Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: insanlar çocuk yapmayı nereden öğrendi? Hemen cevapla! 1,000 ATP Ödüllü Soru: Son zamanlarda film ve kitaplarda bulunan kötü karakterelere karşı artan ilgi ve hayranlığın sebebi ne olabilir? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Son yıllarda neden bazı dizilerin ve özellikle filmlerin devamı veya o evrenin farklı bir zamanını anlatan olaylar çekiliyor? Hemen cevapla! Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat

Daniel Kahneman’ın “Hızlı ve Yavaş Düşünme” Eseri Üzerinden, İnsanın Belirsiz Durumlarda Karar Verme Metotlarına Genel Bir Bakış

DANİEL KAHNEMAN

27 dakika
522
Daniel Kahneman’ın “Hızlı ve Yavaş Düşünme” Eseri Üzerinden, İnsanın Belirsiz Durumlarda Karar Verme Metotlarına Genel Bir Bakış
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Daniel Kahneman’ın “Hızlı ve Yavaş Düşünme” Eseri Üze-rinden, İnsanın Belirsiz Durumlarda Karar Verme Metotla-rına Genel Bir Bakış

Ceylan Timoçin 

Giriş

Tüm Reklamları Kapat

Daniel Kahneman’ın "Hızlı ve Yavaş Düşünme" eserinde, zihnin iki temel düşünme siste-mine yer verir ve karar verme sürecini nasıl etkilediğini araştırır. Eser düşünce biçimimizi-sistemini anlamak ve davranışlarımızı daha iyi yönetmek amacıyla psikolojik kavrayışlar sunar. Bu ikili sistem şu biçimde tanımlanabilir:

Sistem 1 düşünce sisteminde hızlı, otomatik, sezgisel ve az çabayla gerektiren bir biçimde işleyişini sürdürmektedir. Örneğin, jest ve mimiklerde çıkarım elde etmek, bir probleme düşün-meden cevap vermek gibi zamanlarda sistem 1 devreye girmektedir. Sistem bir genellikler doğru kararlar verir ama önyargı ve yanılgıya son derece açıktır.

Sistem 2, nispeten sistem bire göre daha yavaş, mantıklı düşünmeyi gerektiren, dikkat ge-rektiren ve çaba gerektiren düşünme süreçlerinde kendini gösterir. Karmaşık hesaplama gerekti-ren işlemlerde, derin düşünmede ya da dikkat gerektiren kararlar almak gerektiğinde sistem iki devreye girer. Sistem 2, sistem 1 ile kıyaslandığında daha doğru, mantıklı ve bilinçli sonuçlar açığa çıkarsa dahi sistem 1 daha az enerji ve zaman gerektirdiğinden insanlar tarafından daha çok tercih edilir. İnsanlar hızlı düşünme eğilimi göstermektedirler.

Kitap, bu iki düşünme sisteminin nasıl çalıştığını, birbirleriyle etkileşimlerini ve insanla-rın nasıl karar verdiklerini anlamaya yönelik bir dizi deney ve araştırmayı sunar. Kahneman, bu sistemlerin günlük hayatımızda nasıl yanılgılara neden olabileceğini, özellikle de hızlı düşünme-nin bizi yanıltabileceği durumların önemini vurgular. Ayrıca risk, belirsizlik ve önyargılar altında nasıl kararlar verdiğimizi detaylandırarak davranışsal ekonomiye dair önemli bilgiler sunar. "Hızlı ve Yavaş Düşünme" kitabı, sadece iki düşünme sistemini açıklamakla kalmaz, aynı zaman-da insanların karar verme süreçlerinde sıkça düştükleri tuzakları ve bilişsel yanılgıları da ele alır. Kitap, insanların rasyonel olmadığını, karar verirken çoğu zaman mantıksız yollar izlediğini ve sezgilere, duygulara dayandığını gösterir.

Tüm Reklamları Kapat

Hızlı ve Yavaş Düşünme

Daniel Kahneman, davranışsal psikoloji alanında önemli çalışmalar yapmaktadır. Hızlı ve yavaş düşünme eseri üzerinden bunun nasıl yapılabileceğinin önemini vurgulamaya çalışır. Araş-tırmalarını deneysel yöntem aracılığıyla yapmaktadır. Kahneman ve Tversky ise 1984 yılında yayınladıkları çalışmalarında rasyonel, bireyin aldığı kararların bu tanımlamalara uymadığını gösteren deneylere yer vermişlerdir. Deneklere çeşitli sorular sorarak belli konularla ilgili fikir-lerini alarak çalışmalarını sonuca bağlamaktadır. Bu şekilde çalışmalarla kendi hipotezlerini test etmeye çalışır ve çok önemeli sonuçlar elde etmektedir. Elde ettiği sonuçlar aracılığıyla, insanla-rın davranışlarındaki-karar vermelerindeki psikolojik etkileri ekonomi alanına uygulamıştır. Bu sayede ‘davranışsal ekonomi’ diye bir alan ortaya çıkarmış ve bu alanda Nobel Ödülü kazanmıştır. Dolayısıyla bu çalışmalar, sadece ‘davranışsal psikoloji’ alanında değil ekonomide, reklamlarda ve pazarlama alanında çok büyük etkilere yol açmıştır. İnsanların seçimlerini nasıl yaptığı pazar-lama ve reklam alanları içinde önemli bir etkiye sahiptir.

Daniel Kahneman, karar vermenin psikolojisi ve karar vermede kullanılan deneysel me-totlar üzerinde çalışmalar yapmıştır. Bu metotlar insanların karar verme durumlarında bir belir-sizlik söz konusu olduğunda, bireyin karar almasına yardımcı olan metotlardır. Bu metotları üçe ayırmaktadır:

