İnsan İyi Olmayı Ne Zaman Öğrendi?
Bir Bonobo, Sokrates ve 2500 Yıllık Bir Yanlış Anlama
- Blog Yazısı
"Bir şehir düşünün.
Polis yok.
Kamera yok.
Mahkeme yok.
Din yok.
Para yok.
Buna rağmen insanlar birbirlerine yardım ediyor.
Böyle bir toplum mümkün müdür?"
Muhtemelen çoğumuz "Hayır." diyeceğiz.
Çünkü bize yüzyıllardır aynı hikâye anlatılıyor.
İnsan özünde bencildir.
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
İnsan fırsatını bulursa aldatır.
İnsan çıkarı için yaşar.
Ahlak ise bunun üzerine sonradan inşa edilmiş ince bir sıvadan ibarettir.
Medeniyet çatladığında, alttan gerçek insan çıkar.
Bunu o kadar uzun süre tekrar ettik ki, artık bir bilimsel gerçekmiş gibi geliyor.
Ama ya hikâyeyi yanlış kişilere anlattıysak?
İlk Tanık: Bir Filozof
MÖ 399 yılı.
Atina.
Yetmiş yaşındaki Sokrates, baldıran zehrini içmek üzere.
Kaçma şansı var.
Dostları planı hazırlamış.
Kapılar açık.
Tek yapması gereken yürümek.
Gitmiyor.
Çünkü doğru olanın kalmak olduğuna inanıyor.
Tarihin en pahalı ahlaki kararlarından biri belki de budur.
Sokrates ölümü seçiyor.
Kimse onu izlemese bile.
İnsan neden böyle davranır?
Bu soru, iki bin beş yüz yıldır peşimizi bırakmadı.
İkinci Tanık: Bir Bonobo
Yaklaşık iki bin dört yüz yıl sonra...
Kongo yağmur ormanlarında bir bonobo, yaralı bir kuş buluyor.
Onu dikkatlice eline alıyor.
Kanatlarını açıyor.
Uçması için yüksekçe bir dala bırakıyor.
Kuş uçamıyor.
Bonobo bekliyor.
Dakikalarca.
Saatlerce.
Sonunda kuş uçuyor.
Bonobo ise sessizce uzaklaşıyor.
Kimse alkışlamıyor.
Hiçbir ödül yok.
Hiçbir karşılık beklemiyor.
Şimdi soru daha zor.
Sokrates ile bonobo arasında gerçekten hiçbir ortak nokta yok mu?
Belki de Yanlış Soruyu Soruyoruz
Frans de Waal'ın en büyük başarısı maymunları incelemesi değildir.
Asıl başarısı, filozofların iki bin yıldır yanlış kapıyı çaldığını söylemesidir.
Sorulan soru hep aynıydı.
İnsan neden kötüdür?
De Waal ise masaya bambaşka bir soru koydu.
İnsan neden bu kadar sık iyi davranır?
Çünkü evrim açısından açıklanması zor olan şey kötülük değildir.
Kötülük için teoriye gerek yoktur.
Aç kalan bir canlının saldırması son derece sıradandır.
Asıl açıklanması gereken, kendi çıkarını erteleyen davranıştır.
Neden paylaşırız?
Neden teselli ederiz?
Neden yas tutarız?
Neden hiç tanımadığımız biri için gözyaşı dökeriz?
Darwin'i En Çok Darwin'in Dostu Yanlış Anladı
İşin ironik tarafı burada başlıyor.
Bugün pek çok kişi Darwin'i "güçlü olan yaşar" cümlesiyle tanıyor.
Oysa Darwin'in kendisi sosyal içgüdülerin, sempati ve vicdanın evrimsel kökenleri olduğunu düşünüyordu. İnsanın Türeyişi'nde, yeterince gelişmiş sosyal içgüdülere sahip bir hayvanın ahlaki duyguyu da geliştirebileceğini açıkça yazar. De Waal, Darwin'in bu çizgisini yeniden görünür kılmaya çalışır.
