında bir yanılgı ve hata olduğunu yazının ilerleyen kısımlarında göreceğiz. Bu hatadan biraz daha arındırılmış ve biraz daha bilimsel bir tanım, Macmillian tarafından basılan Öğrenciler İçin Sözlük’te bulunabilir: “Uyku, bilinç düzeyinin değiştiği, duyusal aktivitenin ve neredeyse tüm istemli kasların baskılandığı doğal olarak kendini tekrar eden bir durumdur.”

362
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ümmühan Korkmaz
Seslendiren 12 Ekim 2024 44:28
Türdiriltimi (İng: "De-extinction") veya "diriltme biyolojisi", soyu tükenmiş türlerin bireylerine (genellikle genetik olarak) benzer...
28
Gencay Kaan Polat
Yazar 17 Ocak 2021 23 dk.

Apoptosis (veya apoptoz), "programlı" hücre ölümü demektir; yani hücrenin ölmesi beklenen bir zamanda, kontrollü olarak ölmesidir. Ancak her hücre ölümü kontrollü veya programlı değildir, dolayısıyla bu farklı ölüm türlerinin arasındaki farkı bilmek önemlidir.

Ölüm ile ilgili yazımızda detaylıca anlattığımız gibi, canlılığın temel niteliklerinden biri olarak organizmalar bir noktada ölürler. Yani hücre ölümü, çoğalma ve farklılaşma gibi, hücrenin temel yaşam süreçlerinden biridir. Hücre ölümü, hem embriyonik gelişimde hem de zararlı hücrelerden kurtulma konusunda büyük rol oynar ve vücut homeostazını korumamızı sağladığı için son derece önemlidir.

106
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 7 Ekim 2020 4 dk.

Eğer bir kayanın üzerinde sümüksü bir yosun tabakası fark ettiyseniz muhtemelen ona çok fazla dikkat etmemişsinizdir. Ancak bu gözden kaçan türlerin bazıları bitkilerin karaya nasıl ulaştıkları hakkında evrimin en büyük gizemlerinden birine dair ipuçları taşıyor. Araştırmacılar, kara bitkilerinin bilinen en yakın yaşayan akrabaları arasında yer alan iki yosunun genomlarını yayınladılar.[1] Yosunlar, bitkilerin kuru topraklarda büyümesi için ihtiyaç duyacağı bazı temel genlere zaten sahipti.

Şaşırtıcı bir şekilde, yeni çalışmanın yazarları bitkilerin atalarının diğer türlerden -özellikle de bakterilerden- genler alarak karada hayatta kalma becerilerinin bir kısmını kazandıklarını buldular. Daha şimdiden, diğer araştırmacılar yeni genomları kendi deneylerini yürütmek için nasıl kullanabileceklerini planlıyorlar. Almanya'daki Göttingen Üniversitesi'nde bitki biyoloğu olan ve çalışmaya dahil olmayan Jan de Vries bu makaleyi erken bitki evrimi alanında bir kilometre taşı olarak görüyor.

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Batuhan Piren
Batuhan Piren
207.8K UP
3 gün önce
Güney Koreli bilim insanları sayesinde kanser hücreleri artık normal hücrelere dönüşebiliyor.

Kanser hücrelerini öldürmek yerine normal, sağlıklı hücrelere dönüştürmek için çığır açan bir yöntem. Ekip, gen ağlarını simüle etmek için "dijital ikiz" teknolojisini kullanarak, özellikle MYB, HDAC2 ve FOXA2 gibi genleri hedef alan ve manipüle edildiğinde kolon hücrelerindeki kanserli büyümeyi tersine çeviren anahtar moleküler anahtarları belirledi.

Daha iyi anlamanız için bunun ne anlama geldiğinin açıklaması:

Bazen midemizdeki minik hücreler çok inatçı hale gelir ve kanser adı verilen kötü adamlara dönüşürler. Çok hızlı büyürler ve vücudun kurallarına uymazlar.

