İnsanın Yaşayan En Yakın Akrabaları: Primat Nedir?

Primatlara ve Altındaki Taksonomik Gruplara Genel Bir Bakış...

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu yazı, Canlıların Evrimi yazı dizisinin 50. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

İnsanın evrimi söz konusu olduğunda hep sözü edilen canlılar şempanzeler ve gorillerdir. Şanslılarsa, bonobolar ve orangutanların da az biraz lafı edilir. Ancak evrimle ilgili tartışmalarda tarafların evrimsel biyolojiyle ilgili teknik donanımı oldukça eksik olduğundan bundan pek öteye geçilemez. Uzaktan veya yakından akrabası olduğumuz yüzlerce maymun türü olsa da, şempanze, bonobo, goril ve orangutan dışındakilere "Maymun işte..." diyip geçeriz. 

Peki kim bu maymunlar? Bizim şempanzeler ve gorillerden öte, en yakın akrabalarımız kimler? Gelin, bu videoda hep birlikte insanın Evrim Ağacı üzerindeki en yakın dallarını, yani evrimsel olarak en yakın akrabalarımızı tanıyalım.

Taksonomi, biyolojik türlerin sınıflandırılması bilimidir. Bu sınıflandırmanın ilkelerine buradaki yazımızda değinmiştik; ancak şimdilik bilmemiz gereken, taksonomik bir analiz yapacaksak öncelikle ne kadar detaylı bir inceleme istediğimizi belirtmektir.

Biz bu makalemizde sadece yaşayan akrabalarımızdan söz edeceğiz; çünkü soyu tükenmiş ve fosilleşmiş akrabalarımız, ayrı bir makaleyi hak edecek kadar geniş bir konudur. Burada en yakın kuzenlerimizden bahsederken, halen varlığını sürdüren türlere odaklandığımızı lütfen unutmayın. Dolayısıyla bu makalede "en yakın" diyerek sözünü edeceğimiz türlerden bize daha yakın olan, ancak soyları tükendiği için bu videoda yer vermeyeceğimiz birçok başka tür bulunuyor. Bu noktayı anlamak önemlidir.

En Yakın Akrabalarımız

İnsan, yani Homo sapiens türünün en yakın akrabaları şempanzeler ve bonobolardır. Bilimsel olarak Pan cins ismiyle bilinen şempanzeler ve bonobolar, akrabalık bakımından bize olduklarından çok, birbirlerine yakındırlar. Yani onları kardeş türler, bizi ise onların kuzeni olarak düşünebilirsiniz. Bunlarla ortak atamız 6-7 milyon yıl öncesine dayanır.

Onlardan sonra en yakın akrabalarımız sırasıyla goriller, orangutanlar, gibonlar ve Siyamang maymunlarıdır. Sırasıyla diyoruz, çünkü bunlarla olan en son ortak atalarımızı tespit etmek için, evrim tarihinde hep daha geriye gitmeniz gerekir. Örneğin gorillerle 8 milyon yıl, orangutanlarla 15 milyon yıl, gibonlar ve Siyamanglar ise 20 milyon yıl kadar önce yaşamış ortak ataları paylaşırız. 

İşte bizimle birlikte tüm bu yakın kuzenlerimizi içine alan süperaileye "Kuyruksuz Maymunlar" denir. Bunun bilimsel adı Hominoidea'dır. İngilizcede "ape" olarak bilinen grup, budur. Dolayısıyla "Planet of the Apes", aslında maymunlarla ilgili değil, kuyruksuz maymunlarla ilgili bir filmdir. O nedenle filmde kendilerine "ape" yerine "monkey", yani "maymun" dendiğinde alınıp bozulurlar. Evrimsel olarak kuyruksuz maymunlar, diğer maymun türlerinden zeka ve çeşitli fiziksel özellikler bakımından farklıdır. Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Richard Dawkins'in kitaplarının çevirmenlerinin tercihinden ötürü Türkçe popüler bilim dilinde bunlara "İnsansı Maymun" ya da "İnsaymun" da denmektedir. Biz Evrim Ağacı olarak Kuyruksuz Maymun kalıbını tercih ediyoruz, çünkü bize göre bu kullanım insanların maymunlarla olan ilişkisini daha net ve tarafsız bir şekilde ortaya koyuyor. Ancak bu, dediğimiz gibi buradaki yazımızın konusu... Şimdi, Evrim Ağacı üzerinde civarımızda ama giderek daha uzaklarda bulunan kuzenlerimizi tanımaya devam edelim.

Eski Dünya Maymunları

Biz Kuyruksuz Maymunlar'ın en yakın akrabası, Cercopithecoidea adı verilen ve Asya ile Afrika'da yaşayan Eski Dünya Maymunları'dır. Biz Kuyruksuz Maymunlar, bu Eski Dünya Maymunları'ndan ayrılarak evrimleşmiş bir canlı grubuyuz. Bu evrimsel yol ayrımının günümüzden 25 milyon yıl kadar önce başladığı düşünülmektedir. 

Peki, kim bu Eski Dünya Maymunları? Babunlar, makaklar, vervetler, kolobus maymunları, lutunglar, surililer, langurlar, doklar, proboskisler... Ve daha birçok tür! Görebileceğiniz gibi, şu anda öyle hep sözü edilen şempanzeler gibi çok yakın akrabamız olan tekil türlerden söz etmiyoruz. Epey büyük taksonomik gruplardan bahsediyoruz. Ama yine de bu canlılar, uçsuz bucaksız Evrim Ağacı üzerinde bize göreceli olarak çok ama çok yakın türler!

Kuyruksuz Maymunlar ve Eski Dünya Maymunları'nı bir arada toplayan gruba Catarrhini deniyor. Catarrhini, "aşağı burunlu" demek. Bunlara böyle deniyor, çünkü bu maymunların burnu çıkıntılı ve aşağı doğru bakıyor.

İnsan da bir Catarrhini türüdür. Hemen test edin: Burnumuz çıkıntılı ve aşağı doğru bakıyor. Tıpkı memeli ya da omurgalı bir hayvan olduğumuzu kolaylıkla test edebileceğimiz gibi, aşağı burunlu bir maymun türü olduğumuzu da kolaylıkla test etmemiz mümkün!

Yeni Dünya Maymunları

Eski Dünya Maymunları'nın en yakın akrabası kim peki? Genel olarak Orta ve Güney Amerika'da yaşayan Yeni Dünya Maymunları... Bunlara bilimsel olarak Platyrrhini deniyor, çünkü bu kelimenin anlamı "düz burunlu" demek. Bu kuzenlerimizin burunları bizimkisi gibi çıkıntılı değil, dümdüz. Yeni Dünya Maymunları arasında marmosetler, tamarinler, kapuçin maymunları, sincap maymunları, baykuş maymunları, titiler, saki maymunları, uakariler, örümcek maymunları, bağıran maymunlar gibi canlılar bulunuyo. 

Eski Dünya Maymunları sadece ismen değil, aynı zamanda evrimsel süreç bakımından da daha eski olan bir parvtakım. Parv, ya da parvus, Latincede "küçük veya önemsiz" anlamına geliyor. Taksonomik hiyerarşide infratakımın hemen altında yer alıyor. Bu konuda daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Ancak burada bilmemiz gereken, Eski Dünya Maymunları'nın ilk evrimleşen grup olduğu gerçeğidir. Yeni Dünya Maymunları, Eski Dünya Maymunları'ndan ayrılarak evrimleşmiştir. 2003'te Molecular Biology & Evolution dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre bu ayrım, günümüzden 35 milyon yıl kadar önce başlamıştır. Görebileceğiniz gibi zamanda da hızla geriye gidiyoruz. Aynı araştırmaya göre bu ayrımın en temel sebebi, Afrika'daki maymunların bazılarının Atlas Okyanusu'nu aşarak Güney Amerika'ya ulaşmasıdır. 

Simiyenler: Tüm Maymunları Birleştirmek...

Pekala, şimdi elimizde Kuyruksuz Maymunlar, yani biz; Eski Dünya Maymunları, yani en eski maymun gruplarından birisi ve Yeni Dünya Maymunları bulunuyor. İşte bu üçünü bir arada toplayan gruba Simiiformes deniyor. Bunu Türkçeye "Simiyenler" olarak çevirmek mümkün. Ancak tamamen pratik nedenlerle, bunlara basitçe "maymun" da diyebiliriz. Bunun iki sebebi var: 

Simiyen = Maymun

Birincisi, tamamen dilbilimsel bir sebep: Simiyenler, iki gruba ayrılıyor: Kuyruklu maymunlar, ya da kısaca maymun denen canlılar ve kuyruksuz maymunlar, yani apeler. Dilimizde, İngilizcedeki gibi "ape" ve "monkey" gibi bir ayrım olmadığı için, kuyruklu maymun ve kuyruksuz maymun gibi bir ayrıma gidiyoruz. Bu ikisinin toplamına da kısaca "maymun" demek mantıklı bir adım olacaktır. Zira bizlerin "kuyruksuz maymun" olup da, "maymun" olmamamız dilbilimsel açıdan saçma olurdu. 

Simiyenlere doğrudan maymun diyebilecek olmamızın ikinci nedeni ise, taksonomik bir sebep. Simiyenlerin dışındaki primat gruplarının tamamı, "maymun" olmayan canlılar. Simiyen olmayan primatlara, "prosimiyen" adı veriliyor. Bu da Türkçeye "ön maymun" olarak çevriliyor. Yani erken primatlardan, maymunlara giden evrimsel yolakta bir ara geçiş grubu... Görülebileceği gibi yine, simiyen ile maymun eş anlamlı olarak kullanılıyor.

Dolayısıyla kuyruklu ve kuyruksuz maymunların toplamına simiyen, ya da daha Türkçe bir isimle, kısaca "maymun" demekte bir sakınca yok. Bu durumda insan ve diğer yakın akrabaları sadece kuyruksuz maymun türleri değillerdir; aynı zamanda birer maymun türüdürler. Bunların detaylarına buradaki makalemizde girmekteyiz.

Tarsiyerler

Simiyenlerin, ya da maymunların en yakın akrabası ise tarsiyerler olarak bilinen Tarsiiformes grubu. Bu canlılar evrimsel geçiş özellikleri ve evrimsel biyoloji çalışmaları bakımından oldukça ilginç hayvanlar. Uzun bir süre boyunca önmaymun mu, yoksa maymun mu oldukları tartışıldı ve güncel araştırmalar, tarsiyerlerin ön maymunlardan çok maymunlara yakın olduğunu gösteriyor. Bu konuda daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Kuru Burunlu Maymunlar

Ancak bu infratakımın bizim için şu anda önemi, diğer tüm simiyenlerle birleşerek Evrim Ağacı üzerinde Haplorhini adı verilen bir grubu oluşturması. Bu grubun popüler bilimdeki adı "kuru burunlu maymunlar". Bu grup, biz Kuyruksuz Maymunları da içeren simiyenleri de bünyesinde barındırıyo. Hemen test edelim: Evet, burunlarımız gerçekten de kuru! 

Islak Burunlu Maymunlar

Peki kimin burunları ıslak? Kuru burunlu maymunların en yakın akrabası olan Strepsirrhini grubunun. Yani ıslak burunlu maymunların. Bu grup içerisinde Madagaskar Adası'ndaki lemurlar ve galagolar, Afrika'da yaşayan pottolar ve Güneydoğu Asya'da yaşayan lorisler bulunuyor. 

Son Durak: Primatlar

İşte kuru burunlu maymunlar ve ıslak burunlu maymunlar bir araya gelerek, o meşhur taksonomik takımı oluşturuyorlar: Primatlar!

Primat deyip geçmeyin... Bu devasa grup içerisinde, biz insanlar da dahil olmak üzere toplamda 350 civarında yaşayan tür bulunuyor. Soyu tükenmiş türleri eklediğimizde bu sayı binlerle ifade edilecek kadar artıyor. Bu taksonomi içerisindeki her bir canlının kendine özgü bir evrimsel geçmişi, biyolojisi ve davranışsal özellikleri bulunuyor. Dolayısıyla burada son derece yüzeysel olarak primatlar içerisindeki kuzenlerimize bir bakış attık. Ancak bu canlıların her biri, ayrı ayrı analizi ve detaylı bir incelemeyi hak ediyor. 

Şimdi gelin primatları biraz daha yakından tanıyalım:

18. Yüzyıl'da ilk kez Linnaeus tarafından anatomik yapı, davranış örüntüleri ve homolojik karakterlerine bakılarak tanımlanan bir takımdır. Memeliler sınıfının en zeki canlıları olarak bilinirler ve bu sebeple takımın ismi "primer", yani "öncül, birincil" anlamına gelen sözcükten türetilmiştir. Beyinlerini aktif olarak kullanabilme ve bipedalizm (kimisi sürekli, kimisi geçicidir) ile karakterize edilirler. 

Günümüzde yaşayan primatların 100 civarının soyu tükenme tehdidi altındadır. Bazı primat türlerinin sadece birkaç on tane bireyi kaldığı bilinmektedir.

Primatların Ayırt Edici Özellikleri

Primatları diğer canlılardan ayıran; ancak kendi içlerinde ortak olarak barındırdıkları çok sayıda özellik tanımlanmıştır. Bunları listeleyecek olursak:

  • ekstremite (uzuvlar) ve lokomasyonda (hareket) el ve ayaklarda beş parmak bulunması, 
  • pençe yerine yassı tırnaklarının oluşu, 
  • el ve ayaklardaki kavrayıcı özellik, 
  • dik durmaya doğru bir eğilim, 
  • clavicula'nın (köprücük kemiği) korunması,
  • dişler ve diyette genelleşmiş diş yapısı ve diş dizilimi, 
  • omnivor (hem etçil hem otçul) bir diyet yapısı,
  • duyular, beyin ve davranışlar açısından koklama merkezinin zayıflamasıyla birlikte koku alma duyusu ve burun yapısındaki gerileme, 
  • görme duyusunun artmasıyla binocular (görme sırasında iki gözün de ortaklaşa kullanılması) ve stereoskopik derinlik algılama özelliği (görme sırasında iki gözün de beyinde bir arada değerlendirilmesi), 
  • beynin büyümesi ve kompleks bir yapıya eğilim göstermesi, 
  • gebelik sürecinin uzaması, 
  • öğrenilmiş davranışlara imkan sağlayacak biçimde ebeveyne bağımlılığın azalması, 
  • içgüdülerle değil beynin fonksiyon kazanmasıyla öğrenme eğilimi.

Primatlar genel olarak tropikal ve yarı tropikal iklim özellikleri gösteren alanlarda yaşarlar. Bazı türler sadece soğuk iklime uyum sağlamışken diğer tüm primatlar hem iklim şartına uyum göstermişlerdir. Primatlar yaşadıkları ortamlara uyum sağlarken kendilerine özgü yaşam stratejileri ve davranış kalıplarını da geliştirmişlerdir.

Primatlarda el ve ayakta beş parmak vardır. Evrim sürecinde birçok hayvan taban üzerinde yürüyen bir atadan parmakları üzerinde yürüyen bir şekle evrimleşirken topuk yukarı doğru kaymış, parmak sayısı da kaynaşarak azalırken insan türünün de içinde bulunduğu primat takımında bu özellik değişmemiştir. Primat takımında parmaklar oynar ve hareketlidir. Eski ve Yeni Dünya Maymunları'nda el ve ayak parmaklarının tamamı kavrama hareketine katılırken insanın sadece elleri bu işlevi yerine getirmiştir. Başparmakları diğer parmaklarla karşılaşabilen primatlar objeleri sadece elleriyle değil, kavrama özelliğine sahip ayaklarıyla da tutabilirler. Ayrıca Yeni Dünya Maymunları'nda kuyruk 5. bir el gibi işlev görür. Primatlar dik, yarı dik veya dört ayak üzerinde hareket ederler.

Primatlar meyve, çiçek, bitki tohumları, ağaç kabukları, dallar, bitki kökleri, böcekler ve küçük hayvanlarla beslenirler. Beslenmelerinde mevsimsel özellik gösteren primatlar aynı dönemde aynı besin türleriyle beslenmektedirler. Daha çok enerji ve besleyici değeri yüksek olan besinler tercih edilir.

Primatların Diş Yapısı Bakımından Analizleri

Primatlar beslenmeye bağlı olarak farklı diş dizilimleri de gösterirler. Memelilere oranla hacimce azalan dişler türler arası farklılık göstermesine rağmen Eski ve Yeni Dünya Maymunları'ndaki diş dizilimi aşağıda verilmiştir. Öncesinde, kısaltmalarla ilgili bir açıklama yapmak gerekirse:

  • Incisor (Kısaltma: i) (Türkçe: Kesici Diş)
  • Canine (Kısaltma: c) (Türkçe: Köpek Dişi)
  • Premolar (Kısaltma: pm) (Türkçe: Küçük Azı Dişi)
  • Molar (Kıslatma: m) (Türkçe: Azı Dişi) 

Diş Formülü

Ağız, 4 tane çeyrekten oluşur. Üst ve alt yarı, ortadan iki tarafa doğru simetriktir. Dolayısıyla, diş formülü belirtilirken, sadece üst çeneden bir çeyrek, alt çeneden bir çeyrek belirtilir. Diş formülünde, önce kesici dişlerin üst/alt oranı, sonra köpek dişlerinin üst (alt oranı, sonra küçük azı dişlerinin üst/alt oranı ve son olarak azı dişlerinin üst/alt oranı bir kesir halinde yazılır. Bu, tek bir kesir olarak ifade edilebileceği gibi, her biri için ayrı ayrı kesirler de verilebilir. Aşağıdaki ilk örnek, açıklayıcı olması açısından ayrıntılandırılmıştır. 

Yeni Dünya Maymunları'nda i 2/2, c 1/1, pm 3/3, m 3/3 olmak üzere toplam 36 diş vardır. Bu kesirlerin anlamı, Yeni Dünya Maymunları'nın ağızlarında üst çenenin sol veya sağ tarafında 2 adet kesici diş, alt çenenin de sol veya sağ tarafında 2 adet kesici diş bulunur. İlk oran olan 2/2 bunu gösterir. Ağızdaki toplam kesici diş sayısını bulmak için bu sayılar toplanır ve 2 ile çarpılır. Yani Yeni Dünya Maymunları'nın ağzında (2+2)x2 = 8 adet kesici diş bulunur. Benzer şekilde diğerleri de belirtilir ve hesaplanır. Diş formülü, bu şekilde ayrı verilmek yerine şöyle de belirtilebilir: 2.1.3.3 / 2.1.3.3

Bu kapalı gösterimde de farklı bir durum yoktur. Toplam diş sayısı için, kesrin iki tarafı toplanır (2+1+3+3+2+1+3+4=18) ve ikiyle çarpılır (18x2 = 36 diş). Unutmamak gerekir ki bazı hayvanlarda (örneğin Lepilemurlardan veya Tarsiyerlerde) üst çene ve alt çenedeki diş sayısı eşit olmayabilir. Bu sebeple formülün üst ve alt kısmı her zaman aynı olmak zorunda değildir.

İnsanda da olduğu gibi Eski Dünya Maymunları'nda; i 2/2, c 1/1, pm 2/2, m 3/3 olmak üzere toplam 32 diş vardır.

Diş dizilimleri farklı olsa da bütün primatlar omnivor diş dizilimi gösterirler.

Primatlarda ağız ve burnu içeren bölge değişik derecelerde çıkıntı yapmaktadırlar. İlkel primatlarda genel olarak daha uzun olan bu çıkıntılar kuyruksuz büyük maymunlara gelince azalmaktadır. İnsan da ise bu bölge iyice düzleşmiştir. Daha az koku almayla ilgili olarak burun bölgesi küçülmüştür. Koku alma duyusunun körelmesine paralel olarak görme gelişmiştir. Memelilerde kafatasının yan tarafında olan gözler primatlarda ön kısımda yer alır. İki gözün görme ekseninin paralel olması aynı anda bir noktaya bakabilmesine olanak sağlarken aynı zamanda derinliğine ve uzunlamasına algılama yeteneğini de kazandırmıştır.

Primatların beyin kapasitesi büyük bir farklılık gösterir. Buna rağmen beyin/vücut ağırlığı memeliler arasında en büyük olan primatlardır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 1
  • 2
  • 2
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • J. Beard. Primate Morphology Terms. (2018, Temmuz 09). Alındığı Tarih: 09 Temmuz 2018. Alındığı Yer: Indiana University
  • D. O'Neil. Primates. (2014, Temmuz 09). Alındığı Tarih: 09 Temmuz 2018. Alındığı Yer: Palomar College
  • M. van Mensvoort. Primatology Palm Reading: The Primate Hands Family Tree!. (2017, Temmuz 09). Alındığı Tarih: 09 Temmuz 2018. Alındığı Yer: Hand Research
  • IUCN. World's Most Endangered Primates Revealed. (2010, Şubat 18). Alındığı Tarih: 09 Temmuz 2018. Alındığı Yer: IUCN
  • P.T. Ellison. (2001). Reproductive Ecology And Human Evolution. ISBN: 9780202368573. Yayın Evi: Transaction Publishers.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 23/08/2019 17:42:39 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3196

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!

Köpeklerdeki Çeşitliliğe Dair Açıklama...

Gorillerin Evrimi

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Evrim, Dünya'daki yaşamın en erken başlangıçlarından günümüze kadarki çeşitliliğini mümkün kılan değişim sürecidir. Evrim, biyolojinin temel prensibidir.”
Jane B. Reece (Campbell Biology)
Geri Bildirim Gönder