Evrim Ağacı Logo Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Karanlık Enerji Nedir? Karanlık Enerjinin Ne Olduğunu Neden Hala Bilmiyoruz?

Karanlık Enerji Nedir? Karanlık Enerjinin Ne Olduğunu Neden Hala Bilmiyoruz?
Evrenin başlangıçtaki muhtemel görünümü
European Space Agency
Yazar Ethan Siegel Çağrı Mert Bakırcı Editör Çağrı Mert Bakırcı  SenaZorla 2. Editör Sena Zorla
13 dakika
1,957 Okunma Sayısı
Not Ekle
Reklamı Kapat

90’ların sonuna kadar, evrendeki enerjinin büyük bir kısmının hiçbir şekilde farkına varılmamıştı ve bilim insanları, bu gizemli enerjinin hâlâ ne olduğunu bilmiyor. Enerji açısından evrenin sadece %5’i, aşina olup anladığımız şeylerden oluşuyor: protonlar, nötronlar, elektronlar, fotonlar, nötrinolar, kara delikler ve hatta kütleçekim dalgaları... Geriye kalanın %27’si karanlık madde ve hepsinden çok daha fazlası, %68’i, yeni ve gizemli bir maddeden oluşuyor: karanlık enerji.

Evrenimizin muhtemel 4 sonu: Sonuncusu içinde bulunduğumuz evren gibi görünüyor, yani karanlık enerjinin hükmünde... Evrenin bünyesindekiler, fizik yasalarıyla beraber, sadece evrenin nasıl evrimleştiğini değil aynı zamanda ne kadar yaşlı olduğunu belirliyor. Eğer karanlık enerji olduğundan 100 kat daha çok ya da daha az güçlü olsaydı, aşina olduğumuz evrenin var olması imkânsız olurdu.
Evrenimizin muhtemel 4 sonu: Sonuncusu içinde bulunduğumuz evren gibi görünüyor, yani karanlık enerjinin hükmünde... Evrenin bünyesindekiler, fizik yasalarıyla beraber, sadece evrenin nasıl evrimleştiğini değil aynı zamanda ne kadar yaşlı olduğunu belirliyor. Eğer karanlık enerji olduğundan 100 kat daha çok ya da daha az güçlü olsaydı, aşina olduğumuz evrenin var olması imkânsız olurdu.
Forbes

Karanlık enerji, ilk başta, süpernova benzeri, çok uzak sinyallerden gelen ışığı inceleyerek yapılan gözlemler sonucu ortaya çıktı. Mesafe ve kızıla kayma ölçümleriyle bilim insanları evrenin sadece madde ve radyasyondan oluşamayacağı kanısına vardılar; ancak evrenin kaderini değiştirecek, yeni formda bir enerjiye ihtiyaçları vardı. 20 yılı aşkın süredir bu soru, neden cevabını bulamamış en büyük problemlerden biri?

Evrenin muhtemel sonları ve sağda gösterilen, asıl, ivmeli hızlanan sonumuz. Yeterince zaman geçtikten sonra, hızlanmadan dolayı evrendeki bütün bağlı galaktik ya da süpergalaktik bütün yapılar tamamen izole olacak. Karanlık enerjinin en azından bir sabit gerektiren özelliklerini anlamak için sadece geçmişe bakabiliyoruz fakat gelecek için ifade ettikleri daha fazla.
Evrenin muhtemel sonları ve sağda gösterilen, asıl, ivmeli hızlanan sonumuz. Yeterince zaman geçtikten sonra, hızlanmadan dolayı evrendeki bütün bağlı galaktik ya da süpergalaktik bütün yapılar tamamen izole olacak. Karanlık enerjinin en azından bir sabit gerektiren özelliklerini anlamak için sadece geçmişe bakabiliyoruz fakat gelecek için ifade ettikleri daha fazla.
NASA & ESA

Evrenin tam olarak ne tür bileşenlerden oluştuğunu bilmek istiyorsanız, yapmanız gereken tek şey, evrendeki çeşitli birçok objenin mesafe ve kızıla kaymalarını ölçmektir. Ölçtüğünüz kızıla kayma, objenin uzayda ne kadar hızlı hareket ettiği (genellikle yüzlerce ya da birkaç bin km/s) ile uzak bir kaynaktan ışık çıktığı anda evrenin genişleme miktarının bir kombinasyonudur. Mesafe ise, bir objenin görünürdeki parlaklık ya da açısal boyutunun bilinen, esas bir parlaklık veya boyutla karşılaştırılmasıyla anlaşılabilir.

Bütün gözlemlerimizi bir araya getirdiğimizde, süpernovalardan, büyük ölçekli yapılardan, kozmik arka plan mikrodalga ışımalarındaki dalgalanmalardan, vb. kaynaklardan hepsi, evreni tek bir şekilde tasvir ediyor: %5 normal madde, %27 karanlık madde ve %68 karanlık enerji.

Reklamı Kapat

Görünür genişleme hızı (y-ekseni) ve uzaklık (x-ekseni) grafiği geçmişte daha hızlı genişlemiş ancak şimdiki ırak galaksilerin hızlanmalarının düşüşte olduğu bir evrenle uyuşuyor. Bu Hubble’ın orijinal çalışmasından binlerce kez daha uzağa genişleyen, Hubble’ın çalışmasının modern bir versiyonu. Noktaların düz bir çizgi oluşturmadığı dikkatimizi çekmeli, bunun anlamı genişleme hızının zamanla değiştiği. Evrenin takip ettiği eğriyle uyum göstermesi karanlık enerjinin varlığına ve geç hakimiyetine işaret ediyor.
Görünür genişleme hızı (y-ekseni) ve uzaklık (x-ekseni) grafiği geçmişte daha hızlı genişlemiş ancak şimdiki ırak galaksilerin hızlanmalarının düşüşte olduğu bir evrenle uyuşuyor. Bu Hubble’ın orijinal çalışmasından binlerce kez daha uzağa genişleyen, Hubble’ın çalışmasının modern bir versiyonu. Noktaların düz bir çizgi oluşturmadığı dikkatimizi çekmeli, bunun anlamı genişleme hızının zamanla değiştiği. Evrenin takip ettiği eğriyle uyum göstermesi karanlık enerjinin varlığına ve geç hakimiyetine işaret ediyor.
Ned Wright, Betoule et al.'a ait en son verilere göre (2014)

Teorik olarak, bu gözlemleri anlamlandırma biçimimiz, olağanüstü bir şekilde düz mantığa dayanıyor. En büyük kozmik ölçekte evren, her yönde ve her konumda aynı. Kozmik ağı (İng: "cosmic web") inceleyip, bir galaksiden yola çıkıp, başka bir galaksiyle karşılaşmadan herhangi bir yönde milyonlarca ışık yılı gidebildiğinizi fark edebilirsiniz. Ancak bu ölçekler, her şeyin gerçekte ne kadar tekdüze olduğunu göstermeye yetecek kadar büyük değildir. Gözlemleyebildiğimiz evrende yaklaşık 400,000 Gly (1 Gly = 1 milyar ışık yılı) var ve birkaç milyar kübik ışık yıllı ölçeklerde her şey, gerçekten neredeyse %99,9 aynıdır.

Evren, her yönde ve konumda aynıymış gibi davranıyorsa, evrenin nasıl çalışacağını söyleyen bir formül yazabiliriz: Genişleme/daralma faktörü solda ve bütün madde ve enerji terimleri sağda... Bunlar genişleyen evreni kontrol eden kurallar ve bu oranın nasıl değiştiğini öğrenerek, evrende ne olduğunu, bunun ne kadar olduğunu ve nasıl davranacağını öğrenebiliriz.

Yazarın 2017 yılından Amerikan Astronomik Topluluğunda (American Astonomical Society) bir fotoğrafı, sağda ise birinci Friedmann denklemi var. Birinci Friedmann denklemi sol tarafta, uzay-zamanın evrimini belirleyen Hubble genişleme hızının karesini detaylandırıyor. Sağ tarafta birçok farklı türden madde ve enerjinin yanında evrenin gelecekte nasıl evrileceğini belirleyen uzaysal bükülme var. Bu denklem kozmolojideki en önemli denklem ilan edildi ve Friedmann tarafından 1992’de modern formundan türetilmişti.
Yazarın 2017 yılından Amerikan Astronomik Topluluğunda (American Astonomical Society) bir fotoğrafı, sağda ise birinci Friedmann denklemi var. Birinci Friedmann denklemi sol tarafta, uzay-zamanın evrimini belirleyen Hubble genişleme hızının karesini detaylandırıyor. Sağ tarafta birçok farklı türden madde ve enerjinin yanında evrenin gelecekte nasıl evrileceğini belirleyen uzaysal bükülme var. Bu denklem kozmolojideki en önemli denklem ilan edildi ve Friedmann tarafından 1992’de modern formundan türetilmişti.
Premier Institute/Harley Thompson

