Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Şövalyelik ve Kökenleri

10 dakika
377
Şövalyelik ve Kökenleri
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Batı Roma İmparatorluğu yıkıldıktan sonra batı Avrupa, içinde bulunduğu kaos ortamı yüzünden Karanlık Çağlar olarak anılır. Şarlman'ın, Papa III.Leo tarafından 800 yılında Roma şehrinde Kutsal Roma İmparatoru ilan edilmesinden sonra bir Karolenj Rönesansı yaşanıp, toplumsal bir refah dönemi de gelse, krizin ve kaos'un hüküm sürdüğü zamanlarda insanlar umutlarını kaybeder.

Milli, dini ve etik değerler ayaklar altına serilir. İşte böyle zamanlarda halkın gözünde bu değerlere sahip kişiler kutsal addedilir. Hatta eğer bu erdemlere sahip kişi, bu değerlerin karşısındaki kişilere karşı kılıcını ve zırhını kuşanıp mücadele ederse, bu kişiler halkın gözünde birer kahraman olur. İşte Şövalyeliğin çıkışı da böyledir.

Şövalyelik askeri bir kurum da olsa bundan ötedir. Her şeyden önce halkın gözünde yitirilen değerlerin yeniden ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Halk bu kişilere özenir ve dönemin erkek çocuklarının en büyük idolleri Şövalyelerdir.

Tüm Reklamları Kapat

Şimdi gelin ve şövalyeliğin kökenlerine bir bakalım; Her şeyden önce şunu söylemek gerekir ki; Şövalyeliğin kesin bir çıkış tarihi yoktur. Bunun gibi kesin bir bitiş tarihi de yoktur. Bu kurum zaman içinde, içinde bulunduğu toplumun, politikanın ve elbette dinin gerekliliğine göre, zaman içinde birçok evrim geçirmiştir.

Romalı kökenler

İlk olarak muhtemel Romalı kökenlerine bir bakalım; Roma İmparatorluğu'nda atlı asker sınıfının adı Equites idi. Bu sınıf imparatorluğun genişlemesiyle birlikte daha da zenginleşti ve gitgide daha itibarlı bir konuma yükseldi. İlk İmparator Augustus döneminde Equitesler yönetimin üst kademelerine yerleşmeye başladı.

Bu sınıftan daha üst bir konumda olan Senatör sınıfı, ilerleyen zamanlarda Equitesler ile evlilik bağları kurdu. Bunun sebebi, Cumhuriyet döneminde senatör olmak için gereken para 400.000 sesterce(bir antik dönem sikkesi) idi. Fakat Augustus, İmparatorluğu kurduğu için senatörlerin gücünü azaltmak istiyordu. Senatör olmak için gereken 400.000 sesterce'i 1.000.000 sesterce'e çıkardı.

Bazı soylu fakat fakir senatörler de Equites sınıfından zengin insanlarla kan bağı kurmaya başladı. Senatörlerin isteği para, Equites'lerin isteği ise soyluluktu, iki tarafta bu şekilde istediğini alıyordu. Equites'lerin, Ortaçağ şövalyeleri ile benzer yanları birinci olarak; at üzerinde savaşma ve aldıkları askeri eğitimdi. İkinci benzerlik ise soyluluktu.

Tüm Reklamları Kapat

Fakat Equites sınıfı, IV. yüzyılda Konstantinopolis'in başkent olmasından bir süre sonra aynı yüzyıl içinde ortadan kalkmıştır. Şövalyeliğin olgunlaşmaya başladığı dönemin XI. yüzyıl olduğunu göze alırsak iki kurumun arasında 700 yıllık bir boşluk vardır. Bu da iki kurum arasında ki bağları azaltan bir olgudur. Belki de Equites'ler ile Şövalyeler arasında ki bu benzerlikler sadece bir tesadüftür.

