Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Dolanıklığın Geometrisi ve Uzay-Zamanın Kökeni

4 dakika
13
Dolanıklığın Geometrisi ve Uzay-Zamanın Kökeni
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Tensörler fizikte hemen her ölçekte karşımıza çıkan temel matematiksel yapılardır. Kendi okuma biçimimle ifade edecek olursam, tensörleri tek bir sayıya indirgenemeyen birden fazla niceliği ve bu nicelikler arasındaki ilişkileri aynı anda taşıyabilen soyut nesneler olarak görüyorum. Zira en basit örneklerden biri hız vektörüdür, yalnızca büyüklüğü değil, yönü de içerir ve bu yön bilgisi fiziksel anlamın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu açıdan bakıldığında vektörler, düşük dereceli tensörlerdir.

Daha karmaşık tensörlerin ağlar halinde birbirine bağlanması ise, çok sayıda etkileşimli bileşenden oluşan sistemleri anlamak için güçlü bir araç sunar. Benim için bu nokta kritik çünkü atom altı ölçekte, özellikle kuantum sistemlerde, parçacıkların davranışı tek tek ele alındığında değil, ancak kolektif ilişkiler üzerinden anlam kazanır. Fizikçilerin hala cevaplamaya çalıştığı temel soru, bu kolektif yapının altında yatan en temel açıklamanın ne olduğudur. Mevcut teorik çabalar, bu yapının özünde kuantum bilgisiyle yakından ilişkili olduğunu düşündürüyor.

Bilginin kodlanmasından söz ettiğimde şunu kastediyorum: Bir sistemi alt parçalara ayırabildiğimizde, bu parçalar arasında öyle ilişkiler oluşur ki, bir parçanın ölçümü diğerleri hakkında bilgi edinmemizi mümkün kılar. Bu ilişki yapısı, benim anladığım kadarıyla, kuantum dolanıklığın özünü oluşturur. Dolanıklık, sistemin parçalarının bağımsız değil, karşılıklı olarak tanımlı olduğu anlamına gelir.

Tüm Reklamları Kapat

Uzay-zamanın “dokusu” ifadesi sıklıkla kullanılan bir metafordur. Bu metafor bana, tek tek kuantum ipliklerinin bir araya gelerek pürüzsüz ve sürekli görünen bir bütün oluşturduğu fikrini çağrıştırıyor. Lakin burada önemli olan nokta şu: sistemi bir arada tutan şey, tekil parçaların özellikleri değil, bu parçalar arasındaki kolektif ilişkidir. İlginç fiziksel davranışlar, ancak dolanıklığın sistem içinde nasıl dağıldığını ve örgütlendiğini anladığımızda ortaya çıkar.

Bu noktada tensör ağları, benim için yalnızca hesaplamayı kolaylaştıran bir teknik değil aynı zamanda kavramsal bir çerçeve sunan matematiksel bir araçtır. Bu bakış açısına göre uzay-zaman, birbirine dolanıklık yoluyla bağlanan düğümlerden oluşan karmaşık bir ağdan türemektedir. Kuantum bilgisi, adeta lego parçaları gibi, bu ağ içinde bir araya getirilir. Dolanıklık ise bu yapıyı bir arada tutan yapıştırıcı rolünü üstlenir. Dolayısıyla uzay-zamanı anlamaya çalışırken, dolanıklığı yalnızca soyut bir kuantum özelliği olarak değil, geometrik bir kavram olarak düşünmek gerektiğini savunuyorum. Karmaşık kuantum sistemlerini modellemenin neden bu kadar zor olduğu sorusu, klasik fizikte bile kendini gösterir. Newton’un üç cisim problemi buna iyi bir örnektir: İki cisimli bir sistem çözülebilirken, üçüncü bir cisim eklendiğinde sistem kaotik hale gelir. Benim açımdan önemli olan, bu zorluğun parçacık sayısıyla doğrusal değil, çok daha hızlı artmasıdır. Kuantum sistemlerde bu artış üstel nitelik kazanır.

Milyarlarca atomdan oluşan bir altın külçesini ele aldığımızda, durum daha da çarpıcı hale gelir. Her atom diğerleriyle etkileşim içindedir ve bu etkileşimlerden metalin renk, iletkenlik ve mekanik dayanıklılık gibi klasik özellikleri doğar. Lakin temel düzeyde, sistem tamamen kuantum mekanik kurallara tabidir. Bu sistemin dalga fonksiyonunu tam olarak yazmak, benim gözümde, pratik olarak imkansız bir görevdir çünkü dalga fonksiyonu üstel karmaşıklığa sahiptir.

Tensör ağlarının asıl gücü burada ortaya çıkar. Tüm dalga fonksiyonunu açıkça hesaplamak yerine, deneysel olarak ölçülebilen niceliklere odaklanmamıza imkan tanırlar. Bir tensörü, belirli girişlerden belirli çıkışlar üreten soyut bir kara kutu gibi düşünebiliriz. Basit yapıların tekrar tekrar birleştirilmesiyle, son derece karmaşık sistemlerin etkili temsilleri elde edilebilir. Bu yaklaşımı, 20. yüzyılın ortasında geliştirilen Feynman diyagramlarının etkileşimleri görselleştirme biçimine benzetiyorum. Üstelik tensör ağlarının da tıpkı uzay-zaman gibi, kendilerine özgü bir geometrisi vardır.

Tüm Reklamları Kapat

Yoğun madde fiziğinde geliştirilen bu ağ yapılarının istemeden fazladan bir boyut ortaya çıkarması bana özellikle dikkat çekici geliyor. Buna paralel olarak, yerçekimi teorilerinde geliştirilen holografik ilke ise, bir boyutun eksiltilmesi fikrine dayanıyor. Bu iki yaklaşımın kesiştiği nokta, uzay-zamanın alışılmış sezgilerimizin ötesinde bir yapıya sahip olabileceğini düşündürüyor.

Holografik ilkeyi, üç boyutlu bir sanal dünyayı kodlayan iki boyutlu bir bilgi yüzeyi metaforuyla anlıyorum. Biz üç boyutlu dünyada yaşıyor olabiliriz ancak bu dünyanın bilgisi, daha düşük boyutlu bir yapıda kodlanmış olabilir. Buradaki kritik fark, bu “hafıza çipinin” klasik bitler değil, kuantum kübitler içermesidir. Kübitler, dolanıklık yoluyla birbirine bağlanmadan anlamlı bir uzay-zaman yapısı üretilemez.

Benim yorumuma göre, dolanıklık ortadan kaldırıldığında uzay-zaman da parçalanır. Uzay-zamanın sürekliliği, doğrudan doğruya kuantum bilgi parçalarının birbirine nasıl bağlandığıyla ilgilidir. Tensör ağları ile holografik ilkeyi bir araya getiren çalışmalar, eğri uzay-zamanın bu dolanıklık yapısından doğal bir sonuç olarak ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, uzay-zamanı temel bir geometrik varlık olarak değil, daha derin bir kuantum bilgi yapısının ortaya çıkan (emergent) bir özelliği olarak düşünmenin, bana göre, giderek daha ikna edici hale geldiğini söyleyebilirim.

Okundu Olarak İşaretle
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Güldürdü 1
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 18:31:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22234

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close