Evrim Ağacı Logo Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Porno ve Pornografik İçerik Tüketimi: Neden Porno İzliyoruz? Porno İzlemek Zararlı mı?

Porno: Kirli Aklımızın Bir Oyunu mu, Evrimin Bir Ürünü mü?

Porno ve Pornografik İçerik Tüketimi: Neden Porno İzliyoruz? Porno İzlemek Zararlı mı? Star Tribune
Editör Seçkisi
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu yazı, Canlıların Evrimi yazı dizisinin 23. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

Uyarı: Bu yazımızda pornografi tüketimi ve bunun sağlık ile ilişkisinden söz etmekteyiz. İçerikte, pornografik herhangi bir detaya yer vermemekteyiz ve işin bilimsel tarafına odaklanmaktayız. Ancak yerleşik kurala uyarak, 18 yaşından küçük okurlarımız için uygun olmayabileceğini belirtmek istiyoruz.

***

Giriş

Pornografi (ya da kısa adıyla porno), cinsel organları ve cinsel faaliyeti içeren herhangi bir materyalin, genellikle estetik veya duygusal sebeplerden ziyade, erotik duyguların uyarılması amacıyla açık olarak sergilenmesi ve ifade edilmesi demektir. Pornografi, illâ sanal ortamda olmak zorunda değildir, bir canlının, bir diğer çifti (veya daha çok sayıda bireyi) cinsel ilişki sırasında gözlemesine, daha doğrusu cinsel ilişki içerisinde olan grubun, bu aktiviteyi diğer bireylere açık halde yapmasına pornografi (kelime anlamıyla "cinsel içeriğin teşhiri") denir.

Günümüzde her ne kadar videolarla ve CD formundaki versiyonlarıyla anılıyor olsa da, tanımı gereği kitap, dergi, kartpostal, fotoğraf, heykel, çizim, boyama, animasyon, ses kaydı, film, video ve bilgisayar oyunları şeklinde kendini gösterebilir. Ancak genellikle pornografi modelleri ("pornocular") tarafından icra edilen fotoğraf ve video çalışmalarıyla tüketilmektedir.

Pornografi (ya da kısa adıyla porno), tanım olarak cinsel herhangi bir materyalin açık olarak sergilenmesi demektir.
Pornografi (ya da kısa adıyla porno), tanım olarak cinsel herhangi bir materyalin açık olarak sergilenmesi demektir.
Sindd

Pornografi sözcüğü, Antik Yunan fahişeleriyle ilgili metinlerden gelmektedir (pornē, "fahişe" anlamına gelmektedir). Ancak günümüzde bu sözcük dönüşüm geçirmiş ve fahişeliğin ötesine geçmiştir. Her türlü cinsel olarak açık medya unsuru pornografik olarak değerlendirilbilecek olsa da, kültürel farklılıklar bu tanımı zora sokmaktadır: Örneğin bazı toplumlarda kadınların ayak bileklerinin gözükmesi bile "pornografik" olabilecekken, bazı diğer toplumlarda kadın memeleri veya erkeklerin penis etrafındaki kıllarının görülmesi pornografik görülmeyebilir. Benzer şekilde, erotika (erotisizm) ile pornografi arasındaki farklar da her zaman keskin değildir.[1] Bir diğer örnek, tıbbi metinlerde gösterilen çıplaklığın neredeyse hiçbir zaman pornografi olarak değerlendirilmiyor olmasıdır. 1964 yılında görülen bir davada, Yargıç Stewart meşhur bir şekilde şöyle demiştir: "Size pornonun tanımını yapamam; ancak gördüğüm bir şeyin porno olup olmadığını hemen anlayabilirim."

Pornografinin kültürel kabul edilebilirliği çeşitli kaynaklarca farklı şekillerde yansıtılmaktadır. Örneğin yurt dışına ait saygın sözlüklerin (Merriam-Webster veya Oxford gibi) hiçbirinde ahlaki değerlere gönderme yapılmazken, Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan sözlükte porno, "Amacı cinsel dürtülere yönelik olan, ahlaki değerlere aykırı düşen yayın, resim vb., pornografi." olarak tanımlanmaktadır (vurgu tarafımıza ait). Birçok ülkede pornografi kısıtlanmakta, sansürlenmekte veya yasaklanmaktadır. Her ne kadar bu tür uygulamaların coğrafyası, zamana ve kültüre bağlı olarak zamanla evrimleşse de, genel olarak Batı kültürlerinde pornografi zaman içerisinde daha kabul edilebilir bir hal almıştır.[2] Örneğin sadece 2017 yılı ile 2018 yılı arasında yapılan 2 ayrı Gallup anketine göre ABD'de yetişkinlerin pornoyu "ahlaki olarak kabul edilebilir" görme oranları %36'dan %43'e çıkmıştır.[3]

Dünya'daki pornografi yasaları: Yeşil = Yasal. Sarı = Bazı kısıtlamalar olsa da yasal. Kırmızı = Yasadışı. Gri = Veri yok.
Dünya'daki pornografi yasaları: Yeşil = Yasal. Sarı = Bazı kısıtlamalar olsa da yasal. Kırmızı = Yasadışı. Gri = Veri yok.
Wikimedia

Pornografiyle İlgili İlginç İstatistikler

Pornografiyle ilgili bazı ilginç istatistikler vermemiz de mümkündür. Örneğin yapılan bir araştırmada, 18-34 yaşları arasında bulunan erkek internet kullanıcılarının %70'inin ayda en azından 1 defa bir porno siteyi ziyaret ettiği tespit edilmiştir. Pornhub sitesi tarafından 2016 yılında yayınlanan verilere göre, Türkiye'de ziyaret başına porno izleme süresi 9 dakika civarındadır; en çok aranan pornografik sözcük, argoda "bebek" veya "fıstık" anlamındaki "babe" sözcüğüdür; en çok porno tüketimi cep telefonundan yapılmaktadır (Dünya'da cep telefonundan en çok porno izleyen 3. ülkeyiz).[4] 2013 verilerine göre Türkiye'de pornografinin en yoğun tüketildiği iller Diyarbakır, Erzurum ve Adana'dır.[5]

Bundan çok daha ilginç istatistikler de söz konusudur: Her saniye, pornografi endüstrisine 3.075 Amerikan Doları harcanmaktadır. Yine her saniye, Dünya çapında 28.258 kişi porno sitelere erişmektedir. Benzer bir şekilde, arama motorlarının istatistiklerine göre her saniye 372 internet kullancısı bu arama motorlarına erotik içerikli aramalar yaptırmaktadır. Sadece Amerika Birleşik Devletleri içeirisinde her 39 dakikada 1 yeni porno film çekilmektedir. Günümüzde, 420 milyondan fazla pornografik sayfa bulunmaktadır (tüm internet sitelerinin %12-15 arası), her gün Dünya çapında 68 milyon defa pornografik arama yapılmaktadır (ki bu, tüm aramaların %25'idir), 2.5 milyar pornografik içerikli elektronik posta atılmaktadır, tüm internet kullanıcılarının %42.7'si pornografik içeriklere erişmektedir, her ay 1.5 milyar pornografik içerik indirilmektedir (tüm indirilen dosyaların %35'ine denk gelmektedir).

Dünya çapında pornografik içeriğe ilk defa erişim yaşı ortalama olarak 11'dir. Ancak pornografik içeriğe erişen asıl yaş grubu 35-49 yaş arasındaki bireylerdir. 15-17 yaş arasındaki insanların %80'i pornografik içerikle karşılaşmıştır. 8-16 yaş arası insanların %90'ı internet üzerinden pornografik içeriğe erişmektedir ve yapılan araştırmalar, bu erişimlerin neredeyse tamamının ödev yapımı sırasında gerçekleştiğini göstermektedir. İş yerinde pornografik içeriğe eriştiğini itiraf eden erkeklerin oranı %20'dir. Sadece Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yetişkinlerden 40 milyon civarı, düzenli olarak porno izlemektedir. Kendini "Hristiyan" olarak tanımlayanların %47'si evlerinde porno barındırmakta veya bu içeriğe erişmektedir. Dünya çapında kadınların %70'nin sanal ortamda seks yaptıkları ve bunu gizli tuttukları tespit edilmiştir. Günümüzdeki kadınların %17'si porno bağımlılığı ile mücadele etmektedir. Sanal sohbet odalarındaki kadınların sayısı, erkeklerin 2 katıdır. Yetişkin sitelerine erişen her 3 insandan 1 tanesi kadındır. Her ay, 9.4 milyon kadın pornografik sitelere girmektedir. İş yerinde pornografik içeriğe eriştiğini söyleyen kadınların oranı %13'tür. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

2006 yılında 16 ülkeyi kapsayacak şekilde yapılan bir araştırmaya göre pornografi sektörünün bütçesi 97.06 milyar Amerikan Doları'dır. Bir diğer araştırmaya göre pornografi sektörü, Dünya'nın en büyük teknoloji firmaları olan Microsoft, Google, Amazon, eBay, Yahoo!, Apple, Netflix ve Earthlink'in 2006 senesindeki toplam gelirinden daha yüksek gelire sahiptir. 2006 yılında yapılan bir diğer araştırmaya göre, internet arama motorlarına "sex" sözcüğünü giren 76 milyon civarındaki insanın %50'si erkek, %50'si kadındır. "Yetişkin Buluşması (İng: "Adult Dating") kalıbını aratan 31 milyon civarındaki insanın %64'ü kadındır. "Ücretsiz seks" kalıbını aratan 13.5 milyon insanın da %56'sı kadındır. Aynı araştırmaya göre seks reklamlarına tıklayan 13.2 milyon insanın, "grup seks" araması yapan 12.9 milyon insanın, "XXX" şeklinde arama yapan 12 milyon insanın, "seks hakkında chat" araması yapan 11.8 milyon insanın, "seksi" kelimesiyle arama yapan 4.3 milyon insanın %50'si kadın, %50'si erkektir. Erkeklerin %50'den fazla arama yaptıkları kelime ve kalıplar ise: "porno" (%96), "yetişkin DVD" (%58), "seks oyuncakları" (%58), "ücretsiz porno" (%97), "anal seks" (%67), "XXX videoları" (%64), "playboy" (%86) şeklinde gitmektedir. Dolayısıyla, her ne kadar genel olarak baktığımızda erkeklerin porno sektörüne ilgisi daha yüksekse de, kadınların da bu konuya ilgisinin (kimi zaman sanılanın aksine) oldukça yüksek olduğunu görmek mümkündür.

Örneğin Google Arama Konsolu sayesinde, okurlarımızdan bazılarının (kimliklerini bilmiyor olsak da) hangi anahtar sözcükleri kullanarak bu yazımızı Google aramalarında bulup yazıya geldiklerini bilebiliyoruz. Müstehcen olan ve buraya yazmanın uygun olmayacağı bazı terimler haricinde kalanları sıralayacak olursak: "evrim porno", "apaçi porno", "kirli porno", "organizma porno", "etik porno", "sevişme sahneleri erotizm içeren netflix dizileri izle", "cüce porno", "seks pornoları", "dinozor porno", "küçük penis pornosu", "zenci porno", "hamile porno", "yasal porno" ve daha nicesi...

Seks ve Porno Neden Bu Kadar Tabu? Neden "Ahlaka Aykırı"?

Peki, nedir bu porno? Neden buna ihtiyaç duyarız? Neden bu kadar ilgiliyiz? Gerçekten bunun evrimsel kökenleri var mı, yoksa sadece zevklerimize ve "kirli aklımıza" yenik mi düşüyoruz?

İlk olarak şunu anlamak gerekiyor: Karmaşık yapılı ve zarlı organellere sahip, yani ökaryotik olan canlıların büyük bir çoğunluğu eşeyli üremektedir ve seks (ya da "cinsel birleşme" anlamına gelen "kopülasyon"), eşeyli üremenin ana yöntemlerinden birisidir. Mikroskobik organizmalardan balinalara ve fillere kadar sayısız canlı seks sayesinde varlığını sürdürmektedir. Eğer seks olmasaydı, hiçbirimiz var olamazdık. Dolayısıyla "vücudumuzun hücrelerden oluşması" veya "oksijen soluyor olmak" kadar basit ve yalın bir biyolojik gerçeğin, bunların tam tersine aşırı güçlü bir tabu haline dönüşmüş olması, "ahlaki değerler" adı verilen dini kanaatler bütünü ile kısıtlandırılıyor ve baskılanıyor olması oldukça şaşırtıcıdır.

Bu tabulaşmayı çok farklı açılardan analiz etmek mümkün; ancak hepsinin başında, seksin insanın "hayvani doğasını hatırlatıyor olması" geldiği düşünülmektedir - en azından seks üzerindeki dini baskıların ana kaynağının bu durum olduğu ileri sürülmektedir. Ernest Becker gibi kültürel antropologlara göre, hayvani kökenlerimizle ilgili diğer gerçekler daha örtüktür: Örneğin organlarımızın hepsinin bir maymununkiyle aynı olması, bir köpekle sayısız ortak dürtüye sahip olmamız, bir ayıyla birebir aynı hücre yapısını taşımamız, bir şempanze ile aynı sayıda kıl köküne, aynı beyin yapılarına, aynı temel içgüdülere sahip olmamız gibi sayısız gerçek, ancak ve ancak bu konular üzerine özellikle kafa yoracak olursanız dikkatinizi çekecektir. Aksi takdirde bu konular üzerine kafa yormanız ve bu gerçekleri fark etmeniz pek olası değildir; zaten evrimin bu kadar yalın bir gerçek olup da, bu kadar geniş bir kitle tarafından reddediliyor olmasının arkasındaki ana motivasyon da benzerdir.

Ancak seks, başkadır. Seksi aktif olarak yapmanız gerekir ve o anda hissettikleriniz, davranışlarınız, genel zihinsel durumunuz oldukça hayvanidir. İnsanı hayvandan ayıran detayların neredeyse hepsi kaybolur ve son derece temel arzu, istek ve şehvetlerle davranırız. Seks sırasında sergilediğimiz hayvani ve fiziksel davranışlarımız, insanın ölüm korkusunu ve ilahi adalet ihtiyacını yenmek adına geliştirdiği mitoloji ve sembolizm ile ters düşer.[6] Bu da, seksin üzerinin örtülmesi çabasını doğurmuştur.

Düşünecek olursanız insan, belki bir de hasta ve bitap olduğu hallere ek olarak, seks haricinde hiçbir zaman bu düzeyde hayvani davranışlar sergilemez. Otto Rank gibi psikoanalistlerin de net bir şekilde vurguladığı gibi, sekse olan muhtaçlığımız ve seks sırasındaki hayvaniliğimiz, insanın "ruhani bir canlı" olma arzusu ile taban tabana zıt düşmektedir. En nihayetinde böylesine "yüce", böylesine "ulu", böylesine "güzel", böylesine "özel" bir canlının seks gibi vahşi ve hayvani bir davranış sonucu üretilmesi tuhaf bir çelişki yaratmaktadır. Dehşet Yönetim Teorisi olarak bilinen bu teoriye göre seks, bize zaaflarımızı ve ölümlülüğümüzü hatırlatmaktadır - dolayısıyla da tabulaştırılmaktadır.[6]

Bu, ilk etapta absürt bir ilişkilendirme gibi gelebilir; ancak Güney Florida Üniversitesi'nden Jamie Goldenberg ve ekibinin de birden fazla çalışmayla ortaya koyduğu gibi, gerçekten de kendi ölümü hakkında daha fazla kafa yormaya meyilli olan kişiler (özellikle de nevrotik bireyler), seksin derinin deriye sürtmesi, orgazm, cinsel organların cinsel olarak ellenmesi gibi fiziksel bileşenlerine çok daha az ilgi duymaktadırlar.[7], [8]

Pornografi, seksin bir tabu olması bir yana dursun, bu temel dürtünün doğrudan doğruya üzerine gitmeyi teşvik etmektedir (veya en azından bu davranışı normalleştirmektedir). Bu nedenle tıpkı seks gibi tabu olarak görülmesi oldukça anlaşılırdır. Peki bu tabulaştırmanın bir uzantısı olarak ileri sürülen "Pornografi zararlıdır.", "Pornografi seks yaşantısını olumsuz etkiler.", "Pornografi seksten aldığınız hazzı azaltır.", "Pornografi bir bağımlılıktır." gibi iddialar ne kadar gerçekçidir? Gelin bir bakış atalım.

Pornografi Üzerine Bilimsel Araştırmalar

Pornografinin insanlar üzerindeki etkileri üzerine bugüne kadar birçok araştırma yapılmıştır; ancak bu araştırmaların ezici çoğunluğunda problemler bulunmaktadır, dolayısıyla pornografinin gerçek etkilerini tam olarak incelemek zordur. Örneğin birçok araştırmacı, halihazırda doğru olduğunu düşündüğü sonuçları bulacağı çalışmalara eğilimlidir (buna doğrulama önyargısı denir). Ayrıca pornonun farklı tipleri, farklı kişilerde bambaşka etkilere sahip olması da problem yaratmakta, genellemeleri güçleştirmektedir. Ayrıca yapılan araştırmalarda ciddi metodolojik hatalar da bulunmaktadır; örneğin Middlesex Üniversitesi araştırmacıları, pornografi ile ilgili 40.000 makaleyi tarayan bir çalışma yapmış, bunlardan sadece 276 tanesinin (%0.69'unun) bilimsel araştırma standartlarına uygun olduğunu tespit etmiştir.[9] Tüm bu nedenlerle, pornografi konusundaki bilimsel bilgilerin konumu tartışmaya açıktır.

Ne var ki bu sahadaki bilimsel donanım tamamen hatalı ve görmezden gelinebilir de değildir. Son birkaç on yıldaki çalışmalar sayesinde, pornografinin insanlar üzerindeki potansiyel etkileri hakkında oldukça fazla bilgiye sahip olduk. Örneğin yukarıdaki istatistikler, pornografik epidemiyoloji araştırmalarının sonucunda elde edilmektedir. Benzer şekilde, porno endüstrisinde çalışan işçilerin önemli bir bölümünde cinsel yollarla bulaşan hastalıkların var olduğu bilinmektedir.[10], [11], [12]

Neden Porno İzliyoruz?

Ancak porno araştırmalarından öğrendiklerimiz bunlarla sınırlı değildir. Örneğin bu araştırmalar sayesinde, insanların neden pornoya yöneldiğine yönelik birçok veriye ulaştık. Bunların başında, şu sonuç geliyor: İnsanlar stresten kurtulmak, duygusal durumlarını dağıtmak ya da bastırmak, sıkıntıdan kurtulmak ve olağan şartlarda elde edemedikleri/edemeyecekleri fantezilerini yaşamak için porno kullanıyor.[13]

Yakın zamanda pornografi kullanımının kültürler arası değişimini inceleyen bir çalışma ise özellikle cinselliğin tabu ve cinsel eğitimin eksik olduğu kültürlerde (Türkiye de buna dahil edilebilir) pornografinin bir cinsel eğitim aracı olarak kullanıldığını tespit etti.[14] Aslında bu bulgu oldukça akla yatkın. İnsanlar kültürel bağlam ne olursa olsun, bir şekilde cinselliği öğrenmek zorunda ve bunun için kolay ulaşılabilir, yasal ve güvenilir kaynakların eksikliğini pornolar doldurabilir.

Sosyal Bağ İhtiyacı ve Cinsel Eğitim

National Geographic dergisinde yayınlanan ve David Dobbs'un yazdığı bir araştırma yazısına göre, gençlerin beyinleri ile yetişkinlerin beyinleri birbirinden oldukça farklıdır ve genç beyinde "Hedefe ulaş!" olarak kategorize edilebilecek sinyaller çok daha güçlüdür. Bu sebeple gençlerin cinsel dürtüleri de çok daha güçlü olmaktadır. Ancak gerek toplum, gerekse bireysel baskılardan ötürü bu dürtüler bastırıldığında, beyin kendisine çıkış yolları aramaktadır. İşte burada gencin yardımına pornografik unsurlar yetişmektedir. Eğer ki bu dürtüler tatmin edilmezse ve baskılanırsa, gelecekte bu şekilde yetiştirilen çocuklarda özgüvensizlik, cinsel hayatta başarısızlık ve cinsellikten korkma durumları oluşmaktadır. 

Elbette insanların cinselliği öğrenmek için pornoya yönelmesi, pornonun iyi bir eğitim aracı olduğu anlamına gelmiyor. Gerçekten de araştırmacılar, bir fantezi ve eğlence ürünü olan pornoların cinsel eğitim videosu olarak kullanılamayacağını vurguluyor.[15] Sağlıklı ilişkiler ve iyi bir cinsel yaşam için okul eğitiminin bir parçası olarak cinselliğin kapsamlı bir şekilde öğretilmesi gerekiyor. Hatta tam da pornonun iyi bir eğitim aracı olmamasından ve buna rağmen tüketim sıklığının katlanarak artmasından ötürü okullarda, sınırları modern bilim ışığında belirlenmiş cinsellik eğitimi verilmesi gerekiyor. Ancak ve ancak bu sayede cinsel partnerlerin birbirlerine saygı ve güven çerçevesinde yanaşması mümkün olabilir ve istenmeyen/erken gebelikler önlenebilir.

Elbette sosyal bağlar kurma arzusu da pornografinin ana tüketim nedenleri arasında yer almaktadır. İnsanların kurdukları sosyal bağların önemli bir bölümü cinsel bağlarla sağlanmaktadır (bunun bir ayağı sevgi ve aşk, diğer ayağı cinselliktir). Porno izlerken beyinde meydana gelen değişimleri inceleyen araştırmacılar, birine bağlandığımız zaman salgılanan kimyasalların (özellikle dopamin) porno izleme sırasında da salgılandığını ve beynin benzer bölgelerinin aktive olduğunu ortaya çıkarmışlardır. Bu durum, porno izlerken cinsel bağ kurma ihtiyacımızın da tatmin olduğunu göstermektedir. Bu sebeple düzenli seks hayatı olan bireyler, bunun eksikliğini çekmezler. Bu demek değildir ki porno izlemezler; ancak buna olan ihtiyaçları daha azdır. 

Coolidge Etkisi

Konuyla ilgili bir diğer hipotez ise Coolidge Etkisi adı verilen bir olgudur: İnsan da dahil neredeyse bütün hayvanlarda görülen bu etki, yaşadıkları ortama seks yapabilecekleri yeni bir dişi giren erkeklerin, yakın geçmişte başka dişilerle seks yapmış (veya seksi bırakmış) olmalarına rağmen cinsel olarak uyarılmalarıdır.[16], [17], [18], [19] Yani bu erkeklerde, ortama giren yeni dişi nedeniyle cinsel uyarılmışlık hali artar ve seks sonrası dinlenme periyodu kısalır.[20] Aynı durum, dişilerde de görülür; ancak erkeklere göre çok daha sınırlıdır.[18]

Bu etkinin varlığı, evrimsel açıdan oldukça mantıklıdır; çünkü erkeklerin yavru üretebilme ihtimalini katlayarak arttırır.[21] Bu sinirbilimsel mekanizma sayesinde bir erkek, bir dişiyi daha yeni döllemiş olmasına rağmen, yeniden aktive olarak bir diğer dişiyle çiftleşebilir. Üstelik bunun aynı dişiyle tetiklenememesi, çiftleşme sonrası erkeklerde yaygın olarak görülen gecikme süresinin evrimsel avantajını da pekiştirmektedir:[22] Bir erkeğin, yeni döllediği bir dişiyle tekrar seks yapmasının evrimsel olarak pek bir anlamı yoktur; ancak yeni bir dişiyle çiftleşmek üzere hızlıca aktifleşmesi avantajlıdır.[23]

İşte porno, bu etkinin bir uzantısı olabilir. Etki, iki yönlü çalışır: Eğer cinsel bir partneriniz varsa, porno izleyerek cinsel gecikme süresini kısaltabilirsiniz, böylece partnerinizle yeniden seks yapma isteği duyabilirsiniz. Eğer cinsel bir partneriniz yoksa, porno izleme sonrasında sosyalleşmeniz (veya sosyalleşme döneminizde porno da izlemeniz), ortamdaki dişilere olan cinsel isteğinizi arttırabilir.

Az sonra göreceğimiz üzere, pornonun cinsel istek üzerindeki etkileriyle ilgili araştırmalar devam etmektedir.

Pornoyu Sansürlemeli miyiz?

Pornografinin sansürlenmesi, her kültürde farklı seviyelerdedir ve ahlak felsefesinde (etik) ilginç bir tartışma konusudur.[24] Özünde liberaller, yetişkinlerin porno sektöründe çalışma ve bireylerin özel yaşamlarında porno tüketme özgürlüğünü savunmaktadır; muhafazakarlar ise pornonun ahlak dışı olduğunu savunmakta, geleneksel aile yapısına uygun olmamasından ötürü yasaklanmasını arzulamaktadır.

Son dönemde, feminizmin yükselişiyle birlikte pornografik sansür konusunda oldukça beklenmedik ve sıra dışı gelişmeler de yaşanmıştır: Pornonun bir özgürlük mü yoksa erkek-egemen toplumun bir baskısı mı olduğu konusunda ayrılık yaşayan feminist akımlardan bazıları, geleneksel olarak düşman oldukları muhafazakarlar ile aynı safta yer almışlar ve pornonun engellenmesi gerektiğini savunmuşlardır. Diğer kamptaki feministler ise, pornonun kadın özgürlüğü önünde herhangi bir engel teşkil etmediğini ve bu tartışmanın asıl sorunları gizleyen, yersiz bir kavga olduğunu düşünmektedirler. Bu konular, henüz nihai sonuçlara ulaşmış değildir.

Birçok toplumda pornografik eserlerin kendileri sansürlense de, Japonya gibi bazı örneklerde eserin kendisinden ziyade, cinsel organların sansürlendiği görülmektedir. 1990'ların ortalarına kadar, Japon yasaları, yasal olarak çekilen pornografik eserlerde (buna hentai, oyunlar ve anime de dahil) cinsel organların ve bu organlar etrafındaki kılların sansürlenmesini zorunlu tutuyordu. Anüsler ise sadece temas edilecekse veya penetrasyon olacaksa sansürleniyordu. Yani kültür, sansürün miktarını da etkileyebilmektedir.

Ancak sansürle ilgili genel tartışma, sansür yanlıları ile sansür karşıtları arasında yaşanmaktadır. Buna bir bakış atacak olursak:[25]

Sansür Destekçilerinin Argümanları

Pornografinin sansürlenmesi gerektiğini düşünenlerin en temel argümanı, porno sektörünün kadınları "boyun eğen" taraf olarak göstermesidir. Daha içeriğe gelmeksizin, porno filmlerin üretilmesi aşamasında bile aşağılama, dövme, işkence etme, tecavüz etme ve hatta ölümler görülmektedir. Bazı pornografi filmlerinde kadınlara gerçek anlamda tecavüz edilmektedir (örneğin Deep Throat türü pornolarda bu görülebilir). Her ne kadar bu filmlerde kadınlar, kendilerine yapılanları arzuluyormuş ve kabul ediyormuş gibi gösterilseler de, sektörün içinden olan Linda Marchiano, rızası dışında film çekimlerinde alıkonulduğunu ve filmlerinde kendisine tecavüz edildiğini söylemiştir.[26]

Elbette bu vaka (ve benzerleri), bütün porno sektörünün normalini yansıtmıyor olabilir; ancak bu tür uygulamaların da kayıt altına alınıp, satılabildiğini net bir şekilde göstermektedir. Hatta izlenen bir filmdeki kişilerin gerçekten rızasıyla mı bu davranışları sergilediği, yoksa gerçekten alıkonularak mı sekse zorlandıklarının tespit edilemiyor oluşu bile, porno sektörünün tehlikesini göstermektedir.

Aynı zamanda bu durum, porno sektörünün ifade özgürlüğü ile ilişkilendirilemeyeceği anlamına da gelmektedir. Eğer ki sektörde 1 kadın bile haklarından alıkonuyorsa, sektörün tamamının ifade özgürlüğünün ardına sığınması kabul edilebilir değildir.

Sansür savunucularının iddiasına göre, porno sektörünün en büyük hatalarından biri diğeri, kadınları sadece boyun eğen taraf olarak göstermekle kalmayıp, bunu bir de cinsel fanteziye dönüştürmesidir. Benzer şekilde, kadına karşı uygulanan şiddet de birçok porno filminde cinsel bir malzeme olarak sunulmakta; bu porno filmleri tüketen kişiler, kadınlara zarar vermek ile cinsel tatmini meşrulaştırmakta ve ilişkilendirmektedir.

Bu bakımlardan pornografi, kadın-erkek eşitsizliğini pekiştiren ana sektörlerden birisidir. Pornoyu normal gören toplumlarda kadına şiddet de normalleştirilecek, kadının toplumdaki rolü boyun eğen tarafa indirgenecektir. Bu durum, hem tecavüzlerin hem de kadın şiddetinin artmasıyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle, porno sansürü savunucularının iddiasına göre pornografi yasaklanmalı veya katı bir şekilde sansürlenmelidir.

Sansür Karşıtlarının Argümanları

Pornografi sansürü karşıtları, pornografi sektörünün içeriğinde ve yansıttığı eserlerde bulunan en sorunlu parçalardan birisi olan kadınlara yönelik seksizm (cinsiyetçilik) ve saldırganlığın pornografinin yokluğunda da aynen devam ettiğini savunmaktadırlar. Modern kültürde pornografi, kadın karşıtlığının çok ufak bir kısmını temsil etmektedir.

Bir diğer argüman, pornografinin sansürlenmesinin kadınları daha da baskılayabileceği ve hatta kadınlara yönelik baskıları arttırabileceği yönündedir. Çünkü pornografinin baskılanması, ifade özgürlüğüne yönelik hakların aşındırılmasını gerektirmektedir; bu da, kadınların baskılanmasını arttıracak sürecin önünün daha da açılması anlamına gelir. Kanada'da geçirilen bir yasa, bunun net bir örneğidir: Pornografiyi baskılama amacıyla geçirildiği iddia edilen bir yasa, aslen LGBTİ+ bireylerin yayınlarını baskılamakta kullanılmıştır. Dahası, bu tür bir sansür, tuvallerini ve sanatlarını erkek öfkesini, saldırganlığı, kadın-erkek eşitsizliğini ve cinsel özgürlüğü ifade etmekte kullanan sanatçıların kısıtlanmasının da önünü açabilir; bu da, eşitlik mücadelesini yavaşlatacaktır.

Elbette, ileride biraz daha detaylı inceleyeceğimiz bir argümanı da burada görmekteyiz: Pornografi, aksi takdirde cinsel şiddet uygulayacak erkeklerin çok daha kontrollü bir şekilde cinsel dürtülerini tatmin etmesine yarabilir ve bu, kadın nefretini ve kadına şiddeti azaltabilir. Gerçekten de, yapılan bazı çalışmalar, porno tüketimindeki artışın, tecavüz oranlarındaki azalmayla örtüştüğünü göstermektedir.[27] Ama göreceğimiz gibi, bununla çelişen sonuçlar bulmak da mümkündür.

Porno sansürüne karşı argümanlardan bir diğeri, kadınların da yaygın bir şekilde porno tükettiği ve hatta bu sayede cinsel özgürlüklerine kavuştuklarını ileri sürmektedir. Dahası pornografi, kadınları kendi vücutları konusunda eğitmek için bir araç olabilir ve bu sayede, kadınların partnerlerinin de eğitilmesi mümkün olabilir. Bu durum, daha yüksek zevk veren cinsel faaliyetlerin gerçekleştirilmesinin önünü açabilir. 20. yüzyılın sonlarında yapılan çalışmalar, satılan pornografik ürünlerin %40 kadarının kadınlar tarafından tüketildiğini göstermekteydi.[28] 2003 yılında Texas Hristiyan Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, her sene kadınların pornografiyi giderek daha fazla benimsediğini göstermektedir ve bunun ana motivasyonlarından birisinin, porno izleyen kadınların kendilerini daha güçlü hissetmeleri olduğuna işaret etmektedir.[29] Porno izleyen kadınların, kendi cinselliklerini daha iyi yönetebildikleri ve kendilerini daha çok tatmin edebildikleri düşünülmektedir.[30]

Bu konuda son bir argüman, porno sektöründeki kadınların rolüne işaret etmektedir: Porno sektöründeki kadınlar giderek daha fazla güç kazandıkça, kadınların cinsel ihtiyaçlarını daha doğru ve geniş bir şekilde yansıtan filmler hazırlanması da mümkün olacaktır. Eğer porno sansürü savunucularının iddia ettiği gibi porno, kadınları aşağılayan, ikinci plana iten, zayıf gösteren bir yapıdaysa, aynı mantığı izleyerek pornografi sektörünü alt üst etmek mümkündür: Kadınları güçlendiren, cinsel olarak ön plana çıkaran, onların cinsel yelpazesini yansıtan filmler de pek tabii hazırlanabilir. Bu, kadınların cinsel özgürlüğünü pekiştirici olacaktır. Bu nedenle, porno sansürüne karşı olanların iddiasına göre, pornografi asla sansürlenmemeli veya en az düzeyde sansür uygulanmalıdır.

Çok Porno İzlersem Bağımlı Olur muyum?

Bilim cemiyeti, eldeki verilere dayanarak “seks bağımlığı/hiperseksüalite” başlığı altında toplanan porno bağımlılığı, mastürbasyon bağımlılığı gibi tanı kategorilerini psikolojik rahatsızlıklar için temel tanı kitabı olan Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’ndan (The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) 2013 yılında çıkarttı.[31] Benzer şekilde, Uluslararası Hastalık Sınıflandırması 11 (ICD-11) kataloğuna da "porno bağımlılığı" kavramını ekleme önerisi reddedildi. Dünya Sağlık Örgütü, konuyla ilgili şöyle diyor:[32]

Eldeki kısıtlı veriye bakarak söyleyebiliriz ki, pornografi izlemenin ICD-11 kataloğuna girebilecek bir hastalık olduğunu söylemek için henüz çok erkendir.

Yani 2013 yılından bu yana porno izlemek, mastürbasyon ve seks gibi cinsel davranışlar sıklığına bakılmaksızın olağan kabul edildi ve bir kişiye bu davranışlarından yola çıkılarak “bağımlı” tanısı konması imkansız hale getirildi. Dolayısıyla, teknik olarak, "porno bağımlılığı" diye bir kavramın günümüzde bulunmadığını söyleyebiliriz. Buna bağlı olarak, genel geçer olarak kabul edilen, bilimsel verilere dayanan bir pornografi bağımlılığı tanısı ve tedavisi de bulunmamaktadır.[33]

Bilim insanları, bu kararı verirken eldeki bilimsel verilerden yararlandı. Örneğin; seks, porno izlemek ve mastürbasyon benzeri cinsel davranışların sıklıkla tekrarlanmasının diğer bağımlılık türleriyle benzer sonuçlara yol açıp açmadığı araştırıldı. Bağımlılık beyindeki ödül-ceza mekanizmasının bozulması ile ortaya çıkan bir beyin hastalığı ve günümüzde beyin görüntüleme teknikleri ile bağımlı bir beyinde ortaya çıkan değişimleri izlemek mümkündür.[34] Araştırmacılar porno/seks bağımlısı olduğu düşünülen kişilerin beyinlerinde diğer bağımlılıklarda ortaya çıkan değişimlere rastlamadıklarını rapor ettiler.[35]

Yine de kimi araştırmacılar konu üzerinde çalışmaya devam etmekte ve aşırı porno kullanımının diğer bağımlılıklara benzer mekanizmalara sahip olduğunu ispatlamaya çalışmaktadır.[36] Bu, problemli internet pornografisi görüntüleme olarak isimlendirilir ve depresyon, sosyal izolasyon, kariyer problemleri, üreticilikte azalma, finansal sorunlar gibi sıkıntılarla birlikte görülür.[33], [37] Bu sorun, daha ziyade pornografi tüketim sıklığıyla ve bunun hayatı ne düzeyde olumsuz etkilediğiyle ölçülür.[38] Bunu DSM-5 kataloğundaki tek davranışsal bağımlılık örneği olan kumar bağımlılığı kriterleriyle kıyaslayabiliriz: kafayı buna takma, davranışı kontrol edememe, davranışa karşı tolerans geliştirme, davranışı sergileyememe halinde yoksunluk belirtileri gösterme ve psikososyal sorunlar. Ancak dediğimiz gibi, porno bağımlılığı diye bir davranışsal sorun tanımlanmadığı için, bu tanılar da sadece bir uyarı olarak görülmelidir.[39]

Sıklıkla porno izlemenin çeşitli rahatsızlıklara sebep olduğu iddialarıysa oldukça yaygındır. Ancak bu konuda da hayli ilginç veriler var: Örneğin porno izleme sıklığı, porno izlemenin sonucunda ortaya çıkan suçluluk, kaygı, kendinden şüphe etme gibi sorunları öngörmüyor. Yani porno izleme sıklığı arttıkça bu sorunlarda bir artış görülmüyor. İlginç olan şu: Kişinin porno izlemeyi yasaklayan kültürel ve dini söylemlere inancı arttıkça pornodan kaynaklanan bu rahatsızlıkların görülme olasılığı da artıyor.[40] Yani sorunun kaynağı kişinin izlediği porno miktarı değil, porno izlemeyi yasaklayan kültürel ve dini söylemlere olan inancı ile porno izleme davranışı arasında hissettiği çelişki olabilir.

Kimi zaman hiperseksüel bozukluk gibi gerçek bir hastalık olduğu tartışmalı olan durumların da aşırı pornografi tüketimi ile kendini gösterebildiği iddia edilmiştir. Eğer porno tüketimi, gündelik yaşamdaki temel ihtiyaçların önüne geçiyorsa, strese karşı bir tepki olarak kendini tekrar eden cinsel faaliyet sergileniyorsa, bu davranışları azaltma çabaları tekrar tekrar başarısızlıkla sonuçlanıyorsa ve hayati faaliyetlerde problemler görülüyorsa, psikolojik bir sorun olduğundan şüphelenilebilmektedir.[41] Bu çerçevede, haftada 3 kereden fazla porno izlemek ve buna bağlı olarak genel yaşamı sürdürmede zorluk yaşamak, problemli porno tüketimi olarak görülebilir.[33] Fakat bu konuda bile tartışmalar devam etmektedir. Örneğin Amerikan Cinsellik Eğitimi, Danışmanları ve Terapistleri Birliği (AASECT), Kasım 2016'da yayınladıkları bir bildiride şöyle diyorlar:

AASECT olarak seks bağımlılığı ve porno bağımlılığının zihinsel bir hastalık olarak kategorize edilebileceğini gösteren yeterli deneysel sonucu görememekteyiz. Buna bağlı olarak, cinsel bağımlılık eğitimleri ve tedavi yöntemlerini ve eğitimsel pedagojilerini, isabetli insan cinselliği bilgisi ile desteklenmiş uygulamalar olduğunu düşünmemekteyiz. Dolayısıyla AASECT olarak duruşumuz, cinsel dürtü, düşünce ve davranışların bir porno/cinsel bağımlılık ile ilişkilendirilebileceği görüşünün tarafımızca cinsellik eğitiminin aktarımı, danışmanlığı ve terapisi açısından desteklenemeyeceği yönündedir.

Bizim de daha önceden duyurduğumuz üzere, porno tüketimi ile beyin nitelikleri arasında bazı ilişkiler de tespit edilmiştir.[42], [43], [44] Ancak bu tür bir beyin yapısı değişimi, aşırı internet kullanımında zaten görülmektedir ve porno izlenmesiyle ilişkisi olduğunu gösteren güçlü veriler bulunmamaktadır.[43] Hatta yapılan bazı çalışmalarda, porno bağımlısı olduğu düşünülen kişilerin beyinlerinde, bağımlılıkla ilişkili diğer işaretlere rastlanamamıştır ve bu biyoişaretlerin porno tüketicilerinde herhangi bir noktada oluştuğuna dair de hiçbir bulgu bulunmamaktadır.[45], [46]

Günümüzde, modern psikoloji ders kitaplarının hemen hemen hepsinde pornografiden "süpernormal uyaran" olarak bahsedilmektedir; ancak hiçbiri porno izlemeyi bağımlılık olarak değerlendirmemekte, daha ziyade bir zorlantı olabileceğinden söz etmektedir.[47]

Porno İzlemek, Romantik İlişkimize Zarar Verir mi?

Çiftler arasında porno izlemek elbette bir tartışma konusu olabilir. Özellikle tarafların porno konusundaki görüşleri birbirinden farklıysa ve bu konuda açık bir anlaşmaya varmamışlarsa ortada bir sorun var demektir. Ancak bu sorunun nedeni porno mudur yoksa çiftlerin anlaşmazlık yaşadıkları bir konuda açık açık konuşarak bir anlaşmaya varmıyor olmaları mıdır? Araştırmacılara göre ilişkilerde pornodan kaynaklandığı düşünülen sorunların kaynağı aslında porno olmuyor.[48] Sorunun doğru tespit edilmesi, çözüm için olmazsa olmazdır.

Burada üç ihtimal söz konusudır: Birincisi, çiftler porno konusunda birbirlerine asla ifade etmedikleri farklı görüşleri ile ilişkilerini sürdürmeye çalışabilirler. Birbirlerinden gizli porno izlemek, yakalanma kaygısı ya da yakalandığında yaşanacak sorunlar bu ilk seçeneğin olası sonuçlarıdır.

İkinci seçenek olarak çiftler, porno konusunda farklı görüşlerde olduklarını hissettiklerinde kendi görüşlerinden feragat etmeye çalışabilirler. Bu seçenekte porno izlemeyi bırakmak ya da partnerin isteklerini kırmamak için birlikte porno izlemek gibi ortaya çıkabilecek durumlar sürdürülemez bir anlaşmanın geçici uğrakları olarak görülebilir. Bu seçenekte tartışmanın bir yerde yeniden alevleneceğini öngörmek zor değil.

Son seçenek ise aslında yapılması gereken en doğru hamleyi gösteriyor; çiftler porno konusunda bir anlaşmaya varmalıdır.[49] Burada anlaşmanın içeriği çok önemli değildir; tek kıstas, iki taraf için de sürdürülebilir bir noktada hemfikir olabilmektir. Yani odak noktamız porno izlemek ya da izlememek değil, karşımızdakini anlayarak ve ona kendi arzularımızı açık açık ifade ederek ortak bir noktada uzlaşabilmektir.