Farklı veriler, evrenin içeriğine dair farklı sınırlar belirliyor; ancak bunları birleştirip, çakıştıkları noktaları belirleyerek, bu bambaşka verilere hep beraber uyacak bir parametrenin var olup olmadığını bulabiliriz.

Kozmoloji’deki “uyumluluk modeli” de buradan geliyor. Bu modelde evren:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

  • günümüzde yaklaşık 67-74 km/s/Mpc hızda genişliyor
  • genişlemeye şu anda karanlık enerji hükmediyor (%68)
  • mekânsal olarak düz
  • içindeki enerjinin geri kalanı(%32) çoğunlukla madde( hem normal hem de karanlık madde).
  • Büyük Patlama’dan bu yana 13.8 milyar yıl geçtiği için 13.8 milyar yaşında.

Son günlerdeki tartışmalar ve gerginliklere rağmen, bu tasvir evrene dair varılan uzlaşma: Mevcut belirsizlikleri de dahilinde bulunduran, elimizdeki bütün verilerle tutarlı bir tasvir.

Üç bağımsız kaynaktan toplam madde içeriği (normal + karanlık, x-ekseni) ve karanlık enerji yoğunluğu (y-ekseni) üzerindeki kısıtlamalar: süpernova, kozmik arka plan mikro dalga ışıması (CMB) ve BAO, büyük ölçekli yapıların bağıntılarında görülen dalgalı bir özellik. Süpernovalar olmasaydı bile karanlık enerjiye kesinlikle ihtiyacımız olacağı dikkat çekmeli, aynı zamanda karanlık madde ve karanlık enerji miktarları arasında belirsizlikler ve uyumsuzluklar mevcut, evreni tam bir şekilde açıklamak için bu değerlere de ihtiyacımız olacak.
Üç bağımsız kaynaktan toplam madde içeriği (normal + karanlık, x-ekseni) ve karanlık enerji yoğunluğu (y-ekseni) üzerindeki kısıtlamalar: süpernova, kozmik arka plan mikro dalga ışıması (CMB) ve BAO, büyük ölçekli yapıların bağıntılarında görülen dalgalı bir özellik. Süpernovalar olmasaydı bile karanlık enerjiye kesinlikle ihtiyacımız olacağı dikkat çekmeli, aynı zamanda karanlık madde ve karanlık enerji miktarları arasında belirsizlikler ve uyumsuzluklar mevcut, evreni tam bir şekilde açıklamak için bu değerlere de ihtiyacımız olacak.
Supernova Cosmology Project, Amanullah et al., AP. J. (2010)

Evrendeki enerjinin büyük bir kısmının görünmez (ya da "karanlık") olması, bir kenara madde bile olmaması size acayip gelebilir. Madde normalde tortulaşıp bir araya gelir, kütlelerin çekiminden dolayı; yeterince madde bir noktada toplandığında evrenin genişlemesini yenip yıldızlar, galaksiler ve galaksi grupları/kümeleri kurabilirler. Maddenin hüküm sürdüğü bir evrende zaman geçtikçe yapılar daha da büyür ve ağ benzeri ve karmaşık hâle gelirler.

Ancak bol miktarda karanlık enerjinin de bulunduğu bir evrende, bu ağın büyüklüğünün ve karmaşıklığının bir limiti olacaktır. Gözlemlediğimiz karanlık enerji, uzay dokusunun doğasında olan bir enerji formu gibi çalışıyor. Evren genişledikçe maddenin yoğunluğu azalır (hacim arttıkça), radyasyonun da yoğunluğu (hacim arttıkça) ve enerjisi (ışık, kızıla kaydıkça) azalır; ancak karanlık enerjinin enerji yoğunluğu her zaman sabittir. Milyarlarca yıl sonrasında, radyasyonun da maddenin de yoğunluğu karanlık enerjinin yoğunluğunun altına düşerek günümüzde gözlemlediğimiz ivmeli genişlemeye neden oluyor.

Madde (hem normal hem karanlık) ve radyasyon evren artan hacmine genişledikçe seyrelse de karanlık enerji uzayın doğasında olan bir enerji. Genişleyen evrende yeni uzay oluştukça karanlık enerji yoğunluğu sabit kalıyor. Eğer karanlık enerji zamanla değişirse, genişleyen evren muammasına bir çözüm bulmak bir yana, varoluşun doğasına dair devrimsel yeni bir kavrayışa sahip olabiliriz.
Madde (hem normal hem karanlık) ve radyasyon evren artan hacmine genişledikçe seyrelse de karanlık enerji uzayın doğasında olan bir enerji. Genişleyen evrende yeni uzay oluştukça karanlık enerji yoğunluğu sabit kalıyor. Eğer karanlık enerji zamanla değişirse, genişleyen evren muammasına bir çözüm bulmak bir yana, varoluşun doğasına dair devrimsel yeni bir kavrayışa sahip olabiliriz.
E. Siegel/ Beyond the Galaxy

Modern gözlemsel kozmolojinin hedeflerinden biri, evrenin doğası incelenebilir bütün özelliklerini ölçerek karanlık enerjiyi tamamıyla açıklamaktır. Uzak Tip Ia süpernovaların sayılarını derleyerek, kozmik ağın büyük ölçekli kümeleşme özelliklerini erken, orta ve geç zamanlarda daha iyi ölçerek ve kozmik arka plan mikrodalga ışımalarındaki dalgalanma ve kutuplaşmalardan daha ince detayları ayırarak karanlık enerjinin tam olarak nasıl açıklanacağına daha iyi odaklanabiliriz.

Reklamı Kapat

Bir kozmolojik sabit olarak çalışıyor olabilir, bu karanlık enerjinin uzayın doğasında olan bir form olduğu anlamına gelir ya da daha karmaşık bir şekilde çalışıyor olabilir: kendine has (ve muhtemelen dinamik, sürekli değişen) bir durum denklemine sahip genel bir enerji formu...

Ancak gözlemler, Genel Görelilik Kuramı'na göre işleyip, karanlık enerjiyi hiç içermeyen bir evreni tamamen reddediyor.

Kozmolojik sabit eklemek yerine, modern karanlık enerji genişleyen evrendeki enerjinin başka bir bileşeni olarak görülüyor. Denklemin genelleştirilmiş formu bariz bir şekilde durgun bir evren mümkün olmadığını gösteriyor ve kozmolojik sabit eklemekle karanlık enerjinin genel bir formunu dahil etmek arasındaki farkı göz önüne getiriyor.
Kozmolojik sabit eklemek yerine, modern karanlık enerji genişleyen evrendeki enerjinin başka bir bileşeni olarak görülüyor. Denklemin genelleştirilmiş formu bariz bir şekilde durgun bir evren mümkün olmadığını gösteriyor ve kozmolojik sabit eklemekle karanlık enerjinin genel bir formunu dahil etmek arasındaki farkı göz önüne getiriyor.
Tokyo Üniversitesi, Kavli Impu

Geleneksel olarak karanlık enerji, tek bir parametreyle açıklanır: ww, yani durum denklemi. Fizikte ww, herhangi formdaki bir enerjinin enerji yoğunluğunu, o enerji formunun basıncına bağlar. Işık hızıyla karşılaştırıldığında ihmal edilebilir hızlarda hareket eden normal maddeler için w=0w=0 olarak verilir, yani hem normal madde hem de karanlık madde basınçsızdır.

Radyasyon ise basınç uyguluyor: w=+13w= +\frac{1}{3} . Bu pozitif basınç zamanla daha tez bir şekilde düşen bir genişleme hızı oluşturuyor: evren radyasyon hükmündeyken genişleme hızı, madde hükmündeyken (w=0 olmak üzere) sahip olduğu genişleme hızından daha seri azalıyor. Kozmik sicimler ya da uzaysal eğriliğin hükmettiği w=−13w= -\frac{1}{3}, bölgecik duvarların hükmettiği w=−23w= -\frac{2}{3} ya da kozmik sabitin hükmettiği w=−1w = -1 bir evren olabilir. Başka değerlerin mümkün olması ve w ‘nin değerinin zamanla değişmesine rağmen, en fazla yaklaşık %10’luk bir hata payıyla, w’yi tam olarak -1’e eşit olacak şekilde sınırlandırdık.

