Darwinizm'den Bilimsel Ayrılış Bildirisi: Discovery Institute ve Steve Projesi

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bilim insanları arasında evrimin kabul edilme oranı nedir dersiniz?

Bu konu, evrimin özellikle halk arasında tartışmalı olup, bilimsel camiada hiçbir temel tartışmanın artık bulunmayışından ötürü birçok araştırmanın konusu olmuştur. Sonuç ise açıktır: Bilim insanları arasındma, biyologların yaklaşık %99'u, biyoloji ve ilgi alanlardaki bilim insanlarının yaklaşık %95'i, tüm bilim insanlarının ise yaklaşık %85-90'ı evrimi bir gerçek olarak kabul etmektedir. Konuyla ilgili tüm çalışmalara buradanburadanburadanburadanburadanburadanburadanburadan ve benzerlerinden ulaşabilirsiniz.

Örneğin Evrim Kuramı, akademik camiada ve üniversitelerde neredeyse evrensel bir düzeyde kabul görmekte ve ABD'den Avrupa'ya, hatta İran'a kadar tüm ülkelerin en önde gelen üniversitelerinde akademik araştırma düzeyinde çalışılmakta ve okutulmaktadır okutulmaktadır. Tüm ülkelerin en önde gelen bilimsel akademik kurumları, evrimin tartışması olmayan bir bilimsel gerçek olduğuna ve okullarda hiçbir inanç etkisi altında kalmaksızın okutulması gerektiğine dair imzalarını atan bildiriler yayınlamışlardır. Ülkemizden çıkan Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar da dahil olmak üzere, onlarca Nobel Ödüllü bilim insanı evrimi kabul ettiklerini açıkça ilan etmektedirler ve yaratılış veya akıllı tasarım gibi akımların evrime alternatif olmadığını vurgulamaktadırlar.

Buna rağmen, çeşitli bilim dışı akımlara gönül vermiş olan kurumlar, evrimin halk arasındaki kabulünün altını oymak için yalanlar uydurmakta veya zayıf istatistiklerin arkasına saklanarak iddialarına destek aramaktadırlar. Tüm akademik ve popüler çalışmalara rağmen, doğal yollarla olan evrimsel değişim fikrinden rahatsız olan kişi ve kurumlar, halk arasında "Evrim Kuramı'nı reddeden bilim insanlarının sayısı çoğunluktadır, çok az bilim adamı Evrim Kuramı'nı desteklemektedir." yalanını yaymaya çalışmaktadırlar.

Bunun bir örneğini, 2001 yılında "Darwinizm'den Ayrılış Bildirisi" adı altında başlatılan bir imza kampanyası ile görmekteyiz. Bunun detaylarına geleceğiz; ancak tersten başlayalım. Öncelikle, bu imza kampanyasına "karşıt" olarak başlatılan, evrimin bilimsel camiadaki kabul edilirliğini göstermeye çalışan parodi bir deneye bakalım:

Steve Projesi: Evrimin Bilim Camiasındaki Kabul Oranı

Amerika'nın eğitim ve bilim konusunda en önde gelen kurumlarından biri olan Ulusal Bilim Eğitimi Merkezi, Steve Projesi adı altında bir parodi deney yapmaya karar vermiştir. Bundan ilham alan evrim karşıtları ise, kendi deneylerini yapmaya çalışarak rezil olmuşlardır. Bu yazımız, Steve Projesi'nin ulaştığı nokta, bu noktadan öğrenebileceklerimiz ve evrim karşıtlığının akademik anlamda ne kadar temelsiz olduğu üzerinedir.

Bu projenin isminin neden "Steve Projesi" olduğunu anlamakla başlayalım:

Neden "Steve"?

Bir isim olarak "Steve", Amerika'da en yaygın olan 74. erkek ismidir (Kaynak: Steve İsmi). Yani "ortalama" bir kullanım sıklığına sahip olduğu söylenebilir. İşte bu yüzden de deneyde bu isim seçilmiştir (aynı zamanda Stephen, Stephanie, Steven gibi türevleri de hesaba katılmıştır). Ayrıca büyük evrimsel biyolog Stephen Jay Gould'un anısına da bu ismin kullanılmasına karar verilmiştir.

