Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Modern Fiziğin Cevaplarının Yetersiz Kaldığı Yer: Kara Delikler

Milyarlarca güneş kütlesinde olabilen, yüzeyi olmayan ve diğer hiçbir astrofizik cisme benzemeyen kara delikleri tanıyalım.

8 dakika
7
Modern Fiziğin Cevaplarının Yetersiz Kaldığı Yer: Kara Delikler NASA
  • Blog Yazısı
Temsili bir karadelik görüntüsü.
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Yıllardır bilim insanları ve fizik kurallarının açıklamada yetersiz kaldığı kara delikler, kelime anlamıyla kütleçekiminin hiçbir madde veya elektromanyetik enerjinin kaçamayacağı kadar güçlü olduğu bir uzay-zaman bölgeleridir. Bilim meraklıları olarak, bu tanımdan bile kara deliklerin ne kadar gizemli olduklarını anlayabiliyoruz. Tanım bize kara deliklerden hiçbir fiziksel etkileşimin kaçamayacağını söylüyor. Bu etkileşim maddeyi, ışığı ve en ufak bilgi taşıyan sinyalleri kapsıyor. Bildiğimiz fizikte karadelikler dışında böyle bir yapı yok. Bu yazıda karadeliklerin eşsiz özelliklerinden, nasıl oluştuklarından, yakınına giren fiziksel etkileşimleri nasıl etkilediğinden bahsedeceğim.

Kara delikleri daha iyi anlamak için takdir edersiniz ki türlerini ve nasıl oluştuklarını anlamak gerekiyor. Kesin kabul gören ve gözlemlenmiş kara delikler 2 türlüdür. Yıldızsal kara delikler ve süper kütleli kara delikler. Güçlü gözlemsel ipuçları olan ve kısmen kabul gören bir diğer tür ise nötron yıldızı birleşmelerinden oluşan kara deliklerdir. Bunların dışında varlıklarına dair kuvvetli teorik temeli bulunan orta kütleli kara delikler ve ilkel kara delikler de vardır. Ancak bu yazıda kanıtlanmış ve hakkında en çok bilgi sahibi olduğumuz kara deliklerden, yıldızsal karadelikler ve süper kütleli kara deliklerden bahsedeceğim.

Güneş'ten onlarca kat daha büyük kütleli bir yıldız, nükleer yakıtını tükettikten sonra kendi kütleçekimi altında çöker ve bir süpernova patlamasıyla dış katmanlarını uzaya savurur. Geriye kalan çekirdek, yeterince büyükse (yaklaşık 3 Güneş kütlesinden fazla), hiçbir kuvvet onu durduramaz ve bir yıldızsal kara delik oluşur. Birkaç güneş kütlesi kadar bir kütleye sahiptirler. Cygnus X-1 ve V404 Cygni kara delikleri bu türe örnektir.

Tüm Reklamları Kapat

Süper kütleli kara deliklerin nasıl oluştuğu henüz tam çözülmemiş bir bilimsel bulmacadır, ancak en güçlü teori şudur: Evrenin ilk zamanlarında ya devasa ilk yıldızların çökmesiyle ya da yıldız oluşumuna fırsat vermeden doğrudan çöken dev gaz bulutlarıyla oluşan "tohum" kara delikler (binlerce Güneş kütlesinde), milyarlarca yıl boyunca sürekli olarak çevrelerindeki gazları yutarak ve birbirleriyle birleşerek galaksi merkezlerindeki milyarlarca Güneş kütleli canavarlara dönüşmüşlerdir. Samanyolu’nun merkezinde yer alan Sagittarius A* ve başak takımyıldızındaki dev eliptik galaksi M87'nin merkezindeki süper kütleli kara delik M87 bu türe örnektir.

Kara deliklerin türlerini ve oluşumlarını öğrendiğimize göre şimdi neden bu kadar farklı olduklarını anlayalım. Kara delikler de aslında diğer astrofizik cisimler gibidir. Farklı kılan ise doğrudan gözlemlenmesinin çok güç olması (ışık yaymaz) ve merkezinin fizik kurallarıyla tam olarak tanımlanamaz olmasıdır. Merkezinin tanımlanamamasının en büyük sebebi tekillik kavramıdır. Tekillik, kara deliğin merkezinde yoğunluğun sonsuza gittiği ve uzay-zaman eğriliğinin matematiksel olarak tanımsız hâle geldiği noktadır. Genel görelilik kuramı bu noktada kütle yoğunluğunun sonsuza gittiğini ve hacmin sıfıra yaklaştığını öngörür; ancak bu sonuçlar, teorinin fiziksel sınırlarına işaret eder. Bu yüzden merkez uzaysal bir nesne olmaktan çıkar, konumu tanımlanamaz. Sebep ise uzay-zamanın tekillikte tanımsız hale gelmesidir. Biz insanların kullandığı kuramlar bu duruma cevap üretemez. Ancak cevap üretemememiz orada fizik kurallarının bozulduğu/çalışmadığı anlamına gelmez. Sadece günümüz bilgisiyle tanımlayamadığımız bir gizemdir.

Peki bu tekillik kavramı nerede başlıyor? Sonuçta bir sınırı olması lazım, bir yere kadar açıklayabiliyor olmamız lazım. Cevap: Olay ufku. Olay ufku, kara deliği evrenin geri kalanından ayıran ve geri dönüşün fiziksel olarak imkânsız hâle geldiği sınırdır. Bu sınır somut bir yüzey ya da duvar değildir; tamamen uzay-zamanın yapısından kaynaklanan matematiksel bir eşiktir. Dışarıdan bakan bir gözlemci için, kara deliğe yaklaşan bir cisim olay ufkuna yaklaştıkça giderek yavaşlar ve zamanla kararıp adeta donmuş gibi görünür. Buna karşılık, kara deliğe düşen bir gözlemci olay ufkunu geçtiği anı özel bir sınır olarak hissetmez. Olay ufku evrenin geri kalanıyla nedensel ilişkinin koptuğu, bilginin dış dünyaya ulaşamadığı kesin sınırdır.

Öyleyse bir cismi kara deliğe gönderirsek cismin gözünden ne olur? Farz edelim ki bir uzay gemisi ve içindeki astronotu kara deliğe gönderdik. Astronot için başlangıçta her şey normaldir. Geminin içindeki saat düzgün çalışır, fizik kuralları tanıdıktır. Olay ufkuna yaklaşırken kendisi zamanın yavaşladığını hissetmez; kalp atışı, düşünme hızı ve fiziksel süreçler olağan şekilde devam eder. Ancak dış evrene baktığı durumda ilginç bir durum gözlemler: Evrenin geri kalanı giderek hızlanıyormuş gibi görünür, çünkü dış dünyanın zamanı ona göre daha hızlı akmaktadır. Bu durumdan sonra olay ufkuna yaklaştıkça bizi 2 farklı senaryo karşılar (2 farklı kara delik türüne göre).

Tüm Reklamları Kapat

Senaryolara geçmeden önce gelgit kuvvetini anlamak gerekir. Gelgit kuvveti, bir cismin farklı noktalarının aynı anda farklı büyüklükte kütleçekimine maruz kalması sonucu ortaya çıkan gerilmedir. Bu demektir ki; kütle çekimi tek bir noktaya eşit etki etmez. Yakın taraf daha güçlü, uzak taraf daha zayıf çekilir. Bu fark, cismin uzamasına, sıkışmasına veya parçalanmasına yol açar.

Süper kütleli kara delik senaryosu: Uzay gemisi süper kütleli bir kara deliğe yaklaşırken astronot başlangıçta olağan dışı bir şey hissetmez. Olay ufkuna kadar olan süreçte gelgit kuvvetleri görece zayıftır; gemi parçalanmaz, astronot fiziksel olarak zarar görmez. Olay ufkunu geçtiği anı fark etmez bile; herhangi bir sarsıntı, patlama ya da ani değişim yoktur. Ancak dış evrene baktığında zamanın aşırı hızlandığını görür; yıldızlar hızla yaşlanır, ışık giderek maviye kayar. Bu noktadan sonra geri dönüş artık imkânsız hale gelir. Astronotun geleceği merkeze doğru ilerlemektir. Bir süre boyunca bilinci açık kalabilir, ta ki tekilliğe yaklaştıkça uzayzamanın aşırı bozulduğu bölgeye girene kadar. Burada ne olacağı kesin olarak bilinmemektedir. Çünkü mevcut fizik kuramları bu aşamada cevap veremez.

Yıldızsal kara delik senaryosu: Aynı uzay gemisi bu kez yıldızsal bir kara deliğe gönderildiğinde tablo tamamen değişir. Olay ufkuna yaklaşmadan önce bile astronot güçlü gelgit kuvvetlerini hissetmeye başlar. Kara deliğin küçük olması, kütleçekim farklarının çok daha kısa mesafelerde aşırı büyümesine neden olur. Olay ufkuna ulaşmadan önce uzay gemisi parçalanabilir, astronot ise ciddi fiziksel hasar görür. Bu senaryoda olay ufkunun konumu yine belirsizdir ama etkisini güçlü bir şekilde gösterir, astronotun bilinçi bir şekilde tekilliğe ulaşmasını imkansız kılar.

Şimdiye kadar kara deliklerin nasıl oluştuğunu, türlerini ve onları diğer astrofizik cisimlerden ayıran temel özellikleri inceledik. Merkezlerinde yer alan tekillik nedeniyle kara deliklerin mevcut fizik kuramlarıyla tam olarak tanımlanamadığını, olay ufkunun ise geri dönüşün fiziksel olarak imkânsız hâle geldiği sınırı temsil ettiğini gördük. Ayrıca bir cismin kara deliğe yaklaşması durumunda, kara deliğin türüne bağlı olarak yaşanacakların büyük ölçüde değiştiğini ve bu süreçte gelgit kuvvetlerinin belirleyici rol oynadığını ele aldık. Tüm bu özellikler, kara deliklerin yalnızca aşırı kütleli cisimler olmadığını, aynı zamanda uzay ve zaman kavramlarını sınırlarına kadar zorlayan yapılar olduğunu göstermektedir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Kara delikleri artık daha iyi tanıdığımıza göre size bir sorum var: Kara delikler ışık yaymıyorsa nasıl fotoğraflanır? Bunu anlatırken meşhur M87'nin merkezindeki karadeliğin Chandra X-Işını Teleskobu ile uzaktan çekilmiş bir fotoğrafını (daha iyi kavramak için internetten bakmanızı tavsiye ederim) örnek göstererek anlatacağım. Öncelikle “fotoğraf” kavramını netleştirmek istiyorum. Fotoğraf, bir cisimden yansıyan ışığın, ışığa duyarlı bir kâğıda veya dijital sensörlere düşürülmesi yoluyla elde edilen bir görüntüdür. Ama o ünlü fotoğraf, ışığın tekil bir sensör grubuna düşürülmesiyle oluşturulmadı. Dünya çevresindeki birçok radyo teleskobun günler boyunca eş zamanlı gözlem yapması sonucunda elde edilen verilerin bir bileşkesi olarak üretildi. Buradaki amaç, M87*’nin çevresindeki aşırı sıcak gazın yaydığı milimetre dalga boyundaki radyo ışınımını yakalamaktır. Kara deliğin kendisi görünmez; görünen, olay ufkunun hemen dışındaki gazın oluşturduğu parlak halkadır. Her teleskop, gözlem anını atom saatleriyle damgalar ve petabaytlarca veri kaydedilir. Bu veriler daha sonra süper bilgisayarlarda birleştirilir. Bu sayede insanlık tarihindeki ilk karadelik fotosu oluşmuştur. Fotoğrafı daha iyi anlamak için: Ortadaki karanlık bölge kara deliğin kendisi değil, kara deliğin gölgesidir. Güçlü kütleçekim ışığı büktüğü için, olay ufkunun hemen çevresi daha büyük ve halka şeklinde görünür. Yani M87*’nin fotoğrafı, bir cismin yüzeyini değil(kara deliklerin yüzeyi yoktur), uzay-zamanın ışık üzerindeki etkisini göstermektedir. M87 kara deliği, tek bir kamera ile değil; dünya çapında senkronize radyo teleskoplar, uzun veri işleme süreci ve genel göreliliğin öngörüleri sayesinde fotoğraflanmıştır. Bu görüntü, kara deliklerin yalnızca teorik değil, doğrudan gözlemsel nesneler olduğunu kanıtlayan ilk adımdır. Bu fotoğraftan sonra bilim insanları 2022 yılında Sagittarius A*’yı (Samanyolu’nun merkezindeki kara delik) çok daha zor şartlar altında fotoğraflamayı başarmışlardır. Nedeni ise M87*’nin 6.5 milyar güneş kütlesinde, Sagittarius A*’nın 4 milyon güneş kütlesinde olmasıdır. Bunun dışında çevresindeki gazın çok hızlı değişmesi ve dakikalar içinde görüntünün değişiyor olması işlemin zorluklarındandır.

Bu yazıda kara deliklerin oluşumu ve temel özelliklerini ele aldık. Tekillik ve olay ufku kavramları üzerinden kara deliklerin neden benzersiz olduğu, bir cismin kara deliğe yaklaşırken yaşadıklarının kütleye bağlı olarak nasıl değiştiğini inceledik. Ayrıca M87* ve Sagittarius A* örnekleriyle, kara deliklerin ışık yaymamalarına rağmen modern gözlem yöntemleriyle nasıl görüntülenebildiğini gösterdik. Okuduğunuz için teşekkürler, bilimle kalın!

Okundu Olarak İşaretle
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/02/2026 05:34:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22251

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close