Reklamı Kapat

Karanlık madde, karanlık enerji, normal madde, nötrinolar ve radyasyonun göreceli önemi burada gösteriliyor. Şu anda karanlık enerji egemen olsa da ilk başlarda ihmal edilebilir miktardaydı. Karanlık enerji fazlasıyla uzun kozmik zamanlar için oldukça önemli, karanlık enerjinin izlerini evrenin en erken sinyallerinde bile görebiliyoruz.
Karanlık madde, karanlık enerji, normal madde, nötrinolar ve radyasyonun göreceli önemi burada gösteriliyor. Şu anda karanlık enerji egemen olsa da ilk başlarda ihmal edilebilir miktardaydı. Karanlık enerji fazlasıyla uzun kozmik zamanlar için oldukça önemli, karanlık enerjinin izlerini evrenin en erken sinyallerinde bile görebiliyoruz.
E. Siegel

Teorik olarak evrene yeni bir enerji formu için tasarlanan modellerin en basitleri 13\frac{1}{3}’lük ww’nin artışları içinde oluyor; karanlık enerjinin -1.00’a çok yakın olması, karanlık enerjinin kozmolojik sabit formuyla diğer aşina olduğumuz enerji formlarıyla olduğundan daha tutarlı olduğunu gösteriyor.

Genel Görelilik Kuramı'ndaki kozmolojik sabit, madde-ve-enerji formlarının yanında, Einstein denklemlerine (dolaylı olarak da Friedmann denklemlerine) eklenebilen tek enerji formu olması yönüyle ilginçtir. Aynı zamanda Kuantum Alan Teorisi'nde de boş uzayın doğasında olan enerji olarak yer alıyor. Eğer bu evrende potansiyel olarak var olabilen bütün partikül ve alanların katkılarını- ve boş uzayda nasıl geçerli olduklarını- hesaplayabilseydik, evrenin sıfır-noktası enerjisinin değerini bulmayı, dolaylı olarak da, evrenimizin kozmolojik sabitinin değerini bulmayı beklerdik.

Kuantum vakumunda sanal partikülleri gösteren kuantum alan teorisinin görselleştirilmiş hali. (Spesifik olarak güçlü etkileşimler için) Boş uzayda bile, bu vakum enerjisi sıfırdan farklı.
Kuantum vakumunda sanal partikülleri gösteren kuantum alan teorisinin görselleştirilmiş hali. (Spesifik olarak güçlü etkileşimler için) Boş uzayda bile, bu vakum enerjisi sıfırdan farklı.
Derek Leinweber

“Tamam,” diyoruz, “kuantum vakumuna etki eden her bir terimi nasıl hesaplayabileceğimizi biliyoruz, peki bu terimler ne?” Bu hesaplamaları yapıyoruz ve elde ettiğimiz değerler doğru olmak için çok, hem de çok büyük; gözlemlenen sınırlardan 120 kat daha büyük!

Neden olduğunu baktığımızda fark ediyoruz ki, kozmolojik sabit bir kütle/enerji değerinin dördüncü kuvvetindeki bir değerle orantılı ve bu orandaki “varsayılan” değer üç temel sabitin kombinasyonu: cc (ışık hızı), hh (Planck sabiti) ve GG (yerçekimsel sabit). Bunları kullanarak bir kütle/enerji orantısı oluşturduğumuzda elimize geçen, Planck kütle/enerjisi olarak da bilinen değer yaklaşık olarak ~1019 GeV.

Bu muazzam bir uyumsuzluk ve bu yüzden birçok teorik buluş karanlık enerji başka bir mekanizmayla açıklanacak şekilde yapılıyor.

Radyasyon (kırmızı), nötrino (kesik çizgili), madde ( mavi) ve karanlık enerji (noktalı) yoğunluklarının zamanla nasıl değiştiğini gösteren bir görsel. Birkaç yıl önce öne sürülen yeni bir modele göre karanlık enerjinin yerine düz siyah eğri geçerdi, bu siyah eğri gözlemsel olarak, şimdiye kadar, karanlık enerji olduğunu varsaydığımız enerjiden ayırt edilemiyor.
Radyasyon (kırmızı), nötrino (kesik çizgili), madde ( mavi) ve karanlık enerji (noktalı) yoğunluklarının zamanla nasıl değiştiğini gösteren bir görsel. Birkaç yıl önce öne sürülen yeni bir modele göre karanlık enerjinin yerine düz siyah eğri geçerdi, bu siyah eğri gözlemsel olarak, şimdiye kadar, karanlık enerji olduğunu varsaydığımız enerjiden ayırt edilemiyor.
F. Simspson et al. (2016)

Genel Görelilik Kuramı'nı aradan çıkarıp, yerçekimini değiştirmeyi deneyebiliriz. Bu sayede kozmolojik sabit yerine karanlık enerjiyi açıklamamıza yardımcı olacak birtakım yeni parametreler elimize geçiyor.

Evrende, yeni bir alan tarif edebiliriz. Bu alan birçok farklı yolla türlü kuvvetlere ve etkileşimlere bağlanarak evrenin gözlemlediğimiz genişleme hızına sonuç verebilir.

Enflasyon fazındaki (aşina olduğumuz iki üstel genişleme dönemlerinden biri) koşulların bugünün karanlık enerjisine bağlı olduğu bir model tasarlayabiliriz.

Ya da, evrenden beklediğimizin dışında etkilere sahip olan yeni bir fikir öne sürebiliriz. Kozmolojik sabitten önemli ölçüde farklı sonuçlar veren herhangi bir model test edilebilir.

Karanlık enerjili bir evren (kırmızı), büyük miktarda  homojen olmayan (large inhomogeneity)  enerjili bir evren (mavi) ve kritik, karanlık enerjinin olmadığı bir evren (yeşil): Yeni fikirler diğer ileri gelen fikirlerden farklı ve gözlemsel olarak test edilebilir tahminler yapmalı ve bu gözlemsel testlerden geçemeyen fikirler saçmalaşmadan terk edilmeli.
Karanlık enerjili bir evren (kırmızı), büyük miktarda homojen olmayan (large inhomogeneity) enerjili bir evren (mavi) ve kritik, karanlık enerjinin olmadığı bir evren (yeşil): Yeni fikirler diğer ileri gelen fikirlerden farklı ve gözlemsel olarak test edilebilir tahminler yapmalı ve bu gözlemsel testlerden geçemeyen fikirler saçmalaşmadan terk edilmeli.
Forbes

Tabii ki bu teorik bükülmelerin gerekliliğine dair herhangi bir motivasyon yok; çünkü bu modifikasyonlar da hala kozmolojik sabit ve kuantum alan teorisindeki uzayın sıfır noktası enerjisini hesaba katmak zorunda. Şu anda, bu modellerin hepsi sorunu görmezden geliyor. İddialarına göre “gerçek” vakum beklenti değeri büyük ihtimalle sıfır ve gözlemlediğimiz karanlık enerji ise ilave bir geçici etki.

Elbette bu evrene istediğimiz kaderi yazabilme özgürlüğünü veriyor: yerçekimi değişimi, yeni alan, birleşik enflasyon + karanlık enerji ya da icat ettiğimiz yeni bir fikir yoluyla.

Ancak bu adımlar için hiçbir motivasyon yok, bugünlerde teorik olarak moda olmalarına rağmen. Gerçek şu ki, elimizdeki bütün göstergelere göre karanlık enerjinin tekdüze kozmolojik sabitten hiçbir farkı yok. Bunun dışındaki modeller elenmiş değil; ancak bu modellerin kaynağı tamamen kurmaca ve teorik hayalperestlik.

Evrenin çok uzak sonları birtakım olasılıklar ortaya çıkarıyor ancak verilerin işaret ettiği gibi karanlık enerji gerçekten sabit ise, kırmızı eğriyi takip etmeye devam ederek burada açıklanan uzun vadeli senaryoya yol açacak: Evrenin nihai ısı ölümü.
Evrenin çok uzak sonları birtakım olasılıklar ortaya çıkarıyor ancak verilerin işaret ettiği gibi karanlık enerji gerçekten sabit ise, kırmızı eğriyi takip etmeye devam ederek burada açıklanan uzun vadeli senaryoya yol açacak: Evrenin nihai ısı ölümü.
NASA/GSFC

Yine de birçok kişinin fark ettiği bir şey var: Belki de Planck kütle/enerji oranını kozmolojik sabite eklemekle sonuçlanan bir hesaplama tamamen hatalı. Eğer ~1019 GeV yerine dördüncü üssünü alacağımız 0.001’e (-0.01eV’ye) daha yakın bir kütle/enerji kullanırsak evrende gözlemlediğimizle uyuşan bir kozmolojik sabit değerine ulaşıyoruz.

Reklamı Kapat

Bu kütle menziliyle ilgili fazlasıyla ilginç olan, doğuştan bu menzile ait olan iki tür partikül olması:

  1. Nötrinolar: Çeşitli ölçümlerden biliyoruz ki nötrinolar birbirinden çok az değişen kütlelere sahipler ve bu farklı türler arasındaki kütle farkı bu menzilin içine düşüyor.
  2. Akslar: Teorik bir partikül ve karanlık madde adayı; aksların bir çok varyasyonun durgun kütlesinin mikro-eV’den mili-eV’de olması mümkün.

Eğer bu düşük enerjili ölçekte yeni bir fizik ortaya çıkıyorsa, kuantum vakumuna olan katkıları da karanlık enerji bilmecesini açıklayabilir.

Düşük arka planlı kriyostatıyla XENON1T detektörü, ekipmanı kozmik arka plan ışımalara karşı korumak için büyük bir su kalkanının ortasına kuruluyor. Bu sayede XENON1T deneyinde çalışan bilim insanları arka plan gürültüsünü büyük ölçüde azaltıp, üzerinde çalıştıkları süreçlerden gelen sinyalleri daha emin bir şekilde keşfedebiliyorlar.  XENON sadece ağır, WIMP benzeri karanlık madde değil, karanlık fotonlar ve aks benzeri partiküller gibi hafif potansiyel karanlık maddeleri de arıyor.
Düşük arka planlı kriyostatıyla XENON1T detektörü, ekipmanı kozmik arka plan ışımalara karşı korumak için büyük bir su kalkanının ortasına kuruluyor. Bu sayede XENON1T deneyinde çalışan bilim insanları arka plan gürültüsünü büyük ölçüde azaltıp, üzerinde çalıştıkları süreçlerden gelen sinyalleri daha emin bir şekilde keşfedebiliyorlar. XENON sadece ağır, WIMP benzeri karanlık madde değil, karanlık fotonlar ve aks benzeri partiküller gibi hafif potansiyel karanlık maddeleri de arıyor.
Forbes

İşin doğrusu, gözlemsel olarak, karanlık enerji uzay kumaşının doğal bir parçasıymış gibi çalışıyor. NASA’nın, 2020’lerin en önemli astrofizik görevi (James Webb’den sonra) WFIRST, ww’nin ölçülen kısıtlamalarını %1 ya da %2’ye düşürmemize yardımcı olacaktır.

Uzay boşluğu neden sahip olduğu özelliklere sahip? Neden evren kumaşının sıfır nokta enerjisi sıfırdan farklı pozitif bir değer? Ve karanlık enerji herhangi başka bir şekilde değil de neden gözlemlediğimiz gibi çalışıyor?

Gördüğümüzü açıklayabilmek için uydurabileceğimiz sonsuz sayıda model var; ancak –sıfırdan farklı bir kozmolojik sabit için- oluşturulan modellerden en basiti, hiçbir ekleme ya da modifikasyonla verilere uymaya ihtiyaç duymaz. Kuantum vakumunu anlamaya yönelik gelişmelere imza atamadığımız sürece karanlık enerji modern teorik fiziğin en büyük cevaplanmamış sorularından biri olarak kalacak.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz 3
  • Muhteşem! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
  • Tebrikler! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Forbes | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/01/2021 23:47:56 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9629

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Salgın
Foton
Kemik
Ay Ve Dünya
Koronavirüs
Teyit
Sinaps
Nasa
Stres
Kadın Sağlığı
Enfeksiyon
Sars-Cov-2 (Covid19 Koronavirüs Salgını)
Kan
Görme
Fotosentez
Video
Kimya
Coronavirus
Sinek
Entropi
Goril
Dinozor
Etimoloji
2019-Ncov
Tümör
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilgiden kaçış yoktur.”
Larry Niven
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Takipçi UP İçerik Soru Cevap

Devamını Oku