İstatistiki olarak, Steve ismine sahip bütün insanların (bilim insanları haricindekiler de dahil) sayısı, toplam Amerikan popülasyonun %0.25'ini oluşturmaktadır. Buna, Stephen, Stevie, Stephanie gibi türevlerini de eklersek, bu ancak %1 civarlarına ulaşmaktadır.

Steve Projesi'nin Evrim Bildirisi

Steve Projesi'nin yaptığı şuydu: Deneyde, sadece Amerika'da yaşayan ve sadece Steve ismindeki -ve türevlerindeki- bilim insanlarının katılabileceği bir bildiri hazırlandı. Bildiride şunlar yazmaktadır:

Evrim Kuramı; son derece sağlam kanıtlarla desteklenen, bir bilim olan Biyoloji açısından bütünleştirici nitelikteki, varlığını destekleyen sayısız veri bulunan, tüm canlıların ortak bir atadan geldiğini gösteren bilimsel geçerliliğe sahip bir kuramdır. Her ne kadar Evrim Kuramı'nın nasıl ve ne yöntemlerle işlediği konusunda hala münazaralar varsa da; Evrim'in varlığı ya da Doğal Seçilim'in doğadaki gerçekliği konusunda geçerli hiçbir tartışma bulunmamaktadır. Tamamen bir sahte-bilim (pseudoscience) olan Akıllı Tasarım ve benzerlerinin okulların müfredatında bulunması bilimsel olarak uygunsuzdur ve pedagojik olarak sorumsuzluktur.

İmza metnine ve siteye buradan ulaşabilirsiniz.

Bildiriye İmza Atan Steveler

Ulusal Bilim Eğitimi Merkezi, sadece Steve ismindeki bilim insanlarının bu dilekçenin altına imza atmak isteyip istemediğini sınamıştır. Steve ismindeki bilim insanlarından:

  • 26 Şubat 2003 itibariyle 100 kişi,
  • 16 Mart 2003 itibariyle 220 kişi,
  • 3 Mayıs 2003 itibariyle 290 kişi,
  • 26 Aralık 2003 itibariyle 410 kişi,
  • 18 Şubat 2005 itibariyle 543 kişi,
  • 12 Eylül 2005 itibariyle 600 kişi,
  • 16 Şubat 2006 itibariyle 700 kişi,
  • 24 Nisan 2007 itibariyle 800 kişi,
  • 16 Şubat 2009 itibariyle 1000 kişi,
  • 16 Şubat 2012 itibariyle 1190 kişi,
  • 07 Nisan 2012 itibariyle 1200 kişi,
  • 15 Ocak 2014 itibariyle 1300 kişi,
  • 14 Eylül 2016 itibariyle 1398 kişi,
  • 30 Haziran 2017 itibariyle 1417 kişi,
  • 11 Eylül 2017 itibariyle 1418 kişi,
  • 18 Aralık 2017 itibariyle 1421 kişi,
  • 8 Mayıs 2018 itibariyle 1427 kişi,
  • 17 Aralık 2018 itibariyle 1434 kişi,
  • 12 Şubat 2019 itibariyle 1437 kişi,

bu dilekçenin altına imzasını atmıştır.

İmzalayan Stevelerin listesi için buraya tıklayabilirsiniz.

Steve ismi ve türevindekiler, popülasyonun %1'i olduğu için, toplamda sadece Amerika'da istatistiki olarak 143.700 bilim insanının Evrim Teorisi'ni desteklediği düşünülebilir.

Amerika Birleşik Devletleri'nde 2017 itibariyle bilim ve mühendislik alanlarında doktora sahibi 1 milyon civarında insan bulunmaktadır. Bunların 378.865'i tam zamanlı profesör unvanına sahiptir.

Madalyonun Öteki Yüzü: Keşif Enstitüsü ve Akıllı Tasarımcılar

Steve Projesi, Hristiyan köktendinciliğini savunan Discovery Institute (Keşif Enstitüsü) tarafından 2001 yılında başlatılan bir imza kampanyasına cevaben yapılmış bir parodi deneydir. Keşif Enstitüsü'nün bildirisi, PBS televizyon kanalı tarafından yayınlanan Evrim belgeseline bir tepki olarak hazırlanmıştır. Keşif Enstitüsü, bildirinin amacının "Darwinistler tarafından Darwinizm'e karşı olan hiçbir bilim insanı olmadığına dair ileri sürülen uyduruk iddianın çürütülmesi için, Darwinizm'e karşı 100 bilim insanı bulma amacıyla" yapıldığı belirtilmiştir.

Hiçbir isim kısıtı bulunmayan ve akademik bir unvana sahip herkesin imza atabildiği bildiriye gelen imzalar şu şekilde gelişmiştir:

  • İlk birkaç ayda sadece 7 imza toplanabilmiştir.
  • 2004 yılında 300 kişi,
  • 2005 yılında 400 kişi,
  • 2006 yılında 600 kişi,
  • 2007 yılında 700 kişi,
  • 2011 yılında 760 kişi,
  • 2019 yılında 1043 kişi.

Tam listeye buradan ulaşabilirsiniz.

Bu süreçte, 2006 yılı itibariyle Keşif Enstitüsü bildiriyi ABD-dışı bilim insanlarına da açmıştır. Böylece, Steve Projesi'nin aksine, Akıllı Tasarımcıların bildirisinde tüm Dünya'dan imza toplanmaya başlanmıştır. Toplanan 1000 civarı imza, Dünya'daki bütün akademik camianın %0.023'üne denk gelmektedir.

Görülebileceği gibi, 143.000 kişiye karşılık gelen Steve Projesi imzacılığına karşı, bütün Dünya'dan "evrimi reddeden" sadece 1000 akademisyen bulunabilmiştir Bu sonuçlar, Prof. Dr. Brian Alters'ın şuradan okuyabileceğiniz raporu tarafından da doğrulamaktadır: Dr. Alters'a göre Amerikalı bilim insanlarının sadece %1'i evrimi reddetmektedir. Diğer bazı kaynaklar ise (şuradan ve buradan okuyabilirsiniz) tüm bilim insanlarının sadece %5-10 arasının evrimi reddettiğini göstermektedir. Ancak bu sayı ne olursa olsun, hiçbir zaman çoğunluk olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır.

Ama iş, bununla da bitmiyor!

Keşif Enstitüsü'nün Sahtekarlığı

Keşif Enstitüsü, bu imzaları bir yalanın arkasına sığınarak yapmaktadır. Nasıl mı? Şöyle: Enstitü, imzalanması için gönderdiği bildiride aynen şunları yazar:

Rastgele mutasyonların ve doğal seçilimin yaşamın karmaşıklığına sebep olabileceği konusunda şüpheciyiz. Darwinsel teorinin dikkatle incelenmesinin teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bu ifadeye biz, Evrim Ağacı olarak ikinci defa düşünmeden imzamızı atarız. Her bilim insanı atar!

Bu ifade, "Evrime karşıyım." demek değildir! İfade, bilimsel bir kurama şüphe ile yaklaşılması gerektiğine katıldığımızı göstermektedir. Zaten bilimde her şeye şüphe ile yaklaşırız. Tabii ki Evrim Kuramı'na da şüphe ile yaklaşmalıyız.

Ancak Evrim Kuramı'na kişisel inançlarla yaklaşmak ile, şüphe ile yaklaşmak arasında oldukça büyük bir fark vardır. Keşif Enstitüsü'nün ayırmayı başaramadığı budur. Amaç, köktendinci ideolojiyi genele dikte etmek olduğunda, bu kişilerin bilimsel bir teoriye "şüphe ile yaklaşma" talebi anlamsız olmaktadır. Şüphe ile yaklaşılması gereken şeylerin başında, Keşif Enstitüsü gibi kurumların amaç ve emelleri gelmektedir.

Kaldı ki, bildirideki ifadenin kendisi bilimsel olarak doğru bile değildir. Bildirinin ilk cümlesinde sözü geçen mekanizmalar, evrimin sadece küçücük bir kısmıdır: Rastgele mutasyonlar ve Doğal Seçilim, evrimin bugüne kadar tanımlanmış onlarca mekanizmasından sadece ikisidir. Evrimsel biyologlar, türlerin değişimini ve karmaşıklığını açıklamak için bu iki mekanizmadan çok daha fazlasını kullanırlar. Dolayısıyla elbette ki bu ikisi canlılığın çeşitliliğinden sorumlu değildir, çok ama çok daha fazlası vardır.

Evrim Ağacı'ndan Bildiri Önerisi

Kısaca imzalanması için gönderdikleri metin, daha fazla imza alabilmek adına yumuşatılmış bir metindir. Çünkü kendileri de "Biz Evrim'i kabul etmiyoruz." şeklinde bir ifadeye hiçbir aklı başında bilim insanının katılmayacağını bilirler. Bu sebeple, imza sayısını şişirmek adına böyle basit insanların başvuracağı oyunlara başvurmaktadırlar.

Dolayısıyla, Evrim Ağacı olarak Keşif Enstitüsü'ne öneri bir bildiri metni hazırladık. Eğer hayat felsefelerine ve iddialarına güveniyorlarsa, kendi gerçek görüşlerini yansıtan şu bildiriye imza kampanyası başlatsınlar:

Biz, evrimin bir doğa yasası olduğunu düşünmemekteyiz. Evrim, şayet kütleçekimi gibi bir doğa yasası ise, mutlaka muktedir bir güç tarafından yönlendirilmek zorundadır. Türler, ortak atalardan evrimleşerek var olmamışlardır ve ya bir süpergüç tarafından özel olarak tasarlanmışlardır ya da işbu güç tarafından yönlendirilen yasalarla, bilinçli bir şekilde var edilmişlerdir. Dolayısıyla Charles Darwin ve diğer bilim insanları tarafından öne sürülen Evrim Teorisi hatalıdır ve yaşamın karmaşıklığını dikkate değer bir şekilde açıklama gücünden yoksundur. Bu sebeple evrimin okullardaki bilim derslerinde okutulması, bilim dışı bir tavırdır ve derhal kaldırılmalıdır.

Bakalım aslen savundukları iddialarına katılan kaç bilim insanı çıkacak...

Sonuç

Tüm bu tantanadan da göreceğimiz üzere, akademide evrimin kabul edilirliği had safhadadır. Her geçen gün kolektif bilgimize eklenen yeni bilgiler, evrimin akademideki açıklayıcı gücünü arttırmakta, onu kabul eden bilim insanlarının sayısını da katlayarak arttırmaktadır.

Ancak şu çok iyi anlaşılmalıdır: Bilimsel çalışmalarda gerçeklere kimin listesinin daha uzun olduğu ile karar verilmez! Bu tarz bir argümana, argumentum ad populum, yani Çoğunluğa Başvurma Safsatası denmektedir. Çoğunluğun doğru varsaydığı şey, doğru olmak zorunda değildir!

Evrimin bilim camiasındaki genel geçer kabulünün yegâne nedeni, evrimsel biyoloji alanında üretilen kanıt, bulgu ve ispatların bilimsel şüpheciliğe sahip olan hemen herkesi fazlasıyla tatmin edici boyutta olmasıdır. Alanda uzman isimlerin Evrim Teorisi'ni çoktan terk etmemiş olma nedenleri, 1.5 asırdır süren çabalarına rağmen onu çürütebilecek hiçbir veriyle karşılaşmamış olmaları; tam tersine, her çürütmeye çalıştıklarında, Evrim Teorisi'nin daha da fazla ispatlandığını görmeleri olmuştur.

Evrim Teorisi'nin çürütülmesi halinde, bunu ilk ilan edecek olanlar yine evrimsel biyologlar olacaktır. İlan yöntemleri "Ha ha nasıl da çökerttik!" diye değil; akademinin kendi çalışma prensipleri ışığında, bulguların bilim camiasına duyurulması ve bunun üzerine ek çalışmalar yapan bilim insanlarının sonuçları doğrulaması veya yanlışlaması yoluyla olacaktır. Şayet bu gerçekleşirse, bizler de dahil tüm bilim insanları bu bulguları da paylaşmaktan ve bilimsel pozisyonlarımızı bu yeni bilgiler ışığında güncellemekten onur duyacağız.

O gün, bilim karşıtları haklı olmayacaklar; çünkü güncel itirazları bilimsel temele değil, şahsi inançların genele dayatılması arzusuna dayanmaktadır. O gün olacak olan, bilim insanlarının gerçeğe bir adım daha fazla yaklaşması olacak. Yani bu, bilim karşıtlarının değil, yine bilimin zaferi olacak.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

Katledilmiş Deha: Bilgisayar ve Yapay Zeka'nın Fikir Babası Alan Turing

Charles Robert Darwin'in Önemli Sözleri

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Mühendisi. Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Bilim anlatıcılığı ve popüler bilim yazarlığı ile uğraşıyor. ODTÜ mezunu. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden evrimsel robotik alanında aldı.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder