Türkiye’de Ortaöğretim: Eksiklikler, Eleştiriler ve Çıkış Yolu
Yazan:Vedat Turan Erdoğan
Türkiye’de ortaöğretim sistemi, Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) doğrudan sorumluluğu altında yürütülmekte ve yasal temelini 14 Haziran 1973 tarihli, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’ndan almaktadır. Mevzuatta ortaöğretimin amacı; öğrencileri ilgi ve kabiliyetleri doğrultusunda yükseköğretime, mesleğe ve hayata hazırlamak, demokratik değerleri geliştirmek ve millî kültürü aktarmak olarak tanımlanmıştır.
Kâğıt üzerinde bu çerçeve oldukça sağlam görünmektedir. Ancak pratikte yaşananlar, yazılı hedeflerle büyük bir tezat oluşturmaktadır. Ortaöğretim, genç kuşaklara çağdaş ve köklü bir eğitim sunması gerekirken, pek çok yapısal sorun nedeniyle bireyleri potansiyellerine ulaştıramamakta, hatta toplumun kültürel ilerleyişini sekteye uğratmaktadır.
Kağıt Üzerindeki İdeal ile Gerçekteki Karmaşa
Türkiye’de ortaöğretimin temel çelişkisi, hedeflenenle uygulanan arasındaki uçurumdur. Dersliklerin kalabalıklığı, öğretmen niteliğindeki farklılıklar, materyal ve laboratuvar eksiklikleri, müfredatın ağır ve teorik yapısı bu uçurumun başlıca nedenleridir.
Birçok lisede sınıf mevcutları 40–60 kişiye ulaşmaktadır. Bu kalabalık, öğretmenlerin sınıf hâkimiyetini zorlaştırmakta, öğrencilerin bireysel takibini imkânsız hale getirmektedir. Fiziksel şartları yetersiz, hijyeni sorunlu sınıflar hem öğretmen hem öğrenci sağlığını tehdit etmektedir.
Sonuçta “çok yönlü bireyler yetiştirme” iddiası, tıpkı Osmanlı’nın son dönemindeki karmaşık okul yapısı gibi, uygulamada dağınıklık ve kargaşa üretmektedir.
Dersler Üzerinden Bir Değerlendirme
Fen Bilimleri
Türkiye’de fen dersleri çoğunlukla sözlü anlatım üzerinden yürütülmekte, deneysel ve uygulamalı kısım neredeyse tamamen ihmal edilmektedir. Fizik, kimya ve biyoloji dersleri laboratuvar olmaksızın yalnızca teorik bilgilerle geçiştirilmektedir. Öğrenciler bilimin yöntemini, deneysel süreci, gözlem ve uygulama becerisini kazanamadan mezun olmaktadır.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Coğrafya
Coğrafya dersinde jeolojik devirler, kayaç türleri, iklim olayları gibi konular işlenmekte ancak bunlar yalnızca ders kitabından okunarak aktarılmaktadır. Yerinde gözlem, arazi çalışması veya görsel materyallerin kullanımı son derece sınırlıdır. Bu da coğrafyayı ezberlenmesi gereken soyut bilgiler bütünü haline getirmektedir.
Tarih
En sorunlu derslerden biri tarihtir. Müfredat “millî” söylemine rağmen Türk tarihini kapsamlı ve doğru bir şekilde aktaramamaktadır. 9. sınıf müfredatında Anadolu uygarlıkları ve İslâm tarihi uzun süre işlenirken, Türk tarihine ayrılan kısım daraltılmakta ve çoğu zaman hatalı bilgilerle doldurulmaktadır. Öğrenciler kendi kültürel köklerinden kopmakta, tarih bilincini kazanamamakta ve kolayca başka kültürlerin etkisine açık hale gelmektedir.
Matematik
Matematik öğretmenlerinin niteliği görece güçlü olsa da, müfredatın yoğunluğu öğrencileri zorlamaktadır. Avrupa üniversitelerinde okutulan seviyedeki konular, bizde lise programına dahil edilmiştir. Bu durum, öğrencilerin temeli oturtmadan üst konulara geçmesine yol açmakta, öğrenme sürecini yavaşlatmaktadır. Matematiğin keşfetmeye dayalı bir ders olması gerekirken, yoğun konu yükü altında ezber ve yetiştirme kaygısı öne çıkmaktadır.
