Münchhausen Üçlemi: Hiçbir Argümanın Doğruluğunu Mutlak Olarak İspatlayamazsınız!

Münchhausen Üçlemi: Hiçbir Argümanın Doğruluğunu Mutlak Olarak İspatlayamazsınız!
12 dakika
2,069 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat
Evrim Ağacı Akademi: Bilim Nedir? Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilim Nedir? yazı dizisinin 5. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Bilim Nedir? Bilimin Temel Özellikleri Nelerdir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Münchhausen Trilemma (veya Münchhausen Üçlemi), epistemolojide herhangi bir iddianın doğruluğunu ispatlamanın imkânsız olduğunu ileri süren bir düşünce deneyidir. Buradaki "ispat" dar bir anlamda ("bilimsel bulgu") kullanılmamaktadır; tam tersine, en kapsayıcı anlamıyla kullanılmaktadır ve matematik ve mantıktaki ispatları da kapsamaktadır. Buna göre, belli bir argüman zinciri inşa edecekseniz, belli varsayımlar ile yola çıkmak zorundasınızdır.

Şöyle düşünün: Diyelim ki gökyüzünün maviliğinin kırılan ve saçılan ışık ışınlarının dalga boylarından kaynaklandığı yönünde bir argüman ileri sürüldü. Buna kanıt olarak ışık tayfının nasıl oluştuğu gösterildi ve havadaki moleküllerin de aynı etkiye sebep olduğu ispatlandı. Ancak biri, kolaylıkla bu kanıtın kendisinin de kanıtını sorabilir. Yeni kanıtlar bulsanız da o kanıtların da kanıtları sorulabilir ve bu böyle devam eder. Bu durumda herhangi bir iddiayı veya argümanı nasıl kanıtlayabiliriz?

Bir Argümanı "Kanıtlamanın" 3 Zor Yolu

Münchhausen Üçlemi bir "trilemma" veya "üçlem" olarak anılır, çünkü bir argüman üreten veya bir argümanı savunan herkesin ve her düşünce sisteminin şu 3 zor tercihten birini seçmek zorunda olduğunu söyler:

Döngüsel Argüman

Döngüsel argümanlar (İng: "circular argument", Lat: "circulus in probando"), ispatlamak istediği sonucu bir başlangıç noktası olarak alan argümanlara verilen bir isimdir - ve bir mantık safsatasıdır. Eğer bir argümanın döngüsel olduğunu fark etmezseniz, oldukça inandırıcı gelecektir, çünkü bu tür argümanların öncülleri doğruysa sonuçları da doğru olacaktır ve "sonuç", zaten "öncül" olarak alındığı (ve dolayısıyla "doğru" kabul edildiği) için, sanki varılan sonuç bağımsız olarak doğruymuş gibi bir izlenim verir. Bir örnek şudur:

Reklamı Kapat

  • Ahmet: Başarının anahtarı nedir?
  • Berna: Doğru elemanları işe almak.
  • Ahmet: Doğru elemanları işe aldığını nereden bileceksin?
  • Berna: Başarılıysan, doğru elemanları işe almışsın demektir.

Görülebileceği gibi, bu argüman zincirinde Berna, doğru elemanları işe almayı başarının sırrı olarak görmekte, başarıyı ise doğru elemanları almanın sırrı olarak görmektedir. Bu, döngüsel bir mantık hatasıdır.

Aslında döngüsel argümanlar formel bir mantık hatası değildirler; sadece pragmatik nedenlerle sorunludurlar: Eğer öncül olarak alınan sonuç gerçekten doğruysa, elbette argüman da doğru olacaktır. Fakat o öncül henüz ispatlanmadığı için, ister istemez sonuç da ispatlanmamış hâldedir ancak o argümanı dinleyen birine sonuç, aslında ispatlanmış gibi gelecek ve ikna edici olacaktır. Bu da hatalı sonuçlara ulaşılmasına neden olacaktır.

Üçlemin bu ayağını kullanmayı seçen felsefi tutuma bağdaşırcılık veya koherentizm (İng: "coherentism") denmektedir. Buna göre "gerçek", bir dizi cümle, önerme ve inanç kümesi çerçevesinde tutarlılıktan doğar. Ayrıca epistemik temellendirme teorisine göre de bir kişinin bir inanca sahip olmak için iyi bir nedeni varsa, o inancın gerçeklik değeri daha yüksek olacaktır. Burada önemli bir kriter, inancın rasyonel olmasıdır. Yukarıdaki Ahmet ve Berna arasındaki diyalog, esprili bir şekilde, şöyle devam ettirilebilir:

  • Ahmet: Bu durumda döngüsel mantık başarısının anahtarı mı?
  • Berna: Evet! Çünkü başarının anahtarı döngüsel mantık.

Sonsuz Argüman

Sonsuz argümanlarda her bir dayanak noktası, kendinden önce gelen dayanak noktalarına dayanır ve bunlar sonsuza kadar devam eder. Örneğin herhangi bir bilimsel konuda sürekli "Neden?" sorusunu sorarak, herhangi bir olgudan yola çıkıp Evren'in başlangıcına kadar gidebilirsiniz; çünkü her şeyin nedenleri birbirine bağlıdır ve o nedenler silsilesi, Evren'in başlamasıyla başlamıştır. Buradaki yazımızda verdiğimiz, Sarah ile kimya profesörü olan babası arasında geçen diyaloğun ufak bir kısmını buraya taşıyalım:

  • Sarah: Babacığım, duşta mıydın?
  • Babası: Evet, duştaydım kızım.
  • S: Neden? 
  • B: Çünkü kirliydim. Duş beni temizliyor.
  • S: Neden? 
  • B: Çünkü bir sabunla birlikte kullandığımda su benim kirimi yıkayıp götürüyor.
  • S: Neden? 
  • B: Çünkü sabun kiri tutuyor ve suyun onu yıkamasına izin veriyor.
  • S: Neden? 
  • B: Çünkü sabun yüzey-aktif (sürfaktan) bir maddedir.
  • S: Neden?
  • B: Bu HARİKA bir soru. Sabun sürfaktandır, çünkü normalde çözünmeyen kir ve yağ parçacıklarını hapseden, suda çözünebilir iyon kümelerini (misel yapılarını) oluşturur.

(...)

  • B: Sabun moleküllerinin neden hidrofilik bir kafası ve hidrofobik bir kuyruğu mu var?
  • S: Evet.
  • B: Çünkü kafada bulunan Karbon-Oksijen bağları yüksek düzeyde kutuplu, Karbon-Hidrojen bağları ise ciddi miktarda kutupsuz.
  • S: Neden?
  • B: Çünkü karbon ve hidrojen neredeyse aynı elektronegativiteye sahip, oksijen ise çok daha fazla elektronegatif. Bu yüzden karbon-oksijen bağları kutuplu oluyor.
  • S: Neden?
  • B: Bu biraz karışık. Elektronegativiteyi ölçen Pauling ölçeği veya Mulliken ölçeği kullanmana bağlı olarak farklı cevapları var. Pauling skalası homonükleer ve heteronükleer bağ kuvveti farklarına göre düzenlenmiştir. Mulliken ölçeği ise elektron isteği ve iyonizasyon enerjisi özelliklerine göre... Fakat her biri, eninde sonunda etkili çekirdek yüküne geliyor. Bir oksijen atomundaki son yörüngedeki elektronların enerjisi karbondakilerden düşük ve bağ sırasında bu elektronlar paylaşılırken oksijene daha sıkı tutunuyorlar. Çünkü bir oksijen atomundaki elektronlar daha güçlü bir çekirdek yükünü deneyimliyorlar ve bu yüzden atomik çekirdeğe daha yakın oluyorlar. Havalı, değil mi?
  • (sessizlik olur)
  • S: Hiçbir şey anlamadım.
  • B: Hiç önemli değil. Öğrencilerimin de neredeyse hiçbiri anlamıyor.

Üçlemin bu ayağını kullanmayı seçen felsefi tutuma sonsuzculuk (İng: "infinitism") denmektedir. Sonsuzculara göre bir argümanın sonsuz nedenler silsilesine dayanması, onu "bilgi" veya "gerçek" olmaktan alıkoymamaktadır.

Dogmatik Argüman (Aksiyomatik Argüman)

Dogmatik bir argüman, ispatlanmaya ihtiyaç duymayan bir argümandır. Sadece doğru olduğu kabul edilir ve savunmaya ihtiyaç duyulmaz. Örneğin "bilim" dediğimiz devasa sistemin de güvenilir ve başarılı olduğunu bildiğimiz ve bu şekilde devam edeceğini umduğumuz birtakım varsayımları vardır.

Ancak buradaki "dogmatik" sözcüğü doğru anlaşılmalıdır: Bilimde varsayımlar değiştirilemez veya yanlış olamaz değildir; sadece pragmatik yollarla belirlenmişlerdir ve çalışmadıklarının gösterilmesi hâlinde, tıpkı onlar sayesinde inşa edilen sayısız hipotezin yanlışlanmış ve yanlışlanabilir olması gibi, bu varsayımlar da değiştirilebilir veya terk edilebilirler. Yani bir düşünce sisteminin dogmatik olması ile bir sistemin yola çıkış noktasının dogmatik olması farklı şeylerdir. Bu ayrıma işaret etmek için, dogmatik argümana aksiyomatik argüman da denmektedir.

Reklamı Kapat

Örneğin genel kültürün büyük bir kısmı, aksiyomatik argümanlar içerir. "2. Dünya Savaşı, itilaf ve ittifak devletleri arasında yaşanmıştır." dediğinizde, "itilaf devletleri" ile "ittifak devletleri"nin kimler olduğunun bilindiğini ve bunun için ek bir kanıt sunmaya ihtiyacınız olmadığını imâ edersiniz. Eğer her söylediğinizin her dayanağını kanıtlamaya kalkacak olursanız, iletişim kurmanızın imkânsız olacağına dikkatinizi çekeriz.

Üçlemin bu ayağını kullanmayı seçen felsefi tutuma temelcilik (İng: "foundationalism") denmektedir. Temelciler, bilginin gerekçelendirilmiş inançlara veya sağlam temellerden yola çıkarak inşa edilmiş sonuçlara dayandığını söylerler. Temelciler arasında Aristoteles, Descartes ve John Locke gibi filozoflar vardır. Elbette bu "temel"in tam olarak ne olması gerektiği tarih boyunca tartışılmış ve tartışılmaya devam etmektedir.

Münchhausen Üçlemi Nereden Geliyor?

Bu üçlemi ileri süren Karl Friedrich Freiherr Von Münchhausen, 1720 yılında Almanya'da doğmuş bir barondur. Askeri başarılarının yanında Münchhausen'in, aynı zamanda gezileri boyunca topladığı hikayeleri mübalağa ederek anlatmak konusunda da bir ilgisi ve yeteneği vardı. Birçokları, anlattığı hikayelerin abartılı ve yalan olduğunu düşünmüşlerdir.

Ancak bu ilginç hikayelerden biri, bir gün at binerken bir bataklığa saplandığına yönelik bir hikayedir. Hikayede Münchhausen, bataklıktan kurtulmak için kendi saçını yukarı doğru çektiğini ve yeterince zorladığında bataklıktan çıkmayı başardığını anlatır. Yani kendi vücudunu yukarı doğru çekerek, kendi kendini kaldırabileceğini iddia etmiştir. Ki bu, modern fizik yasaları çerçevesinde imkânsızdır.