Ne var ki Darwin'in en ateşli savunucularından Thomas Henry Huxley, ahlakın doğaya rağmen ortaya çıktığını savundu.
Ona göre insanın içi vahşiydi.
Medeniyet yalnızca ince bir cilaydı.
De Waal bu görüşe unutulmayacak bir isim verir:
Veneer Theory.
Yani...
Cilayı kazırsanız, altından canavar çıkar.
Belki de Medeniyet Bir Cila Değildir
Bir marangoz düşünün.
Çatlamış eski bir masaya vernik sürüyor.
Vernik masayı güzelleştirir.
Ama masanın kendisini değiştirmez.
Huxley insanı böyle görüyordu.
De Waal ise bambaşka bir metafor önerir.
Biz verniklenmiş odun değiliz.
Biz Rus matruşkalarına benzeriz.
En dıştaki insanın içinde tarih öncesi insan vardır.
Onun içinde Australopithecus.
Onun içinde ortak primat atalarımız.
Ve onların içinde milyonlarca yıl boyunca şekillenmiş sosyal içgüdüler.
Yeni olan, eskinin üzerine eklenmez.
Eski olanın içinden büyür. De Waal bu sürekliliği anlatmak için gerçekten de "Rus bebekleri (Russian dolls)" benzetmesini kullanır.
Vicdan Belki de Bir Duygudur
Biz ahlakı çoğu zaman mantıkla ilişkilendiriyoruz.
Oysa nörobilim bunun tam tersini söylüyor.
İnsan önce hisseder.
Sonra düşünür.
Önce üzülür.
Sonra neden üzüldüğünü açıklar.
Empati, mantığın değil; duygunun eseridir.
De Waal'ın ahlakın temel yapı taşları olarak gördüğü şey de budur:
empati,
karşılıklılık,
uzlaşma,
adalet duygusu.
Yani hukuk kitaplarından çok daha eski biyolojik mekanizmalar.
Belki de İnsanlık Yanlış Kahramanlarını Seçti
Televizyonlar kötülüğü sever.
Savaş haber olur.
Cinayet manşet olur.
Dolandırıcılık tıklanır.
Oysa aynı gün içinde milyonlarca küçük iyilik görünmeden yaşanır.
Bir hemşirenin yaşlı hastanın elini tutması...
Bir çocuğun düşen arkadaşını kaldırması...
Bir yabancının kapıyı açık tutması...
Bir filin yaralı sürü arkadaşını yalnız bırakmaması...
Bunlar haber değildir.
Çünkü olağandır.
Belki de tam da bu yüzden kıymetlidirler.
Son Söz: İnsanı Tanımak İçin Aynaya Değil, Ormana Bakmak Gerekebilir
Frans de Waal'ın kitabı bize rahatsız edici ama umut verici bir fikir bırakıyor.
Belki de vicdan gökten inmedi.
Belki de bir filozof tarafından icat edilmedi.
Belki de ilk yasa kitaplarıyla başlamadı.
Belki de annesinin karnına tutunan ilk memelinin, yavrusunu koruma içgüdüsünde...
İlk primatın arkadaşını teselli eden dokunuşunda...
İlk şempanzenin kavga ettikten sonra uzattığı barış elinde...
Sessizce filizlenmeye başladı.
Eğer öyleyse, ahlak insanın doğaya rağmen kazandığı bir zafer değil; doğanın milyonlarca yılda yazdığı en uzun hikâyelerden biridir.
Ve belki de bugün bize düşen görev, yeni bir vicdan icat etmek değil; zaten içimizde bulunan o eski sesi, modern dünyanın gürültüsü arasında yeniden duyabilmektir.
KAYNAKLAR:
- de Waal FBM. Primates and Philosophers: How Morality Evolved. Princeton (NJ): Princeton University Press; 2009.
- de Waal FBM. Our Inner Ape: A Leading Primatologist Explains Why We Are Who We Are. New York: Riverhead Books; 2005.
- de Waal FBM. The Age of Empathy: Nature's Lessons for a Kinder Society. New York: Harmony Books; 2009.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/07/2026 14:30:04 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23413
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.