Yabancı Dil
En büyük sorunlardan biri de yabancı dil eğitimidir. Türkiye’de öğrenciler yıllarca İngilizce görmelerine rağmen mezun olduklarında dili kullanamaz hale gelmektedir. Bunun nedeni, müfredatın gereksiz ölçüde kuramsal olması ve pratikten uzak kalmasıdır. Dil öğreniminde asıl olan konuşma ve iletişim pratiğidir; fakat dersler hâlâ renkler ve sayılar düzeyine sıkışmakta, öğrenciler özgüven kazanmadan sistemden çıkmaktadır.
Sanat (Müzik ve Resim)
Sanat eğitimi neredeyse yok hükmündedir. Müzik derslerinde temel çalgı ve materyallerin eksik olduğu okullar bulunmaktadır. Öğrenciler solfej, nota bilgisi veya herhangi bir müzik aletini öğrenmeden mezun olmaktadır. Resim dersleri ise genellikle “boş zaman” dersi olarak görülmekte, ciddi bir üretime yöneltilmemektedir. Bu durum, Türk milletinin sahip olduğu zengin musiki ve sanat kültürünü yeni nesillere aktarmayı imkânsız hale getirmektedir.
Türkçe ve Edebiyat
Türkçe ve edebiyat dersleri, öğrencilerin dil becerilerini geliştirmek yerine ağır teorik bilgilerle yüklenmiştir. Güzel konuşma, yazışma, e-posta veya resmi metin yazma gibi pratik beceriler arka planda kalmakta; öğrenciler edebiyatı sevmekten ziyade sıkıcı kurallarla boğuşmaktadır.
Neden Tehlikeli?
Ortaöğretimdeki bu eksiklikler sadece bireylerin üniversiteye hazırlanmasını zorlaştırmıyor. Asıl tehlike, genç kuşakların kültürel köklerinden kopması ve entelektüel birikimden mahrum yetişmesidir.
Tarihini bilmeyen, sanatı tanımayan, bilimi deneyimlemeyen, dili öğrenemeyen, matematikte zorlanan bir gençlik; ne kendi kültürüne sahip çıkabilir ne de dünya ile eşit şartlarda rekabet edebilir. Eğitimdeki her zafiyet, toplumun geleceğini doğrudan tehdit etmektedir.
Çıkış Yolu
Türkiye’nin ortaöğretim sistemi için çözüm yolları aslında açıktır:
Müfredat-Uygulama Dengesi: Derslerin hedefleri, mevcut imkânlarla uyumlu hale getirilmeli.
Öğretmen Niteliği: Alanında uzman, sürekli gelişen ve hizmet içi eğitimle desteklenen öğretmen kadrosu oluşturulmalı.
Sınıf Ortamı: Kalabalık sınıflar küçültülmeli, öğrenci merkezli eğitim ortamları sağlanmalı.
Sanat ve Kültür: Müzik, resim, tiyatro ve edebiyat dersleri eğitimin asli unsuru haline gelmeli.
Uygulamalı Eğitim: Fen dersleri laboratuvarla, coğrafya alan gezileriyle, tarih müze ve arşiv çalışmalarıyla desteklenmeli.
Yabancı Dil: Öğrenciler teoriden çok pratiğe yönlendirilmeli, yabancı dili konuşma ve iletişim aracı olarak öğrenmeli.
Türkçe: Öğrencilere yalnızca edebiyat değil, günlük yaşamda ve iş hayatında gerekli dil becerileri kazandırılmalı.
Sonuç
Türkiye’nin ortaöğretim sistemi, kâğıt üzerinde güçlü bir mevzuata sahip olsa da uygulamada büyük eksikliklerle boğuşmaktadır. Bu eksiklikler sadece eğitim kalitesini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda Türk kültürünün yeni nesillere aktarılmasını engelliyor.
Gençleri çağdaş bilgiyle donatırken aynı zamanda kültürel kökleriyle bağlarını güçlendirecek, sanat ve bilimi birlikte öğretecek, dili hem doğru hem de yaratıcı biçimde kullandıracak bir sistem zorunluluktur.
Ortaöğretimde yapılacak gerçekçi ve sürdürülebilir reformlar, sadece okulları değil, tüm toplumun geleceğini şekillendirecektir. Bugün atılacak doğru adımlar, yarın entelektüel, özgüvenli ve köklerine bağlı bir neslin yetişmesini sağlayacaktır.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 20:03:15 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21339
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.