Temsil edilebilirlik: Karar vermede kullanılan metotlardan ilki temsil edilebilirlik olarak geçer. Temsil edilebilirlik kullanılırken insanlar istatistiksel bilgiyi ihmal etme eğilimindedirler. Öncelikle insanların istatistiksel bilgiyi anlayıp anlamadıklarını test ediliyor ki ondan dolayı bir hatta ortaya çıkmasın. Örneğin bir grupta on kişinin olduğunu düşünülsün. Bunlardan 7 tanesi mühendis üç tanesi de avukat olsun. Rastgele biri seçildiğinde, bu kişinin mühendis olma olasılı-ğımı yüksek yoksa avukat mı? Diye sorulsun. Denekler ilk başta bunun mühendis olduğunu söyleme eğilimindedir. Daha sonra bir karakter tahlili verilir. X kişisi başarılı ve gelecek vadeden işler yapıyor olsun. Ailesiyle de durumu çok iyi, çok başarılı olmak için çok çalıyor olsun. Tekrar seçim yapmaları istendiğinde, denekler bu kişinin avukat veya mühendis olma olasılığının aynı olduğunu söylemektedir. Karakter tahlili için, arkadaki istatistiksel bilgiyi ihmal etmiş olur de-nekler. Bilgi veya tahlil verilmediğinde istatistiksel bilgi kullanılıyor. Yani bu insanların aslında çok iyi bir istatistikçi olmadığını göstermektedir. İnsanlar iyi bir dil öğrenicisidir. Bir bebek hiçbir gramer bilgisi verilmeden duyarak ve izleyerek dil öğrenebilir. Ancak istatistiksel bilgiler biraz ihmal edildiği zaman insanlar için anlaşılmaz bir hal alabilmektedir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Benzer bir ihmal şans faktörü söz konusu olduğunda da geçerlidir. Bir kumar oyununda bir rulet tahtasını çevrildiği zaman beş kere üst üste kırmızı geldiyse eğer insanlar sonrasında siyah geleceğini düşünür ve siyaha bahis koyarlar ama şans veya olasılık kendini tekrar eden düzenleyen bir şey değildir. Olasılık hep aynı yarı yarıyadır.

Uygunluk: Karar vermede kullanılan deneysel metotlardan birisi de uygunluktur. Bir du-rumu düşünmek ve hatırlamak ne kadar kolay geliyorsa onun olma olasılığı ve yakınlığı o kadar olabilirdir. Bununla ilgilide şöyle bir deney yapılıyor. İnsanları iki gruba ayırıyorlar. A grubunda-kilere ünlülerin olduğu bir liste verilmektedir. B rubunda da başka bir liste verilmektedir. A gru-bunda beş tane erkek beş tane kadın var aynı şey B grubunda da geçerli ancak A grubunda erkek ünlüler kadın ünlülere göre daha fazla tanınır ve bilinen insanlardır. Diğer grupta da kadınlar aynı şekilde. Daha sonra bu iki gruba, ‘listenizde daha mı fazla erkek vardı yoksa daha fazla kadın mı?’. Denekler, erkeklerin daha fazla ünlü olduğu listede erkek cevabını veriyor diğer grupta ise kadın-ların olduğu söylenmektedir. Burada sonuç deneklerde, ünlülüğe göre akılda kalmaktadır. Yani bizim aklımıza bir şey getirme olasılığımız onun bize hafızamızdaki yer etmesi ne kadar daha etkili ve uygunsa, o yöne doğru seçim yapma olasılığımızı artırıyor.

Demir Atma Sabitleme Metodu: Bir diğer metot ise demir atma sabitleme metodu, bu me-totta deneklerden, sayısal bir hesap yapılması istendiğinde genelde baştaki duruma göre daha yakın cevap veya seçim vermelerini öngören bir metottur. Yine insanları iki gruba ayırıp soru soruyorlar. Bu soru Birleşmiş Milletlerde kaç tane Afrikalı ülke vardır? Ancak insanların direk cevap vermeleri istenmiyor ve onlara şöyle bir şey deniliyor. ‘Önünüzde bir kart var ve siz bunu direk çekeceksiniz diyelim ki 50 olsun. Cevabın bunun aşağısında mı yoksa yukarısında mı oldu-ğunu söyleyeceksiniz. Mesele 50, 60, 70, sonra doğru olduğunu düşündüğünüzde de duracaksınız.’ Bir grupta çekilen karlardaki sayılar diğer gurupta çekilen sayılardan daha fazladır. Dolayısıyla sayıları büyük olan gruptan daha yüksek cevaplar gelirken sayıları düşük olan gruptan daha düşük sonuçlar gelmiştir. 65 ile başlayan grubun medyan sayı 45 çıkarken 15 ile başlayan grubun med-yan sayısı 25 çıkıyor. Denekler bu değerlerin rastgele olduğunu bilmelerine rağmen verilen değer-den etkilenerek ona göre cevaplar vermektedir. Yani sizin başta gördüğünüz değer karar vermede etkili olmaktadır.

Başka bir deneyde yine insanları iki gruba ayırıyorlar ve bir matematiksel hesap yapma-ları isteniyor. Bir gruba 8*7*6*5*4*3*2*1* çarpmaları isteniyor. Diğer grup ise tam tersi bir den sekize kadar olan sayıların çarpmaları isteniyor. Bu hesabını birkaç saniye içinde yapmaları isteniyor. Yani gerçek sonucu hesaplayamayacakları bir süre içinde cevap vermeleri isteniyor. Dolayısıyla belirsizlik durumunda bir karar vermelerini isteniyor. Bunun sonucunda da şöyle veriler ortaya çıkıyor. Başlangıçta büyük sayılar ile başlayan grupta daha büyük sayılar buluyor. Bu gruptakiler ortalama 2000 deniliyor. Diğer grup küçük sayılardan başladığı için daha küçük sonuçlar veriyor ortalama 500 çıkıyor. Dolayısıyla başlangıca göre sabitlenildiği için cevapta sabitliğe göre ortaya çıkmaktadır. Gerçek çarpım ise 40000 ve denekler bunun çok altında kalıyor-lar. Ancak ilk duruma göre sabitlenme burada da ortaya çıkıyor.

Kahneman’ın hızlı ve yavaş düşünmede, karar verme aşamasında iki temel düşünme sis-tematiğinden bahsetmektedir. Bunları sistem 1 ve sistem 2 diye ayırmaktadır:

Sistem 1 (Hızlı Düşünme)

Tüm Reklamları Kapat

Düşünme algoritmaların ilki sistem 1 hızlı yaptığımız otomatik ve eforsuz şeyleri sınıf-landırıp temsil etmektedir. Sistem 2 ise eforlu karmaşık konsantrasyon isteyen düşüncemizi zorlayan, aynı anda yapamadığımız işlerde rol oynamaktadır.

Nasıl Çalışır?: Sistem 1, duygulara, deneyimlere ve geçmişteki kalıplara dayanarak karar-lar verir. Tehlike karşısında hızlı tepki verme, bir yüz ifadesini anlama, rutin bir görevi gerçekleş-tirme gibi konularda devrededir (Kahneman, 2018, s. 105).

Avantajları: Hızlı kararlar vermemizi sağlar, enerji tasarrufu yapar ve sık karşılaşılan du-rumlarda etkili çalışır.