Cermenik Kökenler

Şimdi bir de Batı Roma'yı yıktıktan sonra o topraklara yerleşen ve bugünkü Batı Avrupalıların ataları olan Cermenlerin, Şövalyelik kurumunda ki olası etkilerine bakalım; MS. 59-117 yılları arasında yaşamış Romalı Tarihçi Tacitus'un yazdığı Germania eserinde, Cermenlerin, kabileleri içinde rüştünü ispatlamış erkek çocuk için bir tören yapıp, artık tam bir erkek olmuş çocuğa bir mızrak ve kalkan verdiklerini yazar. Bu törenin, Şövalyelik töreninin atası olduğu da ihtimaller dahilindedir. Nitekim Charlemagne(Şarlman), oğlu Prens Louis'in ergenliğe girme töreninde beline bir kılıç takması ve Louis'in de, Oğlu Charles'a onbeşinci yaş günü şerefine bir kılıç hediye etmesi bu Cermenik geleneğin halâ devam ettiğinin bir kanıtıdır.

Ayrıca Cermenlerde, ''Leude'' adında atlı bir savaşçı sınıfı da mevcuttu. Bu savaşçıların şövalyeler ile en büyük benzerliği at üstünde savaşmak olsa da, aralarında ki en büyük fark; Leude'lerin itaati kabile reislerine idi. Şövalyelerin ki ise dini bir boyuttaydı. Yani asıl itaat ettikleri kişi, arada Lordu ve Kralı olsa da, Tanrı idi. Ayrıca, yazılı bir kural olmasa da, yaşam biçimleri ve davranışlarıyla içinde bulunduğu topluma karşı örnek de olmak zorundalardı.

Şövalyelerin en büyük dostu ve müttefiki olan ata Cermenlerin verdiği önem ve kutsiyette burada anılmaya değerdir. Tacitus aynı eserde Cermenlerin din adamları, reisleri veya krallarının bir arabayı ata bağlayıp üzerinde giderek, atın gittiği yolları, davranışları ve kişnemelerinden yola çıkarak kehanet oluşturduklarını da yazmıştır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Şahsi olarak benim fikrim; Cermenlerin, şövalyelik kurumunda ki izleri Romalılara göre daha fazladır. Çünkü Şövalyeler, Feodal sistemle özdeş gibidir. Şövalye, bir üst sınıfta olan Senyörüne hizmet eder, senyörde aynı şekilde üstünde ki Lorda ve lord da krala hizmet eder. Roma'da ise savaşçı sınıfta bu şekilde bir hiyerarşi yoktur. Çünkü Roma İmparatorluğu, Ortaçağ Avrupası gibi Feodal değil, merkezi bir devlettir. Lejyonerlerin itaati komutanına ve İmparatorunadır. Lejyonlar da süvariler varsa da bu sayı piyadelere göre oldukça azdır.

Norman Kökenler

Bir diğer olası köken ise Normanlar'dır. İskandinavya'dan gelip Avrupa anakarasına IX. ve X. yüzyılda korku salan Vikingler'in torunları olan Normanlar, M.S. 912 yılında, Fransa'nın kuzeyine yerleşti. İngiltere'den Urfa'ya kadar devletler kurup, savaşçı özellikleri ile ön plana çıktılar. Fakat davranışları ve tutumlarıyla, şövalyelik kurumunda bir öncül oldukları söylenemez. Fakat savaş yöntemleri için durum farklıdır. Savaşçı bir yapıya sahip oldukları için Normanlar, ataları piyade savaşçılar olmasına karşın, Fransa'ya yerleştikten sonra kısa sürede at üstünde savaşmaya adapte olmuşlardır. Normanlar, 1066 Hasting Muharebesiyle, İngiltere'yi fethettikten sonra adada ki, Anglo-Saksonlar'a da at üstünde savaşmayı öğrettiler.

Yunan Kökenler

Bir başka değinmek istediğim şey ise, Şövalyelik eğitiminin, Antik Yunanlar da ki erkeklerin vatandaşlık için aldıkları eğitimle arasında ki benzerliklerdir. Yunanlar da ergenlik(Yunanca ergenlere; Ephebos denir ve Türkçe'de ki Efe ve Efelik kelimesi de buradan gelir.) çağına gelen ve vatandaş olma hakkı olan erkekler, 20 yaşına kadar hem bedensel hem retorik, şarkı söyleme, dans etme ve ata binme gibi eğitimler alırdı.

20 yaşına geldiklerinde bir yıl asker olarak vatana hizmet ederler, bir yıl daha kanunları ve içinde bulunduğu ülkeyi ve coğrafyasını öğrenirlerdi. Bu eğitimleri tamamlayan kişi tam Vatandaş olma hakkına sahip olurdu. Şövalyelerde ise bu eğitim, 7 yaşında başka bir asil şövalyenin şatosunda başlardı.

Ayni şekilde Antik Yunanlar da olduğu gibi, bedensel eğitim ve görgü kuralları öğretilirdi. Ama en büyük fark, Ortaçağ Avrupası'nın karakterini temsil eden en büyük öğe yani Hristiyanlık eğitimiydi.

Şövalyelik Eğitiminin İlk Aşaması ''Page'' Dönemi

Şövalye eğitimi 3 aşamalıdır. Bunlardan ilki, 7-8 yaşlarında başlayıp 14 yaşında biten Page'lik dönemi, 14 yaşından 21 yaşına kadar süren Squire'lik dönemi ve en nihayetinde 21 yaşında eğitiminin bitmesiyle veya savaş alanında kendini kanıtlamasıyla Şövalyelik dönemidir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu dönemlere kısaca değinmek gerekirse; 7-8 yaşlarında ki soylu erkek çocuk, şövalye eğitimi almak için başka bir şövalyenin şatosuna gönderilir. 14 yaşına kadar savaş eğitiminden ziyade ahlaki, edebi ve dini eğitim, şövalyenin karısı yani şatonun Leydi si tarafından verilirdi. Ayrıca Aşk da Şövalyelik ruhu açısından önemli bir konuma sahiptir. Burada behsettiğim aşk, modern aşklar gibi değil genel anlamda, Şövalyenin veya şövalye adayının bir leydi ye cinsel arzulardan arınmış bir aşkla bağlanmasıdır.

Dini inancın yanında bir kadına, elbette soylu bir kadına duyduğu aşkla ruhunu tamamlar. Savaşlarda bu aşk onu motive edip, Turnuvaları aşık olduğu leydi için kazanır(tabi bunun yanında para ödülü ve rakibinin silahlarını ve zırhını almak da vardır). Aşık olmanın şövalyelikle ilgisine bir örnek vermek yerinde olacaktır;

''Jean de Saintre, Fransız kralının sarayında Page olarak eğitildiği zamanlarda şatonun leydi si tarafından onun hangi kadına karşı sevgi beslediği sorulmuş. Çocuk yaştaki Saintre, saf bir şekilde önce annesi sonra da kız kardeşi Jacqueline'nin ismini verir. Bu cevap karşısında şaşıran ve öfkelenen leydi, bu sefer kalbinin kime ait olduğunu sorduğunda, kafası karışan çocuk herhangi birine karşı romantik bir şeyler hissetmediğini söyler. Bu cevaba daha da sinirlenen leydi çocuğu şövalyelik kurallarına uygun davranmamakla suçlayıp korkaklıkla itham etmiştir. Ardından bütün büyük şövalyelerin, Arthur, Lancelot gibi hepsinin bir aşkı olduğunu söylemiştir. Çocuk tekrar düşünüp, Matheline de Coucy ismini vermiş, fakat leydi en çok bu cevaba sinirlenmiş, çünkü verilen isim soylu değilmiş. Çocuğa, Soylu bir kadına aşık olmasının gerekli zamanlarda, kadının şövalyesine akıl verecek kadar eğitimli olmasını sağlayacağını, erkeğinse sonsuz bir sadakatle leydisini sevmesi gerektiğini söylemiş. Ceza olarak da iyi bir şey yapsa dahi çocuğa elma vermeyeceğini söylemiş''. Görüldüğü üzere aşk, şövalyeler için bir cesaret, kendini kanıtlama aracı ve bir motivasyon görevi görüyordu. Şato da leydi den eğitim alan Page ayrıca ata binmeyi de ilk bu dönemde öğrenirdi.

Tüm Reklamları Kapat

Şövalyelik Eğitiminin İkinci Aşaması ''Squire'' Dönemi

Sonraki dönem ise ''Squire'' dönemidir. Bu dönem genelde 14 yaşında başlar ve 21 yaşında sona ererdi. Asıl askeri eğitim bu dönemde verilirdi. Şövalye adayı, efendisi olan şövalye ile birlikte seferlere ve av partilerine katılır. Efendisinin zırhını temizleyip, giymesine yardım eder ve her zaman şövalyenin yanında bulunurdu. Şu da önemli bir gerçektir ki; şövalye adaylarının soyluluk seviyelerine göre onlara şato içinde iş verilirdi. Bu işler, hizmetçilerin yaptığı işlere yani temizlik ve mutfakta çalışmaktan, misafirleri ağırlamaya kadardı. En sonda ki işi genelde en asiller yapardı.

Şövalye İlan Edilme ve Kilise'nin Şövalyelik Kurumuna Müdahalesi

Nihayet 21 yaşına gelmiş Squire, eğitimini tamamladığı veya savaşta üstün bir başarı gösterdiği takdirde, hemen savaş alanında şövalye ilan edilebilirdi. Bunun yanında bir törenle şövalye ilan edilme de yaygındı. Bu törenlere ve ritüellere biraz değinecek olursak şunları söylemek yerinde olacaktır; XI. yüzyıla kadar Kilise, Şövalyelik kurumuna pek el atmamıştır. Her ne kadar kendi döneminde şövalyelik kavramı henüz çıkmasa da, Şarlman zamanında kılıç kuşanma törenlerinde dinin yeri yoktu. İngiltere kralı Athelstan döneminde de bu böyleydi fakat, Günahçıkarıcı Edward dönemine gelindiğinde, bir şövalye adayının bir başrahip tarafından önce günah çıkarılması sonra da huzurunda dua etmesi, artık kilisenin bu kuruma el attığını gösterir. Ayrıca Kilisede gerçekleştirilen ilk şövalye edilme töreni, 950 yılından sonra Saint Alban Katedralinde dir.

Şövalyelik Töreni

Kilisede şövalye ilan edilme töreninde, şövalye olmaya hak kazanmış kişi, bir gece öncesinde kilisede gece boyu dua edip kılıcını sunağa koyardı. Ardından günah çıkarılıp banyo yaptırılırdı. Bu uygulama IV.Henry döneminde 1399 yılında başlayıp, II.Charles döneminde yani XVII. yüzyılda sona ermiştir. Banyo ritüeli ile şövalye ilan edilenlere zamanında''Banyo Şövalyeleri''denirdi. Banyo sonrasında, iyiliği ve saflığı temsil eden beyaz gömlek giyer, üstüne tanrı adına akıtılacak kanı temsilen kırmızı bir gömlek giyer, en sonda ise ölümü hatırlatan siyah renkli bir zırh giyerdi. Sonrasında Törende şövalyelik yemini ederdi.

Bu yeminden sonra onu eğiten şövalye veya bir din adamı tarafından kabaca şu şekilde şövalye ilan edilirdi; Squire diz çöker ve onu şövalye ilan eden kişi şunları söylerdi ''Tanrı adına, Meryem ana adına, İsa adına, Aziz Michael ve Aziz George adına seni şövalye ilan ediyorum.'' daha sonra kutsanmış kılıçla omzunun birine dokunarak ''cesur ol'' ardından diğer omzuna da dokunarak tekrar ''cesur ol'' en son da başına dokunarak ''sadık ol'' derdi. Bu şekilde Squire artık bir Şövalye olurdu. Ek olarak şunu da belirteyim, yemin metni sabit değildir ve dönem dönem değişmiştir.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Hayvanlar Üzerine (3 Kitap)

Hayvan Olmak: Bir İnsanın Hayvana Dönüşmesinin İzini Sürmek

Charles Foster

Bu değerli gezegeni herkes ve her şey gibi paylaşan insanlara, canlı olmaya dair samimi ve radikal bir bakış açısı sunan Hayvan Olmak, hayvan olmayı deneyimleyebilmek gerçekten mümkün müdür, sorusunu hep yakınında tutarak diğer canlı türleriyle aramızda zaman içinde oluşmuş sınırları belirsizleştirmeye dönük bir çabanın ürünüdür.

Bir imkansızın peşinden giderek hayvan olmanın doğasını keşfe çıkan tutkulu doğabilimci Charles Foster, porsuk, susamuru, alageyik, tilki ve ebabil “olmayı” tecrübe etmeye kalkışarak, yitirdiğimiz vahşiliğimizin, inkar ettiğimiz vahşiliğimizin ve vahşileşebilmemizin nükteli hikâyesiyle zamanda unuttuğumuz tabiatımızı yeniden hatırlamamızı sağlıyor.

“Doğa yazını genellikle etrafı sömürgeci adımlarla arşınlayan ve iki metrelik mesafeden yeryüzünde gördüklerini anlatan insan hikayelerinden ya da hayvanların giyindiğini savunan insanlardan ibarettir. Bu kitap dünyayı, çıplak Welsh porsukları, Londra tilkileri, Exmoor susamurları, Oxford ebabilleri, İskoç ve West Country alageyikleriyle aynı düzlemde görerek anlatmak üzerine bir çabadır. Aynı zamanda koklama ve işitmenin görme duyusundan daha işlevsel olduğu bir yaşam alanında hareket etmenin nasıl bir his olduğunu öğrenmenin de hikayesi… Bir nevi edebi Şamanizm, ve itiraf etmeliyim ki, çok ama çok eğlenceliydi.”

Hayvanların Gizli Yaşamı

Peter Wohlleben

“Geyikler, yabandomuzları ya da kargaların, kendi içinde mükemmel olan hayatlarını yaşarken eğlenebildiklerini de kavrayan biri, kadim ormanlardaki yapraklar arasında neşeyle dolaşan o minik hortumluböceklerine de saygı duyabilir belki.”

Kimisi evimizin sakini, kimisi sokakların, kimisiyle penceremizde karşılaşıyoruz kimisiyle yabanda, ama kesin olan şu ki ne zaman seslerine kulak versek günümüz güzelleşiyor. Ne kadar farkında olduğumuz bir yana onları duyuyor, onları görüyor, onları etkiliyor ve onlardan etkileniyoruz. Bu kitap farklılıklarıyla bizi büyüleyen hayvanlarla duygu, düşünce ve değerler dünyamızdaki ortaklıkları gösteriyor. Bu sayede bizi hayvanlar âleminin diğer üyeleriyle ilgili varsayımlarımızı sorgulamaya ve bizimki kadar kırılgan yaşamlarına iştirak ederken bu bilgiyle hareket etmeye davet ediyor.

Doğa üzerine yazdığı kitapları onlarca dile çevrilip milyonlarca okura ulaşan Peter Wohlleben bu kitabında birbirlerine adlarıyla seslenen kuzgunlardan kendi yaptıklarına kafa yorup pişman olan sıçanlara, tavukları kandıran horozlardan sadık domuzlara, utangaç atlardan yas tutan geyiklere ve yavrularını eğiten keçilere kadar yeryüzünü paylaştığımız türlü çeşit hayvanın hikâyesine yer veriyor.

“Etkileyici ve okunaklı diliyle Peter Wohlleben’ın bu kitabı da başka bir cevher. Yazarın bilimsel keşiflerle kendi deneyimlerini harmanlamaktaki ustalığı sayesinde her bir sayfasını zevkle okudum. Siz de okuyun ve bir daha asla yeryüzünü diğer canlıların renkli ve zengin yaşamlarıyla paylaştığımız konusunda şüpheye düşmeyin.”

―Jonathan Balcombe

Hayvanların Tarihi – Felsefi Bir Deneme

Oxana Timofeeva

Sunuş: Slavoj Žižek

“Hayvanlar gitgide, teker teker sahneyi terk edip insanlığı kendi temsilleriyle, evcil hayvanları ve oyuncaklarıyla baş başa bırakıyor.”

