İnsanın Diğer Maymunlarla Akrabalığı: Taksonomik Terimlerin Türkçe, İngilizce, Latince Açısından Analizi

Yazdır
  • Bu yazıyı 7 dakika 8 saniyede okuyabilirsiniz.
İnsanın Diğer Maymunlarla Akrabalığı: Taksonomik Terimlerin Türkçe, İngilizce, Latince Açısından Analizi

Buradaki kısa yazımızda ve buradaki detaylı makalemizde anlattığımız gibi, halk arasında "maymun" sözcüğünün anlamı ve insanın taksonomik konumu hakkında çok sayıda soru işareti ve yanlış anlaşılma bulunmaktadır. Tıpkı "teori" sözcüğünün halk arasında başka, bilimde başka anlama gelmesi gibi; "maymun", "primat", vb. sözcükler de halk arasında başka, bilim dilinde başka anlamlara gelir. Halk arasında çoğu zaman bu sözcükler iyi tanımlanmış sözcükler değildir; sadece buğulu bazı kavramları karşılamak için kullanılır: "şabalak şabalak davranan, bize benzeyen, kıllı hayvanlara" maymun der geçeriz. Tıpkı pek emin olmadığımız konular hakkında fikir yürütürken, "olası ama temelsiz argüman" anlamında kullandığımız "teori" sözcüğü gibi... Halbuki bilimde, buraya tıklayarak edinebileceğiniz kitabımızda da anlattığımız gibi, "teori" sözcüğü oldukça net olarak tanımlanmış, bilimsel bir kavramdır. Halk arasında kullanılanın tam tersine, "çok sayıda somut veriyle/kanıtla desteklenen, etrafımızda süregelen olayların neden ve nasıl o şekilde olduğunu açıklama gücüne sahip olan, bünyesinde doğa yasası veya kanun denen ilkeleri barındıran bilimsel açıklamalar bütünü"dür. Benzer şekilde bilim dilinde "maymun" ve "primat" sözcükleri de, son derece iyi bir şekilde tanımlanmıştır. Bu yazımızda, doğrudan tanımlar üzerinden gitmek yerine, farklı dillerde (Türkçe, İngilizce ve Latincede) ne anlama geldiklerine bakarak, bu kavramların bilimsel karşılıklarıyla ilgili soru işaretlerini tamamen gidermeyi hedefliyoruz. Zira Türkiye'nin resmi dil kurumu olan Türk Dil Kurumu bile, "primat" sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmemekte ve sözlüklerinde hatalı bir tanıma yer vermektedir. Bu nedenle bu kavramların temizlenmesi, gelecekte referans olması bakımından faydalı olacaktır.

İlk olarak, buradaki yazımızdan detaylarını okuyabileceğiniz gibi, insan bir maymun türüdür. İnsan, aynı zamanda bir primat türüdür de... Ayrıca insan, Evrim Teorisi'nin de ortaya koyduğu ve defalarca ispatladığı gibi (çok net bir örneğine buraya tıklayarak erişebilirsiniz), maymunlardan evrimleşmiştir. Bu, ilk etapta evrimi anladığını düşünen ve destekleyen insanlara bile kışkırtıcı ve hatalı gelebilir. Ancak işin doğrusu budur. Bilim insanları ve bilim savunucuları/sözcüleri, halkın sert tepkisiyle karşılaşmamak için bilimi halka aktarırken bu kavramları yumuşatarak sunmaktadırlar ve insanın "maymundan ayrı, ondan evrimleşmemiş bir tür" olduğunu söylemektedirler. Aslında halk arasındaki anlamıyla "maymun" dediğimizde ve halihazırda yaşayan maymunlardan söz ettiğimizde, bahsettiğimiz bilim insanlarının ve evrim savunucularının söylediği doğrudur: evet, insan elbette ki bugün yaşayan hiçbir maymun türünden (örneğin şempanzelerden, orangutanlardan, gorillerden, vs.) evrimleşmemiştir! Bu canlılarla çok yakın akrabayız. Daha spesifik olarak, onların her biriyle yakın kuzen türleriz.

Ancak bu, insanın maymunlardan evrimleşmediği veya insanın bir maymun türü olmadığı anlamına gelmez! Buna sözünü ettiğimiz diğer yazılarımızda çok detaylıca değinmiştik ama kısaca özetleyelim. İnsan, bilimsel olarak bir maymun türü olduğu gibi, en yakın kuzeni olan şempanze ve bonobolar da bilimsel olarak bir maymun türüdür. Dolayısıyla, bu en yakın kuzenlerimizle ve giderek daha uzak akrabamız olan kuzenlerimizle (goriller, orangutanlar, gibonlar gibi) ortak atalarımız da maymundur. Dolayısıyla insan, maymun olan bir atadan evrimleşmiştir. Evet, bugünkü hiçbir maymun türünden evrimleşmemiştir; dolayısıyla buradaki makalemizde izah ettiğimiz gibi, şempanzelerin (veya diğer maymunların) insana evrimleşmesi için hiçbir neden bulunmaz. Burada, "maymun" sözcüğünün sadece "günümüzde yaşayan şabalak hayvanlar" anlamına gelmediğini, verdiğimiz bağlantılarda okuyabileceğiniz gibi çeşitli genetik, anatomik, fizyolojik, morfolojik, davranışsal özellikleri paylaşan hayvanlardan oluşan bir grup olduğuna dikkat ediniz. 

Özetle insan, hiçbir modern maymun türünden evrimleşmemiştir; ancak insan, atasal maymunlardan evrimleşmiştir! Tıpkı insanın memeli bir hayvan türü olması, hiçbir modern memeli hayvandan evrimleşmemiş olması; ancak buna rağmen memeli hayvan olan atalardan evrimleşmiş olması gibi... Memeli Hayvanlar taksonomik olarak bir "sınıf"tır. Maymunlar da, taksonomik olarak o sınıf altında bulunan bir "infratakım"dır. İnsan, Memeli Hayvanlar sınıfı içerisinde yer aldığı gibi, Maymunlar İnfratakımı içerisinde de yer almaktadır. 

Yani kısaca türümüzü Evrim Ağacı içerisinde taksonomik olarak yukarıdan aşağı inerek, şöyle konumlandırabiliriz: Hayvanlar Alemi altında yer alan Memeliler Sınıfı altında yer alan Primatlar Takımı altında yer alan Maymunlar İnfratakımı altında yer alan Kuyruksuz Maymunlar ("İnsansı Maymunlar") Süperailesi altında yer alan İnsangiller Ailesi altında yer alan Homo cinsine ait bir canlıyız.

Şimdi, bu kavram karışıklıklarına neden olan, dil bakımından sıkıntılara biraz bakalım, böylece kafalardaki soru işaretleri biraz daha azalabilir diye umuyoruz:

Türkçede "primat" olarak bilinen ve taksonomik olarak bir takım seviyesinde olan sözcük, İngilizcede "primate", Latincede "primata" olarak bilinmektedir. Dolayısıyla burada doğrudan bir çeviri söz konusudur. Ancak TDK'nin veya kimi zaman insanlar tarafından iddia edildiğinin aksine, primat ile maymun aynı şey değildir. Primatlar Takımı iki alt grubun bir araya gelmesiyle oluşur: Maymunlar İnfratakımı (Simiiformes) ile Ön-Maymunlar İnfratakımı (Prosimiiformes). İşte "maymun" sözcüğü, ilk olarak burada karşımıza çıkar: her maymun bir primat olmak zorundadır; ancak her primat bir maymun değildir! Tıpkı her insanın bir memeli hayvan olmak zorunda olması; ancak her memeli hayvanın insan olmadığı gibi... Primatlar, maymunları kapsayan ama ön maymunlar denen ve doğrudan maymun olmayan bir grubu da içeren bir taksonomik takımdır. İnsan, memeli bir hayvan türüdür (inanmıyorsanız dışarıdan meme olarak görülen süt bezlerinizin varlığını kontrol edebilirsiniz). İnsan, aynı zamanda memeliler altında yer alan bir primat türüdür (bunu kontrol etmesi pek kolay değil). 

Primatlar konusundaki anlam kargaşası çok yaygın olmasa da, "maymun" sözcüğüne geldiğimizde sorun daha yaygındır. İngilizde de "maymun" kelimesinin hem "halk dili", hem de "bilim dili" olarak iki ayrı anlamı bulunur. Halk dilinde maymun, "monkey" olarak bilinir. Bu, bilim dilinde de kullanılabiliyor olsa da, daha resmi olarak bilim dilinde maymun "simian" sözcüğü ile karşılanmaktadır. Bu, Maymunlar İnfratakımının Latincesi olan "Simiiformes" sözcüğünden türetilmiştir. Dolayısıyla halkın anladığı "şabalak hayvan" kavramından ayrı bir kavram bulunmmaktadır. Türkiye'de bilim pek revaçta olan bir konu olmadığından Türkçede sadece "halk dili" karşılığı bulunmaktadır: "bildiğimiz maymun". Ancak Türkçeye de "simiyen" sözcüğünü katacak olursak, bu sorun ortadan kalkabilir. "İnsan bir maymundur." demek rahatsız edici geliyorsa, "İnsan bir simiyendir." denebilir. İkisi bilimsel olarak birebir aynı şeylerin karşılığıdır aslında ama "politik olarak doğru" anlamı kazandırmış oluruz.

Primatlar ve onların hemen altındaki gruplardan biri olan maymunları böylelikle anlamış olduğunuzu umuyoruz. Şimdi, bir basamak daha var: "insansı maymunlar" kavramı. İngilizcede "ape" sözcüğü, Latincedeki Hominoidea Ailesi'ni karşılamakta ve söylenmesini kolaylaştırmaktadır. Türkçede ne yazık ki iki sözcüğün de doğrudan bir karşılığı yok. Bu yüzden çevirmenler Latince anlamından yola çıkarak "İnsansı Maymunlar" kalıbını tercih etmişlerdir. Bu, çok hatalı bir sözcük değildir; ancak eski zamanlarda insanın maymunlardan ayrı bir grup olması gerektiğine yönelik, artık büyük oranda terk edilmiş tartışmalara işaret eden bir kullanımdır. Bu sebeple, modern bilim insanları Türkçede "ape" veya "Hominoidea" sözcüğünün bilimsel olarak karşılayan "Kuyruksuz Maymunlar" sözcüğünü tercih etmişlerdir. Bu, son derece isabetli bir kullanımdır. Zira tıpkı Primatların "Maymunlar" ve "Ön Maymunlar"dan oluşması gibi, Maymunlar da "Kuyruklu Maymunlar" ve "Kuyruksuz Maymunlar" olarak iki büyük kategoride incelenebilir. Tabii daha teknik analizler, farklı kategorilendirmeleri de doğurmaktadır: Kuru Burunlu Maymunlar ve Islak Burunlu Maymunlar gibi... Eski Dünya Maymunları, Yeni Dünya Maymunları ve İnsansı Maymunlar gibi... Fakat yine de, bu teknik analizlere hakim olan insanlar haricinde, insanın bir Kuyruksuz Maymun türü olduğu akılda tutulacak olursa, birçok analiz isabetli olarak yapılabilecektir. Yine aynı durum söz konusudur: her kuyruksuz maymın, maymun olmak zorundadır; ancak her maymun, kuyruksuz maymun değildir. Kuyruklu ve kuyruksuz olmak üzere iki ayrı maymun grubu vardır. İnsan, kuyruksuz bir maymun türüdür (inanmıyorsanız bunu da kontrol edebilirsiniz).

Kuyruksuz Maymunlar içerisinde bile bir adım daha atmak mümkündür: taksonomik olarak "aile" düzeyine inebiliriz. İnsan, Latincede Hominidae olarak bilinen, İngilizcede ise "hominid" olarak isimlendirilen bir taksonomik aile içerisinde yer alır. Bunun Türkçeye en uygun çevirisi "İnsangiller" sözcüğüdür. Ancak çevirmenler bunun yerine "İnsansılar" gibi bir sözcüğü tercih etmektedirler. Bu, çok kötü bir çeviri olmasa da, tutarsızlıklara neden olmaktadır. Çünkü taksonomide genel bir kural olarak aile seviyesi Türkçeye, o aileyi temsil eden spesifik bir türün adı ve "-giller" ekiyle çevrilir. Örneğin Latincesi Rosaceae olan ailenin Türkçesi "gülgiller"dir. Latincesi Covidae olan ailenin Türkçesi "kargagiller"dir. Benzer şekilde, Latincesi Hominidae olan ailenin Türkçesi "insangiller" olmalıdır. Kuyruksuz Maymunlar içerisinde yer alan İnsangiller ailesi haricinde, Pongidae (Orangutangiller) ve Hylobatidae (Hilobatgiller) de yer almaktadır. Orangutangiller içerisinde Pan (Şempanzeler ve Bonobolar), Gorilla (Goriller) ve Pongo (Orangutanlar) ve bunların ataları yer alır. Hominidae içerisinde ise bugüne kadar tanımladığımız 13-14 farklı türüyle Homo (İnsanlar) ve Ardipithecus, Australopithecus, Kenyanthropus gibi ataları yer alır.

İşte böyle... Konu oldukça karmaşık ve taksonomi son derece kafa karıştırıcı bir konu. Gerçekten müthiş bir uzmanlık işi ve aynı zamanda heyecan verici bir hobi. İsimlendirmeler istisnasız olarak her zaman tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kimi zaman taksonomik olarak hangi grup hangisinin üzerinde, hangisi diğerinin altında gibi konular da ateşli bilimsel tartışmaları doğurabiliyor. Bu da, kavramların karışmasına neden olabiliyor. Fakat bir defa Evrimsel Biyoloji'yi anlamaya başladınız mı, taksonomi de oldukça anlaşılır ve eğlenceli hale gelmeye başlıyor. Umarız faydalı olmuştur.

Not-1: Simiiformes, Anthropoidea olarak da bilinmektedir. Bu sözcüğün karşılığı "İnsana Benzeyen Maymunlar" şeklinde çevrilebilir. Fakat insanın bir özelliği olmadığı gerekçesiyle bu sözcük antropolojik analizler haricinde pek kullanılmamaktadır.

Not-2: Taksonomide "alt" ve "üst" kavramlarının "üstünlük" ve "alçaklık" ile ilgisi olmadığını unutmayınız. Taksonomik olarak üste veya yukarı çıktıkça, daha geniş canlı gruplarını kapsayan taksonomik gruplara (kladlara) ulaşırsınız. Alta ya da aşağı indikçe, daha spesifik canlıları barındıran gruplara ulaşırsınız.

Kaynak: Past Time

0 Yorum
Çağrı Mert Bakırcı
Çağrı Mert Bakırcı
Kurucu, Baş Editör
Profil
Geri Bildirim

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close