Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha fazlası için kaydır
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Eylül 2018 7 dk.

Günümüzde tıp doktorluğunun en saygın dallarından birisi kuşkusuz cerrahlıktır. Öte yandan klasik halk zanaatinin en önemli parçalarından birisi berberliktir. Peki bundan birkaç asır önce, bu ikisinin aynı meslek olduğunu biliyor muydunuz?

Berber-cerrahlık, kökenleri 13. yüzyıla kadar takip edilebilen bir meslektir. Bu dönemde şehirler henüz oldukça küçüktü ve birçok "popülasyon merkezi"nin kendisine ait bir hekimi ve hamamı ("banyo evi") bulunuyordu. İşte berber-cerrahlar, bu mini-şehirlerde görevlerini icra eden, hem saç ve sakal kesip, peruk takımı gibi kozmetik prosedürleri uygulayan, hem de kırık-çıkık düzeltme, ot-temelli tedaviler uygulama, kanama durdurma, diş çekimi, katarakt temizleme, kangrenli uzuvlara ampütasyon gibi çeşitli cerrahi operasyonları gerçekleştiren uzmanlardı. Ayrıca kupalama ve sülük tedavisi gibi sahtebilim uygulamaları da bu dönemde berber-cerrahlar tarafından uygulanıyordu. Bu kişilere "uzman" diyoruz; çünkü berber-cerrah olmak için bir kişinin 7 yılı bulabilen süreler boyunca çıraklık yapması gerekiyordu. Bu, birçok diğer meslekten daha uzun bir eğitim dönemi demektir.

135
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Dr. Umut Yıldız
Yazar 13 Ocak 2020 6 dk.

Üniversiteye hoş geldin! Bugün üniversitenin ilk günü, heyecanlısın. Artık liseden kurtulduğunu ve büyüdüğünü düşünüyorsun. Son 1998 yılından beri Türkiye ve başka birkaç ülkede birkaç tane üniversitede okumuş veya çalışmış olan bir abiniz olarak geleceğini şekillendirecek bu eğitim hayatında, plan yapmana yardımcı olmak için birkaç tavsiye vereceğim.

Arkadaşım; öncelikle üniversite kesinlikle lise gibi değildir, yani lisede "cool" birisi olabilirsin, ama bu üniversitede de böyle olacağın anlamına gelmez. Ya da tam tersi... Lisede içine kapanıksan, üniversitede tam tersi aktif birisi olabilirsin. Ben lisede içine kapanık birisiyken, üniversitede birinci yılımda astronomi topluluğu başkanı olmuştum; çünkü astronomiyi çok seviyordum ve bir şeyler yapmak istiyordum. Üniversite hayatı çok farklı bir kültürdür, onun için yeni bir hayata başladığını ve artık yepyeni bir hayatı kendinin neredeyse sıfırdan oluşturduğunu unutma.

158
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gizem Gün
Gizem Gün
3,225 UP
Çeviren 13 Ağustos 2018 5 dk.

Siber taksonomi nedir ve ekoloji alanını nasıl geliştirecek?

Taksonomiyi ekologlar için daha da güvenilir bir bilgi kaynağı yapacak olan devrim niteliğindeki bir taksonomik uygulama üzerine çalışmalar devam etmektedir. Taksonomik bilginin nasıl oluşturulduğu, test edildiği, ona nasıl ulaşıldığı, üstüne nasıl düşünüldüğü ve kullanıldığı siber taksonominin ortaya çıkışıyla büyük ölçüde değişmektedir.

45
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen1 5 gün önce
Kuzeyin ömrünü setlerini almaya harcadığı mid ass seri
Dizi
1.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Rich Johnson
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Çeviren 19 Haziran 2018 24 dk.

Kuzey Pasifik Dev Ahtapotu (Enteroctopus dofleini) dişileri üç ya da dört yıllık bir ömüre sahiptir ve üreme döneminde tek seferde binlerce yumurta bırakır, ardından ölür. Öte yandan, olgunlaşmış bir kıyısal Sekoya ağacı (Sequoia sempervirens) asırlarca yaşayabilir ve her yıl milyonlarca tohum üretir (Şekil 1). [Editör notu: Sekoya ağacı ayrıca Amerikan kıyı çamı olarak da bilinmektedir.] Bu iki örneğin de göstermiş olduğu üzere organizmalar nasıl gelişim gösterdiklerine, büyümeleri için gereken sürelerde, olgunluğa ulaşma zamanlarına, belirli bir boyutta ne kadar yavru üretebildiklerine ve ne kadar süre yaşayabildiklerine göre çok belirgin farklılıklar gösterir. Bunların hepsini birden değerlendirdiğimizde organizmanın yaşam döngüsünü, yani yaşam öyküsünü; yaş, boyuta ve aşamaya bağlı gelişim, büyüme, olgunlaşma, üreme, hayatta kalabilme ve ömür uzunluğu oluşturmaktadır.  

Evrimsel ekolojinin bir dalı olan yaşam öyküsü kuramındaki esas gaye, türlerin yaşam öykülerindeki dikkate değer çeşitliliğin açıklanmasıdır. Öte yandan, yaşam öyküsü evrimini önemli kılan daha başka ve merak uyandrıcı bir sebep daha vardır. Doğal seçilim aracılı adaptasyon bireylerin Darwin Uyumu değişkenliğini temel almaktadır (Ç.N: Darwin Uyumu: Bir popülasyonun, takip eden nesiller boyunca kendisini oluşturan sayısını muhafaza edebilmesi ya da artırabilmesi) ve yaşam öyküsü karakterleri yaşama uygunluğun temel bileşenleri olan hayatta kalma ve üreme özelliklerini belirlemektedir. Bu nedenle yaşam öyküsü evrimi üzerine çalışmalar, evrimsel biyolojideki en temel konu olan adaptasyonu anlamakla ilgilidir.

46
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Boray Dinçer
Seslendiren 13 Aralık 2019 1:45
10 yılı aşkın bir süredir uzmanlar 2050 yılı civarında insan popülasyonun 9 milyara ulaşarak doyum noktasına ulaşacağını ileri sürüyorlardı. Ancak yeni...
22
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.9K UP
İnceleyen 1 ay önce
uyguların Kültürel Politikası, duyguları bireyin iç dünyasına ait, kendiliğinden ve doğal tepkiler olarak ele alan yaygın anlayışı kökten sarsan bir eserdir. Sara Ahmed, bu kitabında duyguların yalnızca “hissedilen” şeyler olmadığını; aynı zamanda üretilen, dolaşıma sokulan, yönlendirilen ve siyasal anlamlar yüklenen toplumsal pratikler olduğunu ileri sürer. Ona göre duygular, bedenlerin içinde hapsolmuş öznel deneyimler değil; kültür, iktidar ve ideoloji aracılığıyla hareket eden ilişkiseldir.

Ahmed’in temel iddiası şudur:

“Duygular nesnelere yapışır; bazı bedenleri yakınlaştırırken bazılarını uzaklaştırır.”

Bu yaklaşım, duyguları sabit özler olmaktan çıkarıp toplumsal sınırları kuran dinamik güçler hâline getirir. Sevgi, korku, nefret, utanç ya da mutluluk; bireysel psikolojinin değil, kolektif anlatıların ve tarihsel ilişkilerin ürünüdür.

Kitabın en güçlü yanlarından biri, duyguların politik işlevini görünür kılmasıdır. Ahmed, özellikle korku ve nefretin “öteki”nin inşasında nasıl kullanıldığını gösterir. Ulus, kimlik ve aidiyet söylemlerinde bazı bedenlerin tehdit, bazı bedenlerin ise korunması gereken değerler olarak kodlanması, duyguların bilinçli biçimde dolaşıma sokulmasıyla mümkün olur. Bu bağlamda duygular, yalnızca hissettirmez; yönlendirir, hizaya sokar ve normatif düzeni yeniden üretir.

Ahmed’in mutluluk eleştirisi de kitabın dikkat çekici bölümlerindendir. Mutluluk, genellikle evrensel ve masum bir ideal gibi sunulurken, Ahmed bunun aslında güçlü bir normatif araç olduğunu savunur. “Mutlu olman gereken” yaşam biçimleri, ilişkiler ve kimlikler dayatılır; bu normların dışında kalanlar ise sorunlu, eksik ya da mutsuz olarak etiketlenir. Böylece mutluluk, özgürleştirici değil, disipline edici bir işlev kazanır.

Feminist ve postkolonyal perspektifin güçlü biçimde hissedildiği kitapta Ahmed, bedenlerin duygular aracılığıyla nasıl konumlandırıldığını gösterir. Özellikle kadın bedenleri, göçmen bedenleri ve “öteki” olarak işaretlenen gruplar, belirli duygularla özdeşleştirilerek siyasal söylemlerde sabitlenir. Bu yönüyle kitap, duyguların iktidarın sessiz ama etkili araçları olduğunu ikna edici biçimde ortaya koyar.

Dil olarak yoğun, kavramsal ve yer yer zorlayıcı olsa da Duyguların Kültürel Politikası, okurdan sabır isteyen ama karşılığında güçlü bir düşünsel dönüşüm sunan bir metindir. Ahmed, duyguları anlamanın, yalnızca bireyi değil; toplumu, siyaseti ve kültürel yapıları anlamanın anahtarı olduğunu gösterir.

Sonuç olarak bu kitap, duygulara “masum” bir iç deneyim olarak bakma alışkanlığını terk etmek isteyenler için sarsıcı ve ufuk açıcıdır. Duyguların Kültürel Politikası, hissettiklerimizin bize ait olmaktan çok, bizi biçimlendiren tarihsel ve politik güçlerin izlerini taşıdığını hatırlatan güçlü bir düşünsel davettir.
Puan Ver
Orjinal Adı : The Cultural Politics of Emotion
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Azra Alpar
Azra Alpar
50.1K UP
4 saat önce
Evrim Ağacı Keşif listesinde "Bir enstrüman çalmayı öğren" görevini tamamlamayı başardım! Sana bu görev konusunda yardım etmemi istersen veya bir sonraki keşfi benimle yapmak istersen yorumlara yaz! (Yaylılar hakkında)
13 görüntülenme
İş birliği teklif et! Azra ALPAR'ın Keşif Listesi
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
1 gün önce
Ülkemizde gittikçe tesirini artıran cahil seviciliği ve entelektüalizm nefreti üzerine bir görüş yazısı yazdım. Bağlantıdan içeriği inceleyebilirsiniz. Ayrıca fikirlerinizi de bu gönderinin altında paylaşabilirsiniz.
31 görüntülenme
0
4 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zeynep Süter Görgüler
Yazar 6 Mayıs 2019 23 dk.

İnternet temelli yeni medya uygulamaları, bireylerin ve kurumların iletişim kurma pratiklerini ve aynı zamanda bilginin üretim ve tüketim süreçlerini, çevrimiçi ortama taşıyarak ağ tipi yeni bir toplum modeli inşa etmektedir. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından oluşturulan İnternet Kullanıcıları İçin İnsan Hakları [Human rights for internet users] (2014) başlıklı kılavuzda, kültürel/bilimsel üretim pratiklerine yön veren düşünce ve ifade özgürlüğü, bilgiyi (yeniden)- yaratma/paylaşma araştırma ve kültür eserlerine erişim özgürlüğü, açık veri kaynağı oluşturma ve serbest lisanslama gibi demokratik değerler öne çıkmaktadır. Araştırma kapsamında, çeviri ve yeniden çeviri hareketi, bilginin yeniden üretim eylemine dönüşmektedir.