Bilim insanları o üç tehlikeli düğmeyi kapattılar.

Ve işte böylece ne oldu biliyor musunuz? İnatçı kanser hücreleri sanki "Ahhh... Şimdi hatırladım!" der gibi sakinleştiler, düzgün bir şekilde büyüdüler ve tekrar güzel, normal karın yardımcı hücrelerine dönüştüler. Artık kötü büyüme yok.

Daha sonra bunu fareler üzerinde denediler ve fareler iyileşti. Kötü tümörler küçüldü çünkü hücreler eskisi gibi saldırgan olmaktan vazgeçtiler.
48 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emirhan Kurtak
Emirhan Kurtak
55.3K UP
Üye 3 Ocak 2024
Mars ile ilgili belgesel
1 Cevap - 344 görüntülenme
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

İnceleme
Abdullah Derda Alkazak
İnceleyen 19 Mart
🎬 "All in all, you're just another brick in the wall."

Pink Floyd'un 1979'da çıkardığı efsanevi konsept albümünün sinemaya uyarlanmasıyla ortaya çıkan The Wall, anlaması ve anlatması zor, ama hissetmesi fazlasıyla kolay bir eser. Ve bu bence filmi albümün kendisi gibi eşsiz ve etkileyici kılıyor. Görünürde birbirinden bağımsız birtakım sahnenin şarkılarla örülmesiyle adeta bir buçuk saatlik bir müzik klibi gibi tanımlanabilecek The Wall, her izleyiciye katmanlı bir deneyim ve farklı anlamlar sunuyor.

Filmin senaryosu, Pink Floyd’un o dönemde beyni hâline gelen Roger Waters tarafından kaleme alınırken, yönetmen koltuğunda Alan Parker oturuyor. Hikaye; albümde olduğu gibi hayatı rayından çıkmış, uyuşturucu batağına saplanmış ve giderek dünyaya yabancılaşan bir rock yıldızı olan Pink’in zihninde geçen içsel bir yolculuğu konu alıyor. Karakter, Waters’ın hayatından ilham alınarak yaratılmış olsa da, Pink karakterini izlerken grubun erken dönemlerinde daha ön planda olan Syd Barrett'ın yaşadığı zihinsel çöküş ve yabancılaşmanın etkileri de belirgin bir şekilde hissediliyor.

Ancak bu filmi yalnızca biyografik bir anlatı ya da sistem eleştirisi olarak görmek eksik olur. The Wall, ne tam anlamıyla bir film ne de alışıldık bir müzikal. Kendi türünü yaratan, görsel ve işitsel olarak başlı başına bir deneyim. İzlerken yoğun duygulara kapılıyorsunuz ama aynı zamanda kafanızda birçok soru beliriyor: Bu sahnelerin bağlantısı ne? Animasyonlar ne ayak? Bu şey kuş mu, uçak mı? Bu laleler neden birbirini yiyor? Bu canavarlar neyin nesi? Anlamlandırması ve yorumlaması kişiye kalmış.

Eserde unutulmaz pek çok sahne var. Artık her In the Flesh ve Run Like Hell dinlediğimde o korkunç koroyu, Comfortably Numb'da Pink'in çimlerde koşuşunu ve minik fareyi, Bring the Boys Back Home'da Pink'in istasyonda babasını arayışını, Mother'da Pink'in dans edişini, Goodbye Blue Sky'da o kuşu/uçağı hatırlayacağım.

The Wall bir sistem eleştirisinden, yalnızlık baladından, toplumdan soyutlaşma temsilinden bence çok daha fazlası. Bu eserden ve genel olarak Pink Floyd'dan herkes, her yaşta, farklı anlamlar çıkarabilir, farklı duygular hissedebilirler. Sonuçta bizi biz yapan deneyimlerimiz, her birimiz farklı deneyimleriz...

Waters'ın "The Wall" vizyonunun gözlerinizin önünde canlandığını görmek için bütün Pink Floyd'cular bu eserde toplanmalı. Yıkın duvarlarınızı!

