Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Fiziğin Zombi Konuları: Çoktan Gömülmesine Rağmen Yeniden Hortlayan 6 Fizik Olgusu

Fiziğin Zombi Konuları: Çoktan Gömülmesine Rağmen Yeniden Hortlayan 6 Fizik Olgusu
8 dakika
20,299
Evrim Ağacı Akademi: Fiziğe Giriş: Newton'dan Kuantuma Yazı Dizisi

Bu yazı, Fiziğe Giriş: Newton'dan Kuantuma yazı dizisinin 23. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Fizik Ne İşe Yarar: Sofra Tuzundan Atmosferin Yapısına..." başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Yapılan bir bilimsel deneyin sonucu tamamen yeni bir veri ortaya çıkardığında, sonrasında gelen deneyler ya bunu onaylar ve ders kitaplarının yeniden yazılmasına neden olur ya da deney sırasında ölçümlemede yapılan bir hatadan oluştuğu açığa çıkar. Ancak bazı bulgular, hiçbir zaman tam olarak ışığa çıkamadan, her zaman gölgeler arasına sıkışmış kalacak gibi gözüküyor. Çünkü bilimin bazı bulgularını tekrar etmeye çalışmak bile hiçbir işe yaramayabiliyor; adeta Game of Thrones'daki Valyrian çeliği gibi... Fiziğin zombiler dünyasına hoş geldiniz!

Şer Ekseni

Büyük Patlama'dan sonra oluşan Kozmik Mikrodalga Arka Plan Işıması (KMAPI) olarak da bilinen ışıma, Gözlenebilir Evren'de hemen hemen her yöne eşit şekilde ulaşır. Bir noktadan diğerine sıcaklığı 100,000’den 1'den az düzeyde değişkenlik gösterir. 

Kozmologlar daha önceden bu minik sıcaklık farklılıklarının evrene rastgele şekilde dağılmış olduğunu umuyorlardı; ancak 2003’te NASA’nın Wilkinson Microwave Anisotropy Probe (WMAP) adlı uydusu KMAPI'yı analiz ederek farklı ölçeklerdeki dalgalanmaları haritalandırdığında, ortaya şaşırtıcı desenler çıktı. Örneğin göğün güney kısmında gizemli bir “soğuk nokta” belirdi; göğün daha geniş kısımlarındaki dalgalanmalar beklenenden de az çıktı; ve bazı ölçeklerdeki dalgalanmaların, normalde olması gereken yönlerde hizalanmadığı fark edildi. İşte bu durumlara şer ekseni (İng: "axis of evil") adı verildi.

Tüm Reklamları Kapat

Bazı bilim insanları ortaya çıkan bu özelliklerin WMAP’nin ölçümlerinin bir hatası olabileceğini iddia etseler de, tekrar WMAP ile ve Avrupa Uzay Ajansı'nın Planck projesi tarafından yapılan ek gözlemlemeler sonucunda bu anomalilerin hiçbir yere gitmediği fark edildi. Watorloo Kanada’da bulunan Perimeter Institute for Theoretical Physics'te çalışan kozmolog ve aynı zamanda Planck Bilim Takımı’nın bir üyesi olan Kendrick Smith konuyla ilgili olarak şöyle diyor:

Bu konu sanırım yaklaşık 10 senedir bir zombi durumunda.

Smith de dahil olmak üzere bazı araştırmacılar, rastgele oluşan bu desenlerin bir araya gelme şansının genel sezginin aksine daha yaygın olabileceğini, çünkü hali hazırda gözlemlenen kısmın bütün bu oluşabilecek garipliklerin çok küçük bir kısmını temsil ettiğini söylüyorlar.

Diğerleri ise, bu tahmin edilemez desenleri bulmak için dev bir kozmik boşluğun varlığını iddia eden teoriler ortaya atsa da, Smith gelecekte KMAPI’nin kutuplaşma alanında daha hassas ve net bir şekilde yapılacak deneylerin kimin bu konuyla ilgili daha haklı olduğunu ortaya çıkarabileceğini söylüyor.

Mevsimsel Olarak Ürkünçleşen Karanlık Madde

Duvarlardan estiğine inanılan hayalet rüzgarları gibi, galakside bulunan karanlık madde de -tüm vücüdumuz da dahil olmak üzere- her yönden Dünya'ya sürekli bir akış halindedir. Evren'deki tüm maddelerin %85’ini oluşturduğu düşünülmesine rağmen, karanlık madde aslında hiçbir zaman kesin olarak tespit edilememiştir.

Tüm Reklamları Kapat

Ancak 1990’ların sonuna doğru İtalya’nın Grand Sasso dağının altına kurulan bir yer altı laboratuvarında İtalyan fizik bilimciler tarafından uygulanan DAMA Deneyi'nde, sodyum iyodür kristalleri ile karanlık maddenin etkileşimlerini tespit edilmiştir. Bu sinyallerin gücünün mevsimsel döngünün etkisiyle değişkenlik göstermesi, Dünya'nın Güneş etrafında dönerken yörünge hızının (Dünya'nın) etrafını kaplayan bu karanlık maddeye göreli olarak değişmesi gerektiğinden dolayı zaten beklenen bir durumdur.

Ancak bunun gibi mevsimsel döngülerden kaynaklı oluşabilecek yanlış bulgular ve özellikle bunu kanıtlamak için ek olarak yapılan tüm deneyler DAMA’nın sonuçlarını çürütecek niteliktedir. Araştırmacılar bugüne kadar karanlık maddeyi saptayamamakla birlikte, bulunan küçük ipuçları da çok ikna edici değil. Yine de, DAMA Projesi kanıt toplamaya ve karanlık maddenin bulunduğuna dair inancı canlı tutmaya devam ediyor.

Kimse bu deneyin mevsimsel iniş-çıkışları saptadığına karşı çıkmıyor. Fakat bu iniş-çıkışların sebebi karanlık madde olup olmadığı ise henüz bilinmiyor. New Haven Connecticut’da bulunan Yale Üniversitesi’nde çalışan fizik bilimci Reina Maruyama şöyle diyor:

Henüz kimse gördüklerini bir bütün olarak açıklayan bir argüman geliştirebilmiş değil.

Mevsimlerin ters olduğu Güney Yarımküre’de yapılması planlanan iki deney bu soruya cevap olabilir. Bunlardan birisi DM-ice adı verilen ve Güney Kutbu’nun buzlarında yapılacak bir deney; diğeri ise , ve Avustralya’daki Stawell Underground Physics laboratuvarına yerleştirelecek olan ve henüz yapım aşamasında olan diğer deney.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Parıltılı Galaktik Destan

Uzay her geçen gün daha fazla karanlık madde dramına sahne oluyor. 2009’da iki fizikçi, NASA'nın Fermi Gama Işını Uzay Teleskobu verilerinde gizemli bir parlaklık keşfetti. γ-ışını formunu alan ve bilinen güç kaynakları haricinde oluşan bu elektromanyetik radyasyonun, Samanyolu Galaksi’sinin merkezinde yoğunlaşmış olan karanlık maddenin birbirleriyle çarpışıp, yok ettiği enerjiden açığa çıktığı düşünülüyor.

O zamandan bu zamana, birkaç grup bu γ-ışını teorisine karşın, karanlık madde ile bağlantısı olmayan alternatifler üretiyor. Bunlardan biri de pulsarlar. Ölü yıldızların kalıntıları... Tabii ki karanlık madde ithamlarının tekrar gündeme gelmesi an meselesi. Geçtiğimiz birkaç ayda Hollanda Amsterdam Üniversitesi’nden teorik fizikçi olan Christoph Weniger, karanlık maddenin çıkış noktasının, galaksimizin merkezindeki karanlık madde çarpışmasından olduğuna ve aynı zamanda olmadığına dair yardımcılığını da üstlendiği iki bilimsel makale yayınladı. “Sadece olup biteni çözmeye çalışıyorum” diyen Weniger, pulsar açıklamasının ona göre biraz daha mantıklı geldiğini de ekledi.

Uzun zamandır beklenen, henüz yayımlanmamış fakat Ekim 2014’de Fermi ekibi tarafından sunulan resmi analizin bu konuyu “kararsız bıraktığını” söyleyen Irvine'daki Kaliforniya Üniversitesi'nden proje lideri fizik bilimci Simona Murgia şöyle diyor:

En sonunda, bizde bir fazlalık bulduk; fakat bunun karanlık madde olup olmadığını şu an için söyleyemiyoruz.

Şeytani Proton Tutarsızlığı

Protonların Evren'de en yaygın ve bilim insanlarının üstünde en çok çalıştığı parçacıklar arasında olduğu göz önüne alındığında, fizikçilerin onların boyutları ile ilgili kesin bir görüşe sahip olması beklenebilir.

Ama 2010 yılında, Garching, Almanya’da Randolf Pohl ve ekibi Kuantum Optiği Max Planck Enstitüsü'nde protonun yarıçapı ölçer ve önceki tahminlerden %4 daha küçük bulunur. Ekip, hidrojen atomlarındaki elektronların müon adı verilen negatif yüklü parçacıklar ile değiştirilmesi ve ardından tek proton çekirdeğinin etrafındaki daha yüksek enerjiye sahip olan yörüngeye çıkıp bir müon parçacığına çarpması için gereken enerjiyi sağlama esnasındaki minik dalgalanmaları ölçen yeni bir teknik kullandı. Neredeyse protonlardan 200 kat daha büyük olan mounların da, tespit edilmeleri milyonlarca kere daha kolay olduğunu göz önüne aldığımızda, bu değişim protonun yarı-çapına göre ciddi bir hassaslık göstermekte oluyor. 

2013 yılında, müon tekniği ikincil bir deney kullanılarak protonun boyutu ile ilgili daha önce yapılan ve elektron yerine mounların ağır bastığı testler de onaylıyor. Araştırmacılar müon tekniğindeki açıkları yakalamak istediler; fakat şimdilik pes etmiş gibi görünüyorlar. Varşova Üniversitesi’nden teorik fizikçi Krzysztof Pachucki, kimsenin bu deneyi sorgulamadığını söylüyor.

Tüm Reklamları Kapat

Aynı zamanda kimse elektron bazlı ölçümlemelerin neresinde hata olabileceğini kestiremiyor. Illinois’daki Argonne National Laboratory’den John Arrington şöyle diyor:

Tekrardan yapılacak deneyler -ki bazıları şu anda yapılmakta-, potansiyel olarak bu sorunu çözebilir. Bu fikir; artık mezarına gömmek istediğimiz bir zombi.

Şeytani "Aman Tanrım" (İng: "OMG") Parçacıkları

En güçlü insan yapımı hızlandırıcılar tarafından üretilen parçacıklardan on milyonlarca kez güçlü olan ultra yüksek enerjili kozmik ışınları günümüze dek bir sır olarak kaldı ve doğada bu ışınları yaratacak bir güce henüz rastlanmadı.

2007’de Arjantin’in Pampas Bölgesi’ndeki Pierre Auger Gözlemevi'nin 3000 kilometre kare alana yayılan dedektörleri bu gizemli parçacıkların kaynağını takip etme yolundaydı. Bazen bu parçacıklara “aman tanrım” parçacıkları da denir. Bu ışınların bazı galaksilerin etrafında yoğunlaşan bu ‘noktalardan’ açığa çıktığı ve galaksilerin merkezlerinde bulunan süper kütleli kara delikler tarafından oluşan aşırı ısınmış maddelerden geldiğini gözlemlendi. Fakat gözlemevi daha fazla veri oluşturdukça bu bağlantının azaldığı görüldü.

Tüm Reklamları Kapat

Aynı bu OMG parçacıklarının evrende bulunma fikrinde olduğu gibi, yeni ‘noktalar’ Utah’da Kuzey Yarımküre’de Japon araştırmacıların başını çektiği bir deneyde de gözlemlendi. Bu aşamada, yoğunlaşmış olan maddenin gerçek olma ihtimali tam teşekküllü bir zombiden istatistiksel olarak daha az anlam taşıyor. Ayrıca bu deney yılda üç yada dört kez tekrarlanabildiği için, çözüm bulmak biraz zaman alabilir. İşleri daha hızlandırmak adına, 2500 kilometre kare bir alana yayılacak normal ışınımların dört kat büyüklüğünde yapılması planlanan deneyin üç sene sürmesi bekleniyor

Büyük G’nin Sonsuz Dalgası

Yer çekimi kuvveti aslında tam olarak nedir? Şaşırtıcı bir şekilde fizik bilimciler henüz temelleri 1687’e dayanan ve Isaac Newton tarafından bulunan yer çekimi kanunundaki ve albert Einstein’ın fizik biliminde çığır açan genel görelilik kanunundaki büyük G’nin (İng: "Big G"; E.N. yerel kütleçekim ivmesi olan g'den ayırmak için büyük harfle yazılan kütleçekim sabiti) değeri hakkında ortak bir fikre sahip değillerdir. Farklı deneysel teknikler birbirleriyle çelişkili değerler ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte Kuantum Fiziği'nin popüler buluntularından biri olan maddelerin dalga benzeri hareket ettikleri de ortaya çıkınca, bu tutarsızlıkların içinden çıkmak daha da zor hale geldi.

Dünyanın dört bir yanından çeşitli laboratuvarların ortak bir paydada buluşup bu soruna ışık tutması bekleniyor. ABD'nin Ulusal Bilim Vakfı'nda (NSF) bulunan Atomic, Molecular, and Optical Experimental Physics Programı başkanlık görevini de üstlenen John Gillaspy, taze fikirlere ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyor. NSF gelecek sene farklı branşlardan gelecek olan bilim adamlarının toplamda bir hafta sürecek olan bir münazara programına sponsor olacak ve bu yerçekimi ile ilgili çelişkileri çözmek için yollar arayacaklar. Gillaspy şöyle diyor:

Bu bir haftalık süreçte bilim insanları bu problemi nasıl çözüleceğini bilmediklerini de söyleyebilirler, sonuç olarak böyle bir çıkarım da olabilir; fakat biz böyle bir şeyin olmasını istemiyoruz.

Bu tutarsızlıkların sadece bir ölçüm sorununu değil, tamamen yeni bir şeyi de işaret ediyor olması mümkündür. Bazı fizikçiler farklı tekniklerin farklı sonuçlar verdiğini ileri sürmüşlerdir. Çünkü onlara göre yer çekimi kanununun yeniden düzenlenmesine ihtiyaç vardır. Eğer öyleyse, bu zombi kılık değiştirmiş yeni bir yaşam formu olabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Teşekkür: Bu yazıyı çeviren Sercan İşcan'a teşekkür ederiz.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Fiziğe Giriş: Newton'dan Kuantuma Yazı Dizisi

Bu yazı, Fiziğe Giriş: Newton'dan Kuantuma yazı dizisinin 23. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Fizik Ne İşe Yarar: Sofra Tuzundan Atmosferin Yapısına..." başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
86
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 18
  • Muhteşem! 14
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 5
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Bilim Budur! 1
  • İnanılmaz 1
  • Üzücü! 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/05/2024 03:45:12 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/718

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Karanlık Madde
Veri Bilimi
Uçuş
Dna
Irk
Yiyecek
Göç
Metabolizma
Kitlesel Yok Oluş
Doğa Yasası
Afrika
Araştırma
Böcek
Retrovirüs
Tümör
Taksonomik Sınıflandırma
Bebek Doğumu
Canlılık Cansızlık
Organizma
Elementler
Ekonomi
İlişki
Oyun
Mühendislik
Böcek Bilimi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
D. Castelvecchi, et al. Fiziğin Zombi Konuları: Çoktan Gömülmesine Rağmen Yeniden Hortlayan 6 Fizik Olgusu. (2 Eylül 2019). Alındığı Tarih: 27 Mayıs 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/718
Castelvecchi, D., Ağacı, E., Karagözoğlu, M. (2019, September 02). Fiziğin Zombi Konuları: Çoktan Gömülmesine Rağmen Yeniden Hortlayan 6 Fizik Olgusu. Evrim Ağacı. Retrieved May 27, 2024. from https://evrimagaci.org/s/718
D. Castelvecchi, et al. “Fiziğin Zombi Konuları: Çoktan Gömülmesine Rağmen Yeniden Hortlayan 6 Fizik Olgusu.” Edited by Mert Karagözoğlu. Translated by Evrim Ağacı, Evrim Ağacı, 02 Sep. 2019, https://evrimagaci.org/s/718.
Castelvecchi, Davide. Ağacı, Evrim. Karagözoğlu, Mert. “Fiziğin Zombi Konuları: Çoktan Gömülmesine Rağmen Yeniden Hortlayan 6 Fizik Olgusu.” Edited by Mert Karagözoğlu. Translated by Evrim Ağacı. Evrim Ağacı, September 02, 2019. https://evrimagaci.org/s/718.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close