Tüm Reklamları Kapat

Dezavantajları: Sistem 1, hızlı çalıştığı için genellikle ön yargılara ve sezgisel hatalara yol açabilir. Rasyonellik gerektiren durumlarda yanlış sonuçlar doğurabilir. Örneğin, bir kararın altında yatan tüm bilgileri göz ardı ederek sadece yüzeysel bir değerlendirme ile yanıt verebilir.

Sistem 2 (Yavaş Düşünme)

Sistem 2 ise eforlu ve konsantrasyon isteyen işlerde rol alır. Bir derste hocanın anlattıkla-rını dikkatli bir biçimde dinlemek gibi, kalabalık ortamda tanınan birini bulmak, hafızada bir anıyı hatırlamak not tutmak, normalde olduğundan daha hızlı yürümeye çalışmak, birine telefon numa-ramızı söylemek, matematik problemini çözmek bunlar konsantrasyon istiyor. Kitapta bunlarla ilgili ve bu iki istemin nasıl çalıştığıyla alakalı güzel örnekler verilmektedir. Bunların nasıl daha etkili kullanılabileceğiyle ilgili çeşitli deneyler vardır. Bu iki sistemde karar vermede çok etkili sistemlerdir. Sistem bir her zaman etkili iken yaşam için acil bir şey gerektiğinde kullanılması için beynin en üst taraflarını kapsar evrimsel süreçte, sistem iki ise beynin daha çok ön taraflarını temsil eder. Daha eforlu işlerde sistem 2 devreye girer. Sistem 2 sistem 1’in yetmediği durumlar-da ortaya çıkmaktadır. Mesela araba kullanırken karşımıza ani çıkabilecek bir şeye çarpmaması için ani fren yapmak mı yoksa başka tarafa mı kıracağınız dolayısıyla acil durumlarda karar veremediğimiz için kullanılabilir.

Sistem 2 daha yavaş, dikkatli, mantıklı ve çaba gerektiren bir düşünme sürecidir. Bilinçli bir şekilde harekete geçer ve daha derinlemesine analiz yapmamız gereken karmaşık durumlarda devreye girer.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Dahiler Sınıfı (Herhangi 2 Kitap)
Bunlar, her biri kendi yöntemiyle; kelimeleriyle, icatlarıyla, seçimleriyle ve hatta kaderleriyle dünyayı değiştirmiş kadınların ve erkeklerin hayat hikâyeleri; şaşkınlık ve hayranlık duymanızı sağlayacak, hayal gücü ve merak duygunuzu harekete geçirecek
Devamını Göster
₺382,00
Dahiler Sınıfı  (Herhangi 2 Kitap)

Nasıl Çalışır?: Sistem 2, bilinçli düşünme gerektiren görevlerde kullanılır. Bir matematik problemini çözmek, karmaşık bir strateji oluşturmak, seçenekler arasında dikkatlice seçim yap-mak gibi durumlarda bu sistem devrededir.

Avantajları: Sistem 2, dikkat ve mantık gerektiren durumlarda daha doğru kararlar alma-mızı sağlar. Analitik düşünme, uzun vadeli planlar yapma ve problem çözme gibi süreçlerde kullanılır.

Dezavantajları: Enerji ve zaman gerektiren bir sistemdir. Bu nedenle, insanlar genellikle günlük kararlarında bu sistemi kullanmaktan kaçınır. Ayrıca zihinsel yorgunluk, Sistem 2’nin etkinliğini azaltabilir.

Sistem bir daha yaratıcı ve hızlı şeyler yapmada kullanılır. Ancak hatta yapmaya sistem ikiden daha yatkındır. Dolayısıyla çok rasyonel değildir. Arka planı çok sorgulamadan iş yaptığı için hata yapmaya müsaittir.

Sistem ikide daha bilinçli ve rasyonel hesap ve değerlendirmelerde çalışmaktadır. Örne-ğin, rahatlık durumunda muhtemelen iyi bir motivasyona sahip ve mutlusunuzdur. Bu durumda görülen ve duyulanı çok sorgulamadan inanırsınız. Dolayısıyla yüzeysel düşünülür. Aklınıza geleni sorgulamaz güvenirsiniz, ancak gerilip zorlanıldığında daha şüpheci ve etrafa daha açıkgöz-lerle bakmaya başlarız.

Karşılaştığımız her şey ilk önce sistem 1’e gider ve çoğu zaman bu sistem 2’ye geçişin önüne geçer. Beyine mümkün olduğunca en az enerjiyle iş yaptırmaya çalışmaktadır. Sistem 2 bilinçli ve mantık yürüten bir sistemdir ama kendi yanlışlarının farkına geç varır. Çağrışımsal bellek zihnimizdeki düğümleri birbirine bağlı bir ağda düğümler gibi bir arada tutar (Kahneman, 2018, s. 60-71). Bilinçsiz olarak bu çağrışımsal düşünceler ile hareket ederiz. Bağlamı eksik olduğu durumlarda sistem bir kendi kendine onu doldurma eğiliminde olur. Nedensellik üzerin-den işlemeye çalışmaktadır sistem 1. Sistem 1 olayların arkasında bir neden olduğunu anlamlan-dırmaya çalışır (Kahneman, 2018, s. 62).

(Sistem 1) hızlı bir cevap üretiriz, ancak bu cevap tatmin edici değilse ya da daha fazla bilgiye ihtiyaç varsa Sistem 2 devreye girer.

Sistem 1 ve 2’nin görev dağılımı; günlük yaşamın çoğu basit, rutin kararı sistem 1 tarafın-dan alınır. Karmaşık veya bilinçli çaba gerektiren durumlarda ise sistem 2 devreye girer. Ancak zihinsel yorgunluk, stres veya aceleci kararlar alındığında, Sistem 2 yeterince devreye girmeyebi-lir ve bu durumda sistem 1’in hızlı ama bazen hatalı kararlarına güvenilir. Bazı durumlarda Sistem 1 ve Sistem 2 çatışabilir. Örneğin, bir kişi hızlı bir şekilde karar verdiğinde (Sistem 1) bu karar yanlış olabilir, ancak Sistem 2 devreye girdiğinde hatayı fark eder ve düzeltmeye çalışır. Fakat insanlar çoğu zaman hızlı kararlarını sorgulamadan kabul ederler.

Sonuç olarak sistem 1 ve Sistem 2, birbirlerini tamamlayan düşünme süreçleridir. Sistem 1 hızlı, sezgisel ve düşük çaba gerektiren günlük kararlar alırken; Sistem 2 yavaş, dikkatli ve daha fazla çaba gerektiren, bilinçli kararlar almak için devreye girer. İnsanlar genellikle hızlı karar vermek istediklerinde Sistem 1’i kullanır, ancak karmaşık durumlarla karşılaşıldığında Sistem 2’yi devreye sokarak daha mantıklı ve rasyonel düşünürler.

İşte hızlı ve yavaş düşünme eserinde yer verilen sistem 1 ve sistem 2 açısında önemli başka konular:

Tüm Reklamları Kapat

Algısal Yanılsamalar-Önyargılar: İnsanlar sıklıkla maruz kaldığı bazı algısal önyargıları ve yanılsamalar Kahneman tarafından şöyle açıklanmaktadır (Kahneman, 2018, s. 231-243). Örneğin: Onaylama yanlılığı (Confirmation Bias): Önceden sahip olunan inanç biçimlerini destekleyen bilgileri seçmeleri ve başka herhangi kanıtları yok sayması sonucu açığa çıkmaktadır. Çapa etkisi (Anchoring Effect): Başlangıç noktasına bağlı olarak karar verme durumudur. Kayıptan kaçınma (Loss Aversion): Kazançtan çok, kayıplardan kaçınmaya daha çok önem verilmesiyle açığa çıkar. Bu nedenle kayıplar, aynı değerde kazançtan daha güçlü bir duygusal etki yaratır (Kahneman & Tversky, 1979, s. 268).

Prospect Teorisi (Beklenti Teorisi): Eserde Kahneman ve Amos Tversky'nin geliştirdiği Prospect Teorisi açıklamasına yer verilir. Bu teori, insanların risk anında tercih yaparken nasıl irrasyonel davranışlar sergilediği ve riskin algılanış tarzı kazanma ve kaybetme korkusu üzerinde nasıl etkili olduğuna verilir. İnsanlar özellikle, kayıplardan kaçınma eğiliminde olduğundan, daha çok risk alma eğilimi gösterebilirler (Kahneman & Tversky, 1979, s. 274).

Mutluluk ve Refah: Kahneman, insan yaşanılan mutluluklar ile bu mutluluğu hatırlama tarzları arasındaki farka bu eserde yer verilir. Eserde, bir deneyimi yaşarken hissedilen duygula-rın (deneyimleyen benlik) ve bu deneyimi sonradan nasıl hatırlandığında (hatırlayan benlik) birbirinden faklı şekilde algılanacağı vurgulanır. Bu da insan üzerinde gelecek kararlar alırken nasıl etki bıraktığı konusunda ilgili önemli sonuçlar açığa çıkarır (Kahneman & Tversky, 1979, s. 268).

Yanılsama ve Kontrol: Kahneman, insanların bazı durumları kontrol ettiklerine inanma eğiliminde olduğunu ama bunun çoğu zaman yanılsama olduğunu vurgulamaya çalışır. Özellikle kumar, yatırım kararları gibi belirsizlik içeren durumlarda geçerlidir. İnsanlar, şansın belirleyici olduğunu düşündüğü durumlarda bile kendi yeteneklerinin bu sonuçları etkilediğini düşünme yanılgısına düşebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Sezgi ve Uzmanlık: Eserde, sezgilerin ve uzmanlıkların her zaman tam güven belirmediği-ni, ancak bazen sezgilerin oldukça etkili olduğu konusu tartışır. Kahneman’a, göre sezgilerin güvenilir olması için ortamın öğretici olması ve kişinin bu konuda geniş bir deneyime sahip olması gerekliliğini vurgular. Ancak belirsiz, karmaşık ve değişken ortamlarda sezgiler bezen hatalı çıkabilir. Eser, psikoloji, ekonomi ve karar verme süreçlerine ilgi duyan herkes için geniş bir perspektif sunarak, günlük hayatta daha bilinçli ve dikkatli kararlar almayı öğretmeyi hedefler (Tversky & Kahneman, 1974, s. 1131).

Temsiliyet Heuristiği: Temsiliyet Heuristiği, insanların olaylar ya da kişinin bir kategori-ye ne kadar uygun olduğunu düşünerek kararlar verdiğini açıklar. Bu kavram, çoğunlukla insanla-rın, olasılıkları doğru bir şekilde değerlendirmek yerine, belirli özellik biçimlerinin belirli bir kategoriye uyup uymayacağına bakılıp buna göre hızlı tercih yapmasına sebep olabilir. Ancak bu, çoğu zaman hatalı genellemeler yapılması ve hatalı kararlar vermeye sebep olur.

Yanıltıcı Güven: Kahneman, insanların çoğu zaman ne kadar bilgili olabileceklerini abart-tıklarını ve kararlarını verirken gereğinden fazla güvenli davranışlar sergilediklerini belirtir. Bu fazla güven, hem kişilerin hem de şirketlerin yanlış kararlar almasına sebep olabilir. Eserde, özellikle finansal alanlarda bu tür güven yanılgılarının ne biçimde zararlı sonuçlar olabileceğine vurgu yapar.

Temel Atıf Hatası: Bu hata, insanların diğerleri hakkında hatalı karar vermesine sebep olur. Kahneman, bu durumu günlük yaşamda sıkça nasıl yaptığımızı ve bu yanılgıdan nasıl kaçını-labileceğini anlatmaya çalışır.

Tüm Reklamları Kapat

Zihinsel Muhasebe: Zihinsel muhasebe, insanların parayı farklı kategorilere ayırarak ir-rasyonel finansal kararlar almalarına sebep olan bir hatadır. Kahneman, bu hatanın kişilerin aynı miktardaki parayı kaynağına göre değişik şekillerde de değerlendirmelerine ve harcama tercihle-rini etkilemesini vurgular.

İlk İzlenim ve Etki: İnsan olayları veya kişileri değerlendirdiğinde, ilk izlenimler ve önce gelen bilgi sonraki değerlendirmelere nasıl gölge düşürdüğü de eserin önemli bir parçasıdır. Kahneman, bir kişi veya durum için hızlı bir yargıya varıldığında, bu ilk yargının genellikle kalıcı-lığına ve sonraki bilgilerin bile bu yargıyı değiştirmekte yetersiz kalabileceğini vurgular. Bu, hem sosyal etkileşimlerimizde hem de iş dünyasında önemli etkiler yaratabilir (Kahneman & Tversky, 1979, s. 271).

