Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Koronavirüs salgını büyümeye devam ettikçe, halk arasında ve özellikle de sosyal medya aracılığıyla yayılan tuhaf ve bilimsel geçerliliği olmayan iddialar da çığ gibi büyüyor. Kimi zaman bunları paylaşanlar, iyi niyetli eş dost olsa bile, çoğu durumda bunları yayanlar prim ve maddi kazanç peşinde koşan kişiler oluyor.

Bu yazıda, salgın boyunca duyduğumuz bazı beslenme tavsiyelerinin bilimselliğini inceleyeceğiz. Eğer başka iddialar duyacak olursanız, [email protected] adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

Lütfen internette gördüğünüz, güvenilir veya bilimsel olmayan kaynaklardan paylaşılan bilgileri sosyal medya hesaplarınızda paylaşmayınız, tanıdıklarınıza göndermeyiniz. Çoğu durumda bu iddiaları yayanlar, çeşitli kurum, kuruluş ve şahıs isimleri vererek bilim dışı iddialarına inanılırlık katmaya çalışacaktır. Bu kişi, kurum ve kuruluşların resmi sosyal medya hesaplarından ve internet sitelerinden doğrudan görmediğiniz hiçbir paylaşıma itibar etmeyin.

Duyduklarınız ve gördükleriniz hakkında şüpheci olun ve bir iddiayı doğrulamak için en azından birkaç diğer güvenilir kaynaktan kontrol edin.

Bu İddialara Aldanmayın!

Sarımsak ile İlgili İddialar

İşin özü: Sarımsak, nezle ve koronavirüs de dahil olmak üzere viral enfeksiyonları önlemez veya iyileştirmez.

Sarımsak; yeşilsoğan, pırasa, frenksoğanı, soğan ve diğer birçok bitkiyi içeren Allium cinsinin bir üyesidir. Dünya genelinde yaygın olarak baharat/çeşni olarak kullanılır.

İddiaya göre sarımsak tüketmek enfeksiyonları önlemektedir. Sarımsak, gerçekten de enfeksiyon önlemek ve bazı diğer sağlık iddiaları dolayısıyla yaygın olarak tüketilmektedir. Ne yazık ki bunu gösteren güçlü herhangi bir bilimsel veri bulunmamaktadır. Sarımsak ile sağlık ilişkisini inceleyen birden fazla tarama ve meta-analiz çalışması bulunmaktadır. Bunların hiçbiri, söz konusu ilişkiyi ortaya koymayı başaramamıştır.

AIDS salgını sırasında bireyler ve hatta bazı hükümetler hatalı bir şekilde sarımsak, limon suyu ve pancar kökü gibi besinlerin tüketilmesinin HIV isimli virüsü önleyeceğini ileri sürmüştü. Bu, yüzbinlerce insanın canına mâl oldu.

Her ne kadar bitki virüsleri insanlara bulaşamasa da, bitkiler içinde bol miktarda virüs bulunmaktadır ve eğer sarımsağın antiviral özelliği olsaydı, muhtemelen öncelikle kendisini arındırırdı.

C Vitamini ile İlgili İddialar

İşin özü: C Vitamininin nezle ve grip de dahil viral enfeksiyonları iyileştirebildiğine dair çok az miktarda kanıt bulunmaktadır.
Pixabay

Askorbik asit olarak da bilinen C Vitamini birçok kültürde hastalıkları iyileştirip, bizi hastalıklardan koruyabilen anahtar ilaç olarak ileri sürülmektedir. C Vitamini temel gıdalardan birisidir, çünkü insan vücudu bu vitamini üretemez ve dışarıdan almamız gerekir. Ayrıca C Vitamini insan vücudu için antioksidan özelliğe sahiptir, normal savunma sistemi fonksiyonlarının sürdürülmesi için gereklidir, bazı enzimlerin çalışmasına yardımcı olur ve doku hasarını iyileştirmekte kullanılır.

Ancak C Vitamininin genel toplumda nezleyi durdurabildiğini gösteren herhangi bir kanıt yoktur. Nezle süresini bir miktar kısaltabildiğine dairse çok az sayıda kanıt bulmak mümkündür. Ancak bu araştırmalarda bile, C Vitamini tüketiminin nezlenin şiddetini azaltabildiği gösterilememiştir. Nezle semptomları başladıktan sonra C Vitamini tüketmenin hastalığın süresi veya şiddeti üzerinde herhangi bir etkisi bulunamamıştır.

C Vitamini, patojenlere karşı gösterilen normal savunma fonksiyonlarında görev alır ve kan plazması içinde C Vitaminin az bulunmasının özellikle de nezle ve grip gibi hastalıklarla ilişkili olan üst solunum yollarında daha fazla enfeksiyona neden olduğu gösterilmiştir. Ancak eğer yeterince çeşitli gıda kaynaklarıyla besleniyorsanız (portakal, greyfurt, kivi, çilek) ve sebze yiyorsanız (patates, brokoli, kırmızı biber, Brüksel lahanası gibi), muhtemelen vücudunuzdaki C Vitamini seviyesi, herhangi bir takviye yapmaksızın patojenlerle savaşabilecek düzeydedir.

C Vitaminin megadozlarda alınmasının koronavirüsü etkileyebildiğini gösteren hiçbir çalışma bulunmamaktadır.

Her ne kadar vücutta gereğinden fazla C Vitamini bulunmasının çoğu zaman dikkate değer miktarda zararı olmasa da (çünkü idrar ile fazla miktar vücuttan atılır), mide bulantısı, ishal ve hatta böbrek taşlarına neden olabilir.

Mucize Mineral Solüsyonu ile İlgili İddialar

İşin özü: Sodyum klorit ve limon/misket limonu suyu karışımı olarak satılan Mucize Mineral Solüsyonu tehlikelidir ve hiçbir şekilde kullanılmamalıdır. Hiçbir antimikrobiyal, antiviral veya antibakteriyel özelliği bulunmamaktadır.
"Mucize" veya "Master" Mineral Solüsyonu
"Mucize" veya "Master" Mineral Solüsyonu
FDA

Her ne kadar bazıları sodyum klorit ve sitrik asit (limon veya misket limonu) içmenin doğrudan zararını görmeyebilse de, bu karışımın tüketilmesi vücudunuz için zararlıdır. Bu karışım sırasında oluşan klor dioksin solüsyonu (veya daha yaygın tabiriyle "beyazlatıcı") zararlıdır. Bunu içmek, bir marketten beyazlatıcı alıp içmek ile aynıdır.

Bu karışımın hiçbir antimikrobiyal, antiviral veya antibakteriyel özelliği olmadığı gibi, tam tersine kusma, ishal, su kaybına bağlı tansiyon düşmesi ve akut karaciğer yetmezliğine neden olabilir. Eğer zaten hasta yükü altında zorlanan hastaneleri daha da zorlamak istemiyorsanız, bundan şimdi (ve her zaman) uzak durmalısınız.

Su ile İlgili İddialar

İşin özü: Her 15 dakikada bir su içmek sizi koronavirüse karşı korumaz.
Su
Su
Pixabay

Bu iddiaya göre her 15 dakikada bir su içmek boğazınızı ve ağzınızı nemli tutarak, solunum yollarınızda biriken virüsleri mideye göndermenizi sağlayacaktır ve bu virüsler, midenizdeki hidroklorik asit ile öldürülecektir.

Her ne kadar susuz kalmamak önemli olsa da, 15 dakikada bir su içmek sizi koronavirüsten veya herhangi bir diğer virüsten korumaz. Çünkü çok az sayıda viral parçacık bile vücudunuzda bir enfeksiyon başlatmak için yeterlidir ve bunların her birini su ile mideye yönlendirmeniz mümkün değildir. Dahası, virüsler sadece ağzınızdan değil; burnunuzdan ve gözlerinizden de vücudunuza girebilirler.

Tabii bu iddiayla ilgili daha bariz olan bir diğer problem, virüslerin bulaşma yollarının tam olarak anlaşılmamasıdır. Çoğu virüs hapşırma veya öksürme sonrasında havaya saçılan damlacıklarla yayılır ve kimi zaman bu damlacıklar dakikalarca, hatta saatlerce havada asılı kalabilirler. Dolayısıyla nefesinizle içinize çektiğiniz havada halihazırda viral parçacıklar bulunuyor olabilir. Bu nedenle, su içerek boğazınızdaki bazı virüsleri mideye gönderseniz de, eğer hastalığa yakalanmanıza neden olacak damlacıkları soluduysanız, bunlar halihazırda burnunuz yoluyla solunum yolunuza girmiş demektir.

Sadece bu da değil: Mide asidi, koronavirüsü öldürebilecek kadar güçlü olmayabilir. Yapılan bazı çalışmalara göre koronavirüsler mide ve sindirim kanalında da üreyebilmektedir ve hatta dışkı yoluyla vücuttan atıldıktan sonra bile diğer insanlara bulaşıp onları hasta edebilmektedir. Örneğin ABD'deki ilk COVID-19 vakasına ait dışkı örneklerinde yapılan testler pozitif sonuç vermiştir.

Dondurma ve Diğer Soğuk Ürünlerle İlgili İddialar

İşin özü: Dondurma, milkshake veya diğer soğuk ürünler sizi koronavirüse karşı daha savunmasız yapmaz ve sizi hasta edemez.
Dondurma
Dondurma
Pixabay

Yakın geçmişte Florida'daki bir adam, mahallesine giren bir dondurma arabasına saldırdı. Endişesi, bu aracın komşularına koronavirüs bulaştıracak olmasıydı. Tabii bu saldırının ana nedenini henüz bilmiyoruz; ancak internetteki aramalara göre birçok insan dondurma ve diğer soğuk ürünlerin (örneğin milkshakelerin) koronavirüs taşıdığına ve sizi hastalığa daha açık hale getirebileceğine inanmaktadır.

Bu hatalı inanç öylesine yaygındır ki, UNICEF bir açıklama yayınlayarak bu iddiayı yayanların bu yalanı durdurmasını rica etmiştir.

Kolloid Gümüş ile İlgili İddialar

İşin özü: Kolloid gümüşün koronavirüsü önleyebildiğine, iyileştirebildiğine veya öldürebildiğine dair hiçbir kanıt yoktur. Kolloidal gümüş savunma sisteminizi de güçlendiremez. Kolloidal gümüş tüketmek sizi ciddi miktarda hasta edebilir ve hiçbir şekilde tüketilmemelidir.

Kolloidal gümüş, sıvı içine yayılmış gümüş parçacıklarından oluşan bir karışımdır. Gümüş, insanlar için temel bir gıda maddesi değildir ve çinko veya demirin aksine, insan vücudunun çalışabilmesi için diyetimize dahil etmemize gerek yoktur.

Daha önce de detaylarıyla anlattığımız gibi, bu ürünü tüketmek tehlikelidir ve böbrek hasarına, nöbetlere ve arjiriye neden olabilir.

Arjiri, deride mavi-mor renk ile kendini gösteren bir renk bozukluğudur. Ne yazık ki bu durum bazı hastalarda fark edildiğinde, diş ilaçlarından kullanılan gümüşün artık kullanılmamasına karar verilmişti. Ancak "alternatif tıp" adı verilen sahtebilim uygulamaları dolayısıyla kolloid gümüş kullanımı artınca, arjiri vakaları da artış göstermeye başladı.

Ayrıca bu sıvıyı uzun dönem tüketmenin miyeloid lösemiye neden olduğu bilinmektedir.

Sonuç ve Genel Tavsiye

Dünya üzerindeki hiçbir tekil diyet sizi koronavirüse karşı koruyamaz. Hiçbir tekil besin kaynağı sizi koronavirüse karşı koruyamaz. Hiçbir tekil gıda maddesi sizi koronavirüse karşı koruyamaz. Bu tarz krizleri fırsata dönüştürmeye çalışan diyet ve beslenme tavsiyelerinden uzak durmanızda fayda var.

Genel olarak sağlıklı bir insansanız, normalde ne yapıyorsanız onu yapmaya devam edebilirsiniz. Çünkü salgın zamanları, beslenme ve diyet konusunda "deneme" yapılacak zamanlar değildir. Dahası, çoğu zaman televizyon veya internet yoluyla "herkese uygun diyet" alt mesajıyla tavsiye edilen diyetler, sizin spesifik durumunuz, koşullarınız, sağlığınız, geliriniz, vb. faktörler bilinmeksizin size herhangi bir fayda sağlayamaz.

Sağlıklı ve dengeli beslenmenin ana prensibi, insanın vücudunun normal şekilde çalışabilmesi için gereken gıda maddelerini, temel gıda sınıflarına (su, karbonhidratlar, yağlar, proteinler, mineraller ve vitaminler) dengeli bir şekilde dağıtarak tüketmektir. İnsanların ihtiyacı olan günlük değerleri tutturmayı başardığınız ve bunu yaparken günlük ihtiyacınızdan daha fazla kalori almadığınız sürece, beslenme konusunda genel olarak doğru yoldasınız denebilir. Salgınlar sırasında buna ek olarak bir şey yapmanıza gerek yoktur.

Eğer normalde sağlıklı ve dengeli beslenmiyorsanız, bu dönemde bunu yapmaya özen gösterebilirsiniz. Ama bu da tekil bir besinden veya maddeden medet umma yoluyla değil; sözünü ettiğimiz gibi bilimsel ve düzgün bir şekilde olmalıdır.

Bu temel kurallara uyduğunuz, hijyen kurallarını takip ettiğiniz ve sosyal mesafelendirme uyarılarını kulak verdiğiniz müddetçe bu salgını atlatmak konusunda doğru yolda olduğunuzu söyleyebiliriz!

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 7
  • Tebrikler! 42
  • Bilim Budur! 13
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 5
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/04/2020 18:06:38 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8382

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bugün mezun olup, yarın öğrenmeyi bırakan biri, ertesi gün cahil kalır.”
Newton D. Baker
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder