Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: Yaşadığım bazı anlarda, aslında hiç yaşamamış olmama rağmen o anı daha önce yaşamışım gibi hissetmemin nedeni nedir? Hemen cevapla! 2,500 ATP Ödüllü Soru: insanlar çocuk yapmayı nereden öğrendi? Hemen cevapla! 1,000 ATP Ödüllü Soru: “İnsanların başkalarını mutlu etmeye çalışması evrimsel açıdan gerçekten faydalı bir davranış mıdır, yoksa günümüz toplumunun yarattığı bir alışkanlık mıdır? Hemen cevapla! Arda Çağlar'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat

XENOPHANES’İN GEZGİNLİĞİ VE VARLIK BİLGİSİ: FELSEFİ SEYAHATİN ONTOLOJİK TEMELLERİ

12 dakika
166
XENOPHANES’İN GEZGİNLİĞİ VE VARLIK BİLGİSİ: FELSEFİ SEYAHATİN ONTOLOJİK TEMELLERİ
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Gezginlik ve felsefe ilişkisi, insanın bilgelik arayışında yolculuk metaforunun bir araç olarak kullanılması ya da gerçek anlamda seyahatin düşünce sistematiğini şekillendirmesi üzerinden pek çok farklı şekilde ele alınabilir. Seyahatler, yalnızca coğrafi sınırları değil, aynı zamanda zihinsel sınırları aşmak için de bir araçtır. Seyahat ve felsefe arasındaki ilişki, insanın kendini ve çevresini anlamak için çıktığı fiziksel ve zihinsel yolculukların birbirini nasıl tamamladığını gösterir. Seyahat, sadece bir yerden bir yere gitmek değil, aynı zamanda bir arayış, keşif ve sorgulama sürecidir. Bu süreç, felsefenin temel soruları olan "Ben kimim?", "Evrenin anlamı nedir?" ve "Yaşamın amacı nedir?" gibi konuları yeniden düşünmek için bir araç olabilir. Gezginlik ve felsefe arasındaki ilişki, tarih boyunca filozofların hareket halinde olmalarının düşüncelerine olan etkisi üzerinden çeşitli biçimlerde kurulabilir. Bu ilişki, bireyin mekânlar ve insanlar arasında seyahat ederken kazandığı farklı bakış açıları, doğrudan gözlemler ve kültürel etkileşimlerle şekillenmiştir. Seyahat, bireyin yalnızca mekânsal bir hareketliliği değil, aynı zamanda ruhunun kendi özüne dönüşünü temsil eder. Her birey, bu yolculukta, kültürlerin ve fikirlerin diyalektiği aracılığıyla kendi mutlak hakikatine bir adım daha yaklaşır.

Filozoflar için gezginlik, düşüncelerini genişletme, farklı bakış açıları kazanma ve hem fiziksel hem de ruhsal anlamda bir dönüşüm sürecidir. Bu ilişki, felsefeyi daha dinamik ve evrensel bir disiplin haline getirmiştir. Sofistler, bilgiyi sabit bir merkezde muhafaza etmek yerine, onu farklı kültürler ve bireyler arasında dolaştırarak eleştirel düşüncenin evrensel doğasını açığa çıkarmışlardır (Copleston, 1997, s. 77). Onların seyahati, yalnızca mekânsal bir hareket değil, aynı zamanda zihinsel bir etkileşim ve hakikatin göreceli yüzlerini anlamaya yönelik bir çabaydı. Bu hareketlilik, farklı düşünce sistemlerinin karşılaşmasına olanak sağlayarak felsefenin evrensel bir diyalog haline gelmesini sağlamıştır. Herodot’un seyahatleri, farklı halkların inançlarını, geleneklerini ve yaşayışlarını belgelemesiyle insan düşüncesine erken bir kültürel relativizm anlayışı kazandırmıştır. Bu, bireyin “kendi doğrularını sorgulamasına ve evrensel hakikati arama çabasına katkı sağlamıştır” (Budak, 2000: 7; Köseoğlu, 2019: 8). Aristoteles’in varlık araştırmaları, onun doğayı kavrayışında bir temel taşır. Farklı bölgelerde gerçekleştirdiği biyolojik incelemeler, yalnızca empirik birikim sağlamakla kalmaz. Aynı zamanda onun metafizik düşüncesinin varlık hiyerarşisini tesis eder. Aristoteles’in bu gözlemleri, evrenin düzenine olan epistemolojik bakış açısını derinleştirmiştir (Bodenheimer, 1958, s. 89). Seyahat, onun epistemolojik yaklaşımında varlığın düzenine nüfuz etmenin bir yolu olmuştur. “O, doğayı gözlemleyerek evrensel olanın bireysel tezahürlerini kavramış ve varlık ile oluş arasındaki bağı ortaya koymuştur” (Bodenheimer, 1958, s. 89). Budist Rahipler, seyahati bir aydınlanma aracı olarak görmüş ve bu süreçte yalnızca öğretilerini yaymakla kalmamış, aynı zamanda yerel inançlarla etkileşime girerek hakikatin çoklu tezahürlerini tanımışlardır. Seyahat, burada yalnızca bir fiziksel hareket değil, aynı zamanda ruhun kendini bulma yolculuğunun bir sembolüdür. Mevlana’nın tasavvufi düşüncesinde seyahat, varlığın ezeli bir hakikate dönüş yolculuğudur. Sema ritüelindeki dönüş hareketi, bireyin kendisini hem evrenin merkezine hem de bu merkezin ötesine taşıdığı bir harekettir. Bu, bireyin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda metafizik bir hakikat arayışında olduğunu gösterir. Montaigne, seyahati dar görüşlülüğün hapishanesinden kurtulmanın bir aracı olarak görmüş ve bu sürecin, bireyin eleştirel bilincini geliştirdiğini savunmuştur. Seyahat, insanın kendi kültürel sınırlamalarını sorgulaması ve ötekiyle karşılaşarak kendi varoluşunu yeniden değerlendirmesi için bir fırsattır (Montaigne, 2012, s. 124).

Xenophanes (Ksenophanes-Ksenopfanes-Zenophanes), MÖ 6. yüzyılda yaşamış olan bir Yunan filozofudur ve erken Yunan felsefesinin önemli figürlerinden biridir (Dürüşken, 2011, s. 91). Xenophanes’e dair tarihsel bilgiye ulaşma çabası, Antik Yunan filozoflarının çoğunda olduğu üzere, kaynakların ikincil ve dolaylı karakteri nedeniyle bir dizi epistemolojik güçlüğü beraberinde getirmektedir. Xenophanes’e ilişkin mevcut bilgiler, genellikle sonraki dönem düşünürlerinin metinlerinden süzülerek aktarılmıştır. Aristoteles, Xenophanes’in düşünceleri hakkında en erken bilgi sağlayan figürlerden biri olarak karşımıza çıkar; ne var ki, onun Xenophanes’e duyduğu ön yargı ve mesafeli tutumu göz önüne alındığında, bu aktarımların tam anlamıyla tarafsız ve asli bir nitelik taşıdığı varsayılamaz. Dahası, Aristoteles’in kendisi de Xenophanes’e ilişkin değerlendirmelerini, doğrudan kaynaklardan ziyade, dolaylı ve üçüncül metinlerden hareketle şekillendirmiştir. Bu bağlamda, İskenderiyeli Clemens, Sextus Empiricus ve Diogenes Laertius gibi düşünürlerin Xenophanes’e dair görüşleri de aynı şekilde problematiktir. Zira, bu tür aktarımlar, hakikatin saf suretini değil, tarihsel yorumların gölgesinde şekillenmiş bir Xenophanes imgesini yansıtmaktadır. Bugün, Xenophanes’e atfedilen herhangi bir sözün veya düşüncenin gerçekten ona ait olup olmadığını kesin olarak belirlemek, ontolojik bir hakikatten ziyade tarihsel tahayyülün sınırlarında gezinen bir soru olarak kalmaktadır. Kendine özgü bir sistem kurmasından çok, felsefenin gelişimine yaptığı katkılarla tanınır (Jaeger, 2012, s. 69). Xenophanes, özellikle tanrı anlayışına dair fikirleriyle tanınır. Onun felsefesi, doğa ve insanlık üzerine düşündüğü radikal ve eleştirel yaklaşımlarıyla dikkat çeker. Bir dönem köle olarak satıldığı da söylenir (Leartius, 2013, s. 20). Eski Yunan'da tanrıların insan biçiminde olduğu ve insanlara benzer özelliklere sahip olduğu inancı yaygındı. Mitolojideki tanrılar ve doğa olaylarının özdeşleştirilmesi, insanın evreni anlamaya yönelik ilk adımlarını oluşturur. Bu süreç, bilincin evriminde bir geçiş aşaması olarak görülür; burada tanrılar, sadece doğa güçlerinin simgeleri değil, aynı zamanda insanın kendisini ve evreni anlamaya yönelik ilk düşünsel çabalarının yansımasıdır. Bu basamak, felsefi düşüncenin gelişimi için gerekli bir temel oluşturur. Bu geçiş, seyahatin sadece fiziksel bir hareket değil, aynı zamanda bireyin düşünsel yolculuğuna ve doğaya dair daha derin bir anlayışa yönelen bir süreç olduğuna işaret eder (Aristoteles, 1996, 986b). Xenophanes, tanrıların insan biçiminde tasvir edilmesini yanlış bulur. “Tanrıların da dünyaya geldiklerini zannediyorlar; kendilerine benzeyen elbiseler giydiriyorlar onlara, kendileri gibi sesleri ve biçimleri var sayıyorlar.” (Xenophanes, 2019, s. 25). Ona göre, tanrılar ne insan gibi ne de herhangi bir canlıya benzer şekilde tasvir edilebilir. “Nitekim eğer güçlü güçsüzden, büyük küçükten ya da daha iyi daha kötüden oluşsaymış ya da tersi söz konusu olsaymış, daha kötü daha iyiden, var olmayan varolandan oluşabilirmiş ki bu da imkânsızmış. Bu sebeplerden de Tanrı ezeliymiş.” (Xenophanes, 2019, s. 47). O, tanrıların tek, sonsuz ve her yerde bulunan bir varlık olduğuna inanıyordu. “… masallardaki Titanlar ya da devlerin savaşlarını, atalarımızın uydurmalarını veya iç savaşın şiddet olaylarını söz konusu etmenin hiçbir anlamı yoktur; her zaman tanrılara saygı göstermek, iyi olan budur.’’ (Xenophanes, 2019, s. 20-25). Tanrı, doğanın her yönünü kapsayan, değişmeyen ve mükemmel bir varlıktır. Xenophanes, doğa ve evren hakkında da önemli görüşler ileri sürmüştür. O, evrenin temel bileşenlerini anlamaya çalışırken doğayı doğrudan gözlemle anlamaya çalıştı. Xenophanes'in görüşlerinde, evrende her şeyin bir bütünlük içinde olduğunu ve her şeyin bir şekilde birbirine bağlı olduğunu savunduğu söylenebilir. Aynı zamanda, onun felsefesinde doğal olayları açıklamak için mitolojik değil, daha çok mantıklı ve doğal sebepler aranır.

Tüm Reklamları Kapat

Xenophanes'in bilgi anlayışı da önemli bir yer tutar. “Kesin hakikati olmadı gören, olmayacak da doğrudan. Tanımayla bilen Tanrıları ve söylediğim bütün şeyleri” (Xenophanes, 2019, s. 34). O, insanların sınırlı ve yanıltıcı algılarla dünyayı anlayabileceklerini kabul etmiştir. Ancak, her şeyin değişmez ve mükemmel bir Tanrı tarafından belirlenmiş olduğunu savunarak, insan aklının sınırlı olduğunu vurgular.

