Evrim Teorisi'nin Bilim Camiasındaki Kabulü, Hiç de Kavgasız Değildi!
Evrim Teorisi'nin Bilim Camiasındaki Kabulü, Hiç de Kavgasız Değildi!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

İnsanlar, Darwin'in Türlerin Kökeni'ni yayınlamasından sonra tüm biyoloji ve bilim camiasının bu teoriyi hemen kabul ettiğini sanmaya meyillidirler. Halbuki durum böyle değildir. Tam tersine, söz konusu kuramın bilim camiasında yaygın olarak kabul edilmesinden önce, epey bölünmeler ve kavgalar yaşanmıştır. Bu kavgaların büyük bir kısmı din-bilim çatışması çerçevesinde, ufak bir kısmı ise bilimsel argümanlar düzleminde yaşanmıştır. 

Bu çatışma ve kavgaları anlamak için, şunu anlamamız gerekiyor: Tıpkı günümüzde olduğu gibi, 19. Yüzyıl'da da biyologların yarısı (hatta belki daha fazlası) teist (hem Tanrı'ya, hem kutsal kitaplara inanan kişi) veya en azından deistti (yaratıcı güce inanıp, kutsal kitaplara inanmayan kişi). İnançlı olan bu biyologların ezici bir çoğunluğu, hayatlarını şekillendiren şahsî inançlarına ve bu inançların içeriklerine Evrim Teorisi'nin ters düşebileceğini biliyorlardı; ama inançları nedeniyle, Darwin'in bütün detaylarıyla ortaya koyduğu kanıtları görmezden gelemeyeceklerini bilecek kadar profesyoneldiler. Ancak yine de, Darwin'in teorisini bilim camiasına kabul ettirmesi de hiç kolay olmadı.

Türlerin Kökeni'nin yayınlanmasından sadece 1 sene sonra, 1860 yılında, Bavarya'da şu nefes kesici fosil bulundu: Archaeopteryx.

Archaeopteryx
Kaynak: Wikimedia Commons

Tür; buradaki makalemizde de izah ettiğimiz gibi, evrimi tartışmaya hiçbir yer bırakmayan şekilde ispatlayan, dinozorlar ile kuşlar arasında bulunan enfes bir ara tür fosiliydi. Türe "tam bir sürüngen" demek mümkün değildi, çünkü hiçbir sürüngende görmediğimiz gibi tüylerle kaplı bir vücudu ve tüylü kanatları vardı. Bu tüylerin izleri, fosilde net olarak görülmekteydi. Bir tavuğu yerken, furcula olarak bilinen kemiğini kırıp dilek dilemişsinizdir. İşte tavuk gibi kuşlarda o kemiği kırabilme nedeniniz, iki ayrı kemiğin kaynamış olmasıdır. Sürüngenlerde çoğu zaman bu kemikler ayrı değildir. Archaeopteryx, bu bakımdan da kuşlara benziyordu. Parmak anatomisi de kuşlar gibiydi. Ama fosile "tam bir ku"ş demek de mümkün değildi, çünkü kuşlarda olanın aksine, kemikli bir kuyruğu ve sürüngen gibi pençeleri vardı! Anlayacağınız, bu fosilin bulunmasıyla birlikte bilim camiası, ilk zorlu testiyle yüzleşiyordu: Evrim Teorisi'nin gücünü ve önemini anlayacaklar mıydı?

Çoğu bilim insanı için bu fosil fazlasıyla yeterli bir kanıttı. Ama günümüz akademisinde de olduğu gibi, o dönemde de "çekememezlik" ve "kıskançlık", bilimin, kimi zaman bilim karşıtı gericilerden bile güçlü olabilen bir düşmanıydı. Ve Darwin'in düşmanlarından birisi, biraz fazla güçlüydü:

Richard Owen
Kaynak: Howling Pixel

 

Sir Richard Owen.

Dünyaca ünlü İngiliz biyolog, karşılaştırmalı anatomist, paleontolog. Günümüzdeki magazinsel anlatım ile, adeta "fosillere fısıldayan adam". Öyle ki, "dinozor" sözcüğünü icat eden kişi. Ve hepsinden önemlisi, İngiliz Doğa Tarihi Müzesi'nin babası. Dünya'nın en kıymetli fosil arşivinin efendisi... 