Reklamı Kapat

Oskar Herrfurth tarafından Münchhausen'in hikayesinin resmedilişi.
Oskar Herrfurth tarafından Münchhausen'in hikayesinin resmedilişi.
Wikimedia

İşte bu hikayeden yola çıkan Alman filozof Hans Albert, 1968 yılında Münchhausen Üçlemi terimini ileri sürmüştür. Sonradan Karl Popper, "dogmatizm sonsuz gerilemeye, sonsuz gerileme de psikolojizme karşı" diyerek bu üç ayağı tanımlamıştır. Sözünü ettiği psikolojizm, bir yasa veya gerçeğin temellendirilmesinde insan psikolojisinin rolü olduğunu söyleyen felsefi bir pozisyondur. Tıpkı sağlam bir zeminde olmadığı için bataklıktan çıkamayan Münchhausen gibi, tüm bilgilerin temellendirmesi dayanaksızdır, çünkü hiçbir bilginin olmadığı bir noktadan başlamalıdır ama bu durumda herhangi bir ilerleme kaydedilemez. Bu nedenle hiçbir gerçek, hiçbir bilginin olmadığı bir dayanak noktasına dayandırılamaz. Bu durumda her gerçek ya dogmatizme ya sonsuz gerilemeye ya da döngüsel bir argümana dayanmak zorundadır. Tıpkı Münchhausen'in kendi kendini çekerek bataklıktan çıkması gibi, hikaye uydurma olsa bile...

Aslında bu üçlemin kökenlerini, 160-210 yılları arasında yaşamış Yunan filozof ve hekim Sextus Empiricus'un yazılarına kadar takip edebiliriz. 3. yüzyılda yaşamış ve Yunan filozofların biyografileri üzerine çalışmış Diogenes Laërtius tarafından yazılanlara göre Sextus Empiricus, bu tür bir argümanı 1. yüzyılda yaşamış Skeptik Agrippa'ya dayandırmaktadır - ki bu nedenle Münchhausen Üçlemi kimi zaman Agrippa Üçlemi olarak da bilinir. Yani erken dönem filozoflar da bir şeyi gerçek anlamıyla ve mutlak olarak ispatlamanın imkânsızlığını fark etmişlerdir.

Agrippa'nın 5 Modu

Felsefi bir skeptisizm akımı olan Pironhizm (İng: "Pyrrhonism") savunucusu olan Agrippa'nın 5 modu şöyle söyler (ki okuduğunuzda, Münchhausen Üçlemi ile benzerliği fark edeceksiniz):

Anlaşmazlık

Filozoflar ve halkın geneli arasında görülen görüşler arasında anlaşmazlık vardır. Agrippa, şöyle yazıyor:

Tartışmadan türeyen tarza göre, önerilen konu hakkında hem sıradan yaşamda hem de filozoflar arasında karar verilemez ihtilafların ortaya çıktığını görüyoruz. Bu nedenle, hiçbir şeyi seçemiyoruz veya ekarte edemiyoruz ve sonunda tartışma, kararın askıya alınmasıyla sonuçlanıyor.

Sonsuz Gerileme

Tüm kanıtlar, kendileri kanıtlanmak zorunda olan diğer kanıtlara dayanırlar ve bu sonsuza dek devam eder. Modern zamanlarda buna "sonsuz argüman" da diyoruz. Agrippa şöyle yazıyor:

Sonsuz gerilemeden türetilen modda, öne sürülen konu için bir kanaat kaynağı olarak öne sürülen şeyin, kendisinin başka bir kaynağa ihtiyacı olduğunu, kendisinin de başka bir kaynağa ihtiyaç duyduğunu ve böylece sonsuzluğa, böylece başlayacağımız bir noktanın kalmadığını söylüyoruz ve dolayısıyla herhangi bir şeyi temellendirmek mümkün olmuyor ve yargıya varma askıya alınıyor.

İlişki (Görelilik)

Her şey, onlarla ilişkili olan şeyler değiştikçe veya biz ona farklı açılardan baktıkça değişir. Agrippa şöyle anlatıyor:

Agora Bilim Pazarı
Kalkülüs: Eksiksiz Bir Ders (Cilt 2)
  • Boyut: 16,5 x 23,5
  • Sayfa Sayısı: 482
  • Basım: 7
  • ISBN No: 9786053550280
Devamını Göster
₺78.00
Kalkülüs: Eksiksiz Bir Ders (Cilt 2)

Görelilikten türeyen modda, yukarıda söylediğimiz gibi, var olan nesne, yargılayan özneye ve onunla birlikte gözlemlenen şeylere göre şöyle şöyle görünür, ama onun doğası gereği nasıl olduğuna dair yargıyı askıya alırız.

Varsayım

Gerçeği yalnızca desteksiz varsayımlara dayanarak ileri sürebiliriz. Buna bugün "dogmatik argüman" diyoruz - ki bu şekilde izah edildiğinde, halk arasındaki "dogmatik" sözcüğünün anlamından farkı görülebilir.

Sonsuza kadar geriye atılan Dogmatistler, kurmadıkları, ancak bir taviz sayesinde basit ve kanıtsız olarak varsaydıklarını iddia ettikleri bir şeyden yola çıktıklarında, varsayım modu ortaya çıkar.

Döngüsellik

Gerçeği savunma biçimimiz, kanıtların döngüselliğine dayanır. Buna bugün "döngüsel argüman" diyoruz. Agrippa, şöyle yazıyor:

Karşılıklı mod, araştırılan nesnenin doğrulanması gereken şeyin, araştırılan nesne tarafından ikna edici hale getirilmesi gerektiğinde ortaya çıkar; sonra, diğerini kurmak için ikisini de temellendiremediğimiz için, her ikisi hakkında da yargıyı askıya alırız.

Üçlemin Çözümü Var mı?

Maalesef hayır. Eğer bir üçlemin mutlak bir çözümü olsaydı, o zaman "üçlem" olmazdı. Elbette, ortada üçlem olmadığı veya üçlemin ayaklarından bir kısmının sanıldığı kadar problemli olmadığını söyleyen çok sayıda filozof ve eleştirmen var. Bunların geliştirdikleri tartışmalar, kademeli bir şekilde dallanıp budaklanan derin bir felsefi argümanlar ağacını oluşturuyor - ki bu biraz ironik; çünkü "Herhangi bir argümanı kanıtlayabilir miyiz?" sorusu bile sayısız felsefenin doğuşu veya etkilenmesi ile sonuçlanıyor. Bu da felsefenin çoğu zaman haksız yere karikatürize edilen, "cevaplara ulaşmadan tartışmayı sürdüren" doğasına işaret ediyor. Kimi zaman nihai cevaplara ulaşamasak bile, yolda birçok şey öğrenebiliriz. Bilim ve felsefe, bu nedenle değerlidir.

Bilim açısından incelendiğinde, daha önce natüralizmle ilgili yazımızda da tartıştığımız üzere, bilimin gerçeğe dönük arayışındaki en büyük itici faktörlerden biri evrensel anlaşılabilirlik (ki bu, Agrippa'nın vurgu yaptığı anlaşmazlığı minimize etmeyi hedefler) ve sürekli sonuç üretebilme becerisidir (bu da pragmatik bir amaca hizmet eder). Eğer bilimde ortak bir dil tutturamazsak ve herhangi bir yeni keşifte bulunamazsak, bilimle ilgili temel varsayımlarımızı gözden geçirmemiz gerekir. Ancak bugüne kadar böyle bir ihtiyaç doğmamıştır ve gelecekte de doğacağı meçhuldür.

Bir diğer önemli nokta, Münchhausen Üçlemi bizi birbirinden beter 3 seçenekten birine zorluyor olsa da bu seçenekleri yumuşatmak ve zayıflatmak mümkün olabilir. Örneğin bazı temel varsayımlarda bulunuyor olsak bile bu varsayımları kolayca terk edebilecek bir sistem inşa etmek, gerçeğe ulaşma konusunda insanın bilişsel zaafları varsa bu zaafları görmezden gelmek yerine onları eleyecek yöntemler tespit etmek, kusursuz bir sisteme sahip olmaktan ziyade işimizi gören ve daha fazla keşfin önünü açan yöntemler geliştirmek, Evren'e ve insan bilişine yönelik değiştiremeyeceğimiz bu gerçeklere rağmen ilerlememizi sağlayabilir. Bunlar ve çok daha fazlası, bilimin karakteristik özellikleridir. Bilim, sadece ne olduğu üzerinden değil, ne olmadığı üzerinden de güvenilirlik, anlaşılabilirlik ve evrensellik sağlamış bir düşünce sistemidir.

Burada önemli olan, epistemoloji felsefesi çerçevesinde bu tür tartışmaların olduğu ve bunların tüm düşünce sistemlerine öyle veya böyle sirayet ettiğidir. Bu tartışmaların sonuçları, elbette bu düşünce sistemlerinde değişimler yaratabilir veya onlar üzerinde pek bir etkisi olmayabilir. Ama felsefenin çıktıları, illâ dünyayı değiştirici olmak zorunda değildir. Örneğin belirsizlik zamanlarında yükselişe geçen sahtebilim ile mücadelede epistemoloji önemli bir araçtır. Bir şeye inanmayı neden seçtiğimizi nasıl temellendirdiğimizi sorgulamak, belki sizi %100 gerçeğe ulaştıramaz, ancak olasılıklar arasından en güvenilir ve olası olanlarını belirlemenizi sağlayabilir.

Bilimin özünde yapmaya çalıştığı da tam olarak budur: Bu yazıda bir örneğini verdiğimiz felsefi problemler veya insanın bilişsel engelleri gibi çeşitli nedenlerle %100 gerçeğe ulaşamasak bile, evrensel olarak hemfikir olabileceğimiz biçimde, ona en fazla miktarda yaklaşabilmek... Her adımda kendimizi ve varsaydıklarımızı sorgulayarak, daha iyi alternatifler varsa onları ortaya çıkarabilmek ve bu sayede gerçeğe olan zorlu, dolambaçlı ama stabil ilerleyişimizi sürdürebilmek...

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz 6
  • Muhteşem! 2
  • Tebrikler! 2
  • İğrenç! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • R. Trivedi. Munchausen Trilemma: Is It Possible To Prove Any Argument As Truth?. (26 Şubat 2020). Alındığı Tarih: 09 Temmuz 2021. Alındığı Yer: Science ABC | Arşiv Bağlantısı
  • L. J. Rips. (2002). Circular Reasoning. Cognitive Science, sf: 767-795. doi: 10.1207/s15516709cog2606_3. | Arşiv Bağlantısı
  • J. Weisberg. Formal Epistemology. (02 Mart 2015). Alındığı Tarih: 09 Temmuz 2021. Alındığı Yer: Stanford Encyclopedia of Philosophy | Arşiv Bağlantısı
  • R. Cameron. Infinite Regress Arguments. (20 Temmuz 2018). Alındığı Tarih: 09 Temmuz 2021. Alındığı Yer: Stanford Encyclopedia of Philosophy | Arşiv Bağlantısı
  • K. Popper. (2002). The Logic Of Scientific Discovery. ISBN: 9780415278447. Yayınevi: Routledge.
  • I. C. Jarvie, et al. (2016). Karl Popper. A Centenary Assessment. Volume Ii - Metaphysics And Epistemology. ISBN: 9781848901919. Yayınevi: College Publications.
  • S. Empiricus, et al. (2000). Outlines Of Scepticism. ISBN: 9780521778091. Yayınevi: Cambridge University Press.
Evrim Ağacı Akademi: Bilim Nedir? Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilim Nedir? yazı dizisinin 5. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Bilim Nedir? Bilimin Temel Özellikleri Nelerdir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 02/08/2021 15:07:42 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10712

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Entropi
İhtiyoloji
Sağlık Bakanlığı
Şüphecilik
Uygulama
İklim Değişimi
Yas
Ana Bulaşma Mekanizması
Dağılım
Zihin
Bitki
Öğrenme Alanı
İnsan Evrimi
Anksiyete
Primatlar
Biyoloji
Yaşlılık
Komplo
Balina
Bilim Felsefesi
Transkripsiyon
Mitler Ve Gerçekler
Eczacılık
Maske
Evrim
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın