Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Aktaran 4 Ocak 2024 4 dk.

"Yavru T. rex" olduğuna inanılan fosiller üzerinde yapılan yeni bir analiz, bunların T. rex'ten daha dar çeneli, daha uzun bacaklı ve daha büyük kollu küçük bir tyrannosaur'un yetişkinleri olduğunu gösteriyor. Nanotyrannus lancensis olarak adlandırılan bu yeni tür, aslında ilk olarak onlarca yıl önce adlandırılmıştı; ancak daha sonradan "genç T. rex" olarak yeniden yorumlanmıştı.

Nanotyrannus'a ait ilk kafatası 1942 yılında Montana'da bulunmuştur; ancak paleontologlar on yıllar boyunca bunun ayrı bir tür mü yoksa çok daha büyük olan T. rex'in bir yavrusu mu olduğu konusunda gidip gelmişlerdir.

43
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
1 gün önce
React 19 RC tartışmalarına bakıyorum da, sektör topluca garip bir "daireyi tamamlama" hissi yaşıyor. Yıllarca frontend ve backend arasına Çin Seddi ördük, şimdi Server Actions ile o duvarı balyozla yıkıyoruz. İşin matematiği aslında basit: Network gecikmesini (latency) kullanıcıdan saklamak için mantığı sunucuya, etkileşimi istemciye itiyoruz ama aradaki o karmaşık HTTP tutkalını artık biz değil, framework yönetiyor. Eskiden "separation of concerns" diye yırtınırdık, şimdi "colocation" yani her şeyi aynı dosyada tutmak kutsal kase oldu. Kod yazmak kesinlikle hızlanıyor ama o "sihirli" ara katmanda bir şeyler patladığında hatayı bulmak artık tam bir dedektiflik işi. Basitlik karmaşıklığı yok etmiyor, sadece yerini değiştiriyor.
38 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Çağrı Mert Bakırcı
Alıntıyı Ekleyen 1 Şubat 2025
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
Kaynak: Bu şiir, "Büyük Türk Şiiri Antolojisi"nin 201. sayfasında yer almaktadır. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın fizikteki Blok Evren Teorisi gibi teorilere ve psikedelik veya astral deneyimlere göz kırptığı, tasavvufi derinliği yüksek bir şiiri olarak değerlendirilmektedir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
78
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Merve Karamanlı
Seslendiren 15 Eylül 2020 7:32
Dini veya kültürel sebeplerle erkeklere uygulanan sünnet, penis başını saran ve koruyan prepüs isimli üst derinin bir kısmının ya da tamamının kesilmesi...
30
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Mayıs 2011 30 dk.

Kanser, en yalın anlamıyla, kontrolsüz hücre bölünmesi demektir. Hücreler, sürekli olarak belirli bir döngü içerisindediler. Hayatlarının çoğu "interfaz" denen ve "hücre içi sıradan olayların yapımı ve bir sonraki bölünme için iç hazırlıklar" olarak tanımlayabileceğimiz evrede geçirirler. Daha sonradan, DNA'dan "emrin gelmesiyle" (daha doğrusu belirli bir yüzey alanının hacme oranı değerine veya belli başlı bazı diğer kriterlere eriştikten sonra meydana gelen biyokimyasal geri bildirim sayesinde DNA'nın tetiklenmesiyle) hücre bölünmesi için özel çalışmalar başlatılır. Sırasıyla profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerinden geçerek hücre bölünmesi gerçekleşir.

Ancak işler, bizlerin lisede öğrendiği kadar basit değildir. Hücrenin normal yaşamı ve bölünme öncesi, sırası ve sonrasında pek çok zincirleme tepkimeler (İng: "cascade") meydana gelir. Bunlar, çeşitli enzim ve proteinlerce denetlenirler. Her bir faz arası geçiş, farklı metotlarla kontrol edilir. En nihayetinde ise önce DNA bölünür, telofazın son kısmında ise hücre bölünmesi gerçekleşir ve sonuç olarak tek bir hücreden, iki hücre (mayoz durumunda peşisıra iki bölünme sonucu önce iki, sonra dört hücre) meydana gelir.