Görüldüğü üzere porno tartışması bir neden değil, sonuçtur. Eğer çiftlerin iletişim kanalları yeterince açık değilse, porno üzerine bir tartışma yaşayabilirler. Burada esas sorun iletişim problemiyken, merkeze pornoyu koymak, neden-sonuç ilişkisini tersine çevirmek anlamına gelmektedir. Bu, çok yaygın bir hata ya da anti-porno taraftarlarının bilinçli bir kurnazlığı olabiliyor. Tüm bunlara ek olarak en son araştırmalar, porno izlemenin ilişki kalitesine olumsuz bir etkisi olmadığını gösteriyor.[50]

Porno İzlemek, Cinsel Şiddeti Arttırır mı?

Pornografinin insanlar arası ilişkileri olumsuz etkilediğine yönelik çalışmalar, pornografi ile tecavüz arasındaki ilişkinin tespit edilmesi çabaları çerçevesinde şekillenmektedir. Örneğin 1990'lı yıllarda, o zamana kadar yayınlanan makaleler arasında inceleme yapan bir meta-analiz çalışması, pornografi ile tecavüz arasında hiçbir ilişki tespit edememiştir.[51] 2000 yılında yapılan bir diğer çalışmada ise, vahşi içerikli pornografi tüketimi ile, erkekler arasında tecavüzü-olumlayıcı görüşler arasında pozitif bir korelasyon tespit edilmiştir.[52], [53] 2015 yılında yapılan bir diğer çalışmada, porno tüketimi ile hem erkek hem de kadınlar arasındaki cinsel öfke arasında ilişi olduğu gösterilmiştir.[54]

Ancak bu araştırmalarla ilgili sorun, kimi durumda güçlü korelasyonlar tespit etmeyi başarsalar da, porno ile cinsel şiddet (veya vahşet) arasındaki nedenselliği gösteremiyor oluşlarıdır. Örneğin 2009 yılında yapılan bir meta-analiz, pornografinin herhangi bir şekilde cinsel taciz davranışlarını arttırdığı görüşünü destekleyen herhangi bir veri olmadığını, dolayısıyla bu hatalı görüşün terk edilmesi gerektiğini savunmaktadır.[55] Bu çalışmada, pornografinin cinsel şiddeti arttırdığı görüşünü ispatlamak isteyen bazı bilim insanlarının, negatif sonuçları görmezden gelerek zayıf pozitif sonuçları öne çıkarmak suretiyle doğrulama önyargısına kurban oldukları ileri sürülmektedir. Eğer kontrollü çalışmalara dengeli bir şekilde bakılacak olursa, pornografi ile vahşi davranışlar veya cinsel şiddet arasında hiçbir ilişki olmadığı görülmektedir.

Bu araştırmanın devamı niteliğinde olan ve 2020 yılında yayınlanan bir diğer meta-analiz, ana akım porno tüketimi ile cinsel şiddet arasında hiçbir ilişki olmadığını; tam tersine porno tüketimi ile toplumsal şiddet arasında ters orantı olduğunu ileri sürmektedir.[56] Pornonun zararlı olduğu sonucuna varan araştırmacıların bir kısmı da, bu etkinin kişiden kişiye oldukça fazla değişebileceğini kabul etmektedirler. Örneğin, 1984-1986 yıllarında üniversiteliler arasında yaptıkları bir çalışma sonucunda porno izleyenlerin tecavüz mitlerine inanmaya daha yatkın olduğunu gösteren bir çalışmaya imza atan Neil Malamuth, daha sonradan Quartz dergisine yazdığı bir yazıda, pornonun da alkol gibi olduğunu, çoğu insanda hiçbir negatif etkisi olmasa da (ve hatta gevşetici ve olumlu etkileri olsa da), bazı insanlarda olumsuz sonuçlar doğurabileceğini yazmıştır.[57], [58]

Bu noktada kritik bir detay, pornografiye maruz kalınan yaş ile ilişkili olabilir: Middlesex Üniversitesi'nden araştırmacıların yaptığı bir çalışmada, çok genç yaşlarda pornografiyle tanışan çocukların seks hakkında gerçekçi olmayan düşünceleri olduğu, kadınların cinsel objelerden ibaret olduklarına inandıkları, seks hakkında daha sık düşündükleri, toplumsal cinsiyet rolleri konusunda daha tutucu oldukları gözlenmiştir.[9] Fakat burada da neden-sonuç ilişkisi olduğu muğlaktır ve henüz genel geçer olarak ispatlanamamıştır.

Porno İzlemek Cinsel İşlevlere Zarar Verir mi?

Pornoların sebep olmakla suçlandıkları en temel iki cinsel işlev bozukluğu erken boşalma (prematür ejakülasyon) ve sertleşme bozukluğudur (erektil disfonksiyon). Peki araştırmalar bu konuda neler söylüyor?

İlk olarak bu iki cinsel işlev bozukluğunun da fizyolojik, psikolojik ve sosyal çoklu faktörlerin etkileşimi ile oluştuklarının ve tek bir nedenden ortaya çıkmadıklarının altını çizmemiz gerekmektedir.[59], [60] Pornonun buradaki rolünü açıklamak için araba örneğinden yararlanabiliriz: Arabalar yasal olarak kullanılabilen ve oldukça faydalı araçlardır. Ancak bir kişi aracı kötü bir şekilde, örneğin aşırı hız yaparak, kullanırsa, kazaların meydana gelmesi de kaçınılmazdır. Burada oluşan kazadan aracı sorumlu tutmak, esas sorunu görmezden gelmek anlamına gelir.

Porno izlemenin de cinsel hayatı iyileştirebileceğine dair görüşler mevcuttur ancak kimi fizyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerle etkileşime giren porno kullanımı elbette cinsel hayatı olumsuz etkileyecek sonuçlar da doğurabilir.[36] Burada pornoyu günah keçisi ilan etmek yerine, söz konusu bozukluğa neden olan çoklu faktörlerin incelenmesi gerekmektedir.

Pornografinin cinsel işlevlere zararı, daha ziyade mastürbasyon ile ilişkilidir. Ancak daha önceden detaylıca izah ettiğimiz gibi, aşırıya kaçmaksızın yapılan mastürbasyonun dikkate değer herhangi bir sağlık etkisi tespit edilememiştir. Sinirbilimciler, psikologlar ve psikiyatristler; pornoya ve mastürbasyona karşı olan NoFap gibi sosyal medya akımlarının görüşleri, modern bilimin verilerini yansıtmadığını, iddialarının abartılı ve dayanaksız olduğunu ve argümanlarının büyük oranda çağ dışı olduğunu vurgulamaktadırlar.[61], [62], [63], [64] Mastürbasyon ve pornodan uzak durmanın, kısıtlı sayıda kişiye, kısıtlı miktarda faydası olabilir; ancak bunun genel geçer bir norm olarak önerilmesi bilimsel bir temele sahip değildir.

Porno, Sapkınlık mıdır? Başka Hayvanlarda Gözlenir mi?

Her ne kadar toplum içerisinde, porno izleyenlere sapkın gözlerle bakılıyor olsa da (bu herkes için doğru değildir elbette), esasında bunda sapkın olabilecek, anormal hiçbir durum olmadığı anlaşılmalıdır. Bireyler, ister istemez, daha doğuştan gelen ve ergenlikle birlikte aktive olan cinsel bir istekle/güdüyle doğarlar. Bu, daha önce de dediğimiz gibi kısmen ya da nadiren de olsa tamamen bastırılabilir. İşte bu baskılama anormal bir yaklaşımken, bu baskıdan doğan tatmin ihtiyacı herhangi bir anomali içermemektedir. Dolayısıyla porno izlemenin toplumsal yapıyı bozucu bir unsur olduğuna kanaat getirilmemelidir.

Ve doğaya baktığımızda da, bunun pek de bir sapkın tarafı olduğunu göremiyoruz. Her ne kadar diğer hayvanlar üzerinde çok fazla araştırma yapılmamış olsa da, Cell dergisinde çıkan bir araştırma, birçok soruya cevap veriyor: Rhesus makakları (bir çeşit maymun türü) üzerinde yapılan bir araştırmada, erkek makakların, dişi makakların bel altından çekilen görüntüleri için, kendi meyve suyu ödüllerinden fedakarlık ettikleri tespit edildi. Yani erkek makaklar, kendileri için oldukça değerli olan meyve suyu karşılığında, dişi makakların bel altı görüntülerini görmekten hoşlanıyor; kendi meyve sularından fedakarlık ediyorlar. Bu, insan dışındaki diğer hayvanlarda da evrimsel süreçte pornografik haz benzeri olguların bulunduğunu gösteriyor.

Babunların kırmızı poposu...
Babunların kırmızı poposu...
YouTube

Sonuç

Uzun lafın kısası, eldeki veriler ışığında, pornonun toplumda algılandığı kadar tehlikeli bir unsur olmadığı söylemek mümkündür. Daha önce de belirttiğimiz gibi, belirli bir yaşın altındaki bireylerin cinsel içeriğe doğrudan maruz kalması, toplumsal yapımız dahilinde psikolojik bazı sorunları beraberinde getirebilecek olsa da (toplum tarafından dışlanma, sapıklıkla yargılanma gibi), pornografik içeriğin gerekenden fazla baskılanmasından doğacak sorunların daha tehlikeli olacağı söylenebilir. Dolayısıyla, sanıyoruz ki en uygun yöntem, olayları akışına bırakarak aşırı katı bir yol izlememek, gerektiği zaman, gerektiği şekilde genç bireylerin pornografik içerikle tanışmasına müsaade etmek olacaktır.

Ayrıca bu süreçte verilebilecek, yetişkin tavsiyeleri de gençlerin cinsel yaşantısını olumlu etkileyecek, ebeveynlerinin bu konuda onu desteklediğini bilmek, gence güven verecektir. En önemlisi ise toplumsal yanılgıların aksine, olay ve olgulara bilimsel ve tarafsız bir bakış açısıyla yaklaşmamız ve eğer ki önceden hatalı düşünüyorsak, bunları düzeltmemizin gerekliliğidir. Bu bağlamda, pornonun "kirli akıl" ile değil, insanın doğal ihtiyaçlarından doğan (evrimsel geçmişimizden doğan) bir unsur olduğu kabul edilmelidir.

Pornografinin toplum ve birey üzerindeki etkilerine yönelik araştırmalar tamamlanmış veya kusursuz değildir; dolayısıyla zaman geçtikçe bu konuda bilimsel konsensüs (görüş birliği) değişebilir. Fakat şu anda var olan veriler ışığında görülen, pornografi sektörünün kendi iç etik sorunları haricinde (çalışma şartları, ödemeler, sektörden çıkışın zorlukları, cinsiyet eşitsizlikleri, vb.), aşırıya kaçılmadığı müddetçe insanlar ve toplum üzerinde dikkate değer bir zararı olmadığını, hatta birçok durumda faydası olabildiğini (en azından ortalamada faydasının zararından daha yüksek olduğunu) söyleyebiliriz.