Çalışmalarını çağdaş felsefenin sorunları merkezinde sürdüren akademisyen Oxana Timofeeva, Aristoteles’ten ödünç aldığı adla Hayvanların Tarihi’ni felsefi bir hat üzerinde kuruyor, tabiri caizse, “felsefe tarihini hayvanların tarihi olarak okumayı” öneriyor.

Hayvanlar bugün daha ziyade evcilleştirme, kapatma ya da imgeleştirme yoluyla gündelik hayatımıza, dilimize, düşünce dünyamıza dahil olurken bu çalışma “hayvan meselesi”ni Aristoteles’ten Hegel’e, Adorno’dan Deleuze’e uzanan geniş bir felsefe geleneğine ve Bataille, Kafka, Platonov gibi yazarların metinlerine atıfta bulunarak ele alıyor, hayvanla insan arasında aşina olduğumuz tüm ayrımlardan, insanlığa ve hayvanlığa dair tüm keskin tanımlardan azade yeni bir düşünme ve tartışma imkânı sunuyor.

“Eğer felsefe bilgelik sevgisiyse, Oxana Timofeeva’nın Hayvanların Tarihi, hayvan sevgisinden mürekkep bir felsefe çalışmasıdır. Felsefeyi hayvanlara karşı yanlış tutumundan ötürü kolayca mahkûm etmek yerine, hayvanlara haysiyetlerini iade etmek üzere Aristoteles’ten Deleuze’e filozofların nasıl daha farklı yorumlanabileceğini yeni baştan anlama çabasına giriyor. Hayvanların Tarihi, bize, biz insanlara, yeni bir dünya kazanmak için tüm ‘devrimci hayvanlar’la birlik olmayı öğretiyor. “

— Benjamin Noys

Devamını Göster
₺769.00
Hayvanlar Üzerine (3 Kitap)

Silahlar ve Ekipmanlar

Ekipmanlara da değinecek olursak, XIII. yüzyılda Plaka zırhın çıkışına kadar şövalyeler genelde zincir zırh giymişlerdir. Zırhın üstüne hanedanı temsil eden süslü armalar da giyerlerdi. Ortalama bir şövalye zırhı 18 kilodur. Ayrıca Plaka zırhların gelişmesiyle şövalyeler atlarına da zırh giydirmeye başladılar.

Bir Şövalye zırhının parçaları ve bölümleri
Bir Şövalye zırhının parçaları ve bölümleri

Atlar özenle seçilirdi. Genelde Avusturya ve İspanya bölgesinden ağır ve güçlü aygırlar tercih edilirdi. Ana silah ''Lance'' denen uzun mızraktı. bu mızrak zırhın üzerinde ki bir yere sabitlenirdi. şövalyenin diğer elinde ise kalkanı bulunurdu. Kılıcın hayati önemi dışında bir de sembolik dini bir önemi vardı. Çünkü kılıcın kabzası haç şeklinde yapılırdı.

Son olarak Şövalyelik kurumu Altın çağını X. ve XIII. yüzyıllar arasında yaşamıştır. 300 yıllık bu süreçten sonra, barutun icadıyla piyade birimleri daha fazla önem kazanmıştır. Hem barutlu silah kullanan hem de süvari olan birlikler de mevcuttu, Almanların Schwarzereiter'lerı gibi fakat bunlar ilerleyen zamanlarda, İsviçre mızraklıları, İspanyol Tercioları ve Alman Landsckneckleri gibi piyade birimleri karşısında tutunamamıştır. muharebelerin kaderini değiştiren Sahra Topları da buna dahil edilebilir. 1526 Mohaç Muharebesi ve 1757 Minden Muharebesi, süvari çağının gitgide bittiğini işaret eder niteliktedir.

Okundu Olarak İşaretle
9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • İsmail Güleç - H. Neslihan Demiriz. Otaçağ'da Şövalyelik Ve Şövalye Eğitimi. ISBN: 9-789944-264600. Yayınevi: Denizler Kitabevi.
  • Umberto Eco. Antik Roma. ISBN: 9-786254-493430. Yayınevi: ALFA Yayınları.
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/02/2026 19:19:12 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/16314

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close