Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Türkiye’de Ortaöğretim: Eksiklikler, Eleştiriler ve Çıkış Yolu

4 dakika
19
Türkiye’de Ortaöğretim: Eksiklikler, Eleştiriler ve Çıkış Yolu
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Türkiye’de Ortaöğretim: Eksiklikler, Eleştiriler ve Çıkış Yolu

Yazan:Vedat Turan Erdoğan

Türkiye’de ortaöğretim sistemi, Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) doğrudan sorumluluğu altında yürütülmekte ve yasal temelini 14 Haziran 1973 tarihli, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’ndan almaktadır. Mevzuatta ortaöğretimin amacı; öğrencileri ilgi ve kabiliyetleri doğrultusunda yükseköğretime, mesleğe ve hayata hazırlamak, demokratik değerleri geliştirmek ve millî kültürü aktarmak olarak tanımlanmıştır.

Tüm Reklamları Kapat

Kâğıt üzerinde bu çerçeve oldukça sağlam görünmektedir. Ancak pratikte yaşananlar, yazılı hedeflerle büyük bir tezat oluşturmaktadır. Ortaöğretim, genç kuşaklara çağdaş ve köklü bir eğitim sunması gerekirken, pek çok yapısal sorun nedeniyle bireyleri potansiyellerine ulaştıramamakta, hatta toplumun kültürel ilerleyişini sekteye uğratmaktadır.

Kağıt Üzerindeki İdeal ile Gerçekteki Karmaşa

Türkiye’de ortaöğretimin temel çelişkisi, hedeflenenle uygulanan arasındaki uçurumdur. Dersliklerin kalabalıklığı, öğretmen niteliğindeki farklılıklar, materyal ve laboratuvar eksiklikleri, müfredatın ağır ve teorik yapısı bu uçurumun başlıca nedenleridir.

Birçok lisede sınıf mevcutları 40–60 kişiye ulaşmaktadır. Bu kalabalık, öğretmenlerin sınıf hâkimiyetini zorlaştırmakta, öğrencilerin bireysel takibini imkânsız hale getirmektedir. Fiziksel şartları yetersiz, hijyeni sorunlu sınıflar hem öğretmen hem öğrenci sağlığını tehdit etmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Sonuçta “çok yönlü bireyler yetiştirme” iddiası, tıpkı Osmanlı’nın son dönemindeki karmaşık okul yapısı gibi, uygulamada dağınıklık ve kargaşa üretmektedir.

Dersler Üzerinden Bir Değerlendirme

Fen Bilimleri

Türkiye’de fen dersleri çoğunlukla sözlü anlatım üzerinden yürütülmekte, deneysel ve uygulamalı kısım neredeyse tamamen ihmal edilmektedir. Fizik, kimya ve biyoloji dersleri laboratuvar olmaksızın yalnızca teorik bilgilerle geçiştirilmektedir. Öğrenciler bilimin yöntemini, deneysel süreci, gözlem ve uygulama becerisini kazanamadan mezun olmaktadır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Coğrafya

Coğrafya dersinde jeolojik devirler, kayaç türleri, iklim olayları gibi konular işlenmekte ancak bunlar yalnızca ders kitabından okunarak aktarılmaktadır. Yerinde gözlem, arazi çalışması veya görsel materyallerin kullanımı son derece sınırlıdır. Bu da coğrafyayı ezberlenmesi gereken soyut bilgiler bütünü haline getirmektedir.

Tarih

En sorunlu derslerden biri tarihtir. Müfredat “millî” söylemine rağmen Türk tarihini kapsamlı ve doğru bir şekilde aktaramamaktadır. 9. sınıf müfredatında Anadolu uygarlıkları ve İslâm tarihi uzun süre işlenirken, Türk tarihine ayrılan kısım daraltılmakta ve çoğu zaman hatalı bilgilerle doldurulmaktadır. Öğrenciler kendi kültürel köklerinden kopmakta, tarih bilincini kazanamamakta ve kolayca başka kültürlerin etkisine açık hale gelmektedir.

Matematik

Matematik öğretmenlerinin niteliği görece güçlü olsa da, müfredatın yoğunluğu öğrencileri zorlamaktadır. Avrupa üniversitelerinde okutulan seviyedeki konular, bizde lise programına dahil edilmiştir. Bu durum, öğrencilerin temeli oturtmadan üst konulara geçmesine yol açmakta, öğrenme sürecini yavaşlatmaktadır. Matematiğin keşfetmeye dayalı bir ders olması gerekirken, yoğun konu yükü altında ezber ve yetiştirme kaygısı öne çıkmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Yabancı Dil

En büyük sorunlardan biri de yabancı dil eğitimidir. Türkiye’de öğrenciler yıllarca İngilizce görmelerine rağmen mezun olduklarında dili kullanamaz hale gelmektedir. Bunun nedeni, müfredatın gereksiz ölçüde kuramsal olması ve pratikten uzak kalmasıdır. Dil öğreniminde asıl olan konuşma ve iletişim pratiğidir; fakat dersler hâlâ renkler ve sayılar düzeyine sıkışmakta, öğrenciler özgüven kazanmadan sistemden çıkmaktadır.

Sanat (Müzik ve Resim)

Tüm Reklamları Kapat

Sanat eğitimi neredeyse yok hükmündedir. Müzik derslerinde temel çalgı ve materyallerin eksik olduğu okullar bulunmaktadır. Öğrenciler solfej, nota bilgisi veya herhangi bir müzik aletini öğrenmeden mezun olmaktadır. Resim dersleri ise genellikle “boş zaman” dersi olarak görülmekte, ciddi bir üretime yöneltilmemektedir. Bu durum, Türk milletinin sahip olduğu zengin musiki ve sanat kültürünü yeni nesillere aktarmayı imkânsız hale getirmektedir.

Türkçe ve Edebiyat

Türkçe ve edebiyat dersleri, öğrencilerin dil becerilerini geliştirmek yerine ağır teorik bilgilerle yüklenmiştir. Güzel konuşma, yazışma, e-posta veya resmi metin yazma gibi pratik beceriler arka planda kalmakta; öğrenciler edebiyatı sevmekten ziyade sıkıcı kurallarla boğuşmaktadır.

Neden Tehlikeli?

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir

Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir 

Todd May

 

Derin bir gerçeklik krizi içindeyiz. Bildiklerimiz, yargılarımız ve kavramlarımız bu krizi aşmamıza yetmediği gibi onun giderek şiddetlenmesine neden oluyor. Peki her şeyi bilgiye dönüştürmek yerine dünyayı tecrübe etmenin farklı yollarını bulamaz mıyız? Yaşamı yargılamaktansa onu geliştirecek yeni imkânların peşine düşemez miyiz? Yaşamı nasıl kavradığımızla nasıl bir yaşam sürdürdüğümüz arasındaki ilişkinin açığa çıkarılması, bu gerçeklik krizini aşmanın yollarından biri olabilir mi?

 

Todd May’in Deleuze incelemesi, gerçekliğin yeni ifade biçimlerini etik, politik ve ontolojik düzeylerde araştıran çarpıcı hamleler yapıyor. Bu hamlelerin merkezindeyse ontolojimizle gündelik hayatımız arasında kenetlenmiş bir ilişki olduğu savı yer alıyor.

 

Todd May’e göre varlık tıpkı origami sanatında olduğu gibi dışarıdan bir müdahale olmaksızın kıvrılma ve açılma süreçlerinden geçerek oluş çizgileriyle kurulur. Her çizgi tüketilemez bir güçtür; artık karşımızda özdeşliklerden kurulu bir dünya değil, yaratılması gereken çizgiler tarafından katedilen bir güçler alaşımı vardır. Oluş halindeyiz, tıpkı diğer her şey gibi kıvrılıp açılıyor ve yeniden kıvrılıyoruz. Düşüncelerimiz, değerlerimiz ve dünyamız da bununla yüzleşmek zorunda. Başka bir yaşam ihtimali tam da burada saklı olabilir mi? Todd May, Gilles Deleuze felsefesinin içkinlik, süre ve olumlama sorunlarıyla örülen yaşam düşüncesinin izlerini sürüyor.

Devamını Göster
₺302.00
Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir

Ortaöğretimdeki bu eksiklikler sadece bireylerin üniversiteye hazırlanmasını zorlaştırmıyor. Asıl tehlike, genç kuşakların kültürel köklerinden kopması ve entelektüel birikimden mahrum yetişmesidir.

Tarihini bilmeyen, sanatı tanımayan, bilimi deneyimlemeyen, dili öğrenemeyen, matematikte zorlanan bir gençlik; ne kendi kültürüne sahip çıkabilir ne de dünya ile eşit şartlarda rekabet edebilir. Eğitimdeki her zafiyet, toplumun geleceğini doğrudan tehdit etmektedir.

Çıkış Yolu

Türkiye’nin ortaöğretim sistemi için çözüm yolları aslında açıktır:

Müfredat-Uygulama Dengesi: Derslerin hedefleri, mevcut imkânlarla uyumlu hale getirilmeli.

Öğretmen Niteliği: Alanında uzman, sürekli gelişen ve hizmet içi eğitimle desteklenen öğretmen kadrosu oluşturulmalı.

Sınıf Ortamı: Kalabalık sınıflar küçültülmeli, öğrenci merkezli eğitim ortamları sağlanmalı.

Sanat ve Kültür: Müzik, resim, tiyatro ve edebiyat dersleri eğitimin asli unsuru haline gelmeli.

Uygulamalı Eğitim: Fen dersleri laboratuvarla, coğrafya alan gezileriyle, tarih müze ve arşiv çalışmalarıyla desteklenmeli.

Yabancı Dil: Öğrenciler teoriden çok pratiğe yönlendirilmeli, yabancı dili konuşma ve iletişim aracı olarak öğrenmeli.

Tüm Reklamları Kapat

Türkçe: Öğrencilere yalnızca edebiyat değil, günlük yaşamda ve iş hayatında gerekli dil becerileri kazandırılmalı.

Sonuç

Türkiye’nin ortaöğretim sistemi, kâğıt üzerinde güçlü bir mevzuata sahip olsa da uygulamada büyük eksikliklerle boğuşmaktadır. Bu eksiklikler sadece eğitim kalitesini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda Türk kültürünün yeni nesillere aktarılmasını engelliyor.

Gençleri çağdaş bilgiyle donatırken aynı zamanda kültürel kökleriyle bağlarını güçlendirecek, sanat ve bilimi birlikte öğretecek, dili hem doğru hem de yaratıcı biçimde kullandıracak bir sistem zorunluluktur.

Ortaöğretimde yapılacak gerçekçi ve sürdürülebilir reformlar, sadece okulları değil, tüm toplumun geleceğini şekillendirecektir. Bugün atılacak doğru adımlar, yarın entelektüel, özgüvenli ve köklerine bağlı bir neslin yetişmesini sağlayacaktır.

Okundu Olarak İşaretle
6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 20:03:15 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21339

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close