Owen aslında Darwin'i severdi. Darwin de kendisi gibi dindar bir adamdı. Meşhur Beagle yolculuğuna, bir nevi "yaratılışı ispatlamak ve bilimsel bir temele oturtmak için" binmişti. Dedesi Erasmus Darwin, türlerin değişebileceğini söylese de, Darwin ona katılmıyor gibiydi.

Ama işler, Owen'ın sandığı gibi gitmedi. Darwin Dünya'yı gezdikçe, türlerin hiç de sabit olmadığını, nesiller içinde değişebildiğini, bulundukları bölgelere göre türleşebildiğini gördü. Galapagos ve Arjantin'de gördükleri, Darwin'in hayatını ve dolayısıyla bilim tarihini kökünden değiştirdi. Türler, net bir şekilde sabit değildi. Şu anda var oldukları son halleriyle, yoktan, birdenbire yaratılmamışlardı. Kademeli ve birikimli bir şekilde, atasal formlardan evrimleşerek var olmuşlardı ve halen de evrimleşiyorlardı!

Bu, Owen'ı, Nazım Hikmet'in deyimiyle "çekilmez bir adam" haline getirdi. Darwin'i kıskanmaya ve çekememeye başladı. Ve kısa bir süre sonra, Darwin'in eski dostu, bir anda düşman oldu. Zaten az önce de bahsettiğimiz gibi, Evrim Teorisi bilim camiasında yer edene kadar, camiayı ikiye bölmüştü. Owen, tarafını seçti: Evrim karşıtı oldu.

O güzelim saygın bilim insanı, "anonim" olarak yazdığı Türlerin Kökeni eleştirisinde, tam bir bilim düşmanı kesildi. Darwin'in birçok açıdan desteklenen argümanlarına bilimsel yanıtlar vermek yerine, Darwin'e destek veren biyologların akademik kariyerlerine, bilgi düzeylerine, yaklaşımlarına saldırmayı seçti. Onları "Darwin'in müritleri" olarak isimlendirerek aşağılamaya çalıştı. Teoriyi destekleyenleri "ileri görüşlü olmamak" ile itham etti. Evrim Teorisi'nin ilanını, "bilimin kötüye kullanımı" olarak değerlendirdi. Teoriyi, bir bütün olarak "dinsizlik" ile eş tuttu. Öfkeliydi... Çok öfkeli...

Elbette, gerçekler karşısında kimse duramaz. Buna, bilim insanları da dahildir. Bilim insanı, gerçekleri bilme konusunda özel bir yetkiye veya üstünlüğe sahip değildir. Bilim insanları, ve dolayısıyla bizler gibi bilim anlatıcıları, bilimsel gerçekleri tarafsız bir şekilde ortaya çıkarmak ve halka aktarmak ile yükümlüdürler. Dolayısıyla bir kişi "bilim insanı" diye, gerçekleri eğip bükme yetkisine sahip değildir.

Gerçekten de, Evrim Teorisi'nin gücü tüm bilim camiasında sadece birkaç yıl içinde hissedilmeye başladı. Biyologların çoğu evrimin bilim için önemini fark ediyordu. Owen ise, kaybetmeyi bir türlü hazmedemiyordu. Gücünü kullanarak Evrim Teorisi'nin gelişiminin önünü kesmeye çalıştı. Darwin'in "türlerin kökeni sorununu incelemeye yetkisi" olmadığını ima eden metinler yayınladı. Teorinin en büyük destekçilerinden Joseph Dalton Hooker'ın botanik koleksiyonuna verilen devlet desteğini durdurmakla tehdit etti. O fosil ustası, sırf inadından, bariz bir şekilde hatalı olmasına rağmen, Archaeopteryx'e "tartışmaya yer olmayan ve bariz bir şekilde bir kuştur" deyip geçti; Evrim Teorisi ve türlerin değişebildiği gerçeğinin ortaya çıkarılması açısından önemini görmezden geldi. Evrime düşmanlığı büyüdükçe, bilimsellikten kopmaya başladı. İnsanı, "Memeliler Sınıfı"ndan ayrı bir sınıf olarak kategorize etmeye kalktı. Bunu destekleyen tek bir biyolog dahi yoktu. 

Tüm bu "çirkefliği", ona pahalıya mal oldu. Zooloji Cemiyeti Konseyi, Thomas Huxley gibi evrim destekçilerini bünyesine almaya başlayınca, Owen ve bilim karşıtı görüşleri giderek dışlandı. Hele ki bir makalesinde, kendisine 4 sene önceki araştırmasında yardım eden bir biyologa gerekli krediyi vermediği gerekçe gösterilerek, Zooloji Cemiyeti'ne ve Kraliyet Cemiyeti'ne üyeliği iptal edildi. Sonradan da, Kraliyet Cemiyeti Konseyi'ne aday oldu, ama seçilmedi. Gerekçe olarak, "bilerek ve bilinçli şekilde yalan söylemesi" gösterildi.

Darwin'in kendisi de teorisinin felsefi etkileri ile boğuşuyordu. Ama eski dostunun kendisine böylesine nefret duyuyor olmasından hiç memnun değildi. Owen'ın dinmek bilmez öfkesini ve saldırganlığını, "Kindarca, aşırı kötücül, akıllıca... ve son derece zarar verici." olarak değerlendirdi. O da, anlaşılır bir şekilde, Owen'a karşı nefret beslemeye başlamıştı. Başlarda bundan utanç duyduğunu yazsa da, sonradan bu duyguyu kabullendiğini belirtiyor.

İşin en acı tarafı ise bunların hiçbiri değildi. İşin en acı tarafı şu: 1840'larda, yani Türlerin Kökeni'nin yayınından 19 sene önce, Owen türlerin evrimsel bir süreç sonucu var olduğu sonucuna kendi başına varmıştı. Bunu izah edecek teoriler geliştirmeye çalışıyordu. Öyle ki, 1849 yılında yayınladığı Nature of the Limbs, yani Uzuvların Doğası başlıklı kitabında, türlerin değişebileceğini ima ettiği için kendisi de eleştiri oklarının hedefi olmuştu! Yani Richard Owen, evrimsel değişimi öngörememiş biri değildi... Fosillerden örnekler vererek atların evrimleştiğini Darwin'den önce anlatmıştı. Hatta 1854 yılında İngiliz Derneği'nde verdiği bir derste, yeni keşfedilmiş bir hayvan olan gorillerin asla insana evrimleşemeyeceğini söylemiş; ama insanların benzer maymunlardan evrimleşmiş olabileceği olasılığını göz ardı etmemişti. 

Darwin'i çekememe nedeni 2 açılıydı: İlki, Darwin'in Owen'ın canlıların değişimiyle ile ilgili ileri sürdüğü bazı açıklamaları teorisine dahil etmemesiydi. İkincisi ise, çığır açacağı belli olan bu teoriyi kendisinin keşfedememesi, avcunun içinden kaçırmasıydı. Owen, Darwin'in aksine, korkularına yenik düşmüştü. Robert Chambers, Yaratılışın Doğal Tarihinin Kalıntıları isimli kitabını anonim olarak yayınlayıp, içinde türlerin bariz bir şekilde değiştiğini savunması sonrasında, Richard Owen dindar halkın yazara ve evrime karşı tepkisini gördü ve halka açık şekilde evrimi dile getirmekten korktu. Belki de bu korku, elinin altında Dünya'nın her yanından aşırı kıymetli fosiller olan Owen'ın Evrim Teorisi'nin babası olmasının önünü kesti, kim bilir? Bu da bizlere ders, kulağa küpe olsun.

Uzun lafın kısası... Evrim Teorisi Darwin'in sarı saçına mavi gözüne bilim camiasında kabul görmedi. Akademinin en öfkeli tartışmaları ve bilimsel camianın en sert eleştirilerine karşı koymayı başardığı için kabul gördü. Hiçbir denemede yanlışlanamadıkça kabul gördü. Dolayısıyla evrimsel biyologların gizli bir cemiyetmiş, bilim camiasında evrimi kabul etmeyenlere baskı kuran "paralel bilim" varmış gibi iddialar, bariz bir şekilde gerici akımların retorikleridir. 


Kaynaklar ve İleri Okuma: 

  1. Bu yazının kaynaklarının bir kısmı metin içinde bağlantı olarak verilmiştir.
  2. Oxford Dictionary of National Biography
  3. Friends of Darwin
  4. Wikipedia

Çita: Davetsiz Misafir

Vejetaryenlerin/Veganların %84'ü Neden Et Yemeye Geri Dönüyor?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim