Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Süpernova Nedir? Yıldızlar Neden Patlıyor ve Bir Sonraki Nesil Yıldızlar Yakıtını Nereden Buluyor?

Uzaydaki En Şiddetli Patlamalara Yönelik Temel Bilgiler...

Süpernova Nedir? Yıldızlar Neden Patlıyor ve Bir Sonraki Nesil Yıldızlar Yakıtını Nereden Buluyor?
Editör Seçkisi
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bir süpernova, bir yıldızın şiddetle patlaması olayıdır. Bu patlamalar öylesine şiddetlidir ki, uzayda meydana gelen en büyük patlamalardan birisi süpernovalardır. Tipik bir süpernova patlaması sırasında açığa çıkan enerji nedeniyle galaksilerin tamamının saçtığı ışıktan daha parlak bir ışık topu oluşabilir ve Güneş'imizin 8 milyar yıllık toplam ömründe yayacağından daha fazla enerji uzaya savrulur.

Süpernovalar öylesine ani bir şekilde yaşanır ki, sadece birkaç saat önce gökyüzünde olmayan bir nokta, birkaç saat içinde bir deniz feneri gibi parlayabilir! Ancak gökyüzünde görülen süpernovalar, gökteki diğer yıldızlar gibi değildir: Artık ölmüş bir yıldızdan arta kalanlardır...

"Hepimiz yıldız tozuyuz." Carl Sagan, bu sözü söylerken, aslında bir süpernova patlaması sonucunda etrafa saçılan muazzam düzeydeki malzemeden söz ediyordu. Bu malzeme sayesinde Güneş'imiz ve Dünya'mız var olabildi ve en nihayetinde biz bugün buradayız. Kim bilir, belki de bizim bugün burada olabilmemizi sağlayan süpernova, bizden daha önce var olmuş zeki bir medeniyetin sonu oldu. Ve yine... Kim bilir, bizim sonumuzu getirecek olan bir süpernova, bizden sonraki yaşamları mümkün kılabilecek...

NuSTAR, bir süpernovadan arta kalanları görüntülüyor.
NuSTAR, bir süpernovadan arta kalanları görüntülüyor.
AAS Nova

Süpernovalar Nerede Bulunur?

Süpernovaları genellikle diğer galaksilerde görmekteyiz; çünkü Samanyolu Galaksisi içindeki yoğun toz bulutu dolayısıyla kendi galaksimizdeki süpernovaları nadiren gözleyebilmekteyiz.

Süpernovalara yönelik en eski gözlem, MS. 185 yılında Çinli astronomlar tarafından yapılmıştır. Bu astronomların gözlediği süpernovanın RCW 86 isimli bir süpernova olduğu düşünülmektedir. Ancak bu tarih ile 17. yüzyıl arasında çok az sayıda süpernova gözlenebilmiştir; çünkü teleskoplar henüz icat edilmemiştir.

Sci News

Buna rağmen, bu iki tarih arasında gözlenen en meşhur süpernova, 1054 yılında Çinli ve Koreli astronomların kayıtlarında eş zamanlı olarak kendine yer bulan, günümüzde Yengeç Nebulası olarak bilinen toz bulutunu oluşturan süpernovadır. Tarihsel verilere göre Yerli Amerikalılar da bu patlamayı gözleyip kaydetmişlerdir (bunlara dair izlere Arizona ve New Mexico eyaletlerindeki kaya resimlerinde rastlayabiliyoruz). Bu süpernova öylesine şiddetliydi ki, gündüzleri bile gökyüzünde ışığı görmek mümkündü!

Teleskopların icadından önce gözlenen diğer süpernovalar 393, 1006, 1181, 1572 ve 1604 yıllarında kaydedildi. Bunlardan 1572 yılında olan süpernova, ünlü astronom Tycho Brahe tarafından da yakından incelenmiştir. Brahe, yazdığı kitabına bu "yeni yıldız"ı De nova stella ismiyle kaydetmiştir - ki "süpernova" ismindeki nova sözcüğü de aslında buradan gelmektedir.

Tycho Süpernovası
Tycho Süpernovası
NASA

Nova ile Süpernova Arasında Ne Fark Var?