Bu çalışmanın amacı, Evrim Ağacı adlı açık bilim topluluğu tarafından Darwin teorisine ve uygulama alanlarına ilişkin yürütülen yeniden çeviri hareketlerine yönelik netnografik bir çözümleme gerçekleştirmektir. Araştırmanın birincil dayanağını oluşturan Çeviri Sosyolojisi yaklaşımı bağlamında John Heilbron ve Gisèle Sapiro, çeviriyi toplumsal bir pratik ve uluslararası düzlemde gerçekleşen kültürel değiş-tokuşların itici gücü olarak ele almak gerektiğine dikkat çekerek, çeviri pratiğine katılan birey ve kurumlardan oluşan tüm eyleyicilerin çeviri çözümlemelerine dahil edilmesinin zorunluluğuna vurgu yapmaktadırlar (2008: 43). Çeviri Sosyolojisi, çeviri ürünün nasıl ortaya çıktığı ve arkasında görünmeyen yapıların nasıl işlediği ile eyleyicilerin neyi/nasıl deneyimledikleri üzerine yoğunlaşmaktadır (Demirel Bogenç, 2014: 408-409). Çevirinin, farklı gerçeklik düzlemlerinde üretilen ve çoklu mekanizmaların bir arada işlediği bir eylem şekli olduğunu kabul eden Çeviri Sosyolojisi, bu sürecin oluşmasında iş başında olan toplumsal değişkenleri teşhis etme görevini üstlenmektedir. Ağ temelli yeni toplumsallıkların (Castells, 2010, 2015; Gerbaudo, 2012), çeviri alanı üzerinde yarattığı karşı konulamaz etkilerine yakından bakıldığında, çeviri alanında yaşanan toplumsal dönemeçle birlikte ortaya çıkan dijital açılımın önemi giderek artmaktadır. Bununla birlikte, dijital ortam (yeniden)- çeviri pratikleri kapsamında öne çıkan kavramsallaştırmalar, bu doğrultuda çalışmanın ikincil düzlemdeki kavramsal altyapısını oluşturmaktadır. 

72
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alperen Karaçor
Evrim üzerine okumalar yapan bir öğrenciyim. 4 gün önce Sen de Cevap Ver

İnsan da sürüngen de sonuçta omurgalı hayvanlar, yani çok uzaktan bakınca aynı “ağacın” dalları. Fakat bu dallar yaklaşık 300 milyon yıl önce ayrılmış. Bu süre evrim açısından uçurum gibi bir şey. Genetik kodlarımızın büyük kısmı ortak kökenden geliyor olsa bile, üreme sistemleri, kromozom sayıları, embriyo gelişim biçimleri ve bağışıklık mekanizmaları birbirine uymaz.

Mesela embriyo gelişiminden örnek verirsek

Memeliler plasentalı doğurur, sürüngenlerin çoğu yumurtlar. Embriyonun hangi şekilde doğacağı belirsiz kalır ve büyük ihtimalle gelişim asla başlayamaz.

Tüm Reklamları Kapat

Genetik uyumsuzluk da var mesela Türler arası melezler bile zor oluşur ve genelde kısır olur. İnsan ile -sürüngen arası fark ise at ve eşek farkından kat kat büyük.

Tabi ki genetik mühendislik ile belirli özelliklerin aktarılması daha olası ,mesela bir sürüngendeki rejenerasyon genlerinin başka bir canlıya kopyalanması gibi ama bu da insan-sürüngen hibrit'i bir canlı değildir.

Kaynaklar

  1. nwforg. Reptiles. Alındığı Tarih: 4 Şubat 2026. Alındığı Yer: nwforg | Arşiv Bağlantısı
  2. Alperen Karaçor. (). Evrim Ve Zooloji Üzerine Yaptığım Okumalar.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close