Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Orman Yangınlarıyla Mücadelede Uçak ve Helikopterler Ne Kadar İşlevsel?

Orman Yangınlarıyla Mücadelede Uçak ve Helikopterler Ne Kadar İşlevsel?
17 dakika
4,711
Evrim Ağacı Akademi: Orman Yangınları Yazı Dizisi

Bu yazı, Orman Yangınları yazı dizisinin 8. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Ateş Nedir? Nasıl Yanar, Nasıl Yakar?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Yangına havadan müdahale; uçakların, helikopterlerin ve diğer hava araçlarının kullanımı sayesinde yangınları söndürme veya yavaşlatma çabasıdır. Bu hava araçları, havalanma öncesinde tankerlerine yüklenen veya civardaki su kaynaklarından görev sırasında topladıkları suya ek olarak; köpükler, jeller ve yangın geciktirici kimyasallar kullanarak yangınla mücadele edebilirler.

Günümüzde popüler yangın söndürme helikopterleri arasında Bell 204, Bell 205, Bell 212, Boeing Vertol 107, Boeing Vertol 234 ve Sikorsky S-64 Aircrane bulunur. Yangın söndürme uçaklarındaysa, 3000 litrelik Air Tractor AT-802F'ten 11.000 litrelik Douglas DC-6'ya ve 74.000 litrelik Boeing 747 Supertanker'e kadar çok daha geniş bir çeşitlilik bulunur.

Bu hava araçlarının etkili olabilmesi için, ağaç tepelerinden en fazla 60 metre yüksekte uçmaları ve bu sırada nokta atışı bir şekilde sıvı boşaltımı yapmaları gerekmektedir.[1] Bu durum, havadan yangın müdahalesini çok tehlikeli bir iş hâline getirmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

İtfaiye uçaklarının ve helikopterlerinin kullanımı; ülkenin yangın söndürme konusundaki deneyimine, yönetim anlayışına ve mirasına, kaynak mevcudiyetine, çevresel faktörlere, yangın rejimlerine ve ilgili yangın yönetimi ihtiyaçlarına bağlı olarak, dünya genelinde farklılık gösterir. Örneğin:

  • Avustralya'da helikopterler ve tek motorlu hava tankerleri (SEATS) yaygındır ve Avusturalya özelinde, kepçeler ve çok motorlu hava tankerlerinin daha az etkili olduğu düşünülmektedir.[2]
  • Avrupalı Akdeniz ülkelerindeyse deniz, yanmaya en müsait olan ormanlık alanlara yakın olduğu için, kepçe kullanımını oldukça yaygındır ve buna bağlı olarak helikopterler de daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
  • Bunların aksine Amerika Birleşik Devletleri'ndeyse, tek ve çok motorlu hava tankerlerinin ve helikopterlerin, çok büyük hava tankerlerine ve kepçelere nazaran çok daha yaygın kullanıldığı görülmektedir.

Ne yazık ki yapılan çalışmaların noksanlığı dolayısıyla, büyük orman yangınlarında yangınla mücadelenin ne kadar etkili olduğu pek iyi anlaşılabilmiş değildir.[3] Orman yangınlarının devam etmesine neden olan yakıtın (örneğin kuru ot ve ağaç parçalarının) ve kaotik hava koşullarının; yer şekilleriyle (topoğrafyayla), doğal ve insan-yapımı bariyerlerle, yangın söndürmeye yönelik olarak alınan insan kararlarının çeşitliliğiyle ve yangın söndürmekte kullanılan malzemelerin değişken özellikleri ve kullanım biçimleriyle, karmaşık bir şekilde etkileşmesi, orman yangınlarının mekanizmalarını tam olarak anlamayı ve modellemeyi zorlaştırmaktadır.[4], [5], [6]

Bu yazımızda, eldeki veriler ve akademik bulgular ışığında, yangınla havadan mücadelenin ne kadar ve ne şekilde etkili olduğuna bir bakış atacağız.

CNN Atışı: Neden Hava Müdahalesi Bekliyoruz?

Vahşi bir yangın harıl harıl ormanı kavurmaya devam ederken, kara ekipleri önceden açılmış yollarla yangın arasındaki biyokütleyi yakar, parçalar, buldozerle ezer ve bir an önce yangın bölgesine ve hatta yangının gittiği yönde birkaç yüz metre ilerisine ulaşmaya çalışır. "Yangın hattı çekmek" denen bu zorlu iş aşırı zordur, hayati bir öneme sahiptir ve bir yangını durdurmak için olmazsa olmazlardan biridir. Ama bu mücadeleninin "televizyon değeri" oldukça düşüktür. Örneğin aşağıdaki videoda, 2013 yılında Nevada'da yerden yapılan bir yangın söndürme mücadelesini izleyebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

Öte yandan, havadan müdahele öyle değildir: Artık yolcu taşıma görevinden emekli olmuş, örneğin DC-10 tipi modifiye edilmiş bir yolcu uçağı (veya Türkiye'de görmenin daha olası olduğu Beriev BE-200), alevlerin üzerinde belirip de canavar yangın üzerine binlerce litre suyu veya yangın geciktiriciyi bir seferde boca ettiğinde, oldukça Hollwood-vari bir sahne yaşanır: Tek bir hamleyle, sadece birkaç saniye içinde, yüzlerce itfaiye erinin saatler içinde yapılabileceği şey yapılıvermiş gibi bir hissiyat doğar. Aşağıda bunun birkaç örneğini görebilirsiniz:

Arizona Eyalet Üniversitesi'nde tarih profesörü olup orman yangınlarının tarihi üzerine onlarca kitabı bulunan Prof. Dr. Stephen Pyne şöyle diyor:

Geride bıraktığımız 60 yılda, yangınlarla aktif mücadelenin ana işareti, bir uçakla yangın geciktirici veya bir helikopterle su dökmek hâline geldi. Halk, bunu bekler oldu.

Sadece beklemek de değil; Türkiye'deki ve ABD'deki yangınlarda da gördüğümüz üzere halk, bunu talep etmektedir. Medyanın ve özellikle de sosyal medyanın yarattığı imaj bir yana, yangınla mücadele otoriteleri, halk ve (en azından ABD örneğinde) politika yapıcılar tarafından yangına havadan bir şeyler fırlatma konusunda yoğun bir baskı görmektedirler. Amerika Birleşik Devletleri'nin yangın bölgelerinde politikacılar, yangınların üzerine tuğla kırmızısı boyalar ve su dökmenin, bir sonraki seçimleri tekrar kazanmanın garantisi olarak görme noktasına gelmiş haldedir.

Hatta konuya şüpheyle yaklaşan yangın ekologları arasında buna bir lakap da takılmıştır: CNN Atışı.[7] Yani sırf kameralara ve halka oynamak adına, işe yaramayacağı bilindiği durumlarda bile yangına havadan müdahale etme kararı... Peki orman yangınlarına havadan müdahale, hangi durumda, ne kadar etkili?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Beriev BE-200 yangın söndüme uçağı
Beriev BE-200 yangın söndüme uçağı
Sputnik Images

Yangına Havadan Müdahalenin Amacı ve Faydaları

Sanılanın aksine, bir yangına havadan müdahalenin ana amacı yangını söndürmek değildir.[1] Bir yangına havadan müdahalenin ana amacı, ya hâlihazırda yangın yerinde olan kara ekiplerinin metotlarını daha etkili hâle getirmektir ya da henüz yangın yerine ulaşamamış kara ekiplerinin yolunu açabilmektir. Kanadalı bir yangın söndürme uçağı pilotu olan Dennis Chrystian, bunu şöyle anlatıyor:[8]

Yangını söndürenler, karada görev alan kadın ve erkeklerdir. Biz sadece kara ekiplerini desteklemekleye çalışırız.

Örneğin bir uçak, yangının yayıldığı yöne doğru kırmızı bir geciktirici döktüğünde, kara ekipleri bu geciktirici hattını besleyerek genişletebilir ve yangının yayılmasını önleyebilir. Benzer şekilde, bir helikopter veya küçük bir yangın söndürme uçağı, devasa bir yangının üzerine su döktüğünde, amaç yangını söndürmek değil, soğutmaktır - ki kara ekiplerinin daha etkili olan, direkt olarak yangının dibine (ve dolayısıyla kaynağına) etki eden metotları için süre kazanılabilsin.