Ancak bir nova ile süpernova birbirinden farklı astronomik olaylardır. Her ikisinde de sıcak gazların hızla dışarı doğru patlaması sonucunda parlak ışıklar saçılsa da, süpernova dediğimiz olay son derece yıkıcıdır ve diğer novaların aksine bir yıldızın ölümü anlamına gelir.

Süpernova sözcüğü 1930'lu yıllara kadar kullanıma girmemiştir. İlk olarak Walter Baade ve Fritz Zwicky tarafından kullanılan bu sözcük, ikilinin Mount Wilson Gözlemevi'nde gözlediği S Andromedae (ya da SN 1885A) isimli süpernovaya ithafen kullanılmıştır. Bu patlama, Andromeda Galaksisi içinde yaşanmıştır ve bunu gözleyen ikili, gözledikleri olayın bir nötron yıldızına dönüşen sıradan bir yıldızın başından geçen şey olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Gerçek bir süpernova verisi...
Gerçek bir süpernova verisi...
Syfy

Daha modern çağlarda gözlenen meşhur süpernovalardan birisi ise SN 1987A isimli süpernovadır. Bu patlamaya yönelik gözlemler 1987 yılından beri devam etmektedir ve bu sayede araştırmacılar, bir süpernova yaşandıktan sonraki ilk birkaç on yılda neler olup bittiğini gözleme fırsatı bulmaktadırlar.

1604 yılında Johannes Kepler, Samanyolu Galaksisi'nde gözlenen son süpernovayı keşfetti. NASA’nın Chandra Teleskopu daha güncel zamanda patlamış bir diğer süpernovaya ait kalıntıları gözlemeyi de başardı. Chandra'nın gözlediği bu süpernova, Samanyolu Galaksisi'nde en az 100 yıl önce yaşanmıştı.

Bir sonraki süpernovanın ne zaman yaşanacağını merak ediyorsanız, buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

Süpernova Olayının Sebebi Nedir?

Bir süpernova, bir yıldızın çekirdeğinde veya merkezinde bir değişiklik olduğunda gerçekleşir. Sözünü ettiğimiz süpernovayla sonuçlanan bu değişim, iki farklı şekilde bir değişim meydana gelebilir:

İlk süpernova tipi, ikili yıldız sistemlerinde gerçekleşir. İkili yıldızlar, isimlerinden de anlaşılabileceği gibi, aynı noktanın etrafında dönen iki yıldıza verilen isimdir. Bu ikiliden biri karbon-oksijen yapılı bir beyaz cüce ise, ikizi olan yıldızdan durmaksızın madde çalar. Sonunda, bu beyaz cüce içinde çok fazla madde bikiri ve nihayetinde, aşırı fazla madde birikimi dolayısıyla yıldız şiddetle patlar ve süpernova dediğimiz olay yaşanır.

Hubble tarafından gözlenen bir süpernova
Hubble tarafından gözlenen bir süpernova
Space

İkinci tip süpernova ise tek bir yıldızın ömrünün sonunda ortaya çıkar. Yıldızlar normalde iki ayrı kuvvetin birbirini dengelemesi sayesinde varlıklarını sürdürebilen gök cisimleridir. Bunlardan birincisi, kütleçekimidir. Yani yıldızı oluşuturan malzeme, kendi üzerine çökmeye çalışır. Zaten nebulalarda (bulutsular içerisinde) yeni yıldız ve gezegenlerin oluşabilmesini sağlayan ana mekanizma, nebulayı oluşturan gaz ve toz parçacıklarının kendi üzerine çökerek bir yığılma, bir birikim oluşturma eğilimidir. Ama yıldızın kendi üzerine çökmesine engel olan, yani ters yönde, dışa doğru etki eden ikinci bir kuvvet mevcuttur: Bu da, yıldızı oluşturan ana malzeme olan hidrojen helyuma dönüşümü; yani füzyon tepkimesidir. Bunlar sayesinde açığa çıkan enerji, kütleçekiminin yıldızın kendi üzerine çökmesi etkisini dengeleyerek, yıldızın stabil bir şekilde yaşamını sürdürebilmesini sağlar.

Popüler bilim sitelerinde şu meşhur lafı duymuşsunuzdur: "Yıldızın yakıtı tükendi." İşte burada kastedilen şey, artık helyuma dönüştürülebilecek kadar hidrojenin kalmaması, dolayısıyla yıldızı denge halinde tutan ikinci kuvvetin ortadan kalkmasıdır. Hidrojen, helyuma dönüşemediği zaman, kütleçekimi baskın hale geçer ve yıldız, kendi üzerine çökmeye başlar.

Yıldızın nükleer yakıtı tükendiğinde, kütlesinin bir kısmı çekirdeğine doğru akar. Sonunda, çekirdek o kadar ağır hale gelir ki kendi kütleçekim kuvvetine dayanamaz. Buna bağlı olarak çekirdek çöker ve bu çöküş sonucunda süpernova dediğimiz patlama yaşanır. Bu patlamadan geriye kalan, aşırı yoğun bir gök cismi olan bir nötron yıldızıdır. Bu yıldızlar bir şehir büyüklüğünde olsa da, Güneş kadar maddeyi bünyelerine barındırırlar!

Ancak Tip-2 bir süpernovanın yaşanabilmesi için bir yıldızın Güneş'ten (tahminlere göre) en az 15 kat büyük olması gerekmektedir (fakat bu aralığa yönelik tahminler, 7-8 Güneş kütlesinden 20 Güneş kütlesine kadar değişebilmektedir). Yani bir yıldızın tam olarak nasıl öleceğine, kütlesi karar vermektedir. Örneğin Güneş'imiz için vaziyeti merak ediyorsanız: Güneş tek bir yıldızdır; ikizi yoktur. Yani ilk tip süpernova yaratması imkansızdır. Fakat ikinci tip süpernova görmeyi de beklemiyoruz; çünkü Güneş'in kütlesi böyle bir patlamaya sebep olmak için fazlasıyla küçüktür.

Universe Today

Süpernovalar Ne Sıklıkta Yaşanır?

Aslında süpernovalar, Evren içerisinde çok sık gerçekleşen doğa olaylarıdır: Her saniye, Evren içerisinde yaklaşık 30 süpernova yaşandığı hesaplanmaktadır. Dolayısıyla, siz bu cümlenin sonuna gelene kadar Evren içerisinde onlarca yıldız ölmüş olacak. Öte yandan, Samanyolu Galaksisi büyüklüğündeki galaksilerde istatistiki olarak her 50 yılda 1 defa yaşanırlar. Bu iki sayı arasındaki uyumsuzluk, Evren'in ne kadar büyük bir yer olduğunu anlamanın bir başka yoludur: Bir yanda, her saniye ölen onlarca yıldız; diğer yanda Samanyolu Galaksisi içerisinde sadece 50 yılda 1 yaşanan bir olay...

Bir diğer deyişle, Evren içinde her bir saniye, bir yerlerde yıldızlar patlamaktadır ve bu patlamaların hepsi Dünya'dan pek de uzakta değildir. Örneğin bundan 10 milyon yıl kadar önce meydana gelen bir dizi süpernova, bugün Yerel Baloncuk olarak bildiğimiz, 300 ışık yılı genişliğinde ve yer fıstığı şeklinde olan, Güneş Sistemi'ni sarmalayan yıldızlararası ortamı yaratmıştır.

Eğer Yıldızlar, Yakıtı Tükenince Patlıyorsa, Yeni Yıldızlar Nereden Yakıt Buluyor?

Tip-2 süpernovaların ana nedeninin, tekil yıldızların yakıtlarının tükenmesi sonucu, dengelerini yitirerek kendi üzerlerine çökmeleri ve geri kalan malzemelerini etrafa şiddetle saçmaları olduğunu söylemiştik. Bu durum, akıllara bir soruyu getirebiliyor: Madem yıldızlar bütün hidrojeni helyuma dönüştürdükten sonra yakıtları tükenmiş oluyor, süpernovadan saçılan malzemeden doğacak yeni yıldızlar nereden hidrojen buluyorlar?

Bu sorunun cevabı olan anahtar sözcük, bütün sözcüğüdür. Bir yıldızın süpernovaya dönüşmesi için bünyesindeki bütün hidrojeni tüketmesi gerekmez. Önemli olan, yıldızın çekirdeğindeki hidrojenin tükenmesidir - ki bu, yıldızın toplam hidrojen kütlesinin ufak bir kısmıdır. Örneğin Güneş, her ne kadar bir süpernovaya dönüşmeyecek olsa da, bünyesindeki toplam hidrojenin sadece %5-10 civarını çekirdeğinde bulundurmaktadır. Çekirdekteki yakıt bittikten sonra, kabuktaki hidrojen füzyona uğramaya başlar; ancak bunun tamamı kullanılamaz. Örneğin Güneş'in ölümü, bünyesindeki toplam hidrojenin %50 civarı tükendiğinde gelecektir.

Bu, süpernovaya dönüşebilecek kadar büyük yıldızlar için de geçerlidir. Süpernovadan arta kalan kabukta, bol miktarda hidrojen bulunmaya devam eder ve dış kısımlardan etrafa bol miktarda hidrojen saçılır. Dahası, devasa yıldızların çekirdek haricindeki hidrojeni füzyona sokma oranı çok daha düşüktür; yani Güneş'imize göre hidrojen tüketiminin çok daha erken bir noktasında öleceklerdir (ama Güneş'in aksine, süpernova ile patlayacaklardır).

Görebileceğiniz gibi süpernovalardan doğacak yeni yıldızların yakıtı bulunmaktadır; fakat bu, galaksi ve yıldız silsilelerinin yeni yakıt bulamayacak noktaya ulaşmadıkları anlamına gelmemektedir. En nihayetinde bir yıldız, bünyesindeki hidrojenin yüzde, binde, milyonda biri gibi ufak bir kısmını yakmamaktadır; %10-50 gibi bir oranını kullanmaktadır. Eğer bir galaksiye dışarıdan gaz girişi olmazsa, nihayetinde galaksi bünyesinde yıldızların kullanabileceği hidrojen oranı fazlasıyla düşecektir ve yeni yıldızların oluşma ihtimali de azalacaktır.[1]

Ancak bu, çok yavaş olan bir süreçtir. Aşağıdaki formül, bir galaksinin yeni yıldız üretme oranına bağlı olarak ne kadar sürede artık yeni yıldızları üretemeyecek noktaya geleceğini hesaplamaktadır:[2]

tdepl∼1sSFR\LARGE{t_{depl}\sim{\frac{1}{sSFR}}}

Burada tdeplt_{depl}, galaksinin tükenme süresidir. sSFRsSFR ise bir galaksinin spesifik yıldız oluşum oranıdır. Spesifik yıldız oluşum oranı, bir galaksinin yıldız oluşum oranının yıllık Güneş kütlesi cinsinden ölçülmesiyle elde edilir. Bununla ilgili detayları formüle ekleyecek olursak:

tdepl∼M∗/M⊙SFR/M⊙yr−1\LARGE{t_{depl}\sim{\frac{M_*/M_{\odot}}{SFR/M_{\odot}yr^{-1}}}}

Burada M∗M_*, galaksinin yıldız kütlesinin Güneş kütlesi cinsinden büyüklüğdüür. M⊙M_{\odot}, Güneş'in kütlesidir. SFRSFR, galaksinin yıldız oluşum oranıdır. Dolayısıyla Güneş'ten 109 kat büyük kütleye sahip bir galakside her yıl 10 Güneş kütlesinde yıldız oluşuyorsa, yaklaşık olarak 100 milyon (108) yıl içinde o galaksi tükenecektir. Evren'deki bütün galaksiler bu şekilde tükendiğinde, artık yeni yıldız üretilemeyecek ve Evren, statik bir noktaya gelecektir. Tabii o noktadan önce bir diğer nedenle yok olmayacak olursa...

Bilim İnsanları Süpernovaları Neden İnceliyorlar?

Bir süpernova çok kısa bir süreliğine parıldar, ancak bu kısacık patlama sırasında bile bilim insanlarının Evren hakkında birçok şey öğrenmesini sağlayabilir.

Örneğin süpernovalardan birisi, durmaksızın genişleyen bir Evren içinde yaşadığımız gerçeğini göstermiştir. Hatta sadece bu da değil; bu genişleme hızının giderek arttığını doğrulamamızı sağlamıştır.

Benzer şekilde uzmanlar, süpernovalardan önce yıldızların tıpkı devasa bir hoparlörmüşçesine titreştiğini ve tespit edilebilir bir uğultu çıkardıklarını göstermişlerdir. Örneğin 2008 yılında bilim insanları, ilk defa bir süpernovayı patlama anında yakalamayı başarmışlardır. Keşfi yapan Alicia Soderberg ve ekip arkadaşları, gözlem ekranında ufak bir parıldama beklerken, 5 dakika boyunca devam eden, tuhaf ve aşırı parlak bir X-ışını yağmuru gözlemişlerdir. Bu sayede yıldızların doğasına dair daha fazla bilgi edinmemiz mümkün olmuştur.

Stoplusjednicka

Ayrıca süpernovalar, elementlerin Evren'e dağılmasında da anahtar rol oynamaktadırlar. Yıldız patladığında, uzaya elementler ve artık maddeler saçılır. Örneğin Dünya üzerinde bulunan elementlerin çoğu, bir zamanlar yaşamış yıldızların çekirdeğinde üretilmiştir. Süpernovalar sonucu Evren'e saçılan bu elementler, yeni yıldızlar, gezegenler ve Evren'deki diğer her şeyin oluşmasını mümkün kılar.

NASA'daki Bilim İnsanları Süpernovaları Nasıl Araştırıyor?

NASA'daki bilim insanları süpernovaları aramak ve üzerlerinde araştırmalar yürütmek için farklı türlerde teleskoplar kullanıyorlar. Örneğin bazı teleskoplar, patlama sırasında saçılan görünür dalgaboyundaki ışığı gözlemlemek için kullanılmaktadır. Bazı diğer teleskoplar, süpernovalar sırasında üretilen X-ışınları ve gama ışınları gibi dalgaboylarını kaydederler. Bu teleskoplardan en meşhurları, bugüne kadar süpernovalar gözlememizi mümkün kılan Hubble Uzay Teleskobu ve Chandra X-ışını Gözlemevi'dir.

Haziran 2012'de NASA, elektromanyetik ışık spektrumunun yüksek enerji bölgesine odaklanan ilk teleskobu yörüngeye fırlattı. NuSTAR adı verilen bu teleskop, birçok görevi yerine getirmek amacıyla üretildi. Bu görevlerin arasında kendi üzerine çöken yıldızları ve kara delikleri tespit etmek de var. Bu teleskop ayrıca süpernovalardan arta kalan kalıntıları da araştıracak. Bu araştırmalar sayesinde bilim insanları, yıldızların nasıl patladığı ve süpernovalar sonrasında ne tip elementler üretildiğine yönelik daha fazla bilgi edinmeyi umuyor.

Fanpop

Nasıl Yardım Edebilirsiniz?

Süpernova avlamak için bilim insanı olmanız, hatta teleskobunuz olması bile gerekmiyor! Örneğin, 2008 yılında bir genç bir süpernova keşfetti. Ardından, Ocak 2011'de, Kanada'dan 10 yaşındaki bir kız, gece çekilmiş gökyüzü fotoğraflarına bilgisayarındad bakarken yeni bir süpernova keşfetti. Amatör bir astronom tarafından çekilen görüntülerde bir süpernova olduğunu fark eden o olmuştu!

Birazcık pratik yaparak ve doğru ekipmanlarla (veya fotoğraflarla) siz de bir süpernova keşfedebilirsiniz! Örneğin Zooniverse projesi, bilime katkı sağlamak isteyen 7153 gönüllünün katılımıyla, 19.129 ayrı nesneye ait 1.8 milyon sınıflandırmayı tamamlamıştır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 10
  • Muhteşem! 9
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Bilim Budur! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • İnanılmaz 2
  • Umut Verici! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/10/2020 09:35:35 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4244

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Köpek
Astrofotoğrafçılık
Taksonomi
Organ
Ses
Memeli
Deizm
Kimya
Cinsellik
Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması (Cmb)
Mühendislik
Bakteri
Makale
Depresyon
Diş
Pandemi
Doktor
Maskeler
Tutarlılık
Hastalık
Öğrenme Alanı
Kas
Dünya Dışı Yaşam
Mistisizm
Homo Sapiens
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Biz insanlar gökten düşmüş melekler değil, yükselmiş kuyruksuz maymunlarız.”
Desmond Morris
Geri Bildirim Gönder