150
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Can Yunus Yağız
Çeviren 5 Mart 2022 4 dk.

Çoğu hayvan, hayatları ve uzuvları arasında seçim yaparken, uzuvlarını feda etmeyi tercih eder. Uzuv bırakma yeteneği, ototomi veya kendi kendine ampütasyon olarak da bilinir. Bir köşeye sıkıştırıldıklarında, örümcekler bacaklarını, yengeçler pençelerini düşürür ve bazı küçük kemirgenler deri dökerler.[1][2][3] Hatta bazı deniz sümüklü böcekleri, parazitlerle dolu bedenlerinden kurtulmak için kendi başlarını koparırlar.[4]

Ancak kertenkeleler, ototomiye başvuran en meşhur canlılardır. Birçok kertenkele, yırtıcılardan kaçmak için kuyruklarını bırakır - ki bu kuyruklar, koptuktan sonra da kıpırdamaya devam eder. Bu davranış, avcının kafasını karıştırır ve kertenkelenin geri kalanına kaçmak için zaman tanır. Manevra yapmaya, eşleri etkilemeye ve yağ depolamaya yarayan kuyruğu kaybetmenin zararları olsa da, yem olmaktan çok daha iyidir. Birçok kertenkele, kaybolan kuyruklarını yenileme yeteneğine de sahiptir.

37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
9 saat önce
Toprak örtülür. İsim yazılır. Bir tarih eklenir.
Ardından düzen başlar. Dualar edilir, sözler söylenir, ritüeller tamamlanır. 
Hepsi 'onlar için' denir. Oysa ölüler artık orada değildir yapılanların hiçbirine ihtiyaçları yoktur.
Sonra kalabalık dağılır. Günlük hayat geri döner. Anmalar takvime yazılır, yıldönümleri belirlenir. Çiçekler tazelenir, cümleler tekrar edilir.
Ama bunların hiçbiri ölülerin dünyasına ulaşmaz. Hepsi bu tarafta kalır. Çünkü bu dünyada ölüler için hiçbir şey yapılmaz. Yapılan her şey, geride kalanlar içindir.
Suçlulukla baş etmek için, 
boşluğu yönetebilmek için, 
sessizliği katlanılabilir hale getirmek için.
Ritüel kaybı onarmaz sadece yaşayanların dağılmasını engeller. Oysa konuşulmayan bir gerçek vardır.
Ölen gitmiştir. Eksilen, hayatın içindeki bir yer değildir, bizim içimizdeki bir bağdır. Mezar başında söylenen sözler onlara değil, kendimize yöneliktir. Unutmadık derken aslında dayanıyoruz demek isteriz. Belki mesele ölüleri anmak değil, onlarla birlikte değiştiğimizi kabul etmektir. Hangi boşluğu doldurmaya çalıştığımız, hangi acıyı düzenle bastırdığımızdır. Çünkü ölüm, gidenle ilgili değildir kalanların yeniden yaşamak zorunda kalmasıyla ilgilidir. Toprak aynı kalır. İsim sessizdir. Geriye şu soru kalır. 
Biz kimi teselli ediyoruz?
Çünkü bu dünyada yapılan her şey, yaşayan ölüler içindir.
  
Ama bu, ölüleri yok saymak değildir. Çünkü anma, mezar, söz ve sessizlik onlara ulaşmasa da onlardan kopmaz. Yapılanlar gidenin değerini inkar etmek için değil, onun yokluğuyla yaşamayı öğrenebilmek içindir. Ölüler artık ihtiyaç duymaz ama iz bırakırlar. Bu dünyada yapılan her şey yaşayanlar içindir, ölüler ise o yapılanların nedenidir.
13 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 6 Ekim 2023 19 dk.