Nadir Olayların Aşırı Değerlendirilmesi: Kahneman, nadir görülen olayların insanlar tara-fından abartıldığını ve bu olayların gerçekleşme olasılıklarının olduğundan çok daha yüksek algılandığını açıklar (Kahneman, 2018, s. 373). Örneğin, depremler nadir ama dramatik olaylar, medyanın da etkisiyle insanların zihninde büyük bir yer kaplar. Bu da insanların günlük riskleri değerlendirme biçimini çarpıtarak, daha yaygın ama daha az dikkat çeken riskleri göz ardı etmele-rine neden olur.

Bağlam Etkisi (Context Effect): Bağlam, insanların nasıl düşünecekleri ve nasıl karar ve-rebilecekleri üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Örneğin, insanlar acıktığında daha fazla risk içeren kararlar alabilir veya stresteyken hatalı kararlar verme olasılıkları daha yüksek olabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Sahiplik Etkisi (Endowment Effect): Bu kavram, insanların sahip olduğu şeylere, gerçek değerinden daha çok değer biçme eğilimi içinde olduklarını vurgular. Örneğin, bir mal varlığını satarken, malına piyasadan fazla değer biçime eğilimi gösterir. Bu da mülkün satışının zorlaştırır ve ekonomik olarak irrasyonel davranış biçimlerine sebep olabilir (Sefil ve Çilingiroğlu, 2011:262).

Olasılıkların Yanlış Anlaşılması: Kahneman, insanın olasılıkları çoğu kez hatalı değerlen-dirdiğini ve dolayısıyla yanlış risk analizleri yaptığını vurgular. Özellikle düşük ve yüksek riskli olasılık biçimleri çoğu zaman yanlış algılanır. Dolayısıyla insanın günlük hayatta, yatırım veya sigorta gibi finansal kararlarda yanlış kararlar almasına neden olur (Kahneman & Tversky, 1979, s. 269).

Seçenek Yorgunluğu (Decision Fatigue): Kahneman insanın gün içinde yapmış olduğu ilerden dolayı zihinsel enerjisinin tükenmesi sonucunda doğru karar alma kapasitelerinin azaldığı üzerinde durur.

Duygusal Etkiler (Affect Heuristic): Kahneman, insanın karar verirken duygusal durumla-rının önemli yol gösterici olabileceğini vurgular. Duygular, bir durumu değerlendirme tarzında önemlidir ve hızlı düşünme sistemini devreye sokarak mantıklı ve analitik düşünme süreci üze-rinde baskı kurabilir.

Tüm Reklamları Kapat

İhtimal ve Değer İlişkisi: Kahneman, insanların düşük ihtimalli olayları abartarak, yüksek ihtimalli olayları ise küçümseyerek algıladığını gösterir. Örneğin, insanlar bir piyango biletinin kazanma şansının çok düşük olduğunu bildikleri halde bu düşük olasılığı abartarak bilet alır. Aynı şekilde, kaybetme olasılığı düşük olan bir riskin potansiyel kayıplarını küçümseyebilirler. Bu yanılgı, özellikle risk analizi yaparken insanları hatalı kararlar vermeye yönlendirir.

Kapsam Yanılgısı (Scope Insensitivity): Kahneman, insanların bir olayın veya durumun büyüklüğü arttıkça, buna dair hissettikleri duyguların orantısız kalabildiğini açıklar. Örneğin, bir kişi bir grup hayvanı kurtarmak için para bağışında bulunabilir, ancak aynı kişi çok daha büyük bir hayvan grubunun kurtarılması söz konusu olduğunda orantısız derecede az bağış yapabilir. İnsanlar genellikle büyük olayların veya sayıların psikolojik etkisini tam olarak kavrayamazlar.

Varsayılan Gelecek Yanılgısı (Planning Fallacy): Kitap, insanların gelecekle ilgili iyimser tahminlerde bulunma eğiliminde olduğunu ve genellikle planlarının ne kadar karmaşık olduğunu ya da olası aksilikleri hafife aldığını anlatır. Bu, bireylerin zamanlarını ve kaynaklarını yanlış tahmin etmelerine yol açar. Örneğin, bir projeyi tamamlama süresini tahmin ederken genellikle iyimser olunması ve gerçekçi olmayan beklentiler geliştirilmesi, planlama hatasına örnektir.

Gerçeklik Yanılgısı (Base Rate Neglect): Bu kavram, insanların belirli bir durumu değer-lendirirken genel bilgi yerine spesifik bilgilere daha fazla odaklanma eğiliminde olduğunu açıklar. Kahneman, insanların genel oranlar veya istatistiksel gerçekleri göz ardı ederek, anekdotlar veya dikkat çekici olaylara dayanarak karar verdiğini belirtir. Örneğin, nadir bir hastalığın riskini değerlendirirken, hastalığın genel popülasyondaki görülme sıklığı yerine, medyada yer alan dikkat çekici bir vaka üzerinden bir sonuca varmak.

Tüm Reklamları Kapat

Bağlayıcı Yanılgı (Conjunction Fallacy): Bu yanılgı, insanların iki olayın birlikte gerçek-leşme olasılığını, her birinin tek başına gerçekleşme olasılığından daha yüksek sanmasıdır. Bu, mantıksal olarak yanlıştır, çünkü iki olayın birlikte gerçekleşme olasılığı her zaman tek bir olayın olasılığından daha düşüktür. Kahneman’ın verdiği ünlü "Linda problemi" örneği bu yanılgıyı açıklamak için kullanılır. Linda bir banka memuru mu, yoksa feminist bir banka memuru mu? Çoğu insan feminist bir banka memuru olma olasılığını daha yüksek sanır, oysa tek bir olasılık (banka memuru olma) her zaman birleşik olasılıktan daha yüksektir (Kahneman, 2018, s. 182-186).

Akış (Flow) Durumu: Kahneman, insanların kendilerini tamamen bir aktiviteye kaptırdık-larında, zamanın nasıl geçtiğini fark etmedikleri bir akış durumuna girdiklerini belirtir. Bu, genel-likle yaratıcılık, problem çözme veya derinlemesine odaklanmayı gerektiren görevlerde ortaya çıkar. Akış durumu, yavaş düşünme sistemiyle ilişkilidir, çünkü dikkatli, odaklanmış ve uzun süreli bir düşünme sürecini içerir.

Aşinalık Heuristiği (Familiarity Heuristic): İnsanlar, daha önce karşılaştıkları, aşina ol-dukları veya sıkça maruz kaldıkları seçenekleri daha güvenilir veya doğru olarak değerlendirme eğilimindedirler. Bu bilişsel eğilim, reklamcılıkta, sosyal medya algoritmalarında ve hatta siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılır. Bir kişi bir markaya veya fikre ne kadar aşina olursa, onu o kadar pozitif algılayabilir.

Yanıltıcı Zihin Modelleri (Misleading Mental Models): Kahneman, insanların dünya hak-kında sahip oldukları zihinsel modellerin, olayları ve bilgileri nasıl yorumladıklarını etkilediğini tartışır. Eğer bir kişi, dünyayı yanlış bir model üzerinden algılıyorsa, bu yanlış model, o kişinin verdiği kararları ve aldığı sonuçları etkileyebilir. Bu nedenle, yanlış bilgi veya ön yargılar üzerin-den geliştirilen zihinsel modeller, kararlarımızı yanlı bir şekilde yönlendirebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Duygu ve Karar Verme: Kahneman’ın kitabı, duyguların karar verme süreçleri üzerindeki güçlü etkisini de vurgular. Duygusal bir karar verme sürecinde, insanlar daha çok kısa vadeli sonuçlara odaklanır ve uzun vadeli çıkarlarını göz ardı edebilirler. Bu da bireylerin riskli ya da irrasyonel kararlar almasına yol açabilir. Örneğin, stres veya korku altında verilen kararlar, genel-likle daha riskli ve aceleci olur (Statman,1999: 26).

Aşırı Bilgiye Maruz Kalma (Information Overload): Aşırı bilgiye maruz kalma, insanların karar verme süreçlerini zorlaştırabilir. Çok fazla bilgi olduğunda, bireyler önemli bilgileri göz ardı edebilir ya da karar verirken kendilerini felç olmuş hissedebilirler. Kahneman, insanların aşırı bilgiyle başa çıkarken sezgisel olarak daha hızlı kararlar aldığını, ancak bu kararların sıklıkla yanlış olabileceğini belirtir.

Kahneman’ın "Hızlı ve Yavaş Düşünme" kitabı, insan zihninin nasıl çalıştığını anlamaya yönelik kapsamlı bir rehberdir ve birçok bilişsel önyargı ve yanılsamayı detaylıca ele alır. Bu sayede okuyucular, kendi düşünme süreçlerini sorgulama ve daha bilinçli kararlar alma fırsatı bulur.

Sistem 1 ve Sistem 2 Arasındaki Etkileşim ve Bu Sistemlerin Belirsiz Durumlarda Karar Vermedeki Etkisi

Tüm Reklamları Kapat

Belirsiz bir durumla karşılaştığımızda, sistem 1 genellikle hızlı bir şekilde devreye girer. Hızlıca bir karar verir veya durumu sezgisel olarak yorumlar. Bu, tehlikeli durumlarda veya hızlı tepki gerektiren acil durumlarda faydalıdır, ancak belirsizliğin karmaşık olduğu durumlarda yanıltıcı olabilir.

Sistem 2’nin müdahalesi sonucunda, eğer sistem 1'in verdiği karar tatmin edici değilse veya belirsizlik daha fazla düşünmeyi gerektiriyorsa, sistem 2 devreye girer. Sistem 2, durumu daha derinlemesine inceleyerek kararın daha mantıklı ve analitik bir şekilde alınmasını sağlar. Ancak bu, zaman ve enerji gerektiren bir süreçtir, bu yüzden insanlar genellikle belirsizliği hızla çözmek adına sistem 1'in kararlarına güvenirler.

Çelişki durumları şu şekildedir; bazı belirsiz durumlarda sistem 1 ve sistem 2 arasında çelişki yaşanabilir. Sistem 1 hızlı ve sezgisel bir karar önerirken, sistem 2 bu kararın mantıklı olmadığını ve daha derinlemesine düşünülmesi gerektiğini fark edebilir. Bu çatışma, karar alma sürecini zorlaştırabilir ve karar gecikmesine neden olabilir. Örneğin, bir iş fırsatı belirsiz görünü-yorsa, sezgisel olarak cazip gelebilir (Sistem 1), ancak daha fazla analiz yapıldığında (Sistem 2) fırsatın riskli olduğu anlaşılabilir.

Belirsiz durumlarda, bireyler sıklıkla karar paradoksu yaşarlar. Yani, kararın karmaşıklığı arttıkça, hangi sistemin daha uygun olduğu konusunda ikilem yaşanır:

Tüm Reklamları Kapat

Daha az belirsizlik, Sistem 1: Basit veya geçmişte yaşanmış benzer durumlarla karşı kar-şıya olduğumuzda, Sistem 1'in hızlı kararları genellikle yeterli olur.

Daha çok belirsizlik, Sistem 2: Karmaşıklık ve belirsizlik arttıkça, Sistem 2'nin dikkatli analizlerine ihtiyaç duyulur. Ancak daha karmaşık durumlar, daha fazla zaman ve enerji gerektirir.

Sistem 1 ve Sistem 2’nin Belirsiz Durumlarda Rolü:

Sistem 1 belirsiz durumlarda hızlı ve sezgisel kararlar alırken, geçmiş deneyimlere ve ka-lıplara dayanır. Ancak belirsizlik arttıkça bu sezgisel kararlar daha fazla bilişsel önyargıya açık hale gelir. Sistem 2 ise belirsizlik karşısında daha derinlemesine analizler yapar, olasılıkları değerlendirir ve riskleri hesaplar. Ancak bu süreç daha yavaş ve enerji tüketen bir süreçtir. Belir-sizlik altında karar verirken en iyi strateji, her iki sistemi dengeli bir şekilde kullanmak olabilir. Hızlı kararlar gerektiren acil durumlarda sistem 1’e güvenmek faydalı olabilir, ancak daha karma-şık ve yüksek riskli durumlarda sistem 2’nin detaylı düşünme süreçlerine başvurmak, daha ras-yonel sonuçlar sağlayabilir. Sistem 1 ve sistem 2'nin belirsiz durumlarda nasıl çalıştığını ve rol aldığını anlamak, karar alma süreçlerini daha iyi kavramak için önemlidir. Belirsiz durumlar, bilginin eksik olduğu veya sonuçların kesin olarak bilinmediği durumları ifade eder ve bu tür durumlarda iki sistemin nasıl işlediğine dair daha derinlemesine bir anlayış aşağıda özetlenmiştir:

Tüm Reklamları Kapat

Sistem 1'in Belirsiz Durumlardaki Rolü

Sistem 1, belirsiz durumlarda hızlı ve otomatik kararlar almak için devreye girer. Belirgin ve belirli bir bilgiye sahip olmadan karar vermemiz gerektiğinde, Sistem 1'in sezgisel tepkileri devreye girer. Bu, karar almayı hızlandırır, ancak kararlar genellikle yüzeysel ve daha fazla analiz gerektirebilir.

Sistem 1, belirsizliği daha tanıdık ve anlaşılır hale getirmek için geçmiş deneyimlerden ve kalıplardan yararlanır. Örneğin, belirsiz bir durumda tanıdık bir desen veya benzerliği fark etti-ğinde, bu kalıplara dayalı hızlı bir karar alır. Ancak, bu kalıplar bazen yanıltıcı olabilir çünkü belirsizlik altında tanıdık kalıplar her zaman geçerli olmayabilir.

Sistem 1’in kararları çoğunlukla duygusal ve içgüdüsel olabilir. Belirsiz durumlarda, in-sanlar genellikle içgüdüsel bir tepki verirler ve duygusal hızı kullanırlar. Örneğin, belirsiz bir durumda risk algısı veya korku, hızlı bir şekilde karar verilmesine neden olabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Sistem 1, belirsiz durumlarda bilişsel önyargılara daha açık olabilir. Mevcut bilgi yanlılığı (availability bias), onaylama yanlılığı (confirmation bias) gibi önyargılar, belirsizlik altında daha belirgin hale gelir. Bu önyargılar, bireylerin belirsizlik altında yanlış kararlar vermelerine neden olabilir.

Sistem 2'nin Belirsiz Durumlardaki Rolü:

Sistem 2, belirsizlikle başa çıkmak için daha derinlemesine analiz ve bilinçli düşünme ge-rektirir. Belirsizlik durumlarında, Sistem 2 tüm mevcut bilgileri toplar, seçenekleri değerlendirir ve mantıklı bir çözüm arar. Bu süreç, daha fazla zaman ve çaba gerektirir ancak daha doğru ve rasyonel kararlar sağlayabilir.

Sistem 2, belirsiz durumlarda olasılıkları ve riskleri hesaplama konusunda uzmandır. Bu sistem, verileri detaylı bir şekilde inceleyerek ve matematiksel modeller kullanarak riskleri ve olasılıkları değerlendirir. Örneğin, karmaşık finansal kararlar veya stratejik planlamalar yaparken Sistem 2 devreye girer.

Tüm Reklamları Kapat

Belirsizlik altında Sistem 2'nin sürekli olarak devrede kalması, zihinsel yorgunluğa neden olabilir. Zihinsel yorgunluk arttıkça, bireyler genellikle enerji tasarrufu sağlamak adına Sistem 1’in daha hızlı ve otomatik kararlarına dönebilirler. Bu durum, belirsizlik altında daha az düşünülmüş ve daha riskli kararlar alınmasına yol açabilir.

Sistem 2, belirsiz durumlarda bilinçli dikkat ve değerlendirme gerektirir. Bilinçli düşün-me ve detaylı analiz, belirsizliğin çözülmesine ve daha güvenilir sonuçlar elde edilmesine yar-dımcı olur. Sistem 2, belirsizliklerin farkına vararak, bilinçli bir şekilde seçenekleri tartar ve en uygun kararı vermeye çalışır. Sistem 1, belirsizlik altında hızlı, sezgisel ve duygusal kararlar alır, ancak bu kararlar bilişsel önyargılara ve yanıltıcı kalıplara dayanabilir. Sistem 2, belirsizlik altın-da derinlemesine analiz ve mantıklı düşünme sağlar, ancak bu süreç daha fazla zaman ve enerji gerektirir. Dolayısıyla belirsizlik altında karar verirken, Sistem 1 ve sistem 2’nin dengeli bir şekilde kullanılması genellikle en etkili yaklaşımdır. Hızlı ve sezgisel kararlar (Sistem 1) acil durumlarda işe yarayabilir, ancak daha karmaşık ve belirsiz durumlarda derinlemesine analiz ve mantıklı düşünme (Sistem 2) genellikle daha iyi sonuçlar verir.

Belirsiz durumlarda Sistem 1 ve Sistem 2'nin rolü üzerine daha fazla detay ve genişletil-miş konular şu şekilde olabilir:

Belirsizliğe Karşı Stratejiler: Sistem 1, belirsizlikle başa çıkmak için sezgisel stratejiler kullanır. Örneğin, riskli bir durumda, kişisel deneyimlere dayalı hızlı kararlar verebilir veya geçmişteki benzer durumlara atıfta bulunabilir. Bu stratejiler, belirsizlik durumlarında hız kazan-dırabilir ancak her zaman güvenilir olmayabilir. Sistem 2, belirsizlikle başa çıkmak için daha sistematik ve analitik stratejiler geliştirir. Bu, karar vermek için çeşitli senaryoları ve olasılıkları değerlendirerek kapsamlı bir strateji oluşturmayı içerir. Ayrıca, belirli karar verme araçları ve teknikleri (örneğin, karar ağaçları, mali analizler) kullanarak belirsizliği yönetir.

Tüm Reklamları Kapat

Belirsizlik ve İkili Karar Alma Süreçleri: Belirsiz durumlarda, Sistem 1’in hızlı tepkileri, karar almayı anında çözebilir, ancak genellikle daha fazla düşünmeyi gerektirecek durumlarda yetersiz olabilir. Sistem 1’in kararları, belirsizlik altındaki hemen tepki verme ihtiyacına yönelik olabilir, ancak bu kararlar genellikle daha az güvenilir olabilir. Sistem 2, belirsizlik durumlarında daha uzun süreli ve dikkatli analiz yaparak kararlar alır. Bu, genellikle daha karmaşık ve belirsiz durumlarda daha etkili olabilir çünkü daha fazla bilgi ve değerlendirme süreci içerir. Sistem 2, belirsizliğin ayrıntılarını anlamak ve en uygun kararı bulmak için kapsamlı bir yaklaşım sağlar.

Belirsizliğin Yönetimi ve Öğrenme: Sistem 1, belirsizlik altında otomatik ve sezgisel ka-rarlar verirken, öğrenme süreci genellikle deneyimlere dayanır. Ancak, bu öğrenme süreci çoğun-lukla yüzeysel olabilir ve daha derin analiz gerektiren belirsiz durumlar için yeterli olmayabilir. Sistem 2, belirsizlik altında daha kapsamlı öğrenme süreçlerine sahiptir. Bu, çeşitli bilgileri analiz etmek, stratejiler geliştirmek ve uzun vadeli sonuçları değerlendirmek anlamına gelir. Sistem 2’nin öğrenme süreci, belirsizlikle başa çıkma ve daha iyi kararlar verme yeteneğini artırabilir.

Belirsizlikte Karar Alma ve Sosyal Etkiler: Sosyal etkileşimlerde, Sistem 1 genellikle grup normlarına ve sosyal baskılara hızlıca tepki verir. Belirsiz sosyal durumlarda, kişiler genellikle grup düşüncesine veya popüler görüşlere dayanarak karar verir. Bu, sosyal baskı ve grup dinamik-lerinin etkilerini yansıtabilir. Sistem 2, sosyal durumlarda daha bilinçli ve analitik kararlar alabi-lir. Sosyal etkileşimlerde daha dikkatli düşünme ve eleştirel değerlendirme, sosyal normların ötesinde rasyonel kararlar alınmasına yardımcı olabilir. Sistem 2, sosyal etkileri ve grup baskıla-rını değerlendirirken, bireylerin daha bağımsız ve mantıklı kararlar almasına yardımcı olabilir.

Bu genişletilmiş konular, Sistem 1 ve Sistem 2'nin belirsizlik altında nasıl işlediğine dair daha ayrıntılı bir anlayış sağlar. Belirsizlik, hem hızlı ve sezgisel tepkileri hem de dikkatli ve analitik düşünmeyi gerektirebilir. Bu iki sistemin etkin bir şekilde kullanılması, daha iyi ve daha güvenilir kararlar alınmasını sağlar.

Tüm Reklamları Kapat

Sonuç

Sonuç olarak şu çıkarımlar elde edilebilir; karar vermede kullanılan yöntem ve metotlar gayet ekonomik ve karar vermede gündelik hayata kullanılabilir yöntem-metotlardır. Bunlar çok hızlı ve etkili yöntemlerdir. Ancak bunlar belirli sistematik hatalara yol açabilmektedir. Daniel Kahneman aslında bunu inceleyip, tespit etmek istemektedir. Bu yöntemler hayat kurtaran yön-temler ve evrimsel süreçte de etkili olmuş yöntemlerdir. Ancak bunların getirebileceği hataların farkında olmak gerekmektedir. Bunların arka planındaki düşünme sistematiğini anlayarak, hata yapabileceğimiz farkına varıp önüne geçmek gerekir.

Akademik hayatta uyarlamak açısında şu iki sonuç çıkarılabilir, motivasyonunuz yüksek iken yaratıcılık gerektiren işler yapılması gerekir. Çünkü motivasyon yüksek iken yaratıcılığı gerektiren beyin sistemi daha iyi çalışmaktadır. Hata yapacağınızı düşündüğünüzde hızlı cevap verme eğiliminde olduğumuz durumlar vardır. Hata yapacağınızı düşündüğünüz durumlarda yavaşlayın. Rasyonel bir düşünme ancak bu şekilde sağlanabilir. Yani yaratıcılık gerektiren du-rumların mutlu olunduğunda yapılması gerekir hatta yaptığınızı anladığınızda düşünüp ve yavaş-lamak gerekir. Genellikle hızlı düşünür ve sezgisel karar verme eğiliminde oluruz.

Kitap düşünce sistemlerimizi anlamamıza yardımcı olmaktadır. Kahneman’ın ortaya koy-duğu sistem 1 ve sistem 2 kavramları hızlı ve yavaş düşünme şekillerimizi açıklamaktadır. Sistem 1 doğal dürtülerle bilgi edinir hızlı tepkiler vermemizi sağlar. Bu sistem bazen hatalara neden olabilmektedir. Sistem 2 ise daha derinlemesine düşünme biçimine sahiptir. Ancak sistem 1’e oranlar kendi hatalarını fark etme noktasında yetersiz kalmaktadır. Düşünce sürecimizde hem sistem 1’in hızından yararlanabilir hem de sistem 2’nin detaylı düşünce sürecine ihtiyaç duyabili-riz. Bu iki sistem arasındaki dengeyi anlamak daha etkili ve bilinçli kararlar almamıza yardımcı olabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Kitap beklenti teorisini kullanarak insanların kesin sonuçlara daha fazla değer verdiğini ve kararlarını bu temelde şekillendirdiğini öner sürer. Hızlı düşünmek veya yavaş düşünmek sadece düşünce sistemlerimizi anlamamızla kalmıyor ayrıca bize olumlu bir düşünce yapısı kazandırarak ilişkilerimizi ve kararlarımızı olumlu yönde etkiliyor. İki sistem arasındaki dengeyi bulmak daha etkili ve net kararlar almamıza yardımcı olabilir. Kitap, hem bireysel düzeyde hem de toplumsal karar verme süreçlerinde bu psikolojik faktörlerin nasıl önemli rol oynadığını göste-rir ve insanların daha bilinçli, mantıklı ve farkındalıklı kararlar verebilmeleri için rehber niteli-ğinde bilgiler sunar.

Kaynakça

Kahneman, D. (2018). Hızlı ve Yavaş Düşünme (8.baskı b.). (O. Ç. Deniztekin, & F. N. De-niztekin, Çev.) Varlık Yayınları.

Kahneman, D., & Tversky, A. (1984). Choices, Values, and Frames. American Psychologist, 39 (4), 341-350.

Tüm Reklamları Kapat

Kahneman, D., & Tversky, A. (1979). Prospect Theory: An Analysis of Decision Under Risk. Econometrica, 47 (2), 263-291.

Sefil, S. & Çilingiroğlu H. (2011). Davranışsal Finansın Temlleri: Karar Vermenin Bölgesel ve Duygusal Eğilimleri. İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 01(19), 247-267

Statman, Meir (1999) Behaviorial Finance: Past Battles and Future Engagements, Financial Analysts Journal , 55(6),18-27.

Yıldırımer, N., Alp, F., Bal, S., Bayram, K. (2021). Davranışsal Finansta Bilişsel Yansıma ve Karar Vermede Z Kuşağının Eğilimleri. Journal of Islamic Economics, 1(2), 100-121.

Okundu Olarak İşaretle
4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 2
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 04/04/2026 02:01:04 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21668

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Evren'in merkezi olmamamız bir yana, hiçbir özel yaratılışa sahip olmayışımız bizim için bir şoktur. Bir çeşit kilden yola çıkıp, şu anki maymun mertebesine ulaştık. Bu gerçek hoşumuza gitmiyor."
Douglas Adams
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)