Havadan müdahalenin en etkili olduğu yangın tipi, yangının ağaç diplerinde (yere yakın) bir şekilde yandığı durumlar değil, daha ziyade ağaç tepelerinin tutuştuğu zamanlardır. Yangınlar, bu ağaç tepelerinden daha uzaklara sıçrayarak yangına etkili müdahaleyi zorlaştırır. Bunun önüne geçmek için yüksek ağaç tepelerinde süregelen yangınlara suyla soğutma yapmak, kara ekiplerinin müdahalelerinin ihtiyaç duyduğu hayati zamanı kazandırabilir.

Hava Araçları, Yangına İlk Müdahalede Hayati Öneme Sahip Olabilir!

Bu nedenle hava müdahalesi, genellikle "ilk saldırı" veya "ilk müdahale" noktasında etkilidir:[9], [10] Bir yangın daha ilk başladığı anda hava ekipleriyle müdahale edilebilirse, hem kara ekipleri yangına ulaşana kadar yangının çevresi geciktiricilerle sarılarak yayılması önlenebilir hem de direkt su dökme müdahalesi (yangın henüz çok küçük olduğu için) etkili olabilir.

Gerçekten de 2000'li yıllar boyunca yazdığı akademik makaleler sayesinde hava müdahelesinin etkinliğini artırmakta önemli bir rol oynamış olan, Avustralya'nın Bilimsel ve Endüstriyel Organizasyon araştırmacılarından Matt Plucinski, biraz da esprili bir şekilde, şöyle diyor:[7]

Araştırmalarımın tamamını tek bir cümleyle özetleyebilirim: Küçük yangınları söndürmek, büyük yangınları söndürmekten çok daha kolaydır. Bir yangına erken ulaşan hava ekipleri, henüz küçük olan yangının büyümesine ve kontrol edilemez hâle gelmesine engel olabilirler. Bu açıdan bir hava aracının en önemli avantajı, hızı ve erişilmez yerlere erişebilmesidir.

Bunun ana nedeni, bu araçların yüksek sıvı taşıma kapasitesi ve Bombardier CL-415 gibi yangınla mücadele uçaklarının görev sırasında kendi su tanklarını civardaki deniz ve büyük gölleri kullanarak doldurabilmesidir. Örneğin 2002 yılında Dryden, Ontario/Kanada'da çıkan bir yangında CL-415 tipi bir yangın söndürme uçağı, 4 saatlik bir operasyon sırasında toplamda 100 kez tankerini doldurarak yangına 613.240 litre su taşımayı başarmıştır.

Tüm Reklamları Kapat

NBC Los Angeles

Ancak bu bile, yangına havadan müdahalenin etkili bir yöntem olduğu sonucuna varmak için yeterli değildir. Örneğin 2013 yılında yapılan bir analize göre, yangın söndürme görevine çıkan uçakların sadece %6.6'sı ilâ %48.1 kadarı gerçekten işe yarayabilecekleri, yangına ilk saldırı sırasında kullanılmıştır; yani havadan yangın müdahalesinin %51.9-93.4 kadarı, artık dikkate değer bir fayda sağladığı görülemeyen, yangının fazlasıyla büyümesinden sonra yaşanmıştır.[11]

Benzer şekilde, 2014 yılında yapılan bir diğer analizde, uçak/helikopter kaldırmayı gerektiren yangınların çoğunun zaten çoktan büyümüş yangınlar olduğu ve bu yangınları söndürmenin çok güç olduğu, dolayısıyla uçak ve helikopter müdahalesinin etkisinin kısıtlı olduğu bulunmuştur.[10] Bu durum, büyük yangınlara hava araçlarıyla yapılan ilk müdahalenin bile etkisiz olabileceğini göstermektedir. Araştırmacılar, şöyle yazıyorlar:

Büyük hava tankerlerinin kullanılmasıyla yangınların kontrolsüz büyümesi arasındaki ilişki, eğer karasal kaynakların sabit olduğu varsayılırsa, basitçe, yangının başlaması ile geciktiricilerin dökülmesi arasındaki süreyle belirlenmektedir. En zorlu yangınlarda, karasal müdahalenin olmadığı durumlarda bile büyük hava tankerleri, eğer yangın başlar başlamaz müdahalede bulunacak olurlarsa, bu yangınlar kontrol altına alınabilir. Ancak bu, olası bir senaryo değildir, çünkü yangınların başladığı noktalara yönelik kusursuz bir bilgi ve zamanlamayı gerektirmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Dolayısıyla, bir yangına ilk müdahale sırasında büyük hava tankerlerinin faydalı olup olmayacağı, yangının başlamasıyla geciktiricilerin dökülmesi arasındaki gecikmenin miktarıyla belirlenmektedir. Bu gecikme, yangının büyümesine ve ilk müdahale yöntemlerinin yangının büyüme hızına artık yetişemeyeceği kritik eşiği aşmasına müsaade edecektir.

Bu perspektiften değerlendirildiğinde, ilk müdahalenin düşük başarı oranları, yangının başlamasıyla büyük hava tankerlerinin varışı arasındaki sürenin azaltılmasıyla çözülebilir. Bu da, spesifik bir yangının kontrolsüz büyüme potansiyelini hızlı bir şekilde öngörebilmeyi ve büyük hava tankerlerinin çok erken kaldırılmasını gerektirmektedir.

Dahası, bu bulgular, yangını başlatan unsurların ne noktada ve nasıl işlediğini tespit edebilme kabiliyetimizi artırmamız gerektiğini de göstermektedir - ki bu sayede büyük hava tankerlerini, daha yangın başlamadan doğru konuşlandırmamız mümkün olabilir. Eğer bu tür bir sistemle ilk müdahale başarısı artırılabilirse, büyük hava tankerlerinin sayısına ve çeşidine olan ihtiyaç da azaltılabilir; çünkü bu araştırmada incelediğimiz hava tankeri müdahalelerinin çoğunda, erken hava müdahalesi yapılmasına rağmen yangın kontrolsüz bir şekilde büyüyebilmiştir.

Araçları Doğru Konumlandırmak Çok Önemli!

Hava müdahelesinin etkili olabilmesi için, yangın söndürmeyle görevli hava araçlarının yangın merkezlerine çok yakın konuşlandırılması ve yangına dair ilk emarede havalandırılması gerekmektedir. Bu, sonradan gereksiz olduğu anlaşılabilecek durumlarda da havalandırmayla sonuçlanabilecek olsa bile, özellikle de yangın dönemlerinde büyük yangınların önlenmesi açısından faydalı olabilir. Ayrıca ilk müdahaleyi hızlı bir şekilde yapacak hava araçlarının daha küçük araçlar olması sağlanarak maliyet de dengelenebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
  • Dış Sitelerde Paylaş

Bu modelde, istenmeyen bir yangın bildirilir bildirilmez, önceden konumlandırılmış ve yangına çok yakın olması gereken bir Hızlı İlk Müdahale helikopteri ve en fazla 1 saat içinde yangına ulaşabilecek iki adet (Air Tractor AT-802 tarzı) ufak yangın söndürme uçağı yangın bölgesine göndererek yangını hızla geciktirirler ve yangın şiddetini hafifletirler. Böylece bu araçlar, kendi başlarına yangını söndüremeyecek olsalar bile, bölgeye gelecek karasal itfaiye müdahalesinin etkinliğini dikkate değer bir şekilde artırabilirler.

Eğer yangın buna rağmen kontrolden çıkacak olursa, o zaman yangın merkezleri harekete geçerek daha büyük uçakları, geciktirici hatlar çekmek ve çevredeki insan yaşamını ve risk altındaki arazileri korumakla görevlendirebilecektir.

Burada, her orman yangınının zararlı olmadığı gerçeği de hatırlanmalıdır: Bir orman yangınının can veya mal üzerinde hiçbir etkisi olmadan yanabileceği nadir durumlarda, o yangının yoluna devam etmesine izin verilmelidir.

Yeterli Sayıda Hava Aracına Erişim Olmalı!

Yangına havadan ve hızlı müdahalede devlet kaynaklarının yeterli olması büyük öneme sahiptir. Geleneksel olarak devletlerin özel firmalarla yaptığı "münhasır kullanım sözleşmeleri", yangınlarla mücadelede etkili bir araç olabilmekteydi. Bu sözleşmeler çerçevesinde anlaşmalı firmaların uçakları, belli dönemlerde (veya yıl boyunca) sadece orman yangınlarına müdahale etmek üzere ayrılmaktadır. Böylece yangına havadan müdahale edebilecek araç sayısı ve çeşitliliği arttırılabilmektedir.

Ancak bunun maliyeti artırmasından gerekçesiyle birçok ülkede (ve özellikle de ABD'nin batı kıyılarındaki eyaletlerde) "ihtiyaç halinde kullanım sözleşmeleri" yaygınlık kazanmıştır. Bu modelde uçak sahipleri yalnızca ihtiyaç halinde (ve daha iyi bir müşterileri yoksa) yangın söndürme faaliyetlerine katılmaktadır. Bu, etkili kullanıldığı takdirde hava aracı sayısını artırabilse de, firmaların yangın söndürme uçaklarını hazırda bekletme zorunluluğu olmadığı için, uçak ve helikopterlerin başka müşterilere kiralanma ve dolayısıyla yangın sırasında uygun olmama ihtimalini doğurmaktadır.

Yapılan incelemeler, ihtiyaç halinde kullanım sözleşmelerinin sadece sakin geçen yangın dönemlerinde kâr sağladığını, daha aktif sezonlarda tam tersine maliyeti artırdığını göstermektedir.[12] Dolayısıyla merkezi ve yerel yönetimlerinin, kendi yangınla mücadele envanterlerini zengin ve hazır tutmak zorunda olduğu anlaşılmaktadır.

Yangına Havadan Müdahaleyle İlgili Problemler

Yangınla mücadelenin parçalarından biri, gerektiği durumlarda havadan müdahale olsa da bu yöntem, birtakım problemler ve hatta zararlar ile birlikte gelmektedir. Burada, bunlara bir bakış atacağız.

Yangını Söndüren, (Neredeyse Hiçbir Zaman) Hava Müdahalesi Değil!

Yangın mücadelesine yabancı olanlara tuhaf gelebilir ama, uçaklar ve helikopterler (nadir bazı durumlar haricinde) hiçbir zaman yangını söndürmenin ana nedeni değildirler. Yangını söndüren ana etmen, neredeyse her zaman kara ekipleridir.

Az önce bahsettiğimiz üzere, bir uçak veya helikopter, tek seferde veya görev süreleri boyunca yangına bol miktarda su taşıyabilirler, evet. Ancak yangın, ilk müdahale noktasını aştıktan sonra artık o kadar büyüktür ki tek bir uçağın tek seferde ve hatta toplamda taşıyabildiği su miktarı, yangını anlamlı bir şekilde etkileyebilmek için çok küçük kalır. Yani karadan veya televizyonlardan bakıldığında bir uçak ve taşıdığı sıvı yük ne kadar büyük gözükürse gözüksün, bir seferde (hatta tüm seferlerin toplamında) yangına taşınabilen su ve geciktirici miktarı oldukça düşüktür.

Ayrıca yine, havadan müdahale ne kadar "nokta atışı" gibi gözüküyor olursa olsun, yangını aslen söndürecek olan müdahalenin "mikrocerrahi" boyutu düşünüldüğünde, yukarıdan boca edilen suyun çok az bir kısmı büyük ve güçlü yangının diplerine ulaşabildiği görülecektir.

Tüm Reklamları Kapat

Bunu, bir kamp ateşini tükürerek söndürmeye benzetebiliriz. Bir kamp ateşini söndürecek olan şey, kademeli bir şekilde yakıtla bağlantısının kesilmesidir. Hiçbir uçak ve helikopter, bir kamp ateşine koca bir kova su dökmenizle orantılı suyu aynı anda boşaltamaz; çünkü hiçbirinin kapasitesi bu kadar büyük değildir. Bu boşaltım bir seferde yapılamadığında, iki su dökümü arasında yangın, önceden dökülen suyun tamamını buharlaştıracak ve tekrar yanmaya geri dönecektir. Plucinski, bunu şöyle anlatıyor:

Ne yazık ki yangının başlangıcı üzerinden geçen her saat ile birlikte, yangınlara ek uçaklar ve helikopterler göndermenin sağladığı fayda daha açık bir soru hâline gelmektedir. Kilometrelerce kareye yayılmış, öfkeli bir yangının üzerine kaç varil su dökerseniz dökün, yangın harlamaya devam edecektir. Bu kadar büyük bir yangını etkili bir şekilde boğabildiği bilinen yol, kapsamlı yangın hatları çekmektir.

Ama bilimsel bir perspektiften konuşmak gerekirse şunu da söylemek gerekir ki devasa bir yangın üzerinde bir uçak veya helikopterin tam olarak ne kadar etkili olacağını (veya herhangi bir faydası olup olmayacağını) söylemek neredeyse imkânsızdır.

Havadan Müdahale, Orantısız Derecede Tehlikeli!

Yangınlara havadan müdahale etmek sanıldığı kadar güvenli bir yöntem değildir. ABD'de 1910 yılından beri çıkan orman yangınlarında 1100 yangınla mücadele personeli ölmüştür ve 2000-2013 yılları arasında her yıl yaşanan 20 ölümün %25 kadarı havacılıkla ilişkili ölümlerdi.[13] %25 oranı inanılmaz büyük bir sayıdır, çünkü orman yangınına müdahale edenlerin bundan çok daha küçük bir oranı havacılardan oluşmaktadır. Dolayısıyla havadan müdahale eden ekiplerin ölümle çok daha sık yüzleştiği söylenebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar Yangını Önlemeye Değil, Söndürmeye Ayrılıyor!

Küresel ısınmaya ve kuraklıklara bağlı olarak hem sıklığı hem de şiddeti artan orman yangınları, modern iletişim teknolojileri dolayısıyla halkın daha gözü önünde olduğunda, verimli yangınla mücadele metotları yerine şov-odaklı yangınla mücadele metotları ön plana çıkarılabiliyor. Örneğin iklim değişimini, kuraklığı, yakıt birikimini, insan yerleşim alanlarının gelişim örüntülerini, arazi yönetimini, yangın ekolojisi araştırmalarını, rekreasyon alanlarının zenginleştirilmesini ve gelecekteki yangınları önlemeye yönelik incelemeleri desteklemenin yangınla mücadelede çok daha etkili olduğu biliniyor. Ancak örneğin ABD'de 1985 yılında Orman Hizmetleri'nin, Arazi Yönetim Bürosu'nun, Ulusal Park Hizmetleri'nin ve yaban orman alanlarının önemli bir bölümünden sorumlu olan Yerli Amerikalı İlişkileri Bürosu'nun bütçesi 1985'ten 2015'e 4 kat artarak 533 milyon dolardan 2 milyar dolara çıkmış olmasına rağmen, yangınla mücadeleye ayrılan fon, 1995'te bütçenin %16'sını oluştururken artık %52'sini oluşturuyor. Yani ayrılan maddi kaynağın çoğu, yangın çıktıktan sonra sergilenen mücadeleye ayrılıyor; yangınları anlamaya veya daha yaşanmadan durdurmaya değil.

ABD'de yangınla mücadeleye ayrılan federal kaynaklar (milyon dolar cinsinden). Tarihsel dolar değerleri, 2015 yılındaki enflasyona göre düzeltilmiş dolar değerlerine çevrilmiştir.
ABD'de yangınla mücadeleye ayrılan federal kaynaklar (milyon dolar cinsinden). Tarihsel dolar değerleri, 2015 yılındaki enflasyona göre düzeltilmiş dolar değerlerine çevrilmiştir.
National Interagency Fire Center

Hava Müdahalesi Pahalıya Patlayabilir!

Türkiye'de yangın geciktirici maliyetleri hakkında güvenilir bir bilgiye ulaşmak zor; ancak Amerika'da yapılan bir çalışma, geciktiricilerin litresi başına 0.8$ maliyet olduğunu göstermektedir. Bu durum, 11.000 litrelik tipik bir geciktirici boşaltmasının her seferinde 9.000$ civarında bir maliyeti olabileceğini göstermektedir.[14] Ayrıca bu hava tankerlerinin saatlik operasyon ücretleri 6.000$'ı aşabilmektedir.[15]

Elbette maliyet, civardaki su kaynaklarından alınacak suyla en aza indirilebilir. Ayrıca maliyet, böylesi hayati olabilecek bir müdahalenin engellenmesi için tek başına bir bahane olamaz; fakat yangınla mücadelede maliyetin doğru bir şekilde gözetilmesi, daha verimli yöntemlere maddi kaynak ayrılmasını mümkün kılabilir.

Havadan Sıkılan Geciktiricilerin Faydası Kesin Değil!

Üstelik bu geciktiricilerin ne kadar etkili olduğu da net değildir: ABD Orman Hizmetleri, geciktiriciler ile yapılan müdahalelerin, sadece su ile yapılan müdahalelerden 2 kat civarında daha etkili olduğunu iddia ederken, yapılan birçok çalışma, bu geciktiricilerin dikkate değer bir işlevi olduğunu göstermeyi başaramamıştır.[15], [16] Bu konuda bulunan geniş veri boşlukları ve akademik araştırma eksikleri de konunun belirsizliğini körüklemektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Örneğin ABD'de 2000-2010 yılları arasında, toplamda 340 milyon litre geciktirici kullanılmıştır ve o dönemde yıllık 1 milyar dolar civarında olan yangınla mücadele harcamalarının her yıl %5 kadarı (24-36 milyon dolar kadarı) geciktirici masraflarına gitmiştir. Ayrıca yapılan çalışmalar, bu geciktiricilerin su habitatlarına sızarak balıklara ve diğer su canlılarına zarar verebildiğini de göstermiştir.[17]

Sonuç

Sonuç olarak, yangın söndürme uçakları ve helikopterleri, özellikle de yangına ilk saldırı sırasında oldukça etkili olabilmektedir ve bu amaçla kullanılmaları önerilmektedir. Özellikle de etkili bir yangın gözlemi, bir yangın daha yeni başladığında hava müdahalesini mümkün kılacağından, yangınların büyümesinin önüne geçebilir. Öte yandan, her orman yangınının kötü veya zararlı olduğu da unutulmamalı, yangın ekolojisi her zaman öncelenmelidir.

Ayrıca bu anlattıklarımızdan da görebileceğiniz gibi, bir ülkenin yangınla mücadele stratejileri, ülkede görülen veya görülmesi beklenen yangınlarla uyumlu olmalıdır. Doğa felaketlerine ve dolayısıyla yangınlara ayrılan kaynaklar kısılmamalı, bu kaynakların bilimsel araştırma ve raporlamalara da fazlasıyla yetecek şekilde çeşitlendirildiğinden, halkın bilinçlendirilmesi yönünde etkili bir çabanın da harcandığından, bilim ve halk arasındaki köprünün etkili bir şekilde güçlendirildiğinden emin olunmalıdır.

Son olarak, yangınla mücadelenin tek yönlü bir süreç olmadığını ve dışarıdan bakıldığında en etkili, önemli ve hayatiymiş gibi gözüken uygulamaların bilimsel perspektiften daha kısıtlı ve etkisiz olduğunu, daha "geleneksel" ve "bariz" gibi gözüken uygulamalarınsa daha hayati ve önemli olduğunu görmek önemlidir.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Orman Yangınları Yazı Dizisi

Bu yazı, Orman Yangınları yazı dizisinin 8. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Ateş Nedir? Nasıl Yanar, Nasıl Yakar?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • İnanılmaz 3
  • Bilim Budur! 2
  • Üzücü! 2
  • Tebrikler! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 1
  • Muhteşem! 0
  • Umut Verici! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/05/2024 22:09:18 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/11958

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Kan
Samanyolu Galaksisi
Hastalık Kontrolü
Film
Patlama
Kedi
Nötron Yıldızı
Embriyo
Kişilik
Bilinç
Demir
Tohum
Biyokimya
Bellek
Taklit
Dağılım
Bakteriler
Sinaps
Semptom
Uygulama
Oyun Teorisi
Dinozorlar
Goril
Sahte
Şeker
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Orman Yangınlarıyla Mücadelede Uçak ve Helikopterler Ne Kadar İşlevsel?. (23 Haziran 2022). Alındığı Tarih: 24 Mayıs 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/11958
Bakırcı, Ç. M. (2022, June 23). Orman Yangınlarıyla Mücadelede Uçak ve Helikopterler Ne Kadar İşlevsel?. Evrim Ağacı. Retrieved May 24, 2024. from https://evrimagaci.org/s/11958
Ç. M. Bakırcı. “Orman Yangınlarıyla Mücadelede Uçak ve Helikopterler Ne Kadar İşlevsel?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 23 Jun. 2022, https://evrimagaci.org/s/11958.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Orman Yangınlarıyla Mücadelede Uçak ve Helikopterler Ne Kadar İşlevsel?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, June 23, 2022. https://evrimagaci.org/s/11958.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close