Eğer ki porno tüketiminizin sosyal ilişkilerinizi zedelediğini, gündelik fonksiyonlarınızı aksattığını, sorumluluklarınızı yerine getirmenize engel olduğunu düşünmüyorsanız ve haftada birkaç seferden daha sık porno tüketimine başvurmuyorsanız, eldeki veriler ışığında en azından bu açıdan bir rahatsızlığınız olmadığını söyleyebiliriz. Eğer bunları yaşıyorsanız, alanında uzman bir psikolog ile görüşerek durumu çözmeye çalışabilirsiniz. Ayrıca pornografi sektörünün yansıttığı kadın-erkek ilişkilerinin bir "filmden" veya bir "hayalden" ibaret olduğunun (yani yapılanların ezici çoğunluğunun senaryoya bağlı rollerden ibaret olduğunun) farkında olmalı; her iki cinsiyetin de, aksi yöndeki bir fanteziye açık rızanın olduğu durumlar haricinde, karşı cinsiyete her zaman saygıyla yaklaşması gerektiğini bilmeli; pornografinin genel geçer olarak iyi bir seks eğitimi aracı olmadığını ve modern seks eğitiminin yerini alamayacağını hatırlamalısınız.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 41
  • Bilim Budur! 19
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 14
  • Merak Uyandırıcı! 13
  • Muhteşem! 12
  • İnanılmaz 7
  • Güldürdü 5
  • Umut Verici! 3
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ L. F. Seltzer. What Distinguishes Erotica From Pornography?. (06 Nisan 2011). Alındığı Tarih: 11 Kasım 2020. Alındığı Yer: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı
  • ^ H. M. Hyde. (1964). A History Of Pornography.
  • ^ A. Dugan. More Americans Say Pornography Is Morally Acceptable. (05 Haziran 2018). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2020. Alındığı Yer: Gallup.com | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Hürriyet. Pornhub 2015 Verilerini Açıkladı Türkiye'nin Pornoyu Nereden Izlediği Ortaya Çıktı. (07 Ocak 2016). Alındığı Tarih: 10 Kasım 2020. Alındığı Yer: Hürriyet | Arşiv Bağlantısı
  • ^ K. Par. İşte Türkiye'nin En Çok Porno Arayan 3 Ili!. (16 Eylül 2013). Alındığı Tarih: 10 Kasım 2020. Alındığı Yer: HaberTürk | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b N. A. Heflick. Why Is Sex So Taboo?. (09 Nisan 2011). Alındığı Tarih: 10 Kasım 2020. Alındığı Yer: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. L. Goldenberg, et al. (2002). Death, Sex, Love, And Neuroticism: Why Is Sex Such A Problem?. American Psychological Association (APA), sf: 1173-1187. doi: 10.1037//0022-3514.77.6.1173. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. L. . Goldenberg, et al. (2010). Understanding Human Ambivalence About Sex: The Effects Of Stripping Sex Of Meaning. Journal of Sex Research, sf: 310-320. doi: 10.1080/00224490209552155. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b J. Fidgen. Do We Know Whether Pornography Harms People?. (25 Haziran 2013). Alındığı Tarih: 10 Kasım 2020. Alındığı Yer: BBC News | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. R.odriguez-Hart. (2012). Sexually Transmitted Infection Testing Of Adult Film Performers: Is Disease Being Missed?. Sexually Transmitted Diseases, sf: 989-994. doi: 10.1097/OLQ.0b013e3182716e6e. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. R. Grudzen, et al. (2013). Hiv And Sti Risk Behaviors, Knowledge, And Testing Among Female Adult Film Performers As Compared To Other California Women. AIDS and Behavior, sf: 517-522. doi: 10.1007/s10461-011-0090-0. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ B. Y. Goldstein. (2011). High Chlamydia And Gonorrhea Incidence And Reinfection Among Performers In The Adult Film Industry. Sexually Transmitted Diseases, sf: 644-648. doi: 10.1097/OLQ.0b013e318214e408. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ B. Bőthe, et al. (2020). Why Do People Watch Pornography? The Motivational Basis Of Pornography Use.. American Psychological Association (APA). doi: 10.1037/adb0000603. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. L. Rowland, et al. (2020). Cultural Differences And The Practice Of Sexual Medicine. ISBN: 9783030362225. Yayınevi: Springer Nature. sf: 317-334.
  • ^ D. Gleim. Porn Is Not An Educational Video. (04 Haziran 2019). Alındığı Tarih: 10 Kasım 2020. Alındığı Yer: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. S. Reber, et al. (2001). The Penguin Dictionary Of Psychology. ISBN: 9780140514513. Yayınevi: Penguin Books.
  • ^ R. E. Brown. (1974). Sexual Arousal, The Coolidge Effect And Dominance In The Rat (Rattus Norvegicus). Animal Behaviour, sf: 634-637. doi: 10.1016/S0003-3472(74)80009-6. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b G. L. L. Lester, et al. (1988). Effect Of Novel And Familiar Mating Partners On The Duration Of Sexual Receptivity In The Female Hamster. Behavioral and Neural Biology, sf: 398-405. doi: 10.1016/S0163-1047(88)90418-9. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. P. J. Pinel. (2007). Biopsychology. ISBN: 9780205426515. Yayınevi: Pearson.
  • ^ A. M. Colman. (2009). A Dictionary Of Psychology. ISBN: 9780199534067. Yayınevi: Oxford University Press.
  • ^ J. L. Tlachi-López, et al. (2012). Copulation And Ejaculation In Male Rats Under Sexual Satiety And The Coolidge Effect. Physiology & Behavior, sf: 626-630. doi: 10.1016/j.physbeh.2012.04.020. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ R. Morrow. (2013). Sex Research And Sex Therapy: A Sociological Analysis Of Masters And Johnson. ISBN: 9781134134656. Yayınevi: Routledge.
  • ^ N. R. Carlson. (2013). Physiology Of Behavior. ISBN: 9780205239399. Yayınevi: Pearson College Division.
  • ^ C. West. Pornography And Censorship. (05 Mayıs 2004). Alındığı Tarih: 11 Kasım 2020. Alındığı Yer: Stanford Encyclopedia of Philosophy | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. Orlowski. (2012). Beyond Gratification: The Benefits Of Pornography And The Demedicalization Of Female Sexuality. The Modern American, sf: 53-71. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. R. Sunstein. (2006). Pornography And The First Amendment. JSTOR, sf: 589. doi: 10.2307/1372485. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ T. D. Kendall. Pornography, Rape, And The Internet. (01 Temmuz 2007). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2020. Alındığı Yer: Clemson University | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. Leo. Sexes: Romantic Porn In The Boudoir. (30 Mart 1987). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2020. Alındığı Yer: Time | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. Paul. Behavior: The Porn Factor. (19 Ocak 2004). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2020. Alındığı Yer: Time | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. K. Gardiner. (1993). What I Didn't Get To Say On Tv About Pornography, Masculinity, And Representation. HeinOnline. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic And Statistical Manual Of Mental Disorders: Dsm-5 (5Th Edition). Yayınevi: American Psychiatric Publications.
  • ^ J. E. Grant, et al. (2014). Impulse Control Disorders And “Behavioural Addictions” In The Icd‐11. World Psychiatry, sf: 125-127. doi: 10.1002/wps.20115. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b c M. P. Twohig, et al. (2010). Acceptance And Commitment Therapy As A Treatment For Problematic Internet Pornography Viewing. Behavior Therapy, sf: 285-295. doi: 10.1016/j.beth.2009.06.002. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. I. Leshner. (1997). Addiction Is A Brain Disease, And It Matters. Science, sf: 45-47. doi: 10.1126/science.278.5335.45. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. Ley, et al. (2014). The Emperor Has No Clothes: A Review Of The ‘Pornography Addiction’ Model. Current Sexual Health Reports, sf: 94-105. doi: 10.1007/s11930-014-0016-8. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b Z. Cormier. Is Porn Bad For You?. (21 Ekim 2020). Alındığı Tarih: 10 Kasım 2020. Alındığı Yer: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
  • ^ K. Taylor. (2019). Nosology And Metaphor: How Pornography Viewers Make Sense Of Pornography Addiction:. Sexualities, sf: 609-629. doi: 10.1177/1363460719842136. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. Duffy, et al. (2016). Pornography Addiction In Adults: A Systematic Review Of Definitions And Reported Impact. The Journal of Sexual Medicine, sf: 760-777. doi: 10.1016/j.jsxm.2016.03.002. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. E. Grant, et al. (2010). Introduction To Behavioral Addictions. The American Journal of Drug and Alcohol Abuse, sf: 233-241. doi: 10.3109/00952990.2010.491884. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. B. Grubbs, et al. (2015). Transgression As Addiction: Religiosity And Moral Disapproval As Predictors Of Perceived Addiction To Pornography. Archives of Sexual Behavior, sf: 125-136. doi: 10.1007/s10508-013-0257-z. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. P. Kafka. (2010). Hypersexual Disorder: A Proposed Diagnosis For Dsm-V. Archives of Sexual Behavior, sf: 377-400. doi: 10.1007/s10508-009-9574-7. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. W. Kraus, et al. (2015). Neurobiology Of Compulsive Sexual Behavior: Emerging Science. Springer Science and Business Media LLC, sf: 385-386. doi: 10.1038/npp.2015.300. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b M. Brand, et al. (2016). Integrating Psychological And Neurobiological Considerations Regarding The Development And Maintenance Of Specific Internet-Use Disorders: An Interaction Of Person-Affect-Cognition-Execution (I-Pace) Model. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, sf: 252-266. doi: 10.1016/j.neubiorev.2016.08.033. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Kühn, et al. (2016). Neurobiological Basis Of Hypersexuality. Academic Press, sf: 67-83. doi: 10.1016/bs.irn.2016.04.002. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ N. Prause, et al. (2015). Modulation Of Late Positive Potentials By Sexual Images In Problem Users And Controls Inconsistent With “Porn Addiction”. Biological Psychology, sf: 192-199. doi: 10.1016/j.biopsycho.2015.06.005. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ N. Prause, et al. (2017). Data Do Not Support Sex As Addictive. The Lancet Psychiatry, sf: 899. doi: 10.1016/S2215-0366(17)30441-8. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. Coon, et al. (2016). Psychology: Modules For Active Learning. ISBN: 9781337517089. Yayınevi: Cengage Learning.
  • ^ A. Tuckman. Porn Isn’t The Problem. (25 Ekim 2017). Alındığı Tarih: 10 Kasım 2020. Alındığı Yer: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. Tuckman. Agreeing About Porn. (19 Ekim 2017). Alındığı Tarih: 10 Kasım 2020. Alındığı Yer: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. M. McNabney, et al. (2020). Effects Of Pornography Use And Demographic Parameters On Sexual Response During Masturbation And Partnered Sex In Women. International Journal of Environmental Research and Public Health, sf: 3130. doi: 10.3390/ijerph17093130. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. Allen, et al. (1995). A Meta-Analysis Summarizing The Effects Of Pornography Iiaggression After Exposure. Human Communication Research, sf: 258-283. doi: 10.1111/j.1468-2958.1995.tb00368.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ G. M. Hald, et al. (2010). Pornography And Attitudes Supporting Violence Against Women: Revisiting The Relationship In Nonexperimental Studies. Aggressive Behavior, sf: 14-20. doi: 10.1002/ab.20328. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. A. Kingston, et al. (2009). The Importance Of Individual Differences In Pornography Use: Theoretical Perspectives And Implications For Treating Sexual Offenders. Journal of Sex Research, sf: 216-232. doi: 10.1080/00224490902747701. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. J. Wright, et al. (2016). A Meta-Analysis Of Pornography Consumption And Actual Acts Of Sexual Aggression In General Population Studies. Journal of Communication, sf: 183-205. doi: 10.1111/jcom.12201. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. J. Ferguson, et al. (2009). The Pleasure Is Momentary…The Expense Damnable?: The Influence Of Pornography On Rape And Sexual Assault. Aggression and Violent Behavior, sf: 323-329. doi: 10.1016/j.avb.2009.04.008. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. J. Ferguson, et al. (2020). Pornography And Sexual Aggression: Can Meta-Analysis Find A Link?:. Trauma, Violence, & Abuse, sf: 152483802094275. doi: 10.1177/1524838020942754. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ N. M. Malamuth. Do Sexually Violent Media Indirectly Contribute To Antisocial Behavior?. (12 Kasım 1986). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2020. Alındığı Yer: UCLA | Arşiv Bağlantısı
  • ^ O. Goldhill. Porn Is Like Alcohol—Whether It’s Bad For You Depends On Who You Are. (07 Mart 2016). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2020. Alındığı Yer: Quartz | Arşiv Bağlantısı
  • ^ H. M. T. Nguyen, et al. (2017). Erectile Dysfunction In Young Men—A Review Of The Prevalence And Risk Factors. Sexual Medicine Reviews, sf: 508-520. doi: 10.1016/j.sxmr.2017.05.004. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ O. Kalejaiye, et al. (2017). Premature Ejaculation: Challenging New And The Old Concepts. F1000Research, sf: 2084. doi: 10.12688/f1000research.12150.1. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ F. Zimmer, et al. (2020). Abstinence From Masturbation And Hypersexuality. Archives of Sexual Behavior, sf: 1333-1343. doi: 10.1007/s10508-019-01623-8. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. Coon, et al. (2015). Introduction To Psychology: Gateways To Mind And Behavior. ISBN: 9781305545007. Yayınevi: Cengage Learning.
  • ^ S. Gallagher. The Rise Of Nofap: Why Young Men Are Quitting Masturbation. (18 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2020. Alındığı Yer: HuffPost | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. J. Ley. The Nofap Phenomenon. (03 Mart 2015). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2020. Alındığı Yer: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı
  • G. Saad. Pornography: Beneficial Or Detrimental?. (22 Ocak 2010). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2018. Alındığı Yer: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı
  • K. Weir. Is Pornography Addictive?. (01 Nisan 2015). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2018. Alındığı Yer: American Psychological Association | Arşiv Bağlantısı
  • S. Vedantam. Researchers Explore Pornography's Effect On Long-Term Relationships. (09 Ekim 2017). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2018. Alındığı Yer: NPR | Arşiv Bağlantısı
  • T. Love, et al. (2018). Neuroscience Of Internet Pornography Addiction: A Review And Update. Behavioral Sciences, sf: 388-433. | Arşiv Bağlantısı
  • Wikipedia. Effects Of Pornography. (22 Haziran 2018). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2018. Alındığı Yer: Wikipedia | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/11/2020 08:43:55 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/338

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Hominidae
Uçma
Çin
Memeli
Mantar
Uçuş
Evrimsel Biyoloji
Bilgisayar
Galaksi
Sosyal Mesafelendirme
Epidemik
Antropoloji
Epigenetik
Alkol
Viral
Madde
Dinozorlar
Koronavirüs
Kan
Kimya
Yemek
Nöron
Canlılık
Evrenin Genişlemesi
Ağız
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Beş duyuyla donanmış olan insanlık, kendisi etrafındaki evreni keşfetme yolculuğuna çıkmıştır. Bu yolculuğun adı, bilimdir.”
Edwin Hubble
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol