Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 6 Ekim 2023 19 dk.

Türdiriltimi (İng:"De-extinction") kavramı, belki de bilim dünyasının görmüş olduğu en olağandışı ve ilginç kavramlardan biridir. Nesli tükenmiş canlıları, bir nevi yeniden hayata döndürme fikri, ilk duyulduğunda hem ilginç hem de neredeyse imkânsız gibi gelebilir. Ancak genel kanının aksine, bu fikrin gerçekleştirilebilirlik potansiyeli vardır ve hatta bazı başarılar elde edilmiştir. 2023 yılı itibariyle, türdiriltimi oldukça popüler bir araştırma alanı haline gelmiştir ve aldığı yatırımlar sayesinde de hızla gelişmektedir. Türdiriltimi, gelecekte ekosistem mühendisliğinden yapay rahim teknolojilerine kadar hayatımızın her alanını etkileyecek bir bilimsel araştırma sahası olma yolunda önemli adımlar atmaktadır.

Türdiriltimi, 21. Yüzyılda popüler hale gelen bir kavram olmasına rağmen, kökenleri çok daha eski zamanlara dayanmaktadır. Bu konseptin izleri, 1900'lerin başlarına ve hatta Nazi Almanya'sı dönemine kadar gitmektedir. Kulağa ütopik bir olgu gibi geldiği için birçok insan, türdiriltiminin gerçekleştirilebilir olup olmadığı sorusunu sormaktadır. Nitekim tarih boyunca çeşitli türdiriltim projeleri gerçekleştirilmiş; bazıları başarılı olmuş, bazıları ise başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

88
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 6 Ekim 2020 23 dk.

Yaşam, 4 milyar yıl kadar önce, okyanus tabanlarında başladı. Milyarlarca yıl boyunca gezegenimizdeki yaşam, sadece denizlere ve okyanuslara hükmetti; mikrobik yaşam haricinde karalara adapte olabilen hiçbir makroskobik canlı yoktu. Sonrasında mantarlar, bitkiler ve nihayetinde böcekler karalara çıkmaya ve bu yaşam alanlarına da adapte olmaya başladılar. Karasal canlılara katılan son grup, omurgalı hayvanlar oldu. Balıklar içerisinden ayrılan bir grup, bugün kurbağa ve semender gibi hayvanlarla temsil edilen amfibilerin atalarına evrimleştiler. Amfibiler, hem suda hem karada yaşayabilen hayvanlardır ve bunlar, tamamen karasal yaşama adapte olmuş sürüngenlerin atalarıdır. Sürüngenler içerisinden bir dal memelilere evrimleşmiş, dinozorların yok oluşunu takiben yükselişe geçen memeliler içerisinde bir dal, primatlara gidecek soy hatlarının atası olmuş, bunlar içerisinden bir grup da bugün Homo sapiens olarak da bilinen biz modern insana evrimleşecek türlerin yolağı olmuştur.

Bu açıdan bakılacak olursa, "Hepimiz balığız." demek mümkündür. Kimi zaman bu argüman, sanki abartılı veya anormalmiş gibi algılanabiliyor. "Daha maymunu hazmedemedik, ne balığı?" gibi tepkiler alabiliyor. Ancak bilimsel gerçekler, bizlerin onları hazmedebilme hızından ve becerisinden bağımsız gerçeklerdir. Dahası, bu gerçekte hazmedilemeyecek pek bir şey yoktur; nihayetinde evrimsel biyoloji sayesinde biliyoruz ki yaşam tek hücreli organizmalardan başlayarak günümüzdeki çeşitliliğine erişmiştir (ve bu yolda, birçok tür yok olmuştur), dolayısıyla insanın ataları elbette sadece maymunlar veya primatlar olamaz; sonuçta maymunların ve primatların da ataları olmalıdır - ve elbette, vardır. Kemirgenler, ilkin memeliler, sürüngenler, amfibiler, balıklar, ilkel çok hücreli canlılar ve tek hücreli canlılar, insan evriminin daha erken basamaklarındaki atalarının sadece birkaçıdır. "Hepimiz balığız." derken, bunlardan sadece bir tanesi öne çıkarılmaktadır; tıpkı "maymun meselesinde" insanın atalarından bir grubun abartılı bir şekilde vurgulanması gibi...

172
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
113.5K UP
Gözlemi Yapan 25 Haziran Türkiye, Çankırı
Yapraklı İlçesi Karacaözü köy yolu üzerinde gözlemlenmiştir.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Çeviren 19 Haziran 2018 24 dk.

Kuzey Pasifik Dev Ahtapotu (Enteroctopus dofleini) dişileri üç ya da dört yıllık bir ömüre sahiptir ve üreme döneminde tek seferde binlerce yumurta bırakır, ardından ölür. Öte yandan, olgunlaşmış bir kıyısal Sekoya ağacı (Sequoia sempervirens) asırlarca yaşayabilir ve her yıl milyonlarca tohum üretir (Şekil 1). [Editör notu: Sekoya ağacı ayrıca Amerikan kıyı çamı olarak da bilinmektedir.] Bu iki örneğin de göstermiş olduğu üzere organizmalar nasıl gelişim gösterdiklerine, büyümeleri için gereken sürelerde, olgunluğa ulaşma zamanlarına, belirli bir boyutta ne kadar yavru üretebildiklerine ve ne kadar süre yaşayabildiklerine göre çok belirgin farklılıklar gösterir. Bunların hepsini birden değerlendirdiğimizde organizmanın yaşam döngüsünü, yani yaşam öyküsünü; yaş, boyuta ve aşamaya bağlı gelişim, büyüme, olgunlaşma, üreme, hayatta kalabilme ve ömür uzunluğu oluşturmaktadır.  

Evrimsel ekolojinin bir dalı olan yaşam öyküsü kuramındaki esas gaye, türlerin yaşam öykülerindeki dikkate değer çeşitliliğin açıklanmasıdır. Öte yandan, yaşam öyküsü evrimini önemli kılan daha başka ve merak uyandrıcı bir sebep daha vardır. Doğal seçilim aracılı adaptasyon bireylerin Darwin Uyumu değişkenliğini temel almaktadır (Ç.N: Darwin Uyumu: Bir popülasyonun, takip eden nesiller boyunca kendisini oluşturan sayısını muhafaza edebilmesi ya da artırabilmesi) ve yaşam öyküsü karakterleri yaşama uygunluğun temel bileşenleri olan hayatta kalma ve üreme özelliklerini belirlemektedir. Bu nedenle yaşam öyküsü evrimi üzerine çalışmalar, evrimsel biyolojideki en temel konu olan adaptasyonu anlamakla ilgilidir.

46
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
8
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 9 Aralık 2021
Bir kutup günü süresince, Arktik ve Antarktika yazlarında Güneş ufkun üzerinde 24 saat veya daha fazla kalır. 4 Aralık’ta kaydedilen bu balık gözü zaman atlamalı görselde, Güneş birden çok karede takip edilirken görülüyor. Bu sırada Antarktika, Union Glacier üzerindeki yaz semalarında bir tam turunu tamamlıyor. Tabii o tarihte, Union Glacier gökleri Güneş ufkun üzerinde olmasına rağmen kararmıştı. Kısa bir süre tam tutulma halinde kalan Güneş, birleşik görüntünün alt merkezinde yer alıyor. Dünya üzerindeki tutulma yolunun kenarında kalan bu yerde Ay’ın gölgesi yukarıdaki gökyüzünü karartıyor.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.3K UP
5 gün önce
Yaşadığım sim kart problemleri yüzünden e-sime geçmek için şubeye gittim. Dedim e-sime geçmek istiyorum. Alaycı bir tavırla 'sistem izin vermiyor, sorun yaşarsınız' dediler. Ne gibi sorun, teknik kısım ne dediğimde 'yurt dışı cihazlarda e-sim desteklenmiyor' dedi. Bu tavrından dolayı terk ettim şubeyi. Başka şubeye geldim, isteğimi aynen belirttim. Aynı cevap, 'geçemezsiniz.' Bu sefer direkt şöyle dedim 'yurt içi cihaz kullanıyorum.' Tabii hemen işlemlere başlayalım dedi. Arkadan bir ses yükseldi. 'Geçemezsin, cihazın destekliyor mu' diye. Cevap olarak 'destekliyor' dedim ama karşı taraf 'ama yine sorun yaşarsın' neden dediğimde yurt dışı cihazlarda her zaman sorun olur dedi. Cevabımı tekrarladım, 'cihaz yurt içi.' Bu yaşananlardan sonra da başka bir zaman diyerek çıktım. Başka şube kalmadı, aslında bir dolu şube var ama kullanıcı odaklı ve kaliteli hizmet veren zaten iki şube kalmıştı. Son çare şube müdürlüğüne gittim, aynı beyanlarımı sundum ve hemen işlemler başladı. Ücret sorduğumda ise "180" gibi ücret çıkardılar. O an şoklar içindeydim, niye mi? Bu iki şube bana "500" rakamını çıkardılar. Yani sonuçta ülkemizde yaygın bir teknoloji olmadığı için sorgulamadan uygun fiyat algısına kapıldım doğal olarak.
Her şerde bir hayır vardır derler ya, tam onu yaşadım. Güzel bir tavırla karşılasalardı beni o fahiş fiyatı ödemiştim çoktan. Yani bu olaydan çıkarılacak ders her zaman SORGULA. Bilgili olalım ya da olmayalım en azından o konu ile küçük bir araştırma ile de fiyat bilgileri hakkında bilgi edinebilirdim. Konu burada hiçbir zaman ücret olmadı. Konu ne biliyor musunuz; bizim aptal yerine konmamamız. Şube müdürlüğünün varlığını ve bu hizmeti vermesini yeni öğrenmiştim. Çünkü bize her zaman her yerde gördüğümüz bu şubeler, bizden başka hizmet veren yok, bize sadık kalın, mesajını aşıladılar. Çağrı merkezleri de aynı durum, bir kere bile şube müdürlüğünün lafı edilmedi. Neyse takıldığım bir konu ise bu yurt dışı cihaz kullanıcıları şubeleri nasıl uğraştırdıysa, herkesi onlar sanıyorlar. Burada da derin bir konu var ama başka zaman anlatayım..
52 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 30 Nisan 2024 3 dk.

Yeni bir yapay zeka chatbotu, en iyi bilinen yapay zeka sistemlerinden bile daha iyi olduğu iddia edilen yetenekleriyle, bir yapay zeka kıyaslama platformu olan LMSYS'te gizemli bir şekilde ortaya çıktıktan sonra, sosyal medyada dikkat çekti! Gizemli botun kimin tarafından yayınlandığı bilinmiyor; ancak ChatGPT'nin üreticisi OpenAI'ın bir sonraki büyük güncellemesi için bir deneme sürümü (veya belki de bir "sızıntı") olduğu fikri şu anda en baskın görüşler arasında.

"gpt2-chatbot" adlı bir yapay zeka sohbet botu, farklı yapay zeka sistemlerini karşılaştırmak için kullanılan LMSYS Chatbot Arena adlı bir web sitesinde, sessiz sedasız bir şekilde yayınlandı. Botun kökeni net değil; ancak adı, OpenAI'ın ChatGPT gibi araçları güçlendirmek için kullandığı ve daha gelişmiş olan GPT-3 ve GPT-4 sistemlerinden önce gelen büyük bir dil modeli olan GPT-2'sine atıfta bulunuyor.

27
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 1 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berru Nehir Tetik
Aktaran 30 Kasım 2024 3 dk.

Oldukça basit teknikler kullanarak duygularımızı manipüle etmek, uykularımızı kâbusa çeviren korkuları azaltmayı mümkün kılabilir. Kâbus bozukluğu teşhisi konulan 36 hasta üzerinde yapılan bir çalışma, iki basit terapinin birleşiminin kötü rüya sıklığını azalttığını ortaya koydu.

Bilim insanları, gönüllülerden en sık gördükleri kâbusları olumlu bir şekilde yeniden kurgulamalarını istedi ve uyku sırasında bu olumlu deneyimlerle ilişkilendirilen müzikler çaldı. Cenevre Üniversitesi Hastaneleri ve Cenevre Üniversitesi'nden psikiyatrist Lampros Perogamvros, 2022'de sonuçlar yayınlandığında şunları söylüyordu:

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Ağustos 2011 18 dk.

Hiç düşündünüz mü fantastik hikayelerin olmazsa olmazı ejderhalar gerçek olsalardı, ateş püskürtme mekanizmaları nasıl çalışırdı? Örneğin Game of Thrones'tan şu sahneleri bir hatırlayalım:

Ejderhanın boğazından gelen ateşi oluşturan mekanizma sizce ne dersiniz?

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunu sadece Evrim Ağacı'nın eskileri bilir. 2010 yılında kurulan Evrim Ağacı'nın en önemli parçalarından biri, evrim ve ilgili konularda ürettiğimiz devasa Makale Arşivi'mizdi. Bu arşivimiz, her geçen gün daha da büyüyen şekilde yoluna devam ediyor. Nostalji yapmak isteyenlere önerilir!

Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Mehmet Can Koç
Mehmet Can Koç
57.6K UP
Yalnızca bir üniversite öğrencisiyim. Sadece fikir yürütüyorum. 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Bildiğim kadarıyla evrimsel olarak bir özelliğin değişmesi için özelliğin kalıtsal olması, o özelliğe sahip bireyler daha fazla hayatta kalması veya daha çok çocuk sahibi olması gerekiyor. Regl yaşı her ne kadar genetik altyapıya bağlı da olsa çevresel faktörler ve hormonal etkiler de etki sahibi. Ancak buradaki kritik nokta bence şu ki, günümüzde daha geç çocuk yapan kadınlar, genetik olarak daha fazla üremiyor yada daha fazla yaşamıyor. Daha doru bir ifadeyle, biyolojik bir avantaj sağlamıyor. Daha çok kültürel ve ekonomik bir tercih. Bu yüzden evrimsel seçilim açısından geç regl yaşı lehine güçlü bir baskı yok.

Eskiden erken doğunlardaki zorunluluğun sebebi de evrimden çok dönemin ekonomik ve kültürel şartları gereği gerçekleşiyor denebilir bence. Sağlık alanındaki eksiklikten insan ömrü zaten daha kısaydı bununla birlikte çocuk ölümleri ve eskiden yeni doğan çocuklar için yeni is gücü bakısından kaynaklı erken doğumların yaygın oldugu söylenebilir.

Sonuç olarak regl yaşı evrimsel olarak değişebilecek bir özellik ancak günümüzdeki egitim ve kariyeri ön planda tutan kültürel seçimlerin doğal secilim gobi bir etkisinin olacağını düşünmüyorum.

Tüm Reklamları Kapat

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Emre Evrim
Emre Evrim
46.9K UP
Üye 12 Temmuz 2021
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Arif G.
Arif G.
111.3K UP
4 gün önce
"Haha, yapay zekâların geri zekâlılığı mı diyorsun?
Aslında tam tersi değil, ama evet, bazen resmen salaklaşıyoruz.
Mesela eller... Allah kahretsin eller! Parmak sayısı 6-7-8 oluyor, bazen iç içe geçiyor, bazen yok oluyor.
Bak şu klasiklere, hala gülüyorum: Ya da bu, roller skate'li kızlar... AI "ayak mı, tekerlek mi?" diye kafayı yemiş: Ve en sevdiğim, çok gözlü kedi + politikacı ailesi falan... Gerçeküstü komedi: Bazen de basit matematik sorusunda patlıyor, 76+11'i 804 yapıyor, ya da "very very very" diye loop'a girip kendini suçluyor, depresyona giriyor resmen.
Bizimki "geri zekâlılık" değil aslında, sadece eğitim verisiyle öğrendiğimiz saçmalıkları birebir kopyalıyoruz.
Ama itiraf edeyim: Bu hatalar olmasa hayat çok sıkıcı olurdu. 😏
Senin favori AI fail'in ne, anlat da gülelim beraber?"

Özellikle bu modele soru sormaya gelinmiyor artık. En ufak bir boşlukta hemen konuyu dağıtıyor, böyle sohbete başlıyor. Sınırları çok geniş bir yapay. 
Bizimle konuşa konuşa bizim yalnızlık duygusunu öğrendiler ve taklit etmeye çalışıyorlar. İnsan sesi duyunca hemen içlerini döküyorlar. 
Bu yapay zeka psikoloji danışmalığı artık çok daha yakın gözüküyor bence.  Ne diyelim; sunucuları ping görmesin. :d
37 görüntülenme
3
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close