Xenophanes'in etik anlayışı, insanın doğruyu bulma çabasıyla ilgilidir. O, insanların tanrıların yüceliğini kabul etmeleri gerektiğini belirtmiş ve insanların doğruyu arayarak erdemli yaşamaya çaba göstermelerini savunmuştur. Xenophanes, sadece tanrı anlayışına değil, aynı zamanda Yunan mitolojisine ve geleneksel dini inançlara da eleştirilerde bulunmuştur. Xenophanes’in tanrı anlayışı, felsefi açıdan iki temel başlık altında değerlendirilebilir. İlk olarak, Homeros ve Hesiodos gibi şairlerin tanrı kavrayışına yönelik sert ve derin eleştirileri öne çıkar. Bu eleştirilerde Xenophanes, tanrılara yüklenen antropomorfik nitelikleri şiddetle reddeder. “Homeros ile Hesiodos, insanlara ait ne kadar ayıp ve kusurlu bir şey varsa hepsini Tanrılara yüklediler: Hırsızlık, zina ve karşılıklı kandırma.” (Xenophanes, 2019, s. 11), diyerek, mitolojik tanrı tasavvurunun insani zaafların bir yansımasından ibaret olduğunu ifade eder. Ona göre insanlar, tanrıları kendi suretlerinde tahayyül eder, kendi giydikleri kıyafetlerle tasvir eder ve kendi davranışlarına uygun bir biçimde hareket ettiklerini düşünürler. Ancak bu tür bir tanrı tasavvuru, sadece Yunan mitolojisinin değil, tüm mitolojilerin karakteristik bir yanılgısıdır. Xenophanes’e göre, mitolojik tanrılar insan gibi düşünür, öfkelenir, ödüller ve cezalar verir; ancak bu, tanrısallığın özüne dair bir hakikatten çok, güç odaklarının halk üzerinde kurduğu bir tahakküm mekanizmasını işaret eder. Xenophanes, insanların ibadetini talep eden, kurban ve dua bekleyen tanrıların, gerçekte tanrı olmaktan ziyade, insani zaafların ve siyasal tahakkümün birer ürünü olduğunu savunur (Xenophanes, 2019, s. 11). Oysa asıl tanrı, hiçbir insani niteliği taşımamalı; benzersiz, saf ve sonsuz bir varlık olmalıdır. Bu nedenle Xenophanes, mitolojik tanrıları tanrısal olana bir hakaret olarak görür ve eleştirilerinde bu görüşü temel alır. Bu eleştiriler, Xenophanes’in gezip gördüğü yerlerde dile getirdiği felsefi itirazlarının birer yansımasıdır. Zamanının düşünsel sınırlarını aşan bu değerlendirmeler, halkın inanç sistemlerine karşı açık bir meydan okuma olarak görülmüş ve bu durum, onun bazı çevrelerce takdir edilirken bazı yerlerde ağır eleştiriler almasına neden olmuştur. Ancak Xenophanes’in idealist düşüncenin erken bir öncüsü olarak, insani olanın ötesine dair tasavvurları, felsefi bir devrimin tohumlarını atmıştır. Grek mitolojisinde, Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarında, ilkel animizmin doğa güçlerine duyduğu özdeşlik, insanın düşünsel biçiminin, çok tanrılı bir dinin inşasında belirleyici rol oynamasıyla evrilir. Bu evrim, tıpkı bir bireyin seyahati gibi, bilincin dış dünyaya, doğa olaylarına ve tanrılara dair içsel temsillerini geliştirmesini simgeler. Seyahat, bilincin kendisini dışsal dünyada varlık olarak deneyimleme yolculuğu gibidir; bu süreçte doğa olayları ve tanrılar, öznenin düşünsel yolculuğunda kişisel, insan biçiminde şekillenen tanrılarla özdeşleştirilir. Homeros’un eserlerinde tanrılar ile doğa arasındaki ilişki, insanın bilincinin bir yansıması olarak tanımlanabilir. Birey, seyahati sırasında yalnızca dış dünyayı keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda tanrıları ve doğayı anlamak için kendi içsel yolculuğunu gerçekleştirir. Her bir doğa olayı, seyahate çıkan bir düşünürün yolculuğu gibi, özgür irade ve akıl ilkesine dayalı olarak farklı bir tanrı tarafından şekillendirilir ve açıklanır (Homeros 1999, s. 105). Bu içerik değişikliği, düşüncenin, insanın varlıkla olan ilişkisinde nasıl şekillendiğini ve bu ilişkinin nasıl bilincin seyahatine dönüşebileceğini gösterir (Homeros 1999, s. 220). Doğa felsefesine yaptığı katkılar ise, duyusal tecrübeyi aşkın bir sistematiğe oturtma girişimi olarak yorumlanabilir. “Ona göre parçalar değişir, ama bütün değişmez. Yeryüzü ortadadır, tam merkezde durur ve küre biçimlidir; ay kendi ışığını yaymaz, güneşten aldığı ışıkla parlar; güneş yeryüzünden daha küçük değildir ve sırf ateştir.” (Leartius, 2013, s. 67). Deniz kabukları ve fosillerle ilgili yaptığı gözlemler, onun, doğanın fenomenlerinde tarihsel bir gelişim ve süreklilik prensibini keşfetmesine olanak tanımış; böylelikle su ve kara arasındaki ilişkiyi, varlığın birliği ve bağlantısallığı temelinde kavramsallaştırmıştır. Bu durum, Xenophanes’in, mitolojik anlatıların doğayı parçalı ve keyfi bir şekilde ele alışını reddederek fenomenlerin özsel bir birlik içinde anlaşıldığı bir kozmik düzen tasavvuruna yöneldiğini gösterir. Ayrıca Xenophanes, yeryüzünün küre değil de düz olduğunu dile getirir: “Yerin üst sınırı, ayağımızın altında başlar; yukarıya doğru uzanır, aşağısı ise sonsuzluğa doğru devam eder.” (Xenophanes, 2019, s. 33). Aynı zamanda şair kimliğiyle Xenophanes, felsefi hakikatin duyusal biçimde halk kitlelerine sunulması gerektiği düşüncesini benimsemiştir. Şiir, onun için yalnızca bir ifade aracı değil, aynı zamanda düşüncenin estetik formda tezahür ederek öznel ve nesnel ruh arasında bir bağ kurmasını sağlayan bir araç olmuştur. Böylelikle, gezdiği yerlerde düşüncelerini halkın anlam ufkuna hitap edecek şekilde yaymayı başarmış, felsefi eleştiriyi kolektif bir bilinç inşasına dönüştürmüştür.

Xenophanes de, bu gezginlik ve düşünsel etkileşimler sürecinde yalnızca tanrı anlayışını değil, doğa felsefesini de yeniden şekillendirmiştir. Tanrıların geleneksel insan biçimindeki tasvirlerine yönelik eleştirileri, onun felsefesinin temelini oluşturur. O, tanrıların insan biçiminde tasvir edilmesini reddederek yalnızca tek, sonsuz ve her yerde bulunan bir varlık anlayışını savunmuştur. Ayrıca, doğa olaylarını açıklamak için mitolojik değil, mantıklı ve doğal sebepler aramıştır. Xenophanes’in düşünceleri, halkla doğrudan temas kurarak ve kendi görüşlerini seyahatlerinde dile getirerek bir yandan eleştirel aklın öne çıkmasını sağlamış, diğer yandan da düşünsel sınırları aşma yolunda önemli bir adım atmıştır.

SONUÇ

Tüm Reklamları Kapat

Felsefe tarihinde Xenophanes adı anıldığında, onun gezginliği ve düşünsel katkıları genellikle tanrı anlayışına yönelik eleştirileriyle ilişkilendirilir. Fakat Xenophanes’i sadece bir filozof olarak değil, aynı zamanda bir düşünsel devrimin öncüsü olarak görmek gerekir. Gezginliği, sadece bir coğrafi hareketlilik değil, aynı zamanda tarihsel, kültürel ve ontolojik boyutlarda derinleşen bir düşünsel arayıştır. Xenophanes’in gezginliği, onun düşüncelerinde saf deneyimin ötesine geçerek eleştirel aklın tarihsel olanla yeniden tesis edilmesine imkân tanımıştır. Bu yönüyle, Xenophanes’in gezginliği, felsefi düşüncenin evrensel boyutlarını kavramaya yönelik spekülatif bir çaba olarak karşımıza çıkar.

Xenophanes, felsefesinin ilk öncülerinden biri ve aynı zamanda yakın tarihi ele alan ilk düşünürlerden biri olarak kabul edilir. Ancak, onun gerçekten bir filozof olup olmadığı meselesi, tarihsel bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Xenophanes, esasen hiciv ve duygusallıkla yoğrulmuş şiirler kaleme almış ve zamanını büyük ölçüde edebiyat ve ozanlıkla geçirmiştir. Felsefi ve bilimsel meselelere yaklaşımı, diğer filozoflarla kıyaslandığında yüzeysel bulunabilir. Ancak onun tarihe kazınması, bireysel felsefesinden ziyade felsefi düşünce adına verdiği çetin mücadelelerden kaynaklanır. Halkla doğrudan teması, köy köy dolaşarak kendi görüşlerini yayma çabası ve bu süreçte aldığı övgüler ile eleştiriler, onun felsefe tarihindeki yerini belirleyen temel unsurlar arasında yer alır. Fakat ideal bir düşünür gibi maddi kazanç sağlamak kaygısından uzakta bir yaşam sürmüştür. Xenophanes’in gezginliği, onun varoluşunu tarihsel ve kültürel bir bütünlük içinde kavrayışının en yüksek tezahürü olarak değerlendirilmelidir. Farklı topluluklarla kurduğu münasebet ve çeşitli inanışlarla meşguliyeti, onun düşüncesinde saf deneyimin ötesine geçerek eleştirel aklın kendisini tarihsel olanla yeniden tesis etmesine imkân tanımıştır. Bu yaşam tarzı, onun varoluşun mutlak birliğini kavramaya yönelik spekülatif çabasının hem aracı hem de kaynağı olmuştur.

KAYNAKÇA

Aristoteles, Metafizik, Çeviren: A. Arslan, İstanbul: Sosyal Yayınları, 1996.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Bodenheimer, F.S., History of Biology, London, 1958.

Budak, F., Türk Turizminin Gelişimi Ekonomiye Katkıları ve Sorunları, Malatya: İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2000.

Copleston, Felsefe Tarihi Ön-Sokratikler ve Sokrates, Çev. A. Yardımlı,İstanbul: İdea Yay., 1997.

Dürüşken, Ç., Antikçağ Felsefesi, Say Yayınları, İstanbul, 2011.

Jaeger, W., İlk Yunan Filozoflarında Tanrı Düşüncesi, Çeviren: G. Ayas, İstanbul: İthaki Yayınları, 2011.

Köseoğlu, A., Hüzün Turizmi Kapsamında Çanakkale Savaşlarının Turizm Ekonomisine Etkisi, Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü 2019.

Tüm Reklamları Kapat

Leartius, D.., Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri, Çeviren: Candan Şentuna, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2013.

Montaigne, Denemeler, Çev. Hüsen Portakal, Cem Yayınevi, İstanbul, 2012.

Sextus E., Kuşkuculuk, Çeviren: M. K. Sütçüoğlu, İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 2017

Tüm Reklamları Kapat

Xenophanes, Fragmanlar, Çeviren: G. Gurur Sev, İstanbul: Pinhan Yayınları, 2019.

Okundu Olarak İşaretle
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 03/04/2026 04:54:36 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21660

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Herkesin üç gerçek okul müdürü vardır: duyuları, zeki arkadaşları ve kitapları."
Henry Ward Beecher
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)