***

Gördüğüm kadarıyla Pink Floyd seven pek çok kişi bu filmden bihabermiş. Açıkçası filmi ben de birkaç hafta önce keşfettim. Başlangıçta konser kaydı olduğunu sandım ama adamlar bayağı film çekmişler.

Pink Floyd'a ve tarihçesine genel olarak hakim olsam da diskografisine henüz o kadar da hakim değilim. Grubu ilginçtir ki Dune ile beraber 2020 sonunda keşfetmiştim. Dune'un ilk fragmanında Eclipse parçası çalıyordu. Daha sonradan öğrenmiştim ki Villeneuve, Pink Floyd'u fragmana Jodorowsky'ye hürmeten koymuş. Çünkü Jodorowsky ta 70'lerde Dune'u filmleştirme planları yaparken kafasında müzikler için Pink Floyd varmış. The greatest movie never made!

O süreçten bu yana The Dark Side of the Moon'dan başlayarak, The Wall ve Wish You Were Here albümlerini dinledim. Animals, The Final Cut ve ilk albümlerini de ara sıra ziyaret etsem de 4 yıl geçmesine rağmen onlara hâlâ yeterince hakim değilim. Ancak bu eserle beraber Pink Floyd damarımın fena hâlde kabardığını söyleyebilirim.

"Hey teacher! Leave us kids alone!"
Film
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Pink Floyd: The Wall
Yönetmen: Alan Parker
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Tüm Reklamları Kapat
🧠 Osteopati, vücudun kas-iskelet sistemine odaklanan bir manuel terapi yaklaşımıdır. Osteopatik uygulamalar; eklem mobilizasyonu, yumuşak doku teknikleri ve vücut bütünlüğünü gözeten dokunma temelli müdahaleler gibi yöntemleri kapsar.

🔬 Bununla birlikte, osteopatinin bilimsel olarak etkinliği ve mekanizmalarının ne ölçüde kanıtlandığı konusu uzun süredir tartışmalı. Bazı çalışmalar, belirli kas-iskelet ağrısı ve fonksiyon bozukluklarında olumlu sonuçları gösterirken; diğer çalışmalar bu yöntemlerin etkinliğini destekleyecek yeterli bilimsel kanıtın henüz mevcut olmadığını vurguluyor.

📊 Özellikle bel ve boyun ağrısı, baş ağrısı ve bazı eklem problemleri gibi durumlarda osteopatik müdahalelerin etkisi üzerine çeşitli araştırmalar yapılmış olsa da, bunların sonuçları arasında tutarlı ve geniş çapta genellenebilir bir bilimsel destek düzeyi konusunda fikir birliği bulunmadığı belirtiliyor. Yani bu alanın daha net kanıtlar için araştırma ihtiyacı taşıdığı düşünülüyor.

🧪 Osteopatinin farklı tekniklerinin karmaşık yapısı, kontrol grubu oluşturma ve plasebo etkilerini ayırt etme gibi metodolojik zorluklar nedeniyle sistematik değerlendirmeleri zorlaştırabiliyor. Bu da, elde edilen sonuçların genel popülasyona nasıl uygulanabileceği konusunda belirsizliklere yol açıyor.

💡 Özetle, osteopati bazı kişilerde fayda sağlayabilir; ancak genel olarak bilimsel kanıtlar daha geniş ve güçlü çalışmalara ihtiyaç duyduğunu düşündürebilir. Bu nedenle bu yaklaşımın etkinliği ve kapsamı hâlen bilimsel çalışmalarda daha net belirlenmeye çalışılıyor.

Yazar: Jonathan Jarry M.sc
Çeviren: Sıla Gürçınarlı
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Söz
Esat Kudret
Esat Kudret
747.4K UP
Alıntıyı Ekleyen 15 Aralık 2022
“Sadakat gülü koparmak değil, koklamaktır.”
Kaynak: Dünya Atasözleri ve Özdeyişleri Antolojisi
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close