Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ögetay Kayalı
Yazar 27 Kasım 2022 11 dk.

Genel fiziğe girişte benimsenmesi gerek ilk üç kavram; boyut analizi, skaler ve vektör kavramıdır. Bu üçü genellikle çok ihmal edilen, fakat bir o kadar da önemli kavramlardır. Bugün olimpiyatlardan, en iyi üniversitelerin doktora alımlarında yapılan sınavlara kadar birçok yerde, sadece boyut analiziyle çözülebilen karmaşık sorular vardır. Bunun yanında skaler ve vektör kavramı, fiziğin mihenk taşlarıdır.

Fiziğin belki de en temel konusu, ilk öğrenilecek olan, onun matematikle arasına ince bir çizgi çekilmesini sağlayan birimlerdir. Bir odanın sıcaklığından bahsederken sadece 25 demeyiz, 25°C ifadesini kullanırız. Benzer şekilde bir arabanın hızı için 70 demeyiz (ve hatta "70 kilometreyle gidiyor" lafı da hatalıdır), 70 km/sa ifadesini kullanırız. Hatta daha da öteye gider, arabanın gittiği yönü de belirtiriz: "70 km/sa hızla güneye gidiyor." gibi... Bunlar fiziğe yeni başlayanlar için çok basit, sıradan veya önemsiz gibi görünebilir. Fakat üzerine düşülmediği takdirde, size her daim sorun çıkarabilecekleri gibi, önemsendiği takdirde işlerinizi çok kolaylaştırabilir!

138
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Talha Çakırca
Seslendiren 23 Temmuz 2024 9:04
Kafein, aslen çay ve kahveden tanıdığımız bir kimyasal madde olsa da, aslında hayvanların merkezi sinir sisteminde bulunan bir uyarıcı maddedir. Sadece...
35
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Çeviren 29 Ağustos 2017 10 dk.

İnsanların beslenmesindeki başlıca evrimsel değişikliklerden ilki, en az 2,6 milyon yıl önce büyük hayvanların et ve kemik iliklerini menülerine dahil etmeleriydi.

İlk insansıların beslenme biçimi muhtemelen günümüz şempanzelerininkine benziyordu: çok miktarda meyve, yaprak, çiçek, ağaç kabuğu, böcek ve et içeren hem otçul hem de etçil bir beslenme düzenine sahiplerdi (örneğin Andrews & Martin 1991; Milton 1999; Watts 2008). Diş morfolojisi ve dişlerin mikro düzeyde aşınması ile ilgili çalışmaların gösterdiğine göre bazı insansıların yedikleri şeyler arasında tohumlar ve sert kabuklu yemişler gibi sert gıda maddeleri ile kökler ve yumru kökler gibi yer altı depolama organları bulunabilirdi (Jolly 1970; Peters & O'Brien 1981; Teaford & Ungar 2000; Luca ve ark. 2010). İnsansıların yedikleri şeyler en az 2,6 milyon yıl öncesinden itibaren belirgin şekilde genişlemeye başladı; bazıları yiyecekleri arasına küçüklerinden büyüklerine kadar her çeşit hayvanın et ve iliğini dahil etmeye başladılar. Bu çarpıcı değişimin kanıtlarını 5N1K sorularını sorarak inceleyelim: Ne zaman, Nerede, Kim, Ne, Niçin ve Nasıl?

92
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 7 Mart 2022 33 dk.

Halk arasında genellikle kalp krizi olarak bilinen miyokard enfarktüsü, kısaca MI (İng: "Myocardial Infarction"), patolojik olarak iskeminin neden olduğu miyokard hücrelerinin geri dönüşü olmayan ölümü olarak tanımlanır ve kalbin koroner arterine giden kan akışı azaldığında ya da durduğunda ortaya çıkar ve kalp kasına zarar verir.[1]

En sık görülen semptom; omuz, kol, sırt, boyun veya çeneye yayılabilen göğüs ağrısı veya rahatsızlığıdır. Sıklıkla göğsün ortasında veya sol tarafında oluşur ve birkaç dakikadan fazla sürer. Rahatsızlık bazen mide ekşimesi gibi hissedilebilir.[1] Diğer belirtiler arasında nefes darlığı, mide bulantısı, baygınlık hissi, soğuk ter veya yorgunluk sayılabilir.[2] İnsanların yaklaşık %30'unda atipik semptomlar vardır. Kadınlar ise genelde göğüs ağrısı yerine, boyun ağrısı, kol ağrısı veya yorgunluk hissederler.[3]

76
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Uğur Avcı
Yazar 6 Mart 2022 5 dk.

COVID-19 salgınıyla mücadelede geldiğimiz noktada tedbirlerle ilgili yeni kararlar açıklandı. Açık havada ve "yeterli havalandırmaya" sahip kapalı alanlarda maske takma zorunluluğu kaldırıldı.

Ancak "yeterli havalandırma" tanımı, beraberinde birçok soru işareti getiriyor. Örneğin, salgının başından beri tartışılmakta olan ticari uçak kabinlerindeki havalandırma ve filtreleme sistemlerinin yeterliliği ve tedbirlerin ne seviyede uygulanacağı tekrar gündeme gelebilir. Ancak ne karar alınırsa alınsın, bulaşıcılığı bu kadar yüksek olan bir enfeksiyon etkeni gölgesinde kapalı kabin içerisinde diğer yolcularla yakın temas halinde yolculuk yapmak bazılarımız için tedirginlik yaratmaya devam edecek gibi görünüyor.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
1 gün önce
Ve sonra video biter. Fon müziği susar. Yeni bir içerik başlar. Acı geride kalır, izlenmiş, tüketilmiş, arşivlenmiştir. Hatırladığımızı sanırız çünkü izledik.
Oysa paylaşılmayan bir an vardır. Görüntüsü yoktur, sesi yoktur, fon müziği yoktur. Kimse beğenmez, kimse yorum yapmaz. Ama belki de ilk kez, gerçekten hatırlamaya en çok yaklaştığımız yer orasıdır.
Belki de asıl mesele neyi paylaştığımız değil neyi paylaşmadığımızdır. Hangi acıyı sessizce taşıdığımız, hangi görüntüye bakmamayı seçtiğimizdir. Çünkü bazı şeyler gösterilerek değil susularak hatırlanır.
Başta eklenen fon müziği en sonda kesilir. Geriye ne görüntü kalır ne ses. Sadece şu soru kalır. Biz gerçekten hatırladık mı, yoksa yalnızca izledik mi?
Çünkü bazı acılar hatırlanmak için değil saygıyla susulmak için vardır.

34 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yusuf Ugur
5 gün önce
Merhabalar elektronik bir proje ustunde calisiyorum bana yardimci olabilecek elektornik muhendisi varmidir
43 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 6 Ekim 2023 19 dk.

Türdiriltimi (İng:"De-extinction") kavramı, belki de bilim dünyasının görmüş olduğu en olağandışı ve ilginç kavramlardan biridir. Nesli tükenmiş canlıları, bir nevi yeniden hayata döndürme fikri, ilk duyulduğunda hem ilginç hem de neredeyse imkânsız gibi gelebilir. Ancak genel kanının aksine, bu fikrin gerçekleştirilebilirlik potansiyeli vardır ve hatta bazı başarılar elde edilmiştir. 2023 yılı itibariyle, türdiriltimi oldukça popüler bir araştırma alanı haline gelmiştir ve aldığı yatırımlar sayesinde de hızla gelişmektedir. Türdiriltimi, gelecekte ekosistem mühendisliğinden yapay rahim teknolojilerine kadar hayatımızın her alanını etkileyecek bir bilimsel araştırma sahası olma yolunda önemli adımlar atmaktadır.

Türdiriltimi, 21. Yüzyılda popüler hale gelen bir kavram olmasına rağmen, kökenleri çok daha eski zamanlara dayanmaktadır. Bu konseptin izleri, 1900'lerin başlarına ve hatta Nazi Almanya'sı dönemine kadar gitmektedir. Kulağa ütopik bir olgu gibi geldiği için birçok insan, türdiriltiminin gerçekleştirilebilir olup olmadığı sorusunu sormaktadır. Nitekim tarih boyunca çeşitli türdiriltim projeleri gerçekleştirilmiş; bazıları başarılı olmuş, bazıları ise başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

88
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 12 Temmuz 2021 7 dk.

Hangi ders kitabını açarsanız açın, filamentli lambaların ışık saçmasını sağlayan şeyin, ince bir telden geçen elektronların o teli ısıtması sonucu olduğunu söylediğini görürsünüz. Bu doğrudur, ancak bu süreç tam olarak nasıl işliyor? Örneğin alternatif akım altında bir o yana bir bu yana salınan elektronlar nasıl oluyor da filamenti ısıtıyorlar? Bu enerjiyi nereden alıyorlar ve her biri ne kadar güce sahip?

Bunları cevaplayabilmek için, öncelikle her bir elektronun alternatif akım altında nasıl, ne hızda ve ne kadar hareket ettiğini hesaplamamız gerekir. Somut sayılarla ilerleyebilmek adına, gerçekçi bir örneği ele alalım: 50 Hz'lik alternatif akım altındaki elektronların ne kadarlık bir mesafede salındıklarını görmek için, 240 Volt'luk bir devrenin 100 Watt'lık bir ampulü, 1 milimetre karelik (0.01 cm2) kesit alanına sahip bakır tellerle yaktığını düşünebiliriz.

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ahmet Alper Yüksel
İnceleyen10 28 Şubat
Nolan, bu filmi çekebildiği kadar uzun çekmiş. Ben de bu incelemeyi elimden geldiğince kısa tutacağım. Tabi, üç saatlik filme üç satırlık inceleme yazacak da değilim.

Nolan her zamanki gibi düz bir anlatım tercih etmemiş. Film, yedi farklı zaman çizgisinde ilerliyor. İlk sahnemiz Oppenheimer'ın savunmasını yaptığı zaman diliminden. Daha sonra karışık bir şekilde Cambridge yıllarına, Los Alamos'un kuruluşuna, atom bombasının patlatılmasına, patlama sonrasına sıçrayıp duruyoruz. Tüm film Oppie'nin savunması üzerinden kurgulanmış. Tüm zaman çizgileri bu savunma etrafında şekilleniyor. Bu durum seyir zevkini doruk noktasına çıkarmış, izlerken bulmaca çözüyormuş gibi hissediyorsunuz.

Müzikler bariz bir şekilde abartılıydı. Bazı sahnelerde konuşmaların bile önüne geçmiş. Altyazı olmasa anlaşılamayacak yerler var. Yine de Nolan amacını gerçekleştirmiş, müzikler sizi filmin içine çekiyor.

Oyunculuklara diyecek bir şey yok, yan roller de dahil filmde gördüğümüz tüm oyuncular ya çok ünlü ya da en az bir Oscar sahibi. Adeta bir yıldızlar geçidi. Cillian Murphy’yi Peaky Blinders’tan sonra bir biyografi filminde görmek ilginçti. Ancak bu projeyi de iyi kıvırmış.

Film IMAX için çekilmiş olsa da özellikle IMAX'te izlenmesi gereken sahneler yok denecek kadar azdı. Genellikle yakın çekim tercih edilmiş. Epey reklamı yapılan atom bombası sahnesi bile yakın çekimdi.

Filmde Einstein'ı da görebilirsiniz. Biraz karikatürize bir şekilde gösterilmesi onu olduğundan daha sempatik yapmış. Bildiğimiz tonton dedelere benziyordu.

Benim için en etkileyici sahnelerden biri, bomba Hiroşima'ya atıldıktan sonra Oppie'nin yaptığı konuşmaydı. Demagoji yaparken çektiği ızdırap çok iyi yansıtılmıştı. Hissetmediği, düşünmediği şeyler söylüyordu: "Keşke Almanlara karşı da kullansaydık." Bu söz sonrası kalabalığın alkışları insanı dehşete düşürüyordu.

Oppie'nin birdenbire Felemenkçe ders anlatmaya başlaması da etkileyiciydi. Büyük dahinin bu anısını filme yansıtacaklarını tahmin etmek zor değildi. Ayrıca Oppie'nin kara deliklerin varlığından ilk bahseden kişi olması da filmde kendine yer bulmuş.

Oppienheimer her ne kadar teoride büyük bir deha olsa da laboratuvarda oldukça sakardı. Cambridge yıllarındaki bu sakarlığı ve yaşadığı bunalım filmde oldukça iyi işlenmişti. "Teori ancak bir yere kadar götürür." repliği ise unutulmaması gereken repliklerden.

Filmin bir noktasında bombayla ilgili yapılan hesaplamalar atmosferin yanma olasılığı olduğunu gösteriyor. Sıfıra yakın olsa da bu olasılık, Dünya' yı yok etmek demek. Oppie bunun üzerine Einstein'a danışıyor ve bu olasılığı çok düşük olduğu için görmezden geliyor. Korkulan olmasa da son sahnede Oppie, Einstein'a Dünya'yı yok etmiş kadar olduklarına dair bir imada bulunuyor.

Nolan, iyi bir hikaye anlatıcısı. Görünen o ki Bu sefer Inception ya da Interstellar gibi bir hikayeden ziyade ayakları daha yere basan, gerçekçi bir hikaye anlatmayı tercih etmiş. Oppenheimer benim için sadece Nolan’ın en iyi filmlerinden biri değil, izlediğim en iyi biyografi filmi.
9.7/10
(637 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emir Akbaş
Emir Akbaş
113.7K UP
Bilime meraklı bir genç. 2 gün önce Sen de Cevap Ver
131 görüntülenme
Uzayın kokusu ve tadı var mı?
Uzayın kokusu ve tadı var mı?

İlk bakışta mantıksız gibi görünse de, evet, uzayın bir kokusu var. Ancak bu koku, astronotların uzayın içinde doğrudan koklamasıyla değil, uzay yürüyüşlerinden sonra giysilerine ve ekipmanlarına sinen partiküller aracılığıyla algılanıyor.NASA astronotlarına göre, uzaydan döndükten sonra giysilerinde ve hava kilidinde belirli bir koku hissediliyor. Bu koku, Dünya atmosferine yeniden girişte, oksijenle etkileşime giren atomik parçacıkların ortaya çıkardığı kimyasal tepkimeler sonucunda oluşuyor.Uzayın kokusunu tanımlamak hiç de kolay değil. Ancak birçok astronot, bu kokunun oldukça karakteristik ve ayırt edici olduğunu belirtiyor. Yapılan tanımlamalara göre uzayın kokusu genellikle şöyle tarif ediliyor:

Yanmış et

Kaynatılmış metal

Tüm Reklamları Kapat

Ozon

Kaynak dumanı (arc welding fumes)

Barut ve silah dumanı

Bitter çikolata veya rom gibi tatlı ve keskin kokular

Tüm Reklamları Kapat

Chris Hadfield, Peggy Whitson, Don Pettit ve daha pek çok astronot, bu kokunun metalik ve yanık benzeri özellikler taşıdığını dile getiriyor. Don Pettit, uzaydan dönen ekipmanların bir süre sonra "karamelize edilmiş biftek" kokusuna benzeyen bir aroma yaydığını belirtmiştir.

Bu kokunun kaynağı, uzaydaki yüksek enerjili olayların ve radyasyonun sebep olduğu kimyasal reaksiyonlardır. Özellikle ölmekte olan yıldızların patlamaları (süpernovalar), gama ışınları ve güneşten gelen yüksek enerjili parçacıklar, karbon temelli bileşiklerin parçalanmasına ve yeni moleküllerin oluşmasına neden olur.

[1]Bu yeni oluşan moleküller, astronotların giysilerine sinerek, hava ile temas ettiklerinde Dünya'da algılanabilen bu eşsiz kokuyu üretirler. Yani uzayın kokusu, aslında evrende meydana gelen devasa enerjili olayların "kimyasal izleri" gibidir.

Kaynaklar

  1. Auran. Auran Kozmetik. Alındığı Tarih: 6 Şubat 2026. Alındığı Yer: auran | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKonferans
Boray Yıldırım
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce Ankara & ÇevrimiçiÜcretsiz21 Şubat
19. Aykut Kence Evrim Konferansı
21 Şubat 2026 08:45 tarihinden 22 Şubat 2026 16:30 tarihine kadar.

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak 20 yıldır halka evrimi anlatmak, evrim hakkında doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve evrimsel biyoloji ile akademik olarak ilgilenen insanları bir araya getirmek amacıyla Aykut Kence Evrim Konferansı’nı düzenliyoruz. Konferans, hocamız Aykut Kence’nin emekleriyle Ulusal Evrim Konferansı olarak başlamış olup vefatının ardından öğrencileri tarafından hatırasını yaşatmak amacıyla ‘Aykut Kence Evrim Konferansı’ adını almıştır.

Ülkemizde evrim karşıtlığının ne kadar fazla olduğunu bilmekle beraber bu görüşlerin sonucunda ortaya atılmış bütün propagandaların da farkındayız. Bunları yapan zihniyetin  karşısında bir öğrenci topluluğu olarak kâr amacı gütmeden yalnızca bilimi yaymak adına düzenlediğimiz Aykut Kence Evrim Konferansı’nı 20 yıldır birçok sorunla karşılaşılmasına rağmen başarı ile düzenlenmeye devam ediyoruz. Bu sene de konferansımızı 21-22 Şubat 2026’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. 

Konferansımız genel oturum ve akademik oturum olmak üzere iki oturum içermekte olup genel oturumumuz her kesime hitap eden bir oturumdur. Genel oturum sunumları eş zamanlı olarak Aykut Kence Evrim Konferansı YouTube kanalında yayınlanacaktır.

Kayıt linkimiz: https://www.biletimgo.com/etkinlik/19-aykut-kence-evrim-konferansi-22005

Akademisyenlerin sunumlarının yanı sıra aralarda jeolojik devirler ve primat evrimi ekiplerimizin sunumları olacaktır. Ayrıca fuaye alanımızda çeşitli ikramlarımız olacaktır.

Konferans bitiminin ardından aktif katılım gösteren katılımcılarımıza sertifika verilecektir.

ODTÜ dışı kayıtlarımız 15 Şubat günü saat 13.00'te kapanacaktır. Bunun sebebi, ODTÜ dışından gelecek katılımcılarımızın konferans günü kampüse girişte sorun yaşamamaları için katılımcı listelerinin gerekli yerlere iletilmesidir. 

Biyoloji ve Fen Bilimleri Öğretmenleri, [email protected] mail adresine öğretmen olduklarını gösteren belgeyi attıkları takdirde konferansımıza ücretsiz katılabilirler.

Konferansımıza topluluk kaydı yapmak isteyen üniversite toplulukları ve liseler [email protected] üzerinden bize ulaşabilirler.

Genel ve akademik oturum programlarımız ve duyurularımız sosyal medya hesaplarımızdan paylaşılacaktır. Bizi takip etmeyi unutmayınız.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close