Türdiriltimi (İng:"De-extinction") kavramı, belki de bilim dünyasının görmüş olduğu en olağandışı ve ilginç kavramlardan biridir. Nesli tükenmiş canlıları, bir nevi yeniden hayata döndürme fikri, ilk duyulduğunda hem ilginç hem de neredeyse imkânsız gibi gelebilir. Ancak genel kanının aksine, bu fikrin gerçekleştirilebilirlik potansiyeli vardır ve hatta bazı başarılar elde edilmiştir. 2023 yılı itibariyle, türdiriltimi oldukça popüler bir araştırma alanı haline gelmiştir ve aldığı yatırımlar sayesinde de hızla gelişmektedir. Türdiriltimi, gelecekte ekosistem mühendisliğinden yapay rahim teknolojilerine kadar hayatımızın her alanını etkileyecek bir bilimsel araştırma sahası olma yolunda önemli adımlar atmaktadır.

Türdiriltimi, 21. Yüzyılda popüler hale gelen bir kavram olmasına rağmen, kökenleri çok daha eski zamanlara dayanmaktadır. Bu konseptin izleri, 1900'lerin başlarına ve hatta Nazi Almanya'sı dönemine kadar gitmektedir. Kulağa ütopik bir olgu gibi geldiği için birçok insan, türdiriltiminin gerçekleştirilebilir olup olmadığı sorusunu sormaktadır. Nitekim tarih boyunca çeşitli türdiriltim projeleri gerçekleştirilmiş; bazıları başarılı olmuş, bazıları ise başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

88
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen10 5 gün önce
Kuzey şençiçek seviyorsa mid dir
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Peter Hausner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gencay Kaan Polat
Çeviren 5 Aralık 2020 22 dk.

Bir grup fizikçi ve filozoftan "uzay"ı tanımlamalarını isteyin ve büyük olasılıkla size "Uzay-zamanın dokusu, yerin evrensel doğası tarafından birbirine dokunan kuantum entropi kavramlarının fiziksel bir tezahürüdür" gibi derin imalı ama anlamsız kelime kombinasyonları içeren uzun bir açıklamanın yer aldığı bir tartışmanın içinde takılıp kalırsınız. Bir daha düşününce, belki de filozoflar ve fizikçiler arasında derin konuşmalar başlatmaktan kaçınmalısınız!

Uzay, her şeyin altında yatan sonsuz bir boşluk mudur? Yoksa "şeyler" arasındaki boşluk mu? Ya boşluk bunların hiçbiri değilse de, su dolu bir küvet gibi etrafta sallanabilen fiziksel bir şeyse?

33
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
Çeviren 31 Temmuz 2023
Güneş'te yaşayan canavarlar bizim gibi değil. Dünya'dan daha büyükler ve herhangi bir çaydanlıktan daha sıcak gazdan oluşuyorlar. Gözleri yok ama kimi zaman birçok dokunaçları var. Süzülürler. Sıklıkla yavaşça şekil değiştirirler ve yaklaşık bir ay içerisinde Güneş'in üstünde sönerek kaybolurlar. Ancak bazen, aniden patlarlar ve Dünya'ya saldırabilecek enerjik parçacıklarını Güneş Sistemi'ne salarlar. Görselde, neredeyse iki hafta önce hidrojen ışığında görüntülenen dev bir güneş fışkırması görülüyor. Gilbert, Arizona, ABD'de küçük bir teleskop aracılığı ile görüntülenen canavarımsı gaz bulutu, Güneş'in yüzeyinin yakınında, her zaman var olan ama sürekli değişen manyetik alan tarafından yüksekte tutuluyordu. Aktif Güneşimiz, 2025 yılında güneş maksimumu yaklaşırken alışılmadık derecede yüksek sayıda fışkırma, iplikçik, güneş lekesi ve büyük aktif bölgeler sergilemeye devam ediyor.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Temmuz 2022 14 dk.

Toryum, daha önceden detaylıca anlattığımız gibi "Th" sembolü ile gösterilen ve periyodik cetvelin 7. periyodunun aktinitler grubunda yer alan bir kimyasal elementtir. Toryum, nükleer reaktörlerde yakıt olarak değil, yakıt kaynağı ("verimli malzeme") olarak kullanılabilir. Bu şekilde hafif su reaktörleri, ağır su reaktörleri, yüksek sıcaklıklı gaz reaktörleri, sodyum soğutmalı hızlı reaktörler ve erimiş tuz reaktörleri üretmek mümkündür.[1] 1960'lı ve 70'li yıllardan beri toryumdan faydalanan reaktör sayısı neredeyse yok denecek kadar azalmıştır ve bu nedenle bu konudaki deneyim de eksilmiştir.

Dünya çapındaki uranyum kaynaklarının sınırlı olduğuna yönelik olan ve 1960'larda yükselişe geçen endişeler, yakıt olarak toryumu kullanan reaktörlere olan ilgiyi doğurmuştur; çünkü ileride bir gün uranyum rezervleri tamamen tükendiğinde, toryumun verimli bir malzeme olarak uranyum üretmekte kullanılabileceği öngörülmüştür. Ne var ki sonradan yapılan çalışmalar, çoğu ülke için uranyumun nispeten bol olduğunu ortaya koydu ve bu nedenle toryum yakıt döngüsüyle ilgili araştırmalar giderek azaldı. 2000'li yıllardaysa daha verimli ve düşük atıklı nükleer reaktörler inşa etme hedefleri ve nükleer proliferasyonu (özellikle de nükleer silah üretimini) zorlaştırması gibi nitelikleri dolayısıyla toryuma olan ilgi yeniden artışa geçmiştir.[2]

58
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aras Gülten
Aras Gülten
51.0K UP
Üye 1 gün önce
kayıklarını neye göre yönlendirdiler? Sibirya'dan geçerken akıllarında ne vardı?
1 Cevap - 186 görüntülenme
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 7 Mart 2022 33 dk.

Halk arasında genellikle kalp krizi olarak bilinen miyokard enfarktüsü, kısaca MI (İng: "Myocardial Infarction"), patolojik olarak iskeminin neden olduğu miyokard hücrelerinin geri dönüşü olmayan ölümü olarak tanımlanır ve kalbin koroner arterine giden kan akışı azaldığında ya da durduğunda ortaya çıkar ve kalp kasına zarar verir.[1]

En sık görülen semptom; omuz, kol, sırt, boyun veya çeneye yayılabilen göğüs ağrısı veya rahatsızlığıdır. Sıklıkla göğsün ortasında veya sol tarafında oluşur ve birkaç dakikadan fazla sürer. Rahatsızlık bazen mide ekşimesi gibi hissedilebilir.[1] Diğer belirtiler arasında nefes darlığı, mide bulantısı, baygınlık hissi, soğuk ter veya yorgunluk sayılabilir.[2] İnsanların yaklaşık %30'unda atipik semptomlar vardır. Kadınlar ise genelde göğüs ağrısı yerine, boyun ağrısı, kol ağrısı veya yorgunluk hissederler.[3]

76
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 27 Temmuz 2024 Türkiye, İstanbul
Küçük sarı çiçekleri ve ince gövdesiyle isminin hakkını veren Zarif kıskıs. Petal (taç yapraklar) açık sarı, 5-12 mm. Petal 5 dişli, 9-11 mm uzunluğunda; tüp silindirik, 3,5-4,3 × 0,3 mm, beyaz, orta noktanın üstünde kısa tüylü. Filamentler 1,1-1,2 mm uzunluğunda, sarımsı. Çiçekler erselik. Stilus (dişicik borusu) yaklaşık 6.5 mm uzunluğunda, soluk sarı. Yamaçlar, orman açıklıkları ve tarlalarda görülen bitki umumiyetle nisan ve ağustos ayları arasında çiçek açar.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Moderatör Uyarısı
Yetersiz Kaynak 1 moderatör tarafından eklendi
Alıntıyı nereden aldığınızı belirten geçerli kaynakça giriniz.
0
Söz
Arjen Açan
Arjen Açan
50.7K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 Aralık 2024
Soyut özgürlük sözcüğünün sizi aldatmasına izin vermeyin. Kimin özgürlüğü? Bu, bir kişinin bir başka kişi karşısındaki özgürlüğü değil, sermayenin işçiyi ezme özgürlüğüdür
Kaynak: